Haksız rekabetin tespiti | Meni | Tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3262 E. 2023/3153 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmelerin nisbiliği ilkesi↗ sözleşmenin nisbiliği↗ distribütörlük sözleşmesi↗ tek satıcılık↗ mahrum kalınan kâr↗ delil değerlendirmesi↗ kötüleme↗ delil niteliği↗ bozma sonrası karar↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ kâr mahrumiyeti↗ vekâlet ücreti↗ ara karar↗ istinaf incelemesi↗ dürüstlük kuralı↗ kâr kaybı↗ kâr dağıtımı↗ temerrüt faizi↗ maddi ve manevi tazminat↗ fatura↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ ilan↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ temerrüt↗ iltibas↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/577 E., 2018/390 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin “TAEGUTEC” markasının sahibi olan yurt dışı menşeili dava dışı şirketin Türkiye'deki tek satıcısı ve distribütörü olduğunu, davalının davacının tek satıcısı olduğu ürünleri taklit etmek suretiyle piyasaya daha ucuz fiyatlarla sunduğunu, bu şekilde davalının hem müşterilerini aldattığını hem de dürüstlük kuralına aykırı hareket ederek haksız rekabet yarattığını, davalının satmış olduğu kesici uç takımlarına davacı şirketin logosunu, rengini, şeklini birebir benzetmeye çalışarak yasal olmayan yollarla temin ettiği ürünleri orjinal ürünmüş gibi davacının unvanına, markasına zarar verecek şekilde ucuza da sayarak haksız menfaat elde ettiğini, İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/498 Değişik İş sayılı dosyasında davalının iş yerinden alınan mamülün üzerinde davacı şirkete ait ismi taşıyan ürünlerin taklit ürünler olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, men'ine, haksız rekabetin sonucu maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, kararın ilanına ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin (e) bendi gereği davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı tespit edilecek şimdilik 5.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına, davacının uğramış olduğu zararın tazmini için şimdilik 5.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında haksız rekabet oluşturacak herhangi bir fiilin olmadığını, müvekkilinin davacının mallarını kötülemediğini, fiyatlarıyla müşterileri yanıltmadığını, bilinirlikten yararlanmadığını, bunların ne şekilde gerçekleştiğinin davacı tarafça açıklanmadığını, tespit dosyasındaki incelemenin usulsüz olduğunu, davaya konu ürünlerin müvekkili iş yerinde bulunmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2018 tarih, 2016/577 E. ve 2018/390 K. sayılı kararı ile davalı ürünlerinin taklit olduğunun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/498 Değişik İş dosyası ile tespit edildiği, davalının ürünlerin taklit olması ve orjinalinden daha düşük bedelle satmak suretiyle rekabetin ihlal edildiği, davalının dava konusu malların satışı neticesinde 5.901,69 TL brüt kâr elde ettiği, brüt kâra hesaplanan %86,45 oranında faaliyet ve finansman gideri yansıtılması halinde net kârın 799,68 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının eyleminin haksız rekabet olarak tespitine, haksız rekabetin men'ine, satışın yasaklanmasına, kararın kesinleşmesinden sonra ilanına, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 799,68 TL'nin dava tarihi olan 30.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2019 tarih, 2018/865 E. ve 2019/804 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin manevi tazminata yönelik bir istemde bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet olarak tespitine, haksız rekabetin men'ine, satışın yasaklanmasına, kararın kesinleşmesinden sonra ilanına, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 799,68 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 04.03.2020 tarih, 2019/3476 E. ve 2020/2328 K. sayılı kararı ile tespit dosyasından alınan 02.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda, tespit isteyenin yanında getirdiği ürünün numarası ile davalı işyerinden satın alınan üründe yer alan numaraların farklı olduğu, her iki ürünün de aynı grupta yer almasına karşın birebir aynı olmadığı belirtildikten sonra ürün görsellerinin dış görünüş itibariyle kıyaslandığı, hükme esas alınan 10.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda ise iddiaya konu ürünlerin taklit olup olmadığı yönünde yeni bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın ürünlerin taklit olduğunun değişik iş dosyasından tespit edildiği belirtilmekle yetinildiği, davalı vekili tarafından rapora itiraz edildiği, değişik iş dosyasından alınan bilirkişi raporunda, davaya konu ürünün taklit olup olmadığına ilişkin doğrudan bir değerlendirme bulunmamasına karşın, taklit olduğunun değişik iş dosyasından tespit edildiği şeklinde yer verilen hüküm gerekçesi yerinde olmadığı gibi bu yönde yeni bir inceleme ve değerlendirme içermeyen bilirkişi raporu ile yetinilmesinin doğru görülmediği, bu nedenle davalı vekilinin savunması ile rapora itirazlarını da karşılayacak şekilde aralarında uzman bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor ya da ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediğine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası alınan ek raporda, davaya konu uyuşmazlığın Taegutec firmasının distribütörü olan davacı şirketin iradesi dışında davalı tarafından aynı marka altında satılan taklit malzemelerin itibar ve gelir kaybına neden olduğu iddiasından kaynaklandığını, bir kısım firma tarafından ikinci kalite mamullerin de piyasaya sürülebildiği, fakat bu tür mamullerin marka itibarına zarar vermemek amacıyla farklı markalar altında pazarlandığı, aynı marka olsa dahi belirli ibareler veya kalite sınıfları tanımlandığı, somut olayda tespit dosyası üzerinden yapılan inceleme ve bilirkişi raporunun teknik detayında sunulan gerekçeler nezdinde davalıdan temin edilen numunenin orijinal mamul olmadığı kanaatinin hasıl olduğu, bu durumun kesin olarak tespitinin ise imalatçı şirkete mamulün orijinalliği ve muadil mamul piyasaya sürülüp sürülmediğinin sorulması veya metalürjik yapı, ısıl işlem gibi özelliklerin İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) laboratuvar şartlarında muayene vasıtası ile mümkün olabileceğinin belirtildiği, ürünün orijinal ürün olup olmadığının, metalürjik yapı ısıl işlem yapılarak belirlenmesi için İTÜ Kimya-Metalurji Fakültesi'nden alınan raporda, orijinal olduğu ve taklit olduğu belirtilen örnekler üzerinde yapılan incelemelerde, orijinal olduğu belirtilen örneğin taklit olduğu belirtilen ürüne kıyasla kaplama tabakasının daha kalın ve homojen olduğu, kaplama altlık ara yüzeyinin herhangi bir süreksiz içermediği ve düzgün olduğu, altlık mikroyapısının daha homojen olduğunun belirlendiği, her iki örneğin altlık malzemelerinin ve kaplama tabakalarının üretim yöntemlerinin benzer olduğu ancak kaplama kalınlığı ve homojenliği arayüzey görünümü ve altlık mikroyapısı homojenliği açısından aralarında görülen farkların her iki örnek grubunun üretim parametrelerinin farklı olmasından kaynaklandığı, bu farkların örneklerin kullanım performansını etkileyecek nitelikte olduğu, daha ince ve homojen olmayan bir kaplama tabakasına sahip olan taklit olduğu belirtilen ürünün kullanım sırasındaki performansının daha düşük olmasının beklendiğinin belirtildiği, 03.12.2020 tarihli celsede, distribütör olan davacı şirketin ikinci kalite ürünü olup olmadığı, ikinci kalite ürünün ithal edilip edilmediği, davacı şirket ürünü değilse aynı ülkede başka bir şirket tarafından üretilip üretilmediği, başka bir şirket tarafından herhangi bir yerde üretilmesi söz konusu ise bu konuda açılan davalar bulunup bulunmadığı, davadan önce İTÜ Rektörlük bünyesinde ışıl işlem analizi yapılıp yapılmadığı konularında beyanda bulunması için süre verildiği, davacı vekilinin, davadan önce İTÜ bünyesinde ışıl analiz işlemi yapılmadığını belirttiği, müvekkili şirket tarafından antetli kağıda kaşe ve imzalı olarak düzenlenen beyan dilekçesinin sunulduğu, dilekçede "şirketimiz Taegutec A.Ş 1916 yılından bu yana Kore'nin Seul kentinde faaliyette olup ikinci kalite ürün üretmemektedir. Ayrıca Kore'de dava konusu ürünlerin bir başka şirket tarafından Taegutec markası adı altında üretilmesi söz konusu değildir. Kore'de Taegutec markası adı altında bir başka fabrikada üretim söz konusu olmadığı için bu konuyla ilgili haksız rekabet davası da söz konusu olmamıştır. Ancak değişik marka ve isimlerle başka ülkelerde farklı marka adları ile piyasaya kesici takımlar konusunda aynı işlemi göre uçlar yapılmakta ve piyasaya sürülmektedir." şeklinde beyanda bulunulduğu, davalı iş yerinde davacının tek satıcı olduğu ürünün satışa sunulduğu, davalının dava konusu ürünü ithal edip satmasıyla davacının faaliyet alanına girdiği ve taraflar arasında bir rekabet ilişkisi doğduğu, satışa sunulan bu ürünün taklit olduğu ve ürünler arasında iltibas yani aynı marka ile satışa sunulan taklit ürünün ortalama müşteriler nezdinde aldatıcı ve yanıltıcı nitelikte benzerlik olduğu, ayrıca taklit olması nedeniyle ürünün orjinaline göre daha düşük fiyattan satıldığı gibi taklit olduğu belirtilen ürünün kullanım sırasındaki performansının daha düşük olması nedenleri ile taraflar arasındaki rekabetin davacı aleyhine bozulduğu, davalının eyleminin 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile dördüncü ve dokuzunca fıkralarında belirtilen aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulama olması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiği, davalının söz konusu malların taklit olduğunu bilmediği ve ürünleri yasal olarak ithal edip vergisini ödemiş olmasının eylemin haksız rekabet oluşturmasına etkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine, satışın yasaklanmasına, kararın kesinleşmesinden hükmün ilanına, maddi tazminat talebininin kısmen kabulü ile 799,68 TL'nin dava tarihi olan 30.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, tespit ve maddi durumun ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunduğunu, dava dilekçesine göre davacının taleplerinin tazminat talebi ile birlikte mahrum kalınan kâr olduğunu, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabul edildiğini diğer talepleri reddediliği halde lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, müvekkili iş yerinde RYMX olarak adlandırılan ürünlerin bulundurulmadığını ve satışının yapılmadığını, dosyada delil olarak değerlendirilen faturanın hukuka aykırı elde edildiğini, müvekkilinin, yurt dışından gelen ürünleri fatura karşılığı aldığını, gümrük vergisini ödediğini, üreticinin 3. kişilerle nasıl bir sözleşme yaptığını bilemeyeceğini, hukuka uygun satın aldığı ürünlerin satışını yaptığını, müvekkilinin haksız rekabet oluşturacak şekilde davacı mallarını kötülemediğini, fiyatlarıyla müşterileri yanıltmadığını, davacının bu hususları açıklamadığını, müvekkili iş yerinde bulunduğu dahi şüpheli olan bir paket Taegutec marka kesici ile müvekkilinin haksız rekabet içinde olduğu hususunun ispata muhtaç olduğunu, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda tek tek hangi haksız fiillerin uygulandığının ve bu fiillerle davacı aleyhine haksız rekabet oluştuğunun belirtilmediğini, dosyada alınan bilirkişi raporunda orijinal ve taklit olduğu belirtilen ürün arasında müvekkili düzeyinde satış yapan bir kişinin ayırt etme gücünün belirlenmediğini, her iki üründe de kaplama tabakasının olduğunun belirtildiği ve bu tabakanın denetlenmesinin özel mikroskop ile yapıldığı, müvekkilinin bu sisteme sahip olmasının beklenemeyeceğini, denetleyemeyeceği bir konuda müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, tespit dosyasına konu delil niteliğindeki belgenin elde edilişinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, meni, haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması ve maddi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.
3. 03.09.2022 tarihli ve 31942 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi.
3. Değerlendirme
Dava, tek satıcı ve distribütörlük sözleşmesine istinaden, davalı tarafından yurt dışından ithal edilen malların haksız rekabet oluşturduğu iddiasıyla açılmış haksız rekabetin tespiti men'i, ref'i ve tazminat taleplerine ilişkindir.
Davacının yurt dışından mal ithal ettiği, davacıya Türkiye'de sadece mal satışı hususunda tek satıcılık yetkisi verildiği bunun dışında marka lisans hakkının devredilmediği ana dağıtıcı ile yapmış olduğu sözleşmenin tetkikinden anlaşılmaktadır. Sözleşmenin nisbiliği ilkesi çerçevesinde tek satıcılık ve distribütörlük sözleşmesinin sadece taraflar arasında bağlayıcı olduğu, davacının yurt dışından orijinal markalı mal ithal eden davalıya karşı eldeki davadaki talepleri ileri sürmesinin mümkün olmadığı, böyle bir dava açma hak ve yetkisi bulunmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti | Meni | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3476 E. 2020/2328 K.
Ortak:tek satıcılık · kötüleme · maddi tazminat · ilan · eksik inceleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin “TAEGUTEC” markasının sahibi olan yurt dışı menşeili dava dışı şirketin Türkiye'deki «tek satıcısı» ve distribütörü olduğunu, davalının davacının tek satıcısı olduğu ürünleri taklit etmek suretiyle piyasaya daha ucuz fiyatlarla sunduğunu, bu şekilde davalının hem müşterilerini aldattığını hem de «dürüstlük kuralına» aykırı hareket ederek «haksız rekabet» yarattığını, davalının satmış olduğu kesici uç takımlarına davacı şirketin logosunu, rengini, şeklini birebir benzetmeye çalışarak yasal olmayan yollarla temin ettiği ürünleri orjinal ürünmüş gibi davacının unvanına, markasına zarar verecek şekilde ucuza da sayarak haksız menfaat elde ettiğini, İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/498 Değişik İş sayılı dosyasında davalının iş yerinden alınan mamülün üzerinde davacı şirkete ait ismi «taşıyan» ürünlerin taklit ürünler olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, men'ine, haksız rekabetin sonucu maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, kararın «ilanına» ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin (e) bendi gereği davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı tespit edilecek şimdilik 5.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına, davacının uğramış olduğu zararın tazmini için şimdilik …
… brüt kâra hesaplanan %86,45 oranında faaliyet ve finansman gideri yansıtılması halinde net kârın 799,68 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının eyleminin «haksız rekabet» olarak tespitine, haksız rekabetin men'ine, satışın yasaklanmasına, kararın kesinleşmesinden sonra «ilanına», «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile 799,68 TL'nin dava tarihi olan 30.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… bir istemde bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalının eyleminin «haksız rekabet» olarak tespitine, haksız rekabetin men'ine, satışın yasaklanmasına, kararın kesinleşmesinden sonra «ilanına», «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile 799,68 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine k …
Benzer bu kararda… rüt kâra hesaplanan %86,45 oranında faaliyet ve finansman gideri yansıtılması halinde net kârın 799,68 TL olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının eyleminin «haksız rekabet» olarak tespitine, haksız rekabetin menine, satışın yasaklanmasına, kararın kesinleşmesinden sonra «ilanına», «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile 799,68 TL'nin dava tarihi olan 30/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… bir istemde bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalının eyleminin «haksız rekabet» olarak tespitine, haksız rekabetin menine, satışın yasaklanmasına, kararın kesinleşmesinden sonra «ilanına», «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile 799,68 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine k …
1-Dava, «haksız rekabetin» tespiti, meni, haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması ve «maddi tazminat» talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı
Benzer bu karardaDavacı vekili, davacı şirketin «tek satıcısı» olduğu ürünlerin davalı tarafından taklit edilmek suretiyle aynı ve benzeri şekilde piyasaya daha ucuz fiyatla sunulduğu, davacının tek satıcısı olduğu ürünlerin «kötülendiği» ve kalitesiz mal verilmesi suretiyle davacı «şirketin zarara» uğradığını iddia etmiş, davalı vekili ise ürünlerin yurt dışından faturalı temin edilerek ithal edildiğini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7630 E. 2016/2973 K.
Ortak:tek satıcılık · kâr mahrumiyeti · ara karar · fatura · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… ve maddi durumun ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunduğunu, dava dilekçesine göre davacının taleplerinin tazminat talebi ile birlikte «mahrum kalınan» kâr olduğunu, davacının «maddi tazminat» talebinin kısmen kabul edildiğini diğer talepleri reddediliği halde lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, müvekkili iş yerinde RYMX olarak adlandırılan ürünlerin bulundurulmadığını ve satışının yapılmadığını, dosyada delil olarak değerlendirilen faturanın hukuka aykırı elde edildiğini, müvekkilinin, yurt dışından gelen ürünleri «fatura» karşılığı aldığını, gümrük vergisini ödediğini, üreticinin 3. kişilerle nasıl bir sözleşme yaptığını bilemeyeceğini, hukuka uygun satın aldığı ürünlerin satışını yaptığını, müvekkilinin «haksız rekabet» oluşturacak şekilde davacı mallarını «kötülemediğini», fiyatlarıyla müşterileri yanıltmadığını, davacının bu hususları açıklamadığını, müvekkili iş yerinde bulunduğu dahi şüpheli olan bir paket Taegutec marka kesici ile müvekkilinin haksız rekabet içinde olduğu hususunun ispata muhtaç olduğunu, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda tek tek hangi haksız fiillerin uygulandığının ve bu fiillerle davacı aleyhine haksız rekabet oluştuğunun belirtilmediğini, dosyada alınan bilirkişi raporunda orijinal ve taklit olduğu belirtilen ürün arasında müvekkili düzeyinde satış yapan bir kişinin ayırt etme gücünün belirlenmediğini, her iki üründe de kaplama tabakasının olduğunun belirtildiği ve bu tabakanın denetlenmesinin özel mikroskop ile yapıldığı, müvekkilinin bu sisteme sahip olmasının beklenemeyeceğini, denetleyemeyeceği bir konuda müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, tespit dosyasına konu «delil niteliğindeki» belgenin elde edilişinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin “TAEGUTEC” markasının sahibi olan yurt dışı menşeili dava dışı şirketin Türkiye'deki «tek satıcısı» ve distribütörü olduğunu, davalının davacının tek satıcısı olduğu ürünleri taklit etmek suretiyle piyasaya daha ucuz fiyatlarla sunduğunu, bu şekilde davalının hem müşterilerini aldattığını hem de «dürüstlük kuralına» aykırı hareket ederek «haksız rekabet» yarattığını, davalının satmış olduğu kesici uç takımlarına davacı şirketin logosunu, rengini, şeklini birebir benzetmeye çalışarak yasal olmayan yollarla temin ettiği ürünleri orjinal ürünmüş gibi davacının unvanına, markasına zarar verecek şekilde ucuza da sayarak haksız menfaat elde ettiğini, İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/498 Değişik İş sayılı dosyasında davalının iş yerinden alınan mamülün üzerinde davacı şirkete ait ismi «taşıyan» ürünlerin taklit ürünler olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, men'ine, haksız rekabetin sonucu maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, kararın «ilanına» ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin (e) bendi gereği davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı tespit edilecek şimdilik 5.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına, davacının uğramış olduğu zararın tazmini için şimdilik …
… hal edip satmasıyla davacının faaliyet alanına girdiği ve taraflar arasında bir rekabet ilişkisi doğduğu, satışa sunulan bu ürünün taklit olduğu ve ürünler arasında «iltibas» yani aynı marka ile satışa sunulan taklit ürünün ortalama müşteriler nezdinde aldatıcı ve yanıltıcı nitelikte benzerlik olduğu, ayrıca taklit olması nedeniyle ürünün orjinaline göre daha düşük fiyattan satıldığı gibi taklit olduğu belirtilen ürünün kullanım sırasındaki performansının daha düşük olması nedenleri ile taraflar arasındaki rekabetin davacı aleyhine bozulduğu, davalının eyleminin 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile dördüncü ve dokuzunca fıkralarında belirtilen aldatıcı ve «dürüstlük kuralına» aykırı davranış ve ticari uygulama olması nedeniyle «haksız rekabet» teşkil ettiği, davalının söz konusu malların taklit olduğunu bilmediği ve ürünleri yasal olarak ithal edip vergisini ödemiş olmasının eylemin haksız rekabet oluşturmasına etkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine, satışın yasaklanmasına, kararın kesinleşmesinden hükmün «ilanına», «maddi tazminat» talebininin kısmen kabulü ile 799,68 TL'nin dava tarihi olan 30.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla …
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı, «tek satıcısı» olduğu ürünlerin taklitlerinin davalı tarafından satışa sunulduğunu, kendisine ait orijinal ürünler ile davalı mağazasında satışa sunulan taklit ürünler arasında «haksız rekabet» teşkil edecek şekilde «iltibas» bulunduğunu ileri sürerek, davalı eyleminin önlenmesi ve tazminat isteminde bulunmuş olup, davalı da, davacı tarafından taklit ürün diye sunulan ürünün kendi mağaz …
… unma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı üretici.... firması ile yapılan distribütörlük anlaşması ile davaya konu ürünlerin Türkiye'deki «tek satıcısının» kendisinin olduğunu ileri sürmüş olup,kendisi adına tescilli bir endüstriyel tasarımı bulunmasa dahi «tek satıcılık sözleşmesine» dayalı olarak emtianın satışını yapma hakkını elinde bulunduran davacının «haksız rekabet» hükümleri çerçevesinde dava açma hakkının bulunduğu, davaya konu orjinal ürünler ile davalının mağazalarında satışa arz ettiği taklit ürün arasında TTK m.
56 vd. anlamında «iltibas» sebebiyle davacıda zarar ya da «zarar tehlikesi» yaratmasının söz konusu olduğu, ....'ın 2006 ve 2007 yıllarında yapmış olduğu taklit ürün satışlarını davacının gerçekleştirdiği varsayımı ile davacının «kar mahrumiyetinin» toplam 27.679,48 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile talep doğrultusunda 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zarar tehlikesi · tek satıcılık sözleşmesi · kar mahrumiyeti · ihtarname
Benzer bu kararda56 vd. anlamında «iltibas» sebebiyle davacıda zarar ya da «zarar tehlikesi» yaratmasının söz konusu olduğu, ....'ın 2006 ve 2007 yıllarında yapmış olduğu taklit ürün satışlarını davacının gerçekleştirdiği varsayımı ile davacının «kar mahrumiyetinin» toplam 27.679,48 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile talep doğrultusunda 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… unma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı üretici.... firması ile yapılan distribütörlük anlaşması ile davaya konu ürünlerin Türkiye'deki «tek satıcısının» kendisinin olduğunu ileri sürmüş olup,kendisi adına tescilli bir endüstriyel tasarımı bulunmasa dahi «tek satıcılık sözleşmesine» dayalı olarak emtianın satışını yapma hakkını elinde bulunduran davacının «haksız rekabet» hükümleri çerçevesinde dava açma hakkının bulunduğu, davaya konu orjinal ürünler ile davalının mağazalarında satışa arz ettiği taklit ürün arasında TTK m.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dosya kapsamında davalının taklit ürün sattığına ilişkin «fatura» ve benzeri herhangi bir belge bulunmadığı gibi, davalı tarafından keşide edilen 03/08/2006 ve 09/09/2006 tarihli cevabi «ihtarnameler» ile ek rapor düzenlenebilmesi için 07/11/2013 tarihli «ara» karar üzerine davalı vekili tarafından sunulan 26/02/2014 tarihli dilekçe içerikleri, davalının söz konusu ürünün satışını yaptığını göstermez.
-
Marka Hakkına Tecavüzün Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13748 E. 2011/6225 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · tacir
Benzer bu kararda1- Dava, taklit ürünlerin yurtdışından ithali nedeniyle «marka hakkına tecavüz» hukuki nedenine dayalı marka hakkına yapılan tecavüzün durdurulması, giderilmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece, davalının basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği ve kusurunun olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmişse de, alınan bilirkişi raporunun davacı şirket elemanının görüşüne atıf yap …
… riumph Adler AG firmasının % 29,9 oranında hissesini satın aldığı, davalının uyuşmazlığa konu ürünleri davacının ortak olduğu firmadan ithal ettiği ve basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği, uyuşmazlığa konu ürünlerin orijinal olmadığı kabul edilse dahi davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ijinal olup olmadığının tespiti için yeni bir bilirkişi raporu alınarak oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerektiği gibi, ayrıca TTK.'nun 20. maddesine göre «tacir» olan davalının ürünlerin taklit olduğunu bilmediği, savunmasının dinlenilmesinin mümkün olmaması karşısında davalının kusurunun olmadığının kabulü de yerinde bulun …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3262 E. , 2023/3153 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/820 Esas, 2022/428 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/577 E., 2018/390 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin “TAEGUTEC” markasının sahibi olan yurt dışı menşeili dava dışı şirketin Türkiye'deki tek satıcısı ve distribütörü olduğunu, davalının davacının tek satıcısı olduğu ürünleri taklit etmek suretiyle piyasaya daha ucuz fiyatlarla sunduğunu, bu şekilde davalının hem müşterilerini aldattığını hem de dürüstlük kuralına aykırı hareket ederek haksız rekabet yarattığını, davalının satmış olduğu kesici uç takımlarına davacı şirketin logosunu, rengini, şeklini birebir benzetmeye çalışarak yasal olmayan yollarla temin ettiği ürünleri orjinal ürünmüş gibi davacının unvanına, markasına zarar verecek şekilde ucuza da sayarak haksız menfaat elde ettiğini, İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/498 Değişik İş sayılı dosyasında davalının iş yerinden alınan mamülün üzerinde davacı şirkete ait ismi taşıyan ürünlerin taklit ürünler olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, men'ine, haksız rekabetin sonucu maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, kararın ilanına ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin (e) bendi gereği davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı tespit edilecek şimdilik 5.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına, davacının uğramış olduğu zararın tazmini için şimdilik 5.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında haksız rekabet oluşturacak herhangi bir fiilin olmadığını, müvekkilinin davacının mallarını kötülemediğini, fiyatlarıyla müşterileri yanıltmadığını, bilinirlikten yararlanmadığını, bunların ne şekilde gerçekleştiğinin davacı tarafça açıklanmadığını, tespit dosyasındaki incelemenin usulsüz olduğunu, davaya konu ürünlerin müvekkili iş yerinde bulunmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2018 tarih, 2016/577 E. ve 2018/390 K. sayılı kararı ile davalı ürünlerinin taklit olduğunun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/498 Değişik İş dosyası ile tespit edildiği, davalının ürünlerin taklit olması ve orjinalinden daha düşük bedelle satmak suretiyle rekabetin ihlal edildiği, davalının dava konusu malların satışı neticesinde 5.901,69 TL brüt kâr elde ettiği, brüt kâra hesaplanan %86,45 oranında faaliyet ve finansman gideri yansıtılması halinde net kârın 799,68 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının eyleminin haksız rekabet olarak tespitine, haksız rekabetin men'ine, satışın yasaklanmasına, kararın kesinleşmesinden sonra ilanına, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 799,68 TL'nin dava tarihi olan 30.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2019 tarih, 2018/865 E. ve 2019/804 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin manevi tazminata yönelik bir istemde bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalının eyleminin haksız rekabet olarak tespitine, haksız rekabetin men'ine, satışın yasaklanmasına, kararın kesinleşmesinden sonra ilanına, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 799,68 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 04.03.2020 tarih, 2019/3476 E. ve 2020/2328 K. sayılı kararı ile tespit dosyasından alınan 02.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda, tespit isteyenin yanında getirdiği ürünün numarası ile davalı işyerinden satın alınan üründe yer alan numaraların farklı olduğu, her iki ürünün de aynı grupta yer almasına karşın birebir aynı olmadığı belirtildikten sonra ürün görsellerinin dış görünüş itibariyle kıyaslandığı, hükme esas alınan 10.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda ise iddiaya konu ürünlerin taklit olup olmadığı yönünde yeni bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın ürünlerin taklit olduğunun değişik iş dosyasından tespit edildiği belirtilmekle yetinildiği, davalı vekili tarafından rapora itiraz edildiği, değişik iş dosyasından alınan bilirkişi raporunda, davaya konu ürünün taklit olup olmadığına ilişkin doğrudan bir değerlendirme bulunmamasına karşın, taklit olduğunun değişik iş dosyasından tespit edildiği şeklinde yer verilen hüküm gerekçesi yerinde olmadığı gibi bu yönde yeni bir inceleme ve değerlendirme içermeyen bilirkişi raporu ile yetinilmesinin doğru görülmediği, bu nedenle davalı vekilinin savunması ile rapora itirazlarını da karşılayacak şekilde aralarında uzman bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor ya da ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediğine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası alınan ek raporda, davaya konu uyuşmazlığın Taegutec firmasının distribütörü olan davacı şirketin iradesi dışında davalı tarafından aynı marka altında satılan taklit malzemelerin itibar ve gelir kaybına neden olduğu iddiasından kaynaklandığını, bir kısım firma tarafından ikinci kalite mamullerin de piyasaya sürülebildiği, fakat bu tür mamullerin marka itibarına zarar vermemek amacıyla farklı markalar altında pazarlandığı, aynı marka olsa dahi belirli ibareler veya kalite sınıfları tanımlandığı, somut olayda tespit dosyası üzerinden yapılan inceleme ve bilirkişi raporunun teknik detayında sunulan gerekçeler nezdinde davalıdan temin edilen numunenin orijinal mamul olmadığı kanaatinin hasıl olduğu, bu durumun kesin olarak tespitinin ise imalatçı şirkete mamulün orijinalliği ve muadil mamul piyasaya sürülüp sürülmediğinin sorulması veya metalürjik yapı, ısıl işlem gibi özelliklerin İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) laboratuvar şartlarında muayene vasıtası ile mümkün olabileceğinin belirtildiği, ürünün orijinal ürün olup olmadığının, metalürjik yapı ısıl işlem yapılarak belirlenmesi için İTÜ Kimya-Metalurji Fakültesi'nden alınan raporda, orijinal olduğu ve taklit olduğu belirtilen örnekler üzerinde yapılan incelemelerde, orijinal olduğu belirtilen örneğin taklit olduğu belirtilen ürüne kıyasla kaplama tabakasının daha kalın ve homojen olduğu, kaplama altlık ara yüzeyinin herhangi bir süreksiz içermediği ve düzgün olduğu, altlık mikroyapısının daha homojen olduğunun belirlendiği, her iki örneğin altlık malzemelerinin ve kaplama tabakalarının üretim yöntemlerinin benzer olduğu ancak kaplama kalınlığı ve homojenliği arayüzey görünümü ve altlık mikroyapısı homojenliği açısından aralarında görülen farkların her iki örnek grubunun üretim parametrelerinin farklı olmasından kaynaklandığı, bu farkların örneklerin kullanım performansını etkileyecek nitelikte olduğu, daha ince ve homojen olmayan bir kaplama tabakasına sahip olan taklit olduğu belirtilen ürünün kullanım sırasındaki performansının daha düşük olmasının beklendiğinin belirtildiği, 03.12.2020 tarihli celsede, distribütör olan davacı şirketin ikinci kalite ürünü olup olmadığı, ikinci kalite ürünün ithal edilip edilmediği, davacı şirket ürünü değilse aynı ülkede başka bir şirket tarafından üretilip üretilmediği, başka bir şirket tarafından herhangi bir yerde üretilmesi söz konusu ise bu konuda açılan davalar bulunup bulunmadığı, davadan önce İTÜ Rektörlük bünyesinde ışıl işlem analizi yapılıp yapılmadığı konularında beyanda bulunması için süre verildiği, davacı vekilinin, davadan önce İTÜ bünyesinde ışıl analiz işlemi yapılmadığını belirttiği, müvekkili şirket tarafından antetli kağıda kaşe ve imzalı olarak düzenlenen beyan dilekçesinin sunulduğu, dilekçede "şirketimiz Taegutec A.Ş 1916 yılından bu yana Kore'nin Seul kentinde faaliyette olup ikinci kalite ürün üretmemektedir.
Ayrıca Kore'de dava konusu ürünlerin bir başka şirket tarafından Taegutec markası adı altında üretilmesi söz konusu değildir. Kore'de Taegutec markası adı altında bir başka fabrikada üretim söz konusu olmadığı için bu konuyla ilgili haksız rekabet davası da söz konusu olmamıştır. Ancak değişik marka ve isimlerle başka ülkelerde farklı marka adları ile piyasaya kesici takımlar konusunda aynı işlemi göre uçlar yapılmakta ve piyasaya sürülmektedir." şeklinde beyanda bulunulduğu, davalı iş yerinde davacının tek satıcı olduğu ürünün satışa sunulduğu, davalının dava konusu ürünü ithal edip satmasıyla davacının faaliyet alanına girdiği ve taraflar arasında bir rekabet ilişkisi doğduğu, satışa sunulan bu ürünün taklit olduğu ve ürünler arasında iltibas yani aynı marka ile satışa sunulan taklit ürünün ortalama müşteriler nezdinde aldatıcı ve yanıltıcı nitelikte benzerlik olduğu, ayrıca taklit olması nedeniyle ürünün orjinaline göre daha düşük fiyattan satıldığı gibi taklit olduğu belirtilen ürünün kullanım sırasındaki performansının daha düşük olması nedenleri ile taraflar arasındaki rekabetin davacı aleyhine bozulduğu, davalının eyleminin 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile dördüncü ve dokuzunca fıkralarında belirtilen aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulama olması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiği, davalının söz konusu malların taklit olduğunu bilmediği ve ürünleri yasal olarak ithal edip vergisini ödemiş olmasının eylemin haksız rekabet oluşturmasına etkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine, satışın yasaklanmasına, kararın kesinleşmesinden hükmün ilanına, maddi tazminat talebininin kısmen kabulü ile 799,68 TL'nin dava tarihi olan 30.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, tespit ve maddi durumun ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunduğunu, dava dilekçesine göre davacının taleplerinin tazminat talebi ile birlikte mahrum kalınan kâr olduğunu, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabul edildiğini diğer talepleri reddediliği halde lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, müvekkili iş yerinde RYMX olarak adlandırılan ürünlerin bulundurulmadığını ve satışının yapılmadığını, dosyada delil olarak değerlendirilen faturanın hukuka aykırı elde edildiğini, müvekkilinin, yurt dışından gelen ürünleri fatura karşılığı aldığını, gümrük vergisini ödediğini, üreticinin 3. kişilerle nasıl bir sözleşme yaptığını bilemeyeceğini, hukuka uygun satın aldığı ürünlerin satışını yaptığını, müvekkilinin haksız rekabet oluşturacak şekilde davacı mallarını kötülemediğini, fiyatlarıyla müşterileri yanıltmadığını, davacının bu hususları açıklamadığını, müvekkili iş yerinde bulunduğu dahi şüpheli olan bir paket Taegutec marka kesici ile müvekkilinin haksız rekabet içinde olduğu hususunun ispata muhtaç olduğunu, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda tek tek hangi haksız fiillerin uygulandığının ve bu fiillerle davacı aleyhine haksız rekabet oluştuğunun belirtilmediğini, dosyada alınan bilirkişi raporunda orijinal ve taklit olduğu belirtilen ürün arasında müvekkili düzeyinde satış yapan bir kişinin ayırt etme gücünün belirlenmediğini, her iki üründe de kaplama tabakasının olduğunun belirtildiği ve bu tabakanın denetlenmesinin özel mikroskop ile yapıldığı, müvekkilinin bu sisteme sahip olmasının beklenemeyeceğini, denetleyemeyeceği bir konuda müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, tespit dosyasına konu delil niteliğindeki belgenin elde edilişinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, meni, haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması ve maddi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.
3.
03. 09.2022 tarihli ve 31942 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi.
3. Değerlendirme
Dava, tek satıcı ve distribütörlük sözleşmesine istinaden, davalı tarafından yurt dışından ithal edilen malların haksız rekabet oluşturduğu iddiasıyla açılmış haksız rekabetin tespiti men'i, ref'i ve tazminat taleplerine ilişkindir.
Davacının yurt dışından mal ithal ettiği, davacıya Türkiye'de sadece mal satışı hususunda tek satıcılık yetkisi verildiği bunun dışında marka lisans hakkının devredilmediği ana dağıtıcı ile yapmış olduğu sözleşmenin tetkikinden anlaşılmaktadır. Sözleşmenin nisbiliği ilkesi çerçevesinde tek satıcılık ve distribütörlük sözleşmesinin sadece taraflar arasında bağlayıcı olduğu, davacının yurt dışından orijinal markalı mal ithal eden davalıya karşı eldeki davadaki talepleri ileri sürmesinin mümkün olmadığı, böyle bir dava açma hak ve yetkisi bulunmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933031700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz