Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1959 E. 2023/2474 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet tespiti davası↗ ek tasfiye işlemleri↗ ihya davası↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ tespit davası↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ alacak davası↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/596 E., 2021/927 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ihyası istenen şirkette 17.01.2012 yılında tasfiye edilerek sicilden silinmesine kadar çalıştığını, ihyası istenen şirkette çalıştığı dönemde sigortasının yapılmadığını, bu sebeple taraflarınca hizmet tespiti davası açıldığını ve Ankara 5. İş Mahkemesinin 2020/55 E. sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, yargılamada taraflarına şirketin ihyası davası açmak ve şirketi davaya dahil etmek için süre verildiğini, tasfiye edilmiş olan şirkete ilişkin ihya davası açmak için hukuki yararının olduğunu, şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 inci maddesi gereğince ihyasına, yeni bir tasfiye memuru atayarak tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 81784 sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde Ankara El Cerrahi Merkezi Tic. Ltd. Şti.'nin 20.01.2012 tarihinde ticaret sicilinde yapılan ilan ile tasfiyesinin sona erdiğini, tasfiye memurluğuna ...'in seçildiğini ve ilan olunduğunu, terkin işleminin usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin borç, alacak ve davalarının müdürlüklerince bilinmesinin mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği kendisine husumet düşen sicil memurluğunun davanın kabulüne karar verilmesi halinde yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya uygun bulunmadığının belirterek davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yeniden ihyası talep edilen şirketin, gerçekte tasfiye işlemlerinin tamamlanmamış ve yasal tasfiye koşullarının tamamen yerine getirilmemiş bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette hak sahibi olduğu iddiasıyla dava açmış bulunan davacının açtığı davaların devam ettirilerek sonuçlandırılması ve bu davalar konusunun da tasfiye kapsamında işleme tabi tutulması gerektiği, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirkette terkinden önce görevli olan, davalı ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; zorunlu tasfiye için gerekli şartların bulunmadığını, Mahkemenin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gerekçesini dikkate almadığını, tasfiye işlemleri gerçek olarak tamamlanmamış ve tasfiyede gereken hususlar eksik bırakılmışsa ancak şirketin ihya edilebileceğini, mahkemenin eksik tasfiye olup olmadığını araştırmadan hüküm kurduğunu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanunu'nun 547 nci maddesi kapsamında dava dışı şirketin ihyası istemine istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanunu'nun 547 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.
Ortak:yargılama giderleri · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin
İncelediğiniz karardaŞti.'nin 20.01.2012 tarihinde ticaret sicilinde yapılan «ilan» ile tasfiyesinin sona erdiğini, «tasfiye» memurluğuna ...'in seçildiğini ve ilan olunduğunu, «terkin» işleminin usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin borç, alacak ve davalarının müdürlüklerince bilinmesinin mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği kendisine «husumet» düşen sicil memurluğunun davanın kabulüne karar verilmesi halinde «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya uygun bulunmadığının belirterek davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini istemiştir.
İş Mahkemesinin 2020/55 E. sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, yargılamada taraflarına «şirketin ihyası davası» açmak ve şirketi davaya «dahil» etmek için süre verildiğini, «tasfiye» edilmiş olan şirkete ilişkin ihya davası açmak için «hukuki yararının» olduğunu, şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 inci maddesi gereğince ihyasına, yeni bir «tasfiye memuru» atayarak tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yeniden «ihyası» talep edilen şirketin, gerçekte «tasfiye» işlemlerinin tamamlanmamış ve yasal tasfiye koşullarının tamamen yerine getirilmemiş bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette hak sahibi olduğu iddiasıyla dava açmış bulunan davacının açtığı davaların devam ettirilerek sonuçlandırılması ve bu davalar konusunun da tasfiye kapsamında işleme tabi tutulması gerektiği, davacının davayı açmakta «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirkette terkinden önce «görevli» olan, davalı ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · yasal hasım · sicilden terkin · derdestlik · fesih · cy/cy kaydı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
2-Davacının temyizine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden, «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
Müdürlüğü dışındaki diğer davalının sorumlu alacağı gözetilmeksizin davacı üzerinde bırakılması ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi isabetli görülmediğinden, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Şirketin ihyası | Kooperatifin ihyasını
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/913 E. 2018/7513 K.
Ortak:şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · ilan
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesinin 2020/55 E. sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, yargılamada taraflarına «şirketin ihyası davası» açmak ve şirketi davaya «dahil» etmek için süre verildiğini, «tasfiye» edilmiş olan şirkete ilişkin ihya davası açmak için «hukuki yararının» olduğunu, şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 inci maddesi gereğince ihyasına, yeni bir «tasfiye memuru» atayarak tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Şti.'nin 20.01.2012 tarihinde ticaret sicilinde yapılan «ilan» ile tasfiyesinin sona erdiğini, «tasfiye» memurluğuna ...'in seçildiğini ve ilan olunduğunu, «terkin» işleminin usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin borç, alacak ve davalarının müdürlüklerince bilinmesinin mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği kendisine «husumet» düşen sicil memurluğunun davanın kabulüne karar verilmesi halinde «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya uygun bulunmadığının belirterek davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yeniden «ihyası» talep edilen şirketin, gerçekte «tasfiye» işlemlerinin tamamlanmamış ve yasal tasfiye koşullarının tamamen yerine getirilmemiş bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette hak sahibi olduğu iddiasıyla dava açmış bulunan davacının açtığı davaların devam ettirilerek sonuçlandırılması ve bu davalar konusunun da tasfiye kapsamında işleme tabi tutulması gerektiği, davacının davayı açmakta «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirkette terkinden önce «görevli» olan, davalı ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek «tasfiye» için «yeniden tesciline» karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için «son» «tasfiye memurlarını» veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve «ilan» ettirir." hükmünü haiz olup, mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesinin yanı sıra 6102 sayılı ...'nın 547/2. maddesi uyarınca «tasfiye memuru atanması» ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davalı «tasfiye memuru» ... vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAncak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek «tasfiye» için «yeniden tesciline» karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için «son» «tasfiye memurlarını» veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve «ilan» ettirir." hükmünü haiz olup, mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesinin yanı sıra 6102 sayılı ...'nın 547/2. maddesi uyarınca «tasfiye memuru atanması» ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14639 E. 2017/130 K.
Ortak:tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · ek tasfiye · ilan
İncelediğiniz karardaŞti.'nin 20.01.2012 tarihinde ticaret sicilinde yapılan «ilan» ile tasfiyesinin sona erdiğini, «tasfiye» memurluğuna ...'in seçildiğini ve ilan olunduğunu, «terkin» işleminin usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin borç, alacak ve davalarının müdürlüklerince bilinmesinin mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği kendisine «husumet» düşen sicil memurluğunun davanın kabulüne karar verilmesi halinde «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya uygun bulunmadığının belirterek davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini istemiştir.
İş Mahkemesinin 2020/55 E. sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, yargılamada taraflarına «şirketin ihyası davası» açmak ve şirketi davaya «dahil» etmek için süre verildiğini, «tasfiye» edilmiş olan şirkete ilişkin ihya davası açmak için «hukuki yararının» olduğunu, şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 inci maddesi gereğince ihyasına, yeni bir «tasfiye memuru» atayarak tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yeniden «ihyası» talep edilen şirketin, gerçekte «tasfiye» işlemlerinin tamamlanmamış ve yasal tasfiye koşullarının tamamen yerine getirilmemiş bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette hak sahibi olduğu iddiasıyla dava açmış bulunan davacının açtığı davaların devam ettirilerek sonuçlandırılması ve bu davalar konusunun da tasfiye kapsamında işleme tabi tutulması gerektiği, davacının davayı açmakta «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirkette terkinden önce «görevli» olan, davalı ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece ek «tasfiye» için şirketin ihyasına, tescil ve «ilanına», davalı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına ve «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece dava kabul edildiğine ve şirketin ihyasına karar verildiğine göre bu tür davalarda «yargılama giderinin» «tasfiye memuru» olan davalı ...'a yüklenmesi gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, bu yön gözetilmeden «yargılama giderlerinin» ve «vekalet ücretinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya ve davanın niteliğine uygun görülmediğinden mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece ek «tasfiye» için şirketin ihyasına, tescil ve «ilanına», davalı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına ve «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece dava kabul edildiğine ve şirketin ihyasına karar verildiğine göre bu tür davalarda «yargılama giderinin» «tasfiye memuru» olan davalı ...'a yüklenmesi gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1959 E. , 2023/2474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/733 Esas, 2022/1759 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/596 E., 2021/927 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ihyası istenen şirkette 17.01.2012 yılında tasfiye edilerek sicilden silinmesine kadar çalıştığını, ihyası istenen şirkette çalıştığı dönemde sigortasının yapılmadığını, bu sebeple taraflarınca hizmet tespiti davası açıldığını ve Ankara 5. İş Mahkemesinin 2020/55 E. sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, yargılamada taraflarına şirketin ihyası davası açmak ve şirketi davaya dahil etmek için süre verildiğini, tasfiye edilmiş olan şirkete ilişkin ihya davası açmak için hukuki yararının olduğunu, şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 inci maddesi gereğince ihyasına, yeni bir tasfiye memuru atayarak tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 81784 sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde Ankara El Cerrahi Merkezi Tic. Ltd. Şti.'nin 20.01.2012 tarihinde ticaret sicilinde yapılan ilan ile tasfiyesinin sona erdiğini, tasfiye memurluğuna ...'in seçildiğini ve ilan olunduğunu, terkin işleminin usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin borç, alacak ve davalarının müdürlüklerince bilinmesinin mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği kendisine husumet düşen sicil memurluğunun davanın kabulüne karar verilmesi halinde yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya uygun bulunmadığının belirterek davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yeniden ihyası talep edilen şirketin, gerçekte tasfiye işlemlerinin tamamlanmamış ve yasal tasfiye koşullarının tamamen yerine getirilmemiş bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette hak sahibi olduğu iddiasıyla dava açmış bulunan davacının açtığı davaların devam ettirilerek sonuçlandırılması ve bu davalar konusunun da tasfiye kapsamında işleme tabi tutulması gerektiği, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirkette terkinden önce görevli olan, davalı ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; zorunlu tasfiye için gerekli şartların bulunmadığını, Mahkemenin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gerekçesini dikkate almadığını, tasfiye işlemleri gerçek olarak tamamlanmamış ve tasfiyede gereken hususlar eksik bırakılmışsa ancak şirketin ihya edilebileceğini, mahkemenin eksik tasfiye olup olmadığını araştırmadan hüküm kurduğunu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanunu'nun 547 nci maddesi kapsamında dava dışı şirketin ihyası istemine istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanunu'nun 547 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932684200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz