Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/669 E. 2023/1589 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye kaybı↗ borca batıklık↗ azınlık pay sahibi↗ dürüstlük kuralına aykırılık↗ aktif dava ehliyeti↗ sermaye artırımı↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ dürüstlük kuralı↗ olumsuz oy↗ kâr kaybı↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ dava sebebi↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 05.11.2015 tarih, 2014/824 E. ve 2015/887 K. sayılı kararı ile davalı şirketin sermaye artırım tarihi itibariyle 3.810.864,06 TL borca batık olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin 2007-2008 bilanço ve gelir tablolarına göre hiç bir faaliyetinin olmadığı, davalı şirketin sahip olduğu markaların piyasa değerini artırmak için yoğun tanıtım faaliyetine başladığı iddia edilmesine karşın tanıtım faaliyetleri konusunda herhangi bir kanıt sunulmadığı gibi bu tanıtım faaliyetleri sonucunda markalardan ne kadar kazandığını veya kazanacağını ispat edemediği, sermaye artış kararı almasının tamamen üçüncü kişilerin borçlarını ödemeye yönelik olduğu, bu suretle sermaye artırımına ilişkin kararın afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı şirketin borca batık olduğunun tespitine, davalı şirketin 12.11.2007 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan şirket sermayesinin 200.000,00 TL'den 6.500.000,00 TL'ye çıkartılmasına ilişkin kararının afaki iyi niyet kurallarına aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmiş, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 09.03.2017 tarih, 2016/2535 E. ve 2017/1430 K. sayılı kararıyla şirket ortaklarının, borca batıklığı mahkemeye bildirmeye yetkili olmadığı, pay sahiplerinin ancak genel kurulda, borca batıklığın tespitine karşın harekete geçmeyen yönetim kurulu üyelerinin azlini sağlamak üzere talepte bulunabileceği, dava konusu edilen davalı şirketin borca batık olduğunun tespiti talebi yönünden davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davalı şirketin borca batık olduğunun tespitine hükmedilmesi doğru olmadığı ve dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısında yer alan sermaye arttırımına ilişkin kararın iptali şartları yeterince incelenmediği, iptali istenen kararın, kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı hususunda taraf delilleri, şirket kayıt ve defterleri de nazara alınarak 6762 sayılı Kanun'un 381 inci maddesinde yer alan genel kurul kararının iptali şartlarının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin borca batık olduğunun tespiti talebi yönünden davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından bu talebin reddine, davalı şirketin aktiflerinin mevcut borçlarını karşılamakta olduğunun belirlendiği, davalı şirket sermayesini koruduğunun belirlendiği, aktifleriyle pasiflerini karşılayan sermayesini koruyan bunun karşılığında hiç bir faaliyeti ve hasılatı bulunmadığı tespit edilen hiç bir yatırımı bulunmadığı, sermaye artırımını gerektirecek bir durumun gerçekleşmediğinin tespit edildiği, sermaye artırım kararı alınan olağanüstü genel kurul tarihi öncesinde mali tablolar esas alınarak yapılan incelemede de hiç bir faaliyet ve hasılatı ya da yatırımı veya ileriye dönük projesi bulunmayan şirketin sermaye artırımını gerektirecek bir durumda olmadığı halde, davacının azınlık pay sahibi olmamasına etkisi bulunmayan ancak kâr payı ve tasfiye payı gibi mali haklarını doğrudan olumsuz etkileyecek olan sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 12.11.2007 tarihli olağanüstü genel kurulda şirket sermayesinin 200.000,00 TL'den 6.500.000,00 TL'ye çıkartılmasına ilişkin kararın afaki ve iyi niyet kurallarına aykırı olması sebebiyle iptaline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tamamen şirket gereklilikleri nazara alınarak sermaye artırımı yapıldığı, pay sahiplerini zarara uğratmanın amaçlanmadığı, dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil edecek hiçbir unsur, sermaye artırımının iptalini gerektirecek hiçbir somut veri taşımadığını, kararın kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olmadığından bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 324 üncü maddesine göre sermaye kaybına uğradığının ve borca batık olduğunun tespiti ile 12.11.2007 günü genel kurulda sermaye artış kararının batıl olduğunun tespitine, bu talep kabul görmediği takdirde kanuna ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, anonim şirket genel kurulunda sermaye artırımına ilişkin olarak alınan kararın batıl olduğunun tespiti, olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, şirket genel kurulunda sermaye artış kararı alınmasının sadece 3 üncü kişilerin borçlarını ödemeye yönelik olduğu gerekçesiyle sermaye artış kararının afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmişse de Dairemizin bozma ilamında da ifade olunduğu üzere sadece şirket borçlarını ödemek maksadıyla sermaye artış kararı alındığı gerekçesiyle genel kurul kararının iptaline karar verilmesi doğru değildir. Diğer bir anlatımla, karar tarihi itibarıyla değerli markaları bulunan ve bunların lisans yoluyla başkalarına kullandırılması suretiyle faaliyet gösteren bir şirketin, gerek markalarının değerini korumak ve arttırmak ve de gerekirse şirket borçlarını ödemek maksadıyla sermaye artışına gitmesi iyi niyet kurallarına aykırılık olarak görülemez. Daha önce aynı yöndeki Dairemiz bozma ilamına Mahkemece uyulmasına rağmen varsayımsal ve somut olmayan bakış açısıyla düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden ilgili genel kurul kararının iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle davalı lehine bozulmasını gerektirmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2535 E. 2017/1430 K.
Ortak:sermaye kaybı · borca batıklık · sermaye artırımı · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · kâr kaybı · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 09.03.2017 tarih, 2016/2535 E. ve 2017/1430 K. sayılı kararıyla şirket ortaklarının, «borca batıklığı» mahkemeye bildirmeye yetkili olmadığı, pay sahiplerinin ancak genel kurulda, borca batıklığın tespitine karşın harekete geçmeyen «yönetim kurulu» üyelerinin azlini sağlamak üzere talepte bulunabileceği, dava konusu edilen davalı şirketin borca batık olduğunun tespiti talebi yönünden davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davalı şirketin borca batık olduğunun tespitine hükmedilmesi doğru olmadığı ve dava konusu «olağanüstü genel kurul» toplantısında yer alan sermaye arttırımına ilişkin kararın iptali şartları yeterince incelenmediği, iptali istenen kararın, kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı hususunda taraf delilleri, şirket kayıt ve «defterleri» de nazara alınarak 6762 sayılı Kanun'un 381 inci maddesinde yer alan «genel kurul kararının iptali» şartlarının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gereğine işaret edilerek bozulmuştur …
… Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin borca batık olduğunun tespiti talebi yönünden davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından bu talebin reddine, davalı şirketin aktiflerinin mevcut borçlarını karşılamakta olduğunun belirlendiği, davalı şirket sermayesini koruduğunun belirlendiği, aktifleriyle pasiflerini karşılayan sermayesini koruyan bunun karşılığında hiç bir faaliyeti ve hasılatı bulunmadığı tespit edilen hiç bir yatırımı bulunmadığı, «sermaye artırımını» gerektirecek bir durumun gerçekleşmediğinin tespit edildiği, sermaye artırım kararı alınan «olağanüstü genel kurul» tarihi öncesinde mali tablolar esas alınarak yapılan incelemede de hiç bir faaliyet ve hasılatı ya da yatırımı veya ileriye dönük projesi bulunmayan şirketin sermaye artırımını gerektirecek bir durumda olmadığı halde, davacının «azınlık pay sahibi» olmamasına etkisi bulunmayan ancak kâr «payı» ve «tasfiye» payı gibi mali haklarını doğrudan «olumsuz» etkileyecek olan sermaye artırım kararının «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil edeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 12.11.2007 tarihli olağanüstü genel kurulda şirket sermayesinin 200.000,00 TL'den 6.500.000,00 TL'ye …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirketin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 324 üncü maddesine göre «sermaye kaybına» uğradığının ve borca batık olduğunun tespiti ile 12.11.2007 günü genel kurulda sermaye artış kararının batıl olduğunun tespitine, bu talep kabul görmediği takdirde kanuna ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1- Davacı vekilince, davacının ortağı olduğu davalı şirketin sermayesinin çoğunluğunu kaybettiği, davalı şirketin hiçbir faaliyette bulunmadığı ileri sürülerek, davalı şirketin «sermaye kaybına» uğradığının ve borca batık durumda olduğunun TTK'nın 324. maddesine göre tespitine karar verilmesi talep edilmiş; mahkemece bu talep kabul edilerek davalı şirketin borca batık olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Pay sahipleri ancak genel kurulda, «borca batıklığın» tespitine karşın harekete geçmeyen «yönetim kurulu» üyelerinin azlini sağlamak üzere talepte bulunabilirler.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı şirketin «sermaye artırım» tarihi itibariyle 3.810.864,06 TL borca batık olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin 2007-2008 bilanço ve gelir tablolarına göre hiç bir faaliyetinin olmadığı, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilanço esası · yediemin · muhalefet şerhi · iyiniyet kuralı · şirket merkezi mahkemesi · iyiniyet · ara karar · cy/cy şerhi
Benzer bu kararda… i, ...’ye vekaleten ... ve ...’nin sermaye artışına ilişkin dava konusu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında sermaye artışına yönelik itirazlarını ileri sürdüğü, «muhalefetlerinin şerh» edildiği, divan başkanı ve «yönetim kurulu» başkanı Halis Komili’nin söz alarak şirketin üçüncü kişilere borcunun olduğunu ve şirket hakkında yasal takip yapıldığının ortaklar tarafından öteden beri bilindiğ …
… en 3. kişilerin borçlarını ödemeye yönelik olduğu gerekçesiyle dava konusu şirket olağanüstü genel kurulunda alınan şirket sermayesinin arttırılması kararının afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmişse de kural olarak sermaye artış kararı alınmasının 3. kişilerin borcunu ödemeye yönelik olduğu gerekçesi iptal kara …
Bu suretle iptali istenen kararın, kanuna, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı hususunda taraf delilleri, şirket kayıt ve «defterleri» de nazara alınarak, TTK'nın 381. maddesinde yer alan «genel kurul kararının iptali» şartlarının değerlendirilmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 324. maddesinde “Son yıllık «bilançodan esas» sermayenin yarısının karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, idare meclisi derhal top1anarak durumu umumi heyete bildirir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3470 E. 2019/3011 K.
Ortak:sermaye artırımı
İncelediğiniz karardaMahkemece 05.11.2015 tarih, 2014/824 E. ve 2015/887 K. sayılı kararı ile davalı şirketin «sermaye artırım» tarihi itibariyle 3.810.864,06 TL borca batık olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin 2007-2008 bilanço ve gelir tablolarına göre hiç bir faaliyetinin olmadığı, …
… Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin borca batık olduğunun tespiti talebi yönünden davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından bu talebin reddine, davalı şirketin aktiflerinin mevcut borçlarını karşılamakta olduğunun belirlendiği, davalı şirket sermayesini koruduğunun belirlendiği, aktifleriyle pasiflerini karşılayan sermayesini koruyan bunun karşılığında hiç bir faaliyeti ve hasılatı bulunmadığı tespit edilen hiç bir yatırımı bulunmadığı, «sermaye artırımını» gerektirecek bir durumun gerçekleşmediğinin tespit edildiği, sermaye artırım kararı alınan «olağanüstü genel kurul» tarihi öncesinde mali tablolar esas alınarak yapılan incelemede de hiç bir faaliyet ve hasılatı ya da yatırımı veya ileriye dönük projesi bulunmayan şirketin sermaye artırımını gerektirecek bir durumda olmadığı halde, davacının «azınlık pay sahibi» olmamasına etkisi bulunmayan ancak kâr «payı» ve «tasfiye» payı gibi mali haklarını doğrudan «olumsuz» etkileyecek olan sermaye artırım kararının «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil edeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 12.11.2007 tarihli olağanüstü genel kurulda şirket sermayesinin 200.000,00 TL'den 6.500.000,00 TL'ye …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tamamen şirket gereklilikleri nazara alınarak «sermaye artırımı» yapıldığı, pay sahiplerini zarara uğratmanın amaçlanmadığı, «dürüstlük kurallarına aykırılık» teşkil edecek hiçbir unsur, sermaye artırımının iptalini gerektirecek hiçbir somut veri taşımadığını, kararın kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olmadığından bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «sermaye artırımına» ilişkin kararın afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1618 E. 2010/7386 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sermaye taahhüdü · taahhütname
Benzer bu kararda… lmeden karar verildiği gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının «sermaye taahhüdünü» davacının ödediği, bu ödeme sonunda davalının sermaye payında artış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/669 E. , 2023/1589 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/362 Esas, 2021/785 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin sermayesinin çoğunluğunu kaybettiğini, borca batık olduğunu, davalı şirketin hiçbir faaliyette bulunmadığını, sadece sahip olunan markaların yönetildiğini, bu nedenle sermaye artışına ihtiyaç olmadığını ileri sürerek davalı şirketin sermaye kaybına uğradığının ve borca batık durumda olduğunun 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 324 üncü maddesine göre tespitine, 12.11.2007 günlü davalı şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan şirket sermayesinin 200.000,00 TL'den 6.500.000,00 TL'ye çıkartılmasına ilişkin kararın batıl olduğunun tespitine, olmadığı takdirde kanuni ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, toplantıya katılan davacının muhalefetini tutanağa yazdırmadığını, dolayısıyla davacının dava açma hakkının bulunmadığını, genel kurulda alınan kararların kanuna ve iyi niyet kurallarına aykırı olmadığını, anonim şirketlerin ihtiyaç duyduklarında iç ve dış kaynaklardan sermaye artımı yapabileceklerini, sermaye artırımı kararının bir gereklilik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 05.11.2015 tarih, 2014/824 E. ve 2015/887 K. sayılı kararı ile davalı şirketin sermaye artırım tarihi itibariyle 3.810.864,06 TL borca batık olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin 2007-2008 bilanço ve gelir tablolarına göre hiç bir faaliyetinin olmadığı, davalı şirketin sahip olduğu markaların piyasa değerini artırmak için yoğun tanıtım faaliyetine başladığı iddia edilmesine karşın tanıtım faaliyetleri konusunda herhangi bir kanıt sunulmadığı gibi bu tanıtım faaliyetleri sonucunda markalardan ne kadar kazandığını veya kazanacağını ispat edemediği, sermaye artış kararı almasının tamamen üçüncü kişilerin borçlarını ödemeye yönelik olduğu, bu suretle sermaye artırımına ilişkin kararın afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle;
davanın kabulüne, davalı şirketin borca batık olduğunun tespitine, davalı şirketin 12.11.2007 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan şirket sermayesinin 200.000,00 TL'den 6.500.000,00 TL'ye çıkartılmasına ilişkin kararının afaki iyi niyet kurallarına aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmiş, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 09.03.2017 tarih, 2016/2535 E. ve 2017/1430 K. sayılı kararıyla şirket ortaklarının, borca batıklığı mahkemeye bildirmeye yetkili olmadığı, pay sahiplerinin ancak genel kurulda, borca batıklığın tespitine karşın harekete geçmeyen yönetim kurulu üyelerinin azlini sağlamak üzere talepte bulunabileceği, dava konusu edilen davalı şirketin borca batık olduğunun tespiti talebi yönünden davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davalı şirketin borca batık olduğunun tespitine hükmedilmesi doğru olmadığı ve dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısında yer alan sermaye arttırımına ilişkin kararın iptali şartları yeterince incelenmediği, iptali istenen kararın, kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı hususunda taraf delilleri, şirket kayıt ve defterleri de nazara alınarak 6762 sayılı Kanun'un 381 inci maddesinde yer alan genel kurul kararının iptali şartlarının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin borca batık olduğunun tespiti talebi yönünden davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından bu talebin reddine, davalı şirketin aktiflerinin mevcut borçlarını karşılamakta olduğunun belirlendiği, davalı şirket sermayesini koruduğunun belirlendiği, aktifleriyle pasiflerini karşılayan sermayesini koruyan bunun karşılığında hiç bir faaliyeti ve hasılatı bulunmadığı tespit edilen hiç bir yatırımı bulunmadığı, sermaye artırımını gerektirecek bir durumun gerçekleşmediğinin tespit edildiği, sermaye artırım kararı alınan olağanüstü genel kurul tarihi öncesinde mali tablolar esas alınarak yapılan incelemede de hiç bir faaliyet ve hasılatı ya da yatırımı veya ileriye dönük projesi bulunmayan şirketin sermaye artırımını gerektirecek bir durumda olmadığı halde, davacının azınlık pay sahibi olmamasına etkisi bulunmayan ancak kâr payı ve tasfiye payı gibi mali haklarını doğrudan olumsuz etkileyecek olan sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 12.11.2007 tarihli olağanüstü genel kurulda şirket sermayesinin 200.000,00 TL'den 6.500.000,00 TL'ye çıkartılmasına ilişkin kararın afaki ve iyi niyet kurallarına aykırı olması sebebiyle iptaline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tamamen şirket gereklilikleri nazara alınarak sermaye artırımı yapıldığı, pay sahiplerini zarara uğratmanın amaçlanmadığı, dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil edecek hiçbir unsur, sermaye artırımının iptalini gerektirecek hiçbir somut veri taşımadığını, kararın kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olmadığından bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 324 üncü maddesine göre sermaye kaybına uğradığının ve borca batık olduğunun tespiti ile 12.11.2007 günü genel kurulda sermaye artış kararının batıl olduğunun tespitine, bu talep kabul görmediği takdirde kanuna ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, anonim şirket genel kurulunda sermaye artırımına ilişkin olarak alınan kararın batıl olduğunun tespiti, olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, şirket genel kurulunda sermaye artış kararı alınmasının sadece 3 üncü kişilerin borçlarını ödemeye yönelik olduğu gerekçesiyle sermaye artış kararının afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmişse de Dairemizin bozma ilamında da ifade olunduğu üzere sadece şirket borçlarını ödemek maksadıyla sermaye artış kararı alındığı gerekçesiyle genel kurul kararının iptaline karar verilmesi doğru değildir. Diğer bir anlatımla, karar tarihi itibarıyla değerli markaları bulunan ve bunların lisans yoluyla başkalarına kullandırılması suretiyle faaliyet gösteren bir şirketin, gerek markalarının değerini korumak ve arttırmak ve de gerekirse şirket borçlarını ödemek maksadıyla sermaye artışına gitmesi iyi niyet kurallarına aykırılık olarak görülemez.
Daha önce aynı yöndeki Dairemiz bozma ilamına Mahkemece uyulmasına rağmen varsayımsal ve somut olmayan bakış açısıyla düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden ilgili genel kurul kararının iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle davalı lehine bozulmasını gerektirmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931077000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz