Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6032 E. 2023/999 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zarar tehlikesi↗ zorunlu sorumluluk sigortası↗ pasif dava ehliyeti (husumet)↗ zorunlu mali sorumluluk sigortası↗ mali sorumluluk sigortası↗ sorumluluktan kurtulma↗ kusur sorumluluğu↗ sorumluluk sigortası↗ işyeri sigortası↗ kusur oranı↗ kısıtlılık↗ ara karar↗ riziko↗ rücuen tazminat↗ mirasçılık↗ üçüncü kişi↗ rücu↗ yenileme↗ taraf ehliyeti↗ limited şirket↗ esastan ret↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ kusur↗ hasar↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2011/756 E., 2017/1264 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete işyeri güvencesi yangın poliçesiyle sigortalı olan Point Medikal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait iş yerinin davalı ....'nin etilen oksit gaz karışım tüp üreticisi, Ekol Medikal Elk. ve Medikal Cihaz Sanayi' nin sterilizasyon cihaz üreticisi, davalı Allianz Sigorta A.Ş.'nin tehlikeli maddeler zorunlu sorumluluk poliçesiyle sigortacısı olduğu teras katında bulunan sterilizasyon cihazına bağlı etilen oksit tüpü ile cihaz arasındaki hat veya regülatör ağzından sızan gaz nedeniyle ortamda bulunan elektrik tesisatında oluşan ark/kıvılcım sonucunda meydana gelen infilak sonucunda hasar gördüğünü, ekspertiz incelemeleri sonucunda sigortalıya 250.000,00 TL tazminat ödendiğini ileri sürerek 250.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; zarara neden olan patlamanın tüpten değil ara bağlantıdan kaynaklandığını, dava konusu zararın tehlikeli maddeler zorunlu sorumluluk sigortası dışında olduğunu, davaya konu hadisenin poliçede belirtilen lokasyonlarda meydana gelmediğini, talep olunan tazminat miktarının fahiş olduğunu, faiz söz konusu olur ise dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket tarafından dolumu yapılan tüplerde herhangi bir patlama oluşmadığını, patlamanın sterilizatör ünitesinde meydana geldiğini, davalı şirket tarafından dolumu yapılan etilen oksit tüpünün sterilizatör ünitesi ile aynı katta bulunduğunu, etilenoksit tüpünün vanasında yanma görüldüğünü bu yanmanın tüp ile sterilizatör arasındaki hortumda kalan yanıcı etilenoksit gazının patlama ile yanarak tüpe ulaşması neticesinde oluştuğunun gözlemlenerek rapor edildiğini, tüplerden sızan gazın patlamaya neden olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu patlamanın kaynağının gaz tüpü veya sterilizasyon cihazı olamayacağının ve rizikonun gerçekleşmesinde davalılara atfedilecek kusurun, sorumluluğun bulunmadığı belirlendiği, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki soruşturma belgeleri, ceza dosyası ve bilirkişi raporları kapsamında sigortalı mahalde gaz kaçağının mevcut olduğu ve tehlikeli maddenin sızıntı yapmak suretiyle birikme yaptığı, patlamanın da bundan meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalı ....'nin gaz kaçağının kaynağı tüpün üreticisi, davalı ... mirasçısı Ekol Medikal'in sterilizasyon cihazı üreticisi, davalı Allianz Sigorta A.Ş.'nin ise tehlikeli maddeler sorumluluk poliçesi kapsamında sorumlu olmasına karşın davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda patlamanın kaynağının tüp ve sterilizasyon cihazı olduğunun net biçimde ortaya konulduğunu, hiçbir yer/mekan kısıtlaması olmaksızın tehlikeli atıkların toplanması, taşınması, geçici ve ara depolanması, geri kazanımı, yeniden kullanılması ve bertarafının sigortanın kapsamında bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan poliçede rizikodan sorumluluğun yer bakımından sınırlandırıldığı, olay yerinde elde edilen somut bulguları, bilimsel ölçütlere göre meydana gelen patlamayla nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde değerlendiren bilirkişi raporları ile davalı Allianz Sigorta A.Ş. yönünden, rizikoyu yer bakımından sınırlandıran davalılardan .... ile akdedilen 01.07.2010 başlangıç, 01.07.2011 bitiş tarihli Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi içeriği karşında davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işyeri sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun 71 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosya kapsamında mevcut 10.03.2011 tarihli yangın raporunda olayın ortaya çıkış şeklinin belli olup mahkemece yapılan keşifte dava konusu patlamanın gerçekleştiği işyeri yenilendiği için bilirkişiler tarafından bu konuda bir tespit yapılamamıştır. Bu nedenle olayın oluş şekline göre davalıların kusur oranlarının iç ilişkilerine göre değerlendirilmesi gerektiği, tehlike sorumluluğunda kural olarak sorumluların zarar görenin illiyet bağını kesecek ağırlıktaki kusuru nispetinde sorumluluktan kurtulabilecekleri, üçüncü kişinin kusurunun ise ancak rücuda dikkate alınacağı hususları göz ardı edilerek mahkemece dava konusu patlamanın ve rizikonun gerçekleşmesinde davalılara atfedilebilecek kusurun, sorumluluğun bulunmadığı şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3628 E. 2024/9451 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaYangının ... patlaması nedeniyle oluştuğu hususunda uyuşmazlık bulunmamasına göre «kesin» hükümle sigorta şirketinin tüpünün kullanılmadığının sabit olması karşısında davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
İtiraz Hakem Heyetince davacının dava dilekçesinde ... tüpü kullandığını belirttiği ve bu markalı tüpün olay tarihinde ... sigorta şirketinden sigortalı olduğu gerekçesiyle «pasif husumetten» talebin reddine karar verilmiştir.
-
Marka hakkına tecavüz | Tespit ve men | Hükmün ilânı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4303 E. 2015/6691 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · terkin · haksız rekabet · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaŞti. ve davalı Hiçyılmaz şirketinin tescilli markaya dayalı olarak faaliyette bulundukları, bu markanın hükümsüzlüğüne karar verilip markanın «terkini» sağlanılmadığı sürece eylemin «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle asıl davada; markaya tecavüz ve haksız rekabetin menine dair talebin reddine, birleşen 2011/185 esas sayılı davada markaya tecavüz n …
Şti. vekilinin «haksız rekabetin», «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve men'i ile tazminat istemlerinin reddine dair 2011/93 esas sayılı asıl ve birleşen 2011/185 esas sayılı dosyalarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, davalı-davacı ...İth.
Davacı-davalının öncelik hakkı ve bu cihazları da içine alan marka tescilleri gözetildiğinde davalı-davacının eyleminin «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüz» oluşturur Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davacı-davalının haksız rekabetin, marka hakına tecavüzün tespiti ve men'i ile tazminat istemlerinin yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı-davalı ....
Taraf markaları arasında her ne kadar görsel ve işitsel benzerlik bulunmaktaysa da, uyuşmazlığın çözümü için markaların tescilleri kapsamındaki malların benzer olup olmadıklarının ve bu benzerlik nedeniyle «iltibas» tehlikesinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi zorunludur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14226 E. 2012/7356 K.
Ortak:zorunlu sorumluluk sigortası · zorunlu mali sorumluluk sigortası · mali sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · işyeri sigortası · ara karar · yenileme · sigorta poliçesi · Tazminat
İncelediğiniz karardaCEVAP 1.Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; zarara neden olan patlamanın tüpten değil «ara» bağlantıdan kaynaklandığını, dava konusu «zararın tehlikeli» maddeler «zorunlu sorumluluk sigortası» dışında olduğunu, davaya konu hadisenin poliçede belirtilen lokasyonlarda meydana gelmediğini, talep olunan tazminat miktarının fahiş olduğunu, faiz söz konusu olur ise dava tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… zıntı yapmak suretiyle birikme yaptığı, patlamanın da bundan meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalı ....'nin gaz kaçağının kaynağı tüpün üreticisi, davalı ... «mirasçısı» Ekol Medikal'in sterilizasyon cihazı üreticisi, davalı Allianz Sigorta A.Ş.'nin ise tehlikeli maddeler sorumluluk poliçesi kapsamında sorumlu olmasına karşın davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda patlamanın kaynağının tüp ve sterilizasyon cihazı olduğunun net biçimde ortaya konulduğunu, hiçbir yer/mekan «kısıtlaması» olmaksızın tehlikeli atıkların toplanması, taşınması, geçici ve «ara» depolanması, geri kazanımı, yeniden kullanılması ve bertarafının sigortanın kapsamında bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar ve …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «işyeri sigortasından» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1- Dava, tüp gaz patlaması sebebiyle «işyeri sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat ve birleşen dosyalar bakımından maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda belirtilen gerekçelerle patlamaya neden olan gazın sızdığı LPG tüpünün üretici firması olan Aygaz A.Ş. ile tüpün «zorunlu mali sorumluluk sigortacısı» olan Koç Allianz Sigorta A.Ş yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Yine, Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 1/«son» maddesinde, zarar meydana geldiğinde «sigorta ettirenin» kusurlu olup olmadığına bakılmadan, zarara uğrayan 3. şahısların tazminatının ödeneceği, zararın LPG tüpünün takılması sırasında servis hatasından, kullanıcının kullanma hatasından, tüpün imalat hatasından, dolum hatasından, hortum, kelepçe, detantör, cihaz, musluk hatalarından meydana gelmesinin durumu değiştirmeyeceği düzenlenmiş olup, bu kapsamda tüpgaz «zorunlu sorumluluk sigortacısının» sorumluluğuna ilişkin olarak genel şartların aksi yönündeki bilirkişi raporuna itibar edilmesi ve tüpgaz zorunlu sorumluluk sigortacısı hakkındaki davanın da reddi …
Yargılama aşamasında 17.09.2009 «havale» tarihli dilekçe ile birleşen dosya davacı vekili Av. ... tarafından «yenileme dilekçesi» verilmiş ve yenileme «ara» karar zaptında yenileme dilekçesi verenin ... vekili olduğu belirtilerek birleşen dosyanın kaldığı yerden devamına karar verilmiş ise de, yenileme dilekçesi veren Av. ...'ün birleşen İstanbul 5.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · işyeri sigorta poliçesi · işlemden kaldırma · sigorta ettiren · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · havale · yetki
Benzer bu karardaYargılama aşamasında 17.09.2009 «havale» tarihli dilekçe ile birleşen dosya davacı vekili Av. ... tarafından «yenileme dilekçesi» verilmiş ve yenileme «ara» karar zaptında yenileme dilekçesi verenin ... vekili olduğu belirtilerek birleşen dosyanın kaldığı yerden devamına karar verilmiş ise de, yenileme dilekçesi veren Av. ...'ün birleşen İstanbul 5.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/150 E. sayılı dosyası bakımından birleşen dosya davalıları ... ve .....yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 409. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de birleşen dosya davacısı ... yararına bozulması gerekmiştir.
… Koç Allianz Sigorta A.Ş.'nin olayda kusurunun bulunmadığı, birleşen 2004/150 Es. sayılı dosyada davalılar ... ve ... hakkında açılan davaların işlemsiz bırakılarak «yenilenmediği» gerekçesiyle asıl davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine, birleşen 2002/704 E. sayılı dosya ile açılan davanın reddine, birleşen 2004/150 E. sayılı dosya ile açılan davanın davalı ...Ş. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
1- Dava, tüp gaz patlaması sebebiyle «işyeri sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat ve birleşen dosyalar bakımından maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda belirtilen gerekçelerle patlamaya neden olan gazın sızdığı LPG tüpünün üretici firması olan Aygaz A.Ş. ile tüpün «zorunlu mali sorumluluk sigortacısı» olan Koç Allianz Sigorta A.Ş yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13384 E. 2013/5909 K.
Ortak:zorunlu sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · riziko · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz karardaBu nedenle olayın oluş şekline göre davalıların «kusur oranlarının» iç ilişkilerine göre değerlendirilmesi gerektiği, tehlike sorumluluğunda kural olarak sorumluların zarar görenin illiyet bağını kesecek ağırlıktaki kusuru nispetinde «sorumluluktan kurtulabilecekleri», «üçüncü kişinin» kusurunun ise ancak «rücuda» dikkate alınacağı hususları göz ardı edilerek mahkemece dava konusu patlamanın ve «rizikonun» gerçekleşmesinde davalılara atfedilebilecek «kusurun, sorumluluğun» bulunmadığı şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
CEVAP 1.Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; zarara neden olan patlamanın tüpten değil «ara» bağlantıdan kaynaklandığını, dava konusu «zararın tehlikeli» maddeler «zorunlu sorumluluk sigortası» dışında olduğunu, davaya konu hadisenin poliçede belirtilen lokasyonlarda meydana gelmediğini, talep olunan tazminat miktarının fahiş olduğunu, faiz söz konusu olur ise dava tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu patlamanın kaynağının gaz tüpü veya sterilizasyon cihazı olamayacağının ve «rizikonun» gerçekleşmesinde davalılara atfedilecek «kusurun, sorumluluğun» bulunmadığı belirlendiği, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın pasif dava «ehliyeti» yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ı vekilinin diğer davalıya yönelik temyiz itirazlarına gelince;dava, işyeri paket poliçesine dayalı rucüen tazminat istemine ilişkin olup, bu davalı, ...nin tüp gaz «sorumluluk sigortacısıdır».Petrol gazı tüpleyen firmalar doldurdukları tüplerin kullanılmak üzere bulundukları yerde infilakı, gaz kaçırması, ve yangın çıkarması sonucu «üçüncü kişilerde» meydana gelebilecek bedeni/ve /veya maddi zararları «teminat» altına almak üzere tüpgaz sorumluk sigortası yaptırmakla zorunlu tutulmuşlardır.Bu «rizikonun» oluşmasında tüpü kullananın kusurlu olup olmaması sonuca etkili değildir ve riziko sigorta güvencesi kapsamındadır.
… ama limitlerine ulaştığında yanar ocak ateşinden parlayarak infilak ettiğinin kabul edilmesi karşısında, mahkemece, LPG tüpü üreticisine izafe edilecek herhangi bir «kusurun» ve ayıplı imalatın olup olmamasının zararın bağlantı hortumundan kaynaklanıp kaynaklanmasının sonuca etkili olmadığı, davalılardan Koç Allianz Sigorta A.Ş. vekili tarafından «rizikonun» anılan genel şartların .... maddesinde sayılan hallerden birinin varlığını iddia edip kanıtlanamamasına göre anılan bu davalının dava konusu zarardan ilke olarak s …
… ında tedbirsiz davranıldığı ve ihmalinin bulunduğu, yangına davalı ...Ş.'ye ait LPG tüplerinin ve dedantör tüplerinin sebebiyet vermediğinden anılan davalı ile onun «sorumluluk sigortacısı» olan diğer davalının sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · sigorta ettiren · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · eksik inceleme · dahili dava · teminat
Benzer bu kararda… çıkarması sonucu kusurları olsun veya olmasın ... ncü şahıslara verecekleri bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını .... temin eder.” hükmünü haiz olup, 1/«son» maddesi de “...zarar meydana geldiğinde «sigorta ettirenin» kusurlu olup, olmadığına bakılmadan zarara uğrayan üçüncü şahısların tazminatı ödenir.Zararın LPG tüpünün takılması sırasında servis hatasından, kullanıcının kullanma hatasından,tüpün imalat hatasından,dolum hatasından, hortum, kelepçe, dedantör, cihaz, musluk hatalarından meydana gelmesi durumu değiştirmez.” düzenlemesini içermektedir.Öte yandan aynı genel şartların .... maddesinde de hangi hallerin «sigorta teminatı kapsamı» dışında kaldığı tek tek sayılmıştır.Her ne kadar dava tarihinde yürürlükte olmasa bile uygulamada genel olarak kabul gören bir ilkeyi yasa hükmü haline getiren 5684 sayılı Kanun'un «sigorta sözleşmeleri» başlıklı 11 nci maddesinde de açıkça vurgulandığı üzere, sigorta sözleşmelerinde kapsam «dahiline» alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış risklerin açıkça belirtilmesi gerekir.
Aksi halde belirtilmemiş olan riskler «teminat kapsamında» sayılacaktır.
… ı vekilinin diğer davalıya yönelik temyiz itirazlarına gelince;dava, işyeri paket poliçesine dayalı rucüen tazminat istemine ilişkin olup, bu davalı, ...nin tüp gaz «sorumluluk sigortacısıdır».Petrol gazı tüpleyen firmalar doldurdukları tüplerin kullanılmak üzere bulundukları yerde infilakı, gaz kaçırması, ve yangın çıkarması sonucu «üçüncü kişilerde» meydana gelebilecek bedeni/ve /veya maddi zararları «teminat» altına almak üzere tüpgaz sorumluk sigortası yaptırmakla zorunlu tutulmuşlardır.Bu «rizikonun» oluşmasında tüpü kullananın kusurlu olup olmaması sonuca etkili değildir ve riziko sigorta güvencesi kapsamındadır.
Bu durumda, mahkemece, davalılardan Koç Allianz Sigorta A....nin dava konusu zarardan diğer davalıdan bağımsız olarak sorumlu olduğunun ilke olarak kabulü işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken anılan bu davalı yönünden «eksik incelemeye» ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5012 E. 2013/4613 K.
Ortak:rücu · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu nedenle olayın oluş şekline göre davalıların «kusur oranlarının» iç ilişkilerine göre değerlendirilmesi gerektiği, tehlike sorumluluğunda kural olarak sorumluların zarar görenin illiyet bağını kesecek ağırlıktaki kusuru nispetinde «sorumluluktan kurtulabilecekleri», «üçüncü kişinin» kusurunun ise ancak «rücuda» dikkate alınacağı hususları göz ardı edilerek mahkemece dava konusu patlamanın ve «rizikonun» gerçekleşmesinde davalılara atfedilebilecek «kusurun, sorumluluğun» bulunmadığı şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… cihaz arasındaki hat veya regülatör ağzından sızan gaz nedeniyle ortamda bulunan elektrik tesisatında oluşan ark/kıvılcım sonucunda meydana gelen infilak sonucunda «hasar» gördüğünü, ekspertiz incelemeleri sonucunda sigortalıya 250.000,00 TL tazminat ödendiğini ileri sürerek 250.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve mütesel …
… KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu patlamanın kaynağının gaz tüpü veya sterilizasyon cihazı olamayacağının ve «rizikonun» gerçekleşmesinde davalılara atfedilecek «kusurun, sorumluluğun» bulunmadığı belirlendiği, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın pasif dava «ehliyeti» yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin tehlike sorumluluğu nedeniyle «kusuru» oranında zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, ....179,90 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1301. maddesi gereğince açılan «sigorta rücu davası» olup mahkemece patlayan tüpü bayiye taktırmayıp kendisinin takmış olması nedeniyle dava dışı tüpü kullanan kişinin de %25 kusurlu olduğu kabul edilerek, davalının %75 oranında sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak tüpün patladığı dairenin üst katındaki malikin zarar görmesi nedeniyle davacı ... şirketi sigortalısına ödeme yapmış olup, davacının sigortalısının tüp gaz patlamasında hiçbir «kusuru» bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta rücu davası · rücu davası · müteselsil sorumluluk · kâr dağıtımı · teslim
Benzer bu kararda1301. maddesi gereğince açılan «sigorta rücu davası» olup mahkemece patlayan tüpü bayiye taktırmayıp kendisinin takmış olması nedeniyle dava dışı tüpü kullanan kişinin de %25 kusurlu olduğu kabul edilerek, davalının %75 oranında sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda “«hasarın» oluşumunda, «dağıtımını» yaptığı... tüpünü yerine monte etmemesi, olduğu gibi «teslim» etmesi nedeni ile dağıtım işi yapan davalının %75;... tüp gazı değiştirirken gereken önlemleri almayan, tüpü yetkili dağıtım elemanlarına değiştirtmeyerek kendisi değiştirmeye çalışan kişinin %25 oranında kusurlu olduğu” hususu açıklanmıştır.
Bu durumda davacı şirketin sigortalısının hiçbir «kusuru» olmaması nedeniyle davalı ve tüpü kullanan dava dışı .... kişinin davacıya karşı «müteselsilen sorumlu» olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2110 E. 2023/5752 K.
Ortak:zorunlu sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · üçüncü kişi · sigorta poliçesi · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaCEVAP 1.Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; zarara neden olan patlamanın tüpten değil «ara» bağlantıdan kaynaklandığını, dava konusu «zararın tehlikeli» maddeler «zorunlu sorumluluk sigortası» dışında olduğunu, davaya konu hadisenin poliçede belirtilen lokasyonlarda meydana gelmediğini, talep olunan tazminat miktarının fahiş olduğunu, faiz söz konusu olur ise dava tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bu nedenle olayın oluş şekline göre davalıların «kusur oranlarının» iç ilişkilerine göre değerlendirilmesi gerektiği, tehlike sorumluluğunda kural olarak sorumluların zarar görenin illiyet bağını kesecek ağırlıktaki kusuru nispetinde «sorumluluktan kurtulabilecekleri», «üçüncü kişinin» kusurunun ise ancak «rücuda» dikkate alınacağı hususları göz ardı edilerek mahkemece dava konusu patlamanın ve «rizikonun» gerçekleşmesinde davalılara atfedilebilecek «kusurun, sorumluluğun» bulunmadığı şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu patlamanın kaynağının gaz tüpü veya sterilizasyon cihazı olamayacağının ve «rizikonun» gerçekleşmesinde davalılara atfedilecek «kusurun, sorumluluğun» bulunmadığı belirlendiği, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın pasif dava «ehliyeti» yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… utta bulunan piknik tüpünün patlaması sonucunda akabinde çıkan yangında davacının ağır şekilde yaralandığı, patlamaya neden olan tüpün davalı ... tarafından tüp gaz «zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi» ile sigortalı olduğu, patlamaya neden olan Turnagaz markası ile Gesan Yatırım ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından üretilmiş tüpün alındığı bayinin patlamanın piknik tüpündeki gaz sızıntısından meydana gelmesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ve eşine patlama olayıyla ilgili olarak atfedilebilecek «kusurun» bulunmadığı, davalı kaçak dolum yapıldığı iddiasında bulunmuş ise de bu iddiasını ispatlayamadığı ve dosya kapsamında da bu yönde bir bilgi belge bulunmadığı, ev hanımı olan davacının geçirdiği olay nedeniyle asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının 222.574,92 TL olduğu, SGK İl Müdürlüğü tarafından ve davalı ... tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava tarihinden önce davalı şirketine başvuru bulunmadığı ve davalı ... şirketinin «temerrüde» düşmediği, taraflar arasında ticari bir ilişki olmadığı, olaya sebebiyet veren tüpün de özel amaçla kullanıldığı gerekçesiyle davacının «maddi tazminat» davasının kabulü ile; 222.574,92 TL tazminatın (1.000,00 TL'si için dava tarihinden, kalan kısmı için «ıslah» tarihi olan 05.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek) yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… patlayan tüpün dolumunun yetkili bayi tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığını, tüpün kusurlu bulunan bayiden satın alındığının seri numaraları ve «fatura» gibi «kesin» ispat vasıtaları ile ispatlanamamış olmasından dolayı «eksik incelemeye» dayandığını, ispat yüküne ilişkin yapılan açıklamalar ışığında, öncelikle zaten davacının ispatla mükellef olduğunu, aksi düşünüldüğünde ise «ispat yükünün» ters çevrilerek «kusur» konusunda yine davacının kusuruyla patlamaya sebep olup olmadığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu kazada davacı yan zarar görenin «üçüncü kişi» konumunda olduğunu, dolayısıyla da onun kusurunun pek tabi ki tazminat hesabında dikkate alınacağını, yani eğer gerçekten kaçak gaz dolumu yapmışsa ya da zararın m …
Temyiz Sebepleri 1-Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olduğunu,rapor ve belgelerin «kusur» dağılımına etkisi bakımından ne sebeple yetersiz kaldığının saptanmadığını, tüpün yetkili bayiinden tedarik edilip edilmediğine ve kaçak dolum yapılmadığına dair yerel mahkemece karara esas alınacak bir tespit yapılmadığını, davacının zararın doğmasında ya da artmasında etkili olup olmadığı hususunun tazminatın değerlendirmesinde önemli olduğunu, «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğunu, tüpün alındığı iddia olunan bayi veya üretici firmanın «isticvap» edilmeden hüküm kurulduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf yolu · istinaf dilekçesinin reddi · istinaf kanun yolu · isticvap · re'sen gözetilme · faiz başlangıç tarihi · kanun yolu · kesinlik sınırı
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karar tarihinde «istinaf kanun yolu» için öngörülen «kesinlik sınırı», karar tarihi itibariyle 3.560,00 TL olduğundan davacı vekilinin «istinaf dilekçesinin reddine», İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, re'«sen gözetilmesi» gereken, «kamu düzenine» herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine …
2-Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece «istinaf yolu» açık olmak üzere karar verildiğini, istinaf aşamasında bu husus gözden kaçırılarak itirazlar incelenmeden asıl istemin kabul edilmeyen bölümünün «kesinlik sınırını» geçmediğinden istinaf isteminin reddinin hatalı olduğunu, «faiz başlangıç tarihini» «ıslah» edilen miktar tarihinden itibaren başlattığını, tüm alacağa dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «faiz başlangıç tarihini» «ıslah» edilen miktar tarihinden itibaren başlattığını, Yargıtay 17.
Temyiz Sebepleri 1-Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olduğunu,rapor ve belgelerin «kusur» dağılımına etkisi bakımından ne sebeple yetersiz kaldığının saptanmadığını, tüpün yetkili bayiinden tedarik edilip edilmediğine ve kaçak dolum yapılmadığına dair yerel mahkemece karara esas alınacak bir tespit yapılmadığını, davacının zararın doğmasında ya da artmasında etkili olup olmadığı hususunun tazminatın değerlendirmesinde önemli olduğunu, «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğunu, tüpün alındığı iddia olunan bayi veya üretici firmanın «isticvap» edilmeden hüküm kurulduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6032 E. , 2023/999 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1283 Esas, 2020/4091 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2011/756 E., 2017/1264 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete işyeri güvencesi yangın poliçesiyle sigortalı olan Point Medikal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait iş yerinin davalı ....'nin etilen oksit gaz karışım tüp üreticisi, Ekol Medikal Elk. ve Medikal Cihaz Sanayi' nin sterilizasyon cihaz üreticisi, davalı Allianz Sigorta A.Ş.'nin tehlikeli maddeler zorunlu sorumluluk poliçesiyle sigortacısı olduğu teras katında bulunan sterilizasyon cihazına bağlı etilen oksit tüpü ile cihaz arasındaki hat veya regülatör ağzından sızan gaz nedeniyle ortamda bulunan elektrik tesisatında oluşan ark/kıvılcım sonucunda meydana gelen infilak sonucunda hasar gördüğünü, ekspertiz incelemeleri sonucunda sigortalıya 250.000,00 TL tazminat ödendiğini ileri sürerek 250.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; zarara neden olan patlamanın tüpten değil ara bağlantıdan kaynaklandığını, dava konusu zararın tehlikeli maddeler zorunlu sorumluluk sigortası dışında olduğunu, davaya konu hadisenin poliçede belirtilen lokasyonlarda meydana gelmediğini, talep olunan tazminat miktarının fahiş olduğunu, faiz söz konusu olur ise dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket tarafından dolumu yapılan tüplerde herhangi bir patlama oluşmadığını, patlamanın sterilizatör ünitesinde meydana geldiğini, davalı şirket tarafından dolumu yapılan etilen oksit tüpünün sterilizatör ünitesi ile aynı katta bulunduğunu, etilenoksit tüpünün vanasında yanma görüldüğünü bu yanmanın tüp ile sterilizatör arasındaki hortumda kalan yanıcı etilenoksit gazının patlama ile yanarak tüpe ulaşması neticesinde oluştuğunun gözlemlenerek rapor edildiğini, tüplerden sızan gazın patlamaya neden olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu patlamanın kaynağının gaz tüpü veya sterilizasyon cihazı olamayacağının ve rizikonun gerçekleşmesinde davalılara atfedilecek kusurun, sorumluluğun bulunmadığı belirlendiği, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki soruşturma belgeleri, ceza dosyası ve bilirkişi raporları kapsamında sigortalı mahalde gaz kaçağının mevcut olduğu ve tehlikeli maddenin sızıntı yapmak suretiyle birikme yaptığı, patlamanın da bundan meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalı ....'nin gaz kaçağının kaynağı tüpün üreticisi, davalı ... mirasçısı Ekol Medikal'in sterilizasyon cihazı üreticisi, davalı Allianz Sigorta A.Ş.'nin ise tehlikeli maddeler sorumluluk poliçesi kapsamında sorumlu olmasına karşın davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda patlamanın kaynağının tüp ve sterilizasyon cihazı olduğunun net biçimde ortaya konulduğunu, hiçbir yer/mekan kısıtlaması olmaksızın tehlikeli atıkların toplanması, taşınması, geçici ve ara depolanması, geri kazanımı, yeniden kullanılması ve bertarafının sigortanın kapsamında bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan poliçede rizikodan sorumluluğun yer bakımından sınırlandırıldığı, olay yerinde elde edilen somut bulguları, bilimsel ölçütlere göre meydana gelen patlamayla nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde değerlendiren bilirkişi raporları ile davalı Allianz Sigorta A.Ş. yönünden, rizikoyu yer bakımından sınırlandıran davalılardan .... ile akdedilen 01.07.2010 başlangıç, 01.07.2011 bitiş tarihli Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi içeriği karşında davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işyeri sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun 71 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosya kapsamında mevcut 10.03.2011 tarihli yangın raporunda olayın ortaya çıkış şeklinin belli olup mahkemece yapılan keşifte dava konusu patlamanın gerçekleştiği işyeri yenilendiği için bilirkişiler tarafından bu konuda bir tespit yapılamamıştır. Bu nedenle olayın oluş şekline göre davalıların kusur oranlarının iç ilişkilerine göre değerlendirilmesi gerektiği, tehlike sorumluluğunda kural olarak sorumluların zarar görenin illiyet bağını kesecek ağırlıktaki kusuru nispetinde sorumluluktan kurtulabilecekleri, üçüncü kişinin kusurunun ise ancak rücuda dikkate alınacağı hususları göz ardı edilerek mahkemece dava konusu patlamanın ve rizikonun gerçekleşmesinde davalılara atfedilebilecek kusurun, sorumluluğun bulunmadığı şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/930832100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz