6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8268 E. 2023/2062 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hamil sıfatı karşılıksızdır işlemi temlik cirosu ciro silsilesi yemin deliline dayanma yetkili hamil ciranta yemin delili alacağın temliki şirket müdürü lehtar yemin ciro garantörlük hamil keşideci temlik haciz iflas çek ilk derece kararının kaldırılması menfi tespit yükleten (shipper) ibraz temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/597 E.-2020/90 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine keşidecisi olduğu 3 adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlere mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını ancak davalı şirketin çeklerin yetkili hamili olmadığını, çekin lehtar tarafından davalı şirkete, davalı şirket tarafından da ...isimli şirkete ciro edildiğini, çeklerin ...şirketi tarafından bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksızdır işlemi yapıldığını, bu aşamadan sonra ...şirketinin cirosunun iptal edildiğini ve çeklerin dava dışı ...'ün eline geçtiğini, ibrazdan sonra yapılan ciro alacağın temliki hükümlerine tabi olduğundan davalının hamil sıfatının kalmadığını, çeklerin yetkili hamilinin ... olduğunu ve ancak adı geçen kişi tarafından takibe konu edilebileceğini, bunun yanında çeklerdeki ciro silsilesinde de kopukluk bulunduğunu zira ...şirketinin ibrazdan sonra yaptığı bir ciro bulunmadığını ileri sürerek müvekkilin davaya konu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; çeklerin lehtar tarafından müvekkiline ciro edildiğini, müvekkilinin de çekleri ...şirketine ciro ettiğini, adı geçen şirketin çekleri bankaya ibraz ettiğini, karşılıksızdır işlemi yapılması üzerine müvekkilinin bedelini ödeyip çekleri iade aldığını ve...'ın cirosunun iptal edildiğini, bu aşamadan sonra zorunlu karşılık bedelinin tahsili için çeklerin müvekkili şirketin müdürü olan ... tarafından bankaya götürüldüğünü, adı geçene temlik cirosu yapılmadığını, çek yapraklarına ...'ün isminin bankanın talebi üzerine yazıldığını, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya ve icra takibine konu çeklerin asıl borçlusunun davacı olduğu, çekleri elinde bulunduran cirantanın (hamil) ise davalı şirket olduğu, keza icra takip dosyası alacaklısının da davalı şirket olduğu, ...'ün davalı şirketin yetkili temsilcisi olduğu, adı geçenin çekleri 11.06.2018 tarihinde çek yaprak bedelinin (yasal garanti tutarı) ödenmesi için bankaya ibraz ettiği, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen gerekçelerle davalı şirketin çeklerin yetkili hamili olmadığını, yemin deliline dayanmış olmalarına rağmen bu hususun kendilerine hatırlatılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının yemin deliline dayanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının davaya konu çekler sebebiyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8268 E. 2023/2062 K.

    Ortak: · Menfi tespit

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İhtiyati Hacze İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2661 E. 2013/4004 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek istirdatı | Kötüniyet tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1085 E. 2015/7315 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8268 E.  ,  2023/2062 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/941 Esas, 2021/1522Karar

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/597 E.-2020/90 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine keşidecisi olduğu 3 adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlere mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını ancak davalı şirketin çeklerin yetkili hamili olmadığını, çekin lehtar tarafından davalı şirkete, davalı şirket tarafından da ...isimli şirkete ciro edildiğini, çeklerin ...şirketi tarafından bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksızdır işlemi yapıldığını, bu aşamadan sonra ...şirketinin cirosunun iptal edildiğini ve çeklerin dava dışı ...'ün eline geçtiğini, ibrazdan sonra yapılan ciro alacağın temliki hükümlerine tabi olduğundan davalının hamil sıfatının kalmadığını, çeklerin yetkili hamilinin ... olduğunu ve ancak adı geçen kişi tarafından takibe konu edilebileceğini, bunun yanında çeklerdeki ciro silsilesinde de kopukluk bulunduğunu zira ...şirketinin ibrazdan sonra yaptığı bir ciro bulunmadığını ileri sürerek müvekkilin davaya konu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; çeklerin lehtar tarafından müvekkiline ciro edildiğini, müvekkilinin de çekleri ...şirketine ciro ettiğini, adı geçen şirketin çekleri bankaya ibraz ettiğini, karşılıksızdır işlemi yapılması üzerine müvekkilinin bedelini ödeyip çekleri iade aldığını ve...'ın cirosunun iptal edildiğini, bu aşamadan sonra zorunlu karşılık bedelinin tahsili için çeklerin müvekkili şirketin müdürü olan ... tarafından bankaya götürüldüğünü, adı geçene temlik cirosu yapılmadığını, çek yapraklarına ...'ün isminin bankanın talebi üzerine yazıldığını, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya ve icra takibine konu çeklerin asıl borçlusunun davacı olduğu, çekleri elinde bulunduran cirantanın (hamil) ise davalı şirket olduğu, keza icra takip dosyası alacaklısının da davalı şirket olduğu, ...'ün davalı şirketin yetkili temsilcisi olduğu, adı geçenin çekleri 11.06.2018 tarihinde çek yaprak bedelinin (yasal garanti tutarı) ödenmesi için bankaya ibraz ettiği, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen gerekçelerle davalı şirketin çeklerin yetkili hamili olmadığını, yemin deliline dayanmış olmalarına rağmen bu hususun kendilerine hatırlatılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının yemin deliline dayanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının davaya konu çekler sebebiyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932800100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.