Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/56 E. 2023/4009 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşme özgürlüğü↗ tasarruf yetkisi↗ kısmi ödeme↗ delil değerlendirmesi↗ temlik sözleşmesi↗ mutabakat↗ bloke↗ alacağın temliki↗ satış sözleşmesi↗ iyiniyet↗ hakkaniyet↗ tespit davası↗ muvafakat↗ temlik↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ esastan ret↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/472 E., 2019/466 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, dava dışı Eksonser Firması ile IRR arasında yapılan sınır ticareti anlaşması kapsamında 14 adet yolcu vagonunun üretilip teslimine dair sözleşme yaptığını, bu sözleşme çerçevesinde vagonları üretip Eksonser firması aracılığı ile IRR firmasına teslim ettiğini, Eksonser firması ile yapılan temlik sözleşmesi çerçevesinde davalıdan alacağının bir kısmının tahsil edildiğini, kalan 522.722,37 USD'nin ödenmesi aşamasına gelindiğinde dava dışı Mafeks firmasının Eksonser firması ile daha önce yaptığı ve davalı bankaya ibraz ettiği temlik sözleşmesi bulunduğu gerekçesi ile bu alacağın bir kısmının Mafeks firmasına ödenmesi konusunda mutakabat karşılığında ödemeyi yapacağını bildirdiğini, çekilen ihtarlar sonucunda 400.988,30 USD'yi davalının davacıya ödediğini, bakiye 121.724,07 USD'yi ise ödemediğini, yapılan işlemin usulsüz olduğunu, dava dışı şirkete yapılan temliğin nedeninin 21.05.2002 tarihli sözleşme olduğunu, davalı bankaya davacının imzaladığı sözleşme kapsamında gelen tutardan davacının ilk sıra alacaklı olduğunu, davacının alacağının öncelikli olduğunu ileri sürerek, davacının dava dışı Mafeks firmasının temliğinden önce alacak hakkının bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Eksonser firmasının IRR ile yaptığı sözleşme çerçevesinde öncelikle Mafeks firmasına, daha sonra davacıya temlikname verdiğini, IRR tarafından bankaya iletilen bedele ilişkin önceki ödemelerin her iki firmanın onayı ve muvafakatı alınarak paylaştırılarak yapıldığını, 522.722,37 USD'lik ödemeye geldiğinde davacının kalan tüm alacağın kendisine ödenmesini talep ettiğini, Mafeks firmasının alacağın bankaca bloke edilmesi talebinde bulunduğunu, 400.998,38 USD'nin davacıya ödendiğini kalan tutarın ise ödenmediğini, ilk temlik alanın Mafeks olduğunu, uygulamada davacının da bu durumu kabul ederek önceki ödemeleri Mafeks firmasıyla paylaşarak tahsil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile son ödemede davacının ödemenin tamamının kendisine yapılmasını talep ettiği, davalının bu talebi yerine getirmeyerek bir kısım ödeme yaptığı, davacının hakkının güncel bir tehdit ile tehlikeye girdiği, tespit hükmünün bu tehlikeyi bertaraf edebileceği, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu, dava konusu olayda temlik sözleşmelerinin yazılı olarak düzenlendiği ve imzalandığı, uygulanmak üzere davalıya Eksonser firmasınca gönderildiği, ödemelerde başlangıçtan itibaren temliknamelerin dikkate alındığı, davalı banka işleminin 15.08.2007 tarihli geçerli temliknameye göre yapıldığı, önceki ödemelerde tarafların temlik muvafakatıyla bankaya gelen tutarların paylaştırıldığı, davacının önceki ödemelerde herhangi bir itirazı olmadığı gibi paylaştırılmaya muvafakatinin de bulunduğu, davalı işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mafeks ile Eksonser firmalarının imzaladıkları sözleşme ile herhangi bir şekilde Irak demir yollarına vagon ihracı yapılması halinde malın satış ve üreticiden alış bedeli arasında oluşacak farktan %30 Eksonser, %70 Mafeks olarak paylaştırılacağının hüküm altına alındığını, Eksonser ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmede Mafeks'in taraf olmadığını, bu durumda İlk Derece Mahkemesince müvekkili ile Eksonser arasında imzalanan sözleşme gereği davalıya verilen temliknamenin Eksonser ile Mafeks arasında imzalanan sözleşme gereği verilen temliknameden sonra geldiğinin belirlenmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, alacağın temlikinin geçerli olması için devredenin alacak üzerinde tasarruf yetkisi bulunması gerektiğini, Eksonser'in ise sözleşmede sadece kendi payı üzerinde tasarruf hakkı bulunduğunu, Mafeks'in Eksonser'in tasarruf yetkisinde olan sözleşme kısmı üzerinden öncelikli alacak hakkına sahip olacağını, Mafeks'in Eksonser ile Irak demir yolları arasında imzalanan vagon satış sözleşmesinin de tarafı olmadığını, müvekkilinin ise bu sözleşmeye üretici firma olarak imza attığını, bu sözleşme uyarınca da temlikname aldığını, bu durumda vagon satış sözleşmesi gereğince Eksonser'e gelen tutardan üretici olarak müvekkili lehine verilen temliknamenin öncelikli olduğunu, daha önce düzenlenen kısmi ödeme mutabakatlarının delil olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin hakkaniyetli davranarak temlikname gereği ödemeden Eksonser firmasının bir miktar ödeme yapma konusunda karar aldığını, sözleşmesel anlamda hiçbir zorunluluğu olmamasına rağmen imzaladığı kısmi ödeme mutabakatlarının sonraki uygulamalara esas teşkil ettiği yönündeki İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, bankadan hangi talimata göre ne kadar ödeme gönderildiğine dair evrakların istenilmediğini, davalının gönderilen ilk iki ödemede tarafların imzaladıkları kısmi ödeme temliknamesini ararken son ödemede Mafeks'in temliknamesinin öncelikli olduğunu iddia etmesinin bir açıklamasının bulunmadığını, davalının iyi niyetli olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Eksonser ile davacı ve Mafeks firması arasında imzalanan alacağın temliki sözleşmeleri davalı bankaya temlik eden Eksonser firması tarafından ibraz edildiği, temlik edilen alacak banka hesabına 3 farklı tarihte kısmi olarak aktarıldığı, 22.02.2016 ve 24.03.2017 tarihlerinde aktarılan bedel tarafların kısmi ödeme mutabakatları çerçevesinde davacı ve diğer alacaklılar arasında paylaşım yapılarak davalı banka tarafından ödendiği, davacının paylaşım sonucu yapılan ilk iki ödemeye yönelik herhangi bir itirazı bulunmadığı, bir başka anlatımla önceki ödemelerde davacı yan tarafı olduğu alacağın temliki sözleşmesinin öncelikle uygulanarak bankaya yatan bedelin tamamının kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürmediği, İlk Derece Mahkemesince önceki ödemelerde tarafların muvafakati ile bankaya gelen tutarların paylaştırıldığı, davacının önceki ödemelere herhangi bir itirazı olmadığı, paylaştırmaya muvafakat ettiği, davalı işleminin yerinde olduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın davacıya ödeme yapmama gerekçesi, banka nezdinde bulunan ve Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli temliknamenin davacı ile Eksonser arasındaki 05.03.2010 tarihli sözleşme gereği davacı lehine verilen temliknameden önce geldiği iddiası olduğunu, oysa Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli temliknamenin davacı lehine verilen temliknameden önce gelmesi hukuken mümkün olmadığını, zira Mafeks'in 05.03.2010 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığını, Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli temlik Mafeks ve Eksonser arasında düzenlenen 08.08.2007 tarihli başka bir sözleşmeye istinaden verildiğini, davacı bu sözleşmede taraf olarak yer almamakta olduğunu, Mafeks ile davacı arasından herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesinden talep edilen hususun 05.03.2010 tarihli sözleşme gereği davacı lehine verilen temliknamenin davalı bankanın davacıya ödeme yapmama gerekçesi olarak gösterdiği Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli temliknameden önce geldiğinin tespiti talebi olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince talep dışına çıkılarak sözleşmede düzenlenmeyen ve talebin de dayanağı olmayan kısmi ödeme mutabakatları delil olarak değerlendirildiği ve buna davacının itirazının olmadığı gerekçesi ile davacının başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, Eksonser firması Irak Demiryolları ile Eksonser arasındaki sözleşme gereği Irak Demiryollarından gelen ödemeyi öncelikle davacıya temlik ettiğini, bu temlikname gereği Eksonser firmasına gelen ödemenin davacıya ödenmesi için başka bir onaya ihtiyaç bulunmadığını, davacının aldığı karar ile Eksonser firmasına ödeme yapılması için 22.02.2016 ve 24.03.2017 tarihli kısmi ödeme mutabakatları düzenlendiğini, bu kısmi ödeme mutabakatlarının herhangi bir sözleşmesel dayanağı bulunmadığını, tamamen davacı idarenin takdiri ile düzenlendiğini ve davalı bankanın Eksonser firmasına ödeme yapması için talep ettiği belgeler olduğunu, sözleşme uygulamaları esnasında sözleşmeden kaynaklı bir zorunluluk bulunmamasına rağmen sözleşmenin bir tarafının kendi iradesi ile yaptığı tasarrufun, daha sonra uygulanması zorunlu bir kural hale gelmesi ve tarafların iradeleri ile düzenlenme sözleşmenin önüne geçmesi sözleşme özgürlüğü ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini, ilk iki ödemede böyle bir temlikname olduğu ileri sürmeden ödeme yapan davalı banka son ödemede ise Mafeks lehine verilmiş olan temliknameyi ileri sürerek ödemeden kaçınması iyiniyetle bağdaşmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davalı banka nezdindeki dava dışı Eksonser şirketi tarafından davacıya temlik edilen alacağın yine dava dava dışı Ekonser şirketi tarafından yapılan bir diğer temlik sözleşmesine önceliğinin bulunup bulunmaması noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 187 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7254 E. 2016/623 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece,davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.01.2015 günlü ilamıyla «yargılama giderinin» kabul ve red oranına göre paylaştırılması gerekçesiyle davacı yararına bozulması kararına karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6088 E. 2023/628 K.
Ortak:temlik sözleşmesi · alacağın temliki · temlik · hukuki yarar · teslim · dava şartı
İncelediğiniz kararda… Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, dava dışı Eksonser Firması ile IRR arasında yapılan sınır ticareti anlaşması kapsamında 14 adet yolcu vagonunun üretilip «teslimine» dair sözleşme yaptığını, bu sözleşme çerçevesinde vagonları üretip Eksonser firması aracılığı ile IRR firmasına teslim ettiğini, Eksonser firması ile yapılan «temlik sözleşmesi» çerçevesinde davalıdan alacağının bir kısmının tahsil edildiğini, kalan 522.722,37 USD'nin ödenmesi aşamasına gelindiğinde dava dışı Mafeks firmasının Eksonser firması ile daha önce yaptığı ve davalı bankaya «ibraz» ettiği temlik sözleşmesi bulunduğu gerekçesi ile bu alacağın bir kısmının Mafeks firmasına ödenmesi konusunda mutakabat karşılığında ödemeyi yapacağını bildirdiğini, çekilen «ihtarlar» sonucunda 400.988,30 USD'yi davalının davacıya ödediğini, bakiye 121.724,07 USD'yi ise ödemediğini, yapılan işlemin usulsüz olduğunu, dava dışı şirkete yapılan tem …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «son» ödemede davacının ödemenin tamamının kendisine yapılmasını talep ettiği, davalının bu talebi yerine getirmeyerek bir kısım ödeme yaptığı, davacının hakkının güncel bir tehdit ile tehlikeye girdiği, tespit hükmünün bu tehlikeyi bertaraf edebileceği, davacının «tespit davası» açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, dava konusu olayda «temlik sözleşmelerinin» yazılı olarak düzenlendiği ve imzalandığı, uygulanmak üzere davalıya Eksonser firmasınca gönderildiği, ödemelerde başlangıçtan itibaren temliknamelerin dikkate alındığı, davalı banka işleminin 15.08.2007 tarihli geçerli temliknameye göre yapıldığı, önceki ödemelerde tarafların temlik «muvafakatıyla» bankaya gelen tutarların paylaştırıldığı, davacının önceki ödemelerde herhangi bir itirazı olmadığı gibi paylaştırılmaya muvafakatinin de bulunduğu, davalı işlemin …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Eksonser ile davacı ve Mafeks firması arasında imzalanan «alacağın temliki sözleşmeleri» davalı bankaya temlik eden Eksonser firması tarafından «ibraz» edildiği, temlik edilen alacak banka hesabına 3 farklı tarihte kısmi olarak aktarıldığı, 22.02.2016 ve 24.03.2017 tarihlerinde aktarılan bedel tarafların «kısmi ödeme» «mutabakatları» çerçevesinde davacı ve diğer alacaklılar arasında paylaşım yapılarak davalı banka tarafından ödendiği, davacının paylaşım sonucu yapılan ilk iki ödemeye yönelik herhangi bir itirazı bulunmadığı, bir başka anlatımla önceki ödemelerde davacı yan tarafı olduğu alacağın temliki sözleşmesinin öncelikle uygulanarak bankaya yatan bedelin tamamının kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürmediği, İlk Derece Mahkemesince önceki ödemelerde tarafların «muvafakati» ile bankaya gelen tutarların paylaştırıldığı, davacının önceki ödemelere herhangi bir itirazı olmadığı, paylaştırmaya muvafakat ettiği, davalı işleminin yerinde ol …
Benzer bu karardaBankası A.Ş.'nin 19.11.2018 tarihli cevabi yazısında davacı Mafeks'e yapılacak bakiye ödeme için işbu davanın sonucunun beklenildiğinin bildirildiği, davalının «alacağını temlik sözleşmesi» ile davacıya temlik ettiği, temlik edilen alacaktan davacıya ödenmesi gereken 139.978,57 USD bakiyenin kaldığı, bakiye tutarın ödenmesine ilişkin uyuşmazlığın Türkiye ...
Bankası A.Ş. kayıtlarına alındığı, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyle davalının 21.05.2002 tarihli sözleşme kapsamında IRR'ye «teslim» etmeyi üstlendiği vagonların üretimi safhasının ve ihracat ve sevkiyat işlemleri takibini davalı adına üstlenmiş olup davacının payına düşen tutarların Irak Devlet Demiryolları tarafından ödeme yapıldıkça ödenmesi kararlaştırıldığına göre alacağın, davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmesinden ve Irak makamlarınca vagon tutarlarının davalının hesabına ödenmesinden sonra «muaccel» olacağının kabul edilmesi gerektiği, Halkbank A.Ş.'den gelen yazı cevabında, Irak makamları tarafından ödemelerin Turkish Petroleum International Company onayı ile 18.03.2016, 29.03.2017 ve 26.03.2018 tarihlerinde hesaba geçtiğinin belirtilmesi karşısında Mahkemece davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmadığı şeklinde kararının yerinde görülmediği, öte yandan, taraflar arasındaki 08.08.2007 tarihli «temlik sözleşmesinin» 4 üncü maddesine temlik edilen borcun, banka tarafından ödeninceye kadar davalının davacıya karşı sorumluluğunun devam edeceği, 08.08.2007 tarihli sözleşmenin 5 inci maddesinde ise bahse konu temliknamenin «teminat» olarak verileceğinin kararlaştırıldığı, ...
… ı şirketten talep edilemeyeceği ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme ilişkisinden kaynaklanmakta olup taraflar arasında Ağustos 2007 tarihli iş birliği ve «temlik sözleşmesi» düzenlendiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi uyarınca dava tarihi itibarı ile 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istihkak · davanın konusuz kalması · muacceliyet · ifa · feragat · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı · teminat
Benzer bu kararda… inaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, alacağın davalıdan istenemeyeceğine yönelik değerlendirmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde, «temlik» eden davalının, borcun banka tarafından temlik alana ödeninceye kadar borcundan sorumlu olmaya devam edeceğinin açıkça kararlaştırıldığını, temlik konusu borca ilişkin tek muhatabın davalı olduğunu, bahse konu borcun «ifa» yerine geçen bir temlikle «teminat» altına alınmadığını ayrıca alacağın «muaccel» olduğu tarih itibarıyla «zamanaşımının» dolmadığını, Mahkemece sözleşme tarihi ile alacağın muaccel olduğu tarih arasındaki farkın gözetilmediğini, müvekkilinin alacağının TPIC talimatı ile davalı hesabı …
Bankası A.Ş. kayıtlarına alındığı, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyle davalının 21.05.2002 tarihli sözleşme kapsamında IRR'ye «teslim» etmeyi üstlendiği vagonların üretimi safhasının ve ihracat ve sevkiyat işlemleri takibini davalı adına üstlenmiş olup davacının payına düşen tutarların Irak Devlet Demiryolları tarafından ödeme yapıldıkça ödenmesi kararlaştırıldığına göre alacağın, davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmesinden ve Irak makamlarınca vagon tutarlarının davalının hesabına ödenmesinden sonra «muaccel» olacağının kabul edilmesi gerektiği, Halkbank A.Ş.'den gelen yazı cevabında, Irak makamları tarafından ödemelerin Turkish Petroleum International Company onayı ile 18.03.2016, 29.03.2017 ve 26.03.2018 tarihlerinde hesaba geçtiğinin belirtilmesi karşısında Mahkemece davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmadığı şeklinde kararının yerinde görülmediği, öte yandan, taraflar arasındaki 08.08.2007 tarihli «temlik sözleşmesinin» 4 üncü maddesine temlik edilen borcun, banka tarafından ödeninceye kadar davalının davacıya karşı sorumluluğunun devam edeceği, 08.08.2007 tarihli sözleşmenin 5 inci maddesinde ise bahse konu temliknamenin «teminat» olarak verileceğinin kararlaştırıldığı, ...
Bankası nezdinde bu kontrat tutarının 2.000.000,00 USD'lik kısmı için davacıya «teminat» olarak «temlikname» vermesi, kontrat tutarının tamamının BTA kapsamında serbest bırakıldıktan ve temlikname gereği davacı ve üretici paylarının ilgili hesaplara aktarılmasının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki «temlik sözleşmesi» ile temlik eden davalının 21.05.2002 tarihli BTA/6/2002 no.lu Irak F/5231 referans no.lu kontratı kapsamında doğacak 17.415.000 USD tutarındaki «istihkakından» 2.000.000,00 USD'lik kısmının davacı Mafeks’e temlik edilmesi kararlaştırıdığı, bu kapsamda 15.08.2007 tarihli 2.000.000,00 USD bedelli olarak düzenlenen temliknam …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu alacağın «muaccel» olmaması nedeniyle davacının «hukuki yararının» bulunmadığını kabul ettiğini, bu durumda işin esasına girilmek suretiyle konusu kalmayan dava nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiğinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkeme …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2989 E. 2012/4476 K.
Ortak:mutabakat
İncelediğiniz kararda… sında imzalanan sözleşmede Mafeks'in taraf olmadığını, bu durumda İlk Derece Mahkemesince müvekkili ile Eksonser arasında imzalanan sözleşme gereği davalıya verilen «temliknamenin» Eksonser ile Mafeks arasında imzalanan sözleşme gereği verilen temliknameden sonra geldiğinin belirlenmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, «alacağın temlikinin» geçerli olması için devredenin alacak üzerinde «tasarruf yetkisi» bulunması gerektiğini, Eksonser'in ise sözleşmede sadece kendi «payı» üzerinde tasarruf hakkı bulunduğunu, Mafeks'in Eksonser'in tasarruf «yetkisinde» olan sözleşme kısmı üzerinden öncelikli alacak hakkına sahip olacağını, Mafeks'in Eksonser ile Irak demir yolları arasında imzalanan vagon «satış sözleşmesinin» de tarafı olmadığını, müvekkilinin ise bu sözleşmeye üretici firma olarak imza attığını, bu sözleşme uyarınca da temlikname aldığını, bu durumda vagon satış sözleşmesi gereğince Eksonser'e gelen tutardan üretici olarak müvekkili lehine verilen temliknamenin öncelikli olduğunu, daha önce düzenlenen «kısmi ödeme» «mutabakatlarının» delil olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin «hakkaniyetli» davranarak temlikname gereği ödemeden Eksonser firmasının bir miktar ödeme yapma konusunda karar aldığını, sözleşmesel anlamda hiçbir zorunluluğu olmamasına rağmen imzaladığı kısmi ödeme mutabakatlarının sonraki uygulamalara esas teşkil ettiği yönündeki İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, bankadan hangi talimata göre ne kadar ödeme gönderildiğine dair evrakların istenilmediğini, davalının gönderilen ilk iki ödemede tarafların imzaladıkları kısmi ödeme temliknamesini ararken «son» ödemede Mafeks'in temliknamesinin öncelikli olduğunu iddia etmesinin bir açıklamasının bulunmadığını, davalının iyi niyetli olmadığını belirterek İlk Derece Mahkem …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Eksonser ile davacı ve Mafeks firması arasında imzalanan «alacağın temliki sözleşmeleri» davalı bankaya temlik eden Eksonser firması tarafından «ibraz» edildiği, temlik edilen alacak banka hesabına 3 farklı tarihte kısmi olarak aktarıldığı, 22.02.2016 ve 24.03.2017 tarihlerinde aktarılan bedel tarafların «kısmi ödeme» «mutabakatları» çerçevesinde davacı ve diğer alacaklılar arasında paylaşım yapılarak davalı banka tarafından ödendiği, davacının paylaşım sonucu yapılan ilk iki ödemeye yönelik herhangi bir itirazı bulunmadığı, bir başka anlatımla önceki ödemelerde davacı yan tarafı olduğu alacağın temliki sözleşmesinin öncelikle uygulanarak bankaya yatan bedelin tamamının kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürmediği, İlk Derece Mahkemesince önceki ödemelerde tarafların «muvafakati» ile bankaya gelen tutarların paylaştırıldığı, davacının önceki ödemelere herhangi bir itirazı olmadığı, paylaştırmaya muvafakat ettiği, davalı işleminin yerinde ol …
… pleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın davacıya ödeme yapmama gerekçesi, banka nezdinde bulunan ve Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli «temliknamenin» davacı ile Eksonser arasındaki 05.03.2010 tarihli sözleşme gereği davacı lehine verilen temliknameden önce geldiği iddiası olduğunu, oysa Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli temliknamenin davacı lehine verilen temliknameden önce gelmesi hukuken mümkün olmadığını, zira Mafeks'in 05.03.2010 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığını, Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli temlik Mafeks ve Eksonser arasında düzenlenen 08.08.2007 tarihli başka bir sözleşmeye istinaden verildiğini, davacı bu sözleşmede taraf olarak yer almamakta olduğunu, Mafeks ile davacı arasından herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesinden talep edilen hususun 05.03.2010 tarihli sözleşme gereği davacı lehine verilen temliknamenin davalı bankanın davacıya ödeme yapmama gerekçesi olarak gösterdiği Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli temliknameden önce geldiğinin tespiti talebi olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince talep dışına çıkılarak sözleşmede düzenlenmeyen ve talebin de dayanağı olmayan «kısmi ödeme» «mutabakatları» delil olarak değerlendirildiği ve buna davacının itirazının olmadığı gerekçesi ile davacının başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, Eksonser firması Irak Demiryolları ile Eksonser arasındaki sözleşme gereği Irak Demiryollarından gelen ödemeyi öncelikle davacıya temlik ettiğini, bu temlikname gereği Eksonser firmasına gelen ödemenin davacıya ödenmesi için başka bir onaya ihtiyaç bulunmadığını, davacının aldığı karar ile Eksonser firmasına ödeme yapılması için 22.02.2016 ve 24.03.2017 tarihli kısmi ödeme mutabakatları düzenlendiğini, bu kısmi ödeme mutabakatlarının herhangi bir sözleşmesel dayanağı bulunmadığını, tamamen davacı idarenin takdiri ile düzenlendiğini ve davalı bankanın Eksonser firmasına ödeme yapması için talep ettiği belgeler olduğunu, sözleşme uygulamaları esnasında sözleşmeden kaynaklı bir zorunluluk bulunmamasına rağmen sözleşmenin bir tarafının kendi iradesi ile yaptığı tasarrufun, daha sonra uygulanması zorunlu bir kural hale gelmesi ve tarafların iradeleri ile düzenlenme sözleşmenin önüne geçmesi «sözleşme özgürlüğü» ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini, ilk iki ödemede böyle bir temlikname olduğu ileri sürmeden ödeme yapan davalı banka «son» ödemede ise Mafeks lehine verilmiş olan temliknameyi ileri sürerek ödemeden kaçınması «iyiniyetle» bağdaşmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki 18.11.2009 tarihli «mutabakat» ve «taahhütname» belgesine göre davanın konusuz kaldığı, mutabakatın «yargılama giderlerini» ve «vekalet ücretini» de kapsadığı gerekçesiyle konusuz kalan davada esasa ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» ve davacı taraf lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 23.12.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · yargılama gideri · taahhütname · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki 18.11.2009 tarihli «mutabakat» ve «taahhütname» belgesine göre davanın konusuz kaldığı, mutabakatın «yargılama giderlerini» ve «vekalet ücretini» de kapsadığı gerekçesiyle konusuz kalan davada esasa ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» ve davacı taraf lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 23.12.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/56 E. , 2023/4009 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1418 Esas, 2021/1074 Karar
DAVA TARİHİ 22.06.2018
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/472 E., 2019/466 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, dava dışı Eksonser Firması ile IRR arasında yapılan sınır ticareti anlaşması kapsamında 14 adet yolcu vagonunun üretilip teslimine dair sözleşme yaptığını, bu sözleşme çerçevesinde vagonları üretip Eksonser firması aracılığı ile IRR firmasına teslim ettiğini, Eksonser firması ile yapılan temlik sözleşmesi çerçevesinde davalıdan alacağının bir kısmının tahsil edildiğini, kalan 522.722,37 USD'nin ödenmesi aşamasına gelindiğinde dava dışı Mafeks firmasının Eksonser firması ile daha önce yaptığı ve davalı bankaya ibraz ettiği temlik sözleşmesi bulunduğu gerekçesi ile bu alacağın bir kısmının Mafeks firmasına ödenmesi konusunda mutakabat karşılığında ödemeyi yapacağını bildirdiğini, çekilen ihtarlar sonucunda 400.988,30 USD'yi davalının davacıya ödediğini, bakiye 121.724,07 USD'yi ise ödemediğini, yapılan işlemin usulsüz olduğunu, dava dışı şirkete yapılan temliğin nedeninin 21.05.2002 tarihli sözleşme olduğunu, davalı bankaya davacının imzaladığı sözleşme kapsamında gelen tutardan davacının ilk sıra alacaklı olduğunu, davacının alacağının öncelikli olduğunu ileri sürerek, davacının dava dışı Mafeks firmasının temliğinden önce alacak hakkının bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Eksonser firmasının IRR ile yaptığı sözleşme çerçevesinde öncelikle Mafeks firmasına, daha sonra davacıya temlikname verdiğini, IRR tarafından bankaya iletilen bedele ilişkin önceki ödemelerin her iki firmanın onayı ve muvafakatı alınarak paylaştırılarak yapıldığını, 522.722,37 USD'lik ödemeye geldiğinde davacının kalan tüm alacağın kendisine ödenmesini talep ettiğini, Mafeks firmasının alacağın bankaca bloke edilmesi talebinde bulunduğunu, 400.998,38 USD'nin davacıya ödendiğini kalan tutarın ise ödenmediğini, ilk temlik alanın Mafeks olduğunu, uygulamada davacının da bu durumu kabul ederek önceki ödemeleri Mafeks firmasıyla paylaşarak tahsil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile son ödemede davacının ödemenin tamamının kendisine yapılmasını talep ettiği, davalının bu talebi yerine getirmeyerek bir kısım ödeme yaptığı, davacının hakkının güncel bir tehdit ile tehlikeye girdiği, tespit hükmünün bu tehlikeyi bertaraf edebileceği, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu, dava konusu olayda temlik sözleşmelerinin yazılı olarak düzenlendiği ve imzalandığı, uygulanmak üzere davalıya Eksonser firmasınca gönderildiği, ödemelerde başlangıçtan itibaren temliknamelerin dikkate alındığı, davalı banka işleminin 15.08.2007 tarihli geçerli temliknameye göre yapıldığı, önceki ödemelerde tarafların temlik muvafakatıyla bankaya gelen tutarların paylaştırıldığı, davacının önceki ödemelerde herhangi bir itirazı olmadığı gibi paylaştırılmaya muvafakatinin de bulunduğu, davalı işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mafeks ile Eksonser firmalarının imzaladıkları sözleşme ile herhangi bir şekilde Irak demir yollarına vagon ihracı yapılması halinde malın satış ve üreticiden alış bedeli arasında oluşacak farktan %30 Eksonser, %70 Mafeks olarak paylaştırılacağının hüküm altına alındığını, Eksonser ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmede Mafeks'in taraf olmadığını, bu durumda İlk Derece Mahkemesince müvekkili ile Eksonser arasında imzalanan sözleşme gereği davalıya verilen temliknamenin Eksonser ile Mafeks arasında imzalanan sözleşme gereği verilen temliknameden sonra geldiğinin belirlenmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, alacağın temlikinin geçerli olması için devredenin alacak üzerinde tasarruf yetkisi bulunması gerektiğini, Eksonser'in ise sözleşmede sadece kendi payı üzerinde tasarruf hakkı bulunduğunu, Mafeks'in Eksonser'in tasarruf yetkisinde olan sözleşme kısmı üzerinden öncelikli alacak hakkına sahip olacağını, Mafeks'in Eksonser ile Irak demir yolları arasında imzalanan vagon satış sözleşmesinin de tarafı olmadığını, müvekkilinin ise bu sözleşmeye üretici firma olarak imza attığını, bu sözleşme uyarınca da temlikname aldığını, bu durumda vagon satış sözleşmesi gereğince Eksonser'e gelen tutardan üretici olarak müvekkili lehine verilen temliknamenin öncelikli olduğunu, daha önce düzenlenen kısmi ödeme mutabakatlarının delil olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin hakkaniyetli davranarak temlikname gereği ödemeden Eksonser firmasının bir miktar ödeme yapma konusunda karar aldığını, sözleşmesel anlamda hiçbir zorunluluğu olmamasına rağmen imzaladığı kısmi ödeme mutabakatlarının sonraki uygulamalara esas teşkil ettiği yönündeki İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, bankadan hangi talimata göre ne kadar ödeme gönderildiğine dair evrakların istenilmediğini, davalının gönderilen ilk iki ödemede tarafların imzaladıkları kısmi ödeme temliknamesini ararken son ödemede Mafeks'in temliknamesinin öncelikli olduğunu iddia etmesinin bir açıklamasının bulunmadığını, davalının iyi niyetli olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Eksonser ile davacı ve Mafeks firması arasında imzalanan alacağın temliki sözleşmeleri davalı bankaya temlik eden Eksonser firması tarafından ibraz edildiği, temlik edilen alacak banka hesabına 3 farklı tarihte kısmi olarak aktarıldığı, 22.02.2016 ve 24.03.2017 tarihlerinde aktarılan bedel tarafların kısmi ödeme mutabakatları çerçevesinde davacı ve diğer alacaklılar arasında paylaşım yapılarak davalı banka tarafından ödendiği, davacının paylaşım sonucu yapılan ilk iki ödemeye yönelik herhangi bir itirazı bulunmadığı, bir başka anlatımla önceki ödemelerde davacı yan tarafı olduğu alacağın temliki sözleşmesinin öncelikle uygulanarak bankaya yatan bedelin tamamının kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürmediği, İlk Derece Mahkemesince önceki ödemelerde tarafların muvafakati ile bankaya gelen tutarların paylaştırıldığı, davacının önceki ödemelere herhangi bir itirazı olmadığı, paylaştırmaya muvafakat ettiği, davalı işleminin yerinde olduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın davacıya ödeme yapmama gerekçesi, banka nezdinde bulunan ve Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli temliknamenin davacı ile Eksonser arasındaki 05.03.2010 tarihli sözleşme gereği davacı lehine verilen temliknameden önce geldiği iddiası olduğunu, oysa Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli temliknamenin davacı lehine verilen temliknameden önce gelmesi hukuken mümkün olmadığını, zira Mafeks'in 05.03.2010 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığını, Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli temlik Mafeks ve Eksonser arasında düzenlenen 08.08.2007 tarihli başka bir sözleşmeye istinaden verildiğini, davacı bu sözleşmede taraf olarak yer almamakta olduğunu, Mafeks ile davacı arasından herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesinden talep edilen hususun 05.03.2010 tarihli sözleşme gereği davacı lehine verilen temliknamenin davalı bankanın davacıya ödeme yapmama gerekçesi olarak gösterdiği Mafeks lehine verilen 15.08.2007 tarihli temliknameden önce geldiğinin tespiti talebi olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince talep dışına çıkılarak sözleşmede düzenlenmeyen ve talebin de dayanağı olmayan kısmi ödeme mutabakatları delil olarak değerlendirildiği ve buna davacının itirazının olmadığı gerekçesi ile davacının başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, Eksonser firması Irak Demiryolları ile Eksonser arasındaki sözleşme gereği Irak Demiryollarından gelen ödemeyi öncelikle davacıya temlik ettiğini, bu temlikname gereği Eksonser firmasına gelen ödemenin davacıya ödenmesi için başka bir onaya ihtiyaç bulunmadığını, davacının aldığı karar ile Eksonser firmasına ödeme yapılması için 22.02.2016 ve 24.03.2017 tarihli kısmi ödeme mutabakatları düzenlendiğini, bu kısmi ödeme mutabakatlarının herhangi bir sözleşmesel dayanağı bulunmadığını, tamamen davacı idarenin takdiri ile düzenlendiğini ve davalı bankanın Eksonser firmasına ödeme yapması için talep ettiği belgeler olduğunu, sözleşme uygulamaları esnasında sözleşmeden kaynaklı bir zorunluluk bulunmamasına rağmen sözleşmenin bir tarafının kendi iradesi ile yaptığı tasarrufun, daha sonra uygulanması zorunlu bir kural hale gelmesi ve tarafların iradeleri ile düzenlenme sözleşmenin önüne geçmesi sözleşme özgürlüğü ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini, ilk iki ödemede böyle bir temlikname olduğu ileri sürmeden ödeme yapan davalı banka son ödemede ise Mafeks lehine verilmiş olan temliknameyi ileri sürerek ödemeden kaçınması iyiniyetle bağdaşmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davalı banka nezdindeki dava dışı Eksonser şirketi tarafından davacıya temlik edilen alacağın yine dava dava dışı Ekonser şirketi tarafından yapılan bir diğer temlik sözleşmesine önceliğinin bulunup bulunmaması noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 187 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111926500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz