Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4396 E. 2023/3359 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçlu temerrüdü↗ bono/kambiyo senedi↗ icranın geri bırakılması↗ icra takibinin kesinleşmesi↗ kambiyo vasfı↗ kambiyo senedi vasfı↗ avalist↗ aval↗ yazılı delil başlangıcı↗ takibin kesinleşmesi↗ temel ilişki↗ keşide tarihi↗ delil başlangıcı↗ ticari defter incelemesi↗ vade tarihi↗ icra hukuk mahkemesi↗ ticari defter ve kayıtlar↗ yazılı delil↗ ticari defter kayıtları↗ maddi hata↗ kambiyo senedi↗ muacceliyet↗ mahsup↗ pasif husumet↗ hamil↗ keşideci↗ alacak davası↗ bono↗ vade↗ içtihadı birleştirme kararı↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ ticari defter↗ haciz↗ çek↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ husumet↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, zamanaşımına uğramış bonodan kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı maddenin beşinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117 nci maddesinin birinci fıkrası.
3.Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4299 E. 2021/4915 K.
Ortak:borçlu temerrüdü · bono/kambiyo senedi · kambiyo senedi vasfı · avalist · aval · yazılı delil başlangıcı · temel ilişki · keşide tarihi · zamanaşımı var
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının «ticari defteri incelendiğinde» alacağın toplam 56.609,61 TL olduğu, davacının defterinde kayıtlı olmayan ancak gerek icra dosyasına davacı tarafından bildirilen, gerekse tarafların kabulünde olduğu üzere bu icra dosyasından dolayı davacının haricen 4.541,39 TL tahsilat yapmış olduğu, bu tahsilat miktarı da davacının defterine göre hesaplanmış olan 56.609,61 TL alacaktan «mahsup» edildiğinde 52.068,22 TL davacının alacaklı olduğu, mevcut davanın temel ilişkiye dayalı olarak açılmış bir «alacak davası» olduğu, çekin artık «yazılı delil başlangıcı» niteliğinde sayılacağı, «çek» «kambiyo senedi vasfını» yitirmiş olsa dahi «keşide tarihi» muayyen bir tarih olduğundan 23/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizine» karar verilmesi gerektiği, çekte «avalist» olan ...'e yönelik de dava açılmış ise de, çekin «zamanaşımına» uğramakla kambiyo senedi niteliğini kaybetmiş olduğundan «avalin» hükmünün kalmadığı, dava temel ilişkiye de dayalı olarak açılmış olduğundan artık avaliste karşı alacak iddiasında bulunulamayacağı gerekçesiyle davalı ... yönünde …
2- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 2019/1 E. - 2019/8 K. ve 25.12.2019 tarihli kararı “Zamanaşımına uğramış bir «bono kambiyo senedi vasfını» kaybettiği için «vade tarihi» sadece «temel ilişkinin» «muacceliyet» tarihi olarak dikkate alınabilecek,«borçlu temerrüde» düşürülmeden faiz talep edilebilmesi de mümkün olmayacaktır.”şeklinde olup davacı tarafından davalının temerrüde düşürülmesi için TBK’nın 117/1 maddesi gereğince «ihtar» çekilmediğinden davacı lehine mahkemece vade tarihinden itibaren «temerrüt faizi» verilmesine ilişkin karar doğru olmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3389 E. 2020/4889 K.
Ortak:avalist · aval · bono · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «zamanaşımına» uğramış bonodan kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davalıların «ödeme savunmasını» ispatlayamadığı, davalıların «yemin teklif» etmesi üzerine davacının yemini eda ettiği, davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Kapatılan Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 2016/17940 esas, 2018/2742 karar sayılı ve 16.05.2018 tarihli ilamı ile davalı ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, bu davalı davaya konu «bonoda» «aval» veren konumunda olup «zamanaşımına» uğramış bonodan dolayı «avalistin» hukuki sorumluluğu bulunmadığından, avalist davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir. ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına kar …
… lamada, bozmadan sonraki ilk celseye davacı tarafın katılmadığı, davalılar vekili davalı ... yönünden davayı takip etmediklerini bildirdiğinden, davalı ... yönünden «dosyanın işlemden kaldırılmasına», davalı ...'ın dava konusu «bonoda» «aval» veren konumunda olduğu, «avalistin» «zamanaşımına» uğramış bonoda sorumluluğunun bulunmayacağı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mirasçıların davaya dahil edilmesi · ödeme savunması · dosyanın işlemden kaldırılması · yemin teklifi · işlemden kaldırma · yemin · mirasçılık · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davalıların «ödeme savunmasını» ispatlayamadığı, davalıların «yemin teklif» etmesi üzerine davacının yemini eda ettiği, davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Kapatılan Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 2016/17940 esas, 2018/2742 karar sayılı ve 16.05.2018 tarihli ilamı ile davalı ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, bu davalı davaya konu «bonoda» «aval» veren konumunda olup «zamanaşımına» uğramış bonodan dolayı «avalistin» hukuki sorumluluğu bulunmadığından, avalist davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir. ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına kar …
… lamada, bozmadan sonraki ilk celseye davacı tarafın katılmadığı, davalılar vekili davalı ... yönünden davayı takip etmediklerini bildirdiğinden, davalı ... yönünden «dosyanın işlemden kaldırılmasına», davalı ...'ın dava konusu «bonoda» «aval» veren konumunda olduğu, «avalistin» «zamanaşımına» uğramış bonoda sorumluluğunun bulunmayacağı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının yargılama sırasında 12.09.2016 tarihinde vefat ettiği halde, «mirasçılarının davaya dahil edilmesi» gerekirken dahil edilmediği görülmektedir.
Bu durumda mahkemece davada taraf teşkilinin sağlanması için tüm «mirasçıların» davaya katılımının sağlanması ya da terekeye «temsilci» tayin ettirilerek temsilci vasıtasıyla yargılamaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2494 E. 2017/4361 K.
Ortak:maddi hata · temerrüt · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «zamanaşımına» uğramış bonodan kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaLtd'den tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine, fer'i müdahil TMSF'nin karar başlığında «ihbar olunan» şeklinde gösterilmesinin «maddi hata» niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma suretiyle temyiz isteminin incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüyle 39.068,00 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olup, davacı yararına, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, eksik «vekalet ücreti takdiri» doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düze …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · ihbar olunan · ihbar · vekalet ücreti · avans faizi
Benzer bu karardaLtd'den tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine, fer'i müdahil TMSF'nin karar başlığında «ihbar olunan» şeklinde gösterilmesinin «maddi hata» niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma suretiyle temyiz isteminin incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüyle 39.068,00 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olup, davacı yararına, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, eksik «vekalet ücreti takdiri» doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düze …
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 39.068,00 TL'nin 13.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4396 E. , 2023/3359 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/608 Esas, 2021/895 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul, ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından Bursa 13. İcra Müdürlüğünün 2008/60 E. sayılı dosyası üzerinden 82.000,00 TL bedelli, 23.01.2008 tarihli çeke dayanılarak davalılar aleyhine kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, şirketin keşideci diğer davalının avalist olarak sorumlu olduğunu, icra takibinin kesinleştiğini ve bir kısım tahsilatlar yapıldığını ancak borcun tamamının ödenmediğini, bunun üzerine davalı ... adına kayıtlı taşınmazın haczedildiğini ve satış işleminin başlatıldığını, işlemler devam ederken davalıların Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesi 2014/651 E. sayılı dosyası üzerinden takip konusu çekin zamanaşımına uğradığından bahisle icranın geri bırakılmasını talep ettiklerini, davanın kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini, bunun üzerine takip konusu çekten dolayı icra dosyası üzerinden yapılan tahsilatların haricinde kalan alacaklarını tahsil edemediklerini, davacı şirket ile borçlu davalı şirketin uzun yıllardır süren alım satıma dayalı bir ticari ilişkilerinin söz konusu olduğunu, dava konusu çekin de bu ticari ilişki sebebiyle verildiğini, davalılar arasında temel ilişki bulunduğunu, bu durumda senedin yazılı delil başlangıcı olarak temel ilişkiye dayanabileceğine, kambiyo senedindeki hakkın zamanaşımına uğramış olmasının borcun zamanaşımına uğradığı anlamına gelmeyeceğini ileri sürerek çekten kaynaklanan 68.228,73 TL tutarındaki alacağının keşide tarihi olan 23.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çek hakkında zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, bu çekin hamilinin kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını yitirdiğini, davacının temel ilişkiyi ileri sürdüğü ancak aval verenin temel ilişki içerisinde olmadığı halde davalı göstermiş olduğunu ve davalı ...’in hasım gösterilmesinin huzurdaki davada mümkün olmadığını, bu davalı yönünden davanın pasif husumet yönünden reddi gerektiğini, davalı şirket yönünden temel ilişkiye dayalı alacak iddiasını kabul etmediklerini, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya borçlu olmadığının görüleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 15.02.2016 tarih, 2014/1243 E. ve 2016/155 K. sayılı kararı ile davacının ticari defteri incelendiğinde alacağın toplam 56.609,61 TL olduğu, davacının defterinde kayıtlı olmayan ancak gerek icra dosyasına davacı tarafından bildirilen, gerekse tarafların kabulünde olduğu üzere bu icra dosyasından dolayı davacının haricen 4.541,39 TL tahsilat yapmış olduğu, bu tahsilat miktarı da davacının defterine göre hesaplanmış olan 56.609,61 TL alacaktan mahsup edildiğinde 52.068,22 TL davacının alacaklı olduğu, mevcut davanın temel ilişkiye dayalı olarak açılmış bir alacak davası olduğu, çekin artık yazılı delil başlangıcı niteliğinde sayılacağı, çek kambiyo senedi vasfını yitirmiş olsa dahi keşide tarihi muayyen bir tarih olduğundan 23.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizine karar verilmesi gerektiği, çekte avalist olan ...'e yönelik de dava açılmış ise de, çekin zamanaşımına uğramakla kambiyo senedi niteliğini kaybetmiş olduğundan avalin hükmünün kalmadığı, dava temel ilişkiye de dayalı olarak açılmış olduğundan artık avaliste karşı alacak iddiasında bulunulamayacağı gerekçesiyle davalı ...
yönünden açılmış olan davanın reddine, davalı Devir Rulman Gıda Tic. ve San. A.Ş.'ye yönelik açılmış olan davanın, kısmen kabulü ile;
52. 068,22 TL alacağın 23.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek temmerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Onama Kararı
Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 15.10.2019 tarih, 2019/3128 E. Ve 2019/4774 K. sayılı kararı ile ''.. delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, mahkemece çekin kambiyo vasfını yitirmesi sebebiyle keşide tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmiş ise de bu husus Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı olmakla birlikte temyiz konusu yapılmamış olmasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına..'' karar verilmiş, taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
C. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 09.06.2021 tarih, 2020/4299 E. ve 2021/4915 sayılı kararı ile ''..
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 440'ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 2019/1 E., 2019/8 K. ve 25.12.2019 tarihli kararı 'Zamanaşımına uğramış bir bono kambiyo senedi vasfını kaybettiği için vade tarihi sadece temel ilişkinin muacceliyet tarihi olarak dikkate alınabilecek,borçlu temerrüde düşürülmeden faiz talep edilebilmesi de mümkün olmayacaktır.' şeklinde olup davacı tarafından davalının temerrüde düşürülmesi için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 117'nci maddesinin birinci fıkrası gereğince ihtar çekilmediğinden davacı lehine mahkemece vade tarihinden itibaren temerrüt faizi verilmesine ilişkin karar doğru olmamıştır. Dairemizin 2019/3146 Esas ve 2019/5242 Karar sayılı ve 20.11.2019 tarihli ilamında bu husus özellikle belirtilmiş ancak davalının buna yönelik temyiz itirazı sevhen görülmemiş ve maddi hata sonucu değerlendirilmeden karar verildiğinden bu kez davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2019/3146 Esas ve 2019/5242 Karar sayılı ve 20.11.2019 tarihli onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasıma..'' karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...’e yönelik açılmış olan davanın reddine, davalı Devir Rulman Gıda Tic. ve San. A.Ş.'ye yönelik açılmış olan davanın kısmen kabulüne; buna göre 52.068,22 TL alacağın dava tarihi olan 28.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte işbu davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama sürecinde dosyaya sunduğumuz T.İş Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü'nün müzekkere cevabında, davacı şirkete davalı şirketin ödeme olarak verdiği 35.000,00 TL bedelli çekin ödendiği cevabının sunulduğunun görüldüğü, davacı ticari defterlerinde bu çek ile ilgili ödeme kaydının görülmediğini, bu ödemenin davalı şirket lehine değerlendirilmemesi ve mahsup edilmemesi ile ilgili mahkeme gerekçesi icra dosyası ve davacı şirket ticari defter kayıtları ile uyumlu olmadığını, dava mesnedi çek yönünden Bursa İcra 6. Hukuk Mahkemesinin 2014/651 E. sayılı dosyası ile ikame ettikleri davada 28.07.2011 ile 10.07.2012 tarihleri arasında zamanaşımını kesen bir takip işlemi bulunmadığının tespit edildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu kabulle, zamanaşımını kesen en son işlemin 28.07.2011 tarihinde yapıldığı tespit edilmiş olmakla, altı aylık sürenin de eklenmesi ile 10.07.2012 tarihinde zamanaşımının gerçekleştiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl sonra dava zamanaşımının dolacağının düzenlendiği, davanın da 28.10.2014 tarihinde ikame edildiğinden davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zamanaşımına uğramış bonodan kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı maddenin beşinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117 nci maddesinin birinci fıkrası.
3.Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932134100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz