6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/379 E. 2023/1206 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kur farkı alacağı kur farkı faturası kur farkı ihtirazi kayıt teamül itirazın iptali davası 3095 sayılı kanun direnme kararı dava şartı yokluğu istinaf incelemesi iptal davası kaldırma ve yeniden hüküm usulden reddi temerrüt faizi fatura iflas ihtarname asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) temerrüt ibraz istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67 · TBK — TBK 99 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli, 2017/353 E. ve 2018/539 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari bir ilişki bulunduğu, bu nedenle bir kısım faturalar düzenlendiği, düzenlenen faturaların cari hesaplara işlendiği, taraflar arasında her ne kadar kur farkı düzenlenmesine dair bir sözleşme bulunmamaktaysa da kur farkının talep edilebileceğine ilişkin Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 2016/5559 E., 2016/11501 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere ve tarafların incelenen defterlerinde taraflar arasında kur farkı faturası düzenlenmesi hususunda bir teamülün oluştuğu, takibe konu ihtarnamede belirtilen ve sonradan Mahkemeye sunulan kur farkı faturalarının istenilmesine ilişkin ihtarname ile davalının temerrüde düştüğü, bu hâliyle davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 83.662,15 Amerikan doları hesap alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 83.662,15 Amerikan doları asıl alacak yönünden davalının ...3. İcra Müdürlüğünün 2016/1183 E. sayılı takibe vaki itirazının iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren en yüksek temerrüt faizi uygulanmasına ve asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 48.022,07 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli, 2020/25 E. ve 2020/128 K. sayılı kararıyla; kur farkı alacağına dayanak olan ve yargılama sırasında dosyaya sunulan 12 adet kur farkı faturasının, Türk Lirası üzerinden düzenlenmesine rağmen davacı tarafça icra takibinin Amerikan doları üzerinden yapıldığı ve Mahkemece de kur farkı alacağının Amerikan doları olarak hüküm altına alınmış olduğu, ancak kur farkı alacağının fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak Türk Lirası olarak istenebileceği, nitekim davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği kur farkı faturasına ilişkin Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerektiği, bu durumda Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak davanın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibinin bulunması dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 08.06.2022 tarihli, 2021/468 E. ve 2022/4635 K. sayılı kararıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99 uncu maddesinin ikinci fıkrasına uygun talep ve döviz alacağına yine 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca dövize uygulanan faizin istenmesinde takip hukuku açısından herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği kur farkı faturasını Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay bozma ilamına karşı direnilmesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; borçlunun alacaklıya olan borcunun Amerikan doları cinsinden olduğunu, ancak borçlunun ödeme zamanı geldikçe Amerikan doları olarak değil, o günkü kur üzerinden Türk Lirası cinsinden ödeme yaptığını, dolayısıyla ana borç hâlen Amerikan doları olarak kalmakta olduğundan cari ekstreden kalan bakiyenin Amerikan doları cinsinden olduğunu, bu nedenle takibin Amerikan doları cinsinden yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kur farkına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; direnme kararı usul ve yasaya uygun olmakla Dairemizin 08.06.2022 tarihli, 2021/468 E. ve 2022/4635 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar verilmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/468 E. 2022/4635 K.

    Ortak: · dava şartı · İtirazın iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8808 E. 2022/5144 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7883 E. 2011/3307 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3738 E. 2023/6140 K.

    Ortak: · dava şartı · İtirazın iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/379 E.  ,  2023/1206 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ .... Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Direnme

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki iplik alım satımı nedeniyle oluşan cari hesaptan 83.662.15 Amerikan doları kur farkı alacağı bulunduğunu, ...10. Noterliğinden gönderilen ihtarname ile alacağın ödenmesi istendiyse de ödeme yapılmadığını, bu nedenle ...3. İcra Dairesinin 2015/1183 E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının haksız şekilde takibe itiraz ettiğini ileri sürerek takibe itirazın iptali ile devamına ve alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın dayanağı olarak ihtarnamede varlığı ileri sürülen kur farkı faturalarının açıklanmadığı gibi ibraz da edilmediğini, davacı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında tüm borcun ödendiğini, yapılan ödemelerin davacı tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin alındığını, kur farkına ilişkin bir sözleşme olmadığı gibi bu konuda bir teamülün de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli, 2017/353 E. ve 2018/539 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari bir ilişki bulunduğu, bu nedenle bir kısım faturalar düzenlendiği, düzenlenen faturaların cari hesaplara işlendiği, taraflar arasında her ne kadar kur farkı düzenlenmesine dair bir sözleşme bulunmamaktaysa da kur farkının talep edilebileceğine ilişkin Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 2016/5559 E., 2016/11501 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere ve tarafların incelenen defterlerinde taraflar arasında kur farkı faturası düzenlenmesi hususunda bir teamülün oluştuğu, takibe konu ihtarnamede belirtilen ve sonradan Mahkemeye sunulan kur farkı faturalarının istenilmesine ilişkin ihtarname ile davalının temerrüde düştüğü, bu hâliyle davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 83.662,15 Amerikan doları hesap alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 83.662,15 Amerikan doları asıl alacak yönünden davalının ...3.

İcra Müdürlüğünün 2016/1183 E. sayılı takibe vaki itirazının iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren en yüksek temerrüt faizi uygulanmasına ve asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 48.022,07 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli, 2020/25 E. ve 2020/128 K. sayılı kararıyla; kur farkı alacağına dayanak olan ve yargılama sırasında dosyaya sunulan 12 adet kur farkı faturasının, Türk Lirası üzerinden düzenlenmesine rağmen davacı tarafça icra takibinin Amerikan doları üzerinden yapıldığı ve Mahkemece de kur farkı alacağının Amerikan doları olarak hüküm altına alınmış olduğu, ancak kur farkı alacağının fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak Türk Lirası olarak istenebileceği, nitekim davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği kur farkı faturasına ilişkin Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerektiği, bu durumda Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak davanın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibinin bulunması dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 08.06.2022 tarihli, 2021/468 E. ve 2022/4635 K. sayılı kararıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99 uncu maddesinin ikinci fıkrasına uygun talep ve döviz alacağına yine 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca dövize uygulanan faizin istenmesinde takip hukuku açısından herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği kur farkı faturasını Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay bozma ilamına karşı direnilmesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; borçlunun alacaklıya olan borcunun Amerikan doları cinsinden olduğunu, ancak borçlunun ödeme zamanı geldikçe Amerikan doları olarak değil, o günkü kur üzerinden Türk Lirası cinsinden ödeme yaptığını, dolayısıyla ana borç hâlen Amerikan doları olarak kalmakta olduğundan cari ekstreden kalan bakiyenin Amerikan doları cinsinden olduğunu, bu nedenle takibin Amerikan doları cinsinden yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kur farkına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; direnme kararı usul ve yasaya uygun olmakla Dairemizin 08.06.2022 tarihli, 2021/468 E. ve 2022/4635 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar verilmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906491000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.