Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/732 E. 2023/652 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 702/2↗ ttk 776↗ mutlak def'i↗ şekle aykırılık↗ avalist↗ ödeme emri tebliği↗ aval↗ dosyanın gönderilmesi↗ re'sen gözetilme↗ aktif husumet yokluğu↗ ödeme emri↗ tanık beyanı↗ imza incelemesi↗ icra hukuk mahkemesi↗ yetki itirazı↗ sahtecilik↗ lehtar↗ aktif husumet↗ ikrar↗ ihtiyati tedbir↗ kötü niyet tazminatı↗ olumsuz oy↗ def'i↗ keşideci↗ bono↗ husumet yokluğu↗ kefil↗ kötü niyet↗ yetki↗ geçersizlik↗ haciz↗ iflas↗ taahhütname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların davaya konu bono dolayısıyla davalılara borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 702 nci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 6102 sayılı Kanun’un 702 nci maddesine göre, aval veren kişinin şekle aykırılık dışındaki sebeplerle borcu ödemekten kaçınamayacak olmasına, senedin avalisti olan davacı ...’in imza inkarında ve şekle aykırılık savunmasında bulunmamış olduğu gözetildiğinde Mahkemece, adı geçen davacının menfi tespit talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, keşidecisi ..., avalisti ..., lehtarı davalıların murisi Şemsettin Kervan olan 17.000,00 TL tutarlı bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Adli Tıp Kurumu tarafından usulüne uygun olarak yapılan imza incelemesi neticesinde, davaya konu bonoda yer alan keşideci imzasının davacı ...’in eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Bu hâle göre Mahkemece, sahtecilik def'inin mutlak bir def'i olup herkese karşı ileri sürülebileceği gözetilerek adı geçen davacının menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken tanık beyanlarına itibar edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında alacaklı lehine tazminata hükmedilebilmesi için Mahkemece, icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gereklidir. Bu itibarla, Mahkemece belirtilen şekilde bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığı hâlde alacaklılar lehine tazminata hükmedilmiş olması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/468 E. 2014/1777 K.
Ortak:avalist · keşideci · bono · yetki · haciz · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda2.Dava, «keşidecisi» ..., «avalisti» ..., «lehtarı» davalıların murisi Şemsettin Kervan olan 17.000,00 TL tutarlı «bono» nedeniyle «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Adli Tıp Kurumu tarafından usulüne uygun olarak yapılan «imza incelemesi» neticesinde, davaya konu «bonoda» yer alan «keşideci» imzasının davacı ...’in eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların davaya konu «bono» dolayısıyla davalılara borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» kararın «yetki» yönünden itiraza ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile istemin reddine karar verilmiş ise de, istemin dayanağı «bononun» «keşideci» ve «lehdarı» «tacir» olup bunlar bakımından yapılan «yetki sözleşmesi» HMK 17. maddedine göre geçerli ise de tacir olmayan «avalist» bakımından geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmadığından talep dayanağı senetteki yetki sözleşmesine istinaden mahkemenin itiraz eden avalistler yönünden yetkili ol …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, talebe konu senetteki «yetki sözleşmesine» göre mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · lehdar · ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz · tacir
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» kararın «yetki» yönünden itiraza ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile istemin reddine karar verilmiş ise de, istemin dayanağı «bononun» «keşideci» ve «lehdarı» «tacir» olup bunlar bakımından yapılan «yetki sözleşmesi» HMK 17. maddedine göre geçerli ise de tacir olmayan «avalist» bakımından geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmadığından talep dayanağı senetteki yetki sözleşmesine istinaden mahkemenin itiraz eden avalistler yönünden yetkili ol …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, talebe konu senetteki «yetki sözleşmesine» göre mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili temyiz etmiştir.
-
Menfi tespit | Kötü niyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1302 E. 2022/3691 K.
Ortak:avalist · aval · lehtar · keşideci · bono · taahhütname
İncelediğiniz kararda2.Dava, «keşidecisi» ..., «avalisti» ..., «lehtarı» davalıların murisi Şemsettin Kervan olan 17.000,00 TL tutarlı «bono» nedeniyle «menfi tespit» istemine ilişkindir.
… Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 6102 sayılı Kanun’un 702 nci maddesine göre, «aval» veren kişinin «şekle aykırılık» dışındaki sebeplerle borcu ödemekten kaçınamayacak olmasına, senedin «avalisti» olan davacı ...’in imza inkarında ve şekle aykırılık savunmasında bulunmamış olduğu gözetildiğinde Mahkemece, adı geçen davacının «menfi tespit» talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz i …
Adli Tıp Kurumu tarafından usulüne uygun olarak yapılan «imza incelemesi» neticesinde, davaya konu «bonoda» yer alan «keşideci» imzasının davacı ...’in eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava konusu «bononun» «keşidecisinin» dava dışı ..., «avalistlerin» davacılar ... ile ..., «lehtarın» davalı ..., ilk «cirantanın» dava dışı ..., ikinci cirantanın davacı ..., üçüncü cirantanın davacı ... ve sonraki cirantanın ise dava dışı ...olduğu, davacılardan ... ve ...’in dava konusu senedin arka yüzünde imzaları bulunan cirantalar olduğu, senette lehtar cirosunun bulunmadığı ve davalı lehtarın bu şahıslara başvurarak senetten dolayı alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle mahkemece davacılar ... ve ... bakımından davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, 6102 sayılı TTK'nın 702/1 maddesi uyarınca «aval» veren kişi, kimin için «taahhüt» altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olacağından, bononun ön yüzünde imzası bulunan avalist konumunda olan davacılar ... ile ...’nun senet borcunun ödenmesinden davalı lehtara karşı «müteselsilen sorumlu» olmaları sebebiyle davanın bu kişiler yönünden reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «lehdarı» davalı, «avalistleri» ... ile ..., «cirantaları» ... ve ..., «keşidecisi» de ... olan 43.000,00 TL tutarlı «bonoya» dayalı 23.679,95 TL için yapılan icra takibi nedeniyle avalistler ve cirantalar tarafından açılan menfi tesbit davasıdır.
3- Davacılar aleyhinde, 43.000,00 TL bedelli bonodan 23.000,00 TL ve fer'ileri için takip yapılmış, davacılar tarafından da takibe konu alacak miktarı üzerinden «harç» yatırılarak menfi tesbit davası açılmış olup, mahkemece harcı yatırılmadığı ve dava konusu da edilmediği halde tüm «bono» bedeli üzerinden hüküm tesis edilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · ciranta · usuli kazanılmış hak · müteselsil sorumluluk · kazanılmış hak · harç · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… açtıkları dava red edilen davacılar ... ve ...'dan ayrı ayrı maktu red karar ve ilam harcı tahsiline karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde «harç» yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. b) Bozma öncesi verilen 23.06.2016 tarihli kararda davacılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne, adı geçenler lehine 5.080,00 TL «vekalet ücretine» hükmedilmiş olup, bu davacılar yönünden davalının temyiz itirazları red edilmekle vekalet ücreti açısından davalı lehine «usuli kazanılmış hak» doğduğu halde bozmadan sonra hüküm fıkrasının 6-a bendi ile davalı aleyhine 6.390,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli bulunmamıştır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava konusu «bononun» «keşidecisinin» dava dışı ..., «avalistlerin» davacılar ... ile ..., «lehtarın» davalı ..., ilk «cirantanın» dava dışı ..., ikinci cirantanın davacı ..., üçüncü cirantanın davacı ... ve sonraki cirantanın ise dava dışı ...olduğu, davacılardan ... ve ...’in dava konusu senedin arka yüzünde imzaları bulunan cirantalar olduğu, senette lehtar cirosunun bulunmadığı ve davalı lehtarın bu şahıslara başvurarak senetten dolayı alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle mahkemece davacılar ... ve ... bakımından davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, 6102 sayılı TTK'nın 702/1 maddesi uyarınca «aval» veren kişi, kimin için «taahhüt» altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olacağından, bononun ön yüzünde imzası bulunan avalist konumunda olan davacılar ... ile ...’nun senet borcunun ödenmesinden davalı lehtara karşı «müteselsilen sorumlu» olmaları sebebiyle davanın bu kişiler yönünden reddine karar verilmiştir.
… hükmüne uyulan bozma kararı gereğince karar verilmiş olmasına, Mahkemenin 23.06.2016 tarihli kararının, davacılar ... ve ...'in davalıya yönelik talepleri yönünden «usuli kazanılmış hak» teşkil etmesine göre davacılar ... ve Muhammed Kuru ile davalının aşağıda yazılı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, «lehdarı» davalı, «avalistleri» ... ile ..., «cirantaları» ... ve ..., «keşidecisi» de ... olan 43.000,00 TL tutarlı «bonoya» dayalı 23.679,95 TL için yapılan icra takibi nedeniyle avalistler ve cirantalar tarafından açılan menfi tesbit davasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/732 E. , 2023/652 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların, lehtarı murisleri ...., keşidecisi ..., avalisti ... olan bonoya dayalı olarak müvekkilleri ... ve ... hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe giriştiklerini, ancak müvekkillerinin senet dolayısıyla murise borçlu olmadıklarını, davalıların murisinin, davacı ...’e, ...’in kendisinden borç para istediğini, kefil olması halinde borcu vereceğini söylediğini, bir süre sonra ise bir senet getirerek senedi avalist sıfatıyla ...’e imzalattığını, ancak davacı ...’in muristen borç para almadığı gibi senetteki imzanın da kendisine ait olmadığını, ...’in murisin beyanına güvenerek senedi imzaladığını, icra takibinde, senette herhangi bir sıfatla borçlu olarak görülmemesine rağmen müvekkili ’e de ödeme emri gönderildiğini ileri sürerek müvekkillerinin takibe konu bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılarca cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 30.04.2015 tarih, 2015/67 E. ve 2015/173 K. sayılı kararı ile davacı ... ...’un davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle, diğer davacıların davasının ise esastan reddine, asıl alacağın %20’sine tekabül eden icra inkar tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 09.05.2016 tarih, 2016/421 E. ve 2016/8564 K. sayılı kararı ile “mahkemece tefhim edilen kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılacak şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı...’un senette herhangi bir sıfatla borçlu olarak görülmediği, bu nedenle işbu menfi tespit davasında aktif husumetinin bulunmadığı, davacı yanca, senetteki keşideci imzasının ...’e ait olmadığı iddia edilmiş ve yaptırılan imza incelemesinde de imzanın kuvvetle muhtemel adı geçene ait olmadığı mütalaa edilmiş ise de, davacı tanıklarının muris... ile ... arasında borç ilişkisi bulunduğu ve bu ilişki kapsamında senet düzenlendiğine ilişkin beyanları ve davacı ...’in senetteki imzasının kendisine ait olduğunu ikrar etmesi karşısında taraflar arasında gerçek bir borç ilişkisi bulunduğunun ve senedin bu borç ilişkisinden kaynaklı olarak düzenlendiğinin kabulü gerektiği ve icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davacı ...
...’un davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle, diğer davacıların davasının ise esastan reddine, asıl alacağının %20’sine tekabül eden tazminatının davacılar ... ve ...’den tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; takibe karşı yaptıkları yetki itirazın İcra Hukuk Mahkemesince kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı alacaklıların yetki itirazının kesinleşmesinden 10 gün geçtikten sonra dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep ettiklerinden takip hakkının düştüğünü, Mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmediğini, müvekkili M. ... ...’un davasının aktif husumet nedeniyle reddinin doğru olmadığını, müvekkilleri ... ve ...’in davalıların murisinden borç para alıp karşılığında senet verdiklerinin doğru olduğunu, ancak bedelini ödeyip senedi geri aldıklarını, bu senedin fotokopisini yargılama aşamasında sunduklarını, aslını ise temyiz dilekçesi ekinde sunduklarını, taraflar arasında başkaca bir borç ilişkisi ve senet bulunmadığını, Mahkemece yaptırılan imza incelemesiyle senetteki keşidecisi imzasının müvekkili ...’e ait olmadığının tespit edildiğini, sahtecilik def'inin herkese karşı ileri sürülen bir def'i olup senette imzası yer almayan kişiyi senetten dolayı sorumlu tutmanın mümkün olmadığını, keşidecinin imzası sahte olduğundan avalistin de senetten dolayı sorumlu tutulamayacağını, davalıların murisinin bir çok kişiye borç para verip karşılığında senet aldığından yaşlılığının da etkisiyle yanılgıya düşerek senedi müvekkili ...’e imzalattığını, bu suretle imzalanan senedin geçerli bir senet olmadığını, Mahkemece tanık beyanlarının yanlış yorumlandığını, icra inkar tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların davaya konu bono dolayısıyla davalılara borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 702 nci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 6102 sayılı Kanun’un 702 nci maddesine göre, aval veren kişinin şekle aykırılık dışındaki sebeplerle borcu ödemekten kaçınamayacak olmasına, senedin avalisti olan davacı ...’in imza inkarında ve şekle aykırılık savunmasında bulunmamış olduğu gözetildiğinde Mahkemece, adı geçen davacının menfi tespit talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, keşidecisi ..., avalisti ..., lehtarı davalıların murisi Şemsettin Kervan olan 17.000,00 TL tutarlı bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Adli Tıp Kurumu tarafından usulüne uygun olarak yapılan imza incelemesi neticesinde, davaya konu bonoda yer alan keşideci imzasının davacı ...’in eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Bu hâle göre Mahkemece, sahtecilik def'inin mutlak bir def'i olup herkese karşı ileri sürülebileceği gözetilerek adı geçen davacının menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken tanık beyanlarına itibar edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında alacaklı lehine tazminata hükmedilebilmesi için Mahkemece, icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gereklidir. Bu itibarla, Mahkemece belirtilen şekilde bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığı hâlde alacaklılar lehine tazminata hükmedilmiş olması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar ... ve ...'un tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı ...'in temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
1- Davacı ... yönünden;
Takip ve dava dayanağı bonoda davacı ... avalisttir.
6102 sayılı TTK 702/2 maddesinde "aval veren kişinin teminat altına aldığı borcun, şekle ait noksandan başka bir sebebten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olduğu" düzenlenmiştir.
Yasa hükmüne göre avalist, şekil noksanlığını menfi tesbit davasında ileri sürebilecektir.
TTK 776/1-g maddesi, düzenleyenin imzasını bononun zorunlu unsurları arasında saymış olup somut uyuşmazlıkta, dosya içeriğine göre dava konusu bonodaki imzanın keşideci ... eli mahsulü olduğu isbat edilememiştir.
Bonodaki imzanın düzenleyene ait olmadığı çoğunluğunda kabulündedir.
Bu halde dava konusu bono, düzenleyenin imzasını taşımaması nedeniyle bono vasfını haiz olmayıp şeklen geçersizdir.
Bonoda sahih bir imzanın bulunmaması nedeniyle şekle ait bu noksanlığa, TTK 702/2 maddesi gereğince avalistin dayanması mümkün olduğundan, avalist davacı ... yönünden de davanın kabulü gerekmektedir. (Kambiyo Senetlerinin Aval Yoluyla Temini - Ertan Demirkapı.Sh.38-39, 191) (Y.11.H.D.
11. 12.2000 E.8524. K. 9891, 19 H.D.
03. 03.1988 E.791 K.1475)
2- Davacı ... yönünden de;
Adana 9. İcra Müdürlüğünün 22.12.2014 tarihli yetkisizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Düziçi İcra Müdürlüğünce düzenlenen 16.01.2015 tarihli ödeme emrinde, dava konusu bonoda hiçbir sıfatının bulunmamasına rağmen davacı ... ... borçlu gösterilmiş, ödeme emri 28.01.2015 tarihinde adı geçene tebliğ edilmiştir.
Davacı ...'a ödeme emri tebliği üzerine 02.02.2015 tarihinde eldeki dava açılmış, alacaklılar vekili İcra Müdürlüğüne sunduğu 02.02.2015 tarihli dilekçesi ile ...'un sehven borçlu olarak kaydedildiği, borcu bulunmadığını bildirerek taraf kaydının silinmesini istemiştir.
Şu halde, davacı ..., dava konusu bonoda sıfatı olmamakla birlikte kendisine borçlu olarak ödeme emri tebliğ edilmiş, vekili marifetiyle eldeki davayı açmak zorunda kalmıştır.
Alacaklılar vekilinin dava açıldıktan sonra İcra dosyasına sundukları dilekçe takipten vazgeçme niteliğinde bulunduğundan bu, dilekçede dikkate alınarak davacı ... ...'un menfi tesbit talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ... ...'un da temyiz istemlerinin kabulü ile Yerel Mahkeme Kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde adı geçen davacıların temyiz istemlerinin red edilmesine ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906299400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz