Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7176 E. 2023/3637 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme taahhüdü↗ ciranta↗ şirket müdürü↗ lehtar↗ hamil↗ keşideci↗ protokol↗ taahhütname↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ menfi tespit↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/571 E. 2023/1156 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:basit tasfiye · iflas tasfiyesi · kamu düzenine aykırılık · şirketin ihyası · dava şartı yokluğu · ihya · kamu düzeni · usulden reddi
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 02.02.2022 tarih, 2021/592 E. ve 2022/88 K. sayılı kararı ile "«iflasına», iflasın 02.02.2022 günü saat 11.07'de açılmasına" karar verildiği, iflas kararının henüz kesinleşmediği, İzmir İflas Müdürlüğünün 2022/4 İflas sayılı dosyasında «iflas tasfiyesinin» devam ettiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 218 inci maddesi uyarınca tasfiyenin «basit tasfiye» usulüne göre yapılmasına karar verildiği, iflas masasının İflas Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü; basit tasfiye usulünde İflas İdaresi oluşturulmayacağı için onun görevini İflas Müdürlüğünün yapacağı, dolayısıyla müflis şirketin «temsilinin» de İflas Müdürlüğünde olduğu anlaşıldığından ve «ihyası» istenen şirket yönünden taraf teşkilinin sağlanmasının olanaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen davaların «hukuki yarara» ilişkin dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
… gerekçesinin gösterilmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca istinafa konu olayda resen gözetilmesi gereken «kamu düzenine aykırılık» teşkil eden bir halin de mevcut olmadığı gerekçesiyle birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin 6100 sayılı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği «usulden reddine» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirket ihyası» istemine ilişkindir.
Limited Şirketi'nin sicildeki «kaydının» 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince silindiği hususu ileri sürülerek ihyasına karar verilmesi istenmiş ise de «ihyası» istenen dava dışı şirketin İzmir 2.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7176 E. , 2023/3637 K.
"İçtihat Metni"
kemesi
SAYISI 2019/197 Esas, 2020/297 Karar
HÜKÜM
Kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davalı vekili
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı şirketin dava dışı Yaman Yakıt Ltd. Şti. ile kömür ticareti yaptığını, dava dışı şirket tarafından davacıya verilen çeklerin birinin karşılıksız çıkması üzerine tarafların protokol yaparak karşılıksız çıkan çek dışında davacının elindeki çeklerin dava dışı Yaman Yakıt Ltd. Şti.’ye iade edildiğini, bu çeklerden birinin dava dışı şirketin yetkilisi veya yakın ilişki içinde olduğu davalı tarafından çekteki davacı cirosunun iptal edilmemesinden yararlanılarak davacıya karşı takibe konulduğunu, davacının bu takipten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının çekte lehtar ve birinci ciranta, kendisinin ise hamil olduğunu savunarak davacının iddialarının onu sorumluluktan kurtaramayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya konu çekin 29.03.2012 tarihli protokol hükümleri gereğince davalı tarafa iade edildiğinin anlaşıldığı, somut olayda davalı ...'ın dava dışı Yaman Yakıt... Ltd. firmasının kurucu ortağı ve müdürü olduğu, daha sonra davalı tarafın annesi olduğu anlaşılan ...'ın 10.11.2011 tarihinde dava dışı şirketin müdürü olarak atandığı, davalı ...'ın, dava konusu çeki davacı tarafa verdiği tarih itibariyle dava dışı şirketin ortağı ve müdürü olduğu, keşideci olan dava dışı şirket adına atılan imzanın davalı tarafa ait olduğu, tüm bu hususların bir arada değerlendirilmesi neticesinde davalı tarafın dava dışı şirket ile irtibatını ortaklık ve müdürlükten ayrıldıktan sonra da devam ettirdiğinin kabulünün gerektiği, davalı taraf ile dava dışı şirketin borçlu olduğu icra takip dosyasına istinaden hazırlanan 29.03.2012 tarihli protokol doğrultusunda davalı tarafın vereceği ödeme taahhüdü karşılığında iade edildiği anlaşılan çek nedeniyle davalı tarafın iyi niyetli hamil olduğunun kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibe konu bedel üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 10.10.2022 tarihli ve 2021/4217 Esas, 2022/6825 Karar sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili; şirket yetkilisi olmadığını, kötü niyetli olduğu yönündeki iddianın ispatlanamadığını, çekin doğrudan kendisine teslim edildiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933663800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz