Genel kurul kararlarının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/928 E. 2023/829 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
örtülü kazanç aktarımı↗ örtülü kâr dağıtımı↗ objektif iyi niyet kuralı↗ huzur hakkı↗ toplantı tutanağı↗ hazirun cetveli↗ esas sözleşme↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ ek prim↗ dava şartı yokluğu↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ dürüstlük kuralı↗ iptal davası↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ yönetim kurulu kararı↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %25 hissesine sahip olduğunu, davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı madde ile her bir yönetim kurulu üyesi için aylık 10.000,00 TL huzur hakkı ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu miktarın fahiş olduğunu ve iptali gerektiğini ayrıca aynı maddenin devamında davalı şirkete Mercedes Benz tarafından ödenecek primin %5'inin prim olarak yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasına karar verildiğini, alınan kararın şirketin ekonomik olarak mahfına neden olacağı gibi örtülü kâr dağıtımı olduğunu ileri sürerek anılan kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; toplantıda alınan kararların yasaya, şirketin ana sözleşmesine ve objektif iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, ödenen huzur hakkının fahiş olmadığını, Mercedes Benz tarafından ödenecek primin %5'inin prim olarak yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasındaki amacın şirketin daha fazla kâr etmesini sağlamak olduğunu, yöneticilere teşvik verilmesinde herhangi bir engelin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2017 tarihli ve 2015/658 E., 2017/334 K. sayılı kararıyla iptali istenen genel kurul kararının Mercedes Benz Türk A.Ş.'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşılması halinde gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişkin kısmının miktar itibariyle somutlaştırılamayan, öngörülmeyen, ucu açık, farazi bir kazanç miktarı olarak kaldığı için örtülü kazanç aktarımı veya yöneticilere haksız kazanç sağlanması olarak nitelendirilebileceğinden, dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, bu kısma ilişkin talebin yerinde görüldüğü; ancak anılan kararın yönetim kurulu üyelerine aylık brüt 10.000,00 TL ücret ödenmesine ilişkin kısmının iptalini gerektirecek kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı bir durum bulunmadığı, makul bir miktarın belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 27.04.2015 tarihinde yapılan olağan genel kurulda alınan 6 ncı maddenin Mercedes Benz Türk A.Ş.'nden gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2018 tarihli ve 2018/69 E., 2018/73 K. sayılı kararıyla davacının iptali istenen kararın yönetim kurulu üyelerine aylık 10.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine ilişkin kısmına muhalefetinin bulunmadığı, davalı şirketin elde ettiği kâr nazara alındığında da örtülü bir kâr transferinden söz edilemeyeceği, huzur hakkına ilişkin kısmının iptali bakımından verilen red kararının yerinde olduğu, kararın Mercedes Benz’den gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişkin kısmının ise dolaylı kâr dağıtma, küçük pay sahiplerine ise kâr dağıtmama amacı taşıdığı, iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı bu nedenle mahkemece verilen iptal kararının yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 19.06.2019 tarihli ve 2018/2156 E., 2019/4580 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlediği, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiş olup, bu hususun dava şartı olduğu ayrıca bir karara muhalif olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerektiği, davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kuruluna davacıyı temsilen katılan vekili .. 'ün, gündemin 6 ncı maddesi görüşülürken henüz oylamaya geçilmeden önce muhalefetini bildirerek tutanağa derc ettirdiğinden iptaline karar verilen genel kurul kararı ile ilgili dava şartlarının bulunmadığı nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinde genel kurul kararlarının iptali şartlarının ve usulünün düzenlendiği, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceğinin belirtildiği, bu hususun dava şartı olduğu ayrıca bir karara muhalif olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerektiği, davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kuruluna davacıyı temsilen katılan vekili ... 'ün, gündemin 6 ncı maddesi görüşülürken henüz oylamaya geçilmeden önce muhalefetini bildirerek tutanağa derc ettirdiğinden genel kurul kararının iptali ile ilgili dava şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin, artık toplantılara hükûmet komiserinin katılmadığı, genel kurullarda matbu bir evrak bulunmadığı, yoğun tartışmalar ile tutanaklar tanzim edilebildiği gerçeğini dikkatten kaçırarak hüküm kurduğunu, genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetvelinin tetkikinden davacının pay sahibi sıfatını haiz ve genel kurul toplantısına katılmış olduğu, iptalini dava ettiği kararın altına muhalefetini yazdırdığının açıkça anlaşıldığını, dava şartının gerçekleşmediği iddiasının dayanaksız olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'nun 446 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2156 E. 2019/4580 K.
Ortak:örtülü kazanç aktarımı · huzur hakkı · esas sözleşme · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · ek prim · dürüstlük kuralı · iptal davası · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ve 2015/658 E., 2017/334 K. sayılı kararıyla iptali istenen genel kurul kararının Mercedes Benz Türk A.Ş.'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşılması halinde gelen «primin» %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde «dağıtılmasına» ilişkin kısmının miktar itibariyle somutlaştırılamayan, öngörülmeyen, ucu açık, farazi bir kazanç miktarı olarak kaldığı için «örtülü kazanç aktarımı» veya yöneticilere haksız kazanç sağlanması olarak nitelendirilebileceğinden, «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, bu kısma ilişkin talebin yerinde görüldüğü; ancak anılan kararın «yönetim kurulu» üyelerine aylık brüt 10.000,00 TL ücret ödenmesine ilişkin kısmının iptalini gerektirecek kanuna, «esas sözleşmeye» ve dürüstlük kurallarına aykırı bir durum bulunmadığı, makul bir miktarın belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 27.04.2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurulda» alınan 6 ncı maddenin Mercedes Benz Türk A.Ş.'nden gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
… çesinde; müvekkilinin davalı şirketin %25 hissesine sahip olduğunu, davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı madde ile her bir «yönetim kurulu» üyesi için aylık 10.000,00 TL «huzur hakkı» ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu miktarın fahiş olduğunu ve iptali gerektiğini ayrıca aynı maddenin devamında davalı şirkete Mercedes Benz tarafından ödenecek «primin» %5'inin prim olarak yönetim kurulu üyelerine «dağıtılmasına» karar verildiğini, alınan kararın şirketin ekonomik olarak mahfına neden olacağı gibi örtülü kâr dağıtımı olduğunu ileri sürerek anılan kararının iptaline karar ve …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; toplantıda alınan kararların yasaya, şirketin ana sözleşmesine ve «objektif iyi niyet kurallarına» uygun olduğunu, ödenen «huzur hakkının» fahiş olmadığını, Mercedes Benz tarafından ödenecek «primin» %5'inin prim olarak «yönetim kurulu» üyelerine «dağıtılmasındaki» amacın şirketin daha fazla kâr etmesini sağlamak olduğunu, yöneticilere teşvik verilmesinde herhangi bir engelin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir …
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iptali istenen genel kurul kararının Mercedes Benz Türk A.Ş'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşılması halinde gelen «primin» %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde «dağıtılmasına» ilişkin kısmının miktar itibariyle somutlaştırılamayan, öngörülmeyen, ucu açık, farazi bir kazanç miktarı olarak kaldığı için «örtülü kazanç aktarımı» veya yöneticilere haksız kazanç sağlanması olarak nitelendirilebileceğinden, «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, bu nedenle bu kısma ilişkin talebin yerinde olduğu, ancak anılan kararının «yönetim kurulu» üyelerine aylık brüt 10.000,00 TL ücret ödenmesine ilişkin kısmının, iptal edilmesini gerektirecek kanuna, «esas sözleşmeye» ve dürüstlük kurallarına aykırı bulunmadığı, makul bir miktarın belirlenmiş olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 27/04/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurulda» alınan 6. maddenin Mercedes Benz Türk A.Ş'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşması halinde gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişk …
Mahkemece, dava konsu genel kurulda alınan 6 nolu kararın “Mercedes Benz Türk A.Ş'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşılması halinde gelen «primin» %5’inin yönetim kuruluna eşit şekilde prim olarak «dağıtılmasına»” ilişkin kısmının miktar itibariyle somutlaştırılamayan, öngörülmeyen, ucu açık, farazi bir kazanç miktarı olarak kaldığı için «örtülü kazanç aktarımı» veya yöneticilere haksız kazanç sağlanması olarak nitelendirilebileceğinden, «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının bu iptali istenen kararın «yönetim kurulu» üyelerine aylık 10.000.- TL «huzur hakkı» ödenmesine ilişikin kısmına muhalefetinin bulunmadığı, ayrıca yerel mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davalı şirketin önceki genel kurullarında huzur hakkına dair alınan kararlar nazara alındığında işbu davada iptali istenen karar ile makul bir miktarın belirlenmiş olduğunun anlaşıldığı, kalıdı ki davalı şirketin elde ettiği kâr nazara alındığında da örtülü bir kâr transferinden söz edilemeyeceği, kararın huzur hakkına ilişkin kısmının iptali bakımından verilen red kararının yerinde olduğu, kararın Mercedes Benz’den gelen «primin» %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde «dağıtılmasına» ilişkin kısmınınise dolaylı kâr dağıtma, küçük pay sahiplerine ise kâr dağıtmama amacı taşıdığı, bu kararın iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı bu nedenle mahkeme …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2841 E. 2019/6994 K.
Ortak:huzur hakkı · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · dava şartı yokluğu · iptal davası · anonim şirket · temsil · dava şartı
İncelediğiniz kararda… lk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinde «genel kurul kararlarının iptali» şartlarının ve usulünün düzenlendiği, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceğinin belirtildiği, bu hususun dava şartı olduğu ayrıca bir karara muhalif olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerektiği, davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kuruluna davacıyı «temsilen» katılan vekili ... 'ün, gündemin 6 ncı maddesi görüşülürken henüz oylamaya geçilmeden önce muhalefetini bildirerek tutanağa derc ettirdiğinden genel kurul kararının iptali ile ilgili dava şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 19.06.2019 tarihli ve 2018/2156 E., 2019/4580 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlediği, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiş olup, bu hususun dava şartı olduğu ayrıca bir karara muhalif olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerektiği, davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kuruluna davacıyı «temsilen» katılan vekili .. 'ün, gündemin 6 ncı maddesi görüşülürken henüz oylamaya geçilmeden önce muhalefetini bildirerek tutanağa derc ettirdiğinden iptaline karar verile …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı ortağın genel kurulda kendisini vekili aracılığıyla «temsil» ettirdiği, vekilin iptali istenen «huzur hakkının» artırılmasına ilişkin 7. maddeye yönelik olarak daha karar alınmadan önce karşı çıktığı, «peşin muhalefette» bulunduğu, bu şekildeki muhalefet öneriye karşı çıkma olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın, muhalefetin bulunmadığı, bu durumda «iptal davası» açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından huzur hakkının artırılmasına dair 7 nolu gündem maddesi ile ilgili kararın iptali isteminin dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece anılan husus nazara alınmadan 7 nolu maddenin iptaline karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin karar düzeltme …
Davacı vekilince davalı şirketin 28.04.2014 tarihinde gerçekleşen «olağan genel kurul» toplantısında alınan «huzur hakkının» artırılmasına ilişkin 7. maddenin iptali talep edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 446. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:peşin muhalefet
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı ortağın genel kurulda kendisini vekili aracılığıyla «temsil» ettirdiği, vekilin iptali istenen «huzur hakkının» artırılmasına ilişkin 7. maddeye yönelik olarak daha karar alınmadan önce karşı çıktığı, «peşin muhalefette» bulunduğu, bu şekildeki muhalefet öneriye karşı çıkma olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın, muhalefetin bulunmadığı, bu durumda «iptal davası» açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından huzur hakkının artırılmasına dair 7 nolu gündem maddesi ile ilgili kararın iptali isteminin dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece anılan husus nazara alınmadan 7 nolu maddenin iptaline karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin karar düzeltme …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12250 E. 2014/2149 K.
Ortak:toplantı tutanağı · genel kurul kararının iptali · iptal davası · dava şartı
İncelediğiniz karardaDairemizin 19.06.2019 tarihli ve 2018/2156 E., 2019/4580 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlediği, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiş olup, bu hususun dava şartı olduğu ayrıca bir karara muhalif olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerektiği, davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kuruluna davacıyı «temsilen» katılan vekili .. 'ün, gündemin 6 ncı maddesi görüşülürken henüz oylamaya geçilmeden önce muhalefetini bildirerek tutanağa derc ettirdiğinden iptaline karar verile …
… lk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinde «genel kurul kararlarının iptali» şartlarının ve usulünün düzenlendiği, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceğinin belirtildiği, bu hususun dava şartı olduğu ayrıca bir karara muhalif olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerektiği, davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kuruluna davacıyı «temsilen» katılan vekili ... 'ün, gündemin 6 ncı maddesi görüşülürken henüz oylamaya geçilmeden önce muhalefetini bildirerek tutanağa derc ettirdiğinden genel kurul kararının iptali ile ilgili dava şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
… adığı, genel kurullarda matbu bir evrak bulunmadığı, yoğun tartışmalar ile tutanaklar tanzim edilebildiği gerçeğini dikkatten kaçırarak hüküm kurduğunu, genel kurul «toplantı tutanağı» ve «hazirun cetvelinin» tetkikinden davacının pay sahibi sıfatını haiz ve genel kurul toplantısına katılmış olduğu, «iptalini dava» ettiği kararın altına muhalefetini yazdırdığının açıkça anlaşıldığını, dava şartının gerçekleşmediği iddiasının dayanaksız olduğunu belirterek kararın bozulmasını …
Benzer bu karardaDava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece davacının karara muhalif kalarak bu «şerhi» tutanağa geçirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… yfiyeti zapta geçirten veya reyini kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmediğini yahut umumi heyet toplantısına iştirake salahiyetli olmayan kimselerin karara iştirak etmiş bulunduklarını iddia eden «pay sahipleri» 3 ay içinde mahkemeye müracaatla «iptal davası» açabilirler.
Somut olayda 26/10/2010 tarihli genel kurula ilişkin «toplantı tutanağı» incelendiğinde, davacının evvela «olumsuz» oy kullandığı, bilahare «muhalefet şerhini» «ibraz» ettiği ve muhalefet şerhinin de tutanağa eklendiği görülmüştür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muhalefet şerhi · pay sahipliği · cy/cy şerhi · olumsuz oy · ilan · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda 26/10/2010 tarihli genel kurula ilişkin «toplantı tutanağı» incelendiğinde, davacının evvela «olumsuz» oy kullandığı, bilahare «muhalefet şerhini» «ibraz» ettiği ve muhalefet şerhinin de tutanağa eklendiği görülmüştür.
Z.'nın toplantı açıldığında hazırladıkları «muhalefet şerhini» divana sundukları, görüşülecek maddeler müzakere ve oylama yapılmadan muhalefet şerhinden bahsedildiği, 6102 sayılı TTK'nın 446/1. maddesinde öngörüldüğü şekilde m …
… yfiyeti zapta geçirten veya reyini kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmediğini yahut umumi heyet toplantısına iştirake salahiyetli olmayan kimselerin karara iştirak etmiş bulunduklarını iddia eden «pay sahipleri» 3 ay içinde mahkemeye müracaatla «iptal davası» açabilirler.
Davacı her bir gündem maddesinin oylanmasından sonra muhalif kaldığını belirttiğinden ayrıca toplantı sonunda da yeniden «muhalefet şerhi» yazması gerekmez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/928 E. , 2023/829 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen şirket genel kurul kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %25 hissesine sahip olduğunu, davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı madde ile her bir yönetim kurulu üyesi için aylık 10.000,00 TL huzur hakkı ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu miktarın fahiş olduğunu ve iptali gerektiğini ayrıca aynı maddenin devamında davalı şirkete Mercedes Benz tarafından ödenecek primin %5'inin prim olarak yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasına karar verildiğini, alınan kararın şirketin ekonomik olarak mahfına neden olacağı gibi örtülü kâr dağıtımı olduğunu ileri sürerek anılan kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; toplantıda alınan kararların yasaya, şirketin ana sözleşmesine ve objektif iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, ödenen huzur hakkının fahiş olmadığını, Mercedes Benz tarafından ödenecek primin %5'inin prim olarak yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasındaki amacın şirketin daha fazla kâr etmesini sağlamak olduğunu, yöneticilere teşvik verilmesinde herhangi bir engelin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2017 tarihli ve 2015/658 E., 2017/334 K. sayılı kararıyla iptali istenen genel kurul kararının Mercedes Benz Türk A.Ş.'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşılması halinde gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişkin kısmının miktar itibariyle somutlaştırılamayan, öngörülmeyen, ucu açık, farazi bir kazanç miktarı olarak kaldığı için örtülü kazanç aktarımı veya yöneticilere haksız kazanç sağlanması olarak nitelendirilebileceğinden, dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, bu kısma ilişkin talebin yerinde görüldüğü; ancak anılan kararın yönetim kurulu üyelerine aylık brüt 10.000,00 TL ücret ödenmesine ilişkin kısmının iptalini gerektirecek kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı bir durum bulunmadığı, makul bir miktarın belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 27.04.2015 tarihinde yapılan olağan genel kurulda alınan 6 ncı maddenin Mercedes Benz Türk A.Ş.'nden gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2018 tarihli ve 2018/69 E., 2018/73 K. sayılı kararıyla davacının iptali istenen kararın yönetim kurulu üyelerine aylık 10.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine ilişkin kısmına muhalefetinin bulunmadığı, davalı şirketin elde ettiği kâr nazara alındığında da örtülü bir kâr transferinden söz edilemeyeceği, huzur hakkına ilişkin kısmının iptali bakımından verilen red kararının yerinde olduğu, kararın Mercedes Benz’den gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişkin kısmının ise dolaylı kâr dağıtma, küçük pay sahiplerine ise kâr dağıtmama amacı taşıdığı, iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı bu nedenle mahkemece verilen iptal kararının yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 19.06.2019 tarihli ve 2018/2156 E., 2019/4580 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlediği, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiş olup, bu hususun dava şartı olduğu ayrıca bir karara muhalif olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerektiği, davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kuruluna davacıyı temsilen katılan vekili .. 'ün, gündemin 6 ncı maddesi görüşülürken henüz oylamaya geçilmeden önce muhalefetini bildirerek tutanağa derc ettirdiğinden iptaline karar verilen genel kurul kararı ile ilgili dava şartlarının bulunmadığı nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinde genel kurul kararlarının iptali şartlarının ve usulünün düzenlendiği, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceğinin belirtildiği, bu hususun dava şartı olduğu ayrıca bir karara muhalif olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerektiği, davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kuruluna davacıyı temsilen katılan vekili ... 'ün, gündemin 6 ncı maddesi görüşülürken henüz oylamaya geçilmeden önce muhalefetini bildirerek tutanağa derc ettirdiğinden genel kurul kararının iptali ile ilgili dava şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin, artık toplantılara hükûmet komiserinin katılmadığı, genel kurullarda matbu bir evrak bulunmadığı, yoğun tartışmalar ile tutanaklar tanzim edilebildiği gerçeğini dikkatten kaçırarak hüküm kurduğunu, genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetvelinin tetkikinden davacının pay sahibi sıfatını haiz ve genel kurul toplantısına katılmış olduğu, iptalini dava ettiği kararın altına muhalefetini yazdırdığının açıkça anlaşıldığını, dava şartının gerçekleşmediği iddiasının dayanaksız olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'nun 446 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/893444400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz