Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/571 E. 2023/1156 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basit tasfiye↗ iflas tasfiyesi↗ ticaret sicilinden resen terkin↗ istinaf başvurusunun usulden reddi↗ usulden ret↗ rücu davası↗ resen terkin↗ iflas idaresi↗ ihya davası↗ yasal hasım↗ muhtıra↗ kamu düzenine aykırılık↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ortaklar kurulu kararı↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ rücuen tazminat↗ dava şartı yokluğu↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ rücu↗ kamu düzeni↗ tüzel kişilik↗ kâr dağıtımı↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ iflas↗ terkin↗ harç↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek asıl davada gerek birleşen davalarda dava dışı Yamanlar... Limited Şirketi'nin sicildeki kaydının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince silindiği hususu ileri sürülerek ihyasına karar verilmesi istenmiş ise de ihyası istenen dava dışı şirketin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.02.2022 tarih, 2021/592 E. ve 2022/88 K. sayılı kararı ile "iflasına, iflasın 02.02.2022 günü saat 11.07'de açılmasına" karar verildiği, iflas kararının henüz kesinleşmediği, İzmir İflas Müdürlüğünün 2022/4 İflas sayılı dosyasında iflas tasfiyesinin devam ettiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 218 inci maddesi uyarınca tasfiyenin basit tasfiye usulüne göre yapılmasına karar verildiği, iflas masasının İflas Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü; basit tasfiye usulünde İflas İdaresi oluşturulmayacağı için onun görevini İflas Müdürlüğünün yapacağı, dolayısıyla müflis şirketin temsilinin de İflas Müdürlüğünde olduğu anlaşıldığından ve ihyası istenen şirket yönünden taraf teşkilinin sağlanmasının olanaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen davaların hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen 2022/300E. sayılı davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Birleşen 2022/300E. sayılı davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; inceleme sırasında resen nazara alınacak nedenlerle anılan Mahkeme kararının kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine, bu mümkün değilse hükmün anılan nedenlerle bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf dilekçesinde, sadece kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan ettiği, başkaca somut istinaf nedeni ve gerekçesinin gösterilmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca istinafa konu olayda resen gözetilmesi gereken kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir halin de mevcut olmadığı gerekçesiyle birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin 6100 sayılı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen 2022/300 E. sayılı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen 2022/300 E. sayılı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.02.2022 tarih 2021/592 E. ve 2022/88 K. sayılı kararıyla Tasfiye Halinde Yamanlar... Limited Şirketi'nin iflasına, iflasın 02.02.2022 tarihi, saat 11.07'de açılmasına karar verildiği gerekçesi ile dava reddedilse de kararın verildiği tarihte bu hususun kesinleşmediğini, bu nedenle karara karşı kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, eksik inceleme sonucu verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi ile geçici 7 nci maddesi, 2004 sayılı Kanun'un 218 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/238 E. 2022/2290 K.
Ortak:ihya davası · yasal hasım · şirketin ihyası · ortaklar kurulu kararı · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik · dava şartı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirket ihyası» istemine ilişkindir.
Limited Şirketi'nin sicildeki «kaydının» 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince silindiği hususu ileri sürülerek ihyasına karar verilmesi istenmiş ise de «ihyası» istenen dava dışı şirketin İzmir 2.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.02.2022 tarih, 2021/592 E. ve 2022/88 K. sayılı kararı ile "«iflasına», iflasın 02.02.2022 günü saat 11.07'de açılmasına" karar verildiği, iflas kararının henüz kesinleşmediği, İzmir İflas Müdürlüğünün 2022/4 İflas sayılı dosyasında «iflas tasfiyesinin» devam ettiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 218 inci maddesi uyarınca tasfiyenin «basit tasfiye» usulüne göre yapılmasına karar verildiği, iflas masasının İflas Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü; basit tasfiye usulünde İflas İdaresi oluşturulmayacağı için onun görevini İflas Müdürlüğünün yapacağı, dolayısıyla müflis şirketin «temsilinin» de İflas Müdürlüğünde olduğu anlaşıldığından ve «ihyası» istenen şirket yönünden taraf teşkilinin sağlanmasının olanaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen davaların «hukuki yarara» ilişkin dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava tarihi itibariyle «tüzel kişiliği» bulunmayan şirket aleyhine dava açılamayacağı, Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnşaat Turizm Oto Kiralama Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiyesine dair «ortaklar kurulu» kararı sonrasında 23/08/1999 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, İzmir 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/«266» esas sayılı davasına konu uyuşmazlık karşısında şirketin usulüne uygun tasfiyesinden bahsedilemeyeceği, sözkonusu davada şirkete «husumet» yöneltilebilmesi ve davaya konu uyuşmazlık ile ilgili yöneltilebilecek talepler yönünden «şirketin ihyası» talebinin yerinde olduğu ve davacının ihya talebinde bulunmak konusunda «hukuki yararının» bulunduğu, «tasfiye» sürecinde tasfiye memurunca gerekli ilanların yapıldığı ancak davacı tarafından başvurulmadığı ve tasfiye memurunun bu davanın konusundan haberdar olduğunun ispatlanamadığından «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakıldığı gerekçesi ile, davalı Tasfiye Halinde Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnş.
Dava, «ortaklar kurulu» kararı ile «fesih» ve tasfiyesine karar verilen «limited şirketin tasfiyesi» sonucu sicilden «kaydının» silinmesinden sonra, davacı alacaklının mahkemece verilen «mehil» gereğince açmış olduğu şirket «tüzel kişiliğinin ihyası davası» olup, bu davada «husumet», tasfiyeyi sağlayan memur ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne düşer.
Ticaret Sicil Müdürlüğü «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» değil ise de, davacı taraf, «ihya davası» açmakta haklı olduğundan ve davalı «tasfiye memuru» ilk celsede gelip davayı kabul etmediğinden, HMK 312/2 maddesi gereğince davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket tasfiyesi · tüzel kişiliğin ihyası · i̇i̇k 266 · yargılama giderlerinden sorumluluk · ek mehil · şirketin tasfiyesi · davanın konusu · yargılama giderleri
Benzer bu karardaDava, «ortaklar kurulu» kararı ile «fesih» ve tasfiyesine karar verilen «limited şirketin tasfiyesi» sonucu sicilden «kaydının» silinmesinden sonra, davacı alacaklının mahkemece verilen «mehil» gereğince açmış olduğu şirket «tüzel kişiliğinin ihyası davası» olup, bu davada «husumet», tasfiyeyi sağlayan memur ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne düşer.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/«266» Esas sayılı davası ve bu «davanın konusu» ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek «tasfiye memuru» olarak «son» tasfiye memuru Veysel Prim'in atanmasına, kendisine ücret takdir edilmemesine ve «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Ticaret Sicil Müdürlüğü «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderlerinden sorumlu» değil ise de, davacı taraf, «ihya davası» açmakta haklı olduğundan ve davalı «tasfiye memuru» ilk celsede gelip davayı kabul etmediğinden, HMK 312/2 maddesi gereğince davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerektirmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava tarihi itibariyle «tüzel kişiliği» bulunmayan şirket aleyhine dava açılamayacağı, Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnşaat Turizm Oto Kiralama Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiyesine dair «ortaklar kurulu» kararı sonrasında 23/08/1999 tarihinde «sicilden terkin» edildiği, İzmir 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/«266» esas sayılı davasına konu uyuşmazlık karşısında şirketin usulüne uygun tasfiyesinden bahsedilemeyeceği, sözkonusu davada şirkete «husumet» yöneltilebilmesi ve davaya konu uyuşmazlık ile ilgili yöneltilebilecek talepler yönünden «şirketin ihyası» talebinin yerinde olduğu ve davacının ihya talebinde bulunmak konusunda «hukuki yararının» bulunduğu, «tasfiye» sürecinde tasfiye memurunca gerekli ilanların yapıldığı ancak davacı tarafından başvurulmadığı ve tasfiye memurunun bu davanın konusundan haberdar olduğunun ispatlanamadığından «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakıldığı gerekçesi ile, davalı Tasfiye Halinde Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnş.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7678 E. 2022/360 K.
Ortak:iflas · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaLimited Şirketi'nin «iflasına», iflasın 02.02.2022 tarihi, saat 11.07'de açılmasına karar verildiği gerekçesi ile dava reddedilse de kararın verildiği tarihte bu hususun kesinleşmediğini, bu nedenle karara karşı kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, «eksik inceleme» sonucu verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını istemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.02.2022 tarih, 2021/592 E. ve 2022/88 K. sayılı kararı ile "«iflasına», iflasın 02.02.2022 günü saat 11.07'de açılmasına" karar verildiği, iflas kararının henüz kesinleşmediği, İzmir İflas Müdürlüğünün 2022/4 İflas sayılı dosyasında «iflas tasfiyesinin» devam ettiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 218 inci maddesi uyarınca tasfiyenin «basit tasfiye» usulüne göre yapılmasına karar verildiği, iflas masasının İflas Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü; basit tasfiye usulünde İflas İdaresi oluşturulmayacağı için onun görevini İflas Müdürlüğünün yapacağı, dolayısıyla müflis şirketin «temsilinin» de İflas Müdürlüğünde olduğu anlaşıldığından ve «ihyası» istenen şirket yönünden taraf teşkilinin sağlanmasının olanaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen davaların «hukuki yarara» ilişkin dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti. aleyhine açılmış olup, davalı gerçek kişiler yönünden davanın kabulüne dair kararla birlikte müflis şirket yönünden dosya «tefrik» edilerek «iflasın» açılma tarihi itibarıyla davacı alacağı bilirkişi marifetiyle hesaplattırılarak buna göre karar verilmişse de, tefrik öncesi asıl dosyadaki diğer davalı müteselsil borçlular tarafından dava tarihinden sonra borca yönelik ödeme yapıldığı sabit olup, müteselsil borçlulardan birinin yaptığı ödeme ile diğer borçlunun da borcunun da aynı oranda sükut edeceği hususu dikkate alınmaksızın, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… retiyle yapılan yargılama, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin davacı bankadan 1.600.000,00 TL limit dahilinde kredi kullandığı, işbu dosyanın «tefrikinden» önceki dosyada yer alan diğer davalılar ... ile ...'ın şirketin kredi borcuna müşterek ve «müteselsil kefil» oldukları, bir kısım ödenmeyen borç sebebiyle davacı bankanın davalılara karşı icra takibi başlattığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davacının itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» talebinde bulunduğu, yargılama aşamasında davalı şirketin «iflas» ettiğinin anlaşıldığı ve davaya iflas işlerini yürüten iflas masasının «dahil» edildiği, müşterek ve müteselsil borçlular ... ve ... yönünden mahkemenin 2016/359 esas, 2019/298 karar sayılı dosyasında karar verildiği, müflis şirket yönünden v …
İcra ve İflas Müdürlüğü’nün 2014/1 «iflas» sayılı dosyasında yürütülen Müflis A.Ş.H.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iflas idare memuru · tefrik · müteselsil kefil · kefil · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dahili dava
Benzer bu kararda… retiyle yapılan yargılama, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin davacı bankadan 1.600.000,00 TL limit dahilinde kredi kullandığı, işbu dosyanın «tefrikinden» önceki dosyada yer alan diğer davalılar ... ile ...'ın şirketin kredi borcuna müşterek ve «müteselsil kefil» oldukları, bir kısım ödenmeyen borç sebebiyle davacı bankanın davalılara karşı icra takibi başlattığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davacının itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» talebinde bulunduğu, yargılama aşamasında davalı şirketin «iflas» ettiğinin anlaşıldığı ve davaya iflas işlerini yürüten iflas masasının «dahil» edildiği, müşterek ve müteselsil borçlular ... ve ... yönünden mahkemenin 2016/359 esas, 2019/298 karar sayılı dosyasında karar verildiği, müflis şirket yönünden v …
Şti. «iflas» masasına kayıt ve kabulüne, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı «iflas idare memuru» vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı «iflas idare memuru» vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7176 E. 2023/3637 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit
Benzer bu karardaDava, çeke dayalı «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/571 E. , 2023/1156 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Usulden ret
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın birleşen 2022/300 E. sayılı davada davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen 2022/300 E. sayılı davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl ve birleşen 2022/274 E. sayılı dava yönünden dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı Yamanlar Temizlik Özel Sağlık Hizmetleri Posta Dağıtım İnşaat Turizm Oto Kiralama Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’yi hasım göstererek İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/333 E. sayılı dava dosyasında rücu davası açtığını; ancak yargılama sırasında Şirketin ticaret sicilinden 23.08.2019 tarihinde resen terkin edildiğininin öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından Mahkemece bu davayı açmaları konusunda süre verildiğini, şirket ticaret sicilinden resen terkin edildiğinden bu davada husumeti sadece Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelttiklerini, Mahkemece, sirketin ihyasına karar verilmesinin yanı sıra 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanması, tescil ve ilanının gerektiğini ileri sürerek Yamanlar...
Ltd. Şti.’nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada, taraflarına tasfiye memuru ... hakkında da ihya davası açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek anılan şirketin tüzel kisiliğinin ihyasına ve davanın İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/882 E. sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen 2022/300E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/81 E. sayılı dosyasında açılan rücuen tazminat davasının davalılarından birinin Yamanlar... Ticaret Limited Şirketi olduğunu, Mahkemece 22.03.2022 tarihli muhtıra ile şirket ihyası davası açmak üzere kendilerine süre verildiğini, anılan şirketin genel kurul kararı ile ticaret sicilden terkin edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirketlerin bu düzenlemeden yararlanamayacağını, terkin kararının hukuka uygun olmadığını, açılan rücuen tazminat davasında şirkete bu nedenle tebligat yapılamadığını ileri sürerek Tasfiye Halinde Yamanlar ...
Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; Tasfiye Halinde Yamanlar... Limited Şirketi’nin 10.07.2018 tarihli genel kurulu kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...’in seçildiğini, 06.08.2019 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeniyle unvan ve işletme kaydının silinmesine karar verildiğini, 23.08.2019 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescilinin yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini, Müdürlüğün yasal hasım konumunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava 6102 sayılı Kanun’un 32 nci maddesine dayalı bir dava olmadığından Müdürlük aleyhine harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir.
2.Birleşen davalarda davalı ...
23. 05.2022 tarihli dilekçesinde; ihyası istenen dava dışı şirket hakkında İzmir İflas Müdürlüğünün 2022/4 İflas sayılı dosyasında iflas işlemlerinin yürütüldüğünü, kendisinin temsil yetkisinin ortadan kalktığını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek asıl davada gerek birleşen davalarda dava dışı Yamanlar... Limited Şirketi'nin sicildeki kaydının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince silindiği hususu ileri sürülerek ihyasına karar verilmesi istenmiş ise de ihyası istenen dava dışı şirketin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.02.2022 tarih, 2021/592 E. ve 2022/88 K. sayılı kararı ile "iflasına, iflasın 02.02.2022 günü saat 11.07'de açılmasına" karar verildiği, iflas kararının henüz kesinleşmediği, İzmir İflas Müdürlüğünün 2022/4 İflas sayılı dosyasında iflas tasfiyesinin devam ettiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 218 inci maddesi uyarınca tasfiyenin basit tasfiye usulüne göre yapılmasına karar verildiği, iflas masasının İflas Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü;
basit tasfiye usulünde İflas İdaresi oluşturulmayacağı için onun görevini İflas Müdürlüğünün yapacağı, dolayısıyla müflis şirketin temsilinin de İflas Müdürlüğünde olduğu anlaşıldığından ve ihyası istenen şirket yönünden taraf teşkilinin sağlanmasının olanaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen davaların hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen 2022/300E. sayılı davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Birleşen 2022/300E. sayılı davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; inceleme sırasında resen nazara alınacak nedenlerle anılan Mahkeme kararının kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine, bu mümkün değilse hükmün anılan nedenlerle bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf dilekçesinde, sadece kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan ettiği, başkaca somut istinaf nedeni ve gerekçesinin gösterilmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca istinafa konu olayda resen gözetilmesi gereken kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir halin de mevcut olmadığı gerekçesiyle birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin 6100 sayılı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen 2022/300 E. sayılı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen 2022/300 E. sayılı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.02.2022 tarih 2021/592 E. ve 2022/88 K. sayılı kararıyla Tasfiye Halinde Yamanlar... Limited Şirketi'nin iflasına, iflasın 02.02.2022 tarihi, saat 11.07'de açılmasına karar verildiği gerekçesi ile dava reddedilse de kararın verildiği tarihte bu hususun kesinleşmediğini, bu nedenle karara karşı kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, eksik inceleme sonucu verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi ile geçici 7 nci maddesi, 2004 sayılı Kanun'un 218 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Birleşen davada davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920674800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz