TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2523 E. 2023/1914 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümrük müşavirliği↗ tanıma↗ acente↗ ziya↗ ticaret unvanı↗ komisyon↗ ayırt edicilik↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 30.09.2014 tarih, 2013/54 E. ve 2014/208 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.06.2019 tarih, 2018/2048 E. ve 2019/4402 K. sayılı kararıyla başvuru konusu ibarenin 36. sınıfta yer alan “Sigorta hizmetleri, Finansal ve Parasal hizmetler, Gayrimenkul Komisyonculuğu, Müşavirliği ve İdareciliği hizmetleri, Gümrük Müşavirliği hizmetleri” yönünde de ayırt edicilik vasfı taşıdığı ve tanımlayıcı olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 01.10.2020 tarih, 2019/336 E. ve 2020/172 K. sayılı kararı ile başvuru konusu TURKİSH YATIRIM ŞEKİL ibaresinden müteşekkil işarette, münferit unsurlardan ziyade, işaretin bir bütün olarak bıraktığı genel intibâının nazara alınmasının icap etmesi, TURKİSH YATIRIM + ŞEKİL ibaresinden müteşekkil işaretin 35. sınıftaki "İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat-ihracat acente hizmetleri dahil). Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" ve 36. sınıftaki "Sigorta hizmetleri; Finansal ve parasal hizmetler; Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri; Gümrük müşavirliği" hizmetleri için hem simgesel ve hem de işletmesel kökeni ifadeye soyut olarak elverişli olması, anılan işaretin, alıcı tanımasa da, belirtilen hizmetleri başvurucu firmaya bağlamakta ve hizmetlerin başvurucu firmaya ait olduğunu yararlanıcılara anlatmakta yeterli bulunması, bu bağlamda tescili istenen işaretin, hizmetlerin kaynağını gösterebilmesi sebebiyle ayırt ediciliği haiz olması, başvuru kapsamındaki kalan hizmetleri ferdileştirmesi ve bunları hizmetlerden yararlanıcılar için piyasada teşhis edilebilir hâle getirmeye elverişli bulunması, başvuru konusu işaretin kapsamındaki kalan hizmetlerin adına veya tanımına uzak olması sebebiyle onları ortalama yararlanıcıları nezdinde ayırt etmeyi sağlaması, piyasa şeffaflığını sağlama fonksiyonu bağlamında, alıcılar ile başvurucu işletme arasındaki iletişimi sağlaması, bu meyanda bu işaretin, davacı işletmenin hizmetlerini kolayca satmasına; tüketicilerin yahut hizmetlerin yararlanıcılarının da anılan hizmetlerin menşei, vasfı ve imajı hakkında bilgilenmesine ve sonuç olarak somut olarak da ayırt edicilik taşımasına, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesi anlamında başkaca herhangi bir ret sebebi yahut nakise taşımamasına, başvuru konusu işaretin anılan hizmetler için marka olabilme vasfının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TürkPatent YİDK'nın 30.11.2012 tarih ve 2012-M-3904 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; “Turkish Yatırım” ibaresinin her biri tek başına 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ret kararına konu olan hizmetleri tanımlayan “turkısh” ve “yatırım” kelime unsurlarının sıradan bir bileşkesi olduğunu, tüketici tarafından da Türk yatırım hizmetleri, Türkiye’ye ait yatırım hizmetleri ya da Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından sağlanan yatırım hizmetleri gibi algılanacağını, bu nedenle redde konu sınıflar açısından 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi bakımından tescil edilemeyeceğine dair Kurul kararının hukuka uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının "Turkish Yatırım" ibareli marka tescil başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca kısmen reddine dair TürkPatent YİDK'nın 0.11.2012 tarih ve 2012-M-3904 sayılı kararının iptaline istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6325 E. 2024/895 K.
Ortak:tanıma · acente · ziya · komisyon · ayırt edicilik · dava sebebi · dahili dava
İncelediğiniz karardaAçık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" ve 36. sınıftaki "Sigorta hizmetleri; Finansal ve parasal hizmetler; Gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri; Gümrük müşavirliği" hizmetleri için hem simgesel ve hem de işletmesel kökeni ifadeye soyut olarak elverişli olması, anılan işaretin, alıcı tanımasa da, belirtilen hizmetleri başvurucu firmaya bağlamakta ve hizmetlerin başvurucu firmaya ait olduğunu yararlanıcılara anlatmakta yeterli bulunması, bu bağlamda tescili istenen işaretin, hizmetlerin kaynağını gösterebilmesi sebebiyle «ayırt ediciliği» haiz olması, başvuru kapsamındaki kalan hizmetleri ferdileştirmesi ve bunları hizmetlerden yararlanıcılar için piyasada teşhis edilebilir hâle getirmeye elverişli bulunması, başvuru konusu işaretin kapsamındaki kalan hizmetlerin adına veya «tanımına» uzak olması sebebiyle onları ortalama yararlanıcıları nezdinde ayırt etmeyi sağlaması, piyasa şeffaflığını sağlama fonksiyonu bağlamında, alıcılar ile başvurucu işletme arasındaki iletişimi sağlaması, bu meyanda bu işaretin, davacı işletmenin hizmetlerini kolayca satmasına; tüketicilerin yahut hizmetlerin yararlanıcılarının da anılan hizmetlerin menşei, vasfı ve imajı hakkında bilgilenmesine ve sonuç olarak somut olarak da ayırt edicilik taşımasına, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesi anlamında başkaca herhangi bir ret «sebebi» yahut nakise taşımamasına, başvuru konusu işaretin anılan hizmetler için marka olabilme vasfının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TürkPatent YİDK'nın 30.1 …
… Mahkemenin 01.10.2020 tarih, 2019/336 E. ve 2020/172 K. sayılı kararı ile başvuru konusu TURKİSH YATIRIM ŞEKİL ibaresinden müteşekkil işarette, münferit unsurlardan «ziyade», işaretin bir bütün olarak bıraktığı genel intibâının nazara alınmasının icap etmesi, TURKİSH YATIRIM + ŞEKİL ibaresinden müteşekkil işaretin 35. sınıftaki "İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat-ihracat «acente» hizmetleri «dahil»).
Bozma Kararı Dairemizin 13.06.2019 tarih, 2018/2048 E. ve 2019/4402 K. sayılı kararıyla başvuru konusu ibarenin 36. sınıfta yer alan “Sigorta hizmetleri, Finansal ve Parasal hizmetler, Gayrimenkul Komisyonculuğu, Müşavirliği ve İdareciliği hizmetleri, Gümrük Müşavirliği hizmetleri” yönünde de «ayırt edicilik» vasfı taşıdığı ve tanımlayıcı olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2048 E. 2019/4402 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · acente · komisyon · ayırt edicilik · dahili dava
İncelediğiniz kararda… Mahkemenin 01.10.2020 tarih, 2019/336 E. ve 2020/172 K. sayılı kararı ile başvuru konusu TURKİSH YATIRIM ŞEKİL ibaresinden müteşekkil işarette, münferit unsurlardan «ziyade», işaretin bir bütün olarak bıraktığı genel intibâının nazara alınmasının icap etmesi, TURKİSH YATIRIM + ŞEKİL ibaresinden müteşekkil işaretin 35. sınıftaki "İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat-ihracat «acente» hizmetleri «dahil»).
Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" ve 36. sınıftaki "Sigorta hizmetleri; Finansal ve parasal hizmetler; Gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri; Gümrük müşavirliği" hizmetleri için hem simgesel ve hem de işletmesel kökeni ifadeye soyut olarak elverişli olması, anılan işaretin, alıcı tanımasa da, belirtilen hizmetleri başvurucu firmaya bağlamakta ve hizmetlerin başvurucu firmaya ait olduğunu yararlanıcılara anlatmakta yeterli bulunması, bu bağlamda tescili istenen işaretin, hizmetlerin kaynağını gösterebilmesi sebebiyle «ayırt ediciliği» haiz olması, başvuru kapsamındaki kalan hizmetleri ferdileştirmesi ve bunları hizmetlerden yararlanıcılar için piyasada teşhis edilebilir hâle getirmeye elverişli bulunması, başvuru konusu işaretin kapsamındaki kalan hizmetlerin adına veya «tanımına» uzak olması sebebiyle onları ortalama yararlanıcıları nezdinde ayırt etmeyi sağlaması, piyasa şeffaflığını sağlama fonksiyonu bağlamında, alıcılar ile başvurucu işletme arasındaki iletişimi sağlaması, bu meyanda bu işaretin, davacı işletmenin hizmetlerini kolayca satmasına; tüketicilerin yahut hizmetlerin yararlanıcılarının da anılan hizmetlerin menşei, vasfı ve imajı hakkında bilgilenmesine ve sonuç olarak somut olarak da ayırt edicilik taşımasına, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesi anlamında başkaca herhangi bir ret «sebebi» yahut nakise taşımamasına, başvuru konusu işaretin anılan hizmetler için marka olabilme vasfının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TürkPatent YİDK'nın 30.1 …
Bozma Kararı Dairemizin 13.06.2019 tarih, 2018/2048 E. ve 2019/4402 K. sayılı kararıyla başvuru konusu ibarenin 36. sınıfta yer alan “Sigorta hizmetleri, Finansal ve Parasal hizmetler, Gayrimenkul Komisyonculuğu, Müşavirliği ve İdareciliği hizmetleri, Gümrük Müşavirliği hizmetleri” yönünde de «ayırt edicilik» vasfı taşıdığı ve tanımlayıcı olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
Benzer bu kararda… aynak bildiren bir ibare olduğu, buna karşılık ''iş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri" (ithalat-ihracat «acente» Manetlferi «dahil»), Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri, açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri, «gümrük müşavirliği» hizmetleri, Sigorta hizmetleri" açısından 7/I-c kapsamına girmediği, davacının m.7/«son» anlamında markasına kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandırdığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK’in başvurunun kısmen reddine ilişkin kararının, iş yönetimi idaresi ve bu konularla ilgil …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, red gerekçesinin KHK'nın 7/1-c maddesine dayandığı anlaşılmakla TURKİSH YATIRIM ŞEKİL ibareli davacı başvurusunun "Finansal ve Parasal hizmetler'' ile "Gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri." açısından KHK m.
… lan “Sigorta hizmetleri, Finansal ve Parasal hizmetler, Gayrimenkul Komisyonculuğu, Müşavirliği ve İdareciliği hizmetleri, Gümrük Müşavirliği hizmetleri” yönünde de «ayırt edicilik» vasfı taşıdığı ve tanımlayıcı olmadığı kabul edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… aynak bildiren bir ibare olduğu, buna karşılık ''iş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri" (ithalat-ihracat «acente» Manetlferi «dahil»), Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri, açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri, «gümrük müşavirliği» hizmetleri, Sigorta hizmetleri" açısından 7/I-c kapsamına girmediği, davacının m.7/«son» anlamında markasına kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandırdığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK’in başvurunun kısmen reddine ilişkin kararının, iş yönetimi idaresi ve bu konularla ilgil …
-
YİDK kararının iptali | Kurum kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11231 E. 2014/17830 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · ticaret unvanı · komisyon · dahili dava
İncelediğiniz kararda… Mahkemenin 01.10.2020 tarih, 2019/336 E. ve 2020/172 K. sayılı kararı ile başvuru konusu TURKİSH YATIRIM ŞEKİL ibaresinden müteşekkil işarette, münferit unsurlardan «ziyade», işaretin bir bütün olarak bıraktığı genel intibâının nazara alınmasının icap etmesi, TURKİSH YATIRIM + ŞEKİL ibaresinden müteşekkil işaretin 35. sınıftaki "İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat-ihracat «acente» hizmetleri «dahil»).
Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" ve 36. sınıftaki "Sigorta hizmetleri; Finansal ve parasal hizmetler; Gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri; Gümrük müşavirliği" hizmetleri için hem simgesel ve hem de işletmesel kökeni ifadeye soyut olarak elverişli olması, anılan işaretin, alıcı tanımasa da, belirtilen hizmetleri başvurucu firmaya bağlamakta ve hizmetlerin başvurucu firmaya ait olduğunu yararlanıcılara anlatmakta yeterli bulunması, bu bağlamda tescili istenen işaretin, hizmetlerin kaynağını gösterebilmesi sebebiyle «ayırt ediciliği» haiz olması, başvuru kapsamındaki kalan hizmetleri ferdileştirmesi ve bunları hizmetlerden yararlanıcılar için piyasada teşhis edilebilir hâle getirmeye elverişli bulunması, başvuru konusu işaretin kapsamındaki kalan hizmetlerin adına veya «tanımına» uzak olması sebebiyle onları ortalama yararlanıcıları nezdinde ayırt etmeyi sağlaması, piyasa şeffaflığını sağlama fonksiyonu bağlamında, alıcılar ile başvurucu işletme arasındaki iletişimi sağlaması, bu meyanda bu işaretin, davacı işletmenin hizmetlerini kolayca satmasına; tüketicilerin yahut hizmetlerin yararlanıcılarının da anılan hizmetlerin menşei, vasfı ve imajı hakkında bilgilenmesine ve sonuç olarak somut olarak da ayırt edicilik taşımasına, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesi anlamında başkaca herhangi bir ret «sebebi» yahut nakise taşımamasına, başvuru konusu işaretin anılan hizmetler için marka olabilme vasfının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TürkPatent YİDK'nın 30.1 …
Benzer bu kararda… n belgelerin davacı marka başvurusunun kullanım yoluyla ayırtedici nitelik kazandığını ispatlamaya yeterli olmadığı, sunulan delillerin tamamına yakınının davacının «ticaret unvanı» ile ilgili bulunduğu, markasal kullanıma yönelik olmadığı, bazılarının YİDK karar tarihinden sonraki tarihli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının 36. sınıfa «dahil» “sigorta hizmetleri, gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri, «gümrük müşavirliği» hizmetleri” yönünden kısmen iptaline karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, davacının tescilini talep ettiği, asıl ve tek unsuru “turkishcards” ibaresi olan başvurunun “sigorta hizmetleri, gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri, «gümrük müşavirliği» hizmetleri” açısından doğrudan tanımlayıcı olmadığı ve 556 sayılı KHK m.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Kurum kararının iptali | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11229 E. 2014/17981 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · ticaret unvanı · komisyon
İncelediğiniz karardaAçık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" ve 36. sınıftaki "Sigorta hizmetleri; Finansal ve parasal hizmetler; Gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri; Gümrük müşavirliği" hizmetleri için hem simgesel ve hem de işletmesel kökeni ifadeye soyut olarak elverişli olması, anılan işaretin, alıcı tanımasa da, belirtilen hizmetleri başvurucu firmaya bağlamakta ve hizmetlerin başvurucu firmaya ait olduğunu yararlanıcılara anlatmakta yeterli bulunması, bu bağlamda tescili istenen işaretin, hizmetlerin kaynağını gösterebilmesi sebebiyle «ayırt ediciliği» haiz olması, başvuru kapsamındaki kalan hizmetleri ferdileştirmesi ve bunları hizmetlerden yararlanıcılar için piyasada teşhis edilebilir hâle getirmeye elverişli bulunması, başvuru konusu işaretin kapsamındaki kalan hizmetlerin adına veya «tanımına» uzak olması sebebiyle onları ortalama yararlanıcıları nezdinde ayırt etmeyi sağlaması, piyasa şeffaflığını sağlama fonksiyonu bağlamında, alıcılar ile başvurucu işletme arasındaki iletişimi sağlaması, bu meyanda bu işaretin, davacı işletmenin hizmetlerini kolayca satmasına; tüketicilerin yahut hizmetlerin yararlanıcılarının da anılan hizmetlerin menşei, vasfı ve imajı hakkında bilgilenmesine ve sonuç olarak somut olarak da ayırt edicilik taşımasına, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesi anlamında başkaca herhangi bir ret «sebebi» yahut nakise taşımamasına, başvuru konusu işaretin anılan hizmetler için marka olabilme vasfının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TürkPatent YİDK'nın 30.1 …
Benzer bu kararda… çekişmeli 36. sınıftaki finansal ve parasal hizmetler yönünden isabetli olduğu, buna karşılık davacının tescilini istediği ibarenin “Sigorta hizmetleri, gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri, «gümrük müşavirliği» hizmetleri yönünden cins, çeşit, vasıf, amaç ve coğrafi kaynak bildirmediği, bu sınıflar yönünden KHK'nın 7/1 a-c-d bentleri kapsamında bir tescil engeli bulunmadığı, anılan hizmetler bakımından verilen YİDK kararının isabetsiz olduğu, öte yandan her ne kadar davacı, “TurkishFaktoring” ibaresinin tescil başvurusu tarihinden önce kullanıldığı ve bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmış olduğu, bu nedenle KHK'nın 7/II hükmü uyarınca tescil talebinin reddedilemeyeceğini iddia etmiş ise de, gerek itiraz, gerekse yargılama sürecinde sunulan belgelerin bu iddiayı ispata yeterli olmadığı; zira bu konuda sunulan delillerin davacının «ticaret unvanı» ve finansal hizmetler için ilgili otoritelerden alınması gereken belgelerle ilgili olduğu ve başvuruya konu “TurkishFaktoring” ibaresinin markasal olarak kullanımına yönelik yoğun, reklam ve tanıtımı içeren delil ve belgeler bulunmadığı, bu itibarla dikkate alınmasının mümkün olmadığı, tüm bu nedenlerle somut olayda KHK'nın 7/«son» hükmü uyarınca tescil engelinin aşılması koşullarının gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, TPE YİDK 2012-M-1491 s …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… çekişmeli 36. sınıftaki finansal ve parasal hizmetler yönünden isabetli olduğu, buna karşılık davacının tescilini istediği ibarenin “Sigorta hizmetleri, gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri, «gümrük müşavirliği» hizmetleri yönünden cins, çeşit, vasıf, amaç ve coğrafi kaynak bildirmediği, bu sınıflar yönünden KHK'nın 7/1 a-c-d bentleri kapsamında bir tescil engeli bulunmadığı, anılan hizmetler bakımından verilen YİDK kararının isabetsiz olduğu, öte yandan her ne kadar davacı, “TurkishFaktoring” ibaresinin tescil başvurusu tarihinden önce kullanıldığı ve bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmış olduğu, bu nedenle KHK'nın 7/II hükmü uyarınca tescil talebinin reddedilemeyeceğini iddia etmiş ise de, gerek itiraz, gerekse yargılama sürecinde sunulan belgelerin bu iddiayı ispata yeterli olmadığı; zira bu konuda sunulan delillerin davacının «ticaret unvanı» ve finansal hizmetler için ilgili otoritelerden alınması gereken belgelerle ilgili olduğu ve başvuruya konu “TurkishFaktoring” ibaresinin markasal olarak kullanımına yönelik yoğun, reklam ve tanıtımı içeren delil ve belgeler bulunmadığı, bu itibarla dikkate alınmasının mümkün olmadığı, tüm bu nedenlerle somut olayda KHK'nın 7/«son» hükmü uyarınca tescil engelinin aşılması koşullarının gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, TPE YİDK 2012-M-1491 s …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18758 E. 2015/4555 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · komisyon · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaAçık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" ve 36. sınıftaki "Sigorta hizmetleri; Finansal ve parasal hizmetler; Gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri; Gümrük müşavirliği" hizmetleri için hem simgesel ve hem de işletmesel kökeni ifadeye soyut olarak elverişli olması, anılan işaretin, alıcı tanımasa da, belirtilen hizmetleri başvurucu firmaya bağlamakta ve hizmetlerin başvurucu firmaya ait olduğunu yararlanıcılara anlatmakta yeterli bulunması, bu bağlamda tescili istenen işaretin, hizmetlerin kaynağını gösterebilmesi sebebiyle «ayırt ediciliği» haiz olması, başvuru kapsamındaki kalan hizmetleri ferdileştirmesi ve bunları hizmetlerden yararlanıcılar için piyasada teşhis edilebilir hâle getirmeye elverişli bulunması, başvuru konusu işaretin kapsamındaki kalan hizmetlerin adına veya «tanımına» uzak olması sebebiyle onları ortalama yararlanıcıları nezdinde ayırt etmeyi sağlaması, piyasa şeffaflığını sağlama fonksiyonu bağlamında, alıcılar ile başvurucu işletme arasındaki iletişimi sağlaması, bu meyanda bu işaretin, davacı işletmenin hizmetlerini kolayca satmasına; tüketicilerin yahut hizmetlerin yararlanıcılarının da anılan hizmetlerin menşei, vasfı ve imajı hakkında bilgilenmesine ve sonuç olarak somut olarak da ayırt edicilik taşımasına, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesi anlamında başkaca herhangi bir ret «sebebi» yahut nakise taşımamasına, başvuru konusu işaretin anılan hizmetler için marka olabilme vasfının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TürkPatent YİDK'nın 30.1 …
Bozma Kararı Dairemizin 13.06.2019 tarih, 2018/2048 E. ve 2019/4402 K. sayılı kararıyla başvuru konusu ibarenin 36. sınıfta yer alan “Sigorta hizmetleri, Finansal ve Parasal hizmetler, Gayrimenkul Komisyonculuğu, Müşavirliği ve İdareciliği hizmetleri, Gümrük Müşavirliği hizmetleri” yönünde de «ayırt edicilik» vasfı taşıdığı ve tanımlayıcı olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
Benzer bu kararda… nun açıkça ön plana çıkan ayırt edici bir konumu olmadığı, KHK'nin 7/1-(a) bendi anlamında çizimle ve benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla çoğaltılabilen, «ortalama tüketicilerin» algısına hitap eden bir işaret olduğu, soyut ayırtediciliğinin bulunduğu, "..." ibaresini gören tüketicilerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından sağlanan factoring hizmeti şeklinde algılayacağı, bu nedenle davacı başvurusunun 36. sınıf "finansal ve parasal hizmetler" açısından cins vasıf çeşit coğrafi kaynak bildirdiği, bu hizmetler açısından «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, buna karşılık “Sigorta hizmetleri, Gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetleri” açısından doğrudan tanımlayıcı olmadığı ve 7/1-c kapsamına girmediği, anılan mal ve hizmetler yö …
2012-M-3958 sayılı kararının başvuru kapsamında yer alan 36. sınıftaki “sigorta hizmetleri; gayrimenkul «komisyonculuğu» müşavirliği ve idaresi hizmetleri; «gümrük müşavirliği» hizmetleri” yönünden kısmen iptaline, “Finansal ve parasal hizmetler" yönünden ise ... kararında bir isabetsizlik olmadığından fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… nun açıkça ön plana çıkan ayırt edici bir konumu olmadığı, KHK'nin 7/1-(a) bendi anlamında çizimle ve benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla çoğaltılabilen, «ortalama tüketicilerin» algısına hitap eden bir işaret olduğu, soyut ayırtediciliğinin bulunduğu, "..." ibaresini gören tüketicilerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından sağlanan factoring hizmeti şeklinde algılayacağı, bu nedenle davacı başvurusunun 36. sınıf "finansal ve parasal hizmetler" açısından cins vasıf çeşit coğrafi kaynak bildirdiği, bu hizmetler açısından «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, buna karşılık “Sigorta hizmetleri, Gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri, Gümrük müşavirliği hizmetleri” açısından doğrudan tanımlayıcı olmadığı ve 7/1-c kapsamına girmediği, anılan mal ve hizmetler yö …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11235 E. 2014/18259 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · komisyon · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaAçık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" ve 36. sınıftaki "Sigorta hizmetleri; Finansal ve parasal hizmetler; Gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri; Gümrük müşavirliği" hizmetleri için hem simgesel ve hem de işletmesel kökeni ifadeye soyut olarak elverişli olması, anılan işaretin, alıcı tanımasa da, belirtilen hizmetleri başvurucu firmaya bağlamakta ve hizmetlerin başvurucu firmaya ait olduğunu yararlanıcılara anlatmakta yeterli bulunması, bu bağlamda tescili istenen işaretin, hizmetlerin kaynağını gösterebilmesi sebebiyle «ayırt ediciliği» haiz olması, başvuru kapsamındaki kalan hizmetleri ferdileştirmesi ve bunları hizmetlerden yararlanıcılar için piyasada teşhis edilebilir hâle getirmeye elverişli bulunması, başvuru konusu işaretin kapsamındaki kalan hizmetlerin adına veya «tanımına» uzak olması sebebiyle onları ortalama yararlanıcıları nezdinde ayırt etmeyi sağlaması, piyasa şeffaflığını sağlama fonksiyonu bağlamında, alıcılar ile başvurucu işletme arasındaki iletişimi sağlaması, bu meyanda bu işaretin, davacı işletmenin hizmetlerini kolayca satmasına; tüketicilerin yahut hizmetlerin yararlanıcılarının da anılan hizmetlerin menşei, vasfı ve imajı hakkında bilgilenmesine ve sonuç olarak somut olarak da ayırt edicilik taşımasına, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesi anlamında başkaca herhangi bir ret «sebebi» yahut nakise taşımamasına, başvuru konusu işaretin anılan hizmetler için marka olabilme vasfının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TürkPatent YİDK'nın 30.1 …
Bozma Kararı Dairemizin 13.06.2019 tarih, 2018/2048 E. ve 2019/4402 K. sayılı kararıyla başvuru konusu ibarenin 36. sınıfta yer alan “Sigorta hizmetleri, Finansal ve Parasal hizmetler, Gayrimenkul Komisyonculuğu, Müşavirliği ve İdareciliği hizmetleri, Gümrük Müşavirliği hizmetleri” yönünde de «ayırt edicilik» vasfı taşıdığı ve tanımlayıcı olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
Benzer bu kararda… nlamlarına gelen "Turkish" ve "kart" anlamına gelen "card" sözcüklerinin birleştirilmesiyle türetildiği, başvurunun 556 sayılı KHK'nin 7/1-(a) bendi anlamında soyut «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, ancak “Turkishcard” ibaresini gören, duyan, okuyan ortalama düzeydeki tüketici kitlesinin hiçbir özel zihni çabaya mahal kalmadan doğrudan doğruya "Turkkartı" olarak algılayacağı, bütün bir halkı ve her türlü kartları doğrudan tanımlayan davacı başvurusunun emtia listesindeki 09. sınıfta yer alan “otomatik satış makineleri, bilet otomatları, nakit para çekme makineleri" ile 36. sınıfta yer alan “finansal ve parasal hizmetler" açısından cins, çeşit, vasıf, amaç ve Türk ibaresi üzerinden coğrafi kaynak bildiren bir sözcük olarak algılanacağı, bu nedenle işaretin söz konusu mal ve hizmetler açısından somut olarak ayırt edici nitelikten yoksun olduğu, buna karşılık “sigorta hizmetleri, gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri, «gümrük müşavirliği» hizmetleri” yönünden cins, çeşit, vasıf, amaç, coğrafi kaynak bildirmediği, tanımlayıcı olarak kabul edilemeyeceği, gerek YİDK'na itiraz, gerekse yargılama sürecin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16178 E. 2015/1480 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · komisyon
İncelediğiniz karardaAçık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" ve 36. sınıftaki "Sigorta hizmetleri; Finansal ve parasal hizmetler; Gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri; Gümrük müşavirliği" hizmetleri için hem simgesel ve hem de işletmesel kökeni ifadeye soyut olarak elverişli olması, anılan işaretin, alıcı tanımasa da, belirtilen hizmetleri başvurucu firmaya bağlamakta ve hizmetlerin başvurucu firmaya ait olduğunu yararlanıcılara anlatmakta yeterli bulunması, bu bağlamda tescili istenen işaretin, hizmetlerin kaynağını gösterebilmesi sebebiyle «ayırt ediciliği» haiz olması, başvuru kapsamındaki kalan hizmetleri ferdileştirmesi ve bunları hizmetlerden yararlanıcılar için piyasada teşhis edilebilir hâle getirmeye elverişli bulunması, başvuru konusu işaretin kapsamındaki kalan hizmetlerin adına veya «tanımına» uzak olması sebebiyle onları ortalama yararlanıcıları nezdinde ayırt etmeyi sağlaması, piyasa şeffaflığını sağlama fonksiyonu bağlamında, alıcılar ile başvurucu işletme arasındaki iletişimi sağlaması, bu meyanda bu işaretin, davacı işletmenin hizmetlerini kolayca satmasına; tüketicilerin yahut hizmetlerin yararlanıcılarının da anılan hizmetlerin menşei, vasfı ve imajı hakkında bilgilenmesine ve sonuç olarak somut olarak da ayırt edicilik taşımasına, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesi anlamında başkaca herhangi bir ret «sebebi» yahut nakise taşımamasına, başvuru konusu işaretin anılan hizmetler için marka olabilme vasfının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TürkPatent YİDK'nın 30.1 …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davada tescilli markanın kullanmamaya dayalı iptalinin talep edildiği, davanın niteliği gereği «ispat yükünün» davalıya ait olduğu, davalı yanın verilen «kesin süreye» rağmen dosyada uyuşmazlığın devam ettiği markanın tescilli olduğu 36. sınıfta "sigorta hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler ve «gümrük müşavirliği» hizmetleri" emtiaları yönünden KHK'nın 14. maddesinde öngörülen surette kullanımı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2007-15146 sayılı ve “...” ibareli markanın tescilli olduğu 36. sınıfta “sigorta hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler ve gümrük müşavirliği hizmetleri” emtiaları yönünden kısmen iptaline, sicilden terkinine, davaya konu markanın aynı sınıftaki tescilli “gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri” yönünden davanın davacı vekilinin vaki «feragati» sebebiyle kısmen reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı vekilinin 09/09/2014 tarihli duruşmada davalı markasının tescilli olduğu 36. sınıftaki gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri yönünden davasından «feragat» etmesi nedeniyle davanın kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi ve yargılama «harç» ve giderlerinin kabul ve ret oranına göre paylaştırılmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · kesin süre · ispat yükü · feragat · harç · vekalet ücreti · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davada tescilli markanın kullanmamaya dayalı iptalinin talep edildiği, davanın niteliği gereği «ispat yükünün» davalıya ait olduğu, davalı yanın verilen «kesin süreye» rağmen dosyada uyuşmazlığın devam ettiği markanın tescilli olduğu 36. sınıfta "sigorta hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler ve «gümrük müşavirliği» hizmetleri" emtiaları yönünden KHK'nın 14. maddesinde öngörülen surette kullanımı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2007-15146 sayılı ve “...” ibareli markanın tescilli olduğu 36. sınıfta “sigorta hizmetleri, finansal ve parasal hizmetler ve gümrük müşavirliği hizmetleri” emtiaları yönünden kısmen iptaline, sicilden terkinine, davaya konu markanın aynı sınıftaki tescilli “gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri” yönünden davanın davacı vekilinin vaki «feragati» sebebiyle kısmen reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı vekilinin 09/09/2014 tarihli duruşmada davalı markasının tescilli olduğu 36. sınıftaki gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri yönünden davasından «feragat» etmesi nedeniyle davanın kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi ve yargılama «harç» ve giderlerinin kabul ve ret oranına göre paylaştırılmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2523 E. , 2023/1914 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK ) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aynı zamanda ticaret unvanı olan Turkish Yatırım + Şekil ibaresinin 7, 9, 35, 36 ve 38. sınıflarda marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, başvurunun 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca kısmen reddedildiğini, davalının ticaret unvanını uzun yıllardır kullandığını ve bu nedenle markalarının ayrıt edicilik kazandığını, birçok yatırım firmasının da bu “Yatırım” ibaresini "fınansal ve parasal hizmetler" sınıfında tescilli marka olarak kullandığını, Paris Sözleşmesinin 8 inci maddesi ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ticaret unvanının korunduğunu, üçüncü kişilere karşı bu hakkı söz konusu olan davacının ticaret unvanından oluşturduğu ibareyi kendi adına tescil hakkı bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK'nın 30.11.2012 tarih ve 2012-M-3904 sayılı kararının iptali ile davacı adına yapılmış 2010/70224 sayılı başvurunun 35.
ve 36. sınıf kapsamında reddedilen hizmetlerde tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 30.09.2014 tarih, 2013/54 E. ve 2014/208 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.06.2019 tarih, 2018/2048 E. ve 2019/4402 K. sayılı kararıyla başvuru konusu ibarenin 36. sınıfta yer alan “Sigorta hizmetleri, Finansal ve Parasal hizmetler, Gayrimenkul Komisyonculuğu, Müşavirliği ve İdareciliği hizmetleri, Gümrük Müşavirliği hizmetleri” yönünde de ayırt edicilik vasfı taşıdığı ve tanımlayıcı olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 01.10.2020 tarih, 2019/336 E. ve 2020/172 K. sayılı kararı ile başvuru konusu TURKİSH YATIRIM ŞEKİL ibaresinden müteşekkil işarette, münferit unsurlardan ziyade, işaretin bir bütün olarak bıraktığı genel intibâının nazara alınmasının icap etmesi, TURKİSH YATIRIM + ŞEKİL ibaresinden müteşekkil işaretin 35. sınıftaki "İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat-ihracat acente hizmetleri dahil). Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" ve 36. sınıftaki "Sigorta hizmetleri; Finansal ve parasal hizmetler; Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri;
Gümrük müşavirliği" hizmetleri için hem simgesel ve hem de işletmesel kökeni ifadeye soyut olarak elverişli olması, anılan işaretin, alıcı tanımasa da, belirtilen hizmetleri başvurucu firmaya bağlamakta ve hizmetlerin başvurucu firmaya ait olduğunu yararlanıcılara anlatmakta yeterli bulunması, bu bağlamda tescili istenen işaretin, hizmetlerin kaynağını gösterebilmesi sebebiyle ayırt ediciliği haiz olması, başvuru kapsamındaki kalan hizmetleri ferdileştirmesi ve bunları hizmetlerden yararlanıcılar için piyasada teşhis edilebilir hâle getirmeye elverişli bulunması, başvuru konusu işaretin kapsamındaki kalan hizmetlerin adına veya tanımına uzak olması sebebiyle onları ortalama yararlanıcıları nezdinde ayırt etmeyi sağlaması, piyasa şeffaflığını sağlama fonksiyonu bağlamında, alıcılar ile başvurucu işletme arasındaki iletişimi sağlaması, bu meyanda bu işaretin, davacı işletmenin hizmetlerini kolayca satmasına;
tüketicilerin yahut hizmetlerin yararlanıcılarının da anılan hizmetlerin menşei, vasfı ve imajı hakkında bilgilenmesine ve sonuç olarak somut olarak da ayırt edicilik taşımasına, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesi anlamında başkaca herhangi bir ret sebebi yahut nakise taşımamasına, başvuru konusu işaretin anılan hizmetler için marka olabilme vasfının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TürkPatent YİDK'nın 30.11.2012 tarih ve 2012-M-3904 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; “Turkish Yatırım” ibaresinin her biri tek başına 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ret kararına konu olan hizmetleri tanımlayan “turkısh” ve “yatırım” kelime unsurlarının sıradan bir bileşkesi olduğunu, tüketici tarafından da Türk yatırım hizmetleri, Türkiye’ye ait yatırım hizmetleri ya da Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından sağlanan yatırım hizmetleri gibi algılanacağını, bu nedenle redde konu sınıflar açısından 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi bakımından tescil edilemeyeceğine dair Kurul kararının hukuka uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının "Turkish Yatırım" ibareli marka tescil başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca kısmen reddine dair TürkPatent YİDK'nın 0.11.2012 tarih ve 2012-M-3904 sayılı kararının iptaline istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912288600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz