İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3738 E. 2023/6140 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kur farkı faturası↗ icra vekalet ücreti↗ usulden ret↗ kur farkı↗ dava şartı yokluğu↗ istinaf incelemesi↗ işlemiş faiz↗ usulden reddi↗ yargılama gideri↗ fatura↗ iflas↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle 17.06.2021 tarihinde düzenlenen 1.494,47 USD kur farkı faturasının davalıya teslim edilmemesine rağmen ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, takipten sonra ödeme yaptığını; ancak işlemiş faiz, icra vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinin ödenmediğini, takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz (7,57 USD) ve takip giderleri üzerinden devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takip talebinde yabancı paranın Türk lirası karşılığının belirtilmesi gerektiği; ancak davacının icra takibini USD üzerinden başlattığı ve takip talebinde alacağın Türk lirası karşılığının belirtilmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kesin olarak karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı; 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve takip tarihi itibarıyla yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin nazara alınması gerektiği, takipte ödeme günündeki alış kuru üzerinden tahsil talep edildiği, bu haliyle anılan Kanun maddeleri ve Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 20.06.2013 tarihli ve 2013/7875 E., 2013/11547 K. sayılı ilamında da değinilen hususları ihtiva ettiği, geçerli bir takip olduğu gözetilerek yapılacak incelemenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve Kanuna aykırı bulunduğu gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip talebindeki istemin usul ve Kanuna uygun olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 6098 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup dosyada yapılan incelemede taraflar arasında Amerikan doları üzerinden kararlaştırılan sözleşmeye göre ödemenin döviz cinsinden yapılacağı; ancak ödemenin sözleşmede belirtilen şekillerde Türk lirası üzerinden yapılması halinde kur farkı oluşursa dövizli cari bakiye üzerinden kur farkı faturası düzenleneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafça, oluşan kur farkının tahsili için takibe başlandığı, itiraza konu icra takip dosyasında yer alan ödeme emrinde ve takip talebinde davacının alacaklı, davalının ise borçlu olarak gösterildiği, borcun dayanağının 17.06.2021 tarihli 1.494,47 USD bedelli fatura olduğu, borç miktarının 1.494,47 USD ana para, 8,70 USD 17.06.2021 tarihinden itibaren işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.503,17 USD olduğu ve bu miktarın fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilinin istendiği görülmüştür. Mahkeme gerekçesinde de açıklandığı üzere 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takip talebinde yabancı paranın Türk lirası karşılığının belirtilmesi gerektiği; ancak somut olayda davacının icra takibini Amerikan doları üzerinden başlattığı ve takip talebinde alacağın fiili ödeme günündeki TL karşılığı üzerinden Türk Lirası talep edildiği anlaşılmakla kararda hukuka aykırılık bulunmadığı nazara alınarak Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3738 E. 2023/6140 K.
Ortak:kur farkı faturası · icra vekalet ücreti · kur farkı · dava şartı yokluğu · istinaf incelemesi · işlemiş faiz · usulden reddi · yargılama gideri · dava şartı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle 17.06.2021 tarihinde düzenlenen 1.494,47 USD «kur farkı faturasının» davalıya «teslim» edilmemesine rağmen ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, takipten sonra ödeme yaptığını; ancak «işlemiş faiz», «icra vekalet ücreti», «harç» ve «yargılama giderlerinin» ödenmediğini, takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz (7,57 USD) ve takip giderleri üzerinden devamına, «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… erinden kararlaştırılan sözleşmeye göre ödemenin döviz cinsinden yapılacağı; ancak ödemenin sözleşmede belirtilen şekillerde Türk lirası üzerinden yapılması halinde «kur farkı» oluşursa dövizli cari bakiye üzerinden «kur farkı faturası» düzenleneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafça, oluşan kur farkının tahsili için takibe başlandığı, itiraza konu icra takip dosyasında yer alan ödeme emrinde ve takip talebinde davacının alacaklı, davalının ise borçlu olarak gösterildiği, borcun dayanağının 17.06.2021 tarihli 1.494,47 USD bedelli «fatura» olduğu, borç miktarının 1.494,47 USD ana para, 8,70 USD 17.06.2021 tarihinden itibaren «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 1.503,17 USD olduğu ve bu miktarın fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilinin istendiği görülmüştür.
… belirtilmesi gerektiği; ancak davacının icra takibini USD üzerinden başlattığı ve takip talebinde alacağın Türk lirası karşılığının belirtilmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle 17.06.2021 tarihinde düzenlenen 1.494,47 USD «kur farkı faturasının» davalıya «teslim» edilmemesine rağmen ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, takipten sonra ödeme yaptığını; ancak «işlemiş faiz», «icra vekalet ücreti», «harç» ve «yargılama giderlerinin» ödenmediğini, takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz (7,57 USD) ve takip giderleri üzerinden devamına, «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… erinden kararlaştırılan sözleşmeye göre ödemenin döviz cinsinden yapılacağı; ancak ödemenin sözleşmede belirtilen şekillerde Türk lirası üzerinden yapılması halinde «kur farkı» oluşursa dövizli cari bakiye üzerinden «kur farkı faturası» düzenleneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafça, oluşan kur farkının tahsili için takibe başlandığı, itiraza konu icra takip dosyasında yer alan ödeme emrinde ve takip talebinde davacının alacaklı, davalının ise borçlu olarak gösterildiği, borcun dayanağının 17.06.2021 tarihli 1.494,47 USD bedelli «fatura» olduğu, borç miktarının 1.494,47 USD ana para, 8,70 USD 17.06.2021 tarihinden itibaren «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 1.503,17 USD olduğu ve bu miktarın fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilinin istendiği görülmüştür.
… belirtilmesi gerektiği; ancak davacının icra takibini USD üzerinden başlattığı ve takip talebinde alacağın Türk lirası karşılığının belirtilmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/379 E. 2023/1206 K.
Ortak:kur farkı faturası · kur farkı · dava şartı yokluğu · istinaf incelemesi · usulden reddi · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dava şartı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle 17.06.2021 tarihinde düzenlenen 1.494,47 USD «kur farkı faturasının» davalıya «teslim» edilmemesine rağmen ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, takipten sonra ödeme yaptığını; ancak «işlemiş faiz», «icra vekalet ücreti», «harç» ve «yargılama giderlerinin» ödenmediğini, takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz (7,57 USD) ve takip giderleri üzerinden devamına, «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… erinden kararlaştırılan sözleşmeye göre ödemenin döviz cinsinden yapılacağı; ancak ödemenin sözleşmede belirtilen şekillerde Türk lirası üzerinden yapılması halinde «kur farkı» oluşursa dövizli cari bakiye üzerinden «kur farkı faturası» düzenleneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafça, oluşan kur farkının tahsili için takibe başlandığı, itiraza konu icra takip dosyasında yer alan ödeme emrinde ve takip talebinde davacının alacaklı, davalının ise borçlu olarak gösterildiği, borcun dayanağının 17.06.2021 tarihli 1.494,47 USD bedelli «fatura» olduğu, borç miktarının 1.494,47 USD ana para, 8,70 USD 17.06.2021 tarihinden itibaren «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 1.503,17 USD olduğu ve bu miktarın fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilinin istendiği görülmüştür.
… belirtilmesi gerektiği; ancak davacının icra takibini USD üzerinden başlattığı ve takip talebinde alacağın Türk lirası karşılığının belirtilmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» «kesin» olarak karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli, 2020/25 E. ve 2020/128 K. sayılı kararıyla; «kur farkı alacağına» dayanak olan ve yargılama sırasında dosyaya sunulan 12 adet «kur farkı faturasının», Türk Lirası üzerinden düzenlenmesine rağmen davacı tarafça icra takibinin Amerikan doları üzerinden yapıldığı ve Mahkemece de kur farkı alacağının Amerikan doları olarak hüküm altına alınmış olduğu, ancak kur farkı alacağının «fatura» tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak Türk Lirası olarak istenebileceği, nitekim davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği kur farkı faturasına ilişkin Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerektiği, bu durumda Mahkemece davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddi» gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun k …
… ölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği «kur farkı faturasını» Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay bozma ilamına karşı direnilmesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 2016/5559 E., 2016/11501 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere ve tarafların incelenen «defterlerinde» taraflar arasında «kur farkı faturası» düzenlenmesi hususunda bir «teamülün» oluştuğu, takibe konu «ihtarnamede» belirtilen ve sonradan Mahkemeye sunulan kur farkı faturalarının istenilmesine ilişkin ihtarname ile davalının «temerrüde» düştüğü, bu hâliyle davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 83.662,15 Amerikan doları hesap alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 83.662,15 Amerikan doları «asıl alacak» yönünden davalının ...3.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kur farkı alacağı · teamül · direnme kararı · temerrüt faizi · ihtarname · asıl alacak · temerrüt · e-defter
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin emsal nitelikteki 2016/5559 E., 2016/11501 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere ve tarafların incelenen «defterlerinde» taraflar arasında «kur farkı faturası» düzenlenmesi hususunda bir «teamülün» oluştuğu, takibe konu «ihtarnamede» belirtilen ve sonradan Mahkemeye sunulan kur farkı faturalarının istenilmesine ilişkin ihtarname ile davalının «temerrüde» düştüğü, bu hâliyle davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 83.662,15 Amerikan doları hesap alacağının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 83.662,15 Amerikan doları «asıl alacak» yönünden davalının ...3.
İcra Müdürlüğünün 2016/1183 E. sayılı takibe vaki itirazının iptaline, takibin «asıl alacak» yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren en yüksek «temerrüt faizi» uygulanmasına ve asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 48.022,07 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli, 2020/25 E. ve 2020/128 K. sayılı kararıyla; «kur farkı alacağına» dayanak olan ve yargılama sırasında dosyaya sunulan 12 adet «kur farkı faturasının», Türk Lirası üzerinden düzenlenmesine rağmen davacı tarafça icra takibinin Amerikan doları üzerinden yapıldığı ve Mahkemece de kur farkı alacağının Amerikan doları olarak hüküm altına alınmış olduğu, ancak kur farkı alacağının «fatura» tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak Türk Lirası olarak istenebileceği, nitekim davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği kur farkı faturasına ilişkin Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerektiği, bu durumda Mahkemece davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddi» gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun k …
Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen «direnme» kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3738 E. , 2023/6140 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Usulden ret
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında dava şartı yokuluğundan davanın usulden rededine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle 17.06.2021 tarihinde düzenlenen 1.494,47 USD kur farkı faturasının davalıya teslim edilmemesine rağmen ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, takipten sonra ödeme yaptığını; ancak işlemiş faiz, icra vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinin ödenmediğini, takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz (7,57 USD) ve takip giderleri üzerinden devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takip talebinde yabancı paranın Türk lirası karşılığının belirtilmesi gerektiği; ancak davacının icra takibini USD üzerinden başlattığı ve takip talebinde alacağın Türk lirası karşılığının belirtilmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kesin olarak karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı; 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve takip tarihi itibarıyla yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin nazara alınması gerektiği, takipte ödeme günündeki alış kuru üzerinden tahsil talep edildiği, bu haliyle anılan Kanun maddeleri ve Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 20.06.2013 tarihli ve 2013/7875 E., 2013/11547 K. sayılı ilamında da değinilen hususları ihtiva ettiği, geçerli bir takip olduğu gözetilerek yapılacak incelemenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve Kanuna aykırı bulunduğu gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip talebindeki istemin usul ve Kanuna uygun olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 6098 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup dosyada yapılan incelemede taraflar arasında Amerikan doları üzerinden kararlaştırılan sözleşmeye göre ödemenin döviz cinsinden yapılacağı; ancak ödemenin sözleşmede belirtilen şekillerde Türk lirası üzerinden yapılması halinde kur farkı oluşursa dövizli cari bakiye üzerinden kur farkı faturası düzenleneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafça, oluşan kur farkının tahsili için takibe başlandığı, itiraza konu icra takip dosyasında yer alan ödeme emrinde ve takip talebinde davacının alacaklı, davalının ise borçlu olarak gösterildiği, borcun dayanağının 17.06.2021 tarihli 1.494,47 USD bedelli fatura olduğu, borç miktarının 1.494,47 USD ana para, 8,70 USD 17.06.2021 tarihinden itibaren işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.503,17 USD olduğu ve bu miktarın fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilinin istendiği görülmüştür.
Mahkeme gerekçesinde de açıklandığı üzere 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takip talebinde yabancı paranın Türk lirası karşılığının belirtilmesi gerektiği; ancak somut olayda davacının icra takibini Amerikan doları üzerinden başlattığı ve takip talebinde alacağın fiili ödeme günündeki TL karşılığı üzerinden Türk Lirası talep edildiği anlaşılmakla kararda hukuka aykırılık bulunmadığı nazara alınarak Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının hükmün kanun yararına bozulması talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988384600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz