Satış işleminin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12397 E. 2014/17765 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kollektif şirket↗ keşif↗ muvazaa↗ ihtiyati tedbir↗ mirasçılık↗ iş bölümü↗ üçüncü kişi↗ temlik↗ yargılama gideri↗ yasal faiz↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacı asilin ortağı ve daha önce yetkili temsilcisi olduğu Tusso İnşaat Kollektif Şirketine ait Ankara ..... 7561 ada 10 parsel sayılı taşınmazın, şirket ortağı ve yetkili temsilcisi olan vefat eden davalı M.T..tarafından bir kısım davalılara temlik edildiği, taraflar arasındaki ihtilafın, davacı ve davalı taraf arasında daha önce yürütülen dava, bir kısım davalılar arasındaki akrabalık ve ticari ilişkiler, dinlenen tanık beyanları, dava konusu yapılan taşınmaz hisselerinin tapuda gösterilen satış bedelleri ile taşınmazın keşif ve alınan bilirkişi raporunda tespit edilen rayiç bedelleri arasında fahiş fark göz önünde tutulduğunda, taşınmazı devralan davalıların kötü niyetli oldukları, bu durumda bu davalıların satışa konu taşınmaz hisselerinin satış tarihindeki rayiç bedellerinden sorumluluklarının bulunduğu, davacının tazminat talebini ... İnşaat Kollektif Şirketi adına istediği gerekçesiyle ... İnşaat Kollektif Şirketi ve M.T.. mirasçıları aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, davalılar S.. Y.., H.. Y.., N.. Y.., A.. Y... A.. A.., A.. Y.. ve H.. Y.. aleyhine açılan davanın kabulü ile davacının H.. Y..'den talep etmiş olduğu 173.333 TL, davalı S.. Y..'den talep etmiş olduğu 173.333 TL, davalı N.. Y..'den talep etmiş olduğu 173.333 TL, davalı A.. Y..'den talep etmiş olduğu 173.333 TL, davalı A.. A..'dan talep etmiş olduğu 1.040.000 TL, davalı H.. Y..'den talep etmiş olduğu 173.333 TL ve A.. Y..'den talep etmiş olduğu 173.333 TL miktarın, dava tarihi olan 19.06.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı A.. A.. vekili ile davalılar S.. Y.., A.. Y.., N.. Y.., H.. Y.., H.. Y.., A.. Y.. vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mümeyyiz davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, muvazaa hukuksal nedenine dayalı taşınmaz satışının iptali talebine ilişkin olup, dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinden sonra tazminat istemine dönüştürülmüştür. Davalılar cevap dilekçelerinde ve yargılama esnasında taşınmazın satışında muvazaanın bulunmadığına dair çeşitli savunmalarda bulunmuş olup mahkemece bu savunmalara neden itibar edilmediği karar yerinde değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Sadece, dava konusu taşınmazın mahkemece tespit edilen değeri ile resmi satış işlemi esnasında gösterilen bedel arasındaki fark gözetilerek muvazaanın varlığının ve davalıların kötü niyetli olduğunun kabul edilmesi de doğru bulunmamıştır.
4-Ayrıca, dava konusu taşınmazın satış tarihindeki değerinin tespiti için alınan bilirkişi raporuna davalıların ciddi itirazları olduğu halde, bu itirazları karşılayan rapor alınmaması da bozma sebebidir.
5-Dairemizin 10.10.2012 tarih ve 2012/8887 Esas, 2012/15691 Karar sayılı ilamında belirtildiği ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacının istemi tazminatın Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'ne verilmesi yönünde olduğu halde mahkemece hükmolunan tazminatın davacıya verilmesi de doğru olmamıştır.
6-Davalılar .... İnşaat Kollektif Şirketi ve M. T.. mirasçıları hakkında verilen 20.09.2011 tarihli karar Dairemizin 10.10.2012 tarih ve 2012/8887 Esas, 2012/15691 Karar sayılı ilamıyla değişik gerekçe ile onanmakla kesinleştiğinden anılan davalılar hakkında yeniden hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
7-Tapu kaydındaki satış işleminin iptali talebi ile açılan davanın tazminat istemine dönüştürüldüğü gözetilmeksizin ve dava konusu taşınmazda kat irtifakı kurulup davalılardan satın alınan bağımsız bölümlerin dava dışı üçüncü kişiler adına tescil edildiği, bağımsız bölüm malikleri hakkında açılmış bir davanın da bulunmadığı nazara alınmaksızın anılan bağımsız bölümlerin üzerine ihtiyati tedbir konulması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
8-Kabule göre de, mahkemece taşınmaz değeri olarak kabul edilen bedelden şirket kayıtlarına işlendiği hususunda ihtilaf bulunmayan satış bedelinin düşülmeksizin taşınmazın değeri olarak kabul edilen tüm bedelin hüküm altına alınması da doğru değildir.
9-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4795 E. 2013/8186 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2648 E. 2024/6420 K.
Ortak:muvazaa · mirasçılık · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİnşaat Kollektif Şirketi ve M.T.. «mirasçıları» aleyhine açılan davanın «husumet» yönünden reddine, davalılar S..
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacı asilin ortağı ve daha önce yetkili «temsilcisi» olduğu Tusso İnşaat Kollektif Şirketine ait Ankara .....
7561 ada 10 parsel sayılı taşınmazın, şirket ortağı ve yetkili «temsilcisi» olan vefat eden davalı M.T..tarafından bir kısım davalılara «temlik» edildiği, taraflar arasındaki ihtilafın, davacı ve davalı taraf arasında daha önce yürütülen dava, bir kısım davalılar arasındaki akrabalık ve ticari ilişkiler, dinlenen tanık beyanları, dava konusu yapılan taşınmaz hisselerinin tapuda gösterilen satış bedelleri ile taşınmazın «keşif» ve alınan bilirkişi raporunda tespit edilen rayiç bedelleri arasında fahiş fark göz önünde tutulduğunda, taşınmazı devralan davalıların kötü niyetli oldukları, bu …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında akdedilen «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» ve sonrasında akdedilen 25.09.2000 tarihli, 14.09.2001 tarihli, 07.02.2002 tarihli ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde akdedildiği, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu «satış vaadi sözleşmesinin» «muvazaalı» olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan 50 daire ve 8 dükkan devri verildiği, üçüncü kişilere ... olması sebebiyle yükleniciye verilmeyen 15 daire yerine 7561 ada 10 parselde kayıtlı taşınmazla 7560 ada 9 parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşmeden ... yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere «teminat» amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu kılınan bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edilmesi yönünde bilirkişi heyeti «görevlendirilmiş» ise de yapılan çalışmada satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte ... oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hisse hisse satıldığı anlaşıldığından bu durumda davaya konu dairelerin satış bedelinin belirlenmesinin de imkansız olduğu anlaşıldığından, «bozma sonrası» yeniden dinlenen «tanık beyanlarına» göre de; dava konusu 7560 ada, 8 parseldeki bağımsız bölümleri satın alan davalılar ile davalı Tusso İnşaat şirketi yöneticileri olan ... ... ..., ... ... ve ... ... arasındaki akrabalık ilişkisi olduğu anlaşılmakla birlikte, davalıların satın alım gücü olmadığı, satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir «bağış» niteliğinde olduğu ve Tusso Şirketi adına ... ... ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığının» oluştuğu konusunda «kesin» kanaat verecek bilgilerinin olmadığı, buna ilişkin beyanlarının varsayımsal nitelikte tahmine dayalı bilgiler olduğu görülmekle; asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi aleyhine açılan davanın «husumet», asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığından reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada davalı Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ... ...-A ... ... ve Ortakları hakkında açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... «mirasçıları» vekilince temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davada davacı «mirasçıları» vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I.
… ilekçesinde; ortağı olduğu davalı Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'ne ait taşınmaz üzerinde inşaat yapımı için davalılar ... ve ... ... ile gayrimenkul satış vaadi ve «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» imzalandığını, bu sözleşmeyle taşınmaz üzerinde yapılacak 120 adet daire ile 20 adet dükkandan oluşan bağımsız bölümlerden K1, K2, K3 ve K4'ün tamamının, K5, K6'nin 5, 6, 7. katlarının tamamı ile 8. kattan bir daire olmak üzere 55 adet dairenin ve K1, K2, K3 ve K4'ün altındaki 8 adet dükkanın davalı yükleniciye, kalan 65 adet daire ile 12 adet dükkanın arsa sahibi Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'ne verilmesinin kararlaştırıldığını, ancak daha sonra «şirket merkezinin» taşınmasıyla birlikte müvekkilinin şirket yönetiminden uzaklaştırıldığını ve bu süreçte davalı Tusso Şirketini «temsilen» diğer davalı ... ile davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:irade sakatlığı · bağış · mutlak butlan · satış vaadi sözleşmesi · kat karşılığı inşaat sözleşmesi · mal kaçırma · rayiç değer · tanık beyanı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında akdedilen «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» ve sonrasında akdedilen 25.09.2000 tarihli, 14.09.2001 tarihli, 07.02.2002 tarihli ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde akdedildiği, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu «satış vaadi sözleşmesinin» «muvazaalı» olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan 50 daire ve 8 dükkan devri verildiği, üçüncü kişilere ... olması sebebiyle yükleniciye verilmeyen 15 daire yerine 7561 ada 10 parselde kayıtlı taşınmazla 7560 ada 9 parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşmeden ... yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere «teminat» amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu kılınan bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edilmesi yönünde bilirkişi heyeti «görevlendirilmiş» ise de yapılan çalışmada satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte ... oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hisse hisse satıldığı anlaşıldığından bu durumda davaya konu dairelerin satış bedelinin belirlenmesinin de imkansız olduğu anlaşıldığından, «bozma sonrası» yeniden dinlenen «tanık beyanlarına» göre de; dava konusu 7560 ada, 8 parseldeki bağımsız bölümleri satın alan davalılar ile davalı Tusso İnşaat şirketi yöneticileri olan ... ... ..., ... ... ve ... ... arasındaki akrabalık ilişkisi olduğu anlaşılmakla birlikte, davalıların satın alım gücü olmadığı, satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir «bağış» niteliğinde olduğu ve Tusso Şirketi adına ... ... ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığının» oluştuğu konusunda «kesin» kanaat verecek bilgilerinin olmadığı, buna ilişkin beyanlarının varsayımsal nitelikte tahmine dayalı bilgiler olduğu görülmekle; asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi aleyhine açılan davanın «husumet», asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığından reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada davalı Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ... ...-A ... ... ve Ortakları hakkında açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... «mirasçıları» vekilince temyiz edilmiştir.
Noterliğinin 09.12.2002 tarihli 13118 yevmiye nolu taşınmaz mal «satış vaadi sözleşmesi» imzalandığını, bu sözleşmeyle davalılar ... ve ... ... ile imzalanan gayrimenkul satış vaadi ve «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» hükümlerine aykırı şekilde inşaata konu taşınmazdaki şirket hissenin tamamının çok düşük bir miktar karşılığında devrinin vaadedildiğini, bu sözleşme nedeniyle Tusso Şirketinin yapılan inşaattan 15 daire ve 8 dükkan daha az almak durumunda kaldığını, müvekkilinin tüm bu işlemlerden sonra şirket genel merkezine davet edildiğinde süreçten haberdar olduğunu ileri sürerek, Ankara 8.Noterliğinin 09.12.2002 tarihli 13118 yevmiye nolu taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi nedeniyle davalı Tusso Kollektif Şti.nin uğramış olduğu zararın tazminini talep etmiş; 04.06.2012 tarihinde sunduğu dilekçesiyle, yapılan işlemler nedeniyle şirketin 15 daire ve 8 dükkan daha az aldığını, şirket ortaklarından M. ... ... ve davalıların şirketten «mal kaçırmak» için satış vaadi sözleşmesi imzaladıklarını, şirkete ait taşınmazların çok düşük bedellerle M. ... ...'ın akrabalarına da «muvazaalı» olarak satıldığını, ayrıca şirket ana sözleşmesi gereği şirket arsasını ancak ortaklar kurulunun alacağı kararla devredilebileceğinden ortaklardan sadece ...'ın imzasını «taşıyan» Ankara 8.Noterliğinin 09.12.2002 tarihli 13118 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali gerektiği gibi «mutlak butlanla» batıl da olduğunu ileri sürerek, bu satış vaadi sözleşmesi nedeniyle Tusso Kollektif Şirketinin edinemediği 15 daire ve 4 dükkana ilişkin satış işlemlerinin iptali …
… ilekçesinde; ortağı olduğu davalı Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'ne ait taşınmaz üzerinde inşaat yapımı için davalılar ... ve ... ... ile gayrimenkul satış vaadi ve «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» imzalandığını, bu sözleşmeyle taşınmaz üzerinde yapılacak 120 adet daire ile 20 adet dükkandan oluşan bağımsız bölümlerden K1, K2, K3 ve K4'ün tamamının, K5, K6'nin 5, 6, 7. katlarının tamamı ile 8. kattan bir daire olmak üzere 55 adet dairenin ve K1, K2, K3 ve K4'ün altındaki 8 adet dükkanın davalı yükleniciye, kalan 65 adet daire ile 12 adet dükkanın arsa sahibi Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'ne verilmesinin kararlaştırıldığını, ancak daha sonra «şirket merkezinin» taşınmasıyla birlikte müvekkilinin şirket yönetiminden uzaklaştırıldığını ve bu süreçte davalı Tusso Şirketini «temsilen» diğer davalı ... ile davalı ...
… esinde; davanın süresi içerisinde ve yetkili mahkemede açılmadığını, davacının şirket ortağı olarak şirket kararının iptalini talep edebileceğini, dolayısıyla taraf «ehliyetinin» olmadığını, inşaat sözleşmesinin davacının şirket yetkilisi olduğu dönemde ve katılımıyla akdedildiğini, Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'nin o dönemdeki ekonomik sıkıntılarını aşmak üzere sattığı bağımsız bölümleri müvekkilinin bedellerini ödeyerek satın aldığını, tüm işlemlerin de 2003 yılı bilançolarında gösterildiğini, bilançolarda imzası bulunan davacının satış işlemlerinden haberdar olduğunu, müvekkilinin «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» ve ekleri gereğince alması gerekenden eksik daire aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7888 E. 2021/127 K.
Ortak:muvazaa · iş bölümü · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİnşaat Kollektif Şirketi ve M.T.. «mirasçıları» aleyhine açılan davanın «husumet» yönünden reddine, davalılar S..
2-Dava, «muvazaa» hukuksal nedenine dayalı taşınmaz satışının iptali talebine ilişkin olup, dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinden sonra tazminat istemine dönüştürülmüştür.
Davalılar cevap dilekçelerinde ve yargılama esnasında taşınmazın satışında «muvazaanın» bulunmadığına dair çeşitli savunmalarda bulunmuş olup mahkemece bu savunmalara neden itibar edilmediği karar yerinde değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» ve sonrasında akdedilen 25.09.2000, 14.09.2001, 07.02.2002 ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde imzalandığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu «satış vaadi sözleşmesinin» «muvazaalı» olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan sadece 50 daire ve 8 dükkanın devredildiği, üçüncü kişilere satılmış olması sebebiyle yükleniciye verilemeyen 15 daire yerine Tusso Kollektif Şti. adına kayıtlı ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazla ... ada... parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere «teminat» amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edilmesi yönünde alınan bilirkişi raporunda satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte satılmış oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hissesinin satıldığı anlaşıldığından satış bedelinin belirlenmesinin imkansız olduğunun bildirildiği, asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi'ne «husumet» de düşmeyeceği, asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davada ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığı gerekçesiyle, …
Şti’nden çeşitli bağımsız «bölümler» devralan davalılardan ...’ın şirket yöneticisi müteveffa ...’ın eşinin kardeşinin oğlu; ...’ün şirket ortaklarından ...’ün eşi; ..., ... ve A. ...’nun ise yine şirket ortaklarından ...’nun çocukları olduğunu ve esasında bu kişilerin alım gücü bulunmadığı halde tapuda bu davalılara yapılan satış ve devir işleminin gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmüştür.
… u taşınmazların satış bedellerinin birden çok taşınmazla birlikte tek bedel üzerinden veya sadece pay satışı yapılmak suretiyle gösterilmiş olmaları nedeniyle satış «bedellerinin muvazaalı» olup olmadıklarının tespitinin mümkün olmadığı belirtilmişse de anılan rapor denetlendiğinde, satış senetleri üzerinde her bir taşınmaz için ayrı ayrı satış bedeli …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedelde muvazaa · irade sakatlığı · bağış · satış vaadi sözleşmesi · kat karşılığı inşaat sözleşmesi · rayiç değer · sözleşmeden doğan dava · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» ve sonrasında akdedilen 25.09.2000, 14.09.2001, 07.02.2002 ve 19.06.2002 tarihli ek sözleşmelerin şirket yetkililerince ana sözleşme ve yetkileri dahilinde imzalandığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra 25.09.2000, 14.09.2001 ve 07.02.2002 tarihli ek sözleşmelerin davacı imzasını da içerdiği, her ne kadar 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu «satış vaadi sözleşmesinin» «muvazaalı» olduğu ve bu sözleşme kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre daha fazla daire devredildiği iddia olunmuş ise de davalılara 09.12.2002 tarih 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi kapsamında daire devri yapılmadığı, hatta ek sözleşmelere göre verilmesi gereken 65 daire ve 8 dükkandan sadece 50 daire ve 8 dükkanın devredildiği, üçüncü kişilere satılmış olması sebebiyle yükleniciye verilemeyen 15 daire yerine Tusso Kollektif Şti. adına kayıtlı ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazla ... ada... parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesi verilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerin bu şekilde yerine getirildiği, 09.12.2002 tarihli harici anlaşmadan da anlaşıldığı üzere «teminat» amaçlı olarak akdedilen 09.12.2002 tarih ve 13118 yevmiye no’lu satış vaadi sözleşmesi doğrultusunda işlem de yapılmadığı, birleşen dava dosyasında dava konusu bağımsız bölümlerin satış akit tablosundaki satış değeriyle satış tarihindeki «rayiç değerlerinin» tespit edilmesi yönünde alınan bilirkişi raporunda satışı yapılan dava konusu dairelerin dava konusu olmayan dairelerle birlikte satılmış oldukları, her bir daire için ayrı ayrı satış bedeli belirlenmeyip dava konusu olan ve olmayan bütün daireler için tek bir satış bedeli belirlendiğinden bazen de bir kısım dairelerin hissesinin satıldığı anlaşıldığından satış bedelinin belirlenmesinin imkansız olduğunun bildirildiği, asıl davada davalı Tusso Kollektif Şirketi'ne «husumet» de düşmeyeceği, asıl ve birleşen davada diğer davalılar aleyhine açılan davada ise iptali gereken ve tazminatı gerektiren bir tapu devri bulunmadığı gerekçesiyle, …
Bu bakımdan, taraflarca gösterilen tanıklardan söz konusu bağımsız «bölümler» bakımından anılan davalılar ile şirket yöneticisi ..., ... ve ... arasındaki akrabalık ilişkisi ve anılan davalıların ödeme koşulları hususundaki bilgilerinin de sorularak tapuda yapılan satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir «bağış» niteliğinde olup olmadığı ve Tusso Şirketi adına ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığı» halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davalılar ..., ..., ..., A. ... ve ... adına tescil edilen bağımsız bölümlerden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi do …
2- Ancak, davacı tarafından «uyuşmazlık konusu» 7560 Ada 8 nolu parselde Tusso İnş.
… u taşınmazların satış bedellerinin birden çok taşınmazla birlikte tek bedel üzerinden veya sadece pay satışı yapılmak suretiyle gösterilmiş olmaları nedeniyle satış «bedellerinin muvazaalı» olup olmadıklarının tespitinin mümkün olmadığı belirtilmişse de anılan rapor denetlendiğinde, satış senetleri üzerinde her bir taşınmaz için ayrı ayrı satış bedeli …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3987 E. 2020/650 K.
Ortak:keşif · muvazaa · mirasçılık · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda7561 ada 10 parsel sayılı taşınmazın, şirket ortağı ve yetkili «temsilcisi» olan vefat eden davalı M.T..tarafından bir kısım davalılara «temlik» edildiği, taraflar arasındaki ihtilafın, davacı ve davalı taraf arasında daha önce yürütülen dava, bir kısım davalılar arasındaki akrabalık ve ticari ilişkiler, dinlenen tanık beyanları, dava konusu yapılan taşınmaz hisselerinin tapuda gösterilen satış bedelleri ile taşınmazın «keşif» ve alınan bilirkişi raporunda tespit edilen rayiç bedelleri arasında fahiş fark göz önünde tutulduğunda, taşınmazı devralan davalıların kötü niyetli oldukları, bu …
İnşaat Kollektif Şirketi ve M.T.. «mirasçıları» aleyhine açılan davanın «husumet» yönünden reddine, davalılar S..
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacı asilin ortağı ve daha önce yetkili «temsilcisi» olduğu Tusso İnşaat Kollektif Şirketine ait Ankara .....
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davalılardan Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'nin davaya konu taşınmazın önceki maliki olup, «muvazaa» iddiasıyla tapunun iptali ve şirket adına tescili istendiğinden böyle bir davada şirkete ve işlemi yapan ...'a «husumet» yöneltilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ile ... «mirasçıları» olan davalılar aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» «usulden reddinin» gerektiği, diğer davalılar aleyhine açılan davada şirket ana sözleşmesine göre şirketi «temsile» yetkili her ortağın tek başına taşınmaz satışını gerçekleştirebileceği anlaşıldığından davacı tarafın satışın «geçersizliğine» ilişkin itirazları yerinde görülmediği, zira ...'ın tek başına temsile yetkili bulunduğu, satışın muvazaalı olduğu iddiasına gelince; her ne kadar taşınmazın tapudaki devir bedeli 210.000,00 TL ve şirket kayıtlarına 225.000,00 TL olarak işlenmiş ve mahkemece yapılan «keşif» ve alınan raporlardan, devir tarihindeki «rayiç değeri» 3.823.215,00 TL olarak tespit edilmiş ise de aynı ada 8 no'lu parsel için davalı şirketi temsilen ... ile davalı ...
Kollektif Şirketi'nin yüklenicilere «teslim» edeceği 15 adet meskenin teslim edilemediği, dava konusu 9 no'lu parselin satış bedeli içerisinde 15 adet daire bedelinin de yer aldığı, diğer yandan şirketi «temsile» yetkili ... ve diğer davalıların «muvazaalı» olarak taşınmazın devrini gerçekleştirdiklerine dair taşınmazın satış tarihindeki «rayiç değerinin» azlığı dışında hiçbir delil sunulmadığı, bedeller arasında aşırı orantısızlık olması, muvazaanın varlığı ve davalıların kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli …
Kollektif Şirketi ile Mehmet Şeref «mirasçıları» olan davalılar ... (mirasçıları), ... ve ... aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» «usulden reddine», diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:irade sakatlığı · bağış · rayiç değer · pay devri · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · uyuşmazlık konusu · husumet yokluğu
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davalılardan Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'nin davaya konu taşınmazın önceki maliki olup, «muvazaa» iddiasıyla tapunun iptali ve şirket adına tescili istendiğinden böyle bir davada şirkete ve işlemi yapan ...'a «husumet» yöneltilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle Tusso İnşaat Kollektif Şirketi ile ... «mirasçıları» olan davalılar aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» «usulden reddinin» gerektiği, diğer davalılar aleyhine açılan davada şirket ana sözleşmesine göre şirketi «temsile» yetkili her ortağın tek başına taşınmaz satışını gerçekleştirebileceği anlaşıldığından davacı tarafın satışın «geçersizliğine» ilişkin itirazları yerinde görülmediği, zira ...'ın tek başına temsile yetkili bulunduğu, satışın muvazaalı olduğu iddiasına gelince; her ne kadar taşınmazın tapudaki devir bedeli 210.000,00 TL ve şirket kayıtlarına 225.000,00 TL olarak işlenmiş ve mahkemece yapılan «keşif» ve alınan raporlardan, devir tarihindeki «rayiç değeri» 3.823.215,00 TL olarak tespit edilmiş ise de aynı ada 8 no'lu parsel için davalı şirketi temsilen ... ile davalı ...
… rasındaki akrabalık ilişkisi ve davalı ...’ın ödeme koşulları hususundaki bilgilerinin de sorularak tapuda yapılan satış yolu ile devir işleminin gerçekte gizli bir «bağış» niteliğinde olup olmadığı ve Tusso Şirketi adına ... tarafından tapuda gerçekleştirilen bu devir işlemi nedeniyle «irade sakatlığı» halinden söz edilip edilemeyeceği tartışılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davalı ... adına tescil edilen ½ hisseden kaynaklı bedel istemine ilişkin davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bu yönüyle temy …
Kollektif Şirketi'nin yüklenicilere «teslim» edeceği 15 adet meskenin teslim edilemediği, dava konusu 9 no'lu parselin satış bedeli içerisinde 15 adet daire bedelinin de yer aldığı, diğer yandan şirketi «temsile» yetkili ... ve diğer davalıların «muvazaalı» olarak taşınmazın devrini gerçekleştirdiklerine dair taşınmazın satış tarihindeki «rayiç değerinin» azlığı dışında hiçbir delil sunulmadığı, bedeller arasında aşırı orantısızlık olması, muvazaanın varlığı ve davalıların kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli …
Kollektif Şirketi ile Mehmet Şeref «mirasçıları» olan davalılar ... (mirasçıları), ... ve ... aleyhine açılan davanın «husumet yokluğundan» «usulden reddine», diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12397 E. , 2014/17765 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 17. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 25/03/2014
NUMARASI 2013/290-2014/212
Taraflar arasında görülen davada Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.03.2014 tarih ve 2013/290-2014/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı A.. A.. vekili ile davalılar S.. Y.., A.. Y.., N.. Y.., H.. Y.., H.. Y.., A.. Y.. vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %25 hissesine ve tek başına temsil yetkisine sahip ortağı olduğunu, A. T.T.. ile […]T..'ın da tek başına temsil yetkilerinin bulunduğunu, müvekkilinin katılmadığı ve bilgisi dışında yapılan 28.05.2002 tarihli toplantıda alınan kararla şirket adresinin taşındığını, şirketin bundan sonra diğer temsilciler tarafından yönetildiğini, şirkete ait ... İlçesi 2. ... Mahallesi .. ada .. parsel ve .. ada ... parsel taşınmazların şirket yetkilisi M. T.. tarafından yakınlarına ve güveneceği kişilere düşük bedelle, muvazaalı satıldığını, davalıların taşınmazı satın alabilecek maddi imkanlarının bulunmadığını ileri sürerek 7560 ada 10 parsel sayılı taşınmazın muvazaalı satış işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Satış işleminin alıcısı olan davalıların yargılama esnasında taşınmazı üçüncü kişilere devretmesi üzerine davacı vekili 2.912.000 TL'nin satış tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar ..... Koll. Şti., M. T.., A.. A.., A.. Y.., H.. Y.., S.. Y.., H.. Y.., N.. Y.., A.. Y.. vekili, tescil istemi olmadan tapunun iptaline karar verilemeyeceğini, nakit sıkıntısı ve şirket ihtiyaçlarını karşılamak gayesiyle yapılan satışın geçerli bir satış olduğunu, davacının şirketin ortağı olup her yıl mali ay sonunda bizzat vergi dairesine bir önceki yıl şirkette yapılan tüm işlemleri, gelir-giderleri onaylayarak bilanço sunduğunu, iptalini istediği 2003 yılında yapılan satış işlemine dair bilançoyu ve tüm kayıtları bizzat onaylayıp imzalayarak vergi dairesine verdiğini, 1 yıllık süre içinde dava açılmadığından davanın zamanaşımına uğradığını, şirket temsilciliğinin kaldırılmasının ardından ve uzun süre sonra dava açan davacının hakkı kötüye kullandığını, şirket aleyhine işlemleri nedeniyle mahkeme kararı ile yöneticilikten azledildiğini, bu durumda şirket adına dava da açamayacağını, taşınmazı devralan malikların kat karşılığı inşaat yapılması için müteahhitle sözleşme yaptıklarını, inşa edilen yapıların satıldığını, kiraya verildiğini, bu hususun satışta muvazaa olmadığını kanıtladığını, mal kaçırmak için bir sebebin bulunmadığını, müvekkili A..
Y.. ile .... Koll. Şti'nin kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, ... Koll. Şti'nin maddi durumu kötü olunca iade edilmek üzere müvekkilinden para aldığını, ek sözleşmelerle paraların iade edilmemesi halinde daire tapusu verileceği hususlarının kararlaştırıldığını, bu esnada davacının şirket yöneticisi olup sözleşmelerde imzasının bulunduğunu, borçlar iade edilmeyince kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği verilmesi gereken 55 dairenin yanı sıra 10 dairenin daha verilmesinin kararlaştırıldığını, böylece müvekkilinin 65 daire alacaklandırıldığını, ancak dairelerin üçüncü kişilere satıldığını, aralarında ihtilaf çıktığını, nihayet 3. kişilere satılan 15 daire ve 225.000 TL karşılığında dava konusu arsanın 1/2'sinin devri yönünde anlaşma yapıldığını, buna göre muvazaalı olduğu iddia edilen arsa payı devrinin aslında müvekkile devri gereken arsa payının 3.
kişilere devri nedeniyle oluşan ihtilafın giderilmesi için yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
[…] T.. mirasçıları vekili, müvekkillerinin borca batık mirası reddettiklerinin kabul edilmesini ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacı asilin ortağı ve daha önce yetkili temsilcisi olduğu Tusso İnşaat Kollektif Şirketine ait Ankara ..... 7561 ada 10 parsel sayılı taşınmazın, şirket ortağı ve yetkili temsilcisi olan vefat eden davalı M.T..tarafından bir kısım davalılara temlik edildiği, taraflar arasındaki ihtilafın, davacı ve davalı taraf arasında daha önce yürütülen dava, bir kısım davalılar arasındaki akrabalık ve ticari ilişkiler, dinlenen tanık beyanları, dava konusu yapılan taşınmaz hisselerinin tapuda gösterilen satış bedelleri ile taşınmazın keşif ve alınan bilirkişi raporunda tespit edilen rayiç bedelleri arasında fahiş fark göz önünde tutulduğunda, taşınmazı devralan davalıların kötü niyetli oldukları, bu durumda bu davalıların satışa konu taşınmaz hisselerinin satış tarihindeki rayiç bedellerinden sorumluluklarının bulunduğu, davacının tazminat talebini ...
İnşaat Kollektif Şirketi adına istediği gerekçesiyle ... İnşaat Kollektif Şirketi ve M.T.. mirasçıları aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, davalılar S.. Y.., H.. Y.., N.. Y.., A.. Y... A.. A.., A.. Y.. ve H.. Y.. aleyhine açılan davanın kabulü ile davacının H.. Y..'den talep etmiş olduğu 173.333 TL, davalı S.. Y..'den talep etmiş olduğu 173.333 TL, davalı N.. Y..'den talep etmiş olduğu 173.333 TL, davalı A.. Y..'den talep etmiş olduğu 173.333 TL, davalı A.. A..'dan talep etmiş olduğu 1.040.000 TL, davalı H.. Y..'den talep etmiş olduğu 173.333 TL ve A.. Y..'den talep etmiş olduğu 173.333 TL miktarın, dava tarihi olan 19.06.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı A.. A.. vekili ile davalılar S.. Y.., A.. Y.., N.. Y.., H.. Y.., H.. Y.., A.. Y.. vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mümeyyiz davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, muvazaa hukuksal nedenine dayalı taşınmaz satışının iptali talebine ilişkin olup, dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinden sonra tazminat istemine dönüştürülmüştür. Davalılar cevap dilekçelerinde ve yargılama esnasında taşınmazın satışında muvazaanın bulunmadığına dair çeşitli savunmalarda bulunmuş olup mahkemece bu savunmalara neden itibar edilmediği karar yerinde değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Sadece, dava konusu taşınmazın mahkemece tespit edilen değeri ile resmi satış işlemi esnasında gösterilen bedel arasındaki fark gözetilerek muvazaanın varlığının ve davalıların kötü niyetli olduğunun kabul edilmesi de doğru bulunmamıştır.
4-Ayrıca, dava konusu taşınmazın satış tarihindeki değerinin tespiti için alınan bilirkişi raporuna davalıların ciddi itirazları olduğu halde, bu itirazları karşılayan rapor alınmaması da bozma sebebidir.
5-Dairemizin 10.10.2012 tarih ve 2012/8887 Esas, 2012/15691 Karar sayılı ilamında belirtildiği ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacının istemi tazminatın Tusso İnşaat Kollektif Şirketi'ne verilmesi yönünde olduğu halde mahkemece hükmolunan tazminatın davacıya verilmesi de doğru olmamıştır.
6-Davalılar .... İnşaat Kollektif Şirketi ve M. T.. mirasçıları hakkında verilen 20.09.2011 tarihli karar Dairemizin 10.10.2012 tarih ve 2012/8887 Esas, 2012/15691 Karar sayılı ilamıyla değişik gerekçe ile onanmakla kesinleştiğinden anılan davalılar hakkında yeniden hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
7-Tapu kaydındaki satış işleminin iptali talebi ile açılan davanın tazminat istemine dönüştürüldüğü gözetilmeksizin ve dava konusu taşınmazda kat irtifakı kurulup davalılardan satın alınan bağımsız bölümlerin dava dışı üçüncü kişiler adına tescil edildiği, bağımsız bölüm malikleri hakkında açılmış bir davanın da bulunmadığı nazara alınmaksızın anılan bağımsız bölümlerin üzerine ihtiyati tedbir konulması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
8-Kabule göre de, mahkemece taşınmaz değeri olarak kabul edilen bedelden şirket kayıtlarına işlendiği hususunda ihtilaf bulunmayan satış bedelinin düşülmeksizin taşınmazın değeri olarak kabul edilen tüm bedelin hüküm altına alınması da doğru değildir.
9-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4), (5), (6), (7), (8) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, (9) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar vekillerinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102072400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz