Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2156 E. 2019/4580 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
örtülü kazanç aktarımı↗ ttk 446↗ huzur hakkı↗ esas sözleşme↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ ek prim↗ dürüstlük kuralı↗ iptal davası↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ yönetim kurulu kararı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, iptali istenen genel kurul kararının Mercedes Benz Türk A.Ş'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşılması halinde gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişkin kısmının miktar itibariyle somutlaştırılamayan, öngörülmeyen, ucu açık, farazi bir kazanç miktarı olarak kaldığı için örtülü kazanç aktarımı veya yöneticilere haksız kazanç sağlanması olarak nitelendirilebileceğinden, dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, bu nedenle bu kısma ilişkin talebin yerinde olduğu, ancak anılan kararının yönetim kurulu üyelerine aylık brüt 10.000,00 TL ücret ödenmesine ilişkin kısmının, iptal edilmesini gerektirecek kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı bulunmadığı, makul bir miktarın belirlenmiş olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 27/04/2015 tarihinde yapılan olağan genel kurulda alınan 6. maddenin Mercedes Benz Türk A.Ş'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşması halinde gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının bu iptali istenen kararın yönetim kurulu üyelerine aylık 10.000.- TL huzur hakkı ödenmesine ilişikin kısmına muhalefetinin bulunmadığı, ayrıca yerel mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davalı şirketin önceki genel kurullarında huzur hakkına dair alınan kararlar nazara alındığında işbu davada iptali istenen karar ile makul bir miktarın belirlenmiş olduğunun anlaşıldığı, kalıdı ki davalı şirketin elde ettiği kâr nazara alındığında da örtülü bir kâr transferinden söz edilemeyeceği, kararın huzur hakkına ilişkin kısmının iptali bakımından verilen red kararının yerinde olduğu, kararın Mercedes Benz’den gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişkin kısmınınise dolaylı kâr dağıtma, küçük pay sahiplerine ise kâr dağıtmama amacı taşıdığı, bu kararın iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı bu nedenle mahkemece verilen iptal kararının yerinde olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konsu genel kurulda alınan 6 nolu kararın “Mercedes Benz Türk A.Ş'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşılması halinde gelen primin %5’inin yönetim kuruluna eşit şekilde prim olarak dağıtılmasına” ilişkin kısmının miktar itibariyle somutlaştırılamayan, öngörülmeyen, ucu açık, farazi bir kazanç miktarı olarak kaldığı için örtülü kazanç aktarımı veya yöneticilere haksız kazanç sağlanması olarak nitelendirilebileceğinden, dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiş olup, bu husus dava şartıdır. Ayrıca bir karara muhalefet olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerekmedir. Bu görüş, karara peşinen muhalefet olmaz şeklinde açıklanabilir.
Somut uyuşmazlıkta ise davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kuruluna davacıyı temsilen katılan vekili ... Öztürk, gündemin 6. maddesi görüşülürken, henüz oylamaya geçilmeden önce muhalefetini bildirerek tutanağa derc ettirmiştir. Bu durumda açıklanan hususlar göz önünde tutularak, iptaline karar verilen genel kurul kararı ile ilgili dava şartlarının bulunmadığı nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karara vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Genel kurul kararlarının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/928 E. 2023/829 K.
Ortak:örtülü kazanç aktarımı · huzur hakkı · esas sözleşme · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · ek prim · dürüstlük kuralı · iptal davası · dava şartı
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, iptali istenen genel kurul kararının Mercedes Benz Türk A.Ş'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşılması halinde gelen «primin» %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde «dağıtılmasına» ilişkin kısmının miktar itibariyle somutlaştırılamayan, öngörülmeyen, ucu açık, farazi bir kazanç miktarı olarak kaldığı için «örtülü kazanç aktarımı» veya yöneticilere haksız kazanç sağlanması olarak nitelendirilebileceğinden, «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, bu nedenle bu kısma ilişkin talebin yerinde olduğu, ancak anılan kararının «yönetim kurulu» üyelerine aylık brüt 10.000,00 TL ücret ödenmesine ilişkin kısmının, iptal edilmesini gerektirecek kanuna, «esas sözleşmeye» ve dürüstlük kurallarına aykırı bulunmadığı, makul bir miktarın belirlenmiş olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 27/04/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurulda» alınan 6. maddenin Mercedes Benz Türk A.Ş'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşması halinde gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişk …
Mahkemece, dava konsu genel kurulda alınan 6 nolu kararın “Mercedes Benz Türk A.Ş'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşılması halinde gelen «primin» %5’inin yönetim kuruluna eşit şekilde prim olarak «dağıtılmasına»” ilişkin kısmının miktar itibariyle somutlaştırılamayan, öngörülmeyen, ucu açık, farazi bir kazanç miktarı olarak kaldığı için «örtülü kazanç aktarımı» veya yöneticilere haksız kazanç sağlanması olarak nitelendirilebileceğinden, «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının bu iptali istenen kararın «yönetim kurulu» üyelerine aylık 10.000.- TL «huzur hakkı» ödenmesine ilişikin kısmına muhalefetinin bulunmadığı, ayrıca yerel mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davalı şirketin önceki genel kurullarında huzur hakkına dair alınan kararlar nazara alındığında işbu davada iptali istenen karar ile makul bir miktarın belirlenmiş olduğunun anlaşıldığı, kalıdı ki davalı şirketin elde ettiği kâr nazara alındığında da örtülü bir kâr transferinden söz edilemeyeceği, kararın huzur hakkına ilişkin kısmının iptali bakımından verilen red kararının yerinde olduğu, kararın Mercedes Benz’den gelen «primin» %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde «dağıtılmasına» ilişkin kısmınınise dolaylı kâr dağıtma, küçük pay sahiplerine ise kâr dağıtmama amacı taşıdığı, bu kararın iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı bu nedenle mahkeme …
Benzer bu kararda… ve 2015/658 E., 2017/334 K. sayılı kararıyla iptali istenen genel kurul kararının Mercedes Benz Türk A.Ş.'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşılması halinde gelen «primin» %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde «dağıtılmasına» ilişkin kısmının miktar itibariyle somutlaştırılamayan, öngörülmeyen, ucu açık, farazi bir kazanç miktarı olarak kaldığı için «örtülü kazanç aktarımı» veya yöneticilere haksız kazanç sağlanması olarak nitelendirilebileceğinden, «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, bu kısma ilişkin talebin yerinde görüldüğü; ancak anılan kararın «yönetim kurulu» üyelerine aylık brüt 10.000,00 TL ücret ödenmesine ilişkin kısmının iptalini gerektirecek kanuna, «esas sözleşmeye» ve dürüstlük kurallarına aykırı bir durum bulunmadığı, makul bir miktarın belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 27.04.2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurulda» alınan 6 ncı maddenin Mercedes Benz Türk A.Ş.'nden gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
… çesinde; müvekkilinin davalı şirketin %25 hissesine sahip olduğunu, davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı madde ile her bir «yönetim kurulu» üyesi için aylık 10.000,00 TL «huzur hakkı» ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu miktarın fahiş olduğunu ve iptali gerektiğini ayrıca aynı maddenin devamında davalı şirkete Mercedes Benz tarafından ödenecek «primin» %5'inin prim olarak yönetim kurulu üyelerine «dağıtılmasına» karar verildiğini, alınan kararın şirketin ekonomik olarak mahfına neden olacağı gibi örtülü kâr dağıtımı olduğunu ileri sürerek anılan kararının iptaline karar ve …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; toplantıda alınan kararların yasaya, şirketin ana sözleşmesine ve «objektif iyi niyet kurallarına» uygun olduğunu, ödenen «huzur hakkının» fahiş olmadığını, Mercedes Benz tarafından ödenecek «primin» %5'inin prim olarak «yönetim kurulu» üyelerine «dağıtılmasındaki» amacın şirketin daha fazla kâr etmesini sağlamak olduğunu, yöneticilere teşvik verilmesinde herhangi bir engelin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyi niyet kuralı · toplantı tutanağı · hazirun cetveli · dava şartı yokluğu · kazanılmış hak
Benzer bu kararda… adığı, genel kurullarda matbu bir evrak bulunmadığı, yoğun tartışmalar ile tutanaklar tanzim edilebildiği gerçeğini dikkatten kaçırarak hüküm kurduğunu, genel kurul «toplantı tutanağı» ve «hazirun cetvelinin» tetkikinden davacının pay sahibi sıfatını haiz ve genel kurul toplantısına katılmış olduğu, «iptalini dava» ettiği kararın altına muhalefetini yazdırdığının açıkça anlaşıldığını, dava şartının gerçekleşmediği iddiasının dayanaksız olduğunu belirterek kararın bozulmasını …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; toplantıda alınan kararların yasaya, şirketin ana sözleşmesine ve «objektif iyi niyet kurallarına» uygun olduğunu, ödenen «huzur hakkının» fahiş olmadığını, Mercedes Benz tarafından ödenecek «primin» %5'inin prim olarak «yönetim kurulu» üyelerine «dağıtılmasındaki» amacın şirketin daha fazla kâr etmesini sağlamak olduğunu, yöneticilere teşvik verilmesinde herhangi bir engelin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir …
… lk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinde «genel kurul kararlarının iptali» şartlarının ve usulünün düzenlendiği, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceğinin belirtildiği, bu hususun dava şartı olduğu ayrıca bir karara muhalif olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerektiği, davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kuruluna davacıyı «temsilen» katılan vekili ... 'ün, gündemin 6 ncı maddesi görüşülürken henüz oylamaya geçilmeden önce muhalefetini bildirerek tutanağa derc ettirdiğinden genel kurul kararının iptali ile ilgili dava şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2841 E. 2019/6994 K.
Ortak:huzur hakkı · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · iptal davası · anonim şirket · temsil · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaDava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiş olup, bu husus dava şartıdır.
İlk Derece Mahkemesince, iptali istenen genel kurul kararının Mercedes Benz Türk A.Ş'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşılması halinde gelen «primin» %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde «dağıtılmasına» ilişkin kısmının miktar itibariyle somutlaştırılamayan, öngörülmeyen, ucu açık, farazi bir kazanç miktarı olarak kaldığı için «örtülü kazanç aktarımı» veya yöneticilere haksız kazanç sağlanması olarak nitelendirilebileceğinden, «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, bu nedenle bu kısma ilişkin talebin yerinde olduğu, ancak anılan kararının «yönetim kurulu» üyelerine aylık brüt 10.000,00 TL ücret ödenmesine ilişkin kısmının, iptal edilmesini gerektirecek kanuna, «esas sözleşmeye» ve dürüstlük kurallarına aykırı bulunmadığı, makul bir miktarın belirlenmiş olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 27/04/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurulda» alınan 6. maddenin Mercedes Benz Türk A.Ş'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşması halinde gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişk …
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı ortağın genel kurulda kendisini vekili aracılığıyla «temsil» ettirdiği, vekilin iptali istenen «huzur hakkının» artırılmasına ilişkin 7. maddeye yönelik olarak daha karar alınmadan önce karşı çıktığı, «peşin muhalefette» bulunduğu, bu şekildeki muhalefet öneriye karşı çıkma olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın, muhalefetin bulunmadığı, bu durumda «iptal davası» açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından huzur hakkının artırılmasına dair 7 nolu gündem maddesi ile ilgili kararın iptali isteminin dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece anılan husus nazara alınmadan 7 nolu maddenin iptaline karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin karar düzeltme …
Davacı vekilince davalı şirketin 28.04.2014 tarihinde gerçekleşen «olağan genel kurul» toplantısında alınan «huzur hakkının» artırılmasına ilişkin 7. maddenin iptali talep edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 446. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin muhalefet · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı ortağın genel kurulda kendisini vekili aracılığıyla «temsil» ettirdiği, vekilin iptali istenen «huzur hakkının» artırılmasına ilişkin 7. maddeye yönelik olarak daha karar alınmadan önce karşı çıktığı, «peşin muhalefette» bulunduğu, bu şekildeki muhalefet öneriye karşı çıkma olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın, muhalefetin bulunmadığı, bu durumda «iptal davası» açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından huzur hakkının artırılmasına dair 7 nolu gündem maddesi ile ilgili kararın iptali isteminin dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece anılan husus nazara alınmadan 7 nolu maddenin iptaline karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin karar düzeltme …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2156 E. , 2019/4580 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Hatay 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26/09/2017 tarih ve 2015/658 E- 2017/334 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 23/01/2018 tarih ve 2018/69 E- 2018/73 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %25 hissesine sahip olduğunu, davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6. numaralı madde ile her bir yönetim kurulu üyesi için aylık 10.000,00 TL huzur hakkı ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu miktarın fahiş olduğunu ve iptali gerektiğini, ayrıca aynı maddenin devamında davalı şirkete Mercedes Benz tarafından ödenecek primin %5'nin prim olarak yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasına karar verildiğini, alınan kararın şirketin ekonomik olarak mahfına neden olacağı gibi örtülü kâr dağıtımı olduğunu ileri sürerek anılan kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, toplantıda alınan kararların yasaya, şirketin ana sözleşmemesine ve objektif iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, ödenen huzur hakkının fahiş olmadığını, Mercedes Benz tarafından ödenecek primin %5'nin prim olarak yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasındaki amacın şirketin daha fazla kâr etmesini sağlamak olduğunu, yöneticilere teşvik verilmesinde herhangi bir engelin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iptali istenen genel kurul kararının Mercedes Benz Türk A.Ş'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşılması halinde gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişkin kısmının miktar itibariyle somutlaştırılamayan, öngörülmeyen, ucu açık, farazi bir kazanç miktarı olarak kaldığı için örtülü kazanç aktarımı veya yöneticilere haksız kazanç sağlanması olarak nitelendirilebileceğinden, dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, bu nedenle bu kısma ilişkin talebin yerinde olduğu, ancak anılan kararının yönetim kurulu üyelerine aylık brüt 10.000,00 TL ücret ödenmesine ilişkin kısmının, iptal edilmesini gerektirecek kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı bulunmadığı, makul bir miktarın belirlenmiş olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 27/04/2015 tarihinde yapılan olağan genel kurulda alınan 6.
maddenin Mercedes Benz Türk A.Ş'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşması halinde gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının bu iptali istenen kararın yönetim kurulu üyelerine aylık 10.000.- TL huzur hakkı ödenmesine ilişikin kısmına muhalefetinin bulunmadığı, ayrıca yerel mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davalı şirketin önceki genel kurullarında huzur hakkına dair alınan kararlar nazara alındığında işbu davada iptali istenen karar ile makul bir miktarın belirlenmiş olduğunun anlaşıldığı, kalıdı ki davalı şirketin elde ettiği kâr nazara alındığında da örtülü bir kâr transferinden söz edilemeyeceği, kararın huzur hakkına ilişkin kısmının iptali bakımından verilen red kararının yerinde olduğu, kararın Mercedes Benz’den gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde dağıtılmasına ilişkin kısmınınise dolaylı kâr dağıtma, küçük pay sahiplerine ise kâr dağıtmama amacı taşıdığı, bu kararın iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı bu nedenle mahkemece verilen iptal kararının yerinde olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konsu genel kurulda alınan 6 nolu kararın “Mercedes Benz Türk A.Ş'den yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşılması halinde gelen primin %5’inin yönetim kuruluna eşit şekilde prim olarak dağıtılmasına” ilişkin kısmının miktar itibariyle somutlaştırılamayan, öngörülmeyen, ucu açık, farazi bir kazanç miktarı olarak kaldığı için örtülü kazanç aktarımı veya yöneticilere haksız kazanç sağlanması olarak nitelendirilebileceğinden, dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiş olup, bu husus dava şartıdır.
Ayrıca bir karara muhalefet olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerekmedir. Bu görüş, karara peşinen muhalefet olmaz şeklinde açıklanabilir.
Somut uyuşmazlıkta ise davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kuruluna davacıyı temsilen katılan vekili ... Öztürk, gündemin 6. maddesi görüşülürken, henüz oylamaya geçilmeden önce muhalefetini bildirerek tutanağa derc ettirmiştir. Bu durumda açıklanan hususlar göz önünde tutularak, iptaline karar verilen genel kurul kararı ile ilgili dava şartlarının bulunmadığı nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karara vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) numralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517880400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz