Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/7198 E. 2010/3303 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karine↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ protokol↗ feragat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia savunma, dosyadaki kanıtlar ve kısmen itibar edilen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait kitapların birer eser niteliğinde oldukları, FSEK’nun 11. maddesindeki karine gereğince davacının aynı zamanda eser sahibi olduğu, davalılarca yayınlanan dava konusu kitaplardan bir kısmının, intihal yapılarak ve önemli ölçüde davacının kitaplarından yararlanılarak meydana getirildiği, izinsiz yararlanma oranının en çok %15 olduğu, basım tarihi 28.04.2003 tarihli protokolden sonra olan kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği, ancak bu ihlal eylemlerinin 28.04 2003 tarihli protokol kapsamında kaldığı, bu kitapların, protokol tarihinden sonra basıldıklarının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçeleriyle, davalılardan ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıya ait eser niteliği taşıdığı tartışmasız olan kitaplardan bir kısmının intihal yapılarak ve önemli ölçüde davacıya ait kitaplardan yararlanılarak meydana getirildiği iddiasına dayalı tecavüzün men’i, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece taraflar arasında imzalanan 28.04.2003 tarihli protokolden sonra basımı gerçekleştirilen kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği davacı tarafından davaya konu kitapların anılan tarihte önce basıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın davalı ... Mutluoğlu dışında kalan davalılar yönünden reddine karar verilmiş ise de;dava 28.04.2003 tarihli protokolden sonraki dönemde yayınlanan kitaplara ilişkin olarak açılmış olup,davalılar vekilince 23.07.2004 tarihli dilekçesiyle davaya konu kitapların feragat kapsamına giren kitaplardan olmadığı beyan edilmiştir. Bu durumda mahkemece davalılar vekilinin 23.07.2004 tarihli dilekçe içeriği tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirilmek suretiyle bir sonuca ulaşılması gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6707 E. 2014/582 K.
Ortak:protokol · feragat
İncelediğiniz karardaMutluoğlu dışında kalan davalılar yönünden reddine karar verilmiş ise de;dava 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonraki dönemde yayınlanan kitaplara ilişkin olarak açılmış olup,davalılar vekilince 23.07.2004 tarihli dilekçesiyle davaya konu kitapların «feragat» kapsamına giren kitaplardan olmadığı beyan edilmiştir.
… dia savunma, dosyadaki kanıtlar ve kısmen itibar edilen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait kitapların birer eser niteliğinde oldukları, FSEK’nun 11. maddesindeki «karine» gereğince davacının aynı zamanda eser sahibi olduğu, davalılarca yayınlanan dava konusu kitaplardan bir kısmının, intihal yapılarak ve önemli ölçüde davacının kitaplarından yararlanılarak meydana getirildiği, izinsiz yararlanma oranının en çok %15 olduğu, basım tarihi 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonra olan kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği, ancak bu ihlal eylemlerinin 28.04 2003 tarihli protokol kapsamında kaldığı, bu kitapların, protokol tarihinden sonra basıldıklarının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçeleriyle, davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece taraflar arasında imzalanan 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonra basımı gerçekleştirilen kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği davacı tarafından davaya konu kitapların anılan tarihte önce basıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın davalı ...
Benzer bu kararda… inat ayrımı yapmadan talepte bulunduğu ve açıkça manevi tazminat talep etmediği, bu nedenle bu talebi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığı gerekçesiyle, 1.302 TL «maddi tazminatın» davalılar ... ve ...'tan, 8.358 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve ...'tan 30 Haziran 2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından bu davalı yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davanın reddine, man …
Mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmışsa da, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından intihal iddiasına delil olarak sunulan kitapların taraflar arasında 2003 yılında akdedilen «protokolden» sonra basıldığı varsayımı ile tazminat hesabı yapıldığı gibi ilk bilirkişi raporunda uyuşmazlığa konu her kitap yönünden intihal oranları ayrı ayrı belirlenmişken, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karara istinaf · mükerrer tahsilat · vekalet ücreti takdiri · mükerrerlik · ara karar · alacak davası · bilirkişi incelemesi · maddi tazminat
Benzer bu kararda3- Kabule göre de, mahkemece, hüküm bölümünün ilk bendinde 1.302 TL «maddi tazminatın» davalılardan ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş iken, ikinci bent ile davalı ... yönünden «mükerrer tahsile» yol açacak şekilde 8.358 TL maddi tazminatın hüküm altına alınması da isabetsiz olup anılan davalı yararına kararın bozulmasını gerektirmiştir.
4- Öte yandan, davalılardan ... yönünden davanın reddine karar verildiğine göre kendisini vekille «temsil» ettiren mümeyyiz davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi hatalı olduğu gibi, davacının, dava dilekçesinde mevcut manevi tazminat istemi yönünden miktar belirtmediği gibi mahkemenin 29.01.2009 tarihli «ara kararına istinaden» davacı tarafından tazminat taleplerine ilişkin olarak verilen 03.04.2009 tarihli açıklama dilekçesinde de manevi tazminat istemine ilişkin olarak bir miktar belirt …
… inat ayrımı yapmadan talepte bulunduğu ve açıkça manevi tazminat talep etmediği, bu nedenle bu talebi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığı gerekçesiyle, 1.302 TL «maddi tazminatın» davalılar ... ve ...'tan, 8.358 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve ...'tan 30 Haziran 2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından bu davalı yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davanın reddine, man …
1- 1086 Sayılı HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000 TL’nı geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar kesindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13951 E. 2014/3757 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · taşıyan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının test kitabının sahibinin hususiyetini «taşıyan» eser mahiyetinde olduğu, davalının mali hakları davacıya ait olan eserlerin basımını yaptığı, FSEK 68 maddesi uyarınca üç kat tazminat istenebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 77.106 TL tazminatın «son» baskı tarihi olan 10.08.2010 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, davalı taraf «bilirkişi raporuna itirazında» 25.11.2010 ve 28.12.2010 tarihli faturalarda belirtilen 9.000 adet baskının davacıya ait eserden farklı olduğunu, bu eserlerin 2011 yılında basıldığını, bunlar yön …
… sunduğu, bunların davacı tarafa ait kitaplardan bilgi ve içerik olarak farklı ve bağımsız eser olduklarının anlaşıldığı belirtilmiş, yine hüküm kısmında kitapların «son» baskı tarihi 10.08.2010 olarak kabul edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/7198 E. , 2010/3303 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.02.2008 tarih ve 2006/65-2008/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.03.2010 gününde davacı asil ... ve davalılardan ... avukatı ... geldiler, davacı asil ... aynı günlü dilekçe ile duruşma isteminden vazgeçtiğini, dosyasının duruşmasız olarak evrak üzerinde incelenmesini istemiş ve istem uygun görülmekle, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı asil, dava dilekçesinde “hedef yayıncılık şirketi ile davalıların, kendisine ait olup Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu tarafından onaylanan İlköğretim Türkçe 2, İlköğretim Türkçe 3, İlköğretim Türkçe 4, İlköğretim Türkçe 5 Eğlenceli Dil Bilgisi 2, 3, 4, 5 adlı kitapları, sahte yazar adları ile ve bazı bölümlerde sorunun niteliğini değiştirmeyecek küçük değişikliklerle kopyalanarak kullanıldığını, yazar olarak görünen davalıların kişisel durumlarının bu kitapları yazamayacak olmalarının bir göstergesi olduğunu, bazı davalıların malul, manken annesi ya da paketleme işçisi olduklarını, davalıların daha önceki yıllarda da benzer kopyalama faaliyetinde bulunduklarını, 2003 yılında ...
ile yapılan protokol ile o tarihe kadar olan hukuk ve ceza davalarından feragat ettiğini ancak bu davaya konu kitapların bu tarihten sonra yayınlandığını, bu kitapların daha önceden hiçbir davaya konu olmadığını,” iddia ile kopya kitapların basım ve dağıtımının önlenmesini, basımda kullanılan malzemelere el konulmasını, imha edilmesini, talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davacının kitapları ile davalıların kitaplarının birbirinden farklı olduğunu, davacının, davalılardan ...’ın eski ortağı olduğunu, 28.04.2003 tarihinde bir protokol yaptıklarını ve davacının, protokol tarihine kadar olan bütün dava ve şikayetlerden feragat ettiğini ve vazgeçtiğini, toplanmış olan bütün kitapların davalılara iade edildiğini, ancak davacının daha sonra defalarca aynı şikayetlerini sürdürdüğünü, davacının, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bilinen bir sima haline geldiğini, dava ve şikayetlerin tek amacının davalıları taciz etmek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia savunma, dosyadaki kanıtlar ve kısmen itibar edilen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait kitapların birer eser niteliğinde oldukları, FSEK’nun 11. maddesindeki karine gereğince davacının aynı zamanda eser sahibi olduğu, davalılarca yayınlanan dava konusu kitaplardan bir kısmının, intihal yapılarak ve önemli ölçüde davacının kitaplarından yararlanılarak meydana getirildiği, izinsiz yararlanma oranının en çok %15 olduğu, basım tarihi 28.04.2003 tarihli protokolden sonra olan kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği, ancak bu ihlal eylemlerinin 28.04 2003 tarihli protokol kapsamında kaldığı, bu kitapların, protokol tarihinden sonra basıldıklarının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçeleriyle, davalılardan ...
hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıya ait eser niteliği taşıdığı tartışmasız olan kitaplardan bir kısmının intihal yapılarak ve önemli ölçüde davacıya ait kitaplardan yararlanılarak meydana getirildiği iddiasına dayalı tecavüzün men’i, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece taraflar arasında imzalanan 28.04.2003 tarihli protokolden sonra basımı gerçekleştirilen kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği davacı tarafından davaya konu kitapların anılan tarihte önce basıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın davalı ... Mutluoğlu dışında kalan davalılar yönünden reddine karar verilmiş ise de;dava 28.04.2003 tarihli protokolden sonraki dönemde yayınlanan kitaplara ilişkin olarak açılmış olup,davalılar vekilince 23.07.2004 tarihli dilekçesiyle davaya konu kitapların feragat kapsamına giren kitaplardan olmadığı beyan edilmiştir. Bu durumda mahkemece davalılar vekilinin 23.07.2004 tarihli dilekçe içeriği tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirilmek suretiyle bir sonuca ulaşılması gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013987700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz