Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4295 E. 2022/8140 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr dağıtımı↗ ayırt edicilik↗ temsil↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvuru'nun “VİPMODA” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 18.sınıftaki "İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.)" mallarının bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise "moda", "mdç moda", "moda çanta kemer", "moda çanta", "moda çanta kemer şekil", "moda çanta kemer sanayi ve ticaret ltd. şti., "mdç moda" ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 05, 18, 25, 35.sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, buna göre başvuru kapsamındaki 18.sınıftaki emtianın itiraza dayanak markaların kapsamındaki mallar ile aynı/aynı tür/benzer oldukları tespit ve kabul edildiği, başvuru markasının “vipmoda” şeklinde bir bütün olarak seslendirildiği, davacının markalarının ise “moda” kelimesinin esas unsur olarak kullanıldığı muhtelif kelime ve harf birleşimlerinden oluştuğu; "MODA" kelimenin marka kapsamındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, esasen uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükselmiş olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "vipmoda" ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurun "MODA" sözcüğü olduğu; “vip” kelimesi ise İngilizce bir kelime olup “Çok Önemli Kişi” anlamına gelen İngilizce Very Important Person’un baş harflerinden oluşan bir ibare olduğu, "VİP" ibaresi yanında MODA ibaresinin de ayırt ediciliği temsil ettiği, tanımlayıcı veya yardımcı unsur olarak kullanılmış olmadığı, esasen ilk planda MODA ibaresinin göze çarptığı, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin özellikle aynı tür ürün ve hizmetleri kapsaması sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak iltibasa neden olacak derecede benzer oldukları, başvuru konusu işarette "VİP" ibaresinin yer almasının işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, zira bunun başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, çünkü iki işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli derecede benzerlik bulunduğu, bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının markalarının, başvuru kapsamında yer alan 18.sınıf ürün ve hizmetleri aynen içerdiği, başvuru kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı dağıtım kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, bu nedenle aynı tür sayılmalarının zorunlu bulunduğu, özellikle işletmesel bağlantılandırma ihtimalinin de iltibas kavramı içerisinde değerlendirilmesinin gerekli olmasının da bu sonucu zorunlu kıldığı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2017-M-10143 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2017/08847 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı TPMK vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, başvuru kapsamındaki 18. sınıftaki emtianın davacının itirazına mesnet markalarının kapsamındaki mallar ile aynı/aynı tür/benzer olduğu, davalının başvuru markasının “vipmoda”, davacının markalarının ise “moda” kelimesinin esas unsur olarak kullanıldığı muhtelif kelime ve harf birleşimlerinden oluştuğu, markalardaki asıl ve ayırt edici unsurun "MODA" sözcüğü olduğu, davalının başvurusundaki “vip” kelimesinin, İngilizce'de “Çok Önemli Kişi” anlamına geldiği ve işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkindir. Davacı markaları "moda", "mdç moda", "moda çanta kemer", "moda çanta", "moda çanta kemer şekil", "moda çanta kemer sanayi ve ticaret ltd. şti.", "mdç moda" olup, davalı başvurusu ise “VİPMODA” ibaresidir. Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olan ibareler karşılaştırmada dikkate alınmaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerekir. Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/son maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli kimseye bırakılamaz. Somut olayda, “MODA” ibaresinin tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığı, davalının başvuru markasında yer alan “VİPMODA” ibaresinin ise markaya ayırtedicilik katacağının kabul edilmesi gerektiği hususu gözardı edilerek, hatalı değerlendirme ile ilk derece mahkemesince davanın kabulü ve bölge adliye mahkemesince de davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, TPMK YİDK kararının iptali yönünden verilen kararın davalı kurum yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7103 E. 2022/1437 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… mındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak «ayırt edicilik» vasfının bulunduğu, esasen uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükselmiş olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "vipmoda" ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurun "MODA" sözcüğü olduğu; “vip” kelimesi ise İngilizce bir kelime olup “Çok Önemli Kişi” anlamına gelen İngilizce Very Important Person’un baş harflerinden oluşan bir ibare olduğu, "VİP" ibaresi yanında MODA ibaresinin de ayırt ediciliği «temsil» ettiği, tanımlayıcı veya yardımcı unsur olarak kullanılmış olmadığı, esasen ilk planda MODA ibaresinin göze çarptığı, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin özellikle aynı tür ürün ve hizmetleri kapsaması sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «iltibasa» neden olacak derecede benzer oldukları, başvuru konusu işarette "VİP" ibaresinin yer almasının işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, zira bunun başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, çünkü iki işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli derecede benzerlik bulunduğu, bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının markalarının, başvuru kapsamında yer alan 18.sınıf ürün ve hizmetleri aynen içerdiği, başvuru kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı «dağıtım» kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, bu nedenle aynı tür sayılmaların …
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Benzer bu kararda… lirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete ait “MODA ÇANTA” ibareli markanın mahkeme kararları ile de sabit olunan kullanım sonucunda kazanılmış bir «ayırt edicilik» özelliğinin bulunduğu, "saltModa+ şekil"ibareli davalı şahsa ait markanın “Moda” ibaresinin ilk harfinin büyük yazımı nedeniyle birleşik bir marka olmaktan «ziyade» iki ayrı kelimeden oluşan bir marka izlenimi verdiği, görsel bakımdan “Moda” ibaresinin ilk bakışta daha çok dikkat çekecek şekilde yer aldığının gözlemlendiği, da …
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; davalının başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mal hizmetler bakımından benzerlik bulunduğu, ancak taraf marka işaretleri arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusundaki "salt+şekil" ibaresinin başvuruya bir «ayırt edicilik» kazandırdığı, taraf markalarında ortak unsurun “MODA” ibaresi olduğu ve kelime anlamıyla toplumun tüketim trendlerini belirleyen tüketim anlayışı olarak tanımlandığı, bu nedenle “MODA” ibaresinin giyim ve aksesuar ürünleri ile bu ürünlerin 35.sınıfta yer alan perakendecilik/mağazacılık hizmetleri açısından tanımlayıcı bir ibare olduğu, dolayısıyla "Moda" ibaresi nitelik ve değer belirten işaretlerden olduğundan tanımlayıcı bir ibare olup kimsenin tekeline bırakılamayacağından davalı şahsın “saltModa+şekil" ibaresini marka olarak tescil ettirmesine hukuken bir engel bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesi ile «katılma yoluyla istinaf» başvurusunda bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı k …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:katılma yoluyla istinaf · ziya · istinaf incelemesi · kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · kötüniyet
Benzer bu kararda… metleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından «ortalama tüketici» nezdinde 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimali bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan ve benzer olmadığı kanaatine varılan hizmetler üzerinde “SALTMODA” ibaresini gören ortalama düzeyde tüketicinin bu markayı direkt olarak davacı şirketin “MODA ÇANTA” ibareli markaları ile ilişkilendirme ihtimalinin zayıf olduğu , 556 sayılı KHK’nın 8/4 kapsamında yer alan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin kanaat oluşmadığı, davalının «kötüniyetli» olduğu yönünde bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulu ile TPMK YİDK'nın 2017-M-775 sayılı kararının 35.sınıfta yer alan ve yukarıda belirtilen m …
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; davalının başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mal hizmetler bakımından benzerlik bulunduğu, ancak taraf marka işaretleri arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusundaki "salt+şekil" ibaresinin başvuruya bir «ayırt edicilik» kazandırdığı, taraf markalarında ortak unsurun “MODA” ibaresi olduğu ve kelime anlamıyla toplumun tüketim trendlerini belirleyen tüketim anlayışı olarak tanımlandığı, bu nedenle “MODA” ibaresinin giyim ve aksesuar ürünleri ile bu ürünlerin 35.sınıfta yer alan perakendecilik/mağazacılık hizmetleri açısından tanımlayıcı bir ibare olduğu, dolayısıyla "Moda" ibaresi nitelik ve değer belirten işaretlerden olduğundan tanımlayıcı bir ibare olup kimsenin tekeline bırakılamayacağından davalı şahsın “saltModa+şekil" ibaresini marka olarak tescil ettirmesine hukuken bir engel bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesi ile «katılma yoluyla istinaf» başvurusunda bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı k …
… lirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirkete ait “MODA ÇANTA” ibareli markanın mahkeme kararları ile de sabit olunan kullanım sonucunda kazanılmış bir «ayırt edicilik» özelliğinin bulunduğu, "saltModa+ şekil"ibareli davalı şahsa ait markanın “Moda” ibaresinin ilk harfinin büyük yazımı nedeniyle birleşik bir marka olmaktan «ziyade» iki ayrı kelimeden oluşan bir marka izlenimi verdiği, görsel bakımdan “Moda” ibaresinin ilk bakışta daha çok dikkat çekecek şekilde yer aldığının gözlemlendiği, da …
… nlerin 35.sınıfta yer alan parekendecilik/mağazacılık hizmetleri açısından tanımlayıcı olduğu ve kimsenin tekeline bırakılamayacağından, ilk derece mahkemesi kararı «kaldırılıp yeniden» hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6020 E. 2024/2458 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… mındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak «ayırt edicilik» vasfının bulunduğu, esasen uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükselmiş olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "vipmoda" ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurun "MODA" sözcüğü olduğu; “vip” kelimesi ise İngilizce bir kelime olup “Çok Önemli Kişi” anlamına gelen İngilizce Very Important Person’un baş harflerinden oluşan bir ibare olduğu, "VİP" ibaresi yanında MODA ibaresinin de ayırt ediciliği «temsil» ettiği, tanımlayıcı veya yardımcı unsur olarak kullanılmış olmadığı, esasen ilk planda MODA ibaresinin göze çarptığı, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin özellikle aynı tür ürün ve hizmetleri kapsaması sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «iltibasa» neden olacak derecede benzer oldukları, başvuru konusu işarette "VİP" ibaresinin yer almasının işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, zira bunun başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, çünkü iki işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli derecede benzerlik bulunduğu, bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının markalarının, başvuru kapsamında yer alan 18.sınıf ürün ve hizmetleri aynen içerdiği, başvuru kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı «dağıtım» kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, bu nedenle aynı tür sayılmaların …
… rlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, başvuru kapsamındaki 18. sınıftaki emtianın davacının iti …
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Benzer bu kararda… iresi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuruda farklı olarak yer verilen "tango" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» çok düşük olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olmaları nedeniyle de başvurunun reddi gerektiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2018-M-3293 sayılı kararının 18. sın …
İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "MODA" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu ve bu ibarenin markalarda ortak olarak yer almasının iltibasa yol açmayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddin …
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iptal davası · kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · kötüniyet
Benzer bu kararda… ulüne karar verildiği halde İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı gerçek kişiler tarafından istinaf edilmediği, davalı ...'in istinaf itirazları ile YİDK kararının «iptali davası» yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalıları ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıtılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, YİDK kararının iptali istemli davanın reddine, markanın hükümsüzlüğü istemli davanın kabulü ile dava konusu 2017/53587 sayılı mark …
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait "moda tango moda, tango ile başlar" markanın bir bütün olarak değerlendirildiğinde ayırt edici özelliğe sahip olduğunu, tescil edilmiş olmasında yasaya aykırı bir durum bulunmadığını savunarak haksız ve «kötüniyetli» davanın reddini istemiştir.
… haiz olmadığını, davalı markasını meydana getiren "TANGO" ibaresinin ise ayırt edilme kabiliyetinin düşük olduğunun, "moda tango moda, tango ile başlar" markasının «ayırt ediciliği» olmamakla bu markanın tescilinin hukuken mümkün olmadığını, davalının, tüketici nezdinde markasının müvekkili markanın seri marka olduğu yönünde algı yaratmak ve müvekkili markasının piyasadaki tanınmışlığından faydalanmak amacı ile "moda tango moda, tango ile başlar" markasının tescilini talep ettiğini, davalının ve müvekkilinin sattığı çantaların lüks olmadığı, uygun fiyatlı ürünler olduğu gözönünde bulundurulduğunda dikkat düzeyi düşük «ortalama tüketicinin» markaları karıştırmasının yüksek bir ihtimal olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olması sebebiyle davalının tescil talebinin sınıf ayrımı gözetilmeden reddedil …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1771 E. 2019/8199 K.
Ortak:ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… mındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak «ayırt edicilik» vasfının bulunduğu, esasen uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükselmiş olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "vipmoda" ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurun "MODA" sözcüğü olduğu; “vip” kelimesi ise İngilizce bir kelime olup “Çok Önemli Kişi” anlamına gelen İngilizce Very Important Person’un baş harflerinden oluşan bir ibare olduğu, "VİP" ibaresi yanında MODA ibaresinin de ayırt ediciliği «temsil» ettiği, tanımlayıcı veya yardımcı unsur olarak kullanılmış olmadığı, esasen ilk planda MODA ibaresinin göze çarptığı, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin özellikle aynı tür ürün ve hizmetleri kapsaması sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «iltibasa» neden olacak derecede benzer oldukları, başvuru konusu işarette "VİP" ibaresinin yer almasının işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, zira bunun başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, çünkü iki işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli derecede benzerlik bulunduğu, bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının markalarının, başvuru kapsamında yer alan 18.sınıf ürün ve hizmetleri aynen içerdiği, başvuru kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı «dağıtım» kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, bu nedenle aynı tür sayılmaların …
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/«son» maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli kimseye bırakılamaz.
Benzer bu karardaMarkalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/«son» maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli kimseye bırakılamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalıya ait başvuru markasında yer alan 35/1, 2, 3, 4. sınıf …
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5724 E. 2023/5622 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… mındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak «ayırt edicilik» vasfının bulunduğu, esasen uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükselmiş olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "vipmoda" ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurun "MODA" sözcüğü olduğu; “vip” kelimesi ise İngilizce bir kelime olup “Çok Önemli Kişi” anlamına gelen İngilizce Very Important Person’un baş harflerinden oluşan bir ibare olduğu, "VİP" ibaresi yanında MODA ibaresinin de ayırt ediciliği «temsil» ettiği, tanımlayıcı veya yardımcı unsur olarak kullanılmış olmadığı, esasen ilk planda MODA ibaresinin göze çarptığı, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin özellikle aynı tür ürün ve hizmetleri kapsaması sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «iltibasa» neden olacak derecede benzer oldukları, başvuru konusu işarette "VİP" ibaresinin yer almasının işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, zira bunun başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, çünkü iki işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli derecede benzerlik bulunduğu, bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının markalarının, başvuru kapsamında yer alan 18.sınıf ürün ve hizmetleri aynen içerdiği, başvuru kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı «dağıtım» kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, bu nedenle aynı tür sayılmaların …
… rlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, başvuru kapsamındaki 18. sınıftaki emtianın davacının iti …
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Benzer bu karardaÇanta” markasının, 18. sınıf malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden kullanım yoluyla «ayırt ediciliği» bulunmakta olup, «iltibas» değerlendirmesinde bu durumun gözetilmesi gerektiği, buna göre, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi, dava konusu marka başvurusunda da asli u …
… ri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden, kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandığından, bu hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmaktadır.
… n itiraz markalarının hiçbirisinde yer almayan “salt” gibi sözcük/ibarenin mevcut olduğunu, ihtilaf konusu markalarda ortak unsur şeklinde yer alan “...” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, dava konusu YİDK kararının usule ve yasaya uygun olduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak
Benzer bu karardaTemyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4295 E. , 2022/8140 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04.04.2019 tarih ve 2018/44 E. - 2019/137 K. sayılı kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.02.2021 tarih ve 2019/920 E. - 2021/151 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2014/29502, 2011/07928, 2011/107925, 2010/39505, 2009/ 23984, 2008/11717, 2005/42074 sayılı "moda", "mdç moda", "moda çanta kemer", "moda çanta", "moda çanta kemer şekil", "moda çanta kemer sanayi ve ticaret ltd. şti.", "mdç moda" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “VİPMODA” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/08847 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirkete ait “moda” ibareli markalara ilişkin ilamlarda davacıya ait “moda” ibareli markaların ülke genelinde tanınmış marka olduğunun sabit görüldüğünü, 2010 ve 2017 tarihli “Moda Çanta Kemer Tanınırlık ve Algı Araştırması” dokümanlarında davacıya ait markaların ülke genelinde en çok tanınan ve ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunun tespit edildiğini, “moda çanta” markasını tanıyıp tanımadıkları sorusuna deneklerin %65’inin “evet” yanıtı verdiğini, YİDK kararında da belirtildiği gibi “moda” kelimesinin sektörde yaygın olarak kullanılan bir sözcük olup ayırt edici niteliğe haiz olmadığını, davalı markasını meydana getiren kelime olan “VİP” kelimesinin ise İngilizce “Very İmportant Person” kısaltması olduğunu, Türkiye’de “VİP” kavramının hizmetin ya da malın “ayrıcalıklı” olduğunu belirtmek için kullanıldığını, bu kullanımda “VIP” kelimesinin malın/hizmetin vasfını belirtmek için kullanılan yardımcı bir kelime olduğunu “VIP” kelimesinin davacı markalarının esas unsuru olan “MODA” kelimesine daha çok vurgu yapmakta olduğunu, esaslı unsur olamayacak ve ayırt edilme kabiliyeti son derece düşük olan bu iki kelimenin birleşiminden oluşan “VİPMODA” markasının tescilinin hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek Türk Patent ve Marka Kurumu YİDK’nın 2018-M-10143 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Özdenir davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvuru'nun “VİPMODA” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 18.sınıftaki "İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.)" mallarının bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise "moda", "mdç moda", "moda çanta kemer", "moda çanta", "moda çanta kemer şekil", "moda çanta kemer sanayi ve ticaret ltd.
şti., "mdç moda" ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 05, 18, 25, 35.sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, buna göre başvuru kapsamındaki 18.sınıftaki emtianın itiraza dayanak markaların kapsamındaki mallar ile aynı/aynı tür/benzer oldukları tespit ve kabul edildiği, başvuru markasının “vipmoda” şeklinde bir bütün olarak seslendirildiği, davacının markalarının ise “moda” kelimesinin esas unsur olarak kullanıldığı muhtelif kelime ve harf birleşimlerinden oluştuğu; "MODA" kelimenin marka kapsamındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, esasen uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükselmiş olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "vipmoda" ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurun "MODA" sözcüğü olduğu;
“vip” kelimesi ise İngilizce bir kelime olup “Çok Önemli Kişi” anlamına gelen İngilizce Very Important Person’un baş harflerinden oluşan bir ibare olduğu, "VİP" ibaresi yanında MODA ibaresinin de ayırt ediciliği temsil ettiği, tanımlayıcı veya yardımcı unsur olarak kullanılmış olmadığı, esasen ilk planda MODA ibaresinin göze çarptığı, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin özellikle aynı tür ürün ve hizmetleri kapsaması sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak iltibasa neden olacak derecede benzer oldukları, başvuru konusu işarette "VİP" ibaresinin yer almasının işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, zira bunun başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, çünkü iki işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli derecede benzerlik bulunduğu, bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının markalarının, başvuru kapsamında yer alan 18.sınıf ürün ve hizmetleri aynen içerdiği, başvuru kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı dağıtım kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, bu nedenle aynı tür sayılmalarının zorunlu bulunduğu, özellikle işletmesel bağlantılandırma ihtimalinin de iltibas kavramı içerisinde değerlendirilmesinin gerekli olmasının da bu sonucu zorunlu kıldığı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2017-M-10143 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2017/08847 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı TPMK vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, başvuru kapsamındaki 18. sınıftaki emtianın davacının itirazına mesnet markalarının kapsamındaki mallar ile aynı/aynı tür/benzer olduğu, davalının başvuru markasının “vipmoda”, davacının markalarının ise “moda” kelimesinin esas unsur olarak kullanıldığı muhtelif kelime ve harf birleşimlerinden oluştuğu, markalardaki asıl ve ayırt edici unsurun "MODA" sözcüğü olduğu, davalının başvurusundaki “vip” kelimesinin, İngilizce'de “Çok Önemli Kişi” anlamına geldiği ve işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkindir. Davacı markaları "moda", "mdç moda", "moda çanta kemer", "moda çanta", "moda çanta kemer şekil", "moda çanta kemer sanayi ve ticaret ltd. şti.", "mdç moda" olup, davalı başvurusu ise “VİPMODA” ibaresidir. Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olan ibareler karşılaştırmada dikkate alınmaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerekir.
Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/son maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli kimseye bırakılamaz. Somut olayda, “MODA” ibaresinin tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığı, davalının başvuru markasında yer alan “VİPMODA” ibaresinin ise markaya ayırtedicilik katacağının kabul edilmesi gerektiği hususu gözardı edilerek, hatalı değerlendirme ile ilk derece mahkemesince davanın kabulü ve bölge adliye mahkemesince de davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, TPMK YİDK kararının iptali yönünden verilen kararın davalı kurum yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı kuruma iadesine, 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/868139100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz