Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1298 E. 2013/2042 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasır delil sözleşmesi↗ münhasır delil↗ delil sözleşmesi↗ kısmi itiraz↗ taşıtan↗ imza incelemesi↗ teminat mektubu↗ münhasırlık↗ taşıma sözleşmesi↗ mahsup↗ uyuşmazlık konusu↗ istirdat↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ temerrüt↗ teminat↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalıya (1.975.686) metrik ton fuel oilin eksik teslim edildiği, teminat mektubu bedelinin mahsubundan sonra davacı-karşı davalının (552.222,03) USD talep edebileceği, davacı-karşı davalının eksik teslim nedeliyle teminat mektubunu nakte çevirmekte haklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı- karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, taşıma sözleşmesine dayalı eksik teslim edilen mal bedelinin tahsili, karşı dava, bu sözleşme dolayısıyla davacı-karşı davalı taşıtana verilen teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiği iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı ile Irak Petrol Bakanlığı Petrol Ürünleri Pazarlama Şirketi (SOMO) arasında, petrol ürününün ithaline ilişkin sözleşme imzalandığı, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından verilen izinlere de dayanılarak, davacı tarafından 2005 yılında (50.000), 2007 yılında da (80.000) metrik ton petrol ürününün ithalinin kararlaştırıldığı, davacının bu ürünlerin Irak’tan Türkiye’ye taşınması işini davalı ile birlikte başka şirketlere de yaptırdığı anlaşılmaktadır.
Asıl davada davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde ise sadece 2007 yılı Temmuz ayında taşınan mal miktarı uyuşmazlık konusu yapılmış, anılan ayda davalı tarafından ... Rafinerisinden (5.936,191) metrik ton petrol ürünü teslim alındığı halde, İsdemir Eksim Terminaline (....900,912) metrik ton ürün teslim edildiği ileri sürülmüş ve eksik teslim edilen mal bedelinden, davalının paraya çevrilen teminat mektubu bedeli mahsup edilerek, kalan (573.403,20) USD.’nin tahsili istenmiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin 2007 yılı Temmuz ayında iddia edilen kadar mal teslim almadığını, kendisine ... Rafinerisinden teslim edilen ürünün tamamının İsdemir Eksim Terminaline taşındığını savunmaktadır. O halde işbu davada öncelikle davacı tarafından davalıya 2007 yılı Temmuz ayında ne kadar mal teslim edildiğinin kanıtlanması, daha sonra da davalının kendisine teslim edildiği kanıtlanan bu mal miktarının tamamını varma yerine teslim ettiğini ispatlaması gereklidir. Her ne kadar davanın taraflarınca daha sonradan sunulan dilekçelerle 2005 yılından itibaren yapılan diğer taşımalardaki kotalar ve taşınan mal miktarları da uyuşmazlık kapsamına dahil edilmiş ise de, iddianın ileri sürülüş biçimine ve taraflar arasında süregelen uygulamaya göre, esasen somut uyuşmazlıkta daha önceki yıllara ilişkin böyle bir inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Zira davalı tarafça 2007 yılı Temmuz ayında teslim alınan malın, bu aydan daha önce varma yerine teslim edilmesi mümkün olmadığı gibi, 2007 yılı Temmuz ayında teslim aldığı malın tamamını varma yerine teslimle yükümlü olan davalı tarafından, önceki kotalara ve taşınan mal miktarına dayanılarak, sonradan daha az miktarda malı teslim etme hakkının olduğu da savunulamayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta ise asıl davada davacı tarafça davalıya Irak’ta teslim edilen mal miktarının ispatlanması amacıyla, sadece 01-31 Temmuz 2007 tarihleri arasında SOMO tarafından düzenlenen ve davalı ile birlikte dava dışı Goldeks Ltd. Şti.’nce teslim alınan petrol ürünü miktarlarını da gösteren, toplam ... adet günlük yükleme listesine dayanılmıştır. Bu listelerde SOMO ve davacı yetkililerinin yanında, davalı temsilcisinin de imzasının bulunduğu ileri sürülmektedir. O halde davalıya teslim edilen mal miktarının tespiti yönünden öncelikle bu belgelerin incelenmesi gereklidir. Mahkemece görüşüne başvurulan ....01.2009 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da anılan listeler incelenmiş ve yargılama sırasında tarafların bu taşımalara ilişkin beyanlarından da hareketle bir sonuca varılmaya çalışılmıştır. Ancak davalı vekili bu listelerde müvekkili tarafından yapıldığı ileri sürülen taşımaların bir kısmına itiraz etmiş, anılan listelerde müvekkilinin temsilcisi ...’e ait olduğu iddia edilen mührün ve imzaların sahte olduğunu savunmuş, gerekirse temsilcilerinin imza incelemesi için hazır edilebileceğini bildirmiş ve müvekkilince anılan dönemde Irak’tan Habur’a yapılan taşımalara ait olduğunu bildirdiği SOMO antetli Irak taşıma senetleri sunmuştur. SOMO’ya ait olduğu belirtilen ....05.2009 tarihli yazıda da resmi yoldan talep edilirse anılan listelerin orijinallerini göndermeye hazır oldukları bildirilmiştir. Mahkemece davalı vekilinin bu savunmaları konusunda herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Mahkemece daha sonra görüşüne başvurulan 31.08.2010 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise bu kez taraflar arasındaki sözleşmede SOMO kayıtlarının münhasır delil olarak kabul edildiğine dair 4.18. maddenin bulunduğu, bu hüküm karşısında davalının başka bir delil sunamayacağı bildirilerek, ilk bilirkişi raporu ile aynı sonuca varılmıştır. Oysa yukarıda da açıklandığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde, öncelikle anılan belgelerin incelenmesi gerekli ise de, 09.11.2006 tarihli taşıma sözleşmesinin 4.18. maddesinin münhasır delil sözleşmesi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle asıl davada 2007 yılı Temmuz ayında davalı tarafından ne miktarda petrol ürününün teslim alındığını kanıtlama yükümlülüğünün davacıda olduğunun kabul edilmesi, davacının bu amaçla sunduğu tek delil olan SOMO günlük yükleme listelerinde yer alan davalı temsilcisinin mühür ve imzaları davalı tarafça inkar edildiğine göre, mahkemece anılan listelerin orijinallerinin getirtilerek imza incelemesi yaptırılması, gerekirse bu listelerde yer alan bilgilerle davalı tarafça sunulan Irak taşıma senetlerindeki bilgilerin karşılaştırılması, davalıya teslim edilen mal miktarı bu şekilde kanıtlandıktan sonra, bu miktardaki malın varma yerine teslim edildiğinin kanıtlanması yükümlülüğünün davalıya yüklenmesi ve sonucuna göre asıl ve karşı dava hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/159 E. 2014/6730 K.
Ortak:teminat mektubu · taşıma sözleşmesi · temerrüt · teminat · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalıya (1.975.686) metrik ton fuel oilin eksik «teslim» edildiği, «teminat mektubu» bedelinin mahsubundan sonra davacı-karşı davalının (552.222,03) USD talep edebileceği, davacı-karşı davalının eksik teslim nedeliyle teminat mektubunu nakte çevirmekte haklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın «temerrüt» faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı eksik «teslim» edilen mal bedelinin tahsili, karşı dava, bu sözleşme dolayısıyla davacı-karşı davalı «taşıtana» verilen «teminat mektubunun» haksız olarak paraya çevrildiği iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Rafinerisinden (5.936,191) metrik ton petrol ürünü «teslim» alındığı halde, İsdemir Eksim Terminaline (....900,912) metrik ton ürün teslim edildiği ileri sürülmüş ve eksik teslim edilen mal bedelinden, davalının paraya çevrilen «teminat mektubu» bedeli «mahsup» edilerek, kalan (573.403,20) USD.’nin tahsili istenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında uzun süreden beri devam eden «nakliye sözleşmelerinin» bulunduğu, Irak SOMO'dan D.Dörtyol'a Fuel oil tahliyesine ilişkin nakliye sözleşmenin 25.06.2004 tarihli «protokol» ile bir kısım işler ayrık kalmak üzere sonlandırıldığı, D.Petrol Ürünleri A.Ş. tarafından protokol uyarınca verilen 150.000,00 TL «teminat mektubunun» protokole aykırı bir şekilde 22.06.2005 tarihinde paraya çevrildiği, D.
Petrol Ürünleri A.Ş'nin ise karşı tarafın «nakliye sözleşmesine» aykırı «teslimatlarda» bulunması sebebiyle Gümrük müdürlüğüne 155.360.21 TL ödeme yaptığı, «teminat» mektuplarının paraya çevrilmesiyle davacı Ö.
A.Ş. tarafından 25.6.2004 tarihli «protokol» uyarınca davalı D.Petrol Ürünleri A.Ş'ye verilen «teminat mektubunun» protokol hükümlerine aykırı olarak nakte çevrilmesi nedeniyle manevi tazminat istemine yönelik olup mahkemece davacının «ticari itibarının zedelendiği» gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliye sözleşmesi · kişilik haklarının ihlali · ticari itibarın zedelenmesi · protesto · ticari itibar · lehdar · kişilik hakları · rücu
Benzer bu karardaAncak, «teminat mektubunun» riskin gerçekleşmesi nedeniyle muhatabın talebi üzerine «garanti» veren banka tarafından nakte çevrilmesi fiili taahüt edilen «lehdarın» «ticari itibarını zedelemez».
A.Ş'nin «ticari itibarının zedelendiği», dava tarihi itibariyle taraflar arasındaki hukuki ilişki devam ettiğinden «teminat» mektuplarının iade edilemeyeceği, Ö.
A.Ş. tarafından 25.6.2004 tarihli «protokol» uyarınca davalı D.Petrol Ürünleri A.Ş'ye verilen «teminat mektubunun» protokol hükümlerine aykırı olarak nakte çevrilmesi nedeniyle manevi tazminat istemine yönelik olup mahkemece davacının «ticari itibarının zedelendiği» gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece ne suretle davacının «kişilik haklarının ihlal» edildiği açıklanmadan manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5077 E. 2023/7091 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · temerrüt · teminat · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalıya (1.975.686) metrik ton fuel oilin eksik «teslim» edildiği, «teminat mektubu» bedelinin mahsubundan sonra davacı-karşı davalının (552.222,03) USD talep edebileceği, davacı-karşı davalının eksik teslim nedeliyle teminat mektubunu nakte çevirmekte haklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın «temerrüt» faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı eksik «teslim» edilen mal bedelinin tahsili, karşı dava, bu sözleşme dolayısıyla davacı-karşı davalı «taşıtana» verilen «teminat mektubunun» haksız olarak paraya çevrildiği iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Rafinerisinden (5.936,191) metrik ton petrol ürünü «teslim» alındığı halde, İsdemir Eksim Terminaline (....900,912) metrik ton ürün teslim edildiği ileri sürülmüş ve eksik teslim edilen mal bedelinden, davalının paraya çevrilen «teminat mektubu» bedeli «mahsup» edilerek, kalan (573.403,20) USD.’nin tahsili istenmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «zamanaşımına» uğradığını, davacının müvekkili ile imzaladığı 07.04.2005 tarihli «protokolün» 2 nci maddesinde "Tetra Irak'ta alıcıya eksik LPG «teslimlerinden» dolayı doğabilecek yaklaşık 188.000 USD LPG bedeli karşılığında 188.000 USD alacağını Aygaz'a «teminat» olarak bırakmayı kabul etmiştir" şeklindeki ifade ve aynı protokolün 3 üncü maddesinde "Tetra, alıcı (SOMO) ile Aygaz'ın yapacağı «cari hesap mutabakatı» neticesinde eksik teslim karşılığı tahsil edilemeyen tutarın, teminat olarak bırakılan 188.000 USD tutardan tahsil edilmesini kabul eder" şeklindeki ifadeler uyarı …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme uyarınca alacağın 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, geciktirici «olumsuz» şartın gerçekleşmemiş olmasına bağlı olarak alacak «muaccel» hale gelecek olup bu şartın gerçekleşmesi tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin işleyeceği, taraflar arasındaki 07.04.2005 tarihli «protokolde» davalının dava dışı Somo firması ile yapacağı «hesap mutabakatı» neticesinde, «teminatın» ... bırakılacağının kararlaştırıldığı, ancak hesap mutabakatı için bir sürenin öngörülmediği, davacı tarafça protokol yapıldıktan ve aradan 2 yıl geçtikten sonra takip yapıldığı, davalı tarafça bu takibe itiraz edildiği dikkate alındığında alacağın muaccel olup olmadığının bu tarihten itibaren değerlendirilmesi gerektiği, protokolün yapıldığı 07.04.2005 tarihinin üzerine 2 yıl geçmesine ve protokol yapılacak dava dışı 3 üncü kişinin yurt dışında yerleşik olması nedeniyle davacının 2 yıllık süreyi beklemesinin «dürüstlük kuralı» dikkate alındığında yeterli olacağı, protokolde teminatın ... bırakılması için süre öngörülmemesinin ahlaka aykırı olduğu, aradan geçen süre dikkate alındığında davalının «hakkını kötüye kullandığı» kanaatine varıldığı, takip tarihi itibarıyla davalının «temerrütünün» gerçekleştiği, davanın açıldığı 29.04.2016 tarihi itibarıyla 10 yıllık süre dolmadığından davalının «zamanaşımı definin» yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 563.712,53 TL'nin 25.04.2007 tarihinden itibaren «ticari avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında 06.04.2005 tarihinde «taşıma sözleşmesi» imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin edimlerini «ifa» ettiğini, sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacaklarına ilişkin 22.01.2007 tarihinde «mutabakat» imzalandığını, davalının müvekkiline 31.12.2006 tarihi itibarıyla 216.000,00 USD karşılığı 303.609,60 TL borcu olduğu, alacağının ise 43.786,99 TL olduğunun beyan edildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine müvekkilince başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek 259.822,61 TL'nin 31.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 17.05.2018 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 563.712,53 TL'nin 31.12.2006 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep emiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap mutabakatı · hesap mutabakatı · ticari avans faizi · zamanaşımı defi · mutabakat · hakkın kötüye kullanılması · cari hesap · ticari faiz
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme uyarınca alacağın 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, geciktirici «olumsuz» şartın gerçekleşmemiş olmasına bağlı olarak alacak «muaccel» hale gelecek olup bu şartın gerçekleşmesi tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin işleyeceği, taraflar arasındaki 07.04.2005 tarihli «protokolde» davalının dava dışı Somo firması ile yapacağı «hesap mutabakatı» neticesinde, «teminatın» ... bırakılacağının kararlaştırıldığı, ancak hesap mutabakatı için bir sürenin öngörülmediği, davacı tarafça protokol yapıldıktan ve aradan 2 yıl geçtikten sonra takip yapıldığı, davalı tarafça bu takibe itiraz edildiği dikkate alındığında alacağın muaccel olup olmadığının bu tarihten itibaren değerlendirilmesi gerektiği, protokolün yapıldığı 07.04.2005 tarihinin üzerine 2 yıl geçmesine ve protokol yapılacak dava dışı 3 üncü kişinin yurt dışında yerleşik olması nedeniyle davacının 2 yıllık süreyi beklemesinin «dürüstlük kuralı» dikkate alındığında yeterli olacağı, protokolde teminatın ... bırakılması için süre öngörülmemesinin ahlaka aykırı olduğu, aradan geçen süre dikkate alındığında davalının «hakkını kötüye kullandığı» kanaatine varıldığı, takip tarihi itibarıyla davalının «temerrütünün» gerçekleştiği, davanın açıldığı 29.04.2016 tarihi itibarıyla 10 yıllık süre dolmadığından davalının «zamanaşımı definin» yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 563.712,53 TL'nin 25.04.2007 tarihinden itibaren «ticari avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «zamanaşımına» uğradığını, davacının müvekkili ile imzaladığı 07.04.2005 tarihli «protokolün» 2 nci maddesinde "Tetra Irak'ta alıcıya eksik LPG «teslimlerinden» dolayı doğabilecek yaklaşık 188.000 USD LPG bedeli karşılığında 188.000 USD alacağını Aygaz'a «teminat» olarak bırakmayı kabul etmiştir" şeklindeki ifade ve aynı protokolün 3 üncü maddesinde "Tetra, alıcı (SOMO) ile Aygaz'ın yapacağı «cari hesap mutabakatı» neticesinde eksik teslim karşılığı tahsil edilemeyen tutarın, teminat olarak bırakılan 188.000 USD tutardan tahsil edilmesini kabul eder" şeklindeki ifadeler uyarı …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «zamanaşımının» gerçekleştiğini, müvekkili tarafından «teminatın» tahsil edilmesinin taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ve «protokole» uygun olduğunu, müvekkili ile SOMO arasında «cari hesap mutabakatının» sağlanması müvekkilinin tüm çabalarına rağmen mümkün olmadığından ve aradan geçen zamanda da SOMO'dan alacağın tahsiline yönelik bir gelişme olmadığından 31.03.201 …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «zamanaşımına» uğradığını, dava dilekçesinde 259.822,61 TL'nin 2006 yılından itibaren faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, bilirkişi raporunda ise davacı «defterlerinden» davacının alacaklı olduğu tutarın 584.254,61 TL olduğu, taraflar arasında ticari ilişki olmamasına rağmen tutarın 259.822,61 TL’den 584.254,61 TL’ye yükselmesinin nedeninin ise USD olan alacağın TL karşısında değerinin artması sonucunda oluşan kur artışından kaynaklandığı şeklinde bir tespitte bulunulduğunu, Mahkemece hem kur artışından etkilenen tutarın dikkate alındığını, hem de bu tutara 2007 tarihinden itibaren «ticari avans faizi» işletildiğini, davacının «sebepsiz zenginleştiğini», ya talep edilen 259.822,61 TL'ye 2007 yılından itibaren faiz işletilmesi ya da 2016 yılı itibarıyla kur artışı hesabı yapıldıktan sonra bulunan tutara 2016 yılından itibaren «ticari faiz» işletmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13502 E. 2010/8513 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalıya (1.975.686) metrik ton fuel oilin eksik «teslim» edildiği, «teminat mektubu» bedelinin mahsubundan sonra davacı-karşı davalının (552.222,03) USD talep edebileceği, davacı-karşı davalının eksik teslim nedeliyle teminat mektubunu nakte çevirmekte haklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın «temerrüt» faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı eksik «teslim» edilen mal bedelinin tahsili, karşı dava, bu sözleşme dolayısıyla davacı-karşı davalı «taşıtana» verilen «teminat mektubunun» haksız olarak paraya çevrildiği iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Rafinerisinden (5.936,191) metrik ton petrol ürünü «teslim» alındığı halde, İsdemir Eksim Terminaline (....900,912) metrik ton ürün teslim edildiği ileri sürülmüş ve eksik teslim edilen mal bedelinden, davalının paraya çevrilen «teminat mektubu» bedeli «mahsup» edilerek, kalan (573.403,20) USD.’nin tahsili istenmiştir.
Benzer bu kararda… bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirkete ait malların Gaziantep’ten gümrüklenerek Irak’a gönderildiği, ancak malların Irak’taki varma yerine «teslim» edilmediği, bu nedenle ilk/«asıl taşıyıcı» davacı tarafından gönderen şirkete ödemede bulunulduğu, taşıyıcının ödediği bu tazminatı TTK’nun 787 ve 808 ile devamı maddeleri uyarınca «alt taşıyıcılardan» isteme hakkının olduğu, davacının davalılardan ...Uluslararası Nak...Ltd.Şti.nin alt taşımayı gerçekleştirdiği hususunu ispat edemediği gerekçesiyle davalı ...
1- Dava, davacı tarafından taşınması üstlenilen malların ... dışındaki alıcıya «teslim» edilmemesi nedeniyle malın göndericisine ödenen tazminatın davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davacı üstlenmiş olduğu Türkiye-Irak arasındaki taşımanın davalılar tarafından gerçekleştirildiğini, ancak taşınan malların varma yeri olan Irak’ta alıcısına teslim edilmediğini ileri sürerek, gönderene ödediği bedeli davalılardan talep etmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asıl taşıyıcı · alt taşıyıcı · taşıyıcı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirkete ait malların Gaziantep’ten gümrüklenerek Irak’a gönderildiği, ancak malların Irak’taki varma yerine «teslim» edilmediği, bu nedenle ilk/«asıl taşıyıcı» davacı tarafından gönderen şirkete ödemede bulunulduğu, taşıyıcının ödediği bu tazminatı TTK’nun 787 ve 808 ile devamı maddeleri uyarınca «alt taşıyıcılardan» isteme hakkının olduğu, davacının davalılardan ...Uluslararası Nak...Ltd.Şti.nin alt taşımayı gerçekleştirdiği hususunu ispat edemediği gerekçesiyle davalı ...
… erine tabi bulunmaktadır.CMR Konvansiyonu Türkiye tarafından 30.10.1995 tarihinde kabul edilerek, bu tarihte yürürlüğe girmiştir.T.C.Anayasası’nın 90 ncı maddesinin «son» fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda TTK’ …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2018 E. 2013/20363 K.
Ortak:taşıtan · istirdat · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaAsıl dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı eksik «teslim» edilen mal bedelinin tahsili, karşı dava, bu sözleşme dolayısıyla davacı-karşı davalı «taşıtana» verilen «teminat mektubunun» haksız olarak paraya çevrildiği iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalıya (1.975.686) metrik ton fuel oilin eksik «teslim» edildiği, «teminat mektubu» bedelinin mahsubundan sonra davacı-karşı davalının (552.222,03) USD talep edebileceği, davacı-karşı davalının eksik teslim nedeliyle teminat mektubunu nakte çevirmekte haklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın «temerrüt» faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Rafinerisinden (5.936,191) metrik ton petrol ürünü «teslim» alındığı halde, İsdemir Eksim Terminaline (....900,912) metrik ton ürün teslim edildiği ileri sürülmüş ve eksik teslim edilen mal bedelinden, davalının paraya çevrilen «teminat mektubu» bedeli «mahsup» edilerek, kalan (573.403,20) USD.’nin tahsili istenmiştir.
Benzer bu kararda… 2. maddesi gereğince davacı şirketin "her türlü risk ve sorumluluğu kendisine ait olmak üzere" Irak'tan yüklediği fuel oili davalı şirketin Dörtyol'daki tesislerine «teslim» etmesi gerektiği ancak, yapılan taşıma sırasında taşınan ürüne su karıştırıldığı gerekçesiyle el konulduğu ve davacının ürünü davalıya teslim edemediği, sözleşmede «taşıyıcının» malın eksik teslimi halinde malın bedelinden sorumlu tutulduğu, ayrıca yine sözleşmenin 9. maddesinde nakliyecinin işin tam organizasyon ve koordinasyonu ile ilgili mercilerle olan formaliteleri sağlamayı, yükleme ve boşaltmada öngörülen teknik gerekleri yerine getirmeyi, yükleme, nakliye ve boşaltma sırasında taşınan malın özelliklerine uygun her türlü tedbiri almayı «taahhüt» edeceğinin belirtildiği, taşınan fuel oilin normal vasıflarda olmadığı, su ve benzeri malzeme katılmak sureti ile vasfının değiştiğinin ceza dosyalarında alınan bilirkişi raporları ile tespit edilmiş olup, söz konusu ceza dosyalarında kamyonlara yüklenen ürünün yüklendiği şekli ile gümrüğe geldiği, mühürlerinde bir değişiklik olmadığı ve bu itibarla suçun işlendiği yönünde yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatlerine karar verildiği, kararların temyizi üzerine Yargıtay 7.Ceza Dairesi'nin ilamları ile bozulduğu ve «zamanaşımı» nedeni ile davaların ortadan kaldırıldığı, sözleşme hükümleri uyarınca, davacının yüklenen ürünün yüklenmesi esnasında gözetim görevi bulunduğu, davaya konu ürünle …
Dava, kesinti yapılan «navlun» ücretinin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde açıklandığı gibi, ürünün sözleşme hükümleri gereğince «teslim» edilmesi söz konusu değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · navlun · taşıyıcı · taahhütname · zamanaşımı
Benzer bu kararda… 2. maddesi gereğince davacı şirketin "her türlü risk ve sorumluluğu kendisine ait olmak üzere" Irak'tan yüklediği fuel oili davalı şirketin Dörtyol'daki tesislerine «teslim» etmesi gerektiği ancak, yapılan taşıma sırasında taşınan ürüne su karıştırıldığı gerekçesiyle el konulduğu ve davacının ürünü davalıya teslim edemediği, sözleşmede «taşıyıcının» malın eksik teslimi halinde malın bedelinden sorumlu tutulduğu, ayrıca yine sözleşmenin 9. maddesinde nakliyecinin işin tam organizasyon ve koordinasyonu ile ilgili mercilerle olan formaliteleri sağlamayı, yükleme ve boşaltmada öngörülen teknik gerekleri yerine getirmeyi, yükleme, nakliye ve boşaltma sırasında taşınan malın özelliklerine uygun her türlü tedbiri almayı «taahhüt» edeceğinin belirtildiği, taşınan fuel oilin normal vasıflarda olmadığı, su ve benzeri malzeme katılmak sureti ile vasfının değiştiğinin ceza dosyalarında alınan bilirkişi raporları ile tespit edilmiş olup, söz konusu ceza dosyalarında kamyonlara yüklenen ürünün yüklendiği şekli ile gümrüğe geldiği, mühürlerinde bir değişiklik olmadığı ve bu itibarla suçun işlendiği yönünde yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatlerine karar verildiği, kararların temyizi üzerine Yargıtay 7.Ceza Dairesi'nin ilamları ile bozulduğu ve «zamanaşımı» nedeni ile davaların ortadan kaldırıldığı, sözleşme hükümleri uyarınca, davacının yüklenen ürünün yüklenmesi esnasında gözetim görevi bulunduğu, davaya konu ürünle …
Ancak, dava dilekçesinde davacının «navlun alacağından» yapılan kesintinin, taşınan fuel oile davacı elemanlarınca yabancı madde katıldığı gerekçesiyle yapıldığı, ceza yargılaması sırasında böyle bir yabancı madde katılmasının söz konusu olmadığı, bu nedenle yapılan kesintinin haksız olduğu iddia edilmiştir.
Dava, kesinti yapılan «navlun» ücretinin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davacının elemanlarının, taşınan fuel oile yabancı madde kattığının kanıtlanmamış olduğu anlaşıldığından, davacının hakettiği «navlun» bedelinden «taşıtan» davalı tarafından indirim yapılması doğru değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1298 E. , 2013/2042 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2010 tarih ve 2007/838-2010/697 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı- karşı davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/01/2013 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. ... ile davalı-karşı davacı vekilleri Av. ... ve Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki 09/11/2006 tarihli taşıma sözleşmesi uyarınca, davalının Irak menşeli petrol şirketi SOMO'dan 2007 yılı Temmuz ayında müvekkili şirkete teslim etmek üzere (5.936,191) metrik ton petrol ürünü teslim aldığı halde, müvekkiline (....900.912) metrik ton ürün teslim ettiğini, müvekkilinin toplam mal bedelini SOMO'ya ödediğini, uğranılan zararın bir kısmının davalının (150.000) USD tutarlı teminat mektubundan karşılandığını ileri sürerek, şimdilik (573.403,20) USD'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline SOMO tarafından (5.935) ton mal teslim edildiğine dair belgeleri sunmasının gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise müvekkilince taşıma sözleşmesinde belirlenen taahhütün eksiksiz yerine getirildiği halde davalının sözleşme uyarınca kendisine teslim edilen teminat mektubunu haksız olarak paraya çevirdiğini ileri sürerek, (150.000) USD'nin temerrüt faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalıya (1.975.686) metrik ton fuel oilin eksik teslim edildiği, teminat mektubu bedelinin mahsubundan sonra davacı-karşı davalının (552.222,03) USD talep edebileceği, davacı-karşı davalının eksik teslim nedeliyle teminat mektubunu nakte çevirmekte haklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı- karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, taşıma sözleşmesine dayalı eksik teslim edilen mal bedelinin tahsili, karşı dava, bu sözleşme dolayısıyla davacı-karşı davalı taşıtana verilen teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiği iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı ile Irak Petrol Bakanlığı Petrol Ürünleri Pazarlama Şirketi (SOMO) arasında, petrol ürününün ithaline ilişkin sözleşme imzalandığı, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından verilen izinlere de dayanılarak, davacı tarafından 2005 yılında (50.000), 2007 yılında da (80.000) metrik ton petrol ürününün ithalinin kararlaştırıldığı, davacının bu ürünlerin Irak’tan Türkiye’ye taşınması işini davalı ile birlikte başka şirketlere de yaptırdığı anlaşılmaktadır.
Asıl davada davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde ise sadece 2007 yılı Temmuz ayında taşınan mal miktarı uyuşmazlık konusu yapılmış, anılan ayda davalı tarafından ... Rafinerisinden (5.936,191) metrik ton petrol ürünü teslim alındığı halde, İsdemir Eksim Terminaline (....900,912) metrik ton ürün teslim edildiği ileri sürülmüş ve eksik teslim edilen mal bedelinden, davalının paraya çevrilen teminat mektubu bedeli mahsup edilerek, kalan (573.403,20) USD.’nin tahsili istenmiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin 2007 yılı Temmuz ayında iddia edilen kadar mal teslim almadığını, kendisine ... Rafinerisinden teslim edilen ürünün tamamının İsdemir Eksim Terminaline taşındığını savunmaktadır. O halde işbu davada öncelikle davacı tarafından davalıya 2007 yılı Temmuz ayında ne kadar mal teslim edildiğinin kanıtlanması, daha sonra da davalının kendisine teslim edildiği kanıtlanan bu mal miktarının tamamını varma yerine teslim ettiğini ispatlaması gereklidir.
Her ne kadar davanın taraflarınca daha sonradan sunulan dilekçelerle 2005 yılından itibaren yapılan diğer taşımalardaki kotalar ve taşınan mal miktarları da uyuşmazlık kapsamına dahil edilmiş ise de, iddianın ileri sürülüş biçimine ve taraflar arasında süregelen uygulamaya göre, esasen somut uyuşmazlıkta daha önceki yıllara ilişkin böyle bir inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Zira davalı tarafça 2007 yılı Temmuz ayında teslim alınan malın, bu aydan daha önce varma yerine teslim edilmesi mümkün olmadığı gibi, 2007 yılı Temmuz ayında teslim aldığı malın tamamını varma yerine teslimle yükümlü olan davalı tarafından, önceki kotalara ve taşınan mal miktarına dayanılarak, sonradan daha az miktarda malı teslim etme hakkının olduğu da savunulamayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta ise asıl davada davacı tarafça davalıya Irak’ta teslim edilen mal miktarının ispatlanması amacıyla, sadece 01-31 Temmuz 2007 tarihleri arasında SOMO tarafından düzenlenen ve davalı ile birlikte dava dışı Goldeks Ltd. Şti.’nce teslim alınan petrol ürünü miktarlarını da gösteren, toplam ... adet günlük yükleme listesine dayanılmıştır. Bu listelerde SOMO ve davacı yetkililerinin yanında, davalı temsilcisinin de imzasının bulunduğu ileri sürülmektedir. O halde davalıya teslim edilen mal miktarının tespiti yönünden öncelikle bu belgelerin incelenmesi gereklidir. Mahkemece görüşüne başvurulan ....01.2009 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da anılan listeler incelenmiş ve yargılama sırasında tarafların bu taşımalara ilişkin beyanlarından da hareketle bir sonuca varılmaya çalışılmıştır.
Ancak davalı vekili bu listelerde müvekkili tarafından yapıldığı ileri sürülen taşımaların bir kısmına itiraz etmiş, anılan listelerde müvekkilinin temsilcisi ...’e ait olduğu iddia edilen mührün ve imzaların sahte olduğunu savunmuş, gerekirse temsilcilerinin imza incelemesi için hazır edilebileceğini bildirmiş ve müvekkilince anılan dönemde Irak’tan Habur’a yapılan taşımalara ait olduğunu bildirdiği SOMO antetli Irak taşıma senetleri sunmuştur. SOMO’ya ait olduğu belirtilen ....05.2009 tarihli yazıda da resmi yoldan talep edilirse anılan listelerin orijinallerini göndermeye hazır oldukları bildirilmiştir. Mahkemece davalı vekilinin bu savunmaları konusunda herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Mahkemece daha sonra görüşüne başvurulan 31.08.2010 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise bu kez taraflar arasındaki sözleşmede SOMO kayıtlarının münhasır delil olarak kabul edildiğine dair 4.18. maddenin bulunduğu, bu hüküm karşısında davalının başka bir delil sunamayacağı bildirilerek, ilk bilirkişi raporu ile aynı sonuca varılmıştır. Oysa yukarıda da açıklandığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde, öncelikle anılan belgelerin incelenmesi gerekli ise de, 09.11.2006 tarihli taşıma sözleşmesinin 4.18. maddesinin münhasır delil sözleşmesi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle asıl davada 2007 yılı Temmuz ayında davalı tarafından ne miktarda petrol ürününün teslim alındığını kanıtlama yükümlülüğünün davacıda olduğunun kabul edilmesi, davacının bu amaçla sunduğu tek delil olan SOMO günlük yükleme listelerinde yer alan davalı temsilcisinin mühür ve imzaları davalı tarafça inkar edildiğine göre, mahkemece anılan listelerin orijinallerinin getirtilerek imza incelemesi yaptırılması, gerekirse bu listelerde yer alan bilgilerle davalı tarafça sunulan Irak taşıma senetlerindeki bilgilerin karşılaştırılması, davalıya teslim edilen mal miktarı bu şekilde kanıtlandıktan sonra, bu miktardaki malın varma yerine teslim edildiğinin kanıtlanması yükümlülüğünün davalıya yüklenmesi ve sonucuna göre asıl ve karşı dava hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/482218200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz