Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10795 E. 2012/14220 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporları arasında çelişki↗ sorumluluktan kurtulma↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, TTK'nun 806. maddesi uyarınca taşıyıcının kazanın kendisine veya yardımcılarına yükletilmesi mümkün bir kusurdan doğmadığını ispat ettiği takdirde sorumluluktan kurtulabileceği, somut olayda da demiryolu hattını hemzemin geçit bulunmayan bir yerden geçmeye teşebbüs eden paletli ekskavatörün tam kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan 03.05.2010 tarihli bilirkişi raporunda, davalının işletmede alması gereken önlemler açısından bir kusurunun veya ihmalinin bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacı vekilince sunulan ve aynı olaya ilişkin olarak Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/548 Esas sayılı dava dosyasında alınan 05.05.2011 tarihli başka bir bilirkişi raporunda, ilgili yönetmeliğin 17. maddesine göre yolcu bulunan ilk vagon ile lokomotif arasında en az bir emniyet vagonunun bulunması gerektiği, hızın 64 km. olduğu bir durumda bu denli hasar meydana gelmesinin, yeterli önlem alınmadığını gösterdiği bildirilmiş ve TCDD. bu nedenle olayda %25 oranında kusurlu bulunmuştur. Her ne kadar TCDD. soruşturma raporunda, aynı yönetmelik hükmü uyarınca pulman tipi vagonlarda ilk iki sıradaki koltuğun boş bırakılması kaydıyla emniyet vagonu uygulamasına gerek olmadığı, somut olayda pulman veya emniyet vagonunun bulunmadığı, ancak ilk üç sıranın emniyet bölmesi olarak ayrıldığı belirtilmek suretiyle bu husus değerlendirilmiş ise de mahkemece alınan 03.05.2010 tarihli bilirkişi raporunda bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı ciddi itirazlarının karşılanması, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve aynı olaya ilişkin olarak davacı vekilince dosyaya sunulan bilirkişi raporunda varılan farklı sonucun tartışılması amacıyla yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10795 E. , 2012/14220 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/06/2010 tarih ve 2009/584-2010/484 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/09/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av.....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 27.08.2009 tarihinde davalının işlettiği trenin devrilmesi sonucunda müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, (1.000) TL maddi ve (30.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, TTK'nun 806. maddesi uyarınca taşıyıcının kazanın kendisine veya yardımcılarına yükletilmesi mümkün bir kusurdan doğmadığını ispat ettiği takdirde sorumluluktan kurtulabileceği, somut olayda da demiryolu hattını hemzemin geçit bulunmayan bir yerden geçmeye teşebbüs eden paletli ekskavatörün tam kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan 03.05.2010 tarihli bilirkişi raporunda, davalının işletmede alması gereken önlemler açısından bir kusurunun veya ihmalinin bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacı vekilince sunulan ve aynı olaya ilişkin olarak Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/548 Esas sayılı dava dosyasında alınan 05.05.2011 tarihli başka bir bilirkişi raporunda, ilgili yönetmeliğin 17. maddesine göre yolcu bulunan ilk vagon ile lokomotif arasında en az bir emniyet vagonunun bulunması gerektiği, hızın 64 km. olduğu bir durumda bu denli hasar meydana gelmesinin, yeterli önlem alınmadığını gösterdiği bildirilmiş ve TCDD. bu nedenle olayda %25 oranında kusurlu bulunmuştur. Her ne kadar TCDD.
soruşturma raporunda, aynı yönetmelik hükmü uyarınca pulman tipi vagonlarda ilk iki sıradaki koltuğun boş bırakılması kaydıyla emniyet vagonu uygulamasına gerek olmadığı, somut olayda pulman veya emniyet vagonunun bulunmadığı, ancak ilk üç sıranın emniyet bölmesi olarak ayrıldığı belirtilmek suretiyle bu husus değerlendirilmiş ise de mahkemece alınan 03.05.2010 tarihli bilirkişi raporunda bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı ciddi itirazlarının karşılanması, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve aynı olaya ilişkin olarak davacı vekilince dosyaya sunulan bilirkişi raporunda varılan farklı sonucun tartışılması amacıyla yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062604600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz