Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2079 E. 2023/2475 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişiliğin ihyası↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ re'sen terkin↗ ihya davası↗ hukuki menfaat↗ yasal hasım↗ ticaret sicili tescili↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/324 E. 2022/511 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; TA-HA-SAN Çelik San. ve Tic. Ltd. Şti. 'ne ait işyerinde çalışan M. E. isimli işçiye geçirdiği iş kazası sonucu bağlanan peşin sermaye değerli gelir ile ödenen geçici iş göremezlik ödemesi ve tedavi masraflarının rücuan tahsili için dava açıldığını, yargılama sırasında şirketin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici yedinci maddesi uyarınca 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinde re'sen silindiğinin tescil edildiğinin anlaşılması üzerine mahkemece ihya davası açılması için taraflarına yetki verildiğini, söz konusu davada taraf teşkili sağlamak ve yargılamaya devam edebilmek için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, davanın 5 yıllık süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın süre yönünden reddine karar verilmesine, müdürlüğün açılan davada yasal hasım olduğundan tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazası sonucu yaralanma nedeniyle dava dışı sigortalı için ödenenin tazmini amacıyla ihyası istenen şirket aleyhine dava açıldığı, davanın yürüyebilmesi ve dava sonucunda alacağın tahsili yönünde karar verilmesi halinde bu kararın gereğinin yerine getirilebilmesi için sicilden kaydı silinen şirketin ihyası gerektiğinden davacının işbu davayı açmakta hukuki menfaatinin olduğu, tasfiye memuru atanması gerektiği, davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulü ile Ankara 17. İş Mahkemesinin 2020/221 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına ve Ticaret Siciline Tesciline, tasfiye memuru atanmasına, tasfiye ücretinin ihyasına karar verilen şirketten alınmasına davalı yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin ihyası kararı yerinde olmakla birlikte tasfiye memuru atanması hatalı olduğunu, atanacaksa da şirketin son temsilcisinin atanmasının gerektiğini, terkin usulsüz olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin oda kaydından ötürü re'sen sicilden terkin edilmesi sebebi ise, kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.09.2018 tarih ve 2018/2834 E., 2018/5605 K. sayılı emsal içtihatı) davalı ... Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmekle davanın açılmasına sebebiyet verdiği, ilk derece mahkemesince davalının yargılama giderleri ve harçtan sorumlu tutulması gerekirken davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli görülmediği gerekçesiyle davacı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin dolduğunu, bu hususta emsal içtihatların bulunduğunu, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, terkin işleminin usul ve yasalara uygun yapıldığını, ek tasfiye kararı ve tasfiye memuru atanması kararı verilmesi gerektiğini, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicilinden re'sen terkin olunan şirket tüzel kişiliğinin ihyası istemine istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri ile geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1400 E. 2023/1724 K.
Ortak:re'sen terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… ARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazası sonucu yaralanma nedeniyle dava dışı sigortalı için ödenenin tazmini amacıyla «ihyası» istenen şirket aleyhine dava açıldığı, davanın yürüyebilmesi ve dava sonucunda alacağın tahsili yönünde karar verilmesi halinde bu kararın gereğinin yerine getirilebilmesi için sicilden «kaydı» silinen «şirketin ihyası» gerektiğinden davacının işbu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» olduğu, «tasfiye memuru atanması» gerektiği, davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulü ile Ankara 17.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «şirketin ihyası» kararı yerinde olmakla birlikte «tasfiye memuru atanması» hatalı olduğunu, atanacaksa da şirketin «son» «temsilcisinin» atanmasının gerektiğini, «terkin» usulsüz olduğundan «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İş Mahkemesinin 2020/221 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına» ve Ticaret Siciline Tesciline, «tasfiye memuru atanmasına», tasfiye ücretinin ihyasına karar verilen şirketten alınmasına davalı «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı Kurum «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, davacının alacağı sebebiyle «ihya» istemekte «hukuki yararı» bulunmadığını, ihya talebine dayanak yapılan alacak davasıyla sınırlı olarak ihya kararı verilmesi ve «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «terkin» işlemini usulüne uygun olarak gerçekleştiren ve «yasal hasım» konumunda bulunan müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumun «ihyası» talep edilen şirketi oda «kaydının» silindiğinden bahisle re'sen ticaret «sicilden terkin» ettiği, ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde terkin sebeplerinin tadadi olarak düzenlediği, oda kaydının silinmesinin tadadi olarak belirtilen sebepler arasında yer almadığı, ayrıca terkin işlemlerinin yapıldığı sırada ihyası talep edilen şirketin devam eden bir davasının olduğu, dava 5 yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açılmış ise de terkin işleminin belirtilen sebeplerle hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından hak düşürücü süreye ilişkin Kanun hükmünün somut olayda …
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Şirketin ihyası | Şirketin ihyası | Ticaret sicil tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15483 E. 2011/6202 K.
Ortak:yasal hasım · ticaret sicili tescili · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · hukuki yarar · yargılama gideri · ticaret sicili · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazası sonucu yaralanma nedeniyle dava dışı sigortalı için ödenenin tazmini amacıyla «ihyası» istenen şirket aleyhine dava açıldığı, davanın yürüyebilmesi ve dava sonucunda alacağın tahsili yönünde karar verilmesi halinde bu kararın gereğinin yerine getirilebilmesi için sicilden «kaydı» silinen «şirketin ihyası» gerektiğinden davacının işbu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» olduğu, «tasfiye memuru atanması» gerektiği, davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulü ile Ankara 17.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, davanın 5 yıllık süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın süre yönünden reddine karar verilmesine, müdürlüğün açılan davada «yasal hasım» olduğundan tarafları aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
Benzer bu kararda2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, bu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil müdürlüğü» «yasal hasım» konumunda bulunmakla, davanın açılmasına kendisi sebebiyet vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «şirketin tasfiyesinden» önce davacı tarafından «alacak davası» açıldığı, şirketin ihyasının istenmesinde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin ihyasına, «ticaret sicile tesciline» karar verilmiştir.
Bu nedenle, sicil aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerekirken, aksine hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · alacak davası · anonim şirket
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «şirketin tasfiyesinden» önce davacı tarafından «alacak davası» açıldığı, şirketin ihyasının istenmesinde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin ihyasına, «ticaret sicile tesciline» karar verilmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, bu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil müdürlüğü» «yasal hasım» konumunda bulunmakla, davanın açılmasına kendisi sebebiyet vermemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2079 E. , 2023/2475 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1901 Esas - 2022/1778 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/324 E. 2022/511 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; TA-HA-SAN Çelik San. ve Tic. Ltd. Şti. 'ne ait işyerinde çalışan M. E. isimli işçiye geçirdiği iş kazası sonucu bağlanan peşin sermaye değerli gelir ile ödenen geçici iş göremezlik ödemesi ve tedavi masraflarının rücuan tahsili için dava açıldığını, yargılama sırasında şirketin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici yedinci maddesi uyarınca 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinde re'sen silindiğinin tescil edildiğinin anlaşılması üzerine mahkemece ihya davası açılması için taraflarına yetki verildiğini, söz konusu davada taraf teşkili sağlamak ve yargılamaya devam edebilmek için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, davanın 5 yıllık süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın süre yönünden reddine karar verilmesine, müdürlüğün açılan davada yasal hasım olduğundan tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazası sonucu yaralanma nedeniyle dava dışı sigortalı için ödenenin tazmini amacıyla ihyası istenen şirket aleyhine dava açıldığı, davanın yürüyebilmesi ve dava sonucunda alacağın tahsili yönünde karar verilmesi halinde bu kararın gereğinin yerine getirilebilmesi için sicilden kaydı silinen şirketin ihyası gerektiğinden davacının işbu davayı açmakta hukuki menfaatinin olduğu, tasfiye memuru atanması gerektiği, davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulü ile Ankara 17. İş Mahkemesinin 2020/221 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına ve Ticaret Siciline Tesciline, tasfiye memuru atanmasına, tasfiye ücretinin ihyasına karar verilen şirketten alınmasına davalı yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin ihyası kararı yerinde olmakla birlikte tasfiye memuru atanması hatalı olduğunu, atanacaksa da şirketin son temsilcisinin atanmasının gerektiğini, terkin usulsüz olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin oda kaydından ötürü re'sen sicilden terkin edilmesi sebebi ise, kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.09.2018 tarih ve 2018/2834 E., 2018/5605 K. sayılı emsal içtihatı) davalı ... Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmekle davanın açılmasına sebebiyet verdiği, ilk derece mahkemesince davalının yargılama giderleri ve harçtan sorumlu tutulması gerekirken davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli görülmediği gerekçesiyle davacı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin dolduğunu, bu hususta emsal içtihatların bulunduğunu, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, terkin işleminin usul ve yasalara uygun yapıldığını, ek tasfiye kararı ve tasfiye memuru atanması kararı verilmesi gerektiğini, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicilinden re'sen terkin olunan şirket tüzel kişiliğinin ihyası istemine istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri ile geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932686800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz