İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6600 E. 2023/1454 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme planı↗ cari hesap↗ müteselsil kefil↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine kefil olan davalıların sorumluluğunun olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2878 E. 2022/4850 K.
Ortak:genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «genel kredi sözleşmesine» «kefil» olan davalıların sorumluluğunun olup olmadığına ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile dava dışı Lale Hazır Giyim A.Ş. arasında dört adet «genel kredi sözleşmesi» olup, davalılar bu sözleşmelerden sadece 14.07.2009 tarihli olanı «kefil» sıfatıyla imzaladıkları, icra takibinin dayanağı olarak kredi sözleşmesi dendiği ancak dayanılan sözleşmenin tarihinin ve numarasının belirtilmediği, yapılan «bilirkişi incelemesi» ile takibe dayanak borcun davalıların imzalamış oldukları 14.07.2009 tarihli sözleşmelerden sonra kullandırılan kredilerden kaynaklandığı, davalıların imzasının bu …
2- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda “dava dışı asıl borçluya 14.07.2009 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı «kefilin» yapmış olduğu ödeme dışında tekrar kredi kullandırıldığının ispatlanamaması ve dava dışı kefilin yapmış olduğu ödeme ile davalı kefillerin de sorumluluklarının sona ermesi ve davalıların imzalarının bulunmadığı «sözleşmelerden sorumluluklarının» olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine” şeklinde karar verilmiş ve davalılar lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmesel sorumluluk · nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · bilirkişi incelemesi · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda… arifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” hükmü uyarınca davada kendisini vekille «temsil» ettiren davalılar lehine reddedilen dava değeri olan 290.000,00 TL üzerinden hesaplanacak «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücreti takdir» edilmesi doğru olmayıp kararın bu yönlerden bozulması gerekir ise de; yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılar yararına …
2- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda “dava dışı asıl borçluya 14.07.2009 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı «kefilin» yapmış olduğu ödeme dışında tekrar kredi kullandırıldığının ispatlanamaması ve dava dışı kefilin yapmış olduğu ödeme ile davalı kefillerin de sorumluluklarının sona ermesi ve davalıların imzalarının bulunmadığı «sözleşmelerden sorumluluklarının» olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine” şeklinde karar verilmiş ve davalılar lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile dava dışı Lale Hazır Giyim A.Ş. arasında dört adet «genel kredi sözleşmesi» olup, davalılar bu sözleşmelerden sadece 14.07.2009 tarihli olanı «kefil» sıfatıyla imzaladıkları, icra takibinin dayanağı olarak kredi sözleşmesi dendiği ancak dayanılan sözleşmenin tarihinin ve numarasının belirtilmediği, yapılan «bilirkişi incelemesi» ile takibe dayanak borcun davalıların imzalamış oldukları 14.07.2009 tarihli sözleşmelerden sonra kullandırılan kredilerden kaynaklandığı, davalıların imzasının bu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9247 E. 2012/12102 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas erteleme · denetime elverişlilik · ihtiyati haciz · haciz · iflas
Benzer bu karardaOysa, istemin reddine mesnet tedbir kararının mahiyet ve sınırları «denetime elverişli» biçimde dosyadan anlaşılmadığı gibi mahkeme kararında da, varlığı belirtilen tedbir kararın «ihtiyati haciz» isteminde bulunmak ve bu konuda karar verilmesi konularında ne gibi bir engel teşkil ettiği açıklanmamıştır.
A.Ş. aleyhine «iflasın ertelenmesi» davası açıldığı, tedbir kararı uyarınca takip yapılamayacağı gerekçesiyle Çağlayan Kimya ve İnş.
A.Ş. hakkındaki «ihtiyati haciz» talebinin reddine, diğer borçlular yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4712 E. 2014/6961 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel yetkili mahkeme · yerleşim yeri · yetki itirazı · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin müvekkili şirketin «yerleşim yerinin» İstanbul olduğundan bahisle «yetki itirazında» bulunduğu, ilamsız icrada «genel yetkili» icra dairesinin borçlunun ikametgahındaki icra dairesi olduğu, buna göre HMK'nın 6. maddesi gereğince mahkemenin yetkili olmadığı, yetkili mahkemenin davalının yerleşim adresinin İstanbul Bayrampaşa olması nedeniyle İstanbul Çağlayan Adliyesi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Çağlayan Adliyesi Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının mahkemenin «yetkisine» yönelik itirazı incelenerek, yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de; HGK’nın 20.11.2002 gün 2002/19-900 Esas 2002/994 Karar sayılı …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10546 E. 2014/1224 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, markaların benzer olduğu, seri marka izlenimi bulunduğu, «iltibas» tehlikesi içerdiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... ... kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2009/31563 kod numaralı "..." ibareli markanın tescilli olduğu 25. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6600 E. , 2023/1454 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsili için girişilen icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacı banka ile dava dışı Lale Hazır Giyim Paz. ve Tic. A.Ş. arasında akdedilen kredi sözleşmesine müvekkillerinin müşterek ve müteselsil kefil olarak imza koyduklarını, davacının kredi bedelini ödemediğinden bahisle icra takibi başlattığını, müvekkillerinin takibe itiraz ettiklerini zira asıl borçlunun borcunu ödememesi üzerine dava dışı kefil Çağlayan Hes Enerji Üretim A.Ş.’nin davacı bankaya başvurarak kredi borcunu ödeyeceğini belirterek ödeme planı talep ettiğini ve bankanın istemi kabulü üzerine düzenli olarak bankaya ödeme yaptığını, buna rağmen bankanın müvekkillerine başvurmasının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı Lale Hazır Giyim A.Ş. arasında dört adet genel kredi sözleşmesi olup, davalılar bu sözleşmelerden sadece 14.07.2009 tarihli olanı kefil sıfatıyla imzaladıkları, takibe dayanak borcun davalıların imzalamış oldukları 14.07.2009 tarihli sözleşmelerden sonra kullandırılan kredilerden kaynaklandığı, 14.07.2009 tarihli sözleşme uyarınca 130.000 euro tutarındaki kredi borcu davalılar ile birlikte kefil olan dava dışı diğer kefil Çağlayan HES A.Ş. tarafından ödendiği, davacının dava dışı asıl borçluya 14.07.2009 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı kefilin yapmış olduğu ödeme dışında tekrar kredi kullandırdığının ispatlanamadığından dava dışı kefilin yapmış olduğu ödeme ile davalı kefillerinde sorumluluklarının sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 14.06.2022 tarih, 2021/2878 E. ve 2022/4850 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; dava dışı şirket ile birden fazla genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmelerin süresiz olduğunu, imzalanan sözleşmenin bir önceki sözleşmenin devamı niteliğinde olduğunu, bu nedenle davalıların ayrı ayrı 130.000 Amerikan dolarından sorumlu olduklarını, hesapların cari hesap şeklinde işlediğini,kredi borcunun herhangi bir tarihte sıfırlanmasının sorumluluğu sona erdirmeyeceğini, belirterek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine kefil olan davalıların sorumluluğunun olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920385200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz