YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1771 E. 2019/8199 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ ayırt edicilik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; markalardaki ayırt edici işaretlerin ‘’moda’’ ibaresi olduğunu, bu ibarenin markanın bütünü üzerinde bıraktığı etki yönünden markaların 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırmaya yol açaçak düzeyde benzer olduğunu, davalının başvurusunda tescili talep edilen emtia sınıflarının davacı markalarındaki emtia sınıflarıyla benzer olduğu, davacı markalarının tanınmışlığının sonuca etkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı TPMK YİDK'nın 2017-M-253 sayılı kararının iptaline, diğer davalı adına tescil edilen 2015/94423 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karara karşı davalı TPMK vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalıya ait başvuru markasında yer alan 35/1, 2, 3, 4. sınıf hizmetlerin, davacının itiraza dayanak markalarının kapsamında da aynen yer aldığı, 35/5. sınıfta 3, 9, 18, 24 ve 25. sınıf malların satışı hizmetlerine özgülenmiş mağazacılık hizmetlerinin ise davacının 2011/107928 numaralı markasının kapsamında aynen bulunduğu, davacının ayrıca 18 ve 25. sınıf malları kapsayan markalarının da olduğu, bu durumun davalının 35/5. sınıfta 18 ve 25. sınıf malların satışı hizmetlerine özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden de tescile engel oluşturacağı, zira ticari bir malı üretenin bu malı satmasının, hayatın olağan akışının ve ticari hayatın olağan bir sonucu olduğu, taraf markalarının kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin 556 sayılı KHK.'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer bulunduğunun, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda da bildirildiği, tarafların markalarının asıl unsurunun da "MODA" ibaresinden oluştuğu, dolayısıyla mahkemece tarafların markaları arasında, hem kullanılan ibareler hem de emtia yönünden 556 sayılı KHK.'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğunun kabulünde bir isabetsizliğin olmadığı gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esatan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olan ibareler karşılaştırmada dikkate alınmaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerekir. Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/son maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli kimseye bırakılamaz.
Somut olayda; ilk derece mahkemesince davacının itiraza dayanak ''MODA'', ''MODA ÇANTA'', ''MDÇ MODA'', ''MODA ÇANTA KEMER+ŞEKİL'', ''MODA ÇANTA KEMER'', ''MODA ÇANTA KEMER SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.'' ibareli markaları ile davalı ...'e ait ''MODAFEST'' ibareli marka başvurusunun benzer olduğu gerekçesiyle YİDK kararın iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, istinaf mahkemesince davalı kurum başvurusu esastan reddedilmiştir. Ancak, nitelik ve değer belirten işaretlerden olmakla tek başına “MODA” ibaresinin KHK'nın 7/1-c maddesince tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığı, davalının başvuru markasında yer alan “Fest” ibaresinin ise markaya ayırtedicilik katacağının kabul edilmesi gerektiği hususu gözardı edilerek, hatalı değerlendirme ile ilk derece mahkemesince davanın kabulü ve bölge adliye mahkemesince de davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, TPMK YİDK kararının iptali yönünden verilen kararın davalı Kurum yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7103 E. 2022/1437 K.
Ortak:istinaf incelemesi · ayırt edicilik · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalıya ait başvuru markasında yer alan 35/1, 2, 3, 4. sınıf …
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; davalının başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mal hizmetler bakımından benzerlik bulunduğu, ancak taraf marka işaretleri arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusundaki "salt+şekil" ibaresinin başvuruya bir «ayırt edicilik» kazandırdığı, taraf markalarında ortak unsurun “MODA” ibaresi olduğu ve kelime anlamıyla toplumun tüketim trendlerini belirleyen tüketim anlayışı olarak tanımlandığı, bu nedenle “MODA” ibaresinin giyim ve aksesuar ürünleri ile bu ürünlerin 35.sınıfta yer alan perakendecilik/mağazacılık hizmetleri açısından tanımlayıcı bir ibare olduğu, dolayısıyla "Moda" ibaresi nitelik ve değer belirten işaretlerden olduğundan tanımlayıcı bir ibare olup kimsenin tekeline bırakılamayacağından davalı şahsın “saltModa+şekil" ibaresini marka olarak tescil ettirmesine hukuken bir engel bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesi ile «katılma yoluyla istinaf» başvurusunda bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı k …
… lirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete ait “MODA ÇANTA” ibareli markanın mahkeme kararları ile de sabit olunan kullanım sonucunda kazanılmış bir «ayırt edicilik» özelliğinin bulunduğu, "saltModa+ şekil"ibareli davalı şahsa ait markanın “Moda” ibaresinin ilk harfinin büyük yazımı nedeniyle birleşik bir marka olmaktan «ziyade» iki ayrı kelimeden oluşan bir marka izlenimi verdiği, görsel bakımdan “Moda” ibaresinin ilk bakışta daha çok dikkat çekecek şekilde yer aldığının gözlemlendiği, da …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:katılma yoluyla istinaf · ziya · kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · kötüniyet
Benzer bu kararda… metleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından «ortalama tüketici» nezdinde 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimali bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan ve benzer olmadığı kanaatine varılan hizmetler üzerinde “SALTMODA” ibaresini gören ortalama düzeyde tüketicinin bu markayı direkt olarak davacı şirketin “MODA ÇANTA” ibareli markaları ile ilişkilendirme ihtimalinin zayıf olduğu , 556 sayılı KHK’nın 8/4 kapsamında yer alan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin kanaat oluşmadığı, davalının «kötüniyetli» olduğu yönünde bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulu ile TPMK YİDK'nın 2017-M-775 sayılı kararının 35.sınıfta yer alan ve yukarıda belirtilen m …
… lirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete ait “MODA ÇANTA” ibareli markanın mahkeme kararları ile de sabit olunan kullanım sonucunda kazanılmış bir «ayırt edicilik» özelliğinin bulunduğu, "saltModa+ şekil"ibareli davalı şahsa ait markanın “Moda” ibaresinin ilk harfinin büyük yazımı nedeniyle birleşik bir marka olmaktan «ziyade» iki ayrı kelimeden oluşan bir marka izlenimi verdiği, görsel bakımdan “Moda” ibaresinin ilk bakışta daha çok dikkat çekecek şekilde yer aldığının gözlemlendiği, da …
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; davalının başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mal hizmetler bakımından benzerlik bulunduğu, ancak taraf marka işaretleri arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusundaki "salt+şekil" ibaresinin başvuruya bir «ayırt edicilik» kazandırdığı, taraf markalarında ortak unsurun “MODA” ibaresi olduğu ve kelime anlamıyla toplumun tüketim trendlerini belirleyen tüketim anlayışı olarak tanımlandığı, bu nedenle “MODA” ibaresinin giyim ve aksesuar ürünleri ile bu ürünlerin 35.sınıfta yer alan perakendecilik/mağazacılık hizmetleri açısından tanımlayıcı bir ibare olduğu, dolayısıyla "Moda" ibaresi nitelik ve değer belirten işaretlerden olduğundan tanımlayıcı bir ibare olup kimsenin tekeline bırakılamayacağından davalı şahsın “saltModa+şekil" ibaresini marka olarak tescil ettirmesine hukuken bir engel bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesi ile «katılma yoluyla istinaf» başvurusunda bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı k …
… nlerin 35.sınıfta yer alan parekendecilik/mağazacılık hizmetleri açısından tanımlayıcı olduğu ve kimsenin tekeline bırakılamayacağından, ilk derece mahkemesi kararı «kaldırılıp yeniden» hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4295 E. 2022/8140 K.
Ortak:ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMarkalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/«son» maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli kimseye bırakılamaz.
Benzer bu kararda… mındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak «ayırt edicilik» vasfının bulunduğu, esasen uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükselmiş olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "vipmoda" ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurun "MODA" sözcüğü olduğu; “vip” kelimesi ise İngilizce bir kelime olup “Çok Önemli Kişi” anlamına gelen İngilizce Very Important Person’un baş harflerinden oluşan bir ibare olduğu, "VİP" ibaresi yanında MODA ibaresinin de ayırt ediciliği «temsil» ettiği, tanımlayıcı veya yardımcı unsur olarak kullanılmış olmadığı, esasen ilk planda MODA ibaresinin göze çarptığı, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin özellikle aynı tür ürün ve hizmetleri kapsaması sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «iltibasa» neden olacak derecede benzer oldukları, başvuru konusu işarette "VİP" ibaresinin yer almasının işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, zira bunun başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, çünkü iki işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli derecede benzerlik bulunduğu, bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının markalarının, başvuru kapsamında yer alan 18.sınıf ürün ve hizmetleri aynen içerdiği, başvuru kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı «dağıtım» kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, bu nedenle aynı tür sayılmaların …
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/«son» maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli kimseye bırakılamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı · temsil · iltibas
Benzer bu kararda… mındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak «ayırt edicilik» vasfının bulunduğu, esasen uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükselmiş olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "vipmoda" ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurun "MODA" sözcüğü olduğu; “vip” kelimesi ise İngilizce bir kelime olup “Çok Önemli Kişi” anlamına gelen İngilizce Very Important Person’un baş harflerinden oluşan bir ibare olduğu, "VİP" ibaresi yanında MODA ibaresinin de ayırt ediciliği «temsil» ettiği, tanımlayıcı veya yardımcı unsur olarak kullanılmış olmadığı, esasen ilk planda MODA ibaresinin göze çarptığı, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin özellikle aynı tür ürün ve hizmetleri kapsaması sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «iltibasa» neden olacak derecede benzer oldukları, başvuru konusu işarette "VİP" ibaresinin yer almasının işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, zira bunun başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, çünkü iki işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli derecede benzerlik bulunduğu, bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının markalarının, başvuru kapsamında yer alan 18.sınıf ürün ve hizmetleri aynen içerdiği, başvuru kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı «dağıtım» kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, bu nedenle aynı tür sayılmaların …
… rlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, başvuru kapsamındaki 18. sınıftaki emtianın davacının iti …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1771 E. , 2019/8199 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/12/2017 tarih ve 2017/110 E- 2017/614 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 24/01/2019 tarih ve 2018/690 E- 2019/72 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı ...’in "MODAFEST" ibaresili, 2015/94423 numaralı başvurusuna, müvekkilinin 2014/29502, 2011/107928, 2010/39505, 2009/23984, 2008/11717, 2005/42074, 2011/107925 sayılı ve ''MODA'', ''MODA ÇANTA'', ''MDÇ MODA'', ''MODA ÇANTA KEMER+ŞEKİL'', ''MODA ÇANTA KEMER'', ''MODA ÇANTA KEMER SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.'' ibareli markaları ile benzerlik, tanınmışlık nedenine dayalı olarak yaptığı itirazın diğer davalı TPMK'nın 2017-M-253 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, markaların 35.05. sınıf kapsamındaki malların benzer bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmışlığı sebebiyle davalı başvurusunun reddinin gerektiğini ileri sürerek, davalı TPMK YİDK kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; markaların farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; markalardaki ayırt edici işaretlerin ‘’moda’’ ibaresi olduğunu, bu ibarenin markanın bütünü üzerinde bıraktığı etki yönünden markaların 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırmaya yol açaçak düzeyde benzer olduğunu, davalının başvurusunda tescili talep edilen emtia sınıflarının davacı markalarındaki emtia sınıflarıyla benzer olduğu, davacı markalarının tanınmışlığının sonuca etkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı TPMK YİDK'nın 2017-M-253 sayılı kararının iptaline, diğer davalı adına tescil edilen 2015/94423 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karara karşı davalı TPMK vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalıya ait başvuru markasında yer alan 35/1, 2, 3, 4. sınıf hizmetlerin, davacının itiraza dayanak markalarının kapsamında da aynen yer aldığı, 35/5. sınıfta 3, 9, 18, 24 ve 25. sınıf malların satışı hizmetlerine özgülenmiş mağazacılık hizmetlerinin ise davacının 2011/107928 numaralı markasının kapsamında aynen bulunduğu, davacının ayrıca 18 ve 25. sınıf malları kapsayan markalarının da olduğu, bu durumun davalının 35/5. sınıfta 18 ve 25. sınıf malların satışı hizmetlerine özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden de tescile engel oluşturacağı, zira ticari bir malı üretenin bu malı satmasının, hayatın olağan akışının ve ticari hayatın olağan bir sonucu olduğu, taraf markalarının kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin 556 sayılı KHK.'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer bulunduğunun, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda da bildirildiği, tarafların markalarının asıl unsurunun da "MODA" ibaresinden oluştuğu, dolayısıyla mahkemece tarafların markaları arasında, hem kullanılan ibareler hem de emtia yönünden 556 sayılı KHK.'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğunun kabulünde bir isabetsizliğin olmadığı gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esatan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olan ibareler karşılaştırmada dikkate alınmaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerekir. Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/son maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli kimseye bırakılamaz.
Somut olayda; ilk derece mahkemesince davacının itiraza dayanak ''MODA'', ''MODA ÇANTA'', ''MDÇ MODA'', ''MODA ÇANTA KEMER+ŞEKİL'', ''MODA ÇANTA KEMER'', ''MODA ÇANTA KEMER SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.'' ibareli markaları ile davalı ...'e ait ''MODAFEST'' ibareli marka başvurusunun benzer olduğu gerekçesiyle YİDK kararın iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, istinaf mahkemesince davalı kurum başvurusu esastan reddedilmiştir. Ancak, nitelik ve değer belirten işaretlerden olmakla tek başına “MODA” ibaresinin KHK'nın 7/1-c maddesince tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığı, davalının başvuru markasında yer alan “Fest” ibaresinin ise markaya ayırtedicilik katacağının kabul edilmesi gerektiği hususu gözardı edilerek, hatalı değerlendirme ile ilk derece mahkemesince davanın kabulü ve bölge adliye mahkemesince de davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, TPMK YİDK kararının iptali yönünden verilen kararın davalı Kurum yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin TPMK YİDK kararının iptali yönünden verdiği kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/12/2019 tarihinde oybirlirğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561143400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz