Kararın kaldırılması | Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1781 E. 2023/6325 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücu hakkı↗ illiyet bağı↗ olumsuz oy↗ rücu↗ kusur↗ hasar↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından yapılan testin teknik olarak doğru olmadığı ve testin kusurlu şekilde gerçekleştirildiğinin ispatlanamadığı, davacının davalı tarafa verilen kumaşta belirli sınırlar üzerinde kimyasal ve toksik madde bulunmadığı hususunu teknik olarak ispatlamaya yarayacak numune kumaşı da resmen tespit ettirmediği gibi davalıya kumaşlardan sadece bir numune verilerek test yaptırılıp geriye kalan kumaşlarında da zehirli kimysal madde olup olmadığı yönünden tespit yapılmadığı, davalının test hizmeti ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Deteks Tekstil'in üretime geçmeden önce kumaşlarda davalı şirkete test yaptırdığını ve test sonucu üretime geçtiğini, mahkemece alınan ilk heyet raporunda; davalının yaptığı test sonrası sadece dikim işlemi yapıldığı, dikimin PCP ve TECP değerlerini artırmayacağı, bu nedenle zarar nedeniyle davalının kusurlu olduğunun belirtildiğini, alınan ikinci raporda ise; davalının kendisine verilen kumaşı hatalı olarak test ettiğine dair somut bir veriye ulaşmanın mümkün olmadığı, sunulan numunenin yeterli olmaması nedeniyle TCP ve TECP analizlerinin yapılamayacağı, dava dosyasında bulunan numunenin, PCP ve TCEP analizlerinin olumsuz sonuç verdiği numunelerle aynı partiden olup olmadığının belli olmadığının belirtildiğini, ikinci rapora göre eksikliklerin tamamlanması talep edilmeli iken, müvekkili şirketin davalıdan rücu hakkının olmadığı kanaatine varıldığını, alınan iki raporun birbirlerine zıt olup yeni rapor alınması taleplerinin reddedildiğini ve belirsizliklere dayala ikinci rapora göre hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kendisine verilen kumaşı hatalı test ettiğine dair dosyada somut bilgi ve belge bulunmadığı, bu durumda davaya konu zarar nedeniyle davalının kusuru olduğu ispatlanamadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücu'en tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1427 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/634 E. 2022/4682 K.
Ortak:istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaKarara karşı, davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iade faturası · bilirkişi raporuna itiraz · tasdik kararı · ikrar · ispat yükü · ticari defter · fatura · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… ı vekilinin dava dilekçesi ekinde delil listesi ve delil listesi ekinde de davalı yana ait "MEXİCO-DEEP INDIGO" isimli kumaşa ait olduğu beyan edilen test raporunun «ibraz» edildiği, 15 Mart 2016 tarihli dilekçe ekinde kumaş numunesi sunulduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan test raporunun hangi kurum tarafından düzenlendiği, hangi ürün numunesinin test edildiği ve ürün numunesinin kimden ne şekilde elde edildiğinin anlaşılamadığı, davalı vekilinin «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde dosyada bulunan numunenin müvekkili şirketten satın alındığının ispatlanamadığını bildirdiği, davacı vekili, davalı vekilinin 24/03/2016 tarihli cevap dilekçesindeki "kartelalardan birinde ürünün adı MEXİCO-DEEP INDIGO olarak belirtmiştir, dava dilekçesinde bahsedilen ürün sanırız ki bu üründür." şeklindeki beyanını «ikrar» olarak değerlendirmişse de, cevap dilekçesindeki bu beyanın ikrar niteliğinde olmadığı, «ispat yükü» kendisinde olan davacının, dosyaya sunulan ve test edilen ürün numunesinin, davalıdan temin edildiğini ve ürünün davacı patentine tecavüz ettiğini ispat etmekle yükümlü olduğu, ürün numunesinin davalıya aidiyeti ispatlanamadığı gibi, sunulan «tasdiksiz» ve imzasız test raporu da yukarıda belirtilen koşulları taşımadığından, güvenilir olmadığı, bu durumda, bu test raporunu esas alan bilirkişi heyetinin, tecavüz değerlendirmesinin de hükme esas alınamayacağı, kaldı ki, test raporundaki sonuçlarla, davacı patent belgesi 1 nolu isteminin karşılaştırılması da bilirkişi heyeti tarafından usulüne uygun yapılmadığı, numune üründe sert iplik kullanılmadığı, atkı yönünde patentte ifade edilen iki sert iplik, bir elastometrik iplik yerine tamamen elastomerik iplik kullanıldığı ve sert iplik kullanılmadığının tespit edildiği açıklanmasına rağmen, patente ne şekilde tecavüz edildiğinin izah edilemediği, ancak davacı tarafça, dosyaya davalıdan temin edildiği ispatlanan ürün numunesi sunulamadığından, yeniden test raporu alınması ya da patente tecavüz yönünden rapor alınmasının sonuca etkili görülmediği, davalı «ticari defter» ve kayıtlarında da, MEXİCO-DEEP INDIGO ürününün ticarete konu edildiğine dair «fatura» yahut başka bir «kayda» rastlanmadığı, davacı tarafça istinaf dilekçesinde ileri sürülen Panço Giyim ve G3 Tekstil tarafından hazırlanan ve içeriğinde "MEXİCO" ibaresi yer alan «iade faturalarına» konu ürünlerin, bilirkişi heyeti ek raporunda; davaya konu mexico deep indigo ibareli ürün olmadığının tespit edildiği, gerekçe olarak da; davaya konu mexico deep …
Aynı şekilde, usul patentine konu ürünün, usule tecavüz etmeksizin üretildiğini «ispat yükü» de davalıya aittir.
2- Kabule göre de, davacı taraf, «ticari defter» ve kayıtlarda gözüken bazı kayıtların patente tecavüz niteliğinde olduğuna ilişkin ciddi itirazlarda bulunmuş olup, bu itirazlar değerlendirilmeksizin, davalının taklit mal satışının bulunmadığının kabulü de isabetli olmamış ve hükmün bu sebeple de davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1781 E. , 2023/6325 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili arafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkette muhtelif sorumluluk sigorta poliçesi bulunan Setaş Kimya San. A.Ş.'nin boya üretimi yapan firma olduğunu, sigortalı şirketin ürettiği boyayı kumaş üretimi yapan Örkum A.Ş' ye sattığını, Örkum A.Ş.'nin kumaşlarının da Deteks Tekstil şirketi tarafından tshirt üretiminde kullanıldığını, Deteks Tekstil'in imal ettiği tshirtlerin Almanya'da yerleşik alıcı firmanın talep ettiği toksik testlerden geçemediğini, Deteks Tekstil'in satışını gerçekleştirmediği ürünlere ilişkin zararını Örkum A.Ş'.ye, Örkum A.Ş.'nin de müvekkili sigorta şirketinin sigortalısına fatura ve tahsil ettiğini, sigortalı şirketten söz konusu zararın tahsil edilmesi sebebiyle müvekili şirkete yapılan başvuru sonucunda ekspertiz incelemesi yaptırıldığını ve tespit edilen 100.341,00 TL tazminatın sigortalı Setaş Kimya'ya ödediğini, Deteks Tekstil'in üretime geçmeden önce kumaşların alıcı firmanın talep ettiği kritere uygunluğu konusunda davalı firmadan toksik test hizmeti aldığı ve test sonucunda çıkan onaya istinaden üretime geçtiğini, yeterli kriterlere uygun üretilmeyen malların iade edilmesinden doğan zarardan, test hizmetinde geçer rapor veren davalı ...
firmasının sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek 100.341,00 TL tazminatın sigortalıya ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından yapılan testlerin dünya standartlarına ve yasal düzenlemelere uygun olarak gerçekleştirildiğini, test sonuçlarının doğru olduğunu, Deteks firmasının müvekkili şirkete gönderdiği numunelerin kumaş olduğunu ve bitmiş bir ürün olmadığını, üretimin her aşamasında müvekkili şirkete test yaptırılmadığını, test sonuçlarının sadece test edilen numuneler bakımından geçerli olduğunu, iddia olunan zarar ile müvekkilinin yapmış olduğu test işlemi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, müvekkili şirketin faaliyeti neticesinde doğacak zarardan sorumluluğunun sözleşmede talep edilen hizmet bedelinin 10 katından fazla olamayacağı şeklinde sınırlandırıldığını, iddia edilen zarardan boya üretiminde yasaklı madde kullanan sigortalı Setaş Kimya'nın ve Setaş Kimya'nın uygulama şartlarına uymadan kumaşı boyayan şirketin ayrıca basiretli bir tacir gibi hareket etmeyerek bitmiş ürünleri test ettirmeden seri üretime geçen Deteks Tekstil'in sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından yapılan testin teknik olarak doğru olmadığı ve testin kusurlu şekilde gerçekleştirildiğinin ispatlanamadığı, davacının davalı tarafa verilen kumaşta belirli sınırlar üzerinde kimyasal ve toksik madde bulunmadığı hususunu teknik olarak ispatlamaya yarayacak numune kumaşı da resmen tespit ettirmediği gibi davalıya kumaşlardan sadece bir numune verilerek test yaptırılıp geriye kalan kumaşlarında da zehirli kimysal madde olup olmadığı yönünden tespit yapılmadığı, davalının test hizmeti ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Deteks Tekstil'in üretime geçmeden önce kumaşlarda davalı şirkete test yaptırdığını ve test sonucu üretime geçtiğini, mahkemece alınan ilk heyet raporunda; davalının yaptığı test sonrası sadece dikim işlemi yapıldığı, dikimin PCP ve TECP değerlerini artırmayacağı, bu nedenle zarar nedeniyle davalının kusurlu olduğunun belirtildiğini, alınan ikinci raporda ise; davalının kendisine verilen kumaşı hatalı olarak test ettiğine dair somut bir veriye ulaşmanın mümkün olmadığı, sunulan numunenin yeterli olmaması nedeniyle TCP ve TECP analizlerinin yapılamayacağı, dava dosyasında bulunan numunenin, PCP ve TCEP analizlerinin olumsuz sonuç verdiği numunelerle aynı partiden olup olmadığının belli olmadığının belirtildiğini, ikinci rapora göre eksikliklerin tamamlanması talep edilmeli iken, müvekkili şirketin davalıdan rücu hakkının olmadığı kanaatine varıldığını, alınan iki raporun birbirlerine zıt olup yeni rapor alınması taleplerinin reddedildiğini ve belirsizliklere dayala ikinci rapora göre hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kendisine verilen kumaşı hatalı test ettiğine dair dosyada somut bilgi ve belge bulunmadığı, bu durumda davaya konu zarar nedeniyle davalının kusuru olduğu ispatlanamadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücu'en tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1427 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981828100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz