Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8268 E. 2023/2062 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hamil sıfatı↗ karşılıksızdır işlemi↗ temlik cirosu↗ ciro silsilesi↗ yemin deliline dayanma↗ yetkili hamil↗ ciranta↗ yemin delili↗ alacağın temliki↗ şirket müdürü↗ lehtar↗ yemin↗ ciro↗ garantörlük↗ hamil↗ keşideci↗ temlik↗ haciz↗ iflas↗ çek↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/597 E.-2020/90 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine keşidecisi olduğu 3 adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlere mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını ancak davalı şirketin çeklerin yetkili hamili olmadığını, çekin lehtar tarafından davalı şirkete, davalı şirket tarafından da ... isimli şirkete ciro edildiğini, çeklerin ...şirketi tarafından bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksızdır işlemi yapıldığını, bu aşamadan sonra ... şirketinin cirosunun iptal edildiğini ve çeklerin dava dışı ...'ün eline geçtiğini, ibrazdan sonra yapılan ciro alacağın temliki hükümlerine tabi olduğundan davalının hamil sıfatının kalmadığını, çeklerin yetkili hamilinin Vedat Güngör olduğunu ve ancak adı geçen kişi tarafından takibe konu edilebileceğini, bunun yanında çeklerdeki ciro silsilesinde de kopukluk bulunduğunu zira ... şirketinin ibrazdan sonra yaptığı bir ciro bulunmadığını ileri sürerek müvekkilin davaya konu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; çeklerin lehtar tarafından müvekkiline ciro edildiğini, müvekkilinin de çekleri ... şirketine ciro ettiğini, adı geçen şirketin çekleri bankaya ibraz ettiğini, karşılıksızdır işlemi yapılması üzerine müvekkilinin bedelini ödeyip çekleri iade aldığını ve ...'ın cirosunun iptal edildiğini, bu aşamadan sonra zorunlu karşılık bedelinin tahsili için çeklerin müvekkili şirketin müdürü olan Vedat Güngör tarafından bankaya götürüldüğünü, adı geçene temlik cirosu yapılmadığını, çek yapraklarına Vedat Güngör'ün isminin bankanın talebi üzerine yazıldığını, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya ve icra takibine konu çeklerin asıl borçlusunun davacı olduğu, çekleri elinde bulunduran cirantanın (hamil) ise davalı şirket olduğu, keza icra takip dosyası alacaklısının da davalı şirket olduğu, Vedat Güngör'ün davalı şirketin yetkili temsilcisi olduğu, adı geçenin çekleri 11.06.2018 tarihinde çek yaprak bedelinin (yasal garanti tutarı) ödenmesi için bankaya ibraz ettiği, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen gerekçelerle davalı şirketin çeklerin yetkili hamili olmadığını, yemin deliline dayanmış olmalarına rağmen bu hususun kendilerine hatırlatılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının yemin deliline dayanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davaya konu çekler sebebiyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8268 E. 2023/2062 K.
Ortak:hamil sıfatı · karşılıksızdır işlemi · temlik cirosu · ciro silsilesi · yemin deliline dayanma · yetkili hamil · ciranta · yemin delili · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine «keşidecisi» olduğu 3 adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlere mahsus «haciz» yoluyla takip başlatıldığını ancak davalı şirketin çeklerin «yetkili hamili» olmadığını, çekin «lehtar» tarafından davalı şirkete, davalı şirket tarafından da ... isimli şirkete «ciro» edildiğini, çeklerin ...şirketi tarafından bankaya «ibraz» edildiğini ve «karşılıksızdır işlemi» yapıldığını, bu aşamadan sonra ... şirketinin cirosunun iptal edildiğini ve çeklerin dava dışı ...'ün eline geçtiğini, ibrazdan sonra yapılan ciro «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğundan davalının «hamil sıfatının» kalmadığını, çeklerin yetkili hamilinin Vedat Güngör olduğunu ve ancak adı geçen kişi tarafından takibe konu edilebileceğini, bunun yanında çeklerdeki «ciro silsilesinde» de kopukluk bulunduğunu zira ... şirketinin ibrazdan sonra yaptığı bir ciro bulunmadığını ileri sürerek müvekkilin davaya konu çeklerden dolayı davalıya borçlu olm …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; çeklerin «lehtar» tarafından müvekkiline «ciro» edildiğini, müvekkilinin de çekleri ... şirketine ciro ettiğini, adı geçen şirketin çekleri bankaya «ibraz» ettiğini, «karşılıksızdır işlemi» yapılması üzerine müvekkilinin bedelini ödeyip çekleri iade aldığını ve ...'ın cirosunun iptal edildiğini, bu aşamadan sonra zorunlu karşılık bedelinin tahsili için çeklerin müvekkili «şirketin müdürü» olan Vedat Güngör tarafından bankaya götürüldüğünü, adı geçene «temlik cirosu» yapılmadığını, «çek» yapraklarına Vedat Güngör'ün isminin bankanın talebi üzerine yazıldığını, «ciro silsilesinde» kopukluk bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen gerekçelerle davalı şirketin çeklerin «yetkili hamili» olmadığını, «yemin deliline dayanmış» olmalarına rağmen bu hususun kendilerine hatırlatılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine «keşidecisi» olduğu 3 adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlere mahsus «haciz» yoluyla takip başlatıldığını ancak davalı şirketin çeklerin «yetkili hamili» olmadığını, çekin «lehtar» tarafından davalı şirkete, davalı şirket tarafından da ...isimli şirkete «ciro» edildiğini, çeklerin ...şirketi tarafından bankaya «ibraz» edildiğini ve «karşılıksızdır işlemi» yapıldığını, bu aşamadan sonra ...şirketinin cirosunun iptal edildiğini ve çeklerin dava dışı ...'ün eline geçtiğini, ibrazdan sonra yapılan ciro «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğundan davalının «hamil sıfatının» kalmadığını, çeklerin yetkili hamilinin ... olduğunu ve ancak adı geçen kişi tarafından takibe konu edilebileceğini, bunun yanında çeklerdeki «ciro silsilesinde» de kopukluk bulunduğunu zira ...şirketinin ibrazdan sonra yaptığı bir ciro bulunmadığını ileri sürerek müvekkilin davaya konu çeklerden dolayı davalıya borçlu olma …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; çeklerin «lehtar» tarafından müvekkiline «ciro» edildiğini, müvekkilinin de çekleri ...şirketine ciro ettiğini, adı geçen şirketin çekleri bankaya «ibraz» ettiğini, «karşılıksızdır işlemi» yapılması üzerine müvekkilinin bedelini ödeyip çekleri iade aldığını ve...'ın cirosunun iptal edildiğini, bu aşamadan sonra zorunlu karşılık bedelinin tahsili için çeklerin müvekkili «şirketin müdürü» olan ... tarafından bankaya götürüldüğünü, adı geçene «temlik cirosu» yapılmadığını, «çek» yapraklarına ...'ün isminin bankanın talebi üzerine yazıldığını, «ciro silsilesinde» kopukluk bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen gerekçelerle davalı şirketin çeklerin «yetkili hamili» olmadığını, «yemin deliline dayanmış» olmalarına rağmen bu hususun kendilerine hatırlatılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2661 E. 2013/4004 K.
Ortak:ciro silsilesi · yetkili hamil · lehtar · ciro · hamil · haciz · çek
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine «keşidecisi» olduğu 3 adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlere mahsus «haciz» yoluyla takip başlatıldığını ancak davalı şirketin çeklerin «yetkili hamili» olmadığını, çekin «lehtar» tarafından davalı şirkete, davalı şirket tarafından da ... isimli şirkete «ciro» edildiğini, çeklerin ...şirketi tarafından bankaya «ibraz» edildiğini ve «karşılıksızdır işlemi» yapıldığını, bu aşamadan sonra ... şirketinin cirosunun iptal edildiğini ve çeklerin dava dışı ...'ün eline geçtiğini, ibrazdan sonra yapılan ciro «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğundan davalının «hamil sıfatının» kalmadığını, çeklerin yetkili hamilinin Vedat Güngör olduğunu ve ancak adı geçen kişi tarafından takibe konu edilebileceğini, bunun yanında çeklerdeki «ciro silsilesinde» de kopukluk bulunduğunu zira ... şirketinin ibrazdan sonra yaptığı bir ciro bulunmadığını ileri sürerek müvekkilin davaya konu çeklerden dolayı davalıya borçlu olm …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; çeklerin «lehtar» tarafından müvekkiline «ciro» edildiğini, müvekkilinin de çekleri ... şirketine ciro ettiğini, adı geçen şirketin çekleri bankaya «ibraz» ettiğini, «karşılıksızdır işlemi» yapılması üzerine müvekkilinin bedelini ödeyip çekleri iade aldığını ve ...'ın cirosunun iptal edildiğini, bu aşamadan sonra zorunlu karşılık bedelinin tahsili için çeklerin müvekkili «şirketin müdürü» olan Vedat Güngör tarafından bankaya götürüldüğünü, adı geçene «temlik cirosu» yapılmadığını, «çek» yapraklarına Vedat Güngör'ün isminin bankanın talebi üzerine yazıldığını, «ciro silsilesinde» kopukluk bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… k Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya ve icra takibine konu çeklerin asıl borçlusunun davacı olduğu, çekleri elinde bulunduran «cirantanın» («hamil») ise davalı şirket olduğu, keza icra takip dosyası alacaklısının da davalı şirket olduğu, Vedat Güngör'ün davalı şirketin yetkili «temsilcisi» olduğu, adı geçenin çekleri 11.06.2018 tarihinde «çek» yaprak bedelinin (yasal «garanti» tutarı) ödenmesi için bankaya «ibraz» ettiği, «ciro silsilesinde» kopukluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti. olduğu, «lehtar» cirosunun iptal edildiği, bu iptalden sonra lehtarın usulüne uygun bir cirosunun da bulunmadığı, «ciro silsilesinin» kopuk olup, bu sebeple «ihtiyati haciz» isteyenin «yetkili hamil» olmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne, «ihtiyati hacze itiraz» eden ...
Bu nedenle, mahkemece «ciro silsilesinde» kopukluk olduğu gerekçesi ile itirazın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, «ihtiyati haciz» kararına süresi içinde itiraz edildiği, ihtiyati haciz kararına dayanak 25.09.2012 keşide tarihli 54.000 USD bedelli çekin «lehtarının» ...Ltd.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz
Benzer bu karardaŞti. olduğu, «lehtar» cirosunun iptal edildiği, bu iptalden sonra lehtarın usulüne uygun bir cirosunun da bulunmadığı, «ciro silsilesinin» kopuk olup, bu sebeple «ihtiyati haciz» isteyenin «yetkili hamil» olmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne, «ihtiyati hacze itiraz» eden ...
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, «ihtiyati haciz» kararına süresi içinde itiraz edildiği, ihtiyati haciz kararına dayanak 25.09.2012 keşide tarihli 54.000 USD bedelli çekin «lehtarının» ...Ltd.
Şti.'ne yönelik verilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
-
Çek istirdatı | Kötüniyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1085 E. 2015/7315 K.
Ortak:ciro silsilesi · yetkili hamil · ciranta · lehtar · ciro · hamil · çek
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine «keşidecisi» olduğu 3 adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlere mahsus «haciz» yoluyla takip başlatıldığını ancak davalı şirketin çeklerin «yetkili hamili» olmadığını, çekin «lehtar» tarafından davalı şirkete, davalı şirket tarafından da ... isimli şirkete «ciro» edildiğini, çeklerin ...şirketi tarafından bankaya «ibraz» edildiğini ve «karşılıksızdır işlemi» yapıldığını, bu aşamadan sonra ... şirketinin cirosunun iptal edildiğini ve çeklerin dava dışı ...'ün eline geçtiğini, ibrazdan sonra yapılan ciro «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğundan davalının «hamil sıfatının» kalmadığını, çeklerin yetkili hamilinin Vedat Güngör olduğunu ve ancak adı geçen kişi tarafından takibe konu edilebileceğini, bunun yanında çeklerdeki «ciro silsilesinde» de kopukluk bulunduğunu zira ... şirketinin ibrazdan sonra yaptığı bir ciro bulunmadığını ileri sürerek müvekkilin davaya konu çeklerden dolayı davalıya borçlu olm …
… k Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya ve icra takibine konu çeklerin asıl borçlusunun davacı olduğu, çekleri elinde bulunduran «cirantanın» («hamil») ise davalı şirket olduğu, keza icra takip dosyası alacaklısının da davalı şirket olduğu, Vedat Güngör'ün davalı şirketin yetkili «temsilcisi» olduğu, adı geçenin çekleri 11.06.2018 tarihinde «çek» yaprak bedelinin (yasal «garanti» tutarı) ödenmesi için bankaya «ibraz» ettiği, «ciro silsilesinde» kopukluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; çeklerin «lehtar» tarafından müvekkiline «ciro» edildiğini, müvekkilinin de çekleri ... şirketine ciro ettiğini, adı geçen şirketin çekleri bankaya «ibraz» ettiğini, «karşılıksızdır işlemi» yapılması üzerine müvekkilinin bedelini ödeyip çekleri iade aldığını ve ...'ın cirosunun iptal edildiğini, bu aşamadan sonra zorunlu karşılık bedelinin tahsili için çeklerin müvekkili «şirketin müdürü» olan Vedat Güngör tarafından bankaya götürüldüğünü, adı geçene «temlik cirosu» yapılmadığını, «çek» yapraklarına Vedat Güngör'ün isminin bankanın talebi üzerine yazıldığını, «ciro silsilesinde» kopukluk bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaSomut olaya gelince, dava konusu çekte de mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Ayrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin «yetkili hamili» olduğunu savunmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ciro zinciri · çekin istirdadı · çek istirdadı · tahkikat · eş rızası · kötü niyet tazminatı · istirdat · kötü niyet
Benzer bu karardaKonfeksiyon arasında ticari ilişki mevcut olmadığından «ciro silsilesinde» kopukluk bulunduğu, dava konusu çekin davacı tarafa «istirdatının» gerektiği, buna karşılık davacı lehine «kötü niyet tazminatının» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «çekin istirdatına», kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK’nın 704. maddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadı» istemine ilişkindir.
Davacı «lehtar» çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin «yetkili hamili» olduğunu savunmuştur.
Ayrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8268 E. , 2023/2062 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/941 Esas, 2021/1522Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/597 E.-2020/90 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine keşidecisi olduğu 3 adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlere mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını ancak davalı şirketin çeklerin yetkili hamili olmadığını, çekin lehtar tarafından davalı şirkete, davalı şirket tarafından da ... isimli şirkete ciro edildiğini, çeklerin ...şirketi tarafından bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksızdır işlemi yapıldığını, bu aşamadan sonra ... şirketinin cirosunun iptal edildiğini ve çeklerin dava dışı ...'ün eline geçtiğini, ibrazdan sonra yapılan ciro alacağın temliki hükümlerine tabi olduğundan davalının hamil sıfatının kalmadığını, çeklerin yetkili hamilinin Vedat Güngör olduğunu ve ancak adı geçen kişi tarafından takibe konu edilebileceğini, bunun yanında çeklerdeki ciro silsilesinde de kopukluk bulunduğunu zira ...
şirketinin ibrazdan sonra yaptığı bir ciro bulunmadığını ileri sürerek müvekkilin davaya konu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; çeklerin lehtar tarafından müvekkiline ciro edildiğini, müvekkilinin de çekleri ... şirketine ciro ettiğini, adı geçen şirketin çekleri bankaya ibraz ettiğini, karşılıksızdır işlemi yapılması üzerine müvekkilinin bedelini ödeyip çekleri iade aldığını ve ...'ın cirosunun iptal edildiğini, bu aşamadan sonra zorunlu karşılık bedelinin tahsili için çeklerin müvekkili şirketin müdürü olan Vedat Güngör tarafından bankaya götürüldüğünü, adı geçene temlik cirosu yapılmadığını, çek yapraklarına Vedat Güngör'ün isminin bankanın talebi üzerine yazıldığını, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya ve icra takibine konu çeklerin asıl borçlusunun davacı olduğu, çekleri elinde bulunduran cirantanın (hamil) ise davalı şirket olduğu, keza icra takip dosyası alacaklısının da davalı şirket olduğu, Vedat Güngör'ün davalı şirketin yetkili temsilcisi olduğu, adı geçenin çekleri 11.06.2018 tarihinde çek yaprak bedelinin (yasal garanti tutarı) ödenmesi için bankaya ibraz ettiği, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen gerekçelerle davalı şirketin çeklerin yetkili hamili olmadığını, yemin deliline dayanmış olmalarına rağmen bu hususun kendilerine hatırlatılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının yemin deliline dayanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davaya konu çekler sebebiyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932799600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz