Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1912 E. 2023/2055 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürünün sorumluluğu↗ katma değer vergisi (kdv)↗ şirket müdürünün sorumluluğu↗ limited şirket müdürü↗ sahtelik↗ şirket müdürlüğü↗ sınırlı sorumluluk↗ şirket müdürü↗ vekâlet ücreti↗ ikrar↗ reeskont faizi↗ limited şirket↗ yetki↗ haciz↗ fatura↗ ıslah↗ taahhütname↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 21.01.2016 tarih, 2015/465 E. ve 2016/14 K. sayılı karar ile davalının 18.02.2002 ila 14.12.2005 tarihleri arasında davacı şirketin müdürlüğünü yaptığı, bu dönemde şirkete kesilen sahte faturalar sebebiyle davacının vergi ve vergi cezasına maruz tutularak vergi dairesine 166.683,66 TL ödendiği, davalının sahte fatura kullanmasının açık bir kusurlu davranış teşkil ettiği, davalının şirketteki yöneticilik görevinin bitmesinden sonra da vergi memurlarına sahte faturalarla ilgili ifade verdiği, limited şirket müdürlerinin sorumluluğu kapsamında davalının şirket zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Mahkemece 22.01.2018 tarih, 2016/6240 E. ve 2018/492 K. sayılı karar ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda 25.008,85 TL vergi, 76.526,55 TL ceza üzerinden davacı şirket ile vergi idaresinin uzlaştığı, davacı şirketin gecikme zammı ile birlikte 166.683,66 TL vergi ve ceza ödediği, bunlardan davalının sorumlu olduğunun belirtildiği ancak davalı, uzlaşma ve anılan vergi ve cezaların vergi dairesine ödendiği tarihte davacı şirketin müdürlüğünden ayrıldığından sadece kendisinin sebebiyet verdiği zararlardan sorumlu olduğu, bu durumda, anılan sahte fatura kullanımı olmasaydı dahi şirketçe ödenmesi gereken vergi aslı ile vergi ve cezaların vergi dairesine geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zamlarından davalının sorumlu olmadığı gözetilip bu hususta bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sadece davalı şirket müdürünün sebep olduğu zararların tahsiline hükmedilmesi gerekirken davanın tümüyle kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.01.2019 tarihli bilirkişi raporuyla şirketin sahte fatura kullanmadan dolayı vergi incelemesine tabi tutulduğu ve alınan raporlarda belirtilen malzemelerin alınıp alınmadığı konusunda vergi raporlarında kaydı envanter yapılmadığı için malzemenin gerçekte alınıp alınmadığının kontrolünün yapılamadığı ve alınmış gibi kabul edilerek, sadece indirilecek KDV yönünden ret işlemi yapıldığı ve çıkan vergi aslı ve cezaların tamamının özel usulsüzlüklerin faturalardaki indirilecek KDV'ler ile ilgili olduğu ve tahakkuk tarihi itibari ile şirket nakit durumu tespiti yapılamadığından, söz konusu cezaların tahakkuk düzenleme tarihinde ödeme imkanının tespit edilemediği, sahte fatura kullanma olayında müdürün sorumlu olduğu, ödemelerin tamamının resmi kurum aracılığı ile yapılması gerektiği halde yapılmadığı, sahte fatura kullanılması sonucu şirket hakkında vergi cezasına hükmedilmesinin davalının kusuru dahilinde bulunduğu ve limited şirketi müdürünün sorumluluğu hükümleri kapsamında davacı şirketin uğradığı toplam 166.683,60 TL'lik zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 166.683,60 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava, 156.683,60 TL'sinin ıslah tarihi olan 11.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınamayacak eksik incelemeye konu Yargıtay bozma ilamında istenilen incelemeler yapılmaksızın hazırlanan bir rapor ile müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin davacı şirketteki müdürlük sıfatının şekli bir sıfat olup davacı şirketin işleyişinden ve nasıl yönetildiğinden habersiz olduğunu, tüm yetki ve yönetim hakkının Uzman Hekim ...'ye bırakıldığı, tüm ortakların gelir ve giderleri görebildiklerini, finansman giderlerinin müvekkili ile bir bağlantısının tespit edilemediği ayrıca bu sahte fatura bedellerinden elde edilen karın müvekkilinin uhdesine geçmediğinden müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini, diğer ortakların kusurlarının olup olmadığı araştırılmaksızın tüm ortakların kusur oranları da hesaplanmadan verilen kararın bozulmasını istemiş.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin eski müdürü olan davalının görev yaptığı dönemde sahte faturalar kullanmak suretiyle şirketi vergi cezası ödemek zorunda bıraktığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü ve 555 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Mahkemece 22.01.2018 tarihli bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Uyulan bozma ilamında ".... Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 25.008,85 TL vergi, 76.526,55 TL ceza üzerinden davacı şirket ile vergi idaresinin uzlaştığı, davacı şirketin gecikme zammı ile birlikte 166.683,66 TL vergi ve ceza ödediği, bunlardan davalının sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ancak, davalı, uzlaşma ve anılan vergi ve cezaların vergi dairesine ödendiği tarihte davacı şirketin müdürlüğünden ayrılmış olup sadece kendisinin sebebiyet verdiği zararlardan sorumludur. Bu durumda, anılan sahte fatura kullanımı olmasaydı dahi şirketçe ödenmesi gereken vergi aslı ile vergi ve cezaların vergi dairesine geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zamlarından davalının sorumlu olmadığı gözetilip bu hususta bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sadece davalı şirket müdürünün sebep olduğu zararların tahsiline hükmedilmesi ..." hususu belirtilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu bozma ilamında belirtilen araştırmayı içermemektedir. Bu nedenle, uyulan bozma ilamında değinilen hususlarda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekir. Eksik incelemeye dayalı olarak verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1912 E. 2023/2055 K.
Ortak:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · limited şirket müdürü · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · limited şirket · yetki · fatura · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece 21.01.2016 tarih, 2015/465 E. ve 2016/14 K. sayılı karar ile davalının 18.02.2002 ila 14.12.2005 tarihleri arasında davacı «şirketin müdürlüğünü» yaptığı, bu dönemde şirkete kesilen sahte faturalar sebebiyle davacının vergi ve vergi cezasına maruz tutularak vergi dairesine 166.683,66 TL ödendiği, davalının sahte «fatura» kullanmasının açık bir kusurlu davranış teşkil ettiği, davalının şirketteki yöneticilik görevinin bitmesinden sonra da vergi memurlarına sahte faturalarla ilgili ifade verdiği, «limited şirket müdürlerinin» sorumluluğu kapsamında davalının şirket zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.01.2019 tarihli bilirkişi raporuyla şirketin sahte «fatura» kullanmadan dolayı vergi incelemesine tabi tutulduğu ve alınan raporlarda belirtilen malzemelerin alınıp alınmadığı konusunda vergi raporlarında «kaydı» envanter yapılmadığı için malzemenin gerçekte alınıp alınmadığının kontrolünün yapılamadığı ve alınmış gibi kabul edilerek, sadece indirilecek KDV yönünden ret işlemi yapıldığı ve çıkan vergi aslı ve cezaların tamamının özel usulsüzlüklerin faturalardaki indirilecek KDV'ler ile ilgili olduğu ve tahakkuk tarihi itibari ile şirket nakit durumu tespiti yapılamadığından, söz konusu cezaların tahakkuk düzenleme tarihinde ödeme imkanının tespit edilemediği, sahte fatura kullanma olayında müdürün sorumlu olduğu, ödemelerin tamamının resmi kurum aracılığı ile yapılması gerektiği halde yapılmadığı, sahte fatura kullanılması sonucu şirket hakkında vergi cezasına hükmedilmesinin davalının «kusuru» dahilinde bulunduğu ve «limited şirketi müdürünün sorumluluğu» hükümleri kapsamında davacı şirketin uğradığı toplam 166.683,60 TL'lik zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 166.683,60 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava, 156.683,60 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 11.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınamayacak «eksik incelemeye» konu Yargıtay bozma ilamında istenilen incelemeler yapılmaksızın hazırlanan bir rapor ile müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin davacı «şirketteki müdürlük» sıfatının şekli bir sıfat olup davacı şirketin işleyişinden ve nasıl yönetildiğinden habersiz olduğunu, tüm «yetki» ve yönetim hakkının Uzman Hekim ...'ye bırakıldığı, tüm ortakların gelir ve giderleri görebildiklerini, finansman giderlerinin müvekkili ile bir bağlantısının tespit edilemediği ayrıca bu sahte «fatura» bedellerinden elde edilen karın müvekkilinin uhdesine geçmediğinden müvekkiline «kusur» yüklenemeyeceğini, diğer ortakların kusurlarının olup olmadığı araştırılmaksızın tüm ortakların kusur oranları da hesaplanmadan verilen kararın bozulmasını istemiş …
Benzer bu karardaMahkemece 21.01.2016 tarih, 2015/465 E. ve 2016/14 K. sayılı karar ile davalının 18.02.2002 ila 14.12.2005 tarihleri arasında davacı «şirketin müdürlüğünü» yaptığı, bu dönemde şirkete kesilen sahte faturalar sebebiyle davacının vergi ve vergi cezasına maruz tutularak vergi dairesine 166.683,66 TL ödendiği, davalının sahte «fatura» kullanmasının açık bir kusurlu davranış teşkil ettiği, davalının şirketteki yöneticilik görevinin bitmesinden sonra da vergi memurlarına sahte faturalarla ilgili ifade verdiği, «limited şirket müdürlerinin» sorumluluğu kapsamında davalının şirket zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.01.2019 tarihli bilirkişi raporuyla şirketin sahte «fatura» kullanmadan dolayı vergi incelemesine tabi tutulduğu ve alınan raporlarda belirtilen malzemelerin alınıp alınmadığı konusunda vergi raporlarında «kaydı» envanter yapılmadığı için malzemenin gerçekte alınıp alınmadığının kontrolünün yapılamadığı ve alınmış gibi kabul edilerek, sadece indirilecek KDV yönünden ret işlemi yapıldığı ve çıkan vergi aslı ve cezaların tamamının özel usulsüzlüklerin faturalardaki indirilecek KDV'ler ile ilgili olduğu ve tahakkuk tarihi itibari ile şirket nakit durumu tespiti yapılamadığından, söz konusu cezaların tahakkuk düzenleme tarihinde ödeme imkanının tespit edilemediği, sahte fatura kullanma olayında müdürün sorumlu olduğu, ödemelerin tamamının resmi kurum aracılığı ile yapılması gerektiği halde yapılmadığı, sahte fatura kullanılması sonucu şirket hakkında vergi cezasına hükmedilmesinin davalının «kusuru» dahilinde bulunduğu ve «limited şirketi müdürünün sorumluluğu» hükümleri kapsamında davacı şirketin uğradığı toplam 166.683,60 TL'lik zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 166.683,60 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava, 156.683,60 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 11.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınamayacak «eksik incelemeye» konu Yargıtay bozma ilamında istenilen incelemeler yapılmaksızın hazırlanan bir rapor ile müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin davacı «şirketteki müdürlük» sıfatının şekli bir sıfat olup davacı şirketin işleyişinden ve nasıl yönetildiğinden habersiz olduğunu, tüm «yetki» ve yönetim hakkının Uzman Hekim...'ye bırakıldığı, tüm ortakların gelir ve giderleri görebildiklerini, finansman giderlerinin müvekkili ile bir bağlantısının tespit edilemediği ayrıca bu sahte «fatura» bedellerinden elde edilen karın müvekkilinin uhdesine geçmediğinden müvekkiline «kusur» yüklenemeyeceğini, diğer ortakların kusurlarının olup olmadığı araştırılmaksızın tüm ortakların kusur oranları da hesaplanmadan verilen kararın bozulmasını istemiş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6240 E. 2018/492 K.
Ortak:limited şirket müdürü · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · limited şirket · fatura
İncelediğiniz karardaMahkemece 21.01.2016 tarih, 2015/465 E. ve 2016/14 K. sayılı karar ile davalının 18.02.2002 ila 14.12.2005 tarihleri arasında davacı «şirketin müdürlüğünü» yaptığı, bu dönemde şirkete kesilen sahte faturalar sebebiyle davacının vergi ve vergi cezasına maruz tutularak vergi dairesine 166.683,66 TL ödendiği, davalının sahte «fatura» kullanmasının açık bir kusurlu davranış teşkil ettiği, davalının şirketteki yöneticilik görevinin bitmesinden sonra da vergi memurlarına sahte faturalarla ilgili ifade verdiği, «limited şirket müdürlerinin» sorumluluğu kapsamında davalının şirket zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… vergi ve ceza ödediği, bunlardan davalının sorumlu olduğunun belirtildiği ancak davalı, uzlaşma ve anılan vergi ve cezaların vergi dairesine ödendiği tarihte davacı «şirketin müdürlüğünden» ayrıldığından sadece kendisinin sebebiyet verdiği zararlardan sorumlu olduğu, bu durumda, anılan sahte «fatura» kullanımı olmasaydı dahi şirketçe ödenmesi gereken vergi aslı ile vergi ve cezaların vergi dairesine geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zamlarından davalının sor …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.01.2019 tarihli bilirkişi raporuyla şirketin sahte «fatura» kullanmadan dolayı vergi incelemesine tabi tutulduğu ve alınan raporlarda belirtilen malzemelerin alınıp alınmadığı konusunda vergi raporlarında «kaydı» envanter yapılmadığı için malzemenin gerçekte alınıp alınmadığının kontrolünün yapılamadığı ve alınmış gibi kabul edilerek, sadece indirilecek KDV yönünden ret işlemi yapıldığı ve çıkan vergi aslı ve cezaların tamamının özel usulsüzlüklerin faturalardaki indirilecek KDV'ler ile ilgili olduğu ve tahakkuk tarihi itibari ile şirket nakit durumu tespiti yapılamadığından, söz konusu cezaların tahakkuk düzenleme tarihinde ödeme imkanının tespit edilemediği, sahte fatura kullanma olayında müdürün sorumlu olduğu, ödemelerin tamamının resmi kurum aracılığı ile yapılması gerektiği halde yapılmadığı, sahte fatura kullanılması sonucu şirket hakkında vergi cezasına hükmedilmesinin davalının «kusuru» dahilinde bulunduğu ve «limited şirketi müdürünün sorumluluğu» hükümleri kapsamında davacı şirketin uğradığı toplam 166.683,60 TL'lik zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 166.683,60 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava, 156.683,60 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 11.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 18.02.2002 ila 14.12.2005 tarihleri arasında davacı «şirketin müdürlüğünü» yaptığı, bu dönemde şirkete kesilen sahte faturalar sebebiyle davacının vergi ve vergi cezasına maruz tutularak vergi dairesine 166.683,66 TL ödendiği, davalının sahte «fatura» kullanmasının açık bir kusurlu davranış teşkil ettiği, davalının şirketteki yöneticilik görevinin bitmesinden sonra da vergi memurlarına sahte faturalarla ilgili ifade verdiği, «limited şirket müdürlerinin» sorumluluğu kapsamında davalının şirket zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı, uzlaşma ve anılan vergi ve cezaların vergi dairesine ödendiği tarihte davacı «şirketin müdürlüğünden» ayrılmış olup sadece kendisinin sebebiyet verdiği zararlardan sorumludur.
Bu durumda, anılan sahte «fatura» kullanımı olmasaydı dahi şirketçe ödenmesi gereken vergi aslı ile vergi ve cezaların vergi dairesine geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zamlarından davalının sor …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı
Benzer bu kararda2- Dava, davacı şirketin eski müdürü olan davalının görev yaptığı dönemde sahte faturalar kullanmak suretiyle vergi cezasına sebep olarak «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18105 E. 2015/6011 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · husumet
Benzer bu karardaŞti. yönünden davanın kısmen kabulüne, 2.683,30 TL üzerinden itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline, davalı ...
Şti. yönünden davanın «husumetten» reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15815 E. 2014/4462 K.
Ortak:limited şirket · yasal faiz · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.01.2019 tarihli bilirkişi raporuyla şirketin sahte «fatura» kullanmadan dolayı vergi incelemesine tabi tutulduğu ve alınan raporlarda belirtilen malzemelerin alınıp alınmadığı konusunda vergi raporlarında «kaydı» envanter yapılmadığı için malzemenin gerçekte alınıp alınmadığının kontrolünün yapılamadığı ve alınmış gibi kabul edilerek, sadece indirilecek KDV yönünden ret işlemi yapıldığı ve çıkan vergi aslı ve cezaların tamamının özel usulsüzlüklerin faturalardaki indirilecek KDV'ler ile ilgili olduğu ve tahakkuk tarihi itibari ile şirket nakit durumu tespiti yapılamadığından, söz konusu cezaların tahakkuk düzenleme tarihinde ödeme imkanının tespit edilemediği, sahte fatura kullanma olayında müdürün sorumlu olduğu, ödemelerin tamamının resmi kurum aracılığı ile yapılması gerektiği halde yapılmadığı, sahte fatura kullanılması sonucu şirket hakkında vergi cezasına hükmedilmesinin davalının «kusuru» dahilinde bulunduğu ve «limited şirketi müdürünün sorumluluğu» hükümleri kapsamında davacı şirketin uğradığı toplam 166.683,60 TL'lik zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 166.683,60 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava, 156.683,60 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 11.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece 21.01.2016 tarih, 2015/465 E. ve 2016/14 K. sayılı karar ile davalının 18.02.2002 ila 14.12.2005 tarihleri arasında davacı «şirketin müdürlüğünü» yaptığı, bu dönemde şirkete kesilen sahte faturalar sebebiyle davacının vergi ve vergi cezasına maruz tutularak vergi dairesine 166.683,66 TL ödendiği, davalının sahte «fatura» kullanmasının açık bir kusurlu davranış teşkil ettiği, davalının şirketteki yöneticilik görevinin bitmesinden sonra da vergi memurlarına sahte faturalarla ilgili ifade verdiği, «limited şirket müdürlerinin» sorumluluğu kapsamında davalının şirket zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava, ödenen vergi ve vergi cezası nedeniyle davalıların sorumlu oldukları miktara ilişkin «alacak davası» olduğu, davalıların şirket ortağı ve yetkilisi oldukları dönemlerde vergi dairesine «ibraz» edilen ve ticari kayıtlarda yer alan bir kısım belgelerin sahte faturalara dayandığı, usulsüz işlemler nedeniyle özel usulsüzlük cezası ve katma değer vergisi, vergi «ziyaı» cezası ve ödenmesi gereken vergi miktarlarının belirlenerek davacı şirketten talep edildiği, davacı şirketin de uzlaşmaya giderek talep edilen bedeli 35.000,00 TL'ye indirilmesini sağladığı ve bu 35.000,00 TL'nin «şirket zararı» olarak usulsüzlüklerin yapıldığı dönemde şirket yetkilisi ve hissedarı olan davalıların sorumluluk alanında gerçekleştiği, bu nedenle davacı şirketin davalılar hakkında bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, ancak davacı şirketin tahakkuk ettirilen vergi borcu ve usulsüzlük cezalarında dava tarihine kadar ödediği miktarın 3.165,62 TL olduğu, davacı şirketin şirket tarafından ödenmesi gereken vergi borcu ve vergi cezasına ilişkin ödeme yaptığı oranda davalılardan talepte bulunabileceği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 3.165,62 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin dava tarihi itibariyle istenebilir durumda olmaması nedeniyle reddine, karar verilmişti …
2- Dava, «limited şirket» eski yöneticisi ve eski ortakları aleyhine açılmış sorumluluk davasıdır.
3- Davacı tarafın temyizine gelince; davacı «limited şirket» eski yöneticisi A..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · şirket zararı · alacak davası · hukuki yarar · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava, ödenen vergi ve vergi cezası nedeniyle davalıların sorumlu oldukları miktara ilişkin «alacak davası» olduğu, davalıların şirket ortağı ve yetkilisi oldukları dönemlerde vergi dairesine «ibraz» edilen ve ticari kayıtlarda yer alan bir kısım belgelerin sahte faturalara dayandığı, usulsüz işlemler nedeniyle özel usulsüzlük cezası ve katma değer vergisi, vergi «ziyaı» cezası ve ödenmesi gereken vergi miktarlarının belirlenerek davacı şirketten talep edildiği, davacı şirketin de uzlaşmaya giderek talep edilen bedeli 35.000,00 TL'ye indirilmesini sağladığı ve bu 35.000,00 TL'nin «şirket zararı» olarak usulsüzlüklerin yapıldığı dönemde şirket yetkilisi ve hissedarı olan davalıların sorumluluk alanında gerçekleştiği, bu nedenle davacı şirketin davalılar hakkında bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, ancak davacı şirketin tahakkuk ettirilen vergi borcu ve usulsüzlük cezalarında dava tarihine kadar ödediği miktarın 3.165,62 TL olduğu, davacı şirketin şirket tarafından ödenmesi gereken vergi borcu ve vergi cezasına ilişkin ödeme yaptığı oranda davalılardan talepte bulunabileceği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 3.165,62 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin dava tarihi itibariyle istenebilir durumda olmaması nedeniyle reddine, karar verilmişti …
K..' ın usulsüz işlemleri nedeni ile davacı şirket aleyhine tahakkuk ettirilen vergi borcu ve cezası davacı şirket tarafından ödemeden de davacı «şirketin zararı» meydana gelmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1912 E. , 2023/2055 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/138 Esas, 2019/129 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 31.01.2006 tarihine kadar müvekkilinin ortağı olduğunu, davalının ikrarını havi tutanakla sabit olduğu üzere sahte fatura kullanmak suretiyle vergi suçu işlediğini, vergi idaresince müvekkiline 2008-853/33 sayılı raporla 10.814,55 TL özel usulsüzlük cezası, 65.154,89 TL Katma Değer Vergisi (KDV) farkı ve vergi cezası, 2008/853/34 sayılı raporlarda 6.026,97 TL özel usulsüzlük cezası, 34.880,56 TL KDV farkı ve vergi cezası tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin böylece davalı tarafından 152.080,00 TL zarara uğratıldığını, ayrıca bu cezalara binaen vergi dairesince müvekkilinin banka hesaplarına haciz ve tedbir uygulandığını, ödeme dengesi bozulan müvekkilin bankadan kredi kullanmak ve yüksek faiz ödemek zorunda kaldığını, müvekkili aleyhine yapılan icra takiplerinde de faiz, masraf ve vekâlet ücreti ödediğini, bu şekilde finansman zararına uğradığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL reel, 1.000,00 TL maddi finansal zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 166.683,66 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; koymayı taahhüt ettiği sermaye ile sınırlı sorumlu müvekkilinin sahte faturadan haberinin olmadığını, incelemenin müvekkiline bildirilmediğini, şirket müdürlüğünün şekli olduğunu, müvekkilinin müdürlük yaptığı dönemde diyaliz merkezinin sorumluluğunun uzman hekime bırakıldığını, müvekkilinin faturaların sahteliğini bilebilecek durumda olmadığını, şirket adına yapılan tüm işlemlerde davacının/ ortakların bilgisinin bulunduğunu, vergi ceza ve tahakkuklarına karşı yasal yollara başvurmayan davacının zararın oluşumuna ve zararın artmasına sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 21.01.2016 tarih, 2015/465 E. ve 2016/14 K. sayılı karar ile davalının 18.02.2002 ila 14.12.2005 tarihleri arasında davacı şirketin müdürlüğünü yaptığı, bu dönemde şirkete kesilen sahte faturalar sebebiyle davacının vergi ve vergi cezasına maruz tutularak vergi dairesine 166.683,66 TL ödendiği, davalının sahte fatura kullanmasının açık bir kusurlu davranış teşkil ettiği, davalının şirketteki yöneticilik görevinin bitmesinden sonra da vergi memurlarına sahte faturalarla ilgili ifade verdiği, limited şirket müdürlerinin sorumluluğu kapsamında davalının şirket zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Mahkemece 22.01.2018 tarih, 2016/6240 E. ve 2018/492 K. sayılı karar ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda 25.008,85 TL vergi, 76.526,55 TL ceza üzerinden davacı şirket ile vergi idaresinin uzlaştığı, davacı şirketin gecikme zammı ile birlikte 166.683,66 TL vergi ve ceza ödediği, bunlardan davalının sorumlu olduğunun belirtildiği ancak davalı, uzlaşma ve anılan vergi ve cezaların vergi dairesine ödendiği tarihte davacı şirketin müdürlüğünden ayrıldığından sadece kendisinin sebebiyet verdiği zararlardan sorumlu olduğu, bu durumda, anılan sahte fatura kullanımı olmasaydı dahi şirketçe ödenmesi gereken vergi aslı ile vergi ve cezaların vergi dairesine geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zamlarından davalının sorumlu olmadığı gözetilip bu hususta bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sadece davalı şirket müdürünün sebep olduğu zararların tahsiline hükmedilmesi gerekirken davanın tümüyle kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.01.2019 tarihli bilirkişi raporuyla şirketin sahte fatura kullanmadan dolayı vergi incelemesine tabi tutulduğu ve alınan raporlarda belirtilen malzemelerin alınıp alınmadığı konusunda vergi raporlarında kaydı envanter yapılmadığı için malzemenin gerçekte alınıp alınmadığının kontrolünün yapılamadığı ve alınmış gibi kabul edilerek, sadece indirilecek KDV yönünden ret işlemi yapıldığı ve çıkan vergi aslı ve cezaların tamamının özel usulsüzlüklerin faturalardaki indirilecek KDV'ler ile ilgili olduğu ve tahakkuk tarihi itibari ile şirket nakit durumu tespiti yapılamadığından, söz konusu cezaların tahakkuk düzenleme tarihinde ödeme imkanının tespit edilemediği, sahte fatura kullanma olayında müdürün sorumlu olduğu, ödemelerin tamamının resmi kurum aracılığı ile yapılması gerektiği halde yapılmadığı, sahte fatura kullanılması sonucu şirket hakkında vergi cezasına hükmedilmesinin davalının kusuru dahilinde bulunduğu ve limited şirketi müdürünün sorumluluğu hükümleri kapsamında davacı şirketin uğradığı toplam 166.683,60 TL'lik zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 166.683,60 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava, 156.683,60 TL'sinin ıslah tarihi olan 11.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınamayacak eksik incelemeye konu Yargıtay bozma ilamında istenilen incelemeler yapılmaksızın hazırlanan bir rapor ile müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin davacı şirketteki müdürlük sıfatının şekli bir sıfat olup davacı şirketin işleyişinden ve nasıl yönetildiğinden habersiz olduğunu, tüm yetki ve yönetim hakkının Uzman Hekim ...'ye bırakıldığı, tüm ortakların gelir ve giderleri görebildiklerini, finansman giderlerinin müvekkili ile bir bağlantısının tespit edilemediği ayrıca bu sahte fatura bedellerinden elde edilen karın müvekkilinin uhdesine geçmediğinden müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini, diğer ortakların kusurlarının olup olmadığı araştırılmaksızın tüm ortakların kusur oranları da hesaplanmadan verilen kararın bozulmasını istemiş.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin eski müdürü olan davalının görev yaptığı dönemde sahte faturalar kullanmak suretiyle şirketi vergi cezası ödemek zorunda bıraktığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü ve 555 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Mahkemece 22.01.2018 tarihli bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Uyulan bozma ilamında ".... Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 25.008,85 TL vergi, 76.526,55 TL ceza üzerinden davacı şirket ile vergi idaresinin uzlaştığı, davacı şirketin gecikme zammı ile birlikte 166.683,66 TL vergi ve ceza ödediği, bunlardan davalının sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ancak, davalı, uzlaşma ve anılan vergi ve cezaların vergi dairesine ödendiği tarihte davacı şirketin müdürlüğünden ayrılmış olup sadece kendisinin sebebiyet verdiği zararlardan sorumludur. Bu durumda, anılan sahte fatura kullanımı olmasaydı dahi şirketçe ödenmesi gereken vergi aslı ile vergi ve cezaların vergi dairesine geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zamlarından davalının sorumlu olmadığı gözetilip bu hususta bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sadece davalı şirket müdürünün sebep olduğu zararların tahsiline hükmedilmesi ..." hususu belirtilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu bozma ilamında belirtilen araştırmayı içermemektedir. Bu nedenle, uyulan bozma ilamında değinilen hususlarda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekir. Eksik incelemeye dayalı olarak verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932626400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz