Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7888 E. 2021/127 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bedelde muvazaa↗ irade sakatlığı↗ bağış↗ kollektif şirket↗ satış vaadi sözleşmesi↗ kat karşılığı inşaat sözleşmesi↗ rayiç değer↗ şekil şartı↗ muvazaa↗ sözleşmeden doğan dava↗ iş bölümü↗ uyuşmazlık konusu↗ geçersizlik↗ eksik inceleme↗ teminat↗ hmk 353(1)b-2↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve sonrasında akdedilen 25.09.2000, 14.09.2001, 07.02.2002 ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde imzalandığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan sadece 50 daire ve 8 dükkanın devredildiği, üçüncü kişilere satılmış olması sebebiyle yükleniciye verilemeyen 15 daire yerine Tusso Kollektif Şti. adına kayıtlı ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazla ... ada... parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşmeden doğan yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere teminat amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki rayiç değerlerinin tespit edilmesi yönünde alınan bilirkişi raporunda satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte satılmış oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hissesinin satıldığı anlaşıldığından satış bedelinin belirlenmesinin imkansız olduğunun bildirildiği, asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi'ne husumet de düşmeyeceği, asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davada ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davada Tusso Kollektif Şirketi hakkında açılan davanın husumet nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde aşağıda belirtilen hususlar dışında İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı tarafından uyuşmazlık konusu 7560 Ada 8 nolu parselde Tusso İnş. Koll. Şti’nden çeşitli bağımsız bölümler devralan davalılardan ...’ın şirket yöneticisi müteveffa ...’ın eşinin kardeşinin oğlu; ...’ün şirket ortaklarından ...’ün eşi; ..., ... ve A. ...’nun ise yine şirket ortaklarından ...’nun çocukları olduğunu ve esasında bu kişilerin alım gücü bulunmadığı halde tapuda bu davalılara yapılan satış ve devir işleminin gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmüştür. Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazların satış bedellerinin birden çok taşınmazla birlikte tek bedel üzerinden veya sadece pay satışı yapılmak suretiyle gösterilmiş olmaları nedeniyle satış bedellerinin muvazaalı olup olmadıklarının tespitinin mümkün olmadığı belirtilmişse de anılan rapor denetlendiğinde, satış senetleri üzerinde her bir taşınmaz için ayrı ayrı satış bedelinin yer aldığı görülmüş olup senetlerde belirtilen bedeller ve bilirkişi raporlarında mütalaa edilen taşınmazların satış tarihlerindeki yaklaşık gerçek değerleri arasında açık bir oransızlık bulunduğu hususu sabittir. Hal böyle olmakla birlikte, bu durum tek başına muvazaaya delalet etmiyorsa da, davacının az önce bahsedildiği şekilde bağımsız bölümlerin devrinin gerçeği yansıtmadığına ilişkin iddiasının da denetlenmesi gerekmektedir. Tapuda yapılan işlem tarihinde yürürlükteki 818 sayılı BK'nın 18. maddesi uyarınca sözleşmenin taraflarının akdin şekil ve şartlarının tayininde gerçek iradelerini gizleyerek esas iradelerinin yerine geçecek şekilde görünürde tapuda satış ve devir akdi yaptıklarının kanıtlanması halinde, bu işlem taraf iradelerindeki sakatlık nedeniyle yapıldığı an itibarıyla geçersizlik ve iptal nedenidir.
Bu bakımdan, taraflarca gösterilen tanıklardan söz konusu bağımsız bölümler bakımından anılan davalılar ile şirket yöneticisi ..., ... ve ... arasındaki akrabalık ilişkisi ve anılan davalıların ödeme koşulları hususundaki bilgilerinin de sorularak tapuda yapılan satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir bağış niteliğinde olup olmadığı ve Tusso Şirketi adına ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle irade sakatlığı halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak davalılar ..., ..., ..., A. ... ve ... adına tescil edilen bağımsız bölümlerden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bu yönüyle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2648 E. 2024/6420 K.
Ortak:irade sakatlığı · bağış · satış vaadi sözleşmesi · kat karşılığı inşaat sözleşmesi · rayiç değer · muvazaa · teminat · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» ve sonrasında akdedilen 25.09.2000, 14.09.2001, 07.02.2002 ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde imzalandığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu «satış vaadi sözleşmesinin» «muvazaalı» olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan sadece 50 daire ve 8 dükkanın devredildiği, üçüncü kişilere satılmış olması sebebiyle yükleniciye verilemeyen 15 daire yerine Tusso Kollektif Şti. adına kayıtlı ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazla ... ada... parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere «teminat» amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edilmesi yönünde alınan bilirkişi raporunda satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte satılmış oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hissesinin satıldığı anlaşıldığından satış bedelinin belirlenmesinin imkansız olduğunun bildirildiği, asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi'ne «husumet» de düşmeyeceği, asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davada ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığı gerekçesiyle, …
Bu bakımdan, taraflarca gösterilen tanıklardan söz konusu bağımsız «bölümler» bakımından anılan davalılar ile şirket yöneticisi ..., ... ve ... arasındaki akrabalık ilişkisi ve anılan davalıların ödeme koşulları hususundaki bilgilerinin de sorularak tapuda yapılan satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir «bağış» niteliğinde olup olmadığı ve Tusso Şirketi adına ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığı» halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davalılar ..., ..., ..., A. ... ve ... adına tescil edilen bağımsız bölümlerden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi do …
… u taşınmazların satış bedellerinin birden çok taşınmazla birlikte tek bedel üzerinden veya sadece pay satışı yapılmak suretiyle gösterilmiş olmaları nedeniyle satış «bedellerinin muvazaalı» olup olmadıklarının tespitinin mümkün olmadığı belirtilmişse de anılan rapor denetlendiğinde, satış senetleri üzerinde her bir taşınmaz için ayrı ayrı satış bedeli …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında akdedilen «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» ve sonrasında akdedilen 25.09.2000 tarihli, 14.09.2001 tarihli, 07.02.2002 tarihli ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde akdedildiği, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu «satış vaadi sözleşmesinin» «muvazaalı» olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan 50 daire ve 8 dükkan devri verildiği, üçüncü kişilere ... olması sebebiyle yükleniciye verilmeyen 15 daire yerine 7561 ada 10 parselde kayıtlı taşınmazla 7560 ada 9 parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşmeden ... yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere «teminat» amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu kılınan bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edilmesi yönünde bilirkişi heyeti «görevlendirilmiş» ise de yapılan çalışmada satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte ... oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hisse hisse satıldığı anlaşıldığından bu durumda davaya konu dairelerin satış bedelinin belirlenmesinin de imkansız olduğu anlaşıldığından, «bozma sonrası» yeniden dinlenen «tanık beyanlarına» göre de; dava konusu 7560 ada, 8 parseldeki bağımsız bölümleri satın alan davalılar ile davalı Tusso İnşaat şirketi yöneticileri olan ... ... ..., ... ... ve ... ... arasındaki akrabalık ilişkisi olduğu anlaşılmakla birlikte, davalıların satın alım gücü olmadığı, satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir «bağış» niteliğinde olduğu ve Tusso Şirketi adına ... ... ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığının» oluştuğu konusunda «kesin» kanaat verecek bilgilerinin olmadığı, buna ilişkin beyanlarının varsayımsal nitelikte tahmine dayalı bilgiler olduğu görülmekle; asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi aleyhine açılan davanın «husumet», asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığından reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada davalı Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ... ...-A ... ... ve Ortakları hakkında açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... «mirasçıları» vekilince temyiz edilmiştir.
Noterliğinin 09.12.2002 tarihli 13118 yevmiye nolu taşınmaz mal «satış vaadi sözleşmesi» imzalandığını, bu sözleşmeyle davalılar ... ve ... ... ile imzalanan gayrimenkul satış vaadi ve «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» hükümlerine aykırı şekilde inşaata konu taşınmazdaki şirket hissenin tamamının çok düşük bir miktar karşılığında devrinin vaadedildiğini, bu sözleşme nedeniyle Tusso Şirketinin yapılan inşaattan 15 daire ve 8 dükkan daha az almak durumunda kaldığını, müvekkilinin tüm bu işlemlerden sonra şirket genel merkezine davet edildiğinde süreçten haberdar olduğunu ileri sürerek, Ankara 8.Noterliğinin 09.12.2002 tarihli 13118 yevmiye nolu taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi nedeniyle davalı Tusso Kollektif Şti.nin uğramış olduğu zararın tazminini talep etmiş; 04.06.2012 tarihinde sunduğu dilekçesiyle, yapılan işlemler nedeniyle şirketin 15 daire ve 8 dükkan daha az aldığını, şirket ortaklarından M. ... ... ve davalıların şirketten «mal kaçırmak» için satış vaadi sözleşmesi imzaladıklarını, şirkete ait taşınmazların çok düşük bedellerle M. ... ...'ın akrabalarına da «muvazaalı» olarak satıldığını, ayrıca şirket ana sözleşmesi gereği şirket arsasını ancak ortaklar kurulunun alacağı kararla devredilebileceğinden ortaklardan sadece ...'ın imzasını «taşıyan» Ankara 8.Noterliğinin 09.12.2002 tarihli 13118 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali gerektiği gibi «mutlak butlanla» batıl da olduğunu ileri sürerek, bu satış vaadi sözleşmesi nedeniyle Tusso Kollektif Şirketinin edinemediği 15 daire ve 4 dükkana ilişkin satış işlemlerinin iptali …
… ilekçesinde; ortağı olduğu davalı Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'ne ait taşınmaz üzerinde inşaat yapımı için davalılar ... ve ... ... ile gayrimenkul satış vaadi ve «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» imzalandığını, bu sözleşmeyle taşınmaz üzerinde yapılacak 120 adet daire ile 20 adet dükkandan oluşan bağımsız bölümlerden K1, K2, K3 ve K4'ün tamamının, K5, K6'nin 5, 6, 7. katlarının tamamı ile 8. kattan bir daire olmak üzere 55 adet dairenin ve K1, K2, K3 ve K4'ün altındaki 8 adet dükkanın davalı yükleniciye, kalan 65 adet daire ile 12 adet dükkanın arsa sahibi Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'ne verilmesinin kararlaştırıldığını, ancak daha sonra «şirket merkezinin» taşınmasıyla birlikte müvekkilinin şirket yönetiminden uzaklaştırıldığını ve bu süreçte davalı Tusso Şirketini «temsilen» diğer davalı ... ile davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak butlan · mal kaçırma · tanık beyanı · butlan · bozma sonrası karar · şirket merkezi mahkemesi · mirasçılık · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaNoterliğinin 09.12.2002 tarihli 13118 yevmiye nolu taşınmaz mal «satış vaadi sözleşmesi» imzalandığını, bu sözleşmeyle davalılar ... ve ... ... ile imzalanan gayrimenkul satış vaadi ve «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» hükümlerine aykırı şekilde inşaata konu taşınmazdaki şirket hissenin tamamının çok düşük bir miktar karşılığında devrinin vaadedildiğini, bu sözleşme nedeniyle Tusso Şirketinin yapılan inşaattan 15 daire ve 8 dükkan daha az almak durumunda kaldığını, müvekkilinin tüm bu işlemlerden sonra şirket genel merkezine davet edildiğinde süreçten haberdar olduğunu ileri sürerek, Ankara 8.Noterliğinin 09.12.2002 tarihli 13118 yevmiye nolu taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi nedeniyle davalı Tusso Kollektif Şti.nin uğramış olduğu zararın tazminini talep etmiş; 04.06.2012 tarihinde sunduğu dilekçesiyle, yapılan işlemler nedeniyle şirketin 15 daire ve 8 dükkan daha az aldığını, şirket ortaklarından M. ... ... ve davalıların şirketten «mal kaçırmak» için satış vaadi sözleşmesi imzaladıklarını, şirkete ait taşınmazların çok düşük bedellerle M. ... ...'ın akrabalarına da «muvazaalı» olarak satıldığını, ayrıca şirket ana sözleşmesi gereği şirket arsasını ancak ortaklar kurulunun alacağı kararla devredilebileceğinden ortaklardan sadece ...'ın imzasını «taşıyan» Ankara 8.Noterliğinin 09.12.2002 tarihli 13118 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali gerektiği gibi «mutlak butlanla» batıl da olduğunu ileri sürerek, bu satış vaadi sözleşmesi nedeniyle Tusso Kollektif Şirketinin edinemediği 15 daire ve 4 dükkana ilişkin satış işlemlerinin iptali …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında akdedilen «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» ve sonrasında akdedilen 25.09.2000 tarihli, 14.09.2001 tarihli, 07.02.2002 tarihli ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde akdedildiği, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu «satış vaadi sözleşmesinin» «muvazaalı» olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan 50 daire ve 8 dükkan devri verildiği, üçüncü kişilere ... olması sebebiyle yükleniciye verilmeyen 15 daire yerine 7561 ada 10 parselde kayıtlı taşınmazla 7560 ada 9 parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşmeden ... yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere «teminat» amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu kılınan bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edilmesi yönünde bilirkişi heyeti «görevlendirilmiş» ise de yapılan çalışmada satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte ... oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hisse hisse satıldığı anlaşıldığından bu durumda davaya konu dairelerin satış bedelinin belirlenmesinin de imkansız olduğu anlaşıldığından, «bozma sonrası» yeniden dinlenen «tanık beyanlarına» göre de; dava konusu 7560 ada, 8 parseldeki bağımsız bölümleri satın alan davalılar ile davalı Tusso İnşaat şirketi yöneticileri olan ... ... ..., ... ... ve ... ... arasındaki akrabalık ilişkisi olduğu anlaşılmakla birlikte, davalıların satın alım gücü olmadığı, satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir «bağış» niteliğinde olduğu ve Tusso Şirketi adına ... ... ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığının» oluştuğu konusunda «kesin» kanaat verecek bilgilerinin olmadığı, buna ilişkin beyanlarının varsayımsal nitelikte tahmine dayalı bilgiler olduğu görülmekle; asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi aleyhine açılan davanın «husumet», asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığından reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada davalı Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ... ...-A ... ... ve Ortakları hakkında açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... «mirasçıları» vekilince temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davada davacı «mirasçıları» vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I.
… ilekçesinde; ortağı olduğu davalı Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'ne ait taşınmaz üzerinde inşaat yapımı için davalılar ... ve ... ... ile gayrimenkul satış vaadi ve «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» imzalandığını, bu sözleşmeyle taşınmaz üzerinde yapılacak 120 adet daire ile 20 adet dükkandan oluşan bağımsız bölümlerden K1, K2, K3 ve K4'ün tamamının, K5, K6'nin 5, 6, 7. katlarının tamamı ile 8. kattan bir daire olmak üzere 55 adet dairenin ve K1, K2, K3 ve K4'ün altındaki 8 adet dükkanın davalı yükleniciye, kalan 65 adet daire ile 12 adet dükkanın arsa sahibi Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'ne verilmesinin kararlaştırıldığını, ancak daha sonra «şirket merkezinin» taşınmasıyla birlikte müvekkilinin şirket yönetiminden uzaklaştırıldığını ve bu süreçte davalı Tusso Şirketini «temsilen» diğer davalı ... ile davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3987 E. 2020/650 K.
Ortak:irade sakatlığı · bağış · satış vaadi sözleşmesi · kat karşılığı inşaat sözleşmesi · rayiç değer · muvazaa · uyuşmazlık konusu · geçersizlik · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» ve sonrasında akdedilen 25.09.2000, 14.09.2001, 07.02.2002 ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde imzalandığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu «satış vaadi sözleşmesinin» «muvazaalı» olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan sadece 50 daire ve 8 dükkanın devredildiği, üçüncü kişilere satılmış olması sebebiyle yükleniciye verilemeyen 15 daire yerine Tusso Kollektif Şti. adına kayıtlı ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazla ... ada... parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere «teminat» amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edilmesi yönünde alınan bilirkişi raporunda satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte satılmış oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hissesinin satıldığı anlaşıldığından satış bedelinin belirlenmesinin imkansız olduğunun bildirildiği, asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi'ne «husumet» de düşmeyeceği, asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davada ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığı gerekçesiyle, …
Bu bakımdan, taraflarca gösterilen tanıklardan söz konusu bağımsız «bölümler» bakımından anılan davalılar ile şirket yöneticisi ..., ... ve ... arasındaki akrabalık ilişkisi ve anılan davalıların ödeme koşulları hususundaki bilgilerinin de sorularak tapuda yapılan satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir «bağış» niteliğinde olup olmadığı ve Tusso Şirketi adına ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığı» halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davalılar ..., ..., ..., A. ... ve ... adına tescil edilen bağımsız bölümlerden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi do …
2- Ancak, davacı tarafından «uyuşmazlık konusu» 7560 Ada 8 nolu parselde Tusso İnş.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davalılardan Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'nin davaya konu taşınmazın önceki maliki olup, «muvazaa» iddiasıyla tapunun iptali ve şirket adına tescili istendiğinden böyle bir davada şirkete ve işlemi yapan ...'a «husumet» yöneltilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ile ... «mirasçıları» olan davalılar aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» «usulden reddinin» gerektiği, diğer davalılar aleyhine açılan davada şirket ana sözleşmesine göre şirketi «temsile» yetkili her ortağın tek başına taşınmaz satışını gerçekleştirebileceği anlaşıldığından davacı tarafın satışın «geçersizliğine» ilişkin itirazları yerinde görülmediği, zira ...'ın tek başına temsile yetkili bulunduğu, satışın muvazaalı olduğu iddiasına gelince; her ne kadar taşınmazın tapudaki devir bedeli 210.000,00 TL ve şirket kayıtlarına 225.000,00 TL olarak işlenmiş ve mahkemece yapılan «keşif» ve alınan raporlardan, devir tarihindeki «rayiç değeri» 3.823.215,00 TL olarak tespit edilmiş ise de aynı ada 8 no'lu parsel için davalı şirketi temsilen ... ile davalı ...
Kollektif Şirketi'nin yüklenicilere «teslim» edeceği 15 adet meskenin teslim edilemediği, dava konusu 9 no'lu parselin satış bedeli içerisinde 15 adet daire bedelinin de yer aldığı, diğer yandan şirketi «temsile» yetkili ... ve diğer davalıların «muvazaalı» olarak taşınmazın devrini gerçekleştirdiklerine dair taşınmazın satış tarihindeki «rayiç değerinin» azlığı dışında hiçbir delil sunulmadığı, bedeller arasında aşırı orantısızlık olması, muvazaanın varlığı ve davalıların kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli …
… rasındaki akrabalık ilişkisi ve davalı ...’ın ödeme koşulları hususundaki bilgilerinin de sorularak tapuda yapılan satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir «bağış» niteliğinde olup olmadığı ve Tusso Şirketi adına ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığı» halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davalı ... adına tescil edilen ½ hisseden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bu yönüyle temy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devri · keşif · pasif husumet yokluğu · mirasçılık · pasif husumet · husumet yokluğu · usulden reddi · temsil
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davalılardan Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'nin davaya konu taşınmazın önceki maliki olup, «muvazaa» iddiasıyla tapunun iptali ve şirket adına tescili istendiğinden böyle bir davada şirkete ve işlemi yapan ...'a «husumet» yöneltilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ile ... «mirasçıları» olan davalılar aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» «usulden reddinin» gerektiği, diğer davalılar aleyhine açılan davada şirket ana sözleşmesine göre şirketi «temsile» yetkili her ortağın tek başına taşınmaz satışını gerçekleştirebileceği anlaşıldığından davacı tarafın satışın «geçersizliğine» ilişkin itirazları yerinde görülmediği, zira ...'ın tek başına temsile yetkili bulunduğu, satışın muvazaalı olduğu iddiasına gelince; her ne kadar taşınmazın tapudaki devir bedeli 210.000,00 TL ve şirket kayıtlarına 225.000,00 TL olarak işlenmiş ve mahkemece yapılan «keşif» ve alınan raporlardan, devir tarihindeki «rayiç değeri» 3.823.215,00 TL olarak tespit edilmiş ise de aynı ada 8 no'lu parsel için davalı şirketi temsilen ... ile davalı ...
Kollektif Şirketi ile Mehmet Şeref «mirasçıları» olan davalılar ... (mirasçıları), ... ve ... aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» «usulden reddine», diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kollektif Şirketi'nin yüklenicilere «teslim» edeceği 15 adet meskenin teslim edilemediği, dava konusu 9 no'lu parselin satış bedeli içerisinde 15 adet daire bedelinin de yer aldığı, diğer yandan şirketi «temsile» yetkili ... ve diğer davalıların «muvazaalı» olarak taşınmazın devrini gerçekleştirdiklerine dair taşınmazın satış tarihindeki «rayiç değerinin» azlığı dışında hiçbir delil sunulmadığı, bedeller arasında aşırı orantısızlık olması, muvazaanın varlığı ve davalıların kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli …
Her ne kadar, bu durum tek başına «muvazaaya» delalet etmiyorsa da, davacının az önce bahsedildiği şekilde ½ «pay devrinin» gerçeği yansıtmadığı ilişkin iddiasının da denetlenmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4795 E. 2013/8186 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3088 E. 2019/1080 K.
Ortak:irade sakatlığı · bağış · satış vaadi sözleşmesi · muvazaa · uyuşmazlık konusu · geçersizlik · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu bakımdan, taraflarca gösterilen tanıklardan söz konusu bağımsız «bölümler» bakımından anılan davalılar ile şirket yöneticisi ..., ... ve ... arasındaki akrabalık ilişkisi ve anılan davalıların ödeme koşulları hususundaki bilgilerinin de sorularak tapuda yapılan satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir «bağış» niteliğinde olup olmadığı ve Tusso Şirketi adına ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığı» halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davalılar ..., ..., ..., A. ... ve ... adına tescil edilen bağımsız bölümlerden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi do …
İlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» ve sonrasında akdedilen 25.09.2000, 14.09.2001, 07.02.2002 ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde imzalandığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu «satış vaadi sözleşmesinin» «muvazaalı» olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan sadece 50 daire ve 8 dükkanın devredildiği, üçüncü kişilere satılmış olması sebebiyle yükleniciye verilemeyen 15 daire yerine Tusso Kollektif Şti. adına kayıtlı ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazla ... ada... parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere «teminat» amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edilmesi yönünde alınan bilirkişi raporunda satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte satılmış oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hissesinin satıldığı anlaşıldığından satış bedelinin belirlenmesinin imkansız olduğunun bildirildiği, asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi'ne «husumet» de düşmeyeceği, asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davada ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığı gerekçesiyle, …
2- Ancak, davacı tarafından «uyuşmazlık konusu» 7560 Ada 8 nolu parselde Tusso İnş.
Benzer bu karardaŞirketi adına ....gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığı» halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davalı ... adına tescil edilen ½ hisseden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bu yönüyle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İnşaat Kollektif Şirketinin vefat eden yetkili «temsilcisi»... ile birlikte hareket ettiklerini davacı tarafın usulen ispat edemediği, davalı ...'a yapılan satışın «muvazaalı» olduğuna ilişkin bedeller arası fark dışında bir delil ve belge sunulmadığı, dava konusu taşınmaz hisselerinin davalı şirketin içinde bulunduğu ekonomik durum ve m …
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı ... ... dışındaki diğer davalılara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir. ...-Ancak, davacı tarafından «uyuşmazlık konusu» 7560 Ada ... nolu parselde ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devri · ihtarname · temsil · e-defter
Benzer bu karardaİnşaat Kollektif Şirketinin vefat eden yetkili «temsilcisi»... ile birlikte hareket ettiklerini davacı tarafın usulen ispat edemediği, davalı ...'a yapılan satışın «muvazaalı» olduğuna ilişkin bedeller arası fark dışında bir delil ve belge sunulmadığı, dava konusu taşınmaz hisselerinin davalı şirketin içinde bulunduğu ekonomik durum ve m …
İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin yetkili «temsilcisi» olan ... ve yakınlarına devir edildiği, bu durumun ...
37.Noterliği tarafından düzenlenen ....09.2002 tarih ve 21448 yevmiye numaralı «ihtarname» içeriği ve bir kısım davalı tarafça sunulan ...
İnşaat Kolektif Şirketine ait «defter» kayıtları ve ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12397 E. 2014/17765 K.
Ortak:muvazaa · iş bölümü · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» ve sonrasında akdedilen 25.09.2000, 14.09.2001, 07.02.2002 ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde imzalandığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu «satış vaadi sözleşmesinin» «muvazaalı» olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan sadece 50 daire ve 8 dükkanın devredildiği, üçüncü kişilere satılmış olması sebebiyle yükleniciye verilemeyen 15 daire yerine Tusso Kollektif Şti. adına kayıtlı ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazla ... ada... parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere «teminat» amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edilmesi yönünde alınan bilirkişi raporunda satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte satılmış oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hissesinin satıldığı anlaşıldığından satış bedelinin belirlenmesinin imkansız olduğunun bildirildiği, asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi'ne «husumet» de düşmeyeceği, asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davada ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığı gerekçesiyle, …
Şti’nden çeşitli bağımsız «bölümler» devralan davalılardan ...’ın şirket yöneticisi müteveffa ...’ın eşinin kardeşinin oğlu; ...’ün şirket ortaklarından ...’ün eşi; ..., ... ve A. ...’nun ise yine şirket ortaklarından ...’nun çocukları olduğunu ve esasında bu kişilerin alım gücü bulunmadığı halde tapuda bu davalılara yapılan satış ve devir işleminin gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmüştür.
… u taşınmazların satış bedellerinin birden çok taşınmazla birlikte tek bedel üzerinden veya sadece pay satışı yapılmak suretiyle gösterilmiş olmaları nedeniyle satış «bedellerinin muvazaalı» olup olmadıklarının tespitinin mümkün olmadığı belirtilmişse de anılan rapor denetlendiğinde, satış senetleri üzerinde her bir taşınmaz için ayrı ayrı satış bedeli …
Benzer bu karardaİnşaat Kollektif Şirketi ve M.T.. «mirasçıları» aleyhine açılan davanın «husumet» yönünden reddine, davalılar S..
2-Dava, «muvazaa» hukuksal nedenine dayalı taşınmaz satışının iptali talebine ilişkin olup, dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinden sonra tazminat istemine dönüştürülmüştür.
Davalılar cevap dilekçelerinde ve yargılama esnasında taşınmazın satışında «muvazaanın» bulunmadığına dair çeşitli savunmalarda bulunmuş olup mahkemece bu savunmalara neden itibar edilmediği karar yerinde değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · ihtiyati tedbir · mirasçılık · üçüncü kişi · temlik · yargılama gideri · yasal faiz · vekalet ücreti
Benzer bu kararda7561 ada 10 parsel sayılı taşınmazın, şirket ortağı ve yetkili «temsilcisi» olan vefat eden davalı M.T..tarafından bir kısım davalılara «temlik» edildiği, taraflar arasındaki ihtilafın, davacı ve davalı taraf arasında daha önce yürütülen dava, bir kısım davalılar arasındaki akrabalık ve ticari ilişkiler, dinlenen tanık beyanları, dava konusu yapılan taşınmaz hisselerinin tapuda gösterilen satış bedelleri ile taşınmazın «keşif» ve alınan bilirkişi raporunda tespit edilen rayiç bedelleri arasında fahiş fark göz önünde tutulduğunda, taşınmazı devralan davalıların kötü niyetli oldukları, bu …
… ılan davanın tazminat istemine dönüştürüldüğü gözetilmeksizin ve dava konusu taşınmazda kat irtifakı kurulup davalılardan satın alınan bağımsız bölümlerin dava dışı «üçüncü kişiler» adına tescil edildiği, bağımsız «bölüm» malikleri hakkında açılmış bir davanın da bulunmadığı nazara alınmaksızın anılan bağımsız bölümlerin üzerine «ihtiyati tedbir» konulması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
9-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
İnşaat Kollektif Şirketi ve M.T.. «mirasçıları» aleyhine açılan davanın «husumet» yönünden reddine, davalılar S..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7888 E. , 2021/127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.02.2018 tarih ve 2014/1263 E- 2018/102 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.03.2019 tarih ve 2018/1330 E- 2019/351 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada; ortağı olduğu davalı Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'ne ait taşınmaz üzerinde inşaat yapımı için davalılar ... ve ... ile gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyle taşınmaz üzerinde yapılacak 120 adet daire ile 20 adet dükkandan oluşan bağımsız bölümlerden K1, K2, K3 ve K4'ün tamamının, K5, K6'nin 5,6,7. katlarının tamamı ile 8. kattan bir daire olmak üzere 55 adet dairenin ve K1, K2, K3 ve K4'ün altındaki 8 adet dükkanın davalı yükleniciye, kalan 65 adet daire ile 12 adet dükkanın arsa sahibi Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'ne verilmesinin kararlaştırıldığını, ancak daha sonra şirket merkezinin taşınmasıyla birlikte müvekkilinin şirket yönetiminden uzaklaştırıldığını ve bu süreçte davalı Tusso Şirketini temsilen diğer davalı ...
ile davalı ... İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. arasında ...
8. Noterliğinin 09.12.2002 tarihli 13118 yevmiye nolu taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyle davalılar ... ve ... ile imzalanan gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerine aykırı şekilde inşaata konu taşınmazdaki şirket hissenin tamamının çok düşük bir miktar karşılığında devrinin vaadedildiğini, bu sözleşme nedeniyle Tusso Şirketinin yapılan inşaattan 15 daire ve 8 dükkan daha az almak durumunda kaldığını, müvekkilinin tüm bu işlemlerden sonra şirket genel merkezine davet edildiğinde süreçten haberdar olduğunu ileri sürerek, ...
8. Noterliğinin 09.12.2002 tarihli 13118 yevmiye nolu taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi nedeniyle davalı Tusso Kollektif Şti.nin uğramış olduğu zararın tazminini talep etmiş;
04. 06.2012 tarihinde sunduğu dilekçesiyle, yapılan işlemler nedeniyle şirketin 15 daire ve 8 dükkan daha az aldığını, şirket ortaklarından M. Şeref Turan ve davalıların şirketten mal kaçırmak için satış vaadi sözleşmesi imzaladıklarını, şirkete ait taşınmazların çok düşük bedellerle M. Şeref Turan'ın akrabalarına da muvazaalı olarak satıldığını, ayrıca şirket ana sözleşmesi gereği şirket arsasını ancak ortaklar kurulunun alacağı kararla devredilebileceğinden ortaklardan sadece ...'ın imzasını taşıyan ...
8. Noterliğinin 09.12.2002 tarihli 13118 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali gerektiği gibi mutlak butlanla batıl da olduğunu ileri sürerek, bu satış vaadi sözleşmesi nedeniyle Tusso Kollektif Şirketinin edinemediği 15 daire ve 4 dükkana ilişkin satış işlemlerinin iptaline ve taşınmazların Tusso Kollektif Şirketine tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada ise davacı vekili, asıl davada anılan taşınmaz üzerinde oluşan K1 Blok 2 no'lu daire, K2 Blok 2, 3, 8, 14 ve 24 no'lu daireler, K3 Blok 22, 26, 28 no'lu daireler, K4 Blok 10, 25 ve 27 no'lu bağımsız bölümlerin Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'ne ait iken davalılara şirket ortaklarından M. Şeref Turan tarafından muvazaalı olarak devredildiğini ileri sürerek anılan taşınmazların yapılan satışlarının iptaliyle Tusso İnşaat Kollektif Şirketi adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde her bir taşınmaz için ayrı ayrı 1.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalılar Ali Yüksel Güngör ve Sinan İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekili; davanın süresi içerisinde ve yetkili mahkemede açılmadığını, davacının şirket ortağı olarak şirket kararının iptalini talep edebileceğini, dolayısıyla taraf ehliyetinin olmadığını, inşaat sözleşmesinin davacının şirket yetkilisi olduğu dönemde ve katılımıyla akdedildiğini, Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'nin o dönemdeki ekonomik sıkıntılarını aşmak üzere sattığı bağımsız bölümleri müvekkilinin bedellerini ödeyerek satın aldığını, tüm işlemlerin de 2003 yılı bilançolarında gösterildiğini, bilançolarda imzası bulunan davacının satış işlemlerinden haberdar olduğunu, müvekkilinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ekleri gereğince alması gerekenden eksik daire aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Asıl davaya cevap veren diğer davalılar davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalılar ... ve ... vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekili davanın zamanaşımı süresinden sonra ikame edildiğini, müvekkillerinin bedelini ödeyerek taşınmazları edindiklerini, taşınmaz üzerinde ilk olarak 180 daire yapılması düşünüldüğünden her bir tapunun 180 pay olacak şekilde ayarlandığını, ancak daha sonra 120 daire yapılmasıyla birlikte gerçek maliklerin 120/180 pay, Tusso Şirketinin ise 60/180 paya sahip olarak tapuya kaydedildiğini, Tusso Şti.'nin gerçekte malik olmayıp kayden malik göründüğünü savunarak davanın reddini istemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve sonrasında akdedilen 25.09.2000, 14.09.2001, 07.02.2002 ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde imzalandığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan sadece 50 daire ve 8 dükkanın devredildiği, üçüncü kişilere satılmış olması sebebiyle yükleniciye verilemeyen 15 daire yerine Tusso Kollektif Şti.
adına kayıtlı ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazla ... ada... parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşmeden doğan yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere teminat amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki rayiç değerlerinin tespit edilmesi yönünde alınan bilirkişi raporunda satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte satılmış oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hissesinin satıldığı anlaşıldığından satış bedelinin belirlenmesinin imkansız olduğunun bildirildiği, asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi'ne husumet de düşmeyeceği, asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davada ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davada Tusso Kollektif Şirketi hakkında açılan davanın husumet nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki davanın ise esastan reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde aşağıda belirtilen hususlar dışında İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı tarafından uyuşmazlık konusu 7560 Ada 8 nolu parselde Tusso İnş. Koll. Şti’nden çeşitli bağımsız bölümler devralan davalılardan ...’ın şirket yöneticisi müteveffa ...’ın eşinin kardeşinin oğlu; ...’ün şirket ortaklarından ...’ün eşi; ..., ... ve A. ...’nun ise yine şirket ortaklarından ...’nun çocukları olduğunu ve esasında bu kişilerin alım gücü bulunmadığı halde tapuda bu davalılara yapılan satış ve devir işleminin gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmüştür. Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazların satış bedellerinin birden çok taşınmazla birlikte tek bedel üzerinden veya sadece pay satışı yapılmak suretiyle gösterilmiş olmaları nedeniyle satış bedellerinin muvazaalı olup olmadıklarının tespitinin mümkün olmadığı belirtilmişse de anılan rapor denetlendiğinde, satış senetleri üzerinde her bir taşınmaz için ayrı ayrı satış bedelinin yer aldığı görülmüş olup senetlerde belirtilen bedeller ve bilirkişi raporlarında mütalaa edilen taşınmazların satış tarihlerindeki yaklaşık gerçek değerleri arasında açık bir oransızlık bulunduğu hususu sabittir.
Hal böyle olmakla birlikte, bu durum tek başına muvazaaya delalet etmiyorsa da, davacının az önce bahsedildiği şekilde bağımsız bölümlerin devrinin gerçeği yansıtmadığına ilişkin iddiasının da denetlenmesi gerekmektedir. Tapuda yapılan işlem tarihinde yürürlükteki 818 sayılı BK'nın 18. maddesi uyarınca sözleşmenin taraflarının akdin şekil ve şartlarının tayininde gerçek iradelerini gizleyerek esas iradelerinin yerine geçecek şekilde görünürde tapuda satış ve devir akdi yaptıklarının kanıtlanması halinde, bu işlem taraf iradelerindeki sakatlık nedeniyle yapıldığı an itibarıyla geçersizlik ve iptal nedenidir.
Bu bakımdan, taraflarca gösterilen tanıklardan söz konusu bağımsız bölümler bakımından anılan davalılar ile şirket yöneticisi ..., ... ve ... arasındaki akrabalık ilişkisi ve anılan davalıların ödeme koşulları hususundaki bilgilerinin de sorularak tapuda yapılan satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir bağış niteliğinde olup olmadığı ve Tusso Şirketi adına ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle irade sakatlığı halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak davalılar ..., ..., ..., A. ... ve ... adına tescil edilen bağımsız bölümlerden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bu yönüyle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1.maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, 19.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/639352000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz