Menfi tespit | Menfi tespit | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1383 E. 2023/1496 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme emri tebliği↗ sahte imza↗ keşide tarihi↗ tahrifat↗ ödeme emri↗ yetkili hamil↗ takas↗ ciranta↗ kötüniyet tazminatı↗ vekâlet ücreti↗ ikrar↗ ciro↗ kötü niyet tazminatı↗ hamil↗ keşideci↗ kötü niyet↗ yargılama gideri↗ iflas↗ çek↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.03.2023 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, takibe konu 50.000,00 TL bedelli çekin dava dışı... tarafından müvekkili adına cirolandığını, davacının çeki takasa verdiğini, çekin gününden bir gün önce müvekkiline borçlu olan...’in müvekkilini arayarak çeki yazdırmamasını, yerine senet vereceğini söylediğini, müvekkilinin de çeki takastan iade alıp...’e verdiğini, yerine bir kısım senetleri aldığını, ancak müvekkilinin çeki geri verirken cirosunu iptal etmeyi unuttuğunu, üzerinden bir yıl geçtikten sonra dava konusu takibe ilişkin ödeme emrinin tebliğ edildiğini, yapılan tetkikte 21.04.2013 olan keşide tarihinin 21.01.2014 olarak değiştirildiğinin görüldüğünü, keşidecinin düzeltmeyi kendisinin yapmadığını söylediğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, haksız takipten dolayı %20 oranından aşağı olmamak üzere tazminatın tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının da cirosu bulunan çeki süresinde bankaya ibraz ettiğini, karşılığının bulunmadığını, cironun iptalinin unutulmasının davacının borçluluğunu ortadan kaldırmayacağını, müvekkilinin çekte herhangi bir tahrifat yapmadığını savunarak davanın reddini, %20 oranından az olmamak üzere tazminatın tahsilini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemenin 01.12.2015 tarih, 2014/1093 E. ve 2015/812 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 22.02.2017 tarih, 2016/7146 E. ve 2017/1376 K. sayılı kararıyla ibrazdan sonra keşideci tarafından tekrar çekin ciro yoluyla davalıya devri nedeniyle davacının söz konusu çek bedelinden sorumlu tutulamayacağı, davalının bu çek nedeniyle keşideci dışındaki diğer borçlulardan alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 24.10.2017 tarih, 2017/495 E. ve 2017/790 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 kötü niyet tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 21.03.2019 tarih, 2018/1600 E. ve 2019/1926 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, hangi gerekçe ile kötüniyetli olduğu hususunda mahkemece herhangi bir gerekçe gösterilmeden davalının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması yerinde görülmeyerek karar bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin davacı tarafından yetkili hamil olarak takas yoluyla ibraz edildiği, ibrazdan sonra geri alınıp keşideciye geri verildiği, keşide tarihinin ibrazdan sonra düzeltilmesinden sonra keşideci tarafından ciro edilerek davalı hamile verildiği, davalının bu çek nedeniyle keşideci dışındakilerden alacak talebinde bulunamayacağından takipte kötü niyetli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesinde çekteki parafların keşideciye ait olmadığını ikrar ettiğini, bu beyan doğrultusunda keşidecinin dinlenip ciro ve parafların kendisine ait olup olmadığının açığa çıkarılması gerektiğini, davacının beyanlarına rağmen cironun keşideciye ait olduğunun kabul edilerek hüküm kurulmasının eksik incelemeye dayandığını, çekin ibrazdan sonra keşideciye dönmediğini, keşideci adına sahte imza atıldığını, müvekkilinin çeki ciranta...’ten teslim aldığını, davalının da beyanına göre takastan alınan çekin...’e verildiğini, müvekkilinin düzeltmenin takastan önce ya da sonra olduğunu bilemeyeceğini, kötüniyetli hiçbir işleminin bulunmadığını, aleyhine kötüniyet tazminatı, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Menfi tespit | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6421 E. 2023/1765 K.
Ortak:ödeme emri tebliği · sahte imza · keşide tarihi · tahrifat · ödeme emri · yetkili hamil · takas · ciranta · Menfi tespit, Menfi tespit | Tazminat
İncelediğiniz kararda… davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, takibe konu 50.000,00 TL bedelli çekin dava dışı... tarafından müvekkili adına cirolandığını, davacının çeki «takasa» verdiğini, çekin gününden bir gün önce müvekkiline borçlu olan...’in müvekkilini arayarak çeki yazdırmamasını, yerine senet vereceğini söylediğini, müvekkilinin de çeki takastan iade alıp...’e verdiğini, yerine bir kısım senetleri aldığını, ancak müvekkilinin çeki geri verirken cirosunu iptal etmeyi unuttuğunu, üzerinden bir yıl geçtikten sonra dava konusu takibe ilişkin «ödeme emrinin tebliğ» edildiğini, yapılan tetkikte 21.04.2013 olan «keşide tarihinin» 21.01.2014 olarak değiştirildiğinin görüldüğünü, «keşidecinin» düzeltmeyi kendisinin yapmadığını söylediğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, haksız takipten dolayı %20 oranından aşağı olmamak …
Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin davacı tarafından «yetkili hamil» olarak «takas» yoluyla «ibraz» edildiği, ibrazdan sonra geri alınıp «keşideciye» geri verildiği, «keşide tarihinin» ibrazdan sonra düzeltilmesinden sonra keşideci tarafından «ciro» edilerek davalı hamile verildiği, davalının bu «çek» nedeniyle keşideci dışındakilerden alacak talebinde bulunamayacağından takipte kötü niyetli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesinde çekteki parafların «keşideciye» ait olmadığını «ikrar» ettiğini, bu beyan doğrultusunda keşidecinin dinlenip «ciro» ve parafların kendisine ait olup olmadığının açığa çıkarılması gerektiğini, davacının beyanlarına rağmen cironun keşideciye ait olduğunun kabul edilerek hüküm kurulmasının «eksik incelemeye» dayandığını, çekin ibrazdan sonra keşideciye dönmediğini, keşideci adına «sahte imza» atıldığını, müvekkilinin çeki «ciranta»...’ten «teslim» aldığını, davalının da beyanına göre takastan alınan çekin...’e verildiğini, müvekkilinin düzeltmenin takastan önce ya da sonra olduğunu bilemeyeceğini, «kötüniyetli» hiçbir işleminin bulunmadığını, aleyhine «kötüniyet tazminatı», vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, takibe konu 50.000,00 TL bedelli çekin dava dışı... tarafından müvekkili adına cirolandığını, davacının çeki «takasa» verdiğini, çekin gününden bir gün önce müvekkiline borçlu olan...’in müvekkilini arayarak çeki yazdırmamasını, yerine senet vereceğini söylediğini, müvekkilinin de çeki takastan iade alıp...’e verdiğini, yerine bir kısım senetleri aldığını, ancak müvekkilinin çeki geri verirken cirosunu iptal etmeyi unuttuğunu, üzerinden bir yıl geçtikten sonra dava konusu takibe ilişkin «ödeme emrinin tebliğ» edildiğini, yapılan tetkikte 21.04.2013 olan «keşide tarihinin» 21.01.2014 olarak değiştirildiğinin görüldüğünü, «keşidecinin» düzeltmeyi kendisinin yapmadığını söylediğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, haksız takipten dolayı %20 oranından aşağı olmamak …
Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin davacı tarafından «yetkili hamil» olarak «takas» yoluyla «ibraz» edildiği, ibrazdan sonra geri alınıp «keşideciye» geri verildiği, «keşide tarihinin» ibrazdan sonra düzeltilmesinden sonra keşideci tarafından «ciro» edilerek davalı hamile verildiği, davalının bu «çek» nedeniyle keşideci dışındakilerden alacak talebinde bulunamayacağından takipte kötü niyetli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesinde çekteki parafların «keşideciye» ait olmadığını «ikrar» ettiğini, bu beyan doğrultusunda keşidecinin dinlenip «ciro» ve parafların kendisine ait olup olmadığının açığa çıkarılması gerektiğini, davacının beyanlarına rağmen cironun keşideciye ait olduğunun kabul edilerek hüküm kurulmasının «eksik incelemeye» dayandığını, çekin ibrazdan sonra keşideciye dönmediğini, keşideci adına «sahte imza» atıldığını, müvekkilinin çeki «ciranta»...’ten «teslim» aldığını, davalının da beyanına göre takastan alınan çekin...’e verildiğini, müvekkilinin düzeltmenin takastan önce ya da sonra olduğunu bilemeyeceğini, «kötüniyetli» hiçbir işleminin bulunmadığını, aleyhine «kötüniyet tazminatı», vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1168 E. 2022/3239 K.
Ortak:keşide tarihi · ciro · keşideci · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin davacı tarafından «yetkili hamil» olarak «takas» yoluyla «ibraz» edildiği, ibrazdan sonra geri alınıp «keşideciye» geri verildiği, «keşide tarihinin» ibrazdan sonra düzeltilmesinden sonra keşideci tarafından «ciro» edilerek davalı hamile verildiği, davalının bu «çek» nedeniyle keşideci dışındakilerden alacak talebinde bulunamayacağından takipte kötü niyetli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, takibe konu 50.000,00 TL bedelli çekin dava dışı... tarafından müvekkili adına cirolandığını, davacının çeki «takasa» verdiğini, çekin gününden bir gün önce müvekkiline borçlu olan...’in müvekkilini arayarak çeki yazdırmamasını, yerine senet vereceğini söylediğini, müvekkilinin de çeki takastan iade alıp...’e verdiğini, yerine bir kısım senetleri aldığını, ancak müvekkilinin çeki geri verirken cirosunu iptal etmeyi unuttuğunu, üzerinden bir yıl geçtikten sonra dava konusu takibe ilişkin «ödeme emrinin tebliğ» edildiğini, yapılan tetkikte 21.04.2013 olan «keşide tarihinin» 21.01.2014 olarak değiştirildiğinin görüldüğünü, «keşidecinin» düzeltmeyi kendisinin yapmadığını söylediğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, haksız takipten dolayı %20 oranından aşağı olmamak …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının da cirosu bulunan çeki süresinde bankaya «ibraz» ettiğini, karşılığının bulunmadığını, «cironun» iptalinin unutulmasının davacının borçluluğunu ortadan kaldırmayacağını, müvekkilinin çekte herhangi bir «tahrifat» yapmadığını savunarak davanın reddini, %20 oranından az olmamak üzere tazminatın tahsilini istemiştir.
Benzer bu karardaToplanan «deliller değerlendirildiğinde», çekin «keşide tarihinin» 22.02.2012 olduğu, ilk ibrazdan sonra 22.08.2012 tarihinde tekrar «ibraz» edildiği, ilk ibrazdan sonra devrin «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğu, TBK’nın 184. maddesi gereğince alacağın temlikinin yazılı bir şekilde yapılması gerektiği, ortada geçerli yazılı bir temlik beyanı bulunmadığı gibi geçerli temlik işlemi olduğu kabul edilse dahi «keşidecinin», «lehdara» karşı ileri sürebileceği tüm «şahsi defiler» temlik alacaklısına karşı ileri sürebileceğinden çekin «hatır çeki» ve «bedelsiz» bir senet olduğu temlik eden yönünden kesinleştiğinden, temlik alacaklısı davalı ING Bank yönünden de bağlayıcı olduğu kabul edilerek bu davalı yönünden de davanın …
Oysa somut olayda, çekin önce ... tarafından Akbank ...Şubesi’ne «temlik» beyanıyla devir ve temlik edildiğinin yazıldığı, daha sonra devir ve temlik kısmının çizildiği bu kez ING Bank A.Ş ...Şubesi’ne «beyaz ciro» ile geçtiği, davalı ING Bank tarafından tekrar takastan «ibraz» edildiği ancak «ödeme yasağı» bulunduğundan işlem yapılamadığı anlaşılmıştır.
… yargılama sonucunda, bozma ilamı doğrultusunda Anadolubank Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Anadolubank ...Şubesine ait 6797367 seri nolu 33.350,00 TL bedelli «çekin ibraz» tarihinin sorulduğu, cevabi yazıda çekin ilk olarak 02/03/2012 tarihinde takastan ibraz edildiği, fakat muamelesiz iade işlemi yapılarak takastan geri çekildiği, çekin 22/08/2012 tarihinde tekrar takastan ibraz edildiği ve mahkeme kararı «ödemeden men» işlemi gördüğünün belirtildiği, davacının davasının kısmen kabulü ile; dava konusu 22/02/2012 keşide tarihli 6797367 seri nolu 33.350,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalı ...'a borçlu olmadığının tesptine, davacının davalı banka aleyhine açtığı davanın reddine, davalı vekilinin tazminat talebinin kabulü ile «asıl alacak» miktarı 33.350,00 TL'nin %20'si oranındaki «icra inkar tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şahsi defi · hatır çeki · beyaz ciro · ödemeden men kararı · çekin ibrazı · ödeme yasağı · delil değerlendirmesi · lehdar
Benzer bu karardaToplanan «deliller değerlendirildiğinde», çekin «keşide tarihinin» 22.02.2012 olduğu, ilk ibrazdan sonra 22.08.2012 tarihinde tekrar «ibraz» edildiği, ilk ibrazdan sonra devrin «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğu, TBK’nın 184. maddesi gereğince alacağın temlikinin yazılı bir şekilde yapılması gerektiği, ortada geçerli yazılı bir temlik beyanı bulunmadığı gibi geçerli temlik işlemi olduğu kabul edilse dahi «keşidecinin», «lehdara» karşı ileri sürebileceği tüm «şahsi defiler» temlik alacaklısına karşı ileri sürebileceğinden çekin «hatır çeki» ve «bedelsiz» bir senet olduğu temlik eden yönünden kesinleştiğinden, temlik alacaklısı davalı ING Bank yönünden de bağlayıcı olduğu kabul edilerek bu davalı yönünden de davanın …
… yargılama sonucunda, bozma ilamı doğrultusunda Anadolubank Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Anadolubank ...Şubesine ait 6797367 seri nolu 33.350,00 TL bedelli «çekin ibraz» tarihinin sorulduğu, cevabi yazıda çekin ilk olarak 02/03/2012 tarihinde takastan ibraz edildiği, fakat muamelesiz iade işlemi yapılarak takastan geri çekildiği, çekin 22/08/2012 tarihinde tekrar takastan ibraz edildiği ve mahkeme kararı «ödemeden men» işlemi gördüğünün belirtildiği, davacının davasının kısmen kabulü ile; dava konusu 22/02/2012 keşide tarihli 6797367 seri nolu 33.350,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalı ...'a borçlu olmadığının tesptine, davacının davalı banka aleyhine açtığı davanın reddine, davalı vekilinin tazminat talebinin kabulü ile «asıl alacak» miktarı 33.350,00 TL'nin %20'si oranındaki «icra inkar tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, davaya konu 33.350.- TL bedelli çekin davalı ...’a «hatır çeki» olarak verildiğini iddia etmiş, Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda dava konusu çekin 02.03.2012 tarihinde takastan «ibraz» edildiği, fakat muamelesiz işlem yapılarak takastan geri çekildiği, çekin 22.08.2012 tarihinde tekrar takastan ibraz edildiği ve mahkeme kararıyla «ödemeden men» kararı bulunması nedeniyle davalı ... yönünden yönünden davanın kabulüne, davalı Banka yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa somut olayda, çekin önce ... tarafından Akbank ...Şubesi’ne «temlik» beyanıyla devir ve temlik edildiğinin yazıldığı, daha sonra devir ve temlik kısmının çizildiği bu kez ING Bank A.Ş ...Şubesi’ne «beyaz ciro» ile geçtiği, davalı ING Bank tarafından tekrar takastan «ibraz» edildiği ancak «ödeme yasağı» bulunduğundan işlem yapılamadığı anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5286 E. 2020/823 K.
Ortak:takas · ciro · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin davacı tarafından «yetkili hamil» olarak «takas» yoluyla «ibraz» edildiği, ibrazdan sonra geri alınıp «keşideciye» geri verildiği, «keşide tarihinin» ibrazdan sonra düzeltilmesinden sonra keşideci tarafından «ciro» edilerek davalı hamile verildiği, davalının bu «çek» nedeniyle keşideci dışındakilerden alacak talebinde bulunamayacağından takipte kötü niyetli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının da cirosu bulunan çeki süresinde bankaya «ibraz» ettiğini, karşılığının bulunmadığını, «cironun» iptalinin unutulmasının davacının borçluluğunu ortadan kaldırmayacağını, müvekkilinin çekte herhangi bir «tahrifat» yapmadığını savunarak davanın reddini, %20 oranından az olmamak üzere tazminatın tahsilini istemiştir.
Hukuk Dairesinin 22.02.2017 tarih, 2016/7146 E. ve 2017/1376 K. sayılı kararıyla ibrazdan sonra «keşideci» tarafından tekrar çekin «ciro» yoluyla davalıya devri nedeniyle davacının söz konusu «çek» bedelinden sorumlu tutulamayacağı, davalının bu çek nedeniyle keşideci dışındaki diğer borçlulardan alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin davacı ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmamasına rağmen dava konusu «çek» bedelini tahsil ederek «sebepsiz zenginleştiği», sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çek «bedelini iade» ile yükümlü olduğu, davalı Türkiye Ekonomi Bankasının «takas» bankası olarak çekteki «ciro silsilesinde» aksaklık olup olmadığını kontrol etmekle yükümlü olduğu, bu yükümlülüğü yerine getirmemesi nedeniyle sorumlu olduğu, birleşen davada davalı ...Ş.'nin zarardan soru …
Dosya kapsamında yapılan incelemede dava konusu çekin asıl dava davalısı TEB A.Ş. tarafından «takasa» «ibraz» edilerek ödemenin birleşen davalı İNG Bank A.Ş. tarafından yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, birleşen davalı İNG Bank A.Ş.’nin müzekkere cevabı naz …
Bu durumda, dava konusu çekin «takas» ortamından sunulması sırasında birleşen davalı İNG Bank A.Ş.’nin «ciro silsilesini» görme imkanının bulunup bulunmadığı, böyle bir imkanının bulunması halinde de davacının zararından sorumlu olup olmayacağı hususunda değerlendirme yapılıp hasıl ol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer ödeme · ciro silsilesi · bedel iadesi · mükerrerlik · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin davacı ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmamasına rağmen dava konusu «çek» bedelini tahsil ederek «sebepsiz zenginleştiği», sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çek «bedelini iade» ile yükümlü olduğu, davalı Türkiye Ekonomi Bankasının «takas» bankası olarak çekteki «ciro silsilesinde» aksaklık olup olmadığını kontrol etmekle yükümlü olduğu, bu yükümlülüğü yerine getirmemesi nedeniyle sorumlu olduğu, birleşen davada davalı ...Ş.'nin zarardan soru …
2-) Birleşen davaya yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; birleşen dava, bankanın kusurlu eylemi neticesince «mükerrer ödeme» sonucu oluşan zararın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, dava konusu çekin «takas» ortamından sunulması sırasında birleşen davalı İNG Bank A.Ş.’nin «ciro silsilesini» görme imkanının bulunup bulunmadığı, böyle bir imkanının bulunması halinde de davacının zararından sorumlu olup olmayacağı hususunda değerlendirme yapılıp hasıl ol …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1383 E. , 2023/1496 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/369 Esas, 2019/1316 Karar
DAVA TARİHİ 24.06.2014
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.03.2023 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, takibe konu 50.000,00 TL bedelli çekin dava dışı... tarafından müvekkili adına cirolandığını, davacının çeki takasa verdiğini, çekin gününden bir gün önce müvekkiline borçlu olan...’in müvekkilini arayarak çeki yazdırmamasını, yerine senet vereceğini söylediğini, müvekkilinin de çeki takastan iade alıp...’e verdiğini, yerine bir kısım senetleri aldığını, ancak müvekkilinin çeki geri verirken cirosunu iptal etmeyi unuttuğunu, üzerinden bir yıl geçtikten sonra dava konusu takibe ilişkin ödeme emrinin tebliğ edildiğini, yapılan tetkikte 21.04.2013 olan keşide tarihinin 21.01.2014 olarak değiştirildiğinin görüldüğünü, keşidecinin düzeltmeyi kendisinin yapmadığını söylediğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, haksız takipten dolayı %20 oranından aşağı olmamak üzere tazminatın tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının da cirosu bulunan çeki süresinde bankaya ibraz ettiğini, karşılığının bulunmadığını, cironun iptalinin unutulmasının davacının borçluluğunu ortadan kaldırmayacağını, müvekkilinin çekte herhangi bir tahrifat yapmadığını savunarak davanın reddini, %20 oranından az olmamak üzere tazminatın tahsilini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemenin 01.12.2015 tarih, 2014/1093 E. ve 2015/812 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 22.02.2017 tarih, 2016/7146 E. ve 2017/1376 K. sayılı kararıyla ibrazdan sonra keşideci tarafından tekrar çekin ciro yoluyla davalıya devri nedeniyle davacının söz konusu çek bedelinden sorumlu tutulamayacağı, davalının bu çek nedeniyle keşideci dışındaki diğer borçlulardan alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 24.10.2017 tarih, 2017/495 E. ve 2017/790 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 kötü niyet tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 21.03.2019 tarih, 2018/1600 E. ve 2019/1926 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, hangi gerekçe ile kötüniyetli olduğu hususunda mahkemece herhangi bir gerekçe gösterilmeden davalının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması yerinde görülmeyerek karar bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin davacı tarafından yetkili hamil olarak takas yoluyla ibraz edildiği, ibrazdan sonra geri alınıp keşideciye geri verildiği, keşide tarihinin ibrazdan sonra düzeltilmesinden sonra keşideci tarafından ciro edilerek davalı hamile verildiği, davalının bu çek nedeniyle keşideci dışındakilerden alacak talebinde bulunamayacağından takipte kötü niyetli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesinde çekteki parafların keşideciye ait olmadığını ikrar ettiğini, bu beyan doğrultusunda keşidecinin dinlenip ciro ve parafların kendisine ait olup olmadığının açığa çıkarılması gerektiğini, davacının beyanlarına rağmen cironun keşideciye ait olduğunun kabul edilerek hüküm kurulmasının eksik incelemeye dayandığını, çekin ibrazdan sonra keşideciye dönmediğini, keşideci adına sahte imza atıldığını, müvekkilinin çeki ciranta...’ten teslim aldığını, davalının da beyanına göre takastan alınan çekin...’e verildiğini, müvekkilinin düzeltmenin takastan önce ya da sonra olduğunu bilemeyeceğini, kötüniyetli hiçbir işleminin bulunmadığını, aleyhine kötüniyet tazminatı, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936289400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz