İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3389 E. 2020/4889 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mirasçıların davaya dahil edilmesi↗ ödeme savunması↗ avalist↗ aval↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ yemin teklifi↗ işlemden kaldırma↗ yemin↗ mirasçılık↗ bono↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davalıların ödeme savunmasını ispatlayamadığı, davalıların yemin teklif etmesi üzerine davacının yemini eda ettiği, davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Kapatılan Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 2016/17940 esas, 2018/2742 karar sayılı ve 16.05.2018 tarihli ilamı ile davalı ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, bu davalı davaya konu bonoda aval veren konumunda olup zamanaşımına uğramış bonodan dolayı avalistin hukuki sorumluluğu bulunmadığından, avalist davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir. ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, bozmadan sonraki ilk celseye davacı tarafın katılmadığı, davalılar vekili davalı ... yönünden davayı takip etmediklerini bildirdiğinden, davalı ... yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına, davalı ...'ın dava konusu bonoda aval veren konumunda olduğu, avalistin zamanaşımına uğramış bonoda sorumluluğunun bulunmayacağı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının yargılama sırasında 12.09.2016 tarihinde vefat ettiği halde, mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekirken dahil edilmediği görülmektedir. Bu durumda mahkemece davada taraf teşkilinin sağlanması için tüm mirasçıların davaya katılımının sağlanması ya da terekeye temsilci tayin ettirilerek temsilci vasıtasıyla yargılamaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9398 E. 2014/11813 K.
Ortak:avalist · aval
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davalıların «ödeme savunmasını» ispatlayamadığı, davalıların «yemin teklif» etmesi üzerine davacının yemini eda ettiği, davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Kapatılan Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 2016/17940 esas, 2018/2742 karar sayılı ve 16.05.2018 tarihli ilamı ile davalı ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, bu davalı davaya konu «bonoda» «aval» veren konumunda olup «zamanaşımına» uğramış bonodan dolayı «avalistin» hukuki sorumluluğu bulunmadığından, avalist davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir. ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına kar …
… lamada, bozmadan sonraki ilk celseye davacı tarafın katılmadığı, davalılar vekili davalı ... yönünden davayı takip etmediklerini bildirdiğinden, davalı ... yönünden «dosyanın işlemden kaldırılmasına», davalı ...'ın dava konusu «bonoda» «aval» veren konumunda olduğu, «avalistin» «zamanaşımına» uğramış bonoda sorumluluğunun bulunmayacağı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaK..'ın «aval» verdiğini iddia etmiş, aval veren yönünden de «ihtiyati haciz» kararı verilmesini istemiş, mahkemece bu hususta bir gerekçeye yer verilmeden istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak, «kambiyo senedine» hiçbir açıklama yapmadan imza atan kişi «avalist» sayılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · kambiyo senedi · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaK.. yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
K..'ın «aval» verdiğini iddia etmiş, aval veren yönünden de «ihtiyati haciz» kararı verilmesini istemiş, mahkemece bu hususta bir gerekçeye yer verilmeden istemin reddine karar verilmiştir.
A.Ş yönünden 50.000 TL alacağın alınabilmesinin sağlanabilmesi için İİK «257»/1 ve devamındaki maddeler uyarınca ihtiyaten hacze, A..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11612 E. 2013/15914 K.
Ortak:avalist · aval · bono
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davalıların «ödeme savunmasını» ispatlayamadığı, davalıların «yemin teklif» etmesi üzerine davacının yemini eda ettiği, davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Kapatılan Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 2016/17940 esas, 2018/2742 karar sayılı ve 16.05.2018 tarihli ilamı ile davalı ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, bu davalı davaya konu «bonoda» «aval» veren konumunda olup «zamanaşımına» uğramış bonodan dolayı «avalistin» hukuki sorumluluğu bulunmadığından, avalist davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir. ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına kar …
… lamada, bozmadan sonraki ilk celseye davacı tarafın katılmadığı, davalılar vekili davalı ... yönünden davayı takip etmediklerini bildirdiğinden, davalı ... yönünden «dosyanın işlemden kaldırılmasına», davalı ...'ın dava konusu «bonoda» «aval» veren konumunda olduğu, «avalistin» «zamanaşımına» uğramış bonoda sorumluluğunun bulunmayacağı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, borçlu ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, «avalist» olduğu iddia edilen diğer borçlu ...'in adının «bono» metninde yer almadığı gerekçesiyle, bu borçlu yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece, «avalist» ...'in adının «bono» metninde yer almadığı gerekçesiyle, ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa 6102 Sayılı TTK'nın 701/2. maddesi uyarınca, muhatap ve «keşidecinin» imzaları müstesna olmak üzere poliçenin yüzüne atılan her imzanın «aval» «şerhi» sayılacağı belirtilmiş olmakla, «bono» üzerinde tek başına imzanın bulunmasıyla avalin gerçekleşeceği tartışmasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy şerhi · ihtiyati haciz · keşideci · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, borçlu ... yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, «avalist» olduğu iddia edilen diğer borçlu ...'in adının «bono» metninde yer almadığı gerekçesiyle, bu borçlu yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece, «avalist» ...'in adının «bono» metninde yer almadığı gerekçesiyle, ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa 6102 Sayılı TTK'nın 701/2. maddesi uyarınca, muhatap ve «keşidecinin» imzaları müstesna olmak üzere poliçenin yüzüne atılan her imzanın «aval» «şerhi» sayılacağı belirtilmiş olmakla, «bono» üzerinde tek başına imzanın bulunmasıyla avalin gerçekleşeceği tartışmasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3389 E. , 2020/4889 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 04.12.2018 tarih ve 2018/319 E. -2018/370 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalılar aleyhine bonoya dayalı ilamsız takip yaptığını, davalıların başlatılan takibe bono bedelini ödediklerini belirterek itiraz ettiklerini, davacının davalılardan alacaklı olduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu bononun zamanaşımına uğradığını, davalıların bono bedelini ödediklerini belirterek, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davalıların ödeme savunmasını ispatlayamadığı, davalıların yemin teklif etmesi üzerine davacının yemini eda ettiği, davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Kapatılan Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 2016/17940 esas, 2018/2742 karar sayılı ve 16.05.2018 tarihli ilamı ile davalı ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, bu davalı davaya konu bonoda aval veren konumunda olup zamanaşımına uğramış bonodan dolayı avalistin hukuki sorumluluğu bulunmadığından, avalist davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, bozmadan sonraki ilk celseye davacı tarafın katılmadığı, davalılar vekili davalı ... yönünden davayı takip etmediklerini bildirdiğinden, davalı ... yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına, davalı ...'ın dava konusu bonoda aval veren konumunda olduğu, avalistin zamanaşımına uğramış bonoda sorumluluğunun bulunmayacağı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının yargılama sırasında 12.09.2016 tarihinde vefat ettiği halde, mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekirken dahil edilmediği görülmektedir. Bu durumda mahkemece davada taraf teşkilinin sağlanması için tüm mirasçıların davaya katılımının sağlanması ya da terekeye temsilci tayin ettirilerek temsilci vasıtasıyla yargılamaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/612130600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz