İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6328 E. 2023/1148 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel haciz yolu ile takip↗ cmr belgesi↗ teslim şekli↗ nezaret yükümlülüğü↗ ambalaj yetersizliği↗ sorumluluk sınırı↗ fiili taşıyıcı↗ sovtaj↗ sigorta teminatı kapsamı↗ alt taşıyıcı↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ eksper raporu↗ cmr konvansiyonu↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ sigorta tazminatı↗ sigorta teminatı↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ rücuen tahsil↗ tahsilde tekerrür↗ gerçek zarar↗ cmr↗ vekâlet ücreti↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ icra takibine itiraz↗ rücu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ haciz↗ fatura↗ iflas↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taşıyıcılar tarafından ambalaj yetersizliği, yükleme ve istif hatasına ilişkin herhangi bir çekince konulmadığı, artık ambalaj yetersizliği, yükleme ve istif hatasının hasara sebep olduğunu davalıların ispatla yükümlü olduğu, davalılar tarafından buna ilişkin herhangi bir delilin ibraz edilmediği, alınan bilirkişi raporunda da hasar sebebinin ambalaj yetersizliği olmadığının belirtildiği, davalıların sorumlu olduğu bedelin ise CMR Konvansiyonu'nun 23 ve 25 inci maddeleri gereğince 97.065,60 TL olarak hesaplandığı, faizin icra takip tarihinden itibaren yürütülmesine hükmedildiği ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip dosyasına yönelik itirazların kısmen iptaline, takibin 97.065,60 TL asıl alacak üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, takip tarihinden itibaren 97.065,60 TL asıl alacağa işleyecek ve avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar lehine hükmedilen vekâlet ücretine ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine ilişkin kararların doğru olmadığını belirterek taleplerinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı Gökdeniz Uluslararası Taşımacılık ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı Borusan Loj. Dağ. Depolama Taş. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu malların istifine ilişkin atıfta bulunan mailler ve raporların bulunduğunu, dava dışı sigortalı tarafından istifin doğru yapılmadığının açık olduğunu, bilirkişilerce müvekkiline kusur yüklenmesinin hatalı olduğunu, CMR Konvansiyonu uyarınca istifin yanlış yapılması sonucu ortaya çıkan zarardan taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığını, gümrük memurları tarafından tutulan tutanakta, tamamı indirilip geri yüklenen mallara maddi manevi bir zararın verilmediğinin belirtildiği, işbu tutanakta şoförün imzasının bulunduğunu, şoförün emtianın yeniden yüklenmesine müdahale etme imkanının olmadığını, müvekkilinin sözleşmesel veya CMR Konvansiyonu uyarınca ambalajlama, yükleme ve istiflemeden dolayı herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, buna rağmen müvekkilinin yüke nezaret yükümlüğüne aykırı davrandığı iddiasıyla %100 oranında kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, oluşan hasarın ambalaj kifayetsizliği ve tertipleme hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, malın teslim şekline göre risk sorumluluğunun alıcıda mı satıcıda mı olduğu hususlarının sigorta hukuk bilirkişinin ekleneceği yeni bir bilirkişi heyetinden alınacak rapor içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kârlı fatura fiyatından zarar hesaplaması yapılmasına yönelik değerlendirmenin de kabulünün mümkün olmadığını, gerçek zarar miktarının hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen hasar bedelinin sorumluluk sınırı altında kaldığı, ancak hasara uğrayan emtia bedelinin 2.500,00 euro sovtaj indirimi sonucunda 26.084,05 euro olduğu, davacı tarafından davadışı sigortalı ile arasında imzalanan sigorta sözleşmesi gereği ödenen 2.608,40 euronun davalılardan talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacının talep edilebileceği gerçek zarar tutarının 26.084,05 euro olduğu ve TL karşılığının ise 89.395,25 TL olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine yönelik itirazlarının kısmen iptali ile tahsilde tekerrür olmamak üzere takibin 89.395,25 TL asıl alacak üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Borusan Loj. Dağ. Depolama Taş. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Borusan Loj. Dağ. Depolama Taş. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı sigortacı tarafından dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın davalılardan rücuen tahsili davasında, davalıların bu tazminattan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesinin birinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Borusan Loj. Dağ. Depolama Taş. ve Tic. A.Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11831 E. 2014/18759 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talebinin «zamanaşımına» uğradığını, dava konusu malların «istifine» ilişkin atıfta bulunan mailler ve raporların bulunduğunu, dava dışı sigortalı tarafından istifin doğru yapılmadığının açık olduğunu, bilirkişilerce müvekkiline «kusur» yüklenmesinin hatalı olduğunu, CMR Konvansiyonu uyarınca istifin yanlış yapılması sonucu ortaya çıkan zarardan «taşıyıcının sorumluluğunun» bulunmadığını, gümrük memurları tarafından tutulan tutanakta, tamamı indirilip geri yüklenen mallara maddi manevi bir zararın verilmediğinin belirtildiği, işbu tutanakta şoförün imzasının bulunduğunu, şoförün emtianın yeniden yüklenmesine müdahale etme imkanının olmadığını, müvekkilinin sözleşmesel veya CMR Konvansiyonu uyarınca ambalajlama, yükleme ve istiflemeden dolayı herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, buna rağmen müvekkilinin yüke «nezaret yükümlüğüne» aykırı davrandığı iddiasıyla %100 oranında kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, oluşan «hasarın» ambalaj kifayetsizliği ve tertipleme hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, malın «teslim şekline» göre risk sorumluluğunun alıcıda mı satıcıda mı olduğu hususlarının sigorta hukuk bilirkişinin ekleneceği yeni bir bilirkişi heyetinden alınacak rapor içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kârlı «fatura» fiyatından zarar hesaplaması yapılmasına yönelik değerlendirmenin de kabulünün mümkün olmadığını, «gerçek zarar» miktarının hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı «taşıyıcılar» tarafından «ambalaj yetersizliği», yükleme ve «istif» hatasına ilişkin herhangi bir çekince konulmadığı, artık ambalaj yetersizliği, yükleme ve istif hatasının «hasara» sebep olduğunu davalıların ispatla yükümlü olduğu, davalılar tarafından buna ilişkin herhangi bir delilin «ibraz» edilmediği, alınan bilirkişi raporunda da hasar «sebebinin» ambalaj yetersizliği olmadığının belirtildiği, davalıların sorumlu olduğu bedelin ise CMR Konvansiyonu'nun 23 ve 25 inci maddeleri gereğince 97.065,60 TL olarak hesaplandığı, faizin icra takip tarihinden itibaren yürütülmesine hükmedildiği ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip dosyasına yönelik itirazların kısmen iptaline, takibin 97.065,60 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, takip tarihinden itibaren 97.065,60 TL asıl alacağa işleyecek ve avans esasına göre hesaplanacak «temerrüt faizinin» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen «hasar» bedelinin «sorumluluk sınırı» altında kaldığı, ancak hasara uğrayan emtia bedelinin 2.500,00 euro «sovtaj» indirimi sonucunda 26.084,05 euro olduğu, davacı tarafından davadışı sigortalı ile arasında imzalanan «sigorta sözleşmesi» gereği ödenen 2.608,40 euronun davalılardan talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacının talep edilebileceği «gerçek zarar» tutarının 26.084,05 euro olduğu ve TL karşılığının ise 89.395,25 TL olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine yönelik itirazlarının kısmen iptali ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere takibin 89.395,25 TL «asıl alacak» üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, koşulları oluşmadığından davacının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre emtiadaki «hasarın» yetersiz ambalajlamadan ve istiflemeden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, dosyada taraflarca sunulmuş bir «taşıma sözleşmesi» bulunmadığından mevcut CMR belgesinin taşıma akdine ve koşullarına ilişkin delil olduğu, CMR belgesinde ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma işlerinin göndericinin ve alıcının sorumluluğunda olduğu kararlaştırıldığından meydana gelen hasarda davalı «taşıyıcının» asli sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşılık davalının CMR 8/1-b maddesi uyarınca ambalajlamada ve yüklemede gördüğü eksiklikleri diğer tarafa bildirmeyip gerekli önlemleri almaması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 18.600 TL zarar miktarının «kusur oranına» göre 3.720 TL'sinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen «hasar» nedeniyle «taşıyıcıya» karşı açılmış «rücuen alacak» davasıdır.
Bu durumda ambalajlamanın davalıya ait olduğu kabul edilerek buna göre «müterafik kusur tespit» edilmesi gerekirken hem ambalajlama hem de «istifin» davacıya ait olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur tespiti · rücuen alacak · müterafik kusur · kusur oranı · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre emtiadaki «hasarın» yetersiz ambalajlamadan ve istiflemeden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, dosyada taraflarca sunulmuş bir «taşıma sözleşmesi» bulunmadığından mevcut CMR belgesinin taşıma akdine ve koşullarına ilişkin delil olduğu, CMR belgesinde ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma işlerinin göndericinin ve alıcının sorumluluğunda olduğu kararlaştırıldığından meydana gelen hasarda davalı «taşıyıcının» asli sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşılık davalının CMR 8/1-b maddesi uyarınca ambalajlamada ve yüklemede gördüğü eksiklikleri diğer tarafa bildirmeyip gerekli önlemleri almaması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 18.600 TL zarar miktarının «kusur oranına» göre 3.720 TL'sinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bu durumda ambalajlamanın davalıya ait olduğu kabul edilerek buna göre «müterafik kusur tespit» edilmesi gerekirken hem ambalajlama hem de «istifin» davacıya ait olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen «hasar» nedeniyle «taşıyıcıya» karşı açılmış «rücuen alacak» davasıdır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6693 E. 2010/12844 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · yetki itirazı · maktu vekalet ücreti · yetki · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda7.maddesi gereğince davada kendisini vekille «temsil» ettiren davalı Mars Loj.Ulus.Taş.Dep.Dağ.ve Tic.A.Ş. lehine «maktu vekalet ücretine» karar vermek gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının «yetkisiz» icra dairesinde takipte bulunduğu, davalıların süresinde itirazda bulundukları, dava dilekçesinde «yetki itirazına» değinilmediği, davanın Bakırköy'de açılmakla davalıların itirazının benimsenmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3260 E. 2015/8268 K.
Ortak:fiili taşıyıcı · istifa · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı «taşıyıcılar» tarafından «ambalaj yetersizliği», yükleme ve «istif» hatasına ilişkin herhangi bir çekince konulmadığı, artık ambalaj yetersizliği, yükleme ve istif hatasının «hasara» sebep olduğunu davalıların ispatla yükümlü olduğu, davalılar tarafından buna ilişkin herhangi bir delilin «ibraz» edilmediği, alınan bilirkişi raporunda da hasar «sebebinin» ambalaj yetersizliği olmadığının belirtildiği, davalıların sorumlu olduğu bedelin ise CMR Konvansiyonu'nun 23 ve 25 inci maddeleri gereğince 97.065,60 TL olarak hesaplandığı, faizin icra takip tarihinden itibaren yürütülmesine hükmedildiği ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip dosyasına yönelik itirazların kısmen iptaline, takibin 97.065,60 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, takip tarihinden itibaren 97.065,60 TL asıl alacağa işleyecek ve avans esasına göre hesaplanacak «temerrüt faizinin» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talebinin «zamanaşımına» uğradığını, dava konusu malların «istifine» ilişkin atıfta bulunan mailler ve raporların bulunduğunu, dava dışı sigortalı tarafından istifin doğru yapılmadığının açık olduğunu, bilirkişilerce müvekkiline «kusur» yüklenmesinin hatalı olduğunu, CMR Konvansiyonu uyarınca istifin yanlış yapılması sonucu ortaya çıkan zarardan «taşıyıcının sorumluluğunun» bulunmadığını, gümrük memurları tarafından tutulan tutanakta, tamamı indirilip geri yüklenen mallara maddi manevi bir zararın verilmediğinin belirtildiği, işbu tutanakta şoförün imzasının bulunduğunu, şoförün emtianın yeniden yüklenmesine müdahale etme imkanının olmadığını, müvekkilinin sözleşmesel veya CMR Konvansiyonu uyarınca ambalajlama, yükleme ve istiflemeden dolayı herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, buna rağmen müvekkilinin yüke «nezaret yükümlüğüne» aykırı davrandığı iddiasıyla %100 oranında kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, oluşan «hasarın» ambalaj kifayetsizliği ve tertipleme hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, malın «teslim şekline» göre risk sorumluluğunun alıcıda mı satıcıda mı olduğu hususlarının sigorta hukuk bilirkişinin ekleneceği yeni bir bilirkişi heyetinden alınacak rapor içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kârlı «fatura» fiyatından zarar hesaplaması yapılmasına yönelik değerlendirmenin de kabulünün mümkün olmadığını, «gerçek zarar» miktarının hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen «hasar» bedelinin «sorumluluk sınırı» altında kaldığı, ancak hasara uğrayan emtia bedelinin 2.500,00 euro «sovtaj» indirimi sonucunda 26.084,05 euro olduğu, davacı tarafından davadışı sigortalı ile arasında imzalanan «sigorta sözleşmesi» gereği ödenen 2.608,40 euronun davalılardan talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacının talep edilebileceği «gerçek zarar» tutarının 26.084,05 euro olduğu ve TL karşılığının ise 89.395,25 TL olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine yönelik itirazlarının kısmen iptali ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere takibin 89.395,25 TL «asıl alacak» üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, koşulları oluşmadığından davacının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; somut olayda «hasarın» taşınan malların istifleme ve sabitlenmesindeki kusurdan kaynaklandığı, zararın meydana gelmesinde «fiili taşıyıcı» A.
A.Ş.'nin istifleme ve sabitlemeye nezaret etme ve uyarma yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle % 25 oranında kusurlu olduğu, diğer davalının araç temin eden «taşıma işleri komisyoncusu» olması nedeniyle «istif» ve sabitleme kusurundan kaynaklı zarar nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı A.
… ilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir 3-Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen «hasar» nedeniyle «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davalılardan B.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma işleri komisyoncusu · navlun bedeli · navlun · rücuen tazminat · alacak davası · komisyon
Benzer bu karardaA.Ş. adına düzenlenen faturanın «navlun bedeline» ilişkin olduğu ve davalının «taşıma işleri komisyoncusu» olduğuna yönelik bir savunmasının bulunmadığı gözetilerek somut olay yönünden bu davalının «taşıyıcı» olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna istinaden davalı B.
A.Ş.'nin istifleme ve sabitlemeye nezaret etme ve uyarma yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle % 25 oranında kusurlu olduğu, diğer davalının araç temin eden «taşıma işleri komisyoncusu» olması nedeniyle «istif» ve sabitleme kusurundan kaynaklı zarar nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı A.
Şti.'nin «taşıma işleri komisyoncusu» olarak kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar kesindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/428 E. 2013/1961 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talebinin «zamanaşımına» uğradığını, dava konusu malların «istifine» ilişkin atıfta bulunan mailler ve raporların bulunduğunu, dava dışı sigortalı tarafından istifin doğru yapılmadığının açık olduğunu, bilirkişilerce müvekkiline «kusur» yüklenmesinin hatalı olduğunu, CMR Konvansiyonu uyarınca istifin yanlış yapılması sonucu ortaya çıkan zarardan «taşıyıcının sorumluluğunun» bulunmadığını, gümrük memurları tarafından tutulan tutanakta, tamamı indirilip geri yüklenen mallara maddi manevi bir zararın verilmediğinin belirtildiği, işbu tutanakta şoförün imzasının bulunduğunu, şoförün emtianın yeniden yüklenmesine müdahale etme imkanının olmadığını, müvekkilinin sözleşmesel veya CMR Konvansiyonu uyarınca ambalajlama, yükleme ve istiflemeden dolayı herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, buna rağmen müvekkilinin yüke «nezaret yükümlüğüne» aykırı davrandığı iddiasıyla %100 oranında kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, oluşan «hasarın» ambalaj kifayetsizliği ve tertipleme hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, malın «teslim şekline» göre risk sorumluluğunun alıcıda mı satıcıda mı olduğu hususlarının sigorta hukuk bilirkişinin ekleneceği yeni bir bilirkişi heyetinden alınacak rapor içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kârlı «fatura» fiyatından zarar hesaplaması yapılmasına yönelik değerlendirmenin de kabulünün mümkün olmadığını, «gerçek zarar» miktarının hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı «taşıyıcılar» tarafından «ambalaj yetersizliği», yükleme ve «istif» hatasına ilişkin herhangi bir çekince konulmadığı, artık ambalaj yetersizliği, yükleme ve istif hatasının «hasara» sebep olduğunu davalıların ispatla yükümlü olduğu, davalılar tarafından buna ilişkin herhangi bir delilin «ibraz» edilmediği, alınan bilirkişi raporunda da hasar «sebebinin» ambalaj yetersizliği olmadığının belirtildiği, davalıların sorumlu olduğu bedelin ise CMR Konvansiyonu'nun 23 ve 25 inci maddeleri gereğince 97.065,60 TL olarak hesaplandığı, faizin icra takip tarihinden itibaren yürütülmesine hükmedildiği ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip dosyasına yönelik itirazların kısmen iptaline, takibin 97.065,60 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, takip tarihinden itibaren 97.065,60 TL asıl alacağa işleyecek ve avans esasına göre hesaplanacak «temerrüt faizinin» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen «hasar» bedelinin «sorumluluk sınırı» altında kaldığı, ancak hasara uğrayan emtia bedelinin 2.500,00 euro «sovtaj» indirimi sonucunda 26.084,05 euro olduğu, davacı tarafından davadışı sigortalı ile arasında imzalanan «sigorta sözleşmesi» gereği ödenen 2.608,40 euronun davalılardan talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacının talep edilebileceği «gerçek zarar» tutarının 26.084,05 euro olduğu ve TL karşılığının ise 89.395,25 TL olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine yönelik itirazlarının kısmen iptali ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere takibin 89.395,25 TL «asıl alacak» üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, koşulları oluşmadığından davacının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÖte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcı», eşyanın kendisine «teslim» edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumludur.
Bununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca «hasarın», yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluğundan» bahsedilemeyecektir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · müterafik kusur · sınırlı sorumluluk · rücuen tazminat · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
O halde, mahkemece, yüklemenin ve istiflemenin kime ait olduğu belirlenmesi, gönderene ait olduğunun tespiti halinde davalının «nezaret görevini» yerine getirmemesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6328 E. , 2023/1148 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Yeniden esas hakkında hüküm kurulması
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Borusan Loj. Dağ. Depolama Taş. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Akpa Tekstil İhracat Pazarlama A.Ş.'nin Türkiye'den Almanya'daki alıcısına gönderdiği 5 palet muhteviyatı 82 koli, net 2.041,72 kilogram (kg), brüt 2.320 kg karbon elyaf emtiası nakliyesinin davacı tarafından sigortalandığını, söz konusu emtianın Türkiye'den Almanya'ya kadar karayolu ile taşınması işini davalı Borusan Lojistik'in üstlendiğini, diğer davalının ise fiili taşıyıcı/alt taşıyıcı olduğunu, taşıma konusu emtiaların 11.11.2014 tarihinde alıcının Almanya'daki adresine ulaştığında hasarlı olması sebebiyle alıcı tarafından kabul edilmediğini, bu nedenle teslimatın gerçekleşmediğini, ekspertiz raporu ile belirlenen 28.692,45 euro sigorta tazminatının 01.10.2015 tarihinde sigortalıya ödendiğini, davacının sigortalının haklarına bu şekilde halef olduğunu, sigortalıya ödenen zarar bedelinin rücu edilmesi amacıyla davalılara yönelik genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, ancak davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların itirazının iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Borusan Loj. Dağ. Depolama Taş. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; süresinde ihbarda bulunulmadığını, dava konusu zararın sigorta teminatı kapsamında olmadığını, taşımanın müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğini, bu nedenle hasardan sorumlu tutulamayacağını, taşıyıcının kusurunun olmadığını, yükleme ve istiflemenin gönderici tarafından yapılması nedeniyle gönderenin müterafik kusurunun da dikkate alınması gerektiğini, zarar iddiasının ispata muhtaç olduğunu, talep edilen zarar tutarının fahiş olduğunu, talep edilen faiz tutarının haksız olduğunu, ayrıca alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin de reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Gökdeniz Uluslararası Taşımacılık ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, süresinde yapılmış bir ihbarın olmadığını, oluşan zararın ve bu zararın sigorta teminatı kapsamında olduğunun ispatlanmasının gerektiğini, dosya kapsamında yer alan CMR belgesi de dahil olmak üzere tüm belgelerde iddia edilen hasar olayına ilişkin resmi bir tutanağın bulunmadığını, Bulgaristan gümrüğünde yapılan kontrolde araçtan tahliye edilen emtianın gelişigüzel açılarak kontrol edilmesi sonucu kaçınılmazlık faktörü nedeniyle müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müvekkilinin taşıma dışında yükleme, istifleme veya boşaltma gibi bir faaliyeti olmamakla birlikte kusurunun da bulunmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taşıyıcılar tarafından ambalaj yetersizliği, yükleme ve istif hatasına ilişkin herhangi bir çekince konulmadığı, artık ambalaj yetersizliği, yükleme ve istif hatasının hasara sebep olduğunu davalıların ispatla yükümlü olduğu, davalılar tarafından buna ilişkin herhangi bir delilin ibraz edilmediği, alınan bilirkişi raporunda da hasar sebebinin ambalaj yetersizliği olmadığının belirtildiği, davalıların sorumlu olduğu bedelin ise CMR Konvansiyonu'nun 23 ve 25 inci maddeleri gereğince 97.065,60 TL olarak hesaplandığı, faizin icra takip tarihinden itibaren yürütülmesine hükmedildiği ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip dosyasına yönelik itirazların kısmen iptaline, takibin 97.065,60 TL asıl alacak üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, takip tarihinden itibaren 97.065,60 TL asıl alacağa işleyecek ve avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar lehine hükmedilen vekâlet ücretine ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine ilişkin kararların doğru olmadığını belirterek taleplerinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı Gökdeniz Uluslararası Taşımacılık ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı Borusan Loj. Dağ. Depolama Taş. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu malların istifine ilişkin atıfta bulunan mailler ve raporların bulunduğunu, dava dışı sigortalı tarafından istifin doğru yapılmadığının açık olduğunu, bilirkişilerce müvekkiline kusur yüklenmesinin hatalı olduğunu, CMR Konvansiyonu uyarınca istifin yanlış yapılması sonucu ortaya çıkan zarardan taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığını, gümrük memurları tarafından tutulan tutanakta, tamamı indirilip geri yüklenen mallara maddi manevi bir zararın verilmediğinin belirtildiği, işbu tutanakta şoförün imzasının bulunduğunu, şoförün emtianın yeniden yüklenmesine müdahale etme imkanının olmadığını, müvekkilinin sözleşmesel veya CMR Konvansiyonu uyarınca ambalajlama, yükleme ve istiflemeden dolayı herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, buna rağmen müvekkilinin yüke nezaret yükümlüğüne aykırı davrandığı iddiasıyla %100 oranında kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, oluşan hasarın ambalaj kifayetsizliği ve tertipleme hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, malın teslim şekline göre risk sorumluluğunun alıcıda mı satıcıda mı olduğu hususlarının sigorta hukuk bilirkişinin ekleneceği yeni bir bilirkişi heyetinden alınacak rapor içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kârlı fatura fiyatından zarar hesaplaması yapılmasına yönelik değerlendirmenin de kabulünün mümkün olmadığını, gerçek zarar miktarının hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen hasar bedelinin sorumluluk sınırı altında kaldığı, ancak hasara uğrayan emtia bedelinin 2.500,00 euro sovtaj indirimi sonucunda 26.084,05 euro olduğu, davacı tarafından davadışı sigortalı ile arasında imzalanan sigorta sözleşmesi gereği ödenen 2.608,40 euronun davalılardan talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacının talep edilebileceği gerçek zarar tutarının 26.084,05 euro olduğu ve TL karşılığının ise 89.395,25 TL olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine yönelik itirazlarının kısmen iptali ile tahsilde tekerrür olmamak üzere takibin 89.395,25 TL asıl alacak üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Borusan Loj. Dağ. Depolama Taş. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Borusan Loj. Dağ. Depolama Taş. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı sigortacı tarafından dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın davalılardan rücuen tahsili davasında, davalıların bu tazminattan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesinin birinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Borusan Loj. Dağ. Depolama Taş. ve Tic. A.Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/893416600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz