Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6652 E. 2023/2038 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 258↗ denetime elverişlilik↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/115 E., 2019/258 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2014/29502, 2011/07928, 2011/107925, 2010 39505, 2009 23984, 2008 11717, 2005 42074 sayılı "moda", "mdç moda", "moda çanta kemer", "moda çanta", "moda çanta kemer şekil", "moda çanta kemer Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.", "mdç moda" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MODA PELLE” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak davalı Kurumun Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, müvekkili şirkete ait “moda” ibareli markaların ülke genelinde tanınmış marka olduğunu, ayırt edilme kabiliyeti son derece düşük olan MODA ve Avrupa dillerinde deri anlamına gelen PELLE kelimesinden oluşan “MODA PELLE” markasının tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) YİDK’in 2017-M-11029 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını, markalarda orta olarak yer alan "MODA" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; "MODA" ibaresinin piyasada sıklıkla kullanıldığını, taraf markalarının benzer olmadığını, iş yerinin Antalya/Belek'te olup daha çok yabancı müşterilerine ayakkabı sattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "MODA PELLE" ibareli marka başvurusuyla davacının "MODA" ibareli markaları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan tüm mallar / hizmetler yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar / hizmetler için ayırdığı satın alma, faydalanma süresi içerisinde davalının "Moda Pelle" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "MODA" ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, bu mallarda / hizmetlerde ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar algısı oluşabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında dava konusu mallar/hizmetler için mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas, benzerlik oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığını, markalarda ortak yer alan "MODA" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dava konusu markanın bütün olarak ele alınması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ayrıntılı, denetime elverişli ve çelişki bulunmayan bilirkişi raporuna aykırı olarak davacı iddialarına dayalı olarak karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, taraf markalarının benzer olmadığını, markalarda ortak olarak yer alan moda ibaresinin piyasa sıklıkla kullanıldığını, müvekkilinin iş yerinin Antalya/Belek'te olup yabancı müşterilere satış yaptığını, satılan ürünlerin çanta ve kemer dışında farklı ürünler olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının itirazına mesnet 2014/29502 ve 2011/107925 sayılı markaları dava konusu başvuru tarihi itibariyle hükümden düştüğünden iltibas değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı, davacının itirazına mesnet diğer markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin dava konusu başvuru kapsamında yer alan 18, 25 ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerle aynı tür olduğu, taraf markalarında "MODA" kelimesinin asıl unsur olarak yer aldığı, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında markaya konu unsurların ayırt edicilik gücünün de dikkate alınması gerektiği, markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olan ibarelerin karşılaştırmada dikkate alınmaması, tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerektiği, somut olayda “MODA” ibaresi tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğundan ve kimsenin tekeline bırakılabilecek olmadığından davalının başvuru markasında yer alan “PELLE" ibaresinin markaya ayırt edicilik kattığının kabulü gerektiği, davacı tarafça "Pelle" ibaresinin birçok Avrupa dilinde "deri" anlamına geldiği, bu nedenle ayırt edici olmadığı ileri sürülmüşse de İtalyanca olan ve Türkçe'de "deri" anlamına gelen anılan ibarenin ülkemizde yaygın olarak kullanılıp bilindiğinden bahsedilemeyeceği, Mahkemece dava konusu “Moda Pelle” ibareli marka ile davacının itirazına mesnet "Moda Çanta", "Moda Çanta Kemer", "Moda Çanta Kemer San. ve Tic. Ltd. Şti.", "mdç Moda" ibareli markaları arasında emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşulların gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya ait aynı markalar ile ilgili olarak daha evvel "woody moda" ve "moda luxuary" markalarının dava konusu edildiği dosyalarda verilen Yargıtay kararlarına aykırı karar verildiğini, davanın reddine dair kararın bu iki dosyadaki karar ile çeliştiğini, müvekkili şirketin tanınmış marka olduğunu, bu hususun kesinleşmiş yargı kararları ile de sabit olduğunu, dosyaya sunulan delillerden görüleceği üzere müvekkilinin ülke genelinde tanınırlık seviyesinin yüksek olduğunu, ayırt edilme kabiliyeti son derece düşük olan MODA ve Avrupa dillerinde deri anlamına gelen PELLE kelimesinden oluşan “MODA PELLE” markasının tescilinin mümkün olmadığını, zira daha önce kendileri tarafından "moda" ve "çanta" kelimelerine dair başvurularının marka olabilecek kelimelerden olmadığından davalı Kurum tarafından reddedildiğini, davalı markasının tescilinin hem 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 4 üncü maddesine hem de mülga 556 sayılı KHK'nın 7 ve 8 inci maddelerine aykırı olduğunu, "Deri Modası" gibi bir ibarenin tescili mümkün değilken salt ibare İtalyanca "moda pelle" şeklinde yazıldığı için tescilinin yapıldığını ancak Türkçe olmayan eklerin yabancı dilde de olsa toplumda bilinirliği yüksekse ayırt edici ek sayılamayacağını, "moda" ve "pelle" ibarelerinin tek başına ayırt edici fonksiyonlarının olmadığını belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının marka başvurusuna karşı davacı tarafından yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7103 E. 2022/1437 K.
Ortak:kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaKararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını, markalarda orta olarak yer alan "MODA" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… reli marka başvurusuyla davacının "MODA" ibareli markaları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan tüm mallar / hizmetler yönünden görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar / hizmetler için ayırdığı satın alma, faydalanma süresi iç …
Benzer bu kararda… lirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete ait “MODA ÇANTA” ibareli markanın mahkeme kararları ile de sabit olunan kullanım sonucunda kazanılmış bir «ayırt edicilik» özelliğinin bulunduğu, "saltModa+ şekil"ibareli davalı şahsa ait markanın “Moda” ibaresinin ilk harfinin büyük yazımı nedeniyle birleşik bir marka olmaktan «ziyade» iki ayrı kelimeden oluşan bir marka izlenimi verdiği, görsel bakımdan “Moda” ibaresinin ilk bakışta daha çok dikkat çekecek şekilde yer aldığının gözlemlendiği, da …
… metleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından «ortalama tüketici» nezdinde 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimali bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan ve benzer olmadığı kanaatine varılan hizmetler üzerinde “SALTMODA” ibaresini gören ortalama düzeyde tüketicinin bu markayı direkt olarak davacı şirketin “MODA ÇANTA” ibareli markaları ile ilişkilendirme ihtimalinin zayıf olduğu , 556 sayılı KHK’nın 8/4 kapsamında yer alan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin kanaat oluşmadığı, davalının «kötüniyetli» olduğu yönünde bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulu ile TPMK YİDK'nın 2017-M-775 sayılı kararının 35.sınıfta yer alan ve yukarıda belirtilen m …
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; davalının başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mal hizmetler bakımından benzerlik bulunduğu, ancak taraf marka işaretleri arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusundaki "salt+şekil" ibaresinin başvuruya bir «ayırt edicilik» kazandırdığı, taraf markalarında ortak unsurun “MODA” ibaresi olduğu ve kelime anlamıyla toplumun tüketim trendlerini belirleyen tüketim anlayışı olarak tanımlandığı, bu nedenle “MODA” ibaresinin giyim ve aksesuar ürünleri ile bu ürünlerin 35.sınıfta yer alan perakendecilik/mağazacılık hizmetleri açısından tanımlayıcı bir ibare olduğu, dolayısıyla "Moda" ibaresi nitelik ve değer belirten işaretlerden olduğundan tanımlayıcı bir ibare olup kimsenin tekeline bırakılamayacağından davalı şahsın “saltModa+şekil" ibaresini marka olarak tescil ettirmesine hukuken bir engel bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesi ile «katılma yoluyla istinaf» başvurusunda bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:katılma yoluyla istinaf · ziya · istinaf incelemesi · kötüniyet
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; davalının başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mal hizmetler bakımından benzerlik bulunduğu, ancak taraf marka işaretleri arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusundaki "salt+şekil" ibaresinin başvuruya bir «ayırt edicilik» kazandırdığı, taraf markalarında ortak unsurun “MODA” ibaresi olduğu ve kelime anlamıyla toplumun tüketim trendlerini belirleyen tüketim anlayışı olarak tanımlandığı, bu nedenle “MODA” ibaresinin giyim ve aksesuar ürünleri ile bu ürünlerin 35.sınıfta yer alan perakendecilik/mağazacılık hizmetleri açısından tanımlayıcı bir ibare olduğu, dolayısıyla "Moda" ibaresi nitelik ve değer belirten işaretlerden olduğundan tanımlayıcı bir ibare olup kimsenin tekeline bırakılamayacağından davalı şahsın “saltModa+şekil" ibaresini marka olarak tescil ettirmesine hukuken bir engel bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesi ile «katılma yoluyla istinaf» başvurusunda bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı k …
… lirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete ait “MODA ÇANTA” ibareli markanın mahkeme kararları ile de sabit olunan kullanım sonucunda kazanılmış bir «ayırt edicilik» özelliğinin bulunduğu, "saltModa+ şekil"ibareli davalı şahsa ait markanın “Moda” ibaresinin ilk harfinin büyük yazımı nedeniyle birleşik bir marka olmaktan «ziyade» iki ayrı kelimeden oluşan bir marka izlenimi verdiği, görsel bakımdan “Moda” ibaresinin ilk bakışta daha çok dikkat çekecek şekilde yer aldığının gözlemlendiği, da …
… metleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından «ortalama tüketici» nezdinde 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimali bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan ve benzer olmadığı kanaatine varılan hizmetler üzerinde “SALTMODA” ibaresini gören ortalama düzeyde tüketicinin bu markayı direkt olarak davacı şirketin “MODA ÇANTA” ibareli markaları ile ilişkilendirme ihtimalinin zayıf olduğu , 556 sayılı KHK’nın 8/4 kapsamında yer alan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin kanaat oluşmadığı, davalının «kötüniyetli» olduğu yönünde bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulu ile TPMK YİDK'nın 2017-M-775 sayılı kararının 35.sınıfta yer alan ve yukarıda belirtilen m …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1771 E. 2019/8199 K.
Ortak:ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… ğerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, müvekkili şirkete ait “moda” ibareli markaların ülke genelinde tanınmış marka olduğunu, ayırt edilme kabiliyeti «son» derece düşük olan MODA ve Avrupa dillerinde deri anlamına gelen PELLE kelimesinden oluşan “MODA PELLE” markasının tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek Türk P …
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını, markalarda orta olarak yer alan "MODA" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığını, markalarda ortak yer alan "MODA" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, dava konusu markanın bütün olarak ele alınması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMarkalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/«son» maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli kimseye bırakılamaz.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalıya ait başvuru markasında yer alan 35/1, 2, 3, 4. sınıf …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3500 E. 2024/1305 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… irkişi raporunda belirtildiği üzere davacının itirazına mesnet 2014/29502 ve 2011/107925 sayılı markaları dava konusu başvuru tarihi itibariyle hükümden düştüğünden «iltibas» değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı, davacının itirazına mesnet diğer markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin dava konusu başvuru kapsamında yer alan 18, 25 ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerle aynı tür olduğu, taraf markalarında "MODA" kelimesinin asıl unsur olarak yer aldığı, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücünün de dikkate alınması gerektiği, markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olan ibarelerin karşılaştırmada dikkate alı …
… ğerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, müvekkili şirkete ait “moda” ibareli markaların ülke genelinde tanınmış marka olduğunu, ayırt edilme kabiliyeti «son» derece düşük olan MODA ve Avrupa dillerinde deri anlamına gelen PELLE kelimesinden oluşan “MODA PELLE” markasının tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek Türk P …
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını, markalarda orta olarak yer alan "MODA" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaTanınırlık ve Algı Araştırması” dokümanlarında davacıya ait markaların ülke genelinde en çok tanınan ve «ayırt edicilik» kazanmış markalar olduğunun tespit edildiğini, “moda çanta” markasını tanıyıp tanımadıkları sorusuna deneklerin %65’inin “evet” yanıtı verdiğini, YİDK kararında da belirtildiği gibi “moda” kelimesinin sektörde yaygın olarak kullanılan bir sözcük olup ayırt edici niteliğe haiz olmadığını, davalı markasını meydana getiren kelime olan “VİP” kelimesinin ise İngilizce “Very İmportant Person” kısaltması olduğunu, Türkiye’de “VİP” kavramının hizmetin ya da malın “ayrıcalıklı” olduğunu belirtmek için kullanıldığını, bu kullanımda “VIP” kelimesinin malın/hizmetin vasfını belirtmek için kullanılan yardımcı bir kelime olduğunu “VIP” kelimesinin davacı markalarının esas unsuru olan “MODA” kelimesine daha çok vurgu yapmakta olduğunu, esaslı unsur olamayacak ve ayırt edilme kabiliyeti «son» derece düşük olan bu iki kelimenin birleşiminden oluşan “VİPMODA” markasının tescilinin hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar veril …
… bunların tüketici tarafından temin edilmesinin de aynı ya da benzer mecralarda olacağını, davalının markasının, müvekkiline ait moda ibareli tanınmış markaları ile «iltibas» yaratacak derecede benzer olup müvekkili markaları ile aynı sınıfta tescil edildiğini, davalının tüketici nezdinde markasının müvekkil markanın seri markası olduğu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · ilan · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; YİDK kararının iptali talebinin reddine, hükümsüzlük konusunda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… htimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “VİPMODA” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/08847 kod numarasını ... başvurunun «ilanı» üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirkete ait “moda” ibareli markalara ilişkin ilamlarda da …
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile YİDK kararının iptali talebinin reddine, davalı ... adına tescilli 2017/08847 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin karar kanun yoluna başvurulmadığı için kesinleşmiş olduğundan hükümsüzlük konusunda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4295 E. 2022/8140 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… irkişi raporunda belirtildiği üzere davacının itirazına mesnet 2014/29502 ve 2011/107925 sayılı markaları dava konusu başvuru tarihi itibariyle hükümden düştüğünden «iltibas» değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı, davacının itirazına mesnet diğer markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin dava konusu başvuru kapsamında yer alan 18, 25 ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerle aynı tür olduğu, taraf markalarında "MODA" kelimesinin asıl unsur olarak yer aldığı, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücünün de dikkate alınması gerektiği, markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olan ibarelerin karşılaştırmada dikkate alı …
… ğerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, müvekkili şirkete ait “moda” ibareli markaların ülke genelinde tanınmış marka olduğunu, ayırt edilme kabiliyeti «son» derece düşük olan MODA ve Avrupa dillerinde deri anlamına gelen PELLE kelimesinden oluşan “MODA PELLE” markasının tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek Türk P …
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını, markalarda orta olarak yer alan "MODA" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… mındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak «ayırt edicilik» vasfının bulunduğu, esasen uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükselmiş olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "vipmoda" ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurun "MODA" sözcüğü olduğu; “vip” kelimesi ise İngilizce bir kelime olup “Çok Önemli Kişi” anlamına gelen İngilizce Very Important Person’un baş harflerinden oluşan bir ibare olduğu, "VİP" ibaresi yanında MODA ibaresinin de ayırt ediciliği «temsil» ettiği, tanımlayıcı veya yardımcı unsur olarak kullanılmış olmadığı, esasen ilk planda MODA ibaresinin göze çarptığı, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin özellikle aynı tür ürün ve hizmetleri kapsaması sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «iltibasa» neden olacak derecede benzer oldukları, başvuru konusu işarette "VİP" ibaresinin yer almasının işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, zira bunun başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, çünkü iki işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli derecede benzerlik bulunduğu, bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının markalarının, başvuru kapsamında yer alan 18.sınıf ürün ve hizmetleri aynen içerdiği, başvuru kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı «dağıtım» kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, bu nedenle aynı tür sayılmaların …
… rlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, başvuru kapsamındaki 18. sınıftaki emtianın davacının iti …
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı · temsil
Benzer bu kararda… mındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak «ayırt edicilik» vasfının bulunduğu, esasen uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükselmiş olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "vipmoda" ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurun "MODA" sözcüğü olduğu; “vip” kelimesi ise İngilizce bir kelime olup “Çok Önemli Kişi” anlamına gelen İngilizce Very Important Person’un baş harflerinden oluşan bir ibare olduğu, "VİP" ibaresi yanında MODA ibaresinin de ayırt ediciliği «temsil» ettiği, tanımlayıcı veya yardımcı unsur olarak kullanılmış olmadığı, esasen ilk planda MODA ibaresinin göze çarptığı, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin özellikle aynı tür ürün ve hizmetleri kapsaması sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «iltibasa» neden olacak derecede benzer oldukları, başvuru konusu işarette "VİP" ibaresinin yer almasının işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, zira bunun başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, çünkü iki işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli derecede benzerlik bulunduğu, bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının markalarının, başvuru kapsamında yer alan 18.sınıf ürün ve hizmetleri aynen içerdiği, başvuru kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı «dağıtım» kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, bu nedenle aynı tür sayılmaların …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6652 E. , 2023/2038 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1740 Esas, 2021/1006 Karar
HÜKÜM
Yeniden esas hakkında hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/115 E., 2019/258 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2014/29502, 2011/07928, 2011/107925, 2010 39505, 2009 23984, 2008 11717, 2005 42074 sayılı "moda", "mdç moda", "moda çanta kemer", "moda çanta", "moda çanta kemer şekil", "moda çanta kemer Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.", "mdç moda" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MODA PELLE” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak davalı Kurumun Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, müvekkili şirkete ait “moda” ibareli markaların ülke genelinde tanınmış marka olduğunu, ayırt edilme kabiliyeti son derece düşük olan MODA ve Avrupa dillerinde deri anlamına gelen PELLE kelimesinden oluşan “MODA PELLE” markasının tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) YİDK’in 2017-M-11029 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını, markalarda orta olarak yer alan "MODA" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; "MODA" ibaresinin piyasada sıklıkla kullanıldığını, taraf markalarının benzer olmadığını, iş yerinin Antalya/Belek'te olup daha çok yabancı müşterilerine ayakkabı sattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "MODA PELLE" ibareli marka başvurusuyla davacının "MODA" ibareli markaları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan tüm mallar / hizmetler yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar / hizmetler için ayırdığı satın alma, faydalanma süresi içerisinde davalının "Moda Pelle" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "MODA" ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, bu mallarda / hizmetlerde ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar algısı oluşabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında dava konusu mallar/hizmetler için mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas, benzerlik oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığını, markalarda ortak yer alan "MODA" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dava konusu markanın bütün olarak ele alınması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ayrıntılı, denetime elverişli ve çelişki bulunmayan bilirkişi raporuna aykırı olarak davacı iddialarına dayalı olarak karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, taraf markalarının benzer olmadığını, markalarda ortak olarak yer alan moda ibaresinin piyasa sıklıkla kullanıldığını, müvekkilinin iş yerinin Antalya/Belek'te olup yabancı müşterilere satış yaptığını, satılan ürünlerin çanta ve kemer dışında farklı ürünler olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının itirazına mesnet 2014/29502 ve 2011/107925 sayılı markaları dava konusu başvuru tarihi itibariyle hükümden düştüğünden iltibas değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı, davacının itirazına mesnet diğer markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin dava konusu başvuru kapsamında yer alan 18, 25 ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerle aynı tür olduğu, taraf markalarında "MODA" kelimesinin asıl unsur olarak yer aldığı, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında markaya konu unsurların ayırt edicilik gücünün de dikkate alınması gerektiği, markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olan ibarelerin karşılaştırmada dikkate alınmaması, tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerektiği, somut olayda “MODA” ibaresi tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğundan ve kimsenin tekeline bırakılabilecek olmadığından davalının başvuru markasında yer alan “PELLE" ibaresinin markaya ayırt edicilik kattığının kabulü gerektiği, davacı tarafça "Pelle" ibaresinin birçok Avrupa dilinde "deri" anlamına geldiği, bu nedenle ayırt edici olmadığı ileri sürülmüşse de İtalyanca olan ve Türkçe'de "deri" anlamına gelen anılan ibarenin ülkemizde yaygın olarak kullanılıp bilindiğinden bahsedilemeyeceği, Mahkemece dava konusu “Moda Pelle” ibareli marka ile davacının itirazına mesnet "Moda Çanta", "Moda Çanta Kemer", "Moda Çanta Kemer San.
ve Tic. Ltd. Şti.", "mdç Moda" ibareli markaları arasında emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşulların gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya ait aynı markalar ile ilgili olarak daha evvel "woody moda" ve "moda luxuary" markalarının dava konusu edildiği dosyalarda verilen Yargıtay kararlarına aykırı karar verildiğini, davanın reddine dair kararın bu iki dosyadaki karar ile çeliştiğini, müvekkili şirketin tanınmış marka olduğunu, bu hususun kesinleşmiş yargı kararları ile de sabit olduğunu, dosyaya sunulan delillerden görüleceği üzere müvekkilinin ülke genelinde tanınırlık seviyesinin yüksek olduğunu, ayırt edilme kabiliyeti son derece düşük olan MODA ve Avrupa dillerinde deri anlamına gelen PELLE kelimesinden oluşan “MODA PELLE” markasının tescilinin mümkün olmadığını, zira daha önce kendileri tarafından "moda" ve "çanta" kelimelerine dair başvurularının marka olabilecek kelimelerden olmadığından davalı Kurum tarafından reddedildiğini, davalı markasının tescilinin hem 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 4 üncü maddesine hem de mülga 556 sayılı KHK'nın 7 ve 8 inci maddelerine aykırı olduğunu, "Deri Modası" gibi bir ibarenin tescili mümkün değilken salt ibare İtalyanca "moda pelle" şeklinde yazıldığı için tescilinin yapıldığını ancak Türkçe olmayan eklerin yabancı dilde de olsa toplumda bilinirliği yüksekse ayırt edici ek sayılamayacağını, "moda" ve "pelle" ibarelerinin tek başına ayırt edici fonksiyonlarının olmadığını belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının marka başvurusuna karşı davacı tarafından yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932735300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz