Muvazaa iptal | Bedel tespiti | Muvazaa | İade
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2196 E. 2023/2180 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık ilişkisinden doğan dava↗ kollektif şirket↗ mutlak butlan↗ mal kaçırma↗ hmk 115/3↗ rayiç değer↗ tapu iptali ve tescil↗ rayiç bedel↗ şirket müdürlüğü↗ butlan↗ bedel iadesi↗ keşif↗ ticari işletme↗ muvazaa↗ mirasçılık↗ üçüncü kişi↗ pasif husumet↗ uyuşmazlık konusu↗ temlik↗ kötü niyet↗ ortaklık ilişkisi↗ limited şirket↗ görevsizlik kararı↗ ıslah↗ ibraz↗ temsil↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 09.03.2016 tarih ve 2015/672 E., 2016/247 K. sayılı kararı ile davada mahkemenin görevsiz olduğu, görevli mahkeme Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın dava şartları yokluğu nedeniyle usul yönünden reddine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 29.03.2017 tarih ve 2017/93 E., 2017/1884K. sayılı kararıyla; "...Dava, limited şirkete ait dava konusu taşınmazın satışının muvazaa nedeniyle iptali ve şirket adına tesciline ilişkindir. Mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi ve HMK'nın 115. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir. Davalı Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ile müteveffa ortağın murisleri davacılar ve taşınmazı satın alan üçüncü kişi arasında olması sebebiyle, şirket ile ortakları arasındaki ortaklık ilişkisinden doğan ve ticari işletmeyi ilgilendiren davadır. Şirketler ve ortakları arasındaki ilişki TTK'da düzenlendiğinden bu davalara bakma görevi TTK'nın 5. maddesi gereğince ticaret mahkemesinin görev alanındadır. Mahkemece yerinde olmayan yazılı gerekçeyle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir." gereğince bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 27.10.2021 tarih ve 2017/50 E., 2021/611 K. sayılı kararı ile davada ... ... mirasçılarının mirası reddettiği ve kararın kesinleştiği, ... ... aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları, akit tabloları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı asilin ortağı ve daha önce temsilcisi olduğu Tusso inşaat Kollektif şirketi adına kayıtlı iken davalı ... ...satışı yapılan İzmit ili, 5770, 5789, 5847, 5885, 5436, 5923 parsellere ait taşınmazların şirket ortağı ve şirket temsilcisi olan dava tarihinden önce vefat eden... tarafından bir kısım davalılara satıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın satışı yapılan taşınmaz hisselerinin tapuda gösterilen satış bedelleri ile keşif ve bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller arasında fahis fark olduğu ve muvazaalı satış yapıldığı iddiası ile tapu kayıtlarının iptaline ilişkin olduğu, ancak yargılama sırasında dava konusu taşınmazların üçüncü şahıslara intikalinin yapılmış olması nedeniyle davanın bedel davasına dönüştürüldüğü, mahallinde keşif yapılarak taşınmazların dava tarihindeki ve akit tarihindeki rayiç değerlerinin tespit edildiği, satışların muvazaalı olarak yapıldığının sadece taşınmazın akit tarihlerindeki tespit edilen fahiş farka dayandırılamayacağı, dosyanın tüm kapsamı bakımından değerlendirildiğinde davacının şirket ortağı olduğu dönemde yapılmış satışlar olduğu, satış bedelleri arasında devir temlik tarihindeki rayiç değer ile keşifte tespit edilen rayiç değer arasında fahiş farkın bulunmasının satışta muvazaanın varlığına ve davalının kötü niyetli olduğunun kabulüne yeterli olmadığı, başka yan delillerle de muvazaa iddiasının ispatlanması gerektiği, davacı tarafın buna ilişkin delil ibraz etmediği, davalı taşınmazı satın alan kişinin de kötü niyetinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle ... ... mirasçıları yönünden mirası reddetmiş olduklarından pasif husumet nedeniyle davanın reddine, davacı tarafından davalılar Tusso İnşaat Kollektif Şirketi, ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların muvazaalı olarak satışının gerçekleştirildiğini, amacın taşınmazları satmak değil davacılardan mal kaçırmak olduğunu, taşınmazların satış bedeli ile rayiç bedeli arasında ciddi bir farkın olduğunu, şirketin içinin boşaltılmasının amaçlandığını, şirket ana sözleşmesine göre şirketin işletme konularının arasında şirketin arsalarının satılmasının yer almadığını, şirketin idareci ortağının şirketin tüm ortaklarının görüşünü almadan şirket arsasını satamayacağını, satışın bu nedenle de mutlak butlanla hükümsüz olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu İzmit ili, Kartepe İlçesi, Çiftlik mahallesindeki 5770, 5789, 5847, 5885, 5436 ve 5923 parsel sayılı taşınmazların davalı şirketin mülkiyetinde iken muvazaalı olarak satışının yapılıp yapılmadığı, davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, bu taşınmazların muvazaa nedeniyle bedellerinin iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi
3. Değerlendirme
Dava, davalı şirkete ait taşınmazların muvazaalı satışı nedeniyle bedellerin tespiti ve şirkete iadesi talebine ilişkindir.
Mahkemece davalı şirkete ait taşınmazların şirketin temsilcisinin dava dışı Orhan Bozalioğlu'na verdiği vekaletname kapsamında davalı üçüncü kişi ...'a rayiç değerinden daha düşük bir bedele satıldığı, ancak bu durumun tek başına muvazaa ve kötü niyet iddialarının ispatına yeterli olmadığı, başka yan delillerle de bu durumun ispatlanmasının gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki Mahkemece alınan tanık beyanlarında müteveffa davacının 2002 yılından itibaren davalı şirkette dışlandığı, şirketin adresinin değiştirilerek taşınmazların müteveffa davacının bilgisi dışında satıldığı, inşaat işi yapan şirketin taşınmazlarının düşük bedelle üçüncü kişilere satıldıktan sonra ancak tapu kayıtlarının incelenmesiyle müteveffa davacı tarafından öğrenilebildiği, şirketin yetkilisi ve taşınmazları satan ... ile taşınmazları satın alan ...'ın arasında akrabalık ilişkisinin olduğu, Kemal'in ...'ın kayınbiraderi olduğu, ...'ın dava konusu taşınmazları satın alabilecek ekonomik gücünün bulunmadığı ifade edilmiştir.
Ayrıca Mahkemece dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile de taşınmazların satış bedeli ile rayiç bedeli arasında fahiş farkın olduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda, dava konusu taşınmazların satış bedeli ve gerçek bedelinin arasında fahiş fark bulunduğu, müteveffa davacının şirketten dışlandığı, tapuda taşınmazları satın almış görünen ...'ın taşınmazları satan ... ile akrabalık ilişkisinin bulunduğu sabit olmakla taşınmazların ...'a satışının muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından dosyaya sunulan dilekçe ile taşınmazların iyi niyetli üçüncü kişilere satılması nedeniyle tapu iptal ve tescil davası ıslah edilerek taşınmazların bedelinin şirkete iadesi davasına dönüştürülmüştür.
Bu nedenle, dava konusu taşınmazların muvazaalı şekilde satıldığının kabulü ile taşınmazların bedelinin iadesine ilişkin talebin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Muvazaa iptal | Bedel tespiti | Muvazaa | İade
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2196 E. 2023/2180 K.
Ortak:ortaklık ilişkisinden doğan dava · mutlak butlan · mal kaçırma · rayiç değer · rayiç bedel · butlan · keşif · ticari işletme · dava şartı · görev/görevsizlik · hak düşürücü süre · Muvazaa iptal | Bedel tespiti, Muvazaa | İade
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların «muvazaalı» olarak satışının gerçekleştirildiğini, amacın taşınmazları satmak değil davacılardan «mal kaçırmak» olduğunu, taşınmazların satış bedeli ile «rayiç bedeli» arasında ciddi bir farkın olduğunu, şirketin içinin boşaltılmasının amaçlandığını, şirket ana sözleşmesine göre şirketin işletme konularının arasında şirketin arsalarının satılmasının yer almadığını, şirketin idareci ortağının şirketin tüm ortaklarının görüşünü almadan şirket arsasını satamayacağını, satışın bu nedenle de «mutlak butlanla» hükümsüz olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ile müteveffa ortağın murisleri davacılar ve taşınmazı satın alan «üçüncü kişi» arasında olması sebebiyle, şirket ile ortakları arasındaki «ortaklık ilişkisinden doğan» ve «ticari işletmeyi» ilgilendiren davadır.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.10.2021 tarih ve 2017/50 E., 2021/611 K. sayılı kararı ile davada ... ... «mirasçılarının» mirası reddettiği ve kararın kesinleştiği, ... ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları, akit tabloları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı asilin ortağı ve daha önce «temsilcisi» olduğu Tusso inşaat Kollektif şirketi adına kayıtlı iken davalı ... ...satışı yapılan İzmit ili, 5770, 5789, 5847, 5885, 5436, 5923 parsellere ait taşınmazların şirket ortağı ve şirket temsilcisi olan dava tarihinden önce vefat eden... tarafından bir kısım davalılara satıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın satışı yapılan taşınmaz hisselerinin tapuda gösterilen satış bedelleri ile «keşif» ve bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller arasında fahis fark olduğu ve «muvazaalı» satış yapıldığı iddiası ile tapu kayıtlarının iptaline ilişkin olduğu, ancak yargılama sırasında dava konusu taşınmazların üçüncü şahıslara intikalinin yapılmış olması nedeniyle davanın bedel davasına dönüştürüldüğü, mahallinde keşif yapılarak taşınmazların dava tarihindeki ve akit tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edildiği, satışların muvazaalı olarak yapıldığının sadece taşınmazın akit tarihlerindeki tespit edilen fahiş farka dayandırılamayacağı, dosyanın tüm kapsamı bakımından değerlendirildiğinde davacının şirket ortağı olduğu dönemde yapılmış satışlar olduğu, satış bedelleri arasında devir «temlik» tarihindeki rayiç değer ile keşifte tespit edilen rayiç değer arasında fahiş farkın bulunmasının satışta muvazaanın varlığına ve davalının kötü niyetli olduğunun kabulüne yeterli olmadığı, başka yan delillerle de muvazaa iddiasının ispatlanması gerektiği, davacı tarafın buna ilişkin delil «ibraz» etmediği, davalı taşınmazı satın alan kişinin de kötü niyetinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle ... ... mirasçıları yönünden mirası reddetmiş olduklarından pasif h …
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların «muvazaalı» olarak satışının gerçekleştirildiğini, amacın taşınmazları satmak değil davacılardan «mal kaçırmak» olduğunu, taşınmazların satış bedeli ile «rayiç bedeli» arasında ciddi bir farkın olduğunu, şirketin içinin boşaltılmasının amaçlandığını, şirket ana sözleşmesine göre şirketin işletme konularının arasında şirketin arsalarının satılmasının yer almadığını, şirketin idareci ortağının şirketin tüm ortaklarının görüşünü almadan şirket arsasını satamayacağını, satışın bu nedenle de «mutlak butlanla» hükümsüz olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ile müteveffa ortağın murisleri davacılar ve taşınmazı satın alan «üçüncü kişi» arasında olması sebebiyle, şirket ile ortakları arasındaki «ortaklık ilişkisinden doğan» ve «ticari işletmeyi» ilgilendiren davadır.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.10.2021 tarih ve 2017/50 E., 2021/611 K. sayılı kararı ile davada ... «mirasçılarının» mirası reddettiği ve kararın kesinleştiği, ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları, akit tabloları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı asilin ortağı ve daha önce «temsilcisi» olduğu Tusso inşaat Kollektif şirketi adına kayıtlı iken davalı ... ... satışı yapılan İzmit ili, 5770, 5789, 5847, 5885, 5436, 5923 parsellere ait taşınmazların şirket ortağı ve şirket temsilcisi olan dava tarihinden önce vefat eden ... tarafından bir kısım davalılara satıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın satışı yapılan taşınmaz hisselerinin tapuda gösterilen satış bedelleri ile «keşif» ve bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller arasında fahis fark olduğu ve «muvazaalı» satış yapıldığı iddiası ile tapu kayıtlarının iptaline ilişkin olduğu, ancak yargılama sırasında dava konusu taşınmazların üçüncü şahıslara intikalinin yapılmış olması nedeniyle davanın bedel davasına dönüştürüldüğü, mahallinde keşif yapılarak taşınmazların dava tarihindeki ve akit tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edildiği, satışların muvazaalı olarak yapıldığının sadece taşınmazın akit tarihlerindeki tespit edilen fahiş farka dayandırılamayacağı, dosyanın tüm kapsamı bakımından değerlendirildiğinde davacının şirket ortağı olduğu dönemde yapılmış satışlar olduğu, satış bedelleri arasında devir «temlik» tarihindeki rayiç değer ile keşifte tespit edilen rayiç değer arasında fahiş farkın bulunmasının satışta muvazaanın varlığına ve davalının kötü niyetli olduğunun kabulüne yeterli olmadığı, başka yan delillerle de muvazaa iddiasının ispatlanması gerektiği, davacı tarafın buna ilişkin delil «ibraz» etmediği, davalı taşınmazı satın alan kişinin de kötü niyetinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle ... mirasçıları yönünden mirası reddetmiş olduklarından pasif husum …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Muvazaa iptal | Bedel tespiti | Muvazaa | İade
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2196 E. 2023/2180 K.
Ortak:ortaklık ilişkisinden doğan dava · mutlak butlan · mal kaçırma · rayiç değer · rayiç bedel · butlan · keşif · ticari işletme · dava şartı · görev/görevsizlik · hak düşürücü süre · Muvazaa iptal | Bedel tespiti, Muvazaa | İade
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların «muvazaalı» olarak satışının gerçekleştirildiğini, amacın taşınmazları satmak değil davacılardan «mal kaçırmak» olduğunu, taşınmazların satış bedeli ile «rayiç bedeli» arasında ciddi bir farkın olduğunu, şirketin içinin boşaltılmasının amaçlandığını, şirket ana sözleşmesine göre şirketin işletme konularının arasında şirketin arsalarının satılmasının yer almadığını, şirketin idareci ortağının şirketin tüm ortaklarının görüşünü almadan şirket arsasını satamayacağını, satışın bu nedenle de «mutlak butlanla» hükümsüz olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ile müteveffa ortağın murisleri davacılar ve taşınmazı satın alan «üçüncü kişi» arasında olması sebebiyle, şirket ile ortakları arasındaki «ortaklık ilişkisinden doğan» ve «ticari işletmeyi» ilgilendiren davadır.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.10.2021 tarih ve 2017/50 E., 2021/611 K. sayılı kararı ile davada ... ... «mirasçılarının» mirası reddettiği ve kararın kesinleştiği, ... ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları, akit tabloları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı asilin ortağı ve daha önce «temsilcisi» olduğu Tusso inşaat Kollektif şirketi adına kayıtlı iken davalı ... ...satışı yapılan İzmit ili, 5770, 5789, 5847, 5885, 5436, 5923 parsellere ait taşınmazların şirket ortağı ve şirket temsilcisi olan dava tarihinden önce vefat eden... tarafından bir kısım davalılara satıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın satışı yapılan taşınmaz hisselerinin tapuda gösterilen satış bedelleri ile «keşif» ve bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller arasında fahis fark olduğu ve «muvazaalı» satış yapıldığı iddiası ile tapu kayıtlarının iptaline ilişkin olduğu, ancak yargılama sırasında dava konusu taşınmazların üçüncü şahıslara intikalinin yapılmış olması nedeniyle davanın bedel davasına dönüştürüldüğü, mahallinde keşif yapılarak taşınmazların dava tarihindeki ve akit tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edildiği, satışların muvazaalı olarak yapıldığının sadece taşınmazın akit tarihlerindeki tespit edilen fahiş farka dayandırılamayacağı, dosyanın tüm kapsamı bakımından değerlendirildiğinde davacının şirket ortağı olduğu dönemde yapılmış satışlar olduğu, satış bedelleri arasında devir «temlik» tarihindeki rayiç değer ile keşifte tespit edilen rayiç değer arasında fahiş farkın bulunmasının satışta muvazaanın varlığına ve davalının kötü niyetli olduğunun kabulüne yeterli olmadığı, başka yan delillerle de muvazaa iddiasının ispatlanması gerektiği, davacı tarafın buna ilişkin delil «ibraz» etmediği, davalı taşınmazı satın alan kişinin de kötü niyetinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle ... ... mirasçıları yönünden mirası reddetmiş olduklarından pasif h …
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların «muvazaalı» olarak satışının gerçekleştirildiğini, amacın taşınmazları satmak değil davacılardan «mal kaçırmak» olduğunu, taşınmazların satış bedeli ile «rayiç bedeli» arasında ciddi bir farkın olduğunu, şirketin içinin boşaltılmasının amaçlandığını, şirket ana sözleşmesine göre şirketin işletme konularının arasında şirketin arsalarının satılmasının yer almadığını, şirketin idareci ortağının şirketin tüm ortaklarının görüşünü almadan şirket arsasını satamayacağını, satışın bu nedenle de «mutlak butlanla» hükümsüz olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ile müteveffa ortağın murisleri davacılar ve taşınmazı satın alan «üçüncü kişi» arasında olması sebebiyle, şirket ile ortakları arasındaki «ortaklık ilişkisinden doğan» ve «ticari işletmeyi» ilgilendiren davadır.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.10.2021 tarih ve 2017/50 E., 2021/611 K. sayılı kararı ile davada... «mirasçılarının» mirası reddettiği ve kararın kesinleştiği, ... ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları, akit tabloları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı asilin ortağı ve daha önce «temsilcisi» olduğu Tusso inşaat Kollektif şirketi adına kayıtlı iken davalı ... ... satışı yapılan İzmit ili, 5770, 5789, 5847, 5885, 5436, 5923 parsellere ait taşınmazların şirket ortağı ve şirket temsilcisi olan dava tarihinden önce vefat eden ... tarafından bir kısım davalılara satıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın satışı yapılan taşınmaz hisselerinin tapuda gösterilen satış bedelleri ile «keşif» ve bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller arasında fahis fark olduğu ve «muvazaalı» satış yapıldığı iddiası ile tapu kayıtlarının iptaline ilişkin olduğu, ancak yargılama sırasında dava konusu taşınmazların üçüncü şahıslara intikalinin yapılmış olması nedeniyle davanın bedel davasına dönüştürüldüğü, mahallinde keşif yapılarak taşınmazların dava tarihindeki ve akit tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edildiği, satışların muvazaalı olarak yapıldığının sadece taşınmazın akit tarihlerindeki tespit edilen fahiş farka dayandırılamayacağı, dosyanın tüm kapsamı bakımından değerlendirildiğinde davacının şirket ortağı olduğu dönemde yapılmış satışlar olduğu, satış bedelleri arasında devir «temlik» tarihindeki rayiç değer ile keşifte tespit edilen rayiç değer arasında fahiş farkın bulunmasının satışta muvazaanın varlığına ve davalının kötü niyetli olduğunun kabulüne yeterli olmadığı, başka yan delillerle de muvazaa iddiasının ispatlanması gerektiği, davacı tarafın buna ilişkin delil «ibraz» etmediği, davalı taşınmazı satın alan kişinin de kötü niyetinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle... mirasçıları yönünden mirası reddetmiş olduklarından pasif husume …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4795 E. 2013/8186 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3987 E. 2020/650 K.
Ortak:rayiç değer · keşif · muvazaa · mirasçılık · pasif husumet · uyuşmazlık konusu · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.10.2021 tarih ve 2017/50 E., 2021/611 K. sayılı kararı ile davada ... ... «mirasçılarının» mirası reddettiği ve kararın kesinleştiği, ... ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları, akit tabloları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı asilin ortağı ve daha önce «temsilcisi» olduğu Tusso inşaat Kollektif şirketi adına kayıtlı iken davalı ... ...satışı yapılan İzmit ili, 5770, 5789, 5847, 5885, 5436, 5923 parsellere ait taşınmazların şirket ortağı ve şirket temsilcisi olan dava tarihinden önce vefat eden... tarafından bir kısım davalılara satıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın satışı yapılan taşınmaz hisselerinin tapuda gösterilen satış bedelleri ile «keşif» ve bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller arasında fahis fark olduğu ve «muvazaalı» satış yapıldığı iddiası ile tapu kayıtlarının iptaline ilişkin olduğu, ancak yargılama sırasında dava konusu taşınmazların üçüncü şahıslara intikalinin yapılmış olması nedeniyle davanın bedel davasına dönüştürüldüğü, mahallinde keşif yapılarak taşınmazların dava tarihindeki ve akit tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edildiği, satışların muvazaalı olarak yapıldığının sadece taşınmazın akit tarihlerindeki tespit edilen fahiş farka dayandırılamayacağı, dosyanın tüm kapsamı bakımından değerlendirildiğinde davacının şirket ortağı olduğu dönemde yapılmış satışlar olduğu, satış bedelleri arasında devir «temlik» tarihindeki rayiç değer ile keşifte tespit edilen rayiç değer arasında fahiş farkın bulunmasının satışta muvazaanın varlığına ve davalının kötü niyetli olduğunun kabulüne yeterli olmadığı, başka yan delillerle de muvazaa iddiasının ispatlanması gerektiği, davacı tarafın buna ilişkin delil «ibraz» etmediği, davalı taşınmazı satın alan kişinin de kötü niyetinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle ... ... mirasçıları yönünden mirası reddetmiş olduklarından pasif h …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu İzmit ili, Kartepe İlçesi, Çiftlik mahallesindeki 5770, 5789, 5847, 5885, 5436 ve 5923 parsel sayılı taşınmazların davalı şirketin mülkiyetinde iken «muvazaalı» olarak satışının yapılıp yapılmadığı, davalılara «husumet» yöneltilip yöneltilemeyeceği, bu taşınmazların muvazaa nedeniyle bedellerinin iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Mahkemece davalı şirkete ait taşınmazların şirketin «temsilcisinin» dava dışı Orhan Bozalioğlu'na verdiği vekaletname kapsamında davalı «üçüncü kişi» ...'a rayiç değerinden daha düşük bir bedele satıldığı, ancak bu durumun tek başına «muvazaa» ve «kötü niyet» iddialarının ispatına yeterli olmadığı, başka yan delillerle de bu durumun ispatlanmasının gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davalılardan Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'nin davaya konu taşınmazın önceki maliki olup, «muvazaa» iddiasıyla tapunun iptali ve şirket adına tescili istendiğinden böyle bir davada şirkete ve işlemi yapan ...'a «husumet» yöneltilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ile ... «mirasçıları» olan davalılar aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» «usulden reddinin» gerektiği, diğer davalılar aleyhine açılan davada şirket ana sözleşmesine göre şirketi «temsile» yetkili her ortağın tek başına taşınmaz satışını gerçekleştirebileceği anlaşıldığından davacı tarafın satışın «geçersizliğine» ilişkin itirazları yerinde görülmediği, zira ...'ın tek başına temsile yetkili bulunduğu, satışın muvazaalı olduğu iddiasına gelince; her ne kadar taşınmazın tapudaki devir bedeli 210.000,00 TL ve şirket kayıtlarına 225.000,00 TL olarak işlenmiş ve mahkemece yapılan «keşif» ve alınan raporlardan, devir tarihindeki «rayiç değeri» 3.823.215,00 TL olarak tespit edilmiş ise de aynı ada 8 no'lu parsel için davalı şirketi temsilen ... ile davalı ...
Kollektif Şirketi'nin yüklenicilere «teslim» edeceği 15 adet meskenin teslim edilemediği, dava konusu 9 no'lu parselin satış bedeli içerisinde 15 adet daire bedelinin de yer aldığı, diğer yandan şirketi «temsile» yetkili ... ve diğer davalıların «muvazaalı» olarak taşınmazın devrini gerçekleştirdiklerine dair taşınmazın satış tarihindeki «rayiç değerinin» azlığı dışında hiçbir delil sunulmadığı, bedeller arasında aşırı orantısızlık olması, muvazaanın varlığı ve davalıların kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli …
Kollektif Şirketi ile Mehmet Şeref «mirasçıları» olan davalılar ... (mirasçıları), ... ve ... aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» «usulden reddine», diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:irade sakatlığı · bağış · pay devri · pasif husumet yokluğu · husumet yokluğu · usulden reddi · geçersizlik · eksik inceleme
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davalılardan Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'nin davaya konu taşınmazın önceki maliki olup, «muvazaa» iddiasıyla tapunun iptali ve şirket adına tescili istendiğinden böyle bir davada şirkete ve işlemi yapan ...'a «husumet» yöneltilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ile ... «mirasçıları» olan davalılar aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» «usulden reddinin» gerektiği, diğer davalılar aleyhine açılan davada şirket ana sözleşmesine göre şirketi «temsile» yetkili her ortağın tek başına taşınmaz satışını gerçekleştirebileceği anlaşıldığından davacı tarafın satışın «geçersizliğine» ilişkin itirazları yerinde görülmediği, zira ...'ın tek başına temsile yetkili bulunduğu, satışın muvazaalı olduğu iddiasına gelince; her ne kadar taşınmazın tapudaki devir bedeli 210.000,00 TL ve şirket kayıtlarına 225.000,00 TL olarak işlenmiş ve mahkemece yapılan «keşif» ve alınan raporlardan, devir tarihindeki «rayiç değeri» 3.823.215,00 TL olarak tespit edilmiş ise de aynı ada 8 no'lu parsel için davalı şirketi temsilen ... ile davalı ...
… rasındaki akrabalık ilişkisi ve davalı ...’ın ödeme koşulları hususundaki bilgilerinin de sorularak tapuda yapılan satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir «bağış» niteliğinde olup olmadığı ve Tusso Şirketi adına ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığı» halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davalı ... adına tescil edilen ½ hisseden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bu yönüyle temy …
Kollektif Şirketi ile Mehmet Şeref «mirasçıları» olan davalılar ... (mirasçıları), ... ve ... aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» «usulden reddine», diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, bu durum tek başına «muvazaaya» delalet etmiyorsa da, davacının az önce bahsedildiği şekilde ½ «pay devrinin» gerçeği yansıtmadığı ilişkin iddiasının da denetlenmesi gerekmektedir.
-
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7888 E. 2021/127 K.
Ortak:rayiç değer · muvazaa · uyuşmazlık konusu · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.10.2021 tarih ve 2017/50 E., 2021/611 K. sayılı kararı ile davada ... ... «mirasçılarının» mirası reddettiği ve kararın kesinleştiği, ... ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları, akit tabloları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı asilin ortağı ve daha önce «temsilcisi» olduğu Tusso inşaat Kollektif şirketi adına kayıtlı iken davalı ... ...satışı yapılan İzmit ili, 5770, 5789, 5847, 5885, 5436, 5923 parsellere ait taşınmazların şirket ortağı ve şirket temsilcisi olan dava tarihinden önce vefat eden... tarafından bir kısım davalılara satıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın satışı yapılan taşınmaz hisselerinin tapuda gösterilen satış bedelleri ile «keşif» ve bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller arasında fahis fark olduğu ve «muvazaalı» satış yapıldığı iddiası ile tapu kayıtlarının iptaline ilişkin olduğu, ancak yargılama sırasında dava konusu taşınmazların üçüncü şahıslara intikalinin yapılmış olması nedeniyle davanın bedel davasına dönüştürüldüğü, mahallinde keşif yapılarak taşınmazların dava tarihindeki ve akit tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edildiği, satışların muvazaalı olarak yapıldığının sadece taşınmazın akit tarihlerindeki tespit edilen fahiş farka dayandırılamayacağı, dosyanın tüm kapsamı bakımından değerlendirildiğinde davacının şirket ortağı olduğu dönemde yapılmış satışlar olduğu, satış bedelleri arasında devir «temlik» tarihindeki rayiç değer ile keşifte tespit edilen rayiç değer arasında fahiş farkın bulunmasının satışta muvazaanın varlığına ve davalının kötü niyetli olduğunun kabulüne yeterli olmadığı, başka yan delillerle de muvazaa iddiasının ispatlanması gerektiği, davacı tarafın buna ilişkin delil «ibraz» etmediği, davalı taşınmazı satın alan kişinin de kötü niyetinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle ... ... mirasçıları yönünden mirası reddetmiş olduklarından pasif h …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu İzmit ili, Kartepe İlçesi, Çiftlik mahallesindeki 5770, 5789, 5847, 5885, 5436 ve 5923 parsel sayılı taşınmazların davalı şirketin mülkiyetinde iken «muvazaalı» olarak satışının yapılıp yapılmadığı, davalılara «husumet» yöneltilip yöneltilemeyeceği, bu taşınmazların muvazaa nedeniyle bedellerinin iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Bozma Kararı Dairemizin 29.03.2017 tarih ve 2017/93 E., 2017/1884K. sayılı kararıyla; "...Dava, «limited şirkete» ait dava konusu taşınmazın satışının «muvazaa» nedeniyle iptali ve şirket adına tesciline ilişkindir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» ve sonrasında akdedilen 25.09.2000, 14.09.2001, 07.02.2002 ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde imzalandığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu «satış vaadi sözleşmesinin» «muvazaalı» olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan sadece 50 daire ve 8 dükkanın devredildiği, üçüncü kişilere satılmış olması sebebiyle yükleniciye verilemeyen 15 daire yerine Tusso Kollektif Şti. adına kayıtlı ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazla ... ada... parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere «teminat» amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edilmesi yönünde alınan bilirkişi raporunda satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte satılmış oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hissesinin satıldığı anlaşıldığından satış bedelinin belirlenmesinin imkansız olduğunun bildirildiği, asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi'ne «husumet» de düşmeyeceği, asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davada ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığı gerekçesiyle, …
2- Ancak, davacı tarafından «uyuşmazlık konusu» 7560 Ada 8 nolu parselde Tusso İnş.
… u taşınmazların satış bedellerinin birden çok taşınmazla birlikte tek bedel üzerinden veya sadece pay satışı yapılmak suretiyle gösterilmiş olmaları nedeniyle satış «bedellerinin muvazaalı» olup olmadıklarının tespitinin mümkün olmadığı belirtilmişse de anılan rapor denetlendiğinde, satış senetleri üzerinde her bir taşınmaz için ayrı ayrı satış bedeli …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedelde muvazaa · irade sakatlığı · bağış · satış vaadi sözleşmesi · kat karşılığı inşaat sözleşmesi · sözleşmeden doğan dava · iş bölümü · geçersizlik
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» ve sonrasında akdedilen 25.09.2000, 14.09.2001, 07.02.2002 ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde imzalandığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu «satış vaadi sözleşmesinin» «muvazaalı» olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan sadece 50 daire ve 8 dükkanın devredildiği, üçüncü kişilere satılmış olması sebebiyle yükleniciye verilemeyen 15 daire yerine Tusso Kollektif Şti. adına kayıtlı ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazla ... ada... parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere «teminat» amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edilmesi yönünde alınan bilirkişi raporunda satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte satılmış oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hissesinin satıldığı anlaşıldığından satış bedelinin belirlenmesinin imkansız olduğunun bildirildiği, asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi'ne «husumet» de düşmeyeceği, asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davada ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığı gerekçesiyle, …
Bu bakımdan, taraflarca gösterilen tanıklardan söz konusu bağımsız «bölümler» bakımından anılan davalılar ile şirket yöneticisi ..., ... ve ... arasındaki akrabalık ilişkisi ve anılan davalıların ödeme koşulları hususundaki bilgilerinin de sorularak tapuda yapılan satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir «bağış» niteliğinde olup olmadığı ve Tusso Şirketi adına ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığı» halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davalılar ..., ..., ..., A. ... ve ... adına tescil edilen bağımsız bölümlerden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi do …
Şti’nden çeşitli bağımsız «bölümler» devralan davalılardan ...’ın şirket yöneticisi müteveffa ...’ın eşinin kardeşinin oğlu; ...’ün şirket ortaklarından ...’ün eşi; ..., ... ve A. ...’nun ise yine şirket ortaklarından ...’nun çocukları olduğunu ve esasında bu kişilerin alım gücü bulunmadığı halde tapuda bu davalılara yapılan satış ve devir işleminin gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmüştür.
… u taşınmazların satış bedellerinin birden çok taşınmazla birlikte tek bedel üzerinden veya sadece pay satışı yapılmak suretiyle gösterilmiş olmaları nedeniyle satış «bedellerinin muvazaalı» olup olmadıklarının tespitinin mümkün olmadığı belirtilmişse de anılan rapor denetlendiğinde, satış senetleri üzerinde her bir taşınmaz için ayrı ayrı satış bedeli …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12397 E. 2014/17765 K.
Ortak:keşif · muvazaa · mirasçılık · üçüncü kişi · temlik · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.10.2021 tarih ve 2017/50 E., 2021/611 K. sayılı kararı ile davada ... ... «mirasçılarının» mirası reddettiği ve kararın kesinleştiği, ... ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet» nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları, akit tabloları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı asilin ortağı ve daha önce «temsilcisi» olduğu Tusso inşaat Kollektif şirketi adına kayıtlı iken davalı ... ...satışı yapılan İzmit ili, 5770, 5789, 5847, 5885, 5436, 5923 parsellere ait taşınmazların şirket ortağı ve şirket temsilcisi olan dava tarihinden önce vefat eden... tarafından bir kısım davalılara satıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın satışı yapılan taşınmaz hisselerinin tapuda gösterilen satış bedelleri ile «keşif» ve bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller arasında fahis fark olduğu ve «muvazaalı» satış yapıldığı iddiası ile tapu kayıtlarının iptaline ilişkin olduğu, ancak yargılama sırasında dava konusu taşınmazların üçüncü şahıslara intikalinin yapılmış olması nedeniyle davanın bedel davasına dönüştürüldüğü, mahallinde keşif yapılarak taşınmazların dava tarihindeki ve akit tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edildiği, satışların muvazaalı olarak yapıldığının sadece taşınmazın akit tarihlerindeki tespit edilen fahiş farka dayandırılamayacağı, dosyanın tüm kapsamı bakımından değerlendirildiğinde davacının şirket ortağı olduğu dönemde yapılmış satışlar olduğu, satış bedelleri arasında devir «temlik» tarihindeki rayiç değer ile keşifte tespit edilen rayiç değer arasında fahiş farkın bulunmasının satışta muvazaanın varlığına ve davalının kötü niyetli olduğunun kabulüne yeterli olmadığı, başka yan delillerle de muvazaa iddiasının ispatlanması gerektiği, davacı tarafın buna ilişkin delil «ibraz» etmediği, davalı taşınmazı satın alan kişinin de kötü niyetinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle ... ... mirasçıları yönünden mirası reddetmiş olduklarından pasif h …
Mahkemece davalı şirkete ait taşınmazların şirketin «temsilcisinin» dava dışı Orhan Bozalioğlu'na verdiği vekaletname kapsamında davalı «üçüncü kişi» ...'a rayiç değerinden daha düşük bir bedele satıldığı, ancak bu durumun tek başına «muvazaa» ve «kötü niyet» iddialarının ispatına yeterli olmadığı, başka yan delillerle de bu durumun ispatlanmasının gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu İzmit ili, Kartepe İlçesi, Çiftlik mahallesindeki 5770, 5789, 5847, 5885, 5436 ve 5923 parsel sayılı taşınmazların davalı şirketin mülkiyetinde iken «muvazaalı» olarak satışının yapılıp yapılmadığı, davalılara «husumet» yöneltilip yöneltilemeyeceği, bu taşınmazların muvazaa nedeniyle bedellerinin iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda7561 ada 10 parsel sayılı taşınmazın, şirket ortağı ve yetkili «temsilcisi» olan vefat eden davalı M.T..tarafından bir kısım davalılara «temlik» edildiği, taraflar arasındaki ihtilafın, davacı ve davalı taraf arasında daha önce yürütülen dava, bir kısım davalılar arasındaki akrabalık ve ticari ilişkiler, dinlenen tanık beyanları, dava konusu yapılan taşınmaz hisselerinin tapuda gösterilen satış bedelleri ile taşınmazın «keşif» ve alınan bilirkişi raporunda tespit edilen rayiç bedelleri arasında fahiş fark göz önünde tutulduğunda, taşınmazı devralan davalıların kötü niyetli oldukları, bu …
İnşaat Kollektif Şirketi ve M.T.. «mirasçıları» aleyhine açılan davanın «husumet» yönünden reddine, davalılar S..
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacı asilin ortağı ve daha önce yetkili «temsilcisi» olduğu Tusso İnşaat Kollektif Şirketine ait Ankara .....
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir · iş bölümü · yargılama gideri · yasal faiz · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… ılan davanın tazminat istemine dönüştürüldüğü gözetilmeksizin ve dava konusu taşınmazda kat irtifakı kurulup davalılardan satın alınan bağımsız bölümlerin dava dışı «üçüncü kişiler» adına tescil edildiği, bağımsız «bölüm» malikleri hakkında açılmış bir davanın da bulunmadığı nazara alınmaksızın anılan bağımsız bölümlerin üzerine «ihtiyati tedbir» konulması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
9-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Y..'den talep etmiş olduğu 173.333 TL miktarın, dava tarihi olan 19.06.2006 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2196 E. , 2023/2180 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/50 Esas, 2021/611 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle taşınmaz bedellerinin iadesi davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %25 hissesine sahip ortağı bulunduğunu, bu şirketi A.... ile 19.07.2008 tarihinde vefat eden...'ın tek başına temsile yetkili olduklarını, dava konusu yapılan İzmit ili, Kartepe İlçesi, Çiftlik mahallesindeki 5770, 5789, 5847, 5885, 5436 ve 5923 parsel sayılı taşınmazların davalı şirkete ait olduğunu, bu taşınmazların muvazaalı ve düşük bedelle davalı ...'a satılarak davalı şirketin ve ortaklarının zarara uğratıldığını, davalı şirket ortakları tarafından davalı ...'a taşınmazların muvazaalı olarak satışlarının yapıldığını iddia ederek taşınmazların satış işlemlerinin iptali ile eski malik davalı Tusso Şti. adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, daha sonra verilen dilekçe ile taşınmazların bedelinin iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın yerinde olmadığını, davanın süresinde açılmadığını, taşınmazların satış yolu ile üçüncü şahıs konumundaki davalı ...'a satıldığını, bu şahsın taşınmazların bedelini ödeyerek satın aldığını ve iyi niyetli olduğunu, davacının şirket müdürlüğünden azledilen davalının tüm işlemlere karşı ayrı ayrı dava açtığını, bunun doğru olmadığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 09.03.2016 tarih ve 2015/672 E., 2016/247 K. sayılı kararı ile davada mahkemenin görevsiz olduğu, görevli mahkeme Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın dava şartları yokluğu nedeniyle usul yönünden reddine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 29.03.2017 tarih ve 2017/93 E., 2017/1884K. sayılı kararıyla; "...Dava, limited şirkete ait dava konusu taşınmazın satışının muvazaa nedeniyle iptali ve şirket adına tesciline ilişkindir. Mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi ve HMK'nın 115. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir. Davalı Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ile müteveffa ortağın murisleri davacılar ve taşınmazı satın alan üçüncü kişi arasında olması sebebiyle, şirket ile ortakları arasındaki ortaklık ilişkisinden doğan ve ticari işletmeyi ilgilendiren davadır. Şirketler ve ortakları arasındaki ilişki TTK'da düzenlendiğinden bu davalara bakma görevi TTK'nın 5.
maddesi gereğince ticaret mahkemesinin görev alanındadır. Mahkemece yerinde olmayan yazılı gerekçeyle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir." gereğince bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 27.10.2021 tarih ve 2017/50 E., 2021/611 K. sayılı kararı ile davada ... ... mirasçılarının mirası reddettiği ve kararın kesinleştiği, ... ... aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtları, akit tabloları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı asilin ortağı ve daha önce temsilcisi olduğu Tusso inşaat Kollektif şirketi adına kayıtlı iken davalı ... ...satışı yapılan İzmit ili, 5770, 5789, 5847, 5885, 5436, 5923 parsellere ait taşınmazların şirket ortağı ve şirket temsilcisi olan dava tarihinden önce vefat eden... tarafından bir kısım davalılara satıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın satışı yapılan taşınmaz hisselerinin tapuda gösterilen satış bedelleri ile keşif ve bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller arasında fahis fark olduğu ve muvazaalı satış yapıldığı iddiası ile tapu kayıtlarının iptaline ilişkin olduğu, ancak yargılama sırasında dava konusu taşınmazların üçüncü şahıslara intikalinin yapılmış olması nedeniyle davanın bedel davasına dönüştürüldüğü, mahallinde keşif yapılarak taşınmazların dava tarihindeki ve akit tarihindeki rayiç değerlerinin tespit edildiği, satışların muvazaalı olarak yapıldığının sadece taşınmazın akit tarihlerindeki tespit edilen fahiş farka dayandırılamayacağı, dosyanın tüm kapsamı bakımından değerlendirildiğinde davacının şirket ortağı olduğu dönemde yapılmış satışlar olduğu, satış bedelleri arasında devir temlik tarihindeki rayiç değer ile keşifte tespit edilen rayiç değer arasında fahiş farkın bulunmasının satışta muvazaanın varlığına ve davalının kötü niyetli olduğunun kabulüne yeterli olmadığı, başka yan delillerle de muvazaa iddiasının ispatlanması gerektiği, davacı tarafın buna ilişkin delil ibraz etmediği, davalı taşınmazı satın alan kişinin de kötü niyetinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle ...
... mirasçıları yönünden mirası reddetmiş olduklarından pasif husumet nedeniyle davanın reddine, davacı tarafından davalılar Tusso İnşaat Kollektif Şirketi, ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların muvazaalı olarak satışının gerçekleştirildiğini, amacın taşınmazları satmak değil davacılardan mal kaçırmak olduğunu, taşınmazların satış bedeli ile rayiç bedeli arasında ciddi bir farkın olduğunu, şirketin içinin boşaltılmasının amaçlandığını, şirket ana sözleşmesine göre şirketin işletme konularının arasında şirketin arsalarının satılmasının yer almadığını, şirketin idareci ortağının şirketin tüm ortaklarının görüşünü almadan şirket arsasını satamayacağını, satışın bu nedenle de mutlak butlanla hükümsüz olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu İzmit ili, Kartepe İlçesi, Çiftlik mahallesindeki 5770, 5789, 5847, 5885, 5436 ve 5923 parsel sayılı taşınmazların davalı şirketin mülkiyetinde iken muvazaalı olarak satışının yapılıp yapılmadığı, davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, bu taşınmazların muvazaa nedeniyle bedellerinin iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi
3. Değerlendirme
Dava, davalı şirkete ait taşınmazların muvazaalı satışı nedeniyle bedellerin tespiti ve şirkete iadesi talebine ilişkindir.
Mahkemece davalı şirkete ait taşınmazların şirketin temsilcisinin dava dışı Orhan Bozalioğlu'na verdiği vekaletname kapsamında davalı üçüncü kişi ...'a rayiç değerinden daha düşük bir bedele satıldığı, ancak bu durumun tek başına muvazaa ve kötü niyet iddialarının ispatına yeterli olmadığı, başka yan delillerle de bu durumun ispatlanmasının gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki Mahkemece alınan tanık beyanlarında müteveffa davacının 2002 yılından itibaren davalı şirkette dışlandığı, şirketin adresinin değiştirilerek taşınmazların müteveffa davacının bilgisi dışında satıldığı, inşaat işi yapan şirketin taşınmazlarının düşük bedelle üçüncü kişilere satıldıktan sonra ancak tapu kayıtlarının incelenmesiyle müteveffa davacı tarafından öğrenilebildiği, şirketin yetkilisi ve taşınmazları satan ... ile taşınmazları satın alan ...'ın arasında akrabalık ilişkisinin olduğu, Kemal'in ...'ın kayınbiraderi olduğu, ...'ın dava konusu taşınmazları satın alabilecek ekonomik gücünün bulunmadığı ifade edilmiştir.
Ayrıca Mahkemece dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile de taşınmazların satış bedeli ile rayiç bedeli arasında fahiş farkın olduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda, dava konusu taşınmazların satış bedeli ve gerçek bedelinin arasında fahiş fark bulunduğu, müteveffa davacının şirketten dışlandığı, tapuda taşınmazları satın almış görünen ...'ın taşınmazları satan ... ile akrabalık ilişkisinin bulunduğu sabit olmakla taşınmazların ...'a satışının muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından dosyaya sunulan dilekçe ile taşınmazların iyi niyetli üçüncü kişilere satılması nedeniyle tapu iptal ve tescil davası ıslah edilerek taşınmazların bedelinin şirkete iadesi davasına dönüştürülmüştür.
Bu nedenle, dava konusu taşınmazların muvazaalı şekilde satıldığının kabulü ile taşınmazların bedelinin iadesine ilişkin talebin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932321500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz