Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5990 E. 2023/1551 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporları arasında çelişki↗ i̇i̇k 266↗ bilirkişi ücreti↗ kesin süre↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ıslah↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birinci ve ikinci bilirkişi kurul raporlarının, taban tabana zıt raporlar olduğu, bu çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu, bilirkişi raporları arasında çelişkinin giderilememesi davacı tarafın davanın giderlerine katlanma zorunluluğu olup bu zorunluluğu kesin süre içerisinde yerine getirmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; alınan ilk raporun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu, mahkemece yeniden rapor alınması isteniyorsa da dosyada yeterli avansın bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya arasında mevcut raporların hüküm kurmaya yeterli olmadığı, bizzat davacı asilin 24.08.2017 tarihli ve 30.10.2017 tarihli iki adet dilekçesinde yeni bilirkişi incelemesinin Ankara Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından yapılmasını talep ettiği, 13.11.2017 tarihli duruşmada da yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince davacının talebi doğrultusunda talimat yazılarak üç kişilik heyetten rapor alınmasına karar verilmesi ve bilirkişi ücretinin yatırılması için kesin süre verilerek sonuçlarının ihtar edildiği, izlenen usul ve esasın yerinde görüldüğü gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 94, 266 ncı maddesi ve devamı.
2. 5846 sayılı Kanun 68 ve 70 inci maddeleri
3. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/584 E. 2023/7134 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · ihtar · bilirkişi incelemesi · maddi tazminat · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… kararı ile dosya arasında mevcut raporların hüküm kurmaya yeterli olmadığı, bizzat davacı asilin 24.08.2017 tarihli ve 30.10.2017 tarihli iki adet dilekçesinde yeni «bilirkişi incelemesinin» Ankara Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından yapılmasını talep ettiği, 13.11.2017 tarihli duruşmada da yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince davacının talebi doğrultusunda talimat yazılarak üç kişilik heyetten rapor alınmasına karar verilmesi ve «bilirkişi ücretinin» yatırılması için «kesin süre» verilerek sonuçlarının «ihtar» edildiği, izlenen usul ve esasın yerinde görüldüğü gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birinci ve ikinci bilirkişi kurul raporlarının, taban tabana zıt raporlar olduğu, bu çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu, «bilirkişi raporları arasında çelişkinin» giderilememesi davacı tarafın davanın giderlerine katlanma zorunluluğu olup bu zorunluluğu «kesin süre» içerisinde yerine getirmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ıldığı, davacı asilin aynı celsede "Ben reddi hakim talebimi yineliyorum, gider avansını geç yatırmış olmam celse talikine sebebiyet vermediği için yatırmış olduğum «gider avansı» üzerinden gerekli incelemenin yapılmasını istiyorum, ayrıca «adli yardım talebi» hukuksuzdur, önceki heyete ödemiş olduğum paranın da iadesini talep ettim, ayrıca 29 kitap olmasına rağmen 1 kitap gönderen ve düzeltme talebim olmasına rağmen bu taleplerimi dikkate almaksızın 1 kitap üzerinden incelemeye sebep olan hakimin kasıtlı hareket ettiğini bu yargılamaya bakamayacağını düşünüyorum, hakkında 3 «şikayet» dilekçem söz konusudur bilirkişiler hakkında da 4 dosya açıktır" şeklinde beyanda bulunduğu, davacının bilirkişi deliline dayandığı, esasen mevcut uyuşmazlığın çözümü noktasında ... niteliğinin tespiti ve intihal iddialarının tartışılmasının sunulan deliller kapsamında mahkemece resen değerlendirilebilecek hususlar olmayıp alanında uzman «bilirkişilerce inceleme» yapılması gerektiği, bu hususun Yargıtay bozma ilamında da açıkça belirtildiği, davacının delil avansını verilen «kesin süre» içerisinde yatırması aksi halde bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağı «ihtarına» rağmen delil avansını yatırmadığı, kesin süre sonrası yatan delil avansının davalının kazanılmış usulü hakkını ihlal edeceği, davacının iddialarının ispatı yönünden zorunlu olan bilirkişi deliline ilişkin delil avansını verilen kesin süre içerisinde yatırmadığı ve bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, şu hale göre gerekli incelemenin yapılmadığı ve «ispat yükü» altındaki davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… belirtilen kararı ile 26.05.2022 tarihli celsede davacıya 06.04.2022 tarihli karar gereği tespit olunan 876,00 TL bakiye delil avansını yatırabilmesi için 15 günlük «kesin süre» verilmesine, aksi takdirde incelemeye yönelik talebinden vazgeçmiş sayılacağı hususunun duruşmada «ihtar» olunduğu, davacı asilin aynı duruşmada '''yazılı beyanlarımı tekrarlıyorum, ekleyeceğim bir husus yoktur.
Her ne kadar davacı, Mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde delil avansını yatırmamış ise de, mahkemenin talimat mahkemesine başlangıçta göndermesi gereken kitapların eksik gönderilmiş olması nedeniyle yeniden rapor alınmasının gerektiği, davacının da celse öncesinde «delil avansı» yatırdığı anlaşılmış olmakla dosyanın «denetime elverişli» ve hüküm kurmaya uygun «bilirkişi incelemesi» neticesinde oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil avansı · gider avansı · teslim tutanağı · adli yardım talebi · adli yardım · şikayet · denetime elverişlilik · ispat yükü
Benzer bu kararda… ıldığı, davacı asilin aynı celsede "Ben reddi hakim talebimi yineliyorum, gider avansını geç yatırmış olmam celse talikine sebebiyet vermediği için yatırmış olduğum «gider avansı» üzerinden gerekli incelemenin yapılmasını istiyorum, ayrıca «adli yardım talebi» hukuksuzdur, önceki heyete ödemiş olduğum paranın da iadesini talep ettim, ayrıca 29 kitap olmasına rağmen 1 kitap gönderen ve düzeltme talebim olmasına rağmen bu taleplerimi dikkate almaksızın 1 kitap üzerinden incelemeye sebep olan hakimin kasıtlı hareket ettiğini bu yargılamaya bakamayacağını düşünüyorum, hakkında 3 «şikayet» dilekçem söz konusudur bilirkişiler hakkında da 4 dosya açıktır" şeklinde beyanda bulunduğu, davacının bilirkişi deliline dayandığı, esasen mevcut uyuşmazlığın çözümü noktasında ... niteliğinin tespiti ve intihal iddialarının tartışılmasının sunulan deliller kapsamında mahkemece resen değerlendirilebilecek hususlar olmayıp alanında uzman «bilirkişilerce inceleme» yapılması gerektiği, bu hususun Yargıtay bozma ilamında da açıkça belirtildiği, davacının delil avansını verilen «kesin süre» içerisinde yatırması aksi halde bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağı «ihtarına» rağmen delil avansını yatırmadığı, kesin süre sonrası yatan delil avansının davalının kazanılmış usulü hakkını ihlal edeceği, davacının iddialarının ispatı yönünden zorunlu olan bilirkişi deliline ilişkin delil avansını verilen kesin süre içerisinde yatırmadığı ve bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, şu hale göre gerekli incelemenin yapılmadığı ve «ispat yükü» altındaki davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; Hakimle aralarında «husumet» bulunduğunu, defalarca reddi hakim talebinde bulunduğunu ancak reddedildiğini, yasa ve etik dışı rapor uyduran heyete yeniden görev vermekte ısrar olması nedeniyle Hakimin tarafsızlık ilkesine aykırı hareket ettiğini, inceleme yapmadan rapor uyduran heyete taleplerine aykırı olarak ücret ödenmesi ve önceden ödenen ücretin dosyaya iadesi kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemeden «bilirkişi ücretinin» dosyaya iade edilmesi ve hak edilmeyen bilirkişilere ücret ödenmesi yanında geç avans yatırmaları nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin husumet sonucu olduğunu, «adli yardım talebinin» ret edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, dava konusu 29 kitap yerine ... bir kitap incelenerek rapor hazırlandığını, Mahkemece şehven sadece talimat mahkemesine bir kitap gönderilmesi üzerine kitap sayısının 29 olduğuna dair her iki mahkemeye dilekçe yazıldığını, bu dilekçem hakkında karar verilmeden bir kitap üzerinden «bilirkişilerce inceleme» yapıldığını, bilirkişilerin dosyadaki kitap «teslim tutanağını» görmeleri gerektiğini ve eksiklik olması nedeniyle dosyayı iade etmeleri gerekirken «eksik inceleme» yaptıklarını, ... bilirkişi heyetinde rapor alınması gerekirken önceki bilirkişi heyetinde ısrar edilmesinin Hakimin tarafsızlığını zedelediğini belirterek kararın …
Her ne kadar davacı, Mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde delil avansını yatırmamış ise de, mahkemenin talimat mahkemesine başlangıçta göndermesi gereken kitapların eksik gönderilmiş olması nedeniyle yeniden rapor alınmasının gerektiği, davacının da celse öncesinde «delil avansı» yatırdığı anlaşılmış olmakla dosyanın «denetime elverişli» ve hüküm kurmaya uygun «bilirkişi incelemesi» neticesinde oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Bu durumda, davacının somutlaştırdığı intihal iddiaları üzerinde içlerinde «denetime elverişli» şekilde inceleme yapılmak üzere dershanecilik sektöründe deneyimli Türkçe ve Matematik öğretmenlerinin de bulunduğu ... bir heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı.. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
-
Telif Hakkı İhlaline Dayalı Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2131 E. 2017/5477 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, davacının somutlaştırdığı intihal iddiaları üzerinde içlerinde «denetime elverişli» şekilde inceleme yapılmak üzere dershanecilik sektöründe deneyimli Türkçe ve Matematik öğretmenlerinin de bulunduğu yeni bir heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7198 E. 2010/3303 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karine · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · protokol · feragat
Benzer bu kararda… dia savunma, dosyadaki kanıtlar ve kısmen itibar edilen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait kitapların birer eser niteliğinde oldukları, FSEK’nun 11. maddesindeki «karine» gereğince davacının aynı zamanda eser sahibi olduğu, davalılarca yayınlanan dava konusu kitaplardan bir kısmının, intihal yapılarak ve önemli ölçüde davacının kitaplarından yararlanılarak meydana getirildiği, izinsiz yararlanma oranının en çok %15 olduğu, basım tarihi 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonra olan kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği, ancak bu ihlal eylemlerinin 28.04 2003 tarihli protokol kapsamında kaldığı, bu kitapların, protokol tarihinden sonra basıldıklarının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçeleriyle, davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mutluoğlu dışında kalan davalılar yönünden reddine karar verilmiş ise de;dava 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonraki dönemde yayınlanan kitaplara ilişkin olarak açılmış olup,davalılar vekilince 23.07.2004 tarihli dilekçesiyle davaya konu kitapların «feragat» kapsamına giren kitaplardan olmadığı beyan edilmiştir.
Mahkemece taraflar arasında imzalanan 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonra basımı gerçekleştirilen kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği davacı tarafından davaya konu kitapların anılan tarihte önce basıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın davalı ...
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6707 E. 2014/582 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · maddi tazminat · vekalet ücreti · Tazminat
İncelediğiniz kararda… kararı ile dosya arasında mevcut raporların hüküm kurmaya yeterli olmadığı, bizzat davacı asilin 24.08.2017 tarihli ve 30.10.2017 tarihli iki adet dilekçesinde yeni «bilirkişi incelemesinin» Ankara Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından yapılmasını talep ettiği, 13.11.2017 tarihli duruşmada da yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince davacının talebi doğrultusunda talimat yazılarak üç kişilik heyetten rapor alınmasına karar verilmesi ve «bilirkişi ücretinin» yatırılması için «kesin süre» verilerek sonuçlarının «ihtar» edildiği, izlenen usul ve esasın yerinde görüldüğü gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… inat ayrımı yapmadan talepte bulunduğu ve açıkça manevi tazminat talep etmediği, bu nedenle bu talebi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığı gerekçesiyle, 1.302 TL «maddi tazminatın» davalılar ... ve ...'tan, 8.358 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve ...'tan 30 Haziran 2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından bu davalı yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davanın reddine, man …
Mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmışsa da, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından intihal iddiasına delil olarak sunulan kitapların taraflar arasında 2003 yılında akdedilen «protokolden» sonra basıldığı varsayımı ile tazminat hesabı yapıldığı gibi ilk bilirkişi raporunda uyuşmazlığa konu her kitap yönünden intihal oranları ayrı ayrı belirlenmişken, …
3- Kabule göre de, mahkemece, hüküm bölümünün ilk bendinde 1.302 TL «maddi tazminatın» davalılardan ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş iken, ikinci bent ile davalı ... yönünden «mükerrer tahsile» yol açacak şekilde 8.358 TL maddi tazminatın hüküm altına alınması da isabetsiz olup anılan davalı yararına kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ara karara istinaf · mükerrer tahsilat · vekalet ücreti takdiri · mükerrerlik · ara karar · alacak davası · protokol · feragat
Benzer bu kararda4- Öte yandan, davalılardan ... yönünden davanın reddine karar verildiğine göre kendisini vekille «temsil» ettiren mümeyyiz davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi hatalı olduğu gibi, davacının, dava dilekçesinde mevcut manevi tazminat istemi yönünden miktar belirtmediği gibi mahkemenin 29.01.2009 tarihli «ara kararına istinaden» davacı tarafından tazminat taleplerine ilişkin olarak verilen 03.04.2009 tarihli açıklama dilekçesinde de manevi tazminat istemine ilişkin olarak bir miktar belirt …
3- Kabule göre de, mahkemece, hüküm bölümünün ilk bendinde 1.302 TL «maddi tazminatın» davalılardan ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş iken, ikinci bent ile davalı ... yönünden «mükerrer tahsile» yol açacak şekilde 8.358 TL maddi tazminatın hüküm altına alınması da isabetsiz olup anılan davalı yararına kararın bozulmasını gerektirmiştir.
… inat ayrımı yapmadan talepte bulunduğu ve açıkça manevi tazminat talep etmediği, bu nedenle bu talebi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığı gerekçesiyle, 1.302 TL «maddi tazminatın» davalılar ... ve ...'tan, 8.358 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve ...'tan 30 Haziran 2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından bu davalı yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davanın reddine, man …
1- 1086 Sayılı HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000 TL’nı geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar kesindir.
-
Fikri Mülkiyet İhlali - Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1351 E. 2025/81 K.
Ortak:maddi ve manevi tazminat · ıslah · maddi tazminat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birinci ve ikinci bilirkişi kurul raporlarının, taban tabana zıt raporlar olduğu, bu çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu, «bilirkişi raporları arasında çelişkinin» giderilememesi davacı tarafın davanın giderlerine katlanma zorunluluğu olup bu zorunluluğu «kesin süre» içerisinde yerine getirmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
… kararı ile dosya arasında mevcut raporların hüküm kurmaya yeterli olmadığı, bizzat davacı asilin 24.08.2017 tarihli ve 30.10.2017 tarihli iki adet dilekçesinde yeni «bilirkişi incelemesinin» Ankara Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından yapılmasını talep ettiği, 13.11.2017 tarihli duruşmada da yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince davacının talebi doğrultusunda talimat yazılarak üç kişilik heyetten rapor alınmasına karar verilmesi ve «bilirkişi ücretinin» yatırılması için «kesin süre» verilerek sonuçlarının «ihtar» edildiği, izlenen usul ve esasın yerinde görüldüğü gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDeğerlendirme ve Gerekçe 1.Dava, eser sahipliği haklarına tecavüzün önlenmesi, «maddi manevi tazminat» istemine ilişkin olup davalılar vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde intihalin olmadığı, dolayısıyla tecavüzün vuku bulmadığının istinaf edilmesi karşısında «maddi tazminat» miktarından hareket edilerek miktar itibariyle İlk Derece Mahkemesi kararının «kesin» olduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun davacı ..., «temlik» alan davacı ... ve temlik alan ... yönünden «usulden reddine» karar verilmesi yerinde değildir.
… anılan madde uyarınca hesaplanan tazminatın 1.000,00 TL'den fazla olması nedeniyle FSEK'in 70/3 hükmü uyarınca ayrıca tazminata hükmedilemeyeceği, dava dilekçesinde «haksız fiil» tarihinden itibaren faiz talep edilmişse de, daha sonra sunulan «ıslah» dilekçesinde «maddi tazminat» için dava tarihinden itibaren faiz istenerek faiz taleplerinin daraltıldığı, «taleple bağlılık» ilkesine göre FSEK'in 68. maddesi uyarınca hesaplanan tazminata dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, davalının davacıya ait eserlerden yaptığı intihal oranları, «kusur» derecesi, intihal yapılan eser sayısı ve tarafların mali ve ekonomik durumlarına göre davacı ... lehine anılan Kanun'un 70/1 hükmü uyarınca 3.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının Türkçe Sevinci 2, Türkçe Sevinci 3, Türkçe Sevinci 4, Türkçe Sevinci Koparmalı Test ve Etkinlik Sayfaları 2, Türkçe Sevinci Koparmalı Test ve Etkinlik Sayfaları 3, Matematik Sevinci 4 isimli kitaplarında davacı ...'ye ait eserleri izinsiz kullanmak suretiyle FSEK'ten kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz ettiğinden anılan Kanun'un 68. maddesi uyarınca; 2013 yılında basılan Matematik Sevinci 4 kitabı için 42,09 TL, 2013 yılında basılan Türkçe Sevinci 2 kitabı için 6.046,21 TL, 2013 yılında basılan Türkçe Sevinci 3 kitabı için 7.441,63 TL, 2013 yılında basılan Türkçe Sevinci 4 kitabı için 154,94 TL, 2013 yılında basılan Türkçe Sevinci Koparmalı test ve Etkinlik sayfaları 2 kitabı için 4.908,73 TL, 2013 yılında basılan Türkçe Sevinci Koparmalı test ve Etkinlik sayfaları 3 kitabı için 2.291,85TL olmak üzere toplam 20.885,45 TL'nin 3 katı karşılığında taleple bağlı kalınarak 208,854 TL'nin davacı ...' ye, 10.442,73 TL' nin davacı ...'e, 5.012,51 TL'nin davacı ...'ya, 5.221,36 TL'nin davacı ...'ye dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak verilmesine, 3.500,00 TL manevi tazminatın 27.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine, dava tarihinden sonraki dönem yönünden dava konu eserlerin davalı tarafından çoğaltılmasının yayılmasının ve satılmasının önlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... ve «temlik» alan ..., temlik alan ... vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
… astığını, kitaplarında müvekkiline ait soruları izinsiz yayınladığını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ile eser sahibinin çoğaltma, yayma, işleme, «temsil» gibi mali hakları ve umuma arz, adını belirtme, eserde değişiklik yapılmasını yasaklama gibi manevi haklarının koruma altına alındığını, davalının müvekkilinin mali ve manevi haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek şimdilik FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç kat olarak 1.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, anılan Kanun'un 70/1 hükmü uyarınca 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, yine aynı Kanun'un 70. maddesi uyarınca haksız kazancın işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı, sunduğu sözleşme örnekleri ve dilekçeleri ile «maddi tazminat» alacağının %25'ini Yasemin Özen'e, %24’ünü ...’ya, bu davadan alacağı tazminatların %50'sini ...'e «temlik» ettiğini beyan etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun usulden reddi · taleple bağlılık · i̇i̇k 265 · hakkaniyet · kesinlik sınırı · temlik · usulden reddi · haksız fiil
Benzer bu kararda… anılan madde uyarınca hesaplanan tazminatın 1.000,00 TL'den fazla olması nedeniyle FSEK'in 70/3 hükmü uyarınca ayrıca tazminata hükmedilemeyeceği, dava dilekçesinde «haksız fiil» tarihinden itibaren faiz talep edilmişse de, daha sonra sunulan «ıslah» dilekçesinde «maddi tazminat» için dava tarihinden itibaren faiz istenerek faiz taleplerinin daraltıldığı, «taleple bağlılık» ilkesine göre FSEK'in 68. maddesi uyarınca hesaplanan tazminata dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, davalının davacıya ait eserlerden yaptığı intihal oranları, «kusur» derecesi, intihal yapılan eser sayısı ve tarafların mali ve ekonomik durumlarına göre davacı ... lehine anılan Kanun'un 70/1 hükmü uyarınca 3.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının Türkçe Sevinci 2, Türkçe Sevinci 3, Türkçe Sevinci 4, Türkçe Sevinci Koparmalı Test ve Etkinlik Sayfaları 2, Türkçe Sevinci Koparmalı Test ve Etkinlik Sayfaları 3, Matematik Sevinci 4 isimli kitaplarında davacı ...'ye ait eserleri izinsiz kullanmak suretiyle FSEK'ten kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz ettiğinden anılan Kanun'un 68. maddesi uyarınca; 2013 yılında basılan Matematik Sevinci 4 kitabı için 42,09 TL, 2013 yılında basılan Türkçe Sevinci 2 kitabı için 6.046,21 TL, 2013 yılında basılan Türkçe Sevinci 3 kitabı için 7.441,63 TL, 2013 yılında basılan Türkçe Sevinci 4 kitabı için 154,94 TL, 2013 yılında basılan Türkçe Sevinci Koparmalı test ve Etkinlik sayfaları 2 kitabı için 4.908,73 TL, 2013 yılında basılan Türkçe Sevinci Koparmalı test ve Etkinlik sayfaları 3 kitabı için 2.291,85TL olmak üzere toplam 20.885,45 TL'nin 3 katı karşılığında taleple bağlı kalınarak 208,854 TL'nin davacı ...' ye, 10.442,73 TL' nin davacı ...'e, 5.012,51 TL'nin davacı ...'ya, 5.221,36 TL'nin davacı ...'ye dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak verilmesine, 3.500,00 TL manevi tazminatın 27.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine, dava tarihinden sonraki dönem yönünden dava konu eserlerin davalı tarafından çoğaltılmasının yayılmasının ve satılmasının önlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... ve «temlik» alan ..., temlik alan ... vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
… 1 TL, ... yönünden 5.221,36 TL olduğu, manevi tazminat yönünden istinaf istemi bulunmadığı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 341/2 hükmünde öngörülen «kesinlik sınırının» 2022 yılı için 8.000,00 TL olduğu, davalılar vekilinin ..., ..., ... yönünden istinaf başvurularına konu dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı, davalılar vekilinin ... yönünden itirazları varsa da alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğu, davacı ..., «temlik» alan ... ve temlik alan ... yönünden sehven faiz talebinin başlangıcı ve türüne yönelik istinaf isteminin kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun ..., ..., ... yönünden «usulden reddine», ... yönünden ise esastan reddine, davacılar ..., ... ve ...'nin «istinaf başvurularının usulden reddine» karar verilmiş, karar davacı ..., temlik alan davacı ..., temlik alan davacı ... vekili ve davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dava, eser sahipliği haklarına tecavüzün önlenmesi, «maddi manevi tazminat» istemine ilişkin olup davalılar vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde intihalin olmadığı, dolayısıyla tecavüzün vuku bulmadığının istinaf edilmesi karşısında «maddi tazminat» miktarından hareket edilerek miktar itibariyle İlk Derece Mahkemesi kararının «kesin» olduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun davacı ..., «temlik» alan davacı ... ve temlik alan ... yönünden «usulden reddine» karar verilmesi yerinde değildir.
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2017/«265» E., 2022/110 K.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5990 E. , 2023/1551 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.03.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yıllardır ilköğretim kitabı yazdığını ve soruları hazırladığını, yazar olması nedeniyle kendine ait birçok eseri bulunduğunu, davalı tarafın da yayıncılık yaptığını ve ilköğretim kitapları, soru kitapları ve yardımcı kitaplar basmakta olduğunu, davalının kitaplarında müvekkiline ait soruları izin almadan yayınladığını, davalının müvekkiline ait eserleri izinsiz olarak yayınlayarak mali ve manevi haklarını ihlal ettiğini, bu nedenle 5846 sayılı Fikri ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 68 inci madde uyarınca üç katı tazminat taleplerine karşı şimdilik 1.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek şekilde faiziyle beraber tazminine, 70/1 maddesi uyarınca ihlal edilen manevi haklara karşılık şimdilik 5.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber tazminine, 70 inci maddesi uyarınca haksız kazancın yine işleyecek faiziyle beraber tazminine karar verilmesini talep etmiş, 23.02.2016 tarihli ıslah dilekçesinde, maddi tazminat talebini intihal oranları ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 356.104,52 TL tazminatın 3 katı 1.067.313,56 TL arttırarak, toplam 1.068.313,56 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin yayıncılık alanında uzman ve aynı zamanda öğretmen olan yazarlarla imzaladığı sözleşmelere binaen hazırlanan ilköğretim yardımcı ders ve soru kitaplarını basıp yayınlamakta olduğunu, müvekkilinin hak sahibi olduğu kitapların MEB yönetmeliğine, eğitim ve öğretim müfredatına uygun olarak yazarlar tarafından hazırlandığını, davacının intihal yapıldığı yönündeki iddiasının gerçek dışı olduğunu bu nedenle haksız ve dayanaksız olan iş bu davanın reddine karar verilmesini istemiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birinci ve ikinci bilirkişi kurul raporlarının, taban tabana zıt raporlar olduğu, bu çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu, bilirkişi raporları arasında çelişkinin giderilememesi davacı tarafın davanın giderlerine katlanma zorunluluğu olup bu zorunluluğu kesin süre içerisinde yerine getirmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; alınan ilk raporun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu, mahkemece yeniden rapor alınması isteniyorsa da dosyada yeterli avansın bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya arasında mevcut raporların hüküm kurmaya yeterli olmadığı, bizzat davacı asilin 24.08.2017 tarihli ve 30.10.2017 tarihli iki adet dilekçesinde yeni bilirkişi incelemesinin Ankara Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından yapılmasını talep ettiği, 13.11.2017 tarihli duruşmada da yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince davacının talebi doğrultusunda talimat yazılarak üç kişilik heyetten rapor alınmasına karar verilmesi ve bilirkişi ücretinin yatırılması için kesin süre verilerek sonuçlarının ihtar edildiği, izlenen usul ve esasın yerinde görüldüğü gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 94, 266 ncı maddesi ve devamı.
2. 5846 sayılı Kanun 68 ve 70 inci maddeleri
3. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912368600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz