Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6626 E. 2023/1157 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletname yetkisi↗ son hamil↗ imza inkarı↗ imzaya itiraz↗ temlik sözleşmesi↗ yetkili hamil↗ lehdar↗ imza incelemesi↗ ciranta↗ alacağın temliki↗ lehtar↗ kambiyo senedi↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ temlik↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ çek↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2019/460 E., 2020/39 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Serik 1. İcra Müdürlüğünün 2016/638 E. sayılı dosyasında takip dayanağı çekin davalının babası olan ... tarafından bankaya ibrazında banka tarafından keşideci imzasının müşterinin imzası ile uyumlu olmadığı gerekçesi ile işlem yapılmadığını, çekin bankaya ibrazından sonra davalıya ciro edildiğini, ibrazdan sonra cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, yazılı olmaması nedeniyle temlikin geçerli olmadığını ve çekteki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek davacının takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bankaya ibrazdan sonra yapılan cironun alacağın temliki hükmünde olması nedeniyle ayrıca bir temlik sözleşmesine gerek olmadığını, müvekkilinin yetkili hamil olması nedeniyle davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının süresinde imzaya da itiraz etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu edilen çekin; 15.01.2016 keşide tarihli, 89.000,00 TL keşide bedelli, ... keşidecili, ... lehtarlı, ... cirantalı, ... cirantalı, 25.01.2016 ibraz tarihli, ibraz tarihinden sonra davalı tarafından ciro edilmiş çek olduğu, ibrazdan sonra son hamil olan ... tarafından davalı ...'a yapılmış bir ciro olmadığından dolayı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 790 ıncı maddesi uyarınca davalı yetkili hamil sayılamayacağı, bu nedenle dava konusu çekten dolayı alacaklı sıfatına sahip olmadığından anılan çeki kambiyo senetlerine özgü icra yolu ile icra takibine konu edemeyeceği, davacının imza inkarına yönelik itirazının ise maddi bir durumun araştırılmasını gerektirmesi nedeniyle davacı yararına bir iddia olduğu, davacı vekili tarafından verilen beyan dilekçesinde de bu husus araştırılmadan davalının yetkili hamil olmadığından dolayı davalarının kabulüne karar verilmesini talep edildiğinden davalının bu hususun araştırılmasını talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Serik 1. İcra Müdürlüğünün 2016/638 E. sayılı dosyasındaki takibe konu 15.01.2016 keşide tarihli, ...'nın keşidecisi olduğu, 89.000,00 TL miktarlı çekten dolayı davacı ...'nın davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, tazmiant talebinin reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince istinaf mahkemesinin gerekçeli kararında belirtildiği şekilde imza araştırmasının yapılmadığını, borçlulardan ...'nın davacının oğlu olduğunu, davacı tarafından Süleyman'a çek imzalama yetkisini içeren vekalet verildiğini ancak ilk derece mahkemesince bu hususun değerlendirilmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak çekin borçlusunun davacı ... olduğu, lehdarının ... olduğu, ... tarafından ...'ya, ... tarafından da ...'a ciro yapıldığı, 25.01.2016 tarihinde çekin ... tarafından Halk Bankası Serik Şubesine ibraz edildiği, ibrazdan sonra çekin ciro olmaksızın ...'a geçtiği, takibe dayanak çekte ,ibrazdan sonra son hamil olan ... tarafından davalı ...'a yapılmış bir ciro olmadığından davalı ... çekin yetkili hamili olmadığı, bu nedenle istinaf istemlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında kambiyo senedine özgü yapılan icra takibinden sonra borçlu tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece imza incelemesi ve vekalet yetkisi hususların araştırılmasının gerekli olup olmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 790 ıncı ve 793 üncü maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz kararına itiraz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7121 E. 2015/9375 K.
Ortak:keşideci · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2016/638 E. sayılı dosyasında takip dayanağı çekin davalının babası olan ... tarafından bankaya ibrazında banka tarafından «keşideci» imzasının müşterinin imzası ile uyumlu olmadığı gerekçesi ile işlem yapılmadığını, çekin bankaya ibrazından sonra davalıya «ciro» edildiğini, ibrazdan sonra cironun «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğunu, yazılı olmaması nedeniyle temlikin geçerli olmadığını ve çekteki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek davacının t …
… KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu edilen çekin; 15.01.2016 keşide tarihli, 89.000,00 TL keşide bedelli, ... «keşidecili», ... «lehtarlı», ... «cirantalı», ... cirantalı, 25.01.2016 «ibraz» tarihli, ibraz tarihinden sonra davalı tarafından «ciro» edilmiş «çek» olduğu, ibrazdan sonra «son hamil» olan ... tarafından davalı ...'a yapılmış bir ciro olmadığından dolayı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 790 ıncı maddesi uyarınca davalı «yetkili hamil» sayılamayacağı, bu nedenle dava konusu çekten dolayı alacaklı sıfatına sahip olmadığından anılan çeki kambiyo senetlerine özgü icra yolu ile icra takibine konu edemeyeceği, davacının «imza inkarına» yönelik itirazının ise maddi bir durumun araştırılmasını gerektirmesi nedeniyle davacı yararına bir iddia olduğu, davacı vekili tarafından verilen beyan dilekçesinde de bu husus araştırılmadan davalının yetkili hamil olmadığından dolayı davalarının kabulüne karar verilmesini talep edildiğinden davalının bu hususun araştırılmasını talep etmesinde «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Serik 1.
İcra Müdürlüğünün 2016/638 E. sayılı dosyasındaki takibe konu 15.01.2016 keşide tarihli, ...'nın «keşidecisi» olduğu, 89.000,00 TL miktarlı çekten dolayı davacı ...'nın davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, tazmiant talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia,savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talebine dayanak olan «bonoda» «keşidecilerin» adreslerinin Serik olduğu, ihtilaf halinde Antalya Mahkemelerinin «yetkisinin» kabul edildiği, bu durumda bono üzerinde Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtildiğinden, ihtiyatı haciz talebinin Antalya Mahkemelerince de değerlendirileceği, «yetki itirazı» ve esas yönünden itirazların İİK'nın «265». maddesinde belirtilen sebeplerden olmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · yetki itirazı · ihtiyati haciz · bono · yetki · haciz
Benzer bu karardaMahkemece iddia,savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talebine dayanak olan «bonoda» «keşidecilerin» adreslerinin Serik olduğu, ihtilaf halinde Antalya Mahkemelerinin «yetkisinin» kabul edildiği, bu durumda bono üzerinde Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtildiğinden, ihtiyatı haciz talebinin Antalya Mahkemelerince de değerlendirileceği, «yetki itirazı» ve esas yönünden itirazların İİK'nın «265». maddesinde belirtilen sebeplerden olmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
1- Talep, «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» kararına itiraz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece «ihtiyati haciz» talebine konu «bono» yönünden HMK'nın 17. maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir.
-
Menfi tespit | Menfi tespit | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1383 E. 2023/1496 K.
Ortak:yetkili hamil · ciranta · ciro · hamil · keşideci · çek · menfi tespit · ibraz
İncelediğiniz kararda… KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu edilen çekin; 15.01.2016 keşide tarihli, 89.000,00 TL keşide bedelli, ... «keşidecili», ... «lehtarlı», ... «cirantalı», ... cirantalı, 25.01.2016 «ibraz» tarihli, ibraz tarihinden sonra davalı tarafından «ciro» edilmiş «çek» olduğu, ibrazdan sonra «son hamil» olan ... tarafından davalı ...'a yapılmış bir ciro olmadığından dolayı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 790 ıncı maddesi uyarınca davalı «yetkili hamil» sayılamayacağı, bu nedenle dava konusu çekten dolayı alacaklı sıfatına sahip olmadığından anılan çeki kambiyo senetlerine özgü icra yolu ile icra takibine konu edemeyeceği, davacının «imza inkarına» yönelik itirazının ise maddi bir durumun araştırılmasını gerektirmesi nedeniyle davacı yararına bir iddia olduğu, davacı vekili tarafından verilen beyan dilekçesinde de bu husus araştırılmadan davalının yetkili hamil olmadığından dolayı davalarının kabulüne karar verilmesini talep edildiğinden davalının bu hususun araştırılmasını talep etmesinde «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Serik 1.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak çekin borçlusunun davacı ... olduğu, «lehdarının» ... olduğu, ... tarafından ...'ya, ... tarafından da ...'a «ciro» yapıldığı, 25.01.2016 tarihinde çekin ... tarafından Halk Bankası Serik Şubesine «ibraz» edildiği, ibrazdan sonra çekin ciro olmaksızın ...'a geçtiği, takibe dayanak çekte ,ibrazdan sonra «son hamil» olan ... tarafından davalı ...'a yapılmış bir ciro olmadığından davalı ... çekin «yetkili hamili» olmadığı, bu nedenle istinaf istemlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bankaya ibrazdan sonra yapılan «cironun» «alacağın temliki» hükmünde olması nedeniyle ayrıca bir «temlik sözleşmesine» gerek olmadığını, müvekkilinin «yetkili hamil» olması nedeniyle davada müvekkiline «husumet» yöneltilemeyeceğini, davacının süresinde imzaya da itiraz etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin davacı tarafından «yetkili hamil» olarak «takas» yoluyla «ibraz» edildiği, ibrazdan sonra geri alınıp «keşideciye» geri verildiği, «keşide tarihinin» ibrazdan sonra düzeltilmesinden sonra keşideci tarafından «ciro» edilerek davalı hamile verildiği, davalının bu «çek» nedeniyle keşideci dışındakilerden alacak talebinde bulunamayacağından takipte kötü niyetli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesinin 22.02.2017 tarih, 2016/7146 E. ve 2017/1376 K. sayılı kararıyla ibrazdan sonra «keşideci» tarafından tekrar çekin «ciro» yoluyla davalıya devri nedeniyle davacının söz konusu «çek» bedelinden sorumlu tutulamayacağı, davalının bu çek nedeniyle keşideci dışındaki diğer borçlulardan alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesinde çekteki parafların «keşideciye» ait olmadığını «ikrar» ettiğini, bu beyan doğrultusunda keşidecinin dinlenip «ciro» ve parafların kendisine ait olup olmadığının açığa çıkarılması gerektiğini, davacının beyanlarına rağmen cironun keşideciye ait olduğunun kabul edilerek hüküm kurulmasının «eksik incelemeye» dayandığını, çekin ibrazdan sonra keşideciye dönmediğini, keşideci adına «sahte imza» atıldığını, müvekkilinin çeki «ciranta»...’ten «teslim» aldığını, davalının da beyanına göre takastan alınan çekin...’e verildiğini, müvekkilinin düzeltmenin takastan önce ya da sonra olduğunu bilemeyeceğini, «kötüniyetli» hiçbir işleminin bulunmadığını, aleyhine «kötüniyet tazminatı», vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emri tebliği · sahte imza · keşide tarihi · tahrifat · ödeme emri · takas · kötüniyet tazminatı · ikrar
Benzer bu kararda… davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, takibe konu 50.000,00 TL bedelli çekin dava dışı... tarafından müvekkili adına cirolandığını, davacının çeki «takasa» verdiğini, çekin gününden bir gün önce müvekkiline borçlu olan...’in müvekkilini arayarak çeki yazdırmamasını, yerine senet vereceğini söylediğini, müvekkilinin de çeki takastan iade alıp...’e verdiğini, yerine bir kısım senetleri aldığını, ancak müvekkilinin çeki geri verirken cirosunu iptal etmeyi unuttuğunu, üzerinden bir yıl geçtikten sonra dava konusu takibe ilişkin «ödeme emrinin tebliğ» edildiğini, yapılan tetkikte 21.04.2013 olan «keşide tarihinin» 21.01.2014 olarak değiştirildiğinin görüldüğünü, «keşidecinin» düzeltmeyi kendisinin yapmadığını söylediğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, haksız takipten dolayı %20 oranından aşağı olmamak …
Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin davacı tarafından «yetkili hamil» olarak «takas» yoluyla «ibraz» edildiği, ibrazdan sonra geri alınıp «keşideciye» geri verildiği, «keşide tarihinin» ibrazdan sonra düzeltilmesinden sonra keşideci tarafından «ciro» edilerek davalı hamile verildiği, davalının bu «çek» nedeniyle keşideci dışındakilerden alacak talebinde bulunamayacağından takipte kötü niyetli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesinde çekteki parafların «keşideciye» ait olmadığını «ikrar» ettiğini, bu beyan doğrultusunda keşidecinin dinlenip «ciro» ve parafların kendisine ait olup olmadığının açığa çıkarılması gerektiğini, davacının beyanlarına rağmen cironun keşideciye ait olduğunun kabul edilerek hüküm kurulmasının «eksik incelemeye» dayandığını, çekin ibrazdan sonra keşideciye dönmediğini, keşideci adına «sahte imza» atıldığını, müvekkilinin çeki «ciranta»...’ten «teslim» aldığını, davalının da beyanına göre takastan alınan çekin...’e verildiğini, müvekkilinin düzeltmenin takastan önce ya da sonra olduğunu bilemeyeceğini, «kötüniyetli» hiçbir işleminin bulunmadığını, aleyhine «kötüniyet tazminatı», vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının da cirosu bulunan çeki süresinde bankaya «ibraz» ettiğini, karşılığının bulunmadığını, «cironun» iptalinin unutulmasının davacının borçluluğunu ortadan kaldırmayacağını, müvekkilinin çekte herhangi bir «tahrifat» yapmadığını savunarak davanın reddini, %20 oranından az olmamak üzere tazminatın tahsilini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6626 E. , 2023/1157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/691 Esas, 2021/1087 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2019/460 E., 2020/39 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Serik 1. İcra Müdürlüğünün 2016/638 E. sayılı dosyasında takip dayanağı çekin davalının babası olan ... tarafından bankaya ibrazında banka tarafından keşideci imzasının müşterinin imzası ile uyumlu olmadığı gerekçesi ile işlem yapılmadığını, çekin bankaya ibrazından sonra davalıya ciro edildiğini, ibrazdan sonra cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, yazılı olmaması nedeniyle temlikin geçerli olmadığını ve çekteki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek davacının takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bankaya ibrazdan sonra yapılan cironun alacağın temliki hükmünde olması nedeniyle ayrıca bir temlik sözleşmesine gerek olmadığını, müvekkilinin yetkili hamil olması nedeniyle davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının süresinde imzaya da itiraz etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu edilen çekin;
15. 01.2016 keşide tarihli, 89.000,00 TL keşide bedelli, ... keşidecili, ... lehtarlı, ... cirantalı, ... cirantalı, 25.01.2016 ibraz tarihli, ibraz tarihinden sonra davalı tarafından ciro edilmiş çek olduğu, ibrazdan sonra son hamil olan ... tarafından davalı ...'a yapılmış bir ciro olmadığından dolayı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 790 ıncı maddesi uyarınca davalı yetkili hamil sayılamayacağı, bu nedenle dava konusu çekten dolayı alacaklı sıfatına sahip olmadığından anılan çeki kambiyo senetlerine özgü icra yolu ile icra takibine konu edemeyeceği, davacının imza inkarına yönelik itirazının ise maddi bir durumun araştırılmasını gerektirmesi nedeniyle davacı yararına bir iddia olduğu, davacı vekili tarafından verilen beyan dilekçesinde de bu husus araştırılmadan davalının yetkili hamil olmadığından dolayı davalarının kabulüne karar verilmesini talep edildiğinden davalının bu hususun araştırılmasını talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Serik 1.
İcra Müdürlüğünün 2016/638 E. sayılı dosyasındaki takibe konu 15.01.2016 keşide tarihli, ...'nın keşidecisi olduğu, 89.000,00 TL miktarlı çekten dolayı davacı ...'nın davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, tazmiant talebinin reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince istinaf mahkemesinin gerekçeli kararında belirtildiği şekilde imza araştırmasının yapılmadığını, borçlulardan ...'nın davacının oğlu olduğunu, davacı tarafından Süleyman'a çek imzalama yetkisini içeren vekalet verildiğini ancak ilk derece mahkemesince bu hususun değerlendirilmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak çekin borçlusunun davacı ... olduğu, lehdarının ... olduğu, ... tarafından ...'ya, ... tarafından da ...'a ciro yapıldığı, 25.01.2016 tarihinde çekin ... tarafından Halk Bankası Serik Şubesine ibraz edildiği, ibrazdan sonra çekin ciro olmaksızın ...'a geçtiği, takibe dayanak çekte ,ibrazdan sonra son hamil olan ... tarafından davalı ...'a yapılmış bir ciro olmadığından davalı ... çekin yetkili hamili olmadığı, bu nedenle istinaf istemlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında kambiyo senedine özgü yapılan icra takibinden sonra borçlu tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece imza incelemesi ve vekalet yetkisi hususların araştırılmasının gerekli olup olmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 790 ıncı ve 793 üncü maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931044500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz