Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2494 E. 2017/4361 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
avukatlık asgari ücret tarifesi↗ vekalet ücreti takdiri↗ ihbar olunan↗ maddi hata↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ tmsf↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 39.068,00 TL'nin 13.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 55 ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının ... ... Ltd'den tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine, fer'i müdahil TMSF'nin karar başlığında ihbar olunan şeklinde gösterilmesinin maddi hata niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma suretiyle temyiz isteminin incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüyle 39.068,00 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olup, davacı yararına, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, eksik vekalet ücreti takdiri doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13095 E. 2014/19953 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin katılma suretiyle temyiz isteminin incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüyle 39.068,00 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olup, davacı yararına, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, eksik «vekalet ücreti takdiri» doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düze …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ihtarnameye» konu faturaların davacı «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, ihtarnamede davalının itirazında olmayan tutarın 10.068,22 TL olduğu, ihtarnameden sonra 49 adet «fatura» bedelini ödediğini iddia eden davalının ödemeye dair makbuz sunmadığı, «temerrüdün» takip tarihi itibariyle gereçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Şişli 2.İcra Müdürlüğü'nün 2010/29463 esas nolu takip dosyasındaki 10.068,22 TL alacağa itirazının iptaline, takibin bu kısım üzerinden devamına, alacak yargılama sonucu belli olduğundan «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim tutanağı · ticari defter kayıtları · icra takibine itiraz · taşıma sözleşmesi · ticari defter · fatura · ihtarname · çek
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ihtarnameye» konu faturaların davacı «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, ihtarnamede davalının itirazında olmayan tutarın 10.068,22 TL olduğu, ihtarnameden sonra 49 adet «fatura» bedelini ödediğini iddia eden davalının ödemeye dair makbuz sunmadığı, «temerrüdün» takip tarihi itibariyle gereçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Şişli 2.İcra Müdürlüğü'nün 2010/29463 esas nolu takip dosyasındaki 10.068,22 TL alacağa itirazının iptaline, takibin bu kısım üzerinden devamına, alacak yargılama sonucu belli olduğundan «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dosyada 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı vekilinin, dosyaya, söz konusu «fatura» bedellerinin ödendiğini gösteren çekleri, «çek» «teslim tutanaklarını» ve «ticari defter» örneğini sunduğuna dair savunmaları incelenmemiş, mahkemece de değerlendirilmemiş, aksine davalı tarafından ödeme makbuzlarının «ibraz» edilmediği yönünde tespit yapılmıştır.
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle yapılan «icra takibine itirazın» iptaline ilişkin olup, mahkemece davalının itirazında olmayan faturaların bedeli olan 10.068,22 TL yönünden dava kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8 E. 2010/6225 K.
Ortak:avans faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 39.068,00 TL'nin 13.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma suretiyle temyiz isteminin incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüyle 39.068,00 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olup, davacı yararına, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, eksik «vekalet ücreti takdiri» doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düze …
Benzer bu kararda… nı üzerinden faiz talep edilmiş ve mahkemece bu talebe göre hesaplama yapılmış ise de, davalı bankanın kredi borcuna uyguladığı faiz oranı taraflar arasında yapılan «kredi sözleşmesine» göre belirlenmiş olup, taraflar arasındaki ilişkinin bankacılık işleminden kaynaklanıyor olması ve «ticari nitelikteki» bu ilişkiden kaynaklanan alacak yönünden davacıların isteyebilecekleri «ticari temerrüt faiz» oranının «avans faiz» oranı olması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılardan fazla tahsil edildiği kabul edilen 2.068,12 YTL’ye tahsil tarihinden dava tarihine kadar «avans faiz» oranı uygulanmak suretiyle hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari temerrüt faizi · ticari dava niteliği · işlemiş faiz · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda… nı üzerinden faiz talep edilmiş ve mahkemece bu talebe göre hesaplama yapılmış ise de, davalı bankanın kredi borcuna uyguladığı faiz oranı taraflar arasında yapılan «kredi sözleşmesine» göre belirlenmiş olup, taraflar arasındaki ilişkinin bankacılık işleminden kaynaklanıyor olması ve «ticari nitelikteki» bu ilişkiden kaynaklanan alacak yönünden davacıların isteyebilecekleri «ticari temerrüt faiz» oranının «avans faiz» oranı olması gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 2.068,12 YTL anapara ve 2.198,13 YTL «işlemiş faizin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılardan fazla tahsil edildiği kabul edilen 2.068,12 YTL’ye tahsil tarihinden dava tarihine kadar «avans faiz» oranı uygulanmak suretiyle hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3636 E. 2021/2599 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödeme savunması · teslim tutanağı · ciro · taşıma sözleşmesi · ticari defter · fatura · çek · ibraz
Benzer bu karardaDosyada 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı vekilinin, dosyaya, söz konusu «fatura» bedellerinin ödendiğini gösteren çekleri, «çek» «teslim tutanaklarını» ve «ticari defter» örneğini sunduğuna dair savunmaları incelenmemiş, mahkemece de değerlendirilmemiş, aksine davalı tarafından ödeme makbuzlarının «ibraz» edilmediği yönünde tespit yapılmıştır.
… zma ilamına göre mahkemece, davacının 10.068,22 TL'lik alacağının dayanağını oluşturan faturaların tarih ve miktarlarının tespitinin yapılması, daha sonra davalının «ödeme savunmasında» geçen «ciro» imzaları davacı tarafından inkar edilmeyen çeklerin miktar ve ödeme tarihlerinin belirlenmesi ve Borçlar Kanunu'nun 104. maddesi gereğince «fatura» tarihlerinden sonra keşide ve tahsil edilen çeklerin, bu faturaların ödenmesi amacıyla keşide edildiği kabul edilerek varsa alacak miktarının belirlenmesi ve oluşa …
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu durumda davalı vekilinin savunmaya dayanak olarak dosyaya «ibraz» ettiği söz konusu belgelerin incelenerek dava konusu faturalara karşılık olarak ödeme yapılıp yapılmadığı ve borcu sona erdirip erdirmediğinin tespiti konusunda da …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2494 E. , 2017/4361 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/12/2015 tarih ve 2015/558-2015/1055 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devrinden önce ... A.Ş. ... Şubesi'ne 39.068,00 TL mevduatını 13.12.1999 tarihinde net %80 faiz oranı ile yatırdığını, ... A.Ş'nin ... Of Shore Ltd. adlı paravan kıyı bankasını kurarak ve iki bankanın tek elden yönetimini sağlayarak, suç işleme amacına yönelik olarak planlı ve kasıtlı işbirliği içinde mevduat sahipleri ve müvekkilini dolandırılmak suretiyle zarara uğrattığını ileri sürerek, 39.068,00 TL'nin bankaya yatırıldığı 13.12.1999 tarihinden vade sonu olan 05.01.2000 tarihine kadar %80 akdi faiziyle, bu tarihten fiili ödeme tarihine kadar ise, akdi faizden aşağı olmamak üzere temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve fer’i müdahil TMSF vekili, husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarında bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da, davacının iradesinin fesada uğratılmadığını, müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 39.068,00 TL'nin 13.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 55 ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının ... ... Ltd'den tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine, fer'i müdahil TMSF'nin karar başlığında ihbar olunan şeklinde gösterilmesinin maddi hata niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma suretiyle temyiz isteminin incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüyle 39.068,00 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olup, davacı yararına, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, eksik vekalet ücreti takdiri doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 5. bendinde da yer alan “4.467,00 TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “4.647,48 TL” ibaresinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, temyiz eden fer'i müdahil TMSF'den harç alınmasına yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, 14/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/371831500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz