Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6240 E. 2018/492 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürü↗ şirket müdürlüğü↗ şirket müdürü↗ şirket zararı↗ limited şirket↗ fatura↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 18.02.2002 ila 14.12.2005 tarihleri arasında davacı şirketin müdürlüğünü yaptığı, bu dönemde şirkete kesilen sahte faturalar sebebiyle davacının vergi ve vergi cezasına maruz tutularak vergi dairesine 166.683,66 TL ödendiği, davalının sahte fatura kullanmasının açık bir kusurlu davranış teşkil ettiği, davalının şirketteki yöneticilik görevinin bitmesinden sonra da vergi memurlarına sahte faturalarla ilgili ifade verdiği, limited şirket müdürlerinin sorumluluğu kapsamında davalının şirket zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı şirketin eski müdürü olan davalının görev yaptığı dönemde sahte faturalar kullanmak suretiyle vergi cezasına sebep olarak şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 25.008,85 TL vergi, 76.526,55 TL ceza üzerinden davacı şirket ile vergi idaresinin uzlaştığı, davacı şirketin gecikme zammı ile birlikte 166.683,66 TL vergi ve ceza ödediği, bunlardan davalının sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ancak, davalı, uzlaşma ve anılan vergi ve cezaların vergi dairesine ödendiği tarihte davacı şirketin müdürlüğünden ayrılmış olup sadece kendisinin sebebiyet verdiği zararlardan sorumludur. Bu durumda, anılan sahte fatura kullanımı olmasaydı dahi şirketçe ödenmesi gereken vergi aslı ile vergi ve cezaların vergi dairesine geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zamlarından davalının sorumlu olmadığı gözetilip bu hususta bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sadece davalı şirket müdürünün sebep olduğu zararların tahsiline hükmedilmesi gerekirken davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1912 E. 2023/2055 K.
Ortak:limited şirket müdürü · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · limited şirket · fatura
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 18.02.2002 ila 14.12.2005 tarihleri arasında davacı «şirketin müdürlüğünü» yaptığı, bu dönemde şirkete kesilen sahte faturalar sebebiyle davacının vergi ve vergi cezasına maruz tutularak vergi dairesine 166.683,66 TL ödendiği, davalının sahte «fatura» kullanmasının açık bir kusurlu davranış teşkil ettiği, davalının şirketteki yöneticilik görevinin bitmesinden sonra da vergi memurlarına sahte faturalarla ilgili ifade verdiği, «limited şirket müdürlerinin» sorumluluğu kapsamında davalının şirket zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı, uzlaşma ve anılan vergi ve cezaların vergi dairesine ödendiği tarihte davacı «şirketin müdürlüğünden» ayrılmış olup sadece kendisinin sebebiyet verdiği zararlardan sorumludur.
Bu durumda, anılan sahte «fatura» kullanımı olmasaydı dahi şirketçe ödenmesi gereken vergi aslı ile vergi ve cezaların vergi dairesine geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zamlarından davalının sor …
Benzer bu karardaMahkemece 21.01.2016 tarih, 2015/465 E. ve 2016/14 K. sayılı karar ile davalının 18.02.2002 ila 14.12.2005 tarihleri arasında davacı «şirketin müdürlüğünü» yaptığı, bu dönemde şirkete kesilen sahte faturalar sebebiyle davacının vergi ve vergi cezasına maruz tutularak vergi dairesine 166.683,66 TL ödendiği, davalının sahte «fatura» kullanmasının açık bir kusurlu davranış teşkil ettiği, davalının şirketteki yöneticilik görevinin bitmesinden sonra da vergi memurlarına sahte faturalarla ilgili ifade verdiği, «limited şirket müdürlerinin» sorumluluğu kapsamında davalının şirket zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… vergi ve ceza ödediği, bunlardan davalının sorumlu olduğunun belirtildiği ancak davalı, uzlaşma ve anılan vergi ve cezaların vergi dairesine ödendiği tarihte davacı «şirketin müdürlüğünden» ayrıldığından sadece kendisinin sebebiyet verdiği zararlardan sorumlu olduğu, bu durumda, anılan sahte «fatura» kullanımı olmasaydı dahi şirketçe ödenmesi gereken vergi aslı ile vergi ve cezaların vergi dairesine geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zamlarından davalının sor …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.01.2019 tarihli bilirkişi raporuyla şirketin sahte «fatura» kullanmadan dolayı vergi incelemesine tabi tutulduğu ve alınan raporlarda belirtilen malzemelerin alınıp alınmadığı konusunda vergi raporlarında «kaydı» envanter yapılmadığı için malzemenin gerçekte alınıp alınmadığının kontrolünün yapılamadığı ve alınmış gibi kabul edilerek, sadece indirilecek KDV yönünden ret işlemi yapıldığı ve çıkan vergi aslı ve cezaların tamamının özel usulsüzlüklerin faturalardaki indirilecek KDV'ler ile ilgili olduğu ve tahakkuk tarihi itibari ile şirket nakit durumu tespiti yapılamadığından, söz konusu cezaların tahakkuk düzenleme tarihinde ödeme imkanının tespit edilemediği, sahte fatura kullanma olayında müdürün sorumlu olduğu, ödemelerin tamamının resmi kurum aracılığı ile yapılması gerektiği halde yapılmadığı, sahte fatura kullanılması sonucu şirket hakkında vergi cezasına hükmedilmesinin davalının «kusuru» dahilinde bulunduğu ve «limited şirketi müdürünün sorumluluğu» hükümleri kapsamında davacı şirketin uğradığı toplam 166.683,60 TL'lik zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 166.683,60 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava, 156.683,60 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 11.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · yetki · ıslah · yasal faiz · kusur · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.01.2019 tarihli bilirkişi raporuyla şirketin sahte «fatura» kullanmadan dolayı vergi incelemesine tabi tutulduğu ve alınan raporlarda belirtilen malzemelerin alınıp alınmadığı konusunda vergi raporlarında «kaydı» envanter yapılmadığı için malzemenin gerçekte alınıp alınmadığının kontrolünün yapılamadığı ve alınmış gibi kabul edilerek, sadece indirilecek KDV yönünden ret işlemi yapıldığı ve çıkan vergi aslı ve cezaların tamamının özel usulsüzlüklerin faturalardaki indirilecek KDV'ler ile ilgili olduğu ve tahakkuk tarihi itibari ile şirket nakit durumu tespiti yapılamadığından, söz konusu cezaların tahakkuk düzenleme tarihinde ödeme imkanının tespit edilemediği, sahte fatura kullanma olayında müdürün sorumlu olduğu, ödemelerin tamamının resmi kurum aracılığı ile yapılması gerektiği halde yapılmadığı, sahte fatura kullanılması sonucu şirket hakkında vergi cezasına hükmedilmesinin davalının «kusuru» dahilinde bulunduğu ve «limited şirketi müdürünün sorumluluğu» hükümleri kapsamında davacı şirketin uğradığı toplam 166.683,60 TL'lik zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 166.683,60 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava, 156.683,60 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 11.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınamayacak «eksik incelemeye» konu Yargıtay bozma ilamında istenilen incelemeler yapılmaksızın hazırlanan bir rapor ile müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin davacı «şirketteki müdürlük» sıfatının şekli bir sıfat olup davacı şirketin işleyişinden ve nasıl yönetildiğinden habersiz olduğunu, tüm «yetki» ve yönetim hakkının Uzman Hekim ...'ye bırakıldığı, tüm ortakların gelir ve giderleri görebildiklerini, finansman giderlerinin müvekkili ile bir bağlantısının tespit edilemediği ayrıca bu sahte «fatura» bedellerinden elde edilen karın müvekkilinin uhdesine geçmediğinden müvekkiline «kusur» yüklenemeyeceğini, diğer ortakların kusurlarının olup olmadığı araştırılmaksızın tüm ortakların kusur oranları da hesaplanmadan verilen kararın bozulmasını istemiş …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1912 E. 2023/2055 K.
Ortak:limited şirket müdürü · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · limited şirket · fatura
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 18.02.2002 ila 14.12.2005 tarihleri arasında davacı «şirketin müdürlüğünü» yaptığı, bu dönemde şirkete kesilen sahte faturalar sebebiyle davacının vergi ve vergi cezasına maruz tutularak vergi dairesine 166.683,66 TL ödendiği, davalının sahte «fatura» kullanmasının açık bir kusurlu davranış teşkil ettiği, davalının şirketteki yöneticilik görevinin bitmesinden sonra da vergi memurlarına sahte faturalarla ilgili ifade verdiği, «limited şirket müdürlerinin» sorumluluğu kapsamında davalının şirket zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı, uzlaşma ve anılan vergi ve cezaların vergi dairesine ödendiği tarihte davacı «şirketin müdürlüğünden» ayrılmış olup sadece kendisinin sebebiyet verdiği zararlardan sorumludur.
Bu durumda, anılan sahte «fatura» kullanımı olmasaydı dahi şirketçe ödenmesi gereken vergi aslı ile vergi ve cezaların vergi dairesine geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zamlarından davalının sor …
Benzer bu karardaMahkemece 21.01.2016 tarih, 2015/465 E. ve 2016/14 K. sayılı karar ile davalının 18.02.2002 ila 14.12.2005 tarihleri arasında davacı «şirketin müdürlüğünü» yaptığı, bu dönemde şirkete kesilen sahte faturalar sebebiyle davacının vergi ve vergi cezasına maruz tutularak vergi dairesine 166.683,66 TL ödendiği, davalının sahte «fatura» kullanmasının açık bir kusurlu davranış teşkil ettiği, davalının şirketteki yöneticilik görevinin bitmesinden sonra da vergi memurlarına sahte faturalarla ilgili ifade verdiği, «limited şirket müdürlerinin» sorumluluğu kapsamında davalının şirket zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… vergi ve ceza ödediği, bunlardan davalının sorumlu olduğunun belirtildiği ancak davalı, uzlaşma ve anılan vergi ve cezaların vergi dairesine ödendiği tarihte davacı «şirketin müdürlüğünden» ayrıldığından sadece kendisinin sebebiyet verdiği zararlardan sorumlu olduğu, bu durumda, anılan sahte «fatura» kullanımı olmasaydı dahi şirketçe ödenmesi gereken vergi aslı ile vergi ve cezaların vergi dairesine geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zamlarından davalının sor …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.01.2019 tarihli bilirkişi raporuyla şirketin sahte «fatura» kullanmadan dolayı vergi incelemesine tabi tutulduğu ve alınan raporlarda belirtilen malzemelerin alınıp alınmadığı konusunda vergi raporlarında «kaydı» envanter yapılmadığı için malzemenin gerçekte alınıp alınmadığının kontrolünün yapılamadığı ve alınmış gibi kabul edilerek, sadece indirilecek KDV yönünden ret işlemi yapıldığı ve çıkan vergi aslı ve cezaların tamamının özel usulsüzlüklerin faturalardaki indirilecek KDV'ler ile ilgili olduğu ve tahakkuk tarihi itibari ile şirket nakit durumu tespiti yapılamadığından, söz konusu cezaların tahakkuk düzenleme tarihinde ödeme imkanının tespit edilemediği, sahte fatura kullanma olayında müdürün sorumlu olduğu, ödemelerin tamamının resmi kurum aracılığı ile yapılması gerektiği halde yapılmadığı, sahte fatura kullanılması sonucu şirket hakkında vergi cezasına hükmedilmesinin davalının «kusuru» dahilinde bulunduğu ve «limited şirketi müdürünün sorumluluğu» hükümleri kapsamında davacı şirketin uğradığı toplam 166.683,60 TL'lik zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 166.683,60 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava, 156.683,60 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 11.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · yetki · ıslah · yasal faiz · kusur · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.01.2019 tarihli bilirkişi raporuyla şirketin sahte «fatura» kullanmadan dolayı vergi incelemesine tabi tutulduğu ve alınan raporlarda belirtilen malzemelerin alınıp alınmadığı konusunda vergi raporlarında «kaydı» envanter yapılmadığı için malzemenin gerçekte alınıp alınmadığının kontrolünün yapılamadığı ve alınmış gibi kabul edilerek, sadece indirilecek KDV yönünden ret işlemi yapıldığı ve çıkan vergi aslı ve cezaların tamamının özel usulsüzlüklerin faturalardaki indirilecek KDV'ler ile ilgili olduğu ve tahakkuk tarihi itibari ile şirket nakit durumu tespiti yapılamadığından, söz konusu cezaların tahakkuk düzenleme tarihinde ödeme imkanının tespit edilemediği, sahte fatura kullanma olayında müdürün sorumlu olduğu, ödemelerin tamamının resmi kurum aracılığı ile yapılması gerektiği halde yapılmadığı, sahte fatura kullanılması sonucu şirket hakkında vergi cezasına hükmedilmesinin davalının «kusuru» dahilinde bulunduğu ve «limited şirketi müdürünün sorumluluğu» hükümleri kapsamında davacı şirketin uğradığı toplam 166.683,60 TL'lik zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 166.683,60 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava, 156.683,60 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 11.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınamayacak «eksik incelemeye» konu Yargıtay bozma ilamında istenilen incelemeler yapılmaksızın hazırlanan bir rapor ile müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin davacı «şirketteki müdürlük» sıfatının şekli bir sıfat olup davacı şirketin işleyişinden ve nasıl yönetildiğinden habersiz olduğunu, tüm «yetki» ve yönetim hakkının Uzman Hekim...'ye bırakıldığı, tüm ortakların gelir ve giderleri görebildiklerini, finansman giderlerinin müvekkili ile bir bağlantısının tespit edilemediği ayrıca bu sahte «fatura» bedellerinden elde edilen karın müvekkilinin uhdesine geçmediğinden müvekkiline «kusur» yüklenemeyeceğini, diğer ortakların kusurlarının olup olmadığı araştırılmaksızın tüm ortakların kusur oranları da hesaplanmadan verilen kararın bozulmasını istemiş …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18105 E. 2015/6011 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · husumet
Benzer bu karardaŞti. yönünden davanın kısmen kabulüne, 2.683,30 TL üzerinden itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline, davalı ...
Şti. yönünden davanın «husumetten» reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6240 E. , 2018/492 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada....Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/01/2016 tarih ve 2015/465-2016/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 31.01.2006 tarihine kadar müvekkilinin ortağı olduğunu, davalının ikrarını havi tutanakla sabit olduğu üzere sahte fatura kullanmak suretiyle vergi suçu işlediğini, vergi idaresince müvekkiline 2008-853/33 sayılı raporla 10.814.55 TL özel usulsüzlük cezası, 65.154,89 TL KDV farkı ve vergi cezası, 2008/853/34 sayılı raporlar da 6.026,97 TL özel usulsüzlük cezası, 34.880,56 TL KDV farkı ve vergi cezası tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin böylece davalı tarafından 152.080 TL zarara uğratıldığını, ayrıca bu cezalara binaen vergi dairesince müvekkilinin banka hesaplarına haciz ve tedbir uygulandığını, ödeme dengesi bozulan müvekkilin bankadan kredi kullanmak ve yüksek faiz ödemek zorunda kaldığını, müvekkili aleyhine yapılan icra takiplerinde de faiz, masraf ve vekalet ücreti ödediğini, bu şekilde finansman zararına uğradığını ileri sürerek şimdilik 10.000 TL reel, 1.000 TL maddi finansal zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 166.683,66 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, koymayı taahhüt ettiği sermaye ile sınırlı sorumlu müvekkilinin sahte faturadan haberinin olmadığını, incelemenin müvekkiline bildirilmediğini, şirket müdürlüğünün şekli olduğunu, müvekkilinin müdürlük yaptığı dönemde diyaliz merkezinin sorumluluğunun uzman hekime bırakıldığını, müvekkilinin faturaların sahteliğini bilebilecek durumda olmadığını, şirket adına yapılan tüm işlemlerde davacının/ ortakların bilgisinin bulunduğunu, vergi ceza ve tahakkuklarına karşı yasal yollara başvurmayan davacının zararın oluşumuna ve zararın artmasına sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 18.02.2002 ila 14.12.2005 tarihleri arasında davacı şirketin müdürlüğünü yaptığı, bu dönemde şirkete kesilen sahte faturalar sebebiyle davacının vergi ve vergi cezasına maruz tutularak vergi dairesine 166.683,66 TL ödendiği, davalının sahte fatura kullanmasının açık bir kusurlu davranış teşkil ettiği, davalının şirketteki yöneticilik görevinin bitmesinden sonra da vergi memurlarına sahte faturalarla ilgili ifade verdiği, limited şirket müdürlerinin sorumluluğu kapsamında davalının şirket zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı şirketin eski müdürü olan davalının görev yaptığı dönemde sahte faturalar kullanmak suretiyle vergi cezasına sebep olarak şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 25.008,85 TL vergi, 76.526,55 TL ceza üzerinden davacı şirket ile vergi idaresinin uzlaştığı, davacı şirketin gecikme zammı ile birlikte 166.683,66 TL vergi ve ceza ödediği, bunlardan davalının sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ancak, davalı, uzlaşma ve anılan vergi ve cezaların vergi dairesine ödendiği tarihte davacı şirketin müdürlüğünden ayrılmış olup sadece kendisinin sebebiyet verdiği zararlardan sorumludur.
Bu durumda, anılan sahte fatura kullanımı olmasaydı dahi şirketçe ödenmesi gereken vergi aslı ile vergi ve cezaların vergi dairesine geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zamlarından davalının sorumlu olmadığı gözetilip bu hususta bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sadece davalı şirket müdürünün sebep olduğu zararların tahsiline hükmedilmesi gerekirken davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406298000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz