6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6088 E. 2023/628 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maktu vekâlet ücreti istihkak hakediş davanın konusuz kalması temlik sözleşmesi alacağın temliki vekâlet ücreti muacceliyet rücu ifa mahsup temlik kaldırma ve yeniden hüküm anonim şirket feragat hukuki yarar karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yükleten (shipper) karar verilmesine yer olmadığına zamanaşımı teminat teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 146 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında akdedilen 08.08.2007 tarihli sözleşme kapsamında davalı ...’in IRR ile yaptığı 21.05.2002 tarih ve BTA /6/2002 nolu Irak F/5231 referans no.lu kontratı kapsamında doğacak alacakların 2.000.000,00 USD'lik kısmının davacı Mafeks’e 15.08.2007 tarihli temlikname ile temlik ettiği, temliknamenin 17.08.2007 tarihi itibarıyla Türkiye ... Bankası A.Ş. kayıtlarına alındığı ve davalı ... ve davacı Mafeks’e bu hususta banka tarafından teyit verildiği, bu temlikname kapsamında sırasıyla 15.03.2016 ve 14.03.2017 tarihli TPİC talimatları ile ... firması hesaplarına ödenmesi istenen 2 ödeme tutarının davacı Mafeks'in feragatnameleri kapsamında ödendiği, 3 üncü ödemenin TPIC tarafından ... lehine verilmiş olan 26.03.2018 tarihli 540.976,95 USD ödeme talimatı olup diğer temlik alacaklısı Türkiye Vagon Sanayi Anonim Şirketi ile ihtilâf çıktığı ve Türkiye Vagon Sanayi A.Ş. tarafından Türkiye ... Bankası A.Ş. aleyhine Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/472 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığı, ... Bankası A.Ş.'nin 19.11.2018 tarihli cevabi yazısında davacı Mafeks'e yapılacak bakiye ödeme için işbu davanın sonucunun beklenildiğinin bildirildiği, davalının alacağını temlik sözleşmesi ile davacıya temlik ettiği, temlik edilen alacaktan davacıya ödenmesi gereken 139.978,57 USD bakiyenin kaldığı, bakiye tutarın ödenmesine ilişkin uyuşmazlığın Türkiye ... Bankası A.Ş., Türkiye Vagon Sanayi A.Ş. arasında olduğu, somut olayın açıklanan özelliği karşısında dava konusu alacağın davalı şirketten talep edilemeyeceği ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme ilişkisinden kaynaklanmakta olup taraflar arasında Ağustos 2007 tarihli iş birliği ve temlik sözleşmesi düzenlendiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi uyarınca dava tarihi itibarı ile 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, alacağın davalıdan istenemeyeceğine yönelik değerlendirmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde, temlik eden davalının, borcun banka tarafından temlik alana ödeninceye kadar borcundan sorumlu olmaya devam edeceğinin açıkça kararlaştırıldığını, temlik konusu borca ilişkin tek muhatabın davalı olduğunu, bahse konu borcun ifa yerine geçen bir temlikle teminat altına alınmadığını ayrıca alacağın muaccel olduğu tarih itibarıyla zamanaşımının dolmadığını, Mahkemece sözleşme tarihi ile alacağın muaccel olduğu tarih arasındaki farkın gözetilmediğini, müvekkilinin alacağının TPIC talimatı ile davalı hesabına ödeme yapılması ve ... Bankası A.Ş.'den talep edilmesiyle muaccel olacağını, talebin ise 18.07.2018 tarihinde yapılması nedeniyle alacağın bu tarihte muaccel olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esastan reddine karar verildiği halde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünden sonra dava konusu edilen alacağın dava dışı Türkiye ... Bankası A.Ş. tarafından ödendiği, davacı ile davalı arasında akdedilen 08.08.2007 tarihli sözleşme ile davalı ...’in IRR ile yapmış olduğu 21.05.2002 tarihli kontratın içeriğinin değiştirilmesi ve değiştirilen kontratın gerçekleştirilmesine ilişkin olarak davacı ile davalı arasında işbirliği yapılması, sözleşmenin onaylanması sonrasında sağlanacak malın IRR'ye satış ve üreticiden alış bedeli arasında oluşacak farktan %30 ..., %70 Mafeks olarak paylaştırılması, üretici ile ilişkiler ve üretimin takibinin Mafeks tarafından sağlanması, ihracat ve sevkiyat işlemlerinin Mafeks tarafından ... adına takip edilmesi, sözleşmenin yürürlüğe girmesi ile davalı tarafından ... Bankası nezdinde bu kontrat tutarının 2.000.000,00 USD'lik kısmı için davacıya teminat olarak temlikname vermesi, kontrat tutarının tamamının BTA kapsamında serbest bırakıldıktan ve temlikname gereği davacı ve üretici paylarının ilgili hesaplara aktarılmasının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki temlik sözleşmesi ile temlik eden davalının 21.05.2002 tarihli BTA/6/2002 no.lu Irak F/5231 referans no.lu kontratı kapsamında doğacak 17.415.000 USD tutarındaki istihkakından 2.000.000,00 USD'lik kısmının davacı Mafeks’e temlik edilmesi kararlaştırıdığı, bu kapsamda 15.08.2007 tarihli 2.000.000,00 USD bedelli olarak düzenlenen temlikname 17.08.2007 tarihi itibariyle Türkiye ... Bankası A.Ş. kayıtlarına alındığı, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyle davalının 21.05.2002 tarihli sözleşme kapsamında IRR'ye teslim etmeyi üstlendiği vagonların üretimi safhasının ve ihracat ve sevkiyat işlemleri takibini davalı adına üstlenmiş olup davacının payına düşen tutarların Irak Devlet Demiryolları tarafından ödeme yapıldıkça ödenmesi kararlaştırıldığına göre alacağın, davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmesinden ve Irak makamlarınca vagon tutarlarının davalının hesabına ödenmesinden sonra muaccel olacağının kabul edilmesi gerektiği, Halkbank A.Ş.'den gelen yazı cevabında, Irak makamları tarafından ödemelerin Turkish Petroleum International Company onayı ile 18.03.2016, 29.03.2017 ve 26.03.2018 tarihlerinde hesaba geçtiğinin belirtilmesi karşısında Mahkemece davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı şeklinde kararının yerinde görülmediği, öte yandan, taraflar arasındaki 08.08.2007 tarihli temlik sözleşmesinin 4 üncü maddesine temlik edilen borcun, banka tarafından ödeninceye kadar davalının davacıya karşı sorumluluğunun devam edeceği, 08.08.2007 tarihli sözleşmenin 5 inci maddesinde ise bahse konu temliknamenin teminat olarak verileceğinin kararlaştırıldığı, ... Bankası A.Ş.'den gelen yazı cevabında, dava konusu alacağın davacıya ödenmek üzere blokeli olarak beklediği, bu hususun davanın açıldığı tarihte davacı tarafından da bilindiği, bunun sonucu beklenmeden açılan davanın süresinden önce açıldığı, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ve bu nedenle de davanın açıldığı tarih itibarıyla davalının haklı olduğunu kabul etmek gerektiği, davanın mevsimsiz açılan dava kapsamında olduğu sonucuna varıldığından yeniden verilen hükme göre maktu vekâlet ücreti taktiri gerektiği gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, konusu kalmayan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu alacağın muaccel olmaması nedeniyle davacının hukuki yararının bulunmadığını kabul ettiğini, bu durumda işin esasına girilmek suretiyle konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesi uyarınca akdedilen temlik sözleşmesi nedeniyle temlik edilen bedelden bakiye kalan alacağın tahsili istemine ilişkin olup yargılama devam ederken alacak tahsil edildiğinden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararda hükmedilen vekâlet ücretinin nispi mi veya maktu mu olacağı hususu uyuşmazlık konusudur.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun’un 146 ncı maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/56 E. 2023/4009 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9828 E. 2015/9525 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1298 E. 2013/2042 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10795 E. 2012/14220 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6088 E.  ,  2023/628 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ .... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Karar verilmesine yer olmadığı

İ

Taraflar arasındaki sözleşmelerden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle yargılama devam ederken alacağın ödenmiş olması nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki 08.08.2007 tarihli sözleşme ile davalı ile dava dışı Irak Devleti Devlet Demiryolları (IRR) arasında akdedilen 05.02.2002 tarihli kontratın içeriğinin değiştirilmesi ve değiştirilen kontratın gerçekleştirilmesine ilişkin olarak davacı ile davalı arasında işbirliği yapılmasının kararlaştırıldığını, taraflar arasında akdedilen 08.08.2007 tarihli iş birliği sözleşmesi hükümleri dayanak gösterilerek Ağustos 2007 tarihinde taraflar arasında temlik sözleşmesi akdedildiğini, anılan temlik sözleşmesi kapsamında düzenlenen 15.08.2007 tarihli temlikname gereğince davalının doğmuş ve doğacak alacaklarından 2.000.000,00 USD tutarındaki alacağın tamamını davacıya devir ve temlik ettiğini, davalı ile dava dışı IRR arasında imzalanan, temlikname konusu 21.05.2007 tarihli sözleşmede değişiklik yapan 18.09.2009 tarihli sözleşmeye göre sevkiyat konusu 14 yolcu vagonunun davalı tarafından dava dışı IRR'ye satış meblağı toplamının 17.415.000,00 USD olduğunu, yine sözleşme kapsamında davalı ile dava dışı IIRR arasında yapılacak bütün ödemelerin Türkiye-Irak arasındaki sınır ticari düzenlemelerine göre olacağını, bahsi geçen 14 yolcu vagonunun Irak'a sevkiyatının 15.04.2015 tarihinde gerçekleştiğini, söz konusu sevkiyat karşılığında davalı ...'e 09.02.2016 tarihli SOMO ödeme bildirimi kapsamında 15.696.200,00 USD ödendiğini, 19.02.2017 tarihli SOMO ödeme bildirimi kapsamında ise 996.107,76 USD ödendiğini ve bakiye kalan 722.692,24 USD için 721.594,95 USD tutarında 22.02.2018 tarihli SOMO ödeme bildiriminin davalıya ödenmesi için gönderildiğini;

ancak başka bir kontrat kapsamında 721.594,95 USD meblağından davacı ile ilgisi olmayan farklı bir sözleşmeden kaynaklanan davalı aleyhinde yapılan cezai kesinti nedeni ile mahsup işlemi yapılarak davalıya 540.976,95 USD ödenmesinin uygun bulunmasına ilişkin talimatın Turkish Petroleum International Company'e iletildiğinin 27.03.2018 tarihli İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğinin yazısında belirtildiğini, 15.08.2007 tarihli temlikname gereğince davacının davalı tarafından temlik edilen 2.000.000,00 USD tutarındaki meblağdan 18.03.2016 tarihli dekontta 1.158.984,76 USD ve 29.03.2017 tarihli dekontta 559.545,18 USD tutarındaki hakediş meblağlarını Türkiye ... Bankası A.Ş.

vasıtası ile davalıdan tahsil ettiğini, davacının davalıdan 139.978,57 USD tutarında alacağının kaldığını ileri sürerek davacı ile davalı arasında akdedilen 08.08.2007 tarihli iş birliği sözleşmesi ile dayanağı 08.08.2007 tarihli iş birliği sözleşmesi olan temlik sözleşmesine istinaden 139.978,57 USD tutarındaki alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacı tarafa borçlu olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında müvekkilinin ... Bankası A.Ş. nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarından 2.000.000,00 USD'lik kısmının 15.08.2007 tarihli temlikname ile davacıya hiçbir şarta bağlı olmaksızın gayri kabili rücu temlik ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında akdedilen 08.08.2007 tarihli sözleşme kapsamında davalı ...’in IRR ile yaptığı 21.05.2002 tarih ve BTA /6/2002 nolu Irak F/5231 referans no.lu kontratı kapsamında doğacak alacakların 2.000.000,00 USD'lik kısmının davacı Mafeks’e 15.08.2007 tarihli temlikname ile temlik ettiği, temliknamenin 17.08.2007 tarihi itibarıyla Türkiye ... Bankası A.Ş. kayıtlarına alındığı ve davalı ... ve davacı Mafeks’e bu hususta banka tarafından teyit verildiği, bu temlikname kapsamında sırasıyla 15.03.2016 ve 14.03.2017 tarihli TPİC talimatları ile ... firması hesaplarına ödenmesi istenen 2 ödeme tutarının davacı Mafeks'in feragatnameleri kapsamında ödendiği, 3 üncü ödemenin TPIC tarafından ...

lehine verilmiş olan 26.03.2018 tarihli 540.976,95 USD ödeme talimatı olup diğer temlik alacaklısı Türkiye Vagon Sanayi Anonim Şirketi ile ihtilâf çıktığı ve Türkiye Vagon Sanayi A.Ş. tarafından Türkiye ... Bankası A.Ş. aleyhine Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/472 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığı, ... Bankası A.Ş.'nin 19.11.2018 tarihli cevabi yazısında davacı Mafeks'e yapılacak bakiye ödeme için işbu davanın sonucunun beklenildiğinin bildirildiği, davalının alacağını temlik sözleşmesi ile davacıya temlik ettiği, temlik edilen alacaktan davacıya ödenmesi gereken 139.978,57 USD bakiyenin kaldığı, bakiye tutarın ödenmesine ilişkin uyuşmazlığın Türkiye ... Bankası A.Ş., Türkiye Vagon Sanayi A.Ş.

arasında olduğu, somut olayın açıklanan özelliği karşısında dava konusu alacağın davalı şirketten talep edilemeyeceği ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme ilişkisinden kaynaklanmakta olup taraflar arasında Ağustos 2007 tarihli iş birliği ve temlik sözleşmesi düzenlendiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi uyarınca dava tarihi itibarı ile 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, alacağın davalıdan istenemeyeceğine yönelik değerlendirmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde, temlik eden davalının, borcun banka tarafından temlik alana ödeninceye kadar borcundan sorumlu olmaya devam edeceğinin açıkça kararlaştırıldığını, temlik konusu borca ilişkin tek muhatabın davalı olduğunu, bahse konu borcun ifa yerine geçen bir temlikle teminat altına alınmadığını ayrıca alacağın muaccel olduğu tarih itibarıyla zamanaşımının dolmadığını, Mahkemece sözleşme tarihi ile alacağın muaccel olduğu tarih arasındaki farkın gözetilmediğini, müvekkilinin alacağının TPIC talimatı ile davalı hesabına ödeme yapılması ve ...

Bankası A.Ş.'den talep edilmesiyle muaccel olacağını, talebin ise 18.07.2018 tarihinde yapılması nedeniyle alacağın bu tarihte muaccel olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esastan reddine karar verildiği halde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünden sonra dava konusu edilen alacağın dava dışı Türkiye ... Bankası A.Ş. tarafından ödendiği, davacı ile davalı arasında akdedilen 08.08.2007 tarihli sözleşme ile davalı ...’in IRR ile yapmış olduğu 21.05.2002 tarihli kontratın içeriğinin değiştirilmesi ve değiştirilen kontratın gerçekleştirilmesine ilişkin olarak davacı ile davalı arasında işbirliği yapılması, sözleşmenin onaylanması sonrasında sağlanacak malın IRR'ye satış ve üreticiden alış bedeli arasında oluşacak farktan %30 ..., %70 Mafeks olarak paylaştırılması, üretici ile ilişkiler ve üretimin takibinin Mafeks tarafından sağlanması, ihracat ve sevkiyat işlemlerinin Mafeks tarafından ...

adına takip edilmesi, sözleşmenin yürürlüğe girmesi ile davalı tarafından ... Bankası nezdinde bu kontrat tutarının 2.000.000,00 USD'lik kısmı için davacıya teminat olarak temlikname vermesi, kontrat tutarının tamamının BTA kapsamında serbest bırakıldıktan ve temlikname gereği davacı ve üretici paylarının ilgili hesaplara aktarılmasının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki temlik sözleşmesi ile temlik eden davalının 21.05.2002 tarihli BTA/6/2002 no.lu Irak F/5231 referans no.lu kontratı kapsamında doğacak 17.415.000 USD tutarındaki istihkakından 2.000.000,00 USD'lik kısmının davacı Mafeks’e temlik edilmesi kararlaştırıdığı, bu kapsamda 15.08.2007 tarihli 2.000.000,00 USD bedelli olarak düzenlenen temlikname 17.08.2007 tarihi itibariyle Türkiye ...

Bankası A.Ş. kayıtlarına alındığı, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyle davalının 21.05.2002 tarihli sözleşme kapsamında IRR'ye teslim etmeyi üstlendiği vagonların üretimi safhasının ve ihracat ve sevkiyat işlemleri takibini davalı adına üstlenmiş olup davacının payına düşen tutarların Irak Devlet Demiryolları tarafından ödeme yapıldıkça ödenmesi kararlaştırıldığına göre alacağın, davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmesinden ve Irak makamlarınca vagon tutarlarının davalının hesabına ödenmesinden sonra muaccel olacağının kabul edilmesi gerektiği, Halkbank A.Ş.'den gelen yazı cevabında, Irak makamları tarafından ödemelerin Turkish Petroleum International Company onayı ile 18.03.2016, 29.03.2017 ve 26.03.2018 tarihlerinde hesaba geçtiğinin belirtilmesi karşısında Mahkemece davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı şeklinde kararının yerinde görülmediği, öte yandan, taraflar arasındaki 08.08.2007 tarihli temlik sözleşmesinin 4 üncü maddesine temlik edilen borcun, banka tarafından ödeninceye kadar davalının davacıya karşı sorumluluğunun devam edeceği, 08.08.2007 tarihli sözleşmenin 5 inci maddesinde ise bahse konu temliknamenin teminat olarak verileceğinin kararlaştırıldığı, ...

Bankası A.Ş.'den gelen yazı cevabında, dava konusu alacağın davacıya ödenmek üzere blokeli olarak beklediği, bu hususun davanın açıldığı tarihte davacı tarafından da bilindiği, bunun sonucu beklenmeden açılan davanın süresinden önce açıldığı, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ve bu nedenle de davanın açıldığı tarih itibarıyla davalının haklı olduğunu kabul etmek gerektiği, davanın mevsimsiz açılan dava kapsamında olduğu sonucuna varıldığından yeniden verilen hükme göre maktu vekâlet ücreti taktiri gerektiği gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, konusu kalmayan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu alacağın muaccel olmaması nedeniyle davacının hukuki yararının bulunmadığını kabul ettiğini, bu durumda işin esasına girilmek suretiyle konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesi uyarınca akdedilen temlik sözleşmesi nedeniyle temlik edilen bedelden bakiye kalan alacağın tahsili istemine ilişkin olup yargılama devam ederken alacak tahsil edildiğinden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararda hükmedilen vekâlet ücretinin nispi mi veya maktu mu olacağı hususu uyuşmazlık konusudur.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun’un 146 ncı maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906315300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.