Telif Hakkı İhlaline Dayalı Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2131 E. 2017/5477 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişlilik↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; soru kalıplarının, içeriklerinin veya bir yöntemin FSEK anlamında eser kabul edilemeyeceği ve davacının tekelinde olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, eser sahipliğinden doğan haklarının ihlal edildiği iddiasıyla mali ve manevi haklar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin yayınlanmış birçok ilköğretim kitabı olduğunu, davalının yayınlanan kitaplarında da müvekkiline ait soru tarzlarının aynı yada benzerlerinin izinsiz olarak kullandığını iddia etmiştir. 24.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda davacının iddialarını genel olarak ifade ettiği, iddiasını ispatlamak için somut örnekler göstermesi gerektiği ifade edilmiş, bunun üzerine davacı tarafından davalıya ait kitaplarda yer alan intihal olduğunu iddia ettiği açıklamalar dosyaya sunulmuştur. Mahkemece, davacının bahsi geçen intihal iddialarını somutlaştırdığı ve karşılaştırmalı olarak sunduğu listeyle ilgili yeterli inceleme yapılmamıştır. Bu durumda, davacının somutlaştırdığı intihal iddiaları üzerinde içlerinde denetime elverişli şekilde inceleme yapılmak üzere dershanecilik sektöründe deneyimli Türkçe ve Matematik öğretmenlerinin de bulunduğu yeni bir heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/584 E. 2023/7134 K.
Ortak:denetime elverişlilik · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, davacının somutlaştırdığı intihal iddiaları üzerinde içlerinde «denetime elverişli» şekilde inceleme yapılmak üzere dershanecilik sektöründe deneyimli Türkçe ve Matematik öğretmenlerinin de bulunduğu yeni bir heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, davacının somutlaştırdığı intihal iddiaları üzerinde içlerinde «denetime elverişli» şekilde inceleme yapılmak üzere dershanecilik sektöründe deneyimli Türkçe ve Matematik öğretmenlerinin de bulunduğu ... bir heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı.. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; Hakimle aralarında «husumet» bulunduğunu, defalarca reddi hakim talebinde bulunduğunu ancak reddedildiğini, yasa ve etik dışı rapor uyduran heyete yeniden görev vermekte ısrar olması nedeniyle Hakimin tarafsızlık ilkesine aykırı hareket ettiğini, inceleme yapmadan rapor uyduran heyete taleplerine aykırı olarak ücret ödenmesi ve önceden ödenen ücretin dosyaya iadesi kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemeden «bilirkişi ücretinin» dosyaya iade edilmesi ve hak edilmeyen bilirkişilere ücret ödenmesi yanında geç avans yatırmaları nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin husumet sonucu olduğunu, «adli yardım talebinin» ret edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, dava konusu 29 kitap yerine ... bir kitap incelenerek rapor hazırlandığını, Mahkemece şehven sadece talimat mahkemesine bir kitap gönderilmesi üzerine kitap sayısının 29 olduğuna dair her iki mahkemeye dilekçe yazıldığını, bu dilekçem hakkında karar verilmeden bir kitap üzerinden «bilirkişilerce inceleme» yapıldığını, bilirkişilerin dosyadaki kitap «teslim tutanağını» görmeleri gerektiğini ve eksiklik olması nedeniyle dosyayı iade etmeleri gerekirken «eksik inceleme» yaptıklarını, ... bilirkişi heyetinde rapor alınması gerekirken önceki bilirkişi heyetinde ısrar edilmesinin Hakimin tarafsızlığını zedelediğini belirterek kararın …
Davacının bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı ve «eksik incelemeye» dayalı olarak hazırlanması nedeniyle yaptığı itiraz üzerine Mahkemece 06.04.2022 tarihli karar gereği tespit olunan 876,00 TL bakiye delil avansını yatırabilmesi için 15 günlük «kesin süre» verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil avansı · gider avansı · teslim tutanağı · adli yardım talebi · bilirkişi ücreti · adli yardım · şikayet · kesin süre
Benzer bu kararda… ıldığı, davacı asilin aynı celsede "Ben reddi hakim talebimi yineliyorum, gider avansını geç yatırmış olmam celse talikine sebebiyet vermediği için yatırmış olduğum «gider avansı» üzerinden gerekli incelemenin yapılmasını istiyorum, ayrıca «adli yardım talebi» hukuksuzdur, önceki heyete ödemiş olduğum paranın da iadesini talep ettim, ayrıca 29 kitap olmasına rağmen 1 kitap gönderen ve düzeltme talebim olmasına rağmen bu taleplerimi dikkate almaksızın 1 kitap üzerinden incelemeye sebep olan hakimin kasıtlı hareket ettiğini bu yargılamaya bakamayacağını düşünüyorum, hakkında 3 «şikayet» dilekçem söz konusudur bilirkişiler hakkında da 4 dosya açıktır" şeklinde beyanda bulunduğu, davacının bilirkişi deliline dayandığı, esasen mevcut uyuşmazlığın çözümü noktasında ... niteliğinin tespiti ve intihal iddialarının tartışılmasının sunulan deliller kapsamında mahkemece resen değerlendirilebilecek hususlar olmayıp alanında uzman «bilirkişilerce inceleme» yapılması gerektiği, bu hususun Yargıtay bozma ilamında da açıkça belirtildiği, davacının delil avansını verilen «kesin süre» içerisinde yatırması aksi halde bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağı «ihtarına» rağmen delil avansını yatırmadığı, kesin süre sonrası yatan delil avansının davalının kazanılmış usulü hakkını ihlal edeceği, davacının iddialarının ispatı yönünden zorunlu olan bilirkişi deliline ilişkin delil avansını verilen kesin süre içerisinde yatırmadığı ve bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, şu hale göre gerekli incelemenin yapılmadığı ve «ispat yükü» altındaki davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; Hakimle aralarında «husumet» bulunduğunu, defalarca reddi hakim talebinde bulunduğunu ancak reddedildiğini, yasa ve etik dışı rapor uyduran heyete yeniden görev vermekte ısrar olması nedeniyle Hakimin tarafsızlık ilkesine aykırı hareket ettiğini, inceleme yapmadan rapor uyduran heyete taleplerine aykırı olarak ücret ödenmesi ve önceden ödenen ücretin dosyaya iadesi kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemeden «bilirkişi ücretinin» dosyaya iade edilmesi ve hak edilmeyen bilirkişilere ücret ödenmesi yanında geç avans yatırmaları nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin husumet sonucu olduğunu, «adli yardım talebinin» ret edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, dava konusu 29 kitap yerine ... bir kitap incelenerek rapor hazırlandığını, Mahkemece şehven sadece talimat mahkemesine bir kitap gönderilmesi üzerine kitap sayısının 29 olduğuna dair her iki mahkemeye dilekçe yazıldığını, bu dilekçem hakkında karar verilmeden bir kitap üzerinden «bilirkişilerce inceleme» yapıldığını, bilirkişilerin dosyadaki kitap «teslim tutanağını» görmeleri gerektiğini ve eksiklik olması nedeniyle dosyayı iade etmeleri gerekirken «eksik inceleme» yaptıklarını, ... bilirkişi heyetinde rapor alınması gerekirken önceki bilirkişi heyetinde ısrar edilmesinin Hakimin tarafsızlığını zedelediğini belirterek kararın …
Her ne kadar davacı, Mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde delil avansını yatırmamış ise de, mahkemenin talimat mahkemesine başlangıçta göndermesi gereken kitapların eksik gönderilmiş olması nedeniyle yeniden rapor alınmasının gerektiği, davacının da celse öncesinde «delil avansı» yatırdığı anlaşılmış olmakla dosyanın «denetime elverişli» ve hüküm kurmaya uygun «bilirkişi incelemesi» neticesinde oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… belirtilen kararı ile 26.05.2022 tarihli celsede davacıya 06.04.2022 tarihli karar gereği tespit olunan 876,00 TL bakiye delil avansını yatırabilmesi için 15 günlük «kesin süre» verilmesine, aksi takdirde incelemeye yönelik talebinden vazgeçmiş sayılacağı hususunun duruşmada «ihtar» olunduğu, davacı asilin aynı duruşmada '''yazılı beyanlarımı tekrarlıyorum, ekleyeceğim bir husus yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5990 E. 2023/1551 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · i̇i̇k 266 · bilirkişi ücreti · kesin süre · ihtar · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
Benzer bu kararda… kararı ile dosya arasında mevcut raporların hüküm kurmaya yeterli olmadığı, bizzat davacı asilin 24.08.2017 tarihli ve 30.10.2017 tarihli iki adet dilekçesinde yeni «bilirkişi incelemesinin» Ankara Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından yapılmasını talep ettiği, 13.11.2017 tarihli duruşmada da yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince davacının talebi doğrultusunda talimat yazılarak üç kişilik heyetten rapor alınmasına karar verilmesi ve «bilirkişi ücretinin» yatırılması için «kesin süre» verilerek sonuçlarının «ihtar» edildiği, izlenen usul ve esasın yerinde görüldüğü gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birinci ve ikinci bilirkişi kurul raporlarının, taban tabana zıt raporlar olduğu, bu çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu, «bilirkişi raporları arasında çelişkinin» giderilememesi davacı tarafın davanın giderlerine katlanma zorunluluğu olup bu zorunluluğu «kesin süre» içerisinde yerine getirmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 94, «266» ncı maddesi ve devamı.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6707 E. 2014/582 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karara istinaf · mükerrer tahsilat · vekalet ücreti takdiri · mükerrerlik · ara karar · alacak davası · protokol · feragat
Benzer bu kararda4- Öte yandan, davalılardan ... yönünden davanın reddine karar verildiğine göre kendisini vekille «temsil» ettiren mümeyyiz davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi hatalı olduğu gibi, davacının, dava dilekçesinde mevcut manevi tazminat istemi yönünden miktar belirtmediği gibi mahkemenin 29.01.2009 tarihli «ara kararına istinaden» davacı tarafından tazminat taleplerine ilişkin olarak verilen 03.04.2009 tarihli açıklama dilekçesinde de manevi tazminat istemine ilişkin olarak bir miktar belirt …
3- Kabule göre de, mahkemece, hüküm bölümünün ilk bendinde 1.302 TL «maddi tazminatın» davalılardan ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş iken, ikinci bent ile davalı ... yönünden «mükerrer tahsile» yol açacak şekilde 8.358 TL maddi tazminatın hüküm altına alınması da isabetsiz olup anılan davalı yararına kararın bozulmasını gerektirmiştir.
… inat ayrımı yapmadan talepte bulunduğu ve açıkça manevi tazminat talep etmediği, bu nedenle bu talebi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığı gerekçesiyle, 1.302 TL «maddi tazminatın» davalılar ... ve ...'tan, 8.358 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve ...'tan 30 Haziran 2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından bu davalı yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davanın reddine, man …
1- 1086 Sayılı HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000 TL’nı geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar kesindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7198 E. 2010/3303 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karine · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · protokol · feragat
Benzer bu kararda… dia savunma, dosyadaki kanıtlar ve kısmen itibar edilen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait kitapların birer eser niteliğinde oldukları, FSEK’nun 11. maddesindeki «karine» gereğince davacının aynı zamanda eser sahibi olduğu, davalılarca yayınlanan dava konusu kitaplardan bir kısmının, intihal yapılarak ve önemli ölçüde davacının kitaplarından yararlanılarak meydana getirildiği, izinsiz yararlanma oranının en çok %15 olduğu, basım tarihi 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonra olan kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği, ancak bu ihlal eylemlerinin 28.04 2003 tarihli protokol kapsamında kaldığı, bu kitapların, protokol tarihinden sonra basıldıklarının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçeleriyle, davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mutluoğlu dışında kalan davalılar yönünden reddine karar verilmiş ise de;dava 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonraki dönemde yayınlanan kitaplara ilişkin olarak açılmış olup,davalılar vekilince 23.07.2004 tarihli dilekçesiyle davaya konu kitapların «feragat» kapsamına giren kitaplardan olmadığı beyan edilmiştir.
Mahkemece taraflar arasında imzalanan 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonra basımı gerçekleştirilen kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği davacı tarafından davaya konu kitapların anılan tarihte önce basıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın davalı ...
-
Fikri Mülkiyet İhlali - Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1351 E. 2025/81 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun usulden reddi · taleple bağlılık · i̇i̇k 265 · hakkaniyet · kesinlik sınırı · temlik · usulden reddi · haksız fiil
Benzer bu kararda… anılan madde uyarınca hesaplanan tazminatın 1.000,00 TL'den fazla olması nedeniyle FSEK'in 70/3 hükmü uyarınca ayrıca tazminata hükmedilemeyeceği, dava dilekçesinde «haksız fiil» tarihinden itibaren faiz talep edilmişse de, daha sonra sunulan «ıslah» dilekçesinde «maddi tazminat» için dava tarihinden itibaren faiz istenerek faiz taleplerinin daraltıldığı, «taleple bağlılık» ilkesine göre FSEK'in 68. maddesi uyarınca hesaplanan tazminata dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, davalının davacıya ait eserlerden yaptığı intihal oranları, «kusur» derecesi, intihal yapılan eser sayısı ve tarafların mali ve ekonomik durumlarına göre davacı ... lehine anılan Kanun'un 70/1 hükmü uyarınca 3.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının Türkçe Sevinci 2, Türkçe Sevinci 3, Türkçe Sevinci 4, Türkçe Sevinci Koparmalı Test ve Etkinlik Sayfaları 2, Türkçe Sevinci Koparmalı Test ve Etkinlik Sayfaları 3, Matematik Sevinci 4 isimli kitaplarında davacı ...'ye ait eserleri izinsiz kullanmak suretiyle FSEK'ten kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz ettiğinden anılan Kanun'un 68. maddesi uyarınca; 2013 yılında basılan Matematik Sevinci 4 kitabı için 42,09 TL, 2013 yılında basılan Türkçe Sevinci 2 kitabı için 6.046,21 TL, 2013 yılında basılan Türkçe Sevinci 3 kitabı için 7.441,63 TL, 2013 yılında basılan Türkçe Sevinci 4 kitabı için 154,94 TL, 2013 yılında basılan Türkçe Sevinci Koparmalı test ve Etkinlik sayfaları 2 kitabı için 4.908,73 TL, 2013 yılında basılan Türkçe Sevinci Koparmalı test ve Etkinlik sayfaları 3 kitabı için 2.291,85TL olmak üzere toplam 20.885,45 TL'nin 3 katı karşılığında taleple bağlı kalınarak 208,854 TL'nin davacı ...' ye, 10.442,73 TL' nin davacı ...'e, 5.012,51 TL'nin davacı ...'ya, 5.221,36 TL'nin davacı ...'ye dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak verilmesine, 3.500,00 TL manevi tazminatın 27.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine, dava tarihinden sonraki dönem yönünden dava konu eserlerin davalı tarafından çoğaltılmasının yayılmasının ve satılmasının önlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... ve «temlik» alan ..., temlik alan ... vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
… 1 TL, ... yönünden 5.221,36 TL olduğu, manevi tazminat yönünden istinaf istemi bulunmadığı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 341/2 hükmünde öngörülen «kesinlik sınırının» 2022 yılı için 8.000,00 TL olduğu, davalılar vekilinin ..., ..., ... yönünden istinaf başvurularına konu dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı, davalılar vekilinin ... yönünden itirazları varsa da alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğu, davacı ..., «temlik» alan ... ve temlik alan ... yönünden sehven faiz talebinin başlangıcı ve türüne yönelik istinaf isteminin kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun ..., ..., ... yönünden «usulden reddine», ... yönünden ise esastan reddine, davacılar ..., ... ve ...'nin «istinaf başvurularının usulden reddine» karar verilmiş, karar davacı ..., temlik alan davacı ..., temlik alan davacı ... vekili ve davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dava, eser sahipliği haklarına tecavüzün önlenmesi, «maddi manevi tazminat» istemine ilişkin olup davalılar vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde intihalin olmadığı, dolayısıyla tecavüzün vuku bulmadığının istinaf edilmesi karşısında «maddi tazminat» miktarından hareket edilerek miktar itibariyle İlk Derece Mahkemesi kararının «kesin» olduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun davacı ..., «temlik» alan davacı ... ve temlik alan ... yönünden «usulden reddine» karar verilmesi yerinde değildir.
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2017/«265» E., 2022/110 K.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2131 E. , 2017/5477 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2015 tarih ve 2013/98-2015/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin birçok ilköğretim kitabı yazdığını ve sorular hazırladığını, birçok eseri bulunduğunu, davalı tarafın da yayıncılık yaptığını ve yine İlköğretim kitapları, soru kitapları ve yardımcı kitaplar bastığını, davalının dava konusu kitaplarda müvekkiline ait soruları izni olmaksızın yayınlayarak müvekkilinin eser sahipliğinden doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek FSEK 68.madde uyarınca şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile manevi hakların ihlali nedeniyle 5.000 TL talep manevi tazminatın faiziyle birlikte tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının iddialarını açıklaması gerektiğini, kitaplarda ne şekilde ihlal yapıldığının açık ve net belirtilmediğini, çeşitli soru kalıplarının ve çalışma metodlarının yıllardır kullanıldığını ve davacının tekelinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; soru kalıplarının, içeriklerinin veya bir yöntemin FSEK anlamında eser kabul edilemeyeceği ve davacının tekelinde olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, eser sahipliğinden doğan haklarının ihlal edildiği iddiasıyla mali ve manevi haklar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin yayınlanmış birçok ilköğretim kitabı olduğunu, davalının yayınlanan kitaplarında da müvekkiline ait soru tarzlarının aynı yada benzerlerinin izinsiz olarak kullandığını iddia etmiştir.
24. 07.2015 tarihli bilirkişi raporunda davacının iddialarını genel olarak ifade ettiği, iddiasını ispatlamak için somut örnekler göstermesi gerektiği ifade edilmiş, bunun üzerine davacı tarafından davalıya ait kitaplarda yer alan intihal olduğunu iddia ettiği açıklamalar dosyaya sunulmuştur. Mahkemece, davacının bahsi geçen intihal iddialarını somutlaştırdığı ve karşılaştırmalı olarak sunduğu listeyle ilgili yeterli inceleme yapılmamıştır. Bu durumda, davacının somutlaştırdığı intihal iddiaları üzerinde içlerinde denetime elverişli şekilde inceleme yapılmak üzere dershanecilik sektöründe deneyimli Türkçe ve Matematik öğretmenlerinin de bulunduğu yeni bir heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/377164400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz