Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6088 E. 2023/628 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maktu vekâlet ücreti↗ istihkak↗ hakediş↗ davanın konusuz kalması↗ temlik sözleşmesi↗ alacağın temliki↗ vekâlet ücreti↗ muacceliyet↗ rücu↗ ifa↗ mahsup↗ temlik↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ anonim şirket↗ feragat↗ hukuki yarar↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında akdedilen 08.08.2007 tarihli sözleşme kapsamında davalı ...’in IRR ile yaptığı 21.05.2002 tarih ve BTA /6/2002 nolu Irak F/5231 referans no.lu kontratı kapsamında doğacak alacakların 2.000.000,00 USD'lik kısmının davacı Mafeks’e 15.08.2007 tarihli temlikname ile temlik ettiği, temliknamenin 17.08.2007 tarihi itibarıyla Türkiye ... Bankası A.Ş. kayıtlarına alındığı ve davalı ... ve davacı Mafeks’e bu hususta banka tarafından teyit verildiği, bu temlikname kapsamında sırasıyla 15.03.2016 ve 14.03.2017 tarihli TPİC talimatları ile ... firması hesaplarına ödenmesi istenen 2 ödeme tutarının davacı Mafeks'in feragatnameleri kapsamında ödendiği, 3 üncü ödemenin TPIC tarafından ... lehine verilmiş olan 26.03.2018 tarihli 540.976,95 USD ödeme talimatı olup diğer temlik alacaklısı Türkiye Vagon Sanayi Anonim Şirketi ile ihtilâf çıktığı ve Türkiye Vagon Sanayi A.Ş. tarafından Türkiye ... Bankası A.Ş. aleyhine Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/472 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığı, ... Bankası A.Ş.'nin 19.11.2018 tarihli cevabi yazısında davacı Mafeks'e yapılacak bakiye ödeme için işbu davanın sonucunun beklenildiğinin bildirildiği, davalının alacağını temlik sözleşmesi ile davacıya temlik ettiği, temlik edilen alacaktan davacıya ödenmesi gereken 139.978,57 USD bakiyenin kaldığı, bakiye tutarın ödenmesine ilişkin uyuşmazlığın Türkiye ... Bankası A.Ş., Türkiye Vagon Sanayi A.Ş. arasında olduğu, somut olayın açıklanan özelliği karşısında dava konusu alacağın davalı şirketten talep edilemeyeceği ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme ilişkisinden kaynaklanmakta olup taraflar arasında Ağustos 2007 tarihli iş birliği ve temlik sözleşmesi düzenlendiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi uyarınca dava tarihi itibarı ile 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, alacağın davalıdan istenemeyeceğine yönelik değerlendirmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde, temlik eden davalının, borcun banka tarafından temlik alana ödeninceye kadar borcundan sorumlu olmaya devam edeceğinin açıkça kararlaştırıldığını, temlik konusu borca ilişkin tek muhatabın davalı olduğunu, bahse konu borcun ifa yerine geçen bir temlikle teminat altına alınmadığını ayrıca alacağın muaccel olduğu tarih itibarıyla zamanaşımının dolmadığını, Mahkemece sözleşme tarihi ile alacağın muaccel olduğu tarih arasındaki farkın gözetilmediğini, müvekkilinin alacağının TPIC talimatı ile davalı hesabına ödeme yapılması ve ... Bankası A.Ş.'den talep edilmesiyle muaccel olacağını, talebin ise 18.07.2018 tarihinde yapılması nedeniyle alacağın bu tarihte muaccel olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esastan reddine karar verildiği halde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünden sonra dava konusu edilen alacağın dava dışı Türkiye ... Bankası A.Ş. tarafından ödendiği, davacı ile davalı arasında akdedilen 08.08.2007 tarihli sözleşme ile davalı ...’in IRR ile yapmış olduğu 21.05.2002 tarihli kontratın içeriğinin değiştirilmesi ve değiştirilen kontratın gerçekleştirilmesine ilişkin olarak davacı ile davalı arasında işbirliği yapılması, sözleşmenin onaylanması sonrasında sağlanacak malın IRR'ye satış ve üreticiden alış bedeli arasında oluşacak farktan %30 ..., %70 Mafeks olarak paylaştırılması, üretici ile ilişkiler ve üretimin takibinin Mafeks tarafından sağlanması, ihracat ve sevkiyat işlemlerinin Mafeks tarafından ... adına takip edilmesi, sözleşmenin yürürlüğe girmesi ile davalı tarafından ... Bankası nezdinde bu kontrat tutarının 2.000.000,00 USD'lik kısmı için davacıya teminat olarak temlikname vermesi, kontrat tutarının tamamının BTA kapsamında serbest bırakıldıktan ve temlikname gereği davacı ve üretici paylarının ilgili hesaplara aktarılmasının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki temlik sözleşmesi ile temlik eden davalının 21.05.2002 tarihli BTA/6/2002 no.lu Irak F/5231 referans no.lu kontratı kapsamında doğacak 17.415.000 USD tutarındaki istihkakından 2.000.000,00 USD'lik kısmının davacı Mafeks’e temlik edilmesi kararlaştırıdığı, bu kapsamda 15.08.2007 tarihli 2.000.000,00 USD bedelli olarak düzenlenen temlikname 17.08.2007 tarihi itibariyle Türkiye ... Bankası A.Ş. kayıtlarına alındığı, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyle davalının 21.05.2002 tarihli sözleşme kapsamında IRR'ye teslim etmeyi üstlendiği vagonların üretimi safhasının ve ihracat ve sevkiyat işlemleri takibini davalı adına üstlenmiş olup davacının payına düşen tutarların Irak Devlet Demiryolları tarafından ödeme yapıldıkça ödenmesi kararlaştırıldığına göre alacağın, davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmesinden ve Irak makamlarınca vagon tutarlarının davalının hesabına ödenmesinden sonra muaccel olacağının kabul edilmesi gerektiği, Halkbank A.Ş.'den gelen yazı cevabında, Irak makamları tarafından ödemelerin Turkish Petroleum International Company onayı ile 18.03.2016, 29.03.2017 ve 26.03.2018 tarihlerinde hesaba geçtiğinin belirtilmesi karşısında Mahkemece davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı şeklinde kararının yerinde görülmediği, öte yandan, taraflar arasındaki 08.08.2007 tarihli temlik sözleşmesinin 4 üncü maddesine temlik edilen borcun, banka tarafından ödeninceye kadar davalının davacıya karşı sorumluluğunun devam edeceği, 08.08.2007 tarihli sözleşmenin 5 inci maddesinde ise bahse konu temliknamenin teminat olarak verileceğinin kararlaştırıldığı, ... Bankası A.Ş.'den gelen yazı cevabında, dava konusu alacağın davacıya ödenmek üzere blokeli olarak beklediği, bu hususun davanın açıldığı tarihte davacı tarafından da bilindiği, bunun sonucu beklenmeden açılan davanın süresinden önce açıldığı, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ve bu nedenle de davanın açıldığı tarih itibarıyla davalının haklı olduğunu kabul etmek gerektiği, davanın mevsimsiz açılan dava kapsamında olduğu sonucuna varıldığından yeniden verilen hükme göre maktu vekâlet ücreti taktiri gerektiği gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, konusu kalmayan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu alacağın muaccel olmaması nedeniyle davacının hukuki yararının bulunmadığını kabul ettiğini, bu durumda işin esasına girilmek suretiyle konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesi uyarınca akdedilen temlik sözleşmesi nedeniyle temlik edilen bedelden bakiye kalan alacağın tahsili istemine ilişkin olup yargılama devam ederken alacak tahsil edildiğinden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararda hükmedilen vekâlet ücretinin nispi mi veya maktu mu olacağı hususu uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun’un 146 ncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/56 E. 2023/4009 K.
Ortak:temlik sözleşmesi · alacağın temliki · temlik · hukuki yarar · teslim · dava şartı
İncelediğiniz karardaBankası A.Ş.'nin 19.11.2018 tarihli cevabi yazısında davacı Mafeks'e yapılacak bakiye ödeme için işbu davanın sonucunun beklenildiğinin bildirildiği, davalının «alacağını temlik sözleşmesi» ile davacıya temlik ettiği, temlik edilen alacaktan davacıya ödenmesi gereken 139.978,57 USD bakiyenin kaldığı, bakiye tutarın ödenmesine ilişkin uyuşmazlığın Türkiye ...
Bankası A.Ş. kayıtlarına alındığı, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyle davalının 21.05.2002 tarihli sözleşme kapsamında IRR'ye «teslim» etmeyi üstlendiği vagonların üretimi safhasının ve ihracat ve sevkiyat işlemleri takibini davalı adına üstlenmiş olup davacının payına düşen tutarların Irak Devlet Demiryolları tarafından ödeme yapıldıkça ödenmesi kararlaştırıldığına göre alacağın, davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmesinden ve Irak makamlarınca vagon tutarlarının davalının hesabına ödenmesinden sonra «muaccel» olacağının kabul edilmesi gerektiği, Halkbank A.Ş.'den gelen yazı cevabında, Irak makamları tarafından ödemelerin Turkish Petroleum International Company onayı ile 18.03.2016, 29.03.2017 ve 26.03.2018 tarihlerinde hesaba geçtiğinin belirtilmesi karşısında Mahkemece davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmadığı şeklinde kararının yerinde görülmediği, öte yandan, taraflar arasındaki 08.08.2007 tarihli «temlik sözleşmesinin» 4 üncü maddesine temlik edilen borcun, banka tarafından ödeninceye kadar davalının davacıya karşı sorumluluğunun devam edeceği, 08.08.2007 tarihli sözleşmenin 5 inci maddesinde ise bahse konu temliknamenin «teminat» olarak verileceğinin kararlaştırıldığı, ...
… ı şirketten talep edilemeyeceği ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme ilişkisinden kaynaklanmakta olup taraflar arasında Ağustos 2007 tarihli iş birliği ve «temlik sözleşmesi» düzenlendiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi uyarınca dava tarihi itibarı ile 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, dava dışı Eksonser Firması ile IRR arasında yapılan sınır ticareti anlaşması kapsamında 14 adet yolcu vagonunun üretilip «teslimine» dair sözleşme yaptığını, bu sözleşme çerçevesinde vagonları üretip Eksonser firması aracılığı ile IRR firmasına teslim ettiğini, Eksonser firması ile yapılan «temlik sözleşmesi» çerçevesinde davalıdan alacağının bir kısmının tahsil edildiğini, kalan 522.722,37 USD'nin ödenmesi aşamasına gelindiğinde dava dışı Mafeks firmasının Eksonser firması ile daha önce yaptığı ve davalı bankaya «ibraz» ettiği temlik sözleşmesi bulunduğu gerekçesi ile bu alacağın bir kısmının Mafeks firmasına ödenmesi konusunda mutakabat karşılığında ödemeyi yapacağını bildirdiğini, çekilen «ihtarlar» sonucunda 400.988,30 USD'yi davalının davacıya ödediğini, bakiye 121.724,07 USD'yi ise ödemediğini, yapılan işlemin usulsüz olduğunu, dava dışı şirkete yapılan tem …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «son» ödemede davacının ödemenin tamamının kendisine yapılmasını talep ettiği, davalının bu talebi yerine getirmeyerek bir kısım ödeme yaptığı, davacının hakkının güncel bir tehdit ile tehlikeye girdiği, tespit hükmünün bu tehlikeyi bertaraf edebileceği, davacının «tespit davası» açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, dava konusu olayda «temlik sözleşmelerinin» yazılı olarak düzenlendiği ve imzalandığı, uygulanmak üzere davalıya Eksonser firmasınca gönderildiği, ödemelerde başlangıçtan itibaren temliknamelerin dikkate alındığı, davalı banka işleminin 15.08.2007 tarihli geçerli temliknameye göre yapıldığı, önceki ödemelerde tarafların temlik «muvafakatıyla» bankaya gelen tutarların paylaştırıldığı, davacının önceki ödemelerde herhangi bir itirazı olmadığı gibi paylaştırılmaya muvafakatinin de bulunduğu, davalı işlemin …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Eksonser ile davacı ve Mafeks firması arasında imzalanan «alacağın temliki sözleşmeleri» davalı bankaya temlik eden Eksonser firması tarafından «ibraz» edildiği, temlik edilen alacak banka hesabına 3 farklı tarihte kısmi olarak aktarıldığı, 22.02.2016 ve 24.03.2017 tarihlerinde aktarılan bedel tarafların «kısmi ödeme» «mutabakatları» çerçevesinde davacı ve diğer alacaklılar arasında paylaşım yapılarak davalı banka tarafından ödendiği, davacının paylaşım sonucu yapılan ilk iki ödemeye yönelik herhangi bir itirazı bulunmadığı, bir başka anlatımla önceki ödemelerde davacı yan tarafı olduğu alacağın temliki sözleşmesinin öncelikle uygulanarak bankaya yatan bedelin tamamının kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürmediği, İlk Derece Mahkemesince önceki ödemelerde tarafların «muvafakati» ile bankaya gelen tutarların paylaştırıldığı, davacının önceki ödemelere herhangi bir itirazı olmadığı, paylaştırmaya muvafakat ettiği, davalı işleminin yerinde ol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · tasarruf yetkisi · kısmi ödeme · mutabakat · bloke · satış sözleşmesi · iyiniyet · hakkaniyet
Benzer bu kararda… sında imzalanan sözleşmede Mafeks'in taraf olmadığını, bu durumda İlk Derece Mahkemesince müvekkili ile Eksonser arasında imzalanan sözleşme gereği davalıya verilen «temliknamenin» Eksonser ile Mafeks arasında imzalanan sözleşme gereği verilen temliknameden sonra geldiğinin belirlenmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, «alacağın temlikinin» geçerli olması için devredenin alacak üzerinde «tasarruf yetkisi» bulunması gerektiğini, Eksonser'in ise sözleşmede sadece kendi «payı» üzerinde tasarruf hakkı bulunduğunu, Mafeks'in Eksonser'in tasarruf «yetkisinde» olan sözleşme kısmı üzerinden öncelikli alacak hakkına sahip olacağını, Mafeks'in Eksonser ile Irak demir yolları arasında imzalanan vagon «satış sözleşmesinin» de tarafı olmadığını, müvekkilinin ise bu sözleşmeye üretici firma olarak imza attığını, bu sözleşme uyarınca da temlikname aldığını, bu durumda vagon satış sözleşmesi gereğince Eksonser'e gelen tutardan üretici olarak müvekkili lehine verilen temliknamenin öncelikli olduğunu, daha önce düzenlenen «kısmi ödeme» «mutabakatlarının» delil olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin «hakkaniyetli» davranarak temlikname gereği ödemeden Eksonser firmasının bir miktar ödeme yapma konusunda karar aldığını, sözleşmesel anlamda hiçbir zorunluluğu olmamasına rağmen imzaladığı kısmi ödeme mutabakatlarının sonraki uygulamalara esas teşkil ettiği yönündeki İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, bankadan hangi talimata göre ne kadar ödeme gönderildiğine dair evrakların istenilmediğini, davalının gönderilen ilk iki ödemede tarafların imzaladıkları kısmi ödeme temliknamesini ararken «son» ödemede Mafeks'in temliknamesinin öncelikli olduğunu iddia etmesinin bir açıklamasının bulunmadığını, davalının iyi niyetli olmadığını belirterek İlk Derece Mahkem …
… pleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın davacıya ödeme yapmama gerekçesi, banka nezdinde bulunan ve Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli «temliknamenin» davacı ile Eksonser arasındaki 05.03.2010 tarihli sözleşme gereği davacı lehine verilen temliknameden önce geldiği iddiası olduğunu, oysa Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli temliknamenin davacı lehine verilen temliknameden önce gelmesi hukuken mümkün olmadığını, zira Mafeks'in 05.03.2010 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığını, Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli temlik Mafeks ve Eksonser arasında düzenlenen 08.08.2007 tarihli başka bir sözleşmeye istinaden verildiğini, davacı bu sözleşmede taraf olarak yer almamakta olduğunu, Mafeks ile davacı arasından herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesinden talep edilen hususun 05.03.2010 tarihli sözleşme gereği davacı lehine verilen temliknamenin davalı bankanın davacıya ödeme yapmama gerekçesi olarak gösterdiği Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli temliknameden önce geldiğinin tespiti talebi olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince talep dışına çıkılarak sözleşmede düzenlenmeyen ve talebin de dayanağı olmayan «kısmi ödeme» «mutabakatları» delil olarak değerlendirildiği ve buna davacının itirazının olmadığı gerekçesi ile davacının başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, Eksonser firması Irak Demiryolları ile Eksonser arasındaki sözleşme gereği Irak Demiryollarından gelen ödemeyi öncelikle davacıya temlik ettiğini, bu temlikname gereği Eksonser firmasına gelen ödemenin davacıya ödenmesi için başka bir onaya ihtiyaç bulunmadığını, davacının aldığı karar ile Eksonser firmasına ödeme yapılması için 22.02.2016 ve 24.03.2017 tarihli kısmi ödeme mutabakatları düzenlendiğini, bu kısmi ödeme mutabakatlarının herhangi bir sözleşmesel dayanağı bulunmadığını, tamamen davacı idarenin takdiri ile düzenlendiğini ve davalı bankanın Eksonser firmasına ödeme yapması için talep ettiği belgeler olduğunu, sözleşme uygulamaları esnasında sözleşmeden kaynaklı bir zorunluluk bulunmamasına rağmen sözleşmenin bir tarafının kendi iradesi ile yaptığı tasarrufun, daha sonra uygulanması zorunlu bir kural hale gelmesi ve tarafların iradeleri ile düzenlenme sözleşmenin önüne geçmesi «sözleşme özgürlüğü» ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini, ilk iki ödemede böyle bir temlikname olduğu ileri sürmeden ödeme yapan davalı banka «son» ödemede ise Mafeks lehine verilmiş olan temliknameyi ileri sürerek ödemeden kaçınması «iyiniyetle» bağdaşmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Eksonser ile davacı ve Mafeks firması arasında imzalanan «alacağın temliki sözleşmeleri» davalı bankaya temlik eden Eksonser firması tarafından «ibraz» edildiği, temlik edilen alacak banka hesabına 3 farklı tarihte kısmi olarak aktarıldığı, 22.02.2016 ve 24.03.2017 tarihlerinde aktarılan bedel tarafların «kısmi ödeme» «mutabakatları» çerçevesinde davacı ve diğer alacaklılar arasında paylaşım yapılarak davalı banka tarafından ödendiği, davacının paylaşım sonucu yapılan ilk iki ödemeye yönelik herhangi bir itirazı bulunmadığı, bir başka anlatımla önceki ödemelerde davacı yan tarafı olduğu alacağın temliki sözleşmesinin öncelikle uygulanarak bankaya yatan bedelin tamamının kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürmediği, İlk Derece Mahkemesince önceki ödemelerde tarafların «muvafakati» ile bankaya gelen tutarların paylaştırıldığı, davacının önceki ödemelere herhangi bir itirazı olmadığı, paylaştırmaya muvafakat ettiği, davalı işleminin yerinde ol …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Eksonser firmasının IRR ile yaptığı sözleşme çerçevesinde öncelikle Mafeks firmasına, daha sonra davacıya «temlikname» verdiğini, IRR tarafından bankaya iletilen bedele ilişkin önceki ödemelerin her iki firmanın onayı ve «muvafakatı» alınarak paylaştırılarak yapıldığını, 522.722,37 USD'lik ödemeye geldiğinde davacının kalan tüm alacağın kendisine ödenmesini talep ettiğini, Mafeks firmasının alacağın bankaca «bloke» edilmesi talebinde bulunduğunu, 400.998,38 USD'nin davacıya ödendiğini kalan tutarın ise ödenmediğini, ilk temlik alanın Mafeks olduğunu, uygulamada davacının da b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9828 E. 2015/9525 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaBankası A.Ş. kayıtlarına alındığı, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyle davalının 21.05.2002 tarihli sözleşme kapsamında IRR'ye «teslim» etmeyi üstlendiği vagonların üretimi safhasının ve ihracat ve sevkiyat işlemleri takibini davalı adına üstlenmiş olup davacının payına düşen tutarların Irak Devlet Demiryolları tarafından ödeme yapıldıkça ödenmesi kararlaştırıldığına göre alacağın, davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmesinden ve Irak makamlarınca vagon tutarlarının davalının hesabına ödenmesinden sonra «muaccel» olacağının kabul edilmesi gerektiği, Halkbank A.Ş.'den gelen yazı cevabında, Irak makamları tarafından ödemelerin Turkish Petroleum International Company onayı ile 18.03.2016, 29.03.2017 ve 26.03.2018 tarihlerinde hesaba geçtiğinin belirtilmesi karşısında Mahkemece davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmadığı şeklinde kararının yerinde görülmediği, öte yandan, taraflar arasındaki 08.08.2007 tarihli «temlik sözleşmesinin» 4 üncü maddesine temlik edilen borcun, banka tarafından ödeninceye kadar davalının davacıya karşı sorumluluğunun devam edeceği, 08.08.2007 tarihli sözleşmenin 5 inci maddesinde ise bahse konu temliknamenin «teminat» olarak verileceğinin kararlaştırıldığı, ...
Benzer bu karardaŞ..” şeklinde bir ibarenin yer aldığı, bu ibare uyarınca davalı karşı davacının devralana mal sahibi ile devralan arasında «kira sözleşmesi» yapılması hususunda bir edimin «taahhüdü» altına girdiği, ancak davalı-karşı davacının bu edimini yerine getiremediği, bu nedenle davacı karşı davalı tarafından iş yerinde faaliyete başlanılamadığı, sonrasında işyeri malikinin talebi uyarınca kira sözleşmesinin sonlandırılarak tahliyenin gerçekleştirildiği, «teslim» yükümlülüğünün bu aşama sonrasında imkansız hale geldiği, davacı- karşı davalı tarafından devir «sözleşmesinin feshinin» haklı nedene dayandırıldığı, gerekçesiyle asıl davanın kabulüyle 20.000,00 TL'nin davalı karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · sözleşmenin feshi · kira sözleşmesi · ispat yükü · garantörlük · sebepsiz zenginleşme · yetki · taahhütname
Benzer bu karardaŞ..” şeklinde bir ibarenin yer aldığı, bu ibare uyarınca davalı karşı davacının devralana mal sahibi ile devralan arasında «kira sözleşmesi» yapılması hususunda bir edimin «taahhüdü» altına girdiği, ancak davalı-karşı davacının bu edimini yerine getiremediği, bu nedenle davacı karşı davalı tarafından iş yerinde faaliyete başlanılamadığı, sonrasında işyeri malikinin talebi uyarınca kira sözleşmesinin sonlandırılarak tahliyenin gerçekleştirildiği, «teslim» yükümlülüğünün bu aşama sonrasında imkansız hale geldiği, davacı- karşı davalı tarafından devir «sözleşmesinin feshinin» haklı nedene dayandırıldığı, gerekçesiyle asıl davanın kabulüyle 20.000,00 TL'nin davalı karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl dava; «işletme devri» nedeniyle ödenen paranın devir sözleşmesinin haklı nedenle feshi nedeniyle ve «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca iadesi, karşı dava; işletme devrinin haksız feshi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
Ş.." şeklindeki ibare davalı-karşı davacının devralan ile asıl malik arasında kira konrtratı yapılmasını «garanti» ettiği şeklinde yorumlanmış ve bu yorum uyarınca «taahhüdün» yerine getirilmediği gerekçesiyle feshin haklı «sebebe» dayandığı sonucuna varılmıştır.
O.. arasında akdedilen «kira sözleşmesinin» 12. bendinde kiralayan konumundaki davalı-karşı davacıya kiralanan işyerini alt kiracıya devretme ve alt kiracıyla kira kontratı, yapma hususunda «yetki» verildiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1298 E. 2013/2042 K.
Ortak:mahsup · teminat · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaBankası A.Ş. kayıtlarına alındığı, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyle davalının 21.05.2002 tarihli sözleşme kapsamında IRR'ye «teslim» etmeyi üstlendiği vagonların üretimi safhasının ve ihracat ve sevkiyat işlemleri takibini davalı adına üstlenmiş olup davacının payına düşen tutarların Irak Devlet Demiryolları tarafından ödeme yapıldıkça ödenmesi kararlaştırıldığına göre alacağın, davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmesinden ve Irak makamlarınca vagon tutarlarının davalının hesabına ödenmesinden sonra «muaccel» olacağının kabul edilmesi gerektiği, Halkbank A.Ş.'den gelen yazı cevabında, Irak makamları tarafından ödemelerin Turkish Petroleum International Company onayı ile 18.03.2016, 29.03.2017 ve 26.03.2018 tarihlerinde hesaba geçtiğinin belirtilmesi karşısında Mahkemece davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmadığı şeklinde kararının yerinde görülmediği, öte yandan, taraflar arasındaki 08.08.2007 tarihli «temlik sözleşmesinin» 4 üncü maddesine temlik edilen borcun, banka tarafından ödeninceye kadar davalının davacıya karşı sorumluluğunun devam edeceği, 08.08.2007 tarihli sözleşmenin 5 inci maddesinde ise bahse konu temliknamenin «teminat» olarak verileceğinin kararlaştırıldığı, ...
… inaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, alacağın davalıdan istenemeyeceğine yönelik değerlendirmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde, «temlik» eden davalının, borcun banka tarafından temlik alana ödeninceye kadar borcundan sorumlu olmaya devam edeceğinin açıkça kararlaştırıldığını, temlik konusu borca ilişkin tek muhatabın davalı olduğunu, bahse konu borcun «ifa» yerine geçen bir temlikle «teminat» altına alınmadığını ayrıca alacağın «muaccel» olduğu tarih itibarıyla «zamanaşımının» dolmadığını, Mahkemece sözleşme tarihi ile alacağın muaccel olduğu tarih arasındaki farkın gözetilmediğini, müvekkilinin alacağının TPIC talimatı ile davalı hesabı …
Bankası nezdinde bu kontrat tutarının 2.000.000,00 USD'lik kısmı için davacıya «teminat» olarak «temlikname» vermesi, kontrat tutarının tamamının BTA kapsamında serbest bırakıldıktan ve temlikname gereği davacı ve üretici paylarının ilgili hesaplara aktarılmasının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki «temlik sözleşmesi» ile temlik eden davalının 21.05.2002 tarihli BTA/6/2002 no.lu Irak F/5231 referans no.lu kontratı kapsamında doğacak 17.415.000 USD tutarındaki «istihkakından» 2.000.000,00 USD'lik kısmının davacı Mafeks’e temlik edilmesi kararlaştırıdığı, bu kapsamda 15.08.2007 tarihli 2.000.000,00 USD bedelli olarak düzenlenen temliknam …
Benzer bu karardaRafinerisinden (5.936,191) metrik ton petrol ürünü «teslim» alındığı halde, İsdemir Eksim Terminaline (....900,912) metrik ton ürün teslim edildiği ileri sürülmüş ve eksik teslim edilen mal bedelinden, davalının paraya çevrilen «teminat mektubu» bedeli «mahsup» edilerek, kalan (573.403,20) USD.’nin tahsili istenmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalıya (1.975.686) metrik ton fuel oilin eksik «teslim» edildiği, «teminat mektubu» bedelinin mahsubundan sonra davacı-karşı davalının (552.222,03) USD talep edebileceği, davacı-karşı davalının eksik teslim nedeliyle teminat mektubunu nakte çevirmekte haklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın «temerrüt» faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı eksik «teslim» edilen mal bedelinin tahsili, karşı dava, bu sözleşme dolayısıyla davacı-karşı davalı «taşıtana» verilen «teminat mektubunun» haksız olarak paraya çevrildiği iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasır delil sözleşmesi · münhasır delil · delil sözleşmesi · kısmi itiraz · taşıtan · imza incelemesi · teminat mektubu · münhasırlık
Benzer bu karardaOysa yukarıda da açıklandığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde, öncelikle anılan belgelerin incelenmesi gerekli ise de, 09.11.2006 tarihli «taşıma sözleşmesinin» 4.18. maddesinin «münhasır delil sözleşmesi» olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Asıl dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı eksik «teslim» edilen mal bedelinin tahsili, karşı dava, bu sözleşme dolayısıyla davacı-karşı davalı «taşıtana» verilen «teminat mektubunun» haksız olarak paraya çevrildiği iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Ancak davalı vekili bu listelerde müvekkili tarafından yapıldığı ileri sürülen taşımaların bir «kısmına itiraz» etmiş, anılan listelerde müvekkilinin «temsilcisi» ...’e ait olduğu iddia edilen mührün ve imzaların sahte olduğunu savunmuş, gerekirse temsilcilerinin «imza incelemesi» için hazır edilebileceğini bildirmiş ve müvekkilince anılan dönemde Irak’tan Habur’a yapılan taşımalara ait olduğunu bildirdiği SOMO antetli Irak taşıma senetleri …
Mahkemece daha sonra görüşüne başvurulan 31.08.2010 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise bu kez taraflar arasındaki sözleşmede SOMO kayıtlarının «münhasır delil» olarak kabul edildiğine dair 4.18. maddenin bulunduğu, bu hüküm karşısında davalının başka bir delil sunamayacağı bildirilerek, ilk bilirkişi raporu ile aynı sonuca varılmıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10795 E. 2012/14220 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · sorumluluktan kurtulma · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, TTK'nun 806. maddesi uyarınca «taşıyıcının» kazanın kendisine veya yardımcılarına yükletilmesi mümkün bir kusurdan doğmadığını ispat ettiği takdirde «sorumluluktan kurtulabileceği», somut olayda da demiryolu hattını hemzemin geçit bulunmayan bir yerden geçmeye teşebbüs eden paletli ekskavatörün tam kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı ciddi itirazlarının karşılanması, «bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin» giderilmesi ve aynı olaya ilişkin olarak davacı vekilince dosyaya sunulan bilirkişi raporunda varılan farklı sonucun tartışılması amacıyla yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/548 Esas sayılı dava dosyasında alınan 05.05.2011 tarihli başka bir bilirkişi raporunda, ilgili yönetmeliğin 17. maddesine göre yolcu bulunan ilk vagon ile lokomotif arasında en az bir emniyet vagonunun bulunması gerektiği, hızın 64 km. olduğu bir durumda bu denli «hasar» meydana gelmesinin, yeterli önlem alınmadığını gösterdiği bildirilmiş ve TCDD. bu nedenle olayda %25 oranında kusurlu bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6088 E. , 2023/628 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Karar verilmesine yer olmadığı
İ
Taraflar arasındaki sözleşmelerden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle yargılama devam ederken alacağın ödenmiş olması nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki 08.08.2007 tarihli sözleşme ile davalı ile dava dışı Irak Devleti Devlet Demiryolları (IRR) arasında akdedilen 05.02.2002 tarihli kontratın içeriğinin değiştirilmesi ve değiştirilen kontratın gerçekleştirilmesine ilişkin olarak davacı ile davalı arasında işbirliği yapılmasının kararlaştırıldığını, taraflar arasında akdedilen 08.08.2007 tarihli iş birliği sözleşmesi hükümleri dayanak gösterilerek Ağustos 2007 tarihinde taraflar arasında temlik sözleşmesi akdedildiğini, anılan temlik sözleşmesi kapsamında düzenlenen 15.08.2007 tarihli temlikname gereğince davalının doğmuş ve doğacak alacaklarından 2.000.000,00 USD tutarındaki alacağın tamamını davacıya devir ve temlik ettiğini, davalı ile dava dışı IRR arasında imzalanan, temlikname konusu 21.05.2007 tarihli sözleşmede değişiklik yapan 18.09.2009 tarihli sözleşmeye göre sevkiyat konusu 14 yolcu vagonunun davalı tarafından dava dışı IRR'ye satış meblağı toplamının 17.415.000,00 USD olduğunu, yine sözleşme kapsamında davalı ile dava dışı IIRR arasında yapılacak bütün ödemelerin Türkiye-Irak arasındaki sınır ticari düzenlemelerine göre olacağını, bahsi geçen 14 yolcu vagonunun Irak'a sevkiyatının 15.04.2015 tarihinde gerçekleştiğini, söz konusu sevkiyat karşılığında davalı ...'e 09.02.2016 tarihli SOMO ödeme bildirimi kapsamında 15.696.200,00 USD ödendiğini, 19.02.2017 tarihli SOMO ödeme bildirimi kapsamında ise 996.107,76 USD ödendiğini ve bakiye kalan 722.692,24 USD için 721.594,95 USD tutarında 22.02.2018 tarihli SOMO ödeme bildiriminin davalıya ödenmesi için gönderildiğini;
ancak başka bir kontrat kapsamında 721.594,95 USD meblağından davacı ile ilgisi olmayan farklı bir sözleşmeden kaynaklanan davalı aleyhinde yapılan cezai kesinti nedeni ile mahsup işlemi yapılarak davalıya 540.976,95 USD ödenmesinin uygun bulunmasına ilişkin talimatın Turkish Petroleum International Company'e iletildiğinin 27.03.2018 tarihli İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğinin yazısında belirtildiğini, 15.08.2007 tarihli temlikname gereğince davacının davalı tarafından temlik edilen 2.000.000,00 USD tutarındaki meblağdan 18.03.2016 tarihli dekontta 1.158.984,76 USD ve 29.03.2017 tarihli dekontta 559.545,18 USD tutarındaki hakediş meblağlarını Türkiye ... Bankası A.Ş.
vasıtası ile davalıdan tahsil ettiğini, davacının davalıdan 139.978,57 USD tutarında alacağının kaldığını ileri sürerek davacı ile davalı arasında akdedilen 08.08.2007 tarihli iş birliği sözleşmesi ile dayanağı 08.08.2007 tarihli iş birliği sözleşmesi olan temlik sözleşmesine istinaden 139.978,57 USD tutarındaki alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacı tarafa borçlu olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında müvekkilinin ... Bankası A.Ş. nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarından 2.000.000,00 USD'lik kısmının 15.08.2007 tarihli temlikname ile davacıya hiçbir şarta bağlı olmaksızın gayri kabili rücu temlik ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında akdedilen 08.08.2007 tarihli sözleşme kapsamında davalı ...’in IRR ile yaptığı 21.05.2002 tarih ve BTA /6/2002 nolu Irak F/5231 referans no.lu kontratı kapsamında doğacak alacakların 2.000.000,00 USD'lik kısmının davacı Mafeks’e 15.08.2007 tarihli temlikname ile temlik ettiği, temliknamenin 17.08.2007 tarihi itibarıyla Türkiye ... Bankası A.Ş. kayıtlarına alındığı ve davalı ... ve davacı Mafeks’e bu hususta banka tarafından teyit verildiği, bu temlikname kapsamında sırasıyla 15.03.2016 ve 14.03.2017 tarihli TPİC talimatları ile ... firması hesaplarına ödenmesi istenen 2 ödeme tutarının davacı Mafeks'in feragatnameleri kapsamında ödendiği, 3 üncü ödemenin TPIC tarafından ...
lehine verilmiş olan 26.03.2018 tarihli 540.976,95 USD ödeme talimatı olup diğer temlik alacaklısı Türkiye Vagon Sanayi Anonim Şirketi ile ihtilâf çıktığı ve Türkiye Vagon Sanayi A.Ş. tarafından Türkiye ... Bankası A.Ş. aleyhine Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/472 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığı, ... Bankası A.Ş.'nin 19.11.2018 tarihli cevabi yazısında davacı Mafeks'e yapılacak bakiye ödeme için işbu davanın sonucunun beklenildiğinin bildirildiği, davalının alacağını temlik sözleşmesi ile davacıya temlik ettiği, temlik edilen alacaktan davacıya ödenmesi gereken 139.978,57 USD bakiyenin kaldığı, bakiye tutarın ödenmesine ilişkin uyuşmazlığın Türkiye ... Bankası A.Ş., Türkiye Vagon Sanayi A.Ş.
arasında olduğu, somut olayın açıklanan özelliği karşısında dava konusu alacağın davalı şirketten talep edilemeyeceği ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme ilişkisinden kaynaklanmakta olup taraflar arasında Ağustos 2007 tarihli iş birliği ve temlik sözleşmesi düzenlendiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi uyarınca dava tarihi itibarı ile 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, alacağın davalıdan istenemeyeceğine yönelik değerlendirmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde, temlik eden davalının, borcun banka tarafından temlik alana ödeninceye kadar borcundan sorumlu olmaya devam edeceğinin açıkça kararlaştırıldığını, temlik konusu borca ilişkin tek muhatabın davalı olduğunu, bahse konu borcun ifa yerine geçen bir temlikle teminat altına alınmadığını ayrıca alacağın muaccel olduğu tarih itibarıyla zamanaşımının dolmadığını, Mahkemece sözleşme tarihi ile alacağın muaccel olduğu tarih arasındaki farkın gözetilmediğini, müvekkilinin alacağının TPIC talimatı ile davalı hesabına ödeme yapılması ve ...
Bankası A.Ş.'den talep edilmesiyle muaccel olacağını, talebin ise 18.07.2018 tarihinde yapılması nedeniyle alacağın bu tarihte muaccel olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esastan reddine karar verildiği halde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünden sonra dava konusu edilen alacağın dava dışı Türkiye ... Bankası A.Ş. tarafından ödendiği, davacı ile davalı arasında akdedilen 08.08.2007 tarihli sözleşme ile davalı ...’in IRR ile yapmış olduğu 21.05.2002 tarihli kontratın içeriğinin değiştirilmesi ve değiştirilen kontratın gerçekleştirilmesine ilişkin olarak davacı ile davalı arasında işbirliği yapılması, sözleşmenin onaylanması sonrasında sağlanacak malın IRR'ye satış ve üreticiden alış bedeli arasında oluşacak farktan %30 ..., %70 Mafeks olarak paylaştırılması, üretici ile ilişkiler ve üretimin takibinin Mafeks tarafından sağlanması, ihracat ve sevkiyat işlemlerinin Mafeks tarafından ...
adına takip edilmesi, sözleşmenin yürürlüğe girmesi ile davalı tarafından ... Bankası nezdinde bu kontrat tutarının 2.000.000,00 USD'lik kısmı için davacıya teminat olarak temlikname vermesi, kontrat tutarının tamamının BTA kapsamında serbest bırakıldıktan ve temlikname gereği davacı ve üretici paylarının ilgili hesaplara aktarılmasının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki temlik sözleşmesi ile temlik eden davalının 21.05.2002 tarihli BTA/6/2002 no.lu Irak F/5231 referans no.lu kontratı kapsamında doğacak 17.415.000 USD tutarındaki istihkakından 2.000.000,00 USD'lik kısmının davacı Mafeks’e temlik edilmesi kararlaştırıdığı, bu kapsamda 15.08.2007 tarihli 2.000.000,00 USD bedelli olarak düzenlenen temlikname 17.08.2007 tarihi itibariyle Türkiye ...
Bankası A.Ş. kayıtlarına alındığı, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyle davalının 21.05.2002 tarihli sözleşme kapsamında IRR'ye teslim etmeyi üstlendiği vagonların üretimi safhasının ve ihracat ve sevkiyat işlemleri takibini davalı adına üstlenmiş olup davacının payına düşen tutarların Irak Devlet Demiryolları tarafından ödeme yapıldıkça ödenmesi kararlaştırıldığına göre alacağın, davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmesinden ve Irak makamlarınca vagon tutarlarının davalının hesabına ödenmesinden sonra muaccel olacağının kabul edilmesi gerektiği, Halkbank A.Ş.'den gelen yazı cevabında, Irak makamları tarafından ödemelerin Turkish Petroleum International Company onayı ile 18.03.2016, 29.03.2017 ve 26.03.2018 tarihlerinde hesaba geçtiğinin belirtilmesi karşısında Mahkemece davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı şeklinde kararının yerinde görülmediği, öte yandan, taraflar arasındaki 08.08.2007 tarihli temlik sözleşmesinin 4 üncü maddesine temlik edilen borcun, banka tarafından ödeninceye kadar davalının davacıya karşı sorumluluğunun devam edeceği, 08.08.2007 tarihli sözleşmenin 5 inci maddesinde ise bahse konu temliknamenin teminat olarak verileceğinin kararlaştırıldığı, ...
Bankası A.Ş.'den gelen yazı cevabında, dava konusu alacağın davacıya ödenmek üzere blokeli olarak beklediği, bu hususun davanın açıldığı tarihte davacı tarafından da bilindiği, bunun sonucu beklenmeden açılan davanın süresinden önce açıldığı, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ve bu nedenle de davanın açıldığı tarih itibarıyla davalının haklı olduğunu kabul etmek gerektiği, davanın mevsimsiz açılan dava kapsamında olduğu sonucuna varıldığından yeniden verilen hükme göre maktu vekâlet ücreti taktiri gerektiği gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, konusu kalmayan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu alacağın muaccel olmaması nedeniyle davacının hukuki yararının bulunmadığını kabul ettiğini, bu durumda işin esasına girilmek suretiyle konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesi uyarınca akdedilen temlik sözleşmesi nedeniyle temlik edilen bedelden bakiye kalan alacağın tahsili istemine ilişkin olup yargılama devam ederken alacak tahsil edildiğinden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararda hükmedilen vekâlet ücretinin nispi mi veya maktu mu olacağı hususu uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun’un 146 ncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906315300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz