İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/379 E. 2023/1206 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kur farkı alacağı↗ kur farkı faturası↗ kur farkı↗ ihtirazi kayıt↗ teamül↗ itirazın iptali davası↗ 3095 sayılı kanun↗ direnme kararı↗ dava şartı yokluğu↗ istinaf incelemesi↗ iptal davası↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ temerrüt faizi↗ fatura↗ iflas↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli, 2017/353 E. ve 2018/539 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari bir ilişki bulunduğu, bu nedenle bir kısım faturalar düzenlendiği, düzenlenen faturaların cari hesaplara işlendiği, taraflar arasında her ne kadar kur farkı düzenlenmesine dair bir sözleşme bulunmamaktaysa da kur farkının talep edilebileceğine ilişkin Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 2016/5559 E., 2016/11501 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere ve tarafların incelenen defterlerinde taraflar arasında kur farkı faturası düzenlenmesi hususunda bir teamülün oluştuğu, takibe konu ihtarnamede belirtilen ve sonradan Mahkemeye sunulan kur farkı faturalarının istenilmesine ilişkin ihtarname ile davalının temerrüde düştüğü, bu hâliyle davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 83.662,15 Amerikan doları hesap alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 83.662,15 Amerikan doları asıl alacak yönünden davalının ...3. İcra Müdürlüğünün 2016/1183 E. sayılı takibe vaki itirazının iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren en yüksek temerrüt faizi uygulanmasına ve asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 48.022,07 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli, 2020/25 E. ve 2020/128 K. sayılı kararıyla; kur farkı alacağına dayanak olan ve yargılama sırasında dosyaya sunulan 12 adet kur farkı faturasının, Türk Lirası üzerinden düzenlenmesine rağmen davacı tarafça icra takibinin Amerikan doları üzerinden yapıldığı ve Mahkemece de kur farkı alacağının Amerikan doları olarak hüküm altına alınmış olduğu, ancak kur farkı alacağının fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak Türk Lirası olarak istenebileceği, nitekim davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği kur farkı faturasına ilişkin Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerektiği, bu durumda Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak davanın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibinin bulunması dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 08.06.2022 tarihli, 2021/468 E. ve 2022/4635 K. sayılı kararıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99 uncu maddesinin ikinci fıkrasına uygun talep ve döviz alacağına yine 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca dövize uygulanan faizin istenmesinde takip hukuku açısından herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği kur farkı faturasını Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay bozma ilamına karşı direnilmesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; borçlunun alacaklıya olan borcunun Amerikan doları cinsinden olduğunu, ancak borçlunun ödeme zamanı geldikçe Amerikan doları olarak değil, o günkü kur üzerinden Türk Lirası cinsinden ödeme yaptığını, dolayısıyla ana borç hâlen Amerikan doları olarak kalmakta olduğundan cari ekstreden kalan bakiyenin Amerikan doları cinsinden olduğunu, bu nedenle takibin Amerikan doları cinsinden yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kur farkına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; direnme kararı usul ve yasaya uygun olmakla Dairemizin 08.06.2022 tarihli, 2021/468 E. ve 2022/4635 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar verilmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/468 E. 2022/4635 K.
Ortak:kur farkı alacağı · kur farkı faturası · kur farkı · teamül · dava şartı yokluğu · istinaf incelemesi · usulden reddi · temerrüt faizi · dava şartı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli, 2020/25 E. ve 2020/128 K. sayılı kararıyla; «kur farkı alacağına» dayanak olan ve yargılama sırasında dosyaya sunulan 12 adet «kur farkı faturasının», Türk Lirası üzerinden düzenlenmesine rağmen davacı tarafça icra takibinin Amerikan doları üzerinden yapıldığı ve Mahkemece de kur farkı alacağının Amerikan doları olarak hüküm altına alınmış olduğu, ancak kur farkı alacağının «fatura» tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak Türk Lirası olarak istenebileceği, nitekim davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği kur farkı faturasına ilişkin Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerektiği, bu durumda Mahkemece davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddi» gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun k …
Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 2016/5559 E., 2016/11501 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere ve tarafların incelenen «defterlerinde» taraflar arasında «kur farkı faturası» düzenlenmesi hususunda bir «teamülün» oluştuğu, takibe konu «ihtarnamede» belirtilen ve sonradan Mahkemeye sunulan kur farkı faturalarının istenilmesine ilişkin ihtarname ile davalının «temerrüde» düştüğü, bu hâliyle davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 83.662,15 Amerikan doları hesap alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 83.662,15 Amerikan doları «asıl alacak» yönünden davalının ...3.
… ölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği «kur farkı faturasını» Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay bozma ilamına karşı direnilmesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; «kur farkı alacağına» dayanak olan ve yargılama sırasında dosyaya sunulan 12 adet «kur farkı faturasının» TL üzerinden düzenlenmesine rağmen davacı tarafça icra takibinin USD üzerinden yapılmış ve mahkemece de kur farkı alacağının USD olarak hüküm altına alınmış olduğu, ancak kur farkı alacağının «fatura» tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebileceği, nitekim davacının TL üzerinden düzenlediği kur farkı faturasına ilişkin USD üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerektiği, bu durumda mahkemece davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddi» gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun …
… ilişkin ticari bir ilişki bulunduğu, bu nedenle bir kısım faturalar düzenlendiği, düzenlenen faturaların cari hesaplara işlendiğini, taraflar arasında her ne kadar «kur farkı» düzenlenmesine dair bir sözleşme bulunmamaktaysa da kur farkının talep edilebileceğine ilişkin Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin emsal 2016/5559 esas, 2016/11501 karar sayılı ilamında da kabul edildiği üzere ve tarafların incelenen «defterlerinde» taraflar arasında «kur farkı faturası» düzenlenmesi hususunda bir «teamülün» oluştuğu, takibe konu «ihtarnamede» belirtilen ve sonradan mahkememize sunulan kur farkı faturalarının istenilmesine ilişkin ihtarname ile davalının «temerrüde» düştüğü, bu haliyle davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 83.662,15 USD hesap alacağının bulunduğu gerekçesi ile, davanın kabulü ile 83.662,15 USD «asıl alacak» yönünden davalının ...3.İcra Müdürlüğü'nün 2016/1183 esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca en yüksek «temerrüd faizi» uygulanmasına ve asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 48.022,07 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… cak davacı tarafça, faturaya dayalı alacaklarının döviz alacağı olduğu, ödemelerin karşılıklarının döviz alacağını karşılamadığı ve bu nedenle icra takibine dayanak «kur farkı faturalarının» düzenlendiği iddia edilmekle, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99/2. maddesine uygun talep ve döviz alacağına yine 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesi uyarınca döv …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8808 E. 2022/5144 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7883 E. 2011/3307 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · acente · infaz · yetki · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, «yetki itirazının» reddine karar verilerek devam edilen yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacıları hacca götürmek üzere 3.000,00 Amerikan doları para aldığı, ancak davacıları hacca götürmediği gibi aldığı parayı da iade etmediği, bu durumda davacıların davalı şirkete «acente» aracılığıyla ödemiş oldukları sözkonusu miktarı talep edebilecekleri gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.000,00 Amerikan dolarının davalının fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası döviz kurlarına göre bulunacak Türk lirası karşılığına uygulanacak «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece kurulan hüküm «infaza» elverişli olmadığından kararın bu yönden bozulması gerekirse de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3738 E. 2023/6140 K.
Ortak:kur farkı faturası · kur farkı · dava şartı yokluğu · istinaf incelemesi · usulden reddi · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dava şartı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli, 2020/25 E. ve 2020/128 K. sayılı kararıyla; «kur farkı alacağına» dayanak olan ve yargılama sırasında dosyaya sunulan 12 adet «kur farkı faturasının», Türk Lirası üzerinden düzenlenmesine rağmen davacı tarafça icra takibinin Amerikan doları üzerinden yapıldığı ve Mahkemece de kur farkı alacağının Amerikan doları olarak hüküm altına alınmış olduğu, ancak kur farkı alacağının «fatura» tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak Türk Lirası olarak istenebileceği, nitekim davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği kur farkı faturasına ilişkin Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerektiği, bu durumda Mahkemece davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddi» gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun k …
… ölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği «kur farkı faturasını» Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay bozma ilamına karşı direnilmesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 2016/5559 E., 2016/11501 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere ve tarafların incelenen «defterlerinde» taraflar arasında «kur farkı faturası» düzenlenmesi hususunda bir «teamülün» oluştuğu, takibe konu «ihtarnamede» belirtilen ve sonradan Mahkemeye sunulan kur farkı faturalarının istenilmesine ilişkin ihtarname ile davalının «temerrüde» düştüğü, bu hâliyle davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 83.662,15 Amerikan doları hesap alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 83.662,15 Amerikan doları «asıl alacak» yönünden davalının ...3.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle 17.06.2021 tarihinde düzenlenen 1.494,47 USD «kur farkı faturasının» davalıya «teslim» edilmemesine rağmen ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, takipten sonra ödeme yaptığını; ancak «işlemiş faiz», «icra vekalet ücreti», «harç» ve «yargılama giderlerinin» ödenmediğini, takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz (7,57 USD) ve takip giderleri üzerinden devamına, «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… erinden kararlaştırılan sözleşmeye göre ödemenin döviz cinsinden yapılacağı; ancak ödemenin sözleşmede belirtilen şekillerde Türk lirası üzerinden yapılması halinde «kur farkı» oluşursa dövizli cari bakiye üzerinden «kur farkı faturası» düzenleneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafça, oluşan kur farkının tahsili için takibe başlandığı, itiraza konu icra takip dosyasında yer alan ödeme emrinde ve takip talebinde davacının alacaklı, davalının ise borçlu olarak gösterildiği, borcun dayanağının 17.06.2021 tarihli 1.494,47 USD bedelli «fatura» olduğu, borç miktarının 1.494,47 USD ana para, 8,70 USD 17.06.2021 tarihinden itibaren «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 1.503,17 USD olduğu ve bu miktarın fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilinin istendiği görülmüştür.
… belirtilmesi gerektiği; ancak davacının icra takibini USD üzerinden başlattığı ve takip talebinde alacağın Türk lirası karşılığının belirtilmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra vekalet ücreti · işlemiş faiz · yargılama gideri · harç · vekalet ücreti · teslim · kesin hüküm
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle 17.06.2021 tarihinde düzenlenen 1.494,47 USD «kur farkı faturasının» davalıya «teslim» edilmemesine rağmen ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, takipten sonra ödeme yaptığını; ancak «işlemiş faiz», «icra vekalet ücreti», «harç» ve «yargılama giderlerinin» ödenmediğini, takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz (7,57 USD) ve takip giderleri üzerinden devamına, «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince «kesin» olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.
… belirtilmesi gerektiği; ancak davacının icra takibini USD üzerinden başlattığı ve takip talebinde alacağın Türk lirası karşılığının belirtilmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» «kesin» olarak karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemelerinin «kesin» olarak verdikleri kararlar ile «istinaf incelemesinden» geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/379 E. , 2023/1206 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Direnme
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki iplik alım satımı nedeniyle oluşan cari hesaptan 83.662.15 Amerikan doları kur farkı alacağı bulunduğunu, ...10. Noterliğinden gönderilen ihtarname ile alacağın ödenmesi istendiyse de ödeme yapılmadığını, bu nedenle ...3. İcra Dairesinin 2015/1183 E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının haksız şekilde takibe itiraz ettiğini ileri sürerek takibe itirazın iptali ile devamına ve alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın dayanağı olarak ihtarnamede varlığı ileri sürülen kur farkı faturalarının açıklanmadığı gibi ibraz da edilmediğini, davacı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında tüm borcun ödendiğini, yapılan ödemelerin davacı tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin alındığını, kur farkına ilişkin bir sözleşme olmadığı gibi bu konuda bir teamülün de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli, 2017/353 E. ve 2018/539 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari bir ilişki bulunduğu, bu nedenle bir kısım faturalar düzenlendiği, düzenlenen faturaların cari hesaplara işlendiği, taraflar arasında her ne kadar kur farkı düzenlenmesine dair bir sözleşme bulunmamaktaysa da kur farkının talep edilebileceğine ilişkin Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 2016/5559 E., 2016/11501 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere ve tarafların incelenen defterlerinde taraflar arasında kur farkı faturası düzenlenmesi hususunda bir teamülün oluştuğu, takibe konu ihtarnamede belirtilen ve sonradan Mahkemeye sunulan kur farkı faturalarının istenilmesine ilişkin ihtarname ile davalının temerrüde düştüğü, bu hâliyle davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 83.662,15 Amerikan doları hesap alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 83.662,15 Amerikan doları asıl alacak yönünden davalının ...3.
İcra Müdürlüğünün 2016/1183 E. sayılı takibe vaki itirazının iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren en yüksek temerrüt faizi uygulanmasına ve asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 48.022,07 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli, 2020/25 E. ve 2020/128 K. sayılı kararıyla; kur farkı alacağına dayanak olan ve yargılama sırasında dosyaya sunulan 12 adet kur farkı faturasının, Türk Lirası üzerinden düzenlenmesine rağmen davacı tarafça icra takibinin Amerikan doları üzerinden yapıldığı ve Mahkemece de kur farkı alacağının Amerikan doları olarak hüküm altına alınmış olduğu, ancak kur farkı alacağının fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak Türk Lirası olarak istenebileceği, nitekim davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği kur farkı faturasına ilişkin Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerektiği, bu durumda Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak davanın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibinin bulunması dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 08.06.2022 tarihli, 2021/468 E. ve 2022/4635 K. sayılı kararıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99 uncu maddesinin ikinci fıkrasına uygun talep ve döviz alacağına yine 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca dövize uygulanan faizin istenmesinde takip hukuku açısından herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği kur farkı faturasını Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay bozma ilamına karşı direnilmesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; borçlunun alacaklıya olan borcunun Amerikan doları cinsinden olduğunu, ancak borçlunun ödeme zamanı geldikçe Amerikan doları olarak değil, o günkü kur üzerinden Türk Lirası cinsinden ödeme yaptığını, dolayısıyla ana borç hâlen Amerikan doları olarak kalmakta olduğundan cari ekstreden kalan bakiyenin Amerikan doları cinsinden olduğunu, bu nedenle takibin Amerikan doları cinsinden yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kur farkına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; direnme kararı usul ve yasaya uygun olmakla Dairemizin 08.06.2022 tarihli, 2021/468 E. ve 2022/4635 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar verilmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906491000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz