6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8711 E. 2023/330 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçtan kurtulma imza inkarı rayiç değer delillerin toplanmaması organik bağ ticari avans faizi imza incelemesi mükerrerlik satış sözleşmesi kesin süre fatura eksik inceleme avans faizi karar verilmesine yer olmadığına kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 202 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, alacak istemine ilişkin olup uyuşmazlık, davacının 25.02.2013 tarihli sözleşme dolayısıyla davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 303 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 202 nci maddesi ve aynı Kanun’un 207 ve devam eden maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Taraflar arasında akdedilen 25.02.2013 tarihli sözleşmeyle, davacının yetkilisi olduğu şirkete ait fabrika içerisinde bulunan demirbaşların 420.000,00 TL bedel karşılığında davalıya devredildiği, devrin, sözleşmede ifade edildiği şekilde fabrika içerisinde bulunan bilumum (tüm) demirbaşları kapsadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, sözleşmeyle devredilen demirbaşlarla davacının yetkilisi olduğu şirket tarafından davalının yetkilisi olduğu şirket adına düzenlenen faturalara konu demirbaşların aynı demirbaşlar olup olmadığı anlaşılmadığı gibi devre konu demirbaşların bu şekilde faturalara konu edildiğinin kabulü hâlinde de faturalandırma işleminin devredilen tüm demirbaşları kapsayacak şekilde yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de belirtilen hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu itibarla, Mahkemece yukarıda belirtilen hususlara ilişkin inceleme ve araştırma yapılması ve Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde devredilen demirbaşların rayiç değeri de belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3626 E. 2017/5599 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklıktan Çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5916 E. 2018/115 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7784 E. 2012/404 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8711 E.  ,  2023/330 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

HÜKÜM

Davanın reddi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yetkilisi olduğu Proma Mikronize...Tic. Ltd. Şti.’ne ait olan fabrikadaki demirbaşların müvekkili ile davalı arasında yapılan 25.02.2013 tarihli satış sözleşmesi ile davalıya devredildiğini, satış bedeli olan 420.000,00 TL'nin 180.000,00 TL'sinin davalı tarafça müvekkiline ödenmesine rağmen sözleşmeye 210.000,00 TL ödenmiş gibi yazıldığını, 210.000,00 TL'nin ise 2-3 ay içerisinde ödenmesi hususunda tarafların anlaştığını, ancak davalının kalan 210.000,00 TL'yi ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından başlatılan icra takibe davalının haksız olarak sözleşmedeki imzayı inkar ederek itiraz ettiğini, sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 210.000,00 TL'nin icra takibi tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Proma Mikronize...Tic. Ltd. Şti. tarafından işletilen fabrikanın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, davacı tarafından fotokopisi sunulan sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ayrıca sözleşme içeriğinin gerçekleri yansıtmadığını, aksine davacının müvekkiline borçlu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 29.05.2014 tarih ve 2013/88 E., 2014/597 K. sayılı kararı ile davacı tarafından sunulan sözleşmedeki imzanın davalı tarafından inkar edildiği, imza incelemesinin yapılabilmesi için sözleşmenin aslının gerektiği, davacı tarafa davaya konu satış sözleşmesinin aslını sunması için kesin süre verildiği, ancak davacı vekilinin belge aslının müvekkiline hiç verilmediğini, bu nedenle belge aslının ellerinde bulunmadığını ileri sürdüğü, davalının sözleşmedeki imzayı kabul etmediği ve fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 23.10.2017 tarih ve 2016/3626 E., 2017/5599 K. sayılı kararı ile davalı vekilinin cevap dilekçesi ile sözleşmedeki imzayı ve sözleşmenin içeriğini inkar etmesine rağmen davacının müvekkiline olan borçlarını ödemediğini ve demirbaşların bu nedenle borca karşılık devredildiğini savunarak demirbaşların devrini kabul ettiği, ayrıca, dosya kapsamında bulunan Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/519 E. sayılı dosyasında davalı tarafından verilen müşteki beyanında, mülkiyeti kendisine ait fabrikadaki demirbaşların 25.02.2013 tarihli sözleşme ile davacı ...’den devralındığını belirttiği, yine Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında alınan ifadesinde de, fabrikadaki demirbaşların davacıdan devralındığını ve karşılığında ise kira alacağından vazgeçildiğini ve üç adet arsanın verildiğini, böylece borcun ödendiğini beyan ettiği, bu durumda, Mahkemece taraflar arasında sözleşmenin fiilen gerçekleştiği ve demirbaşların davalıya devredildiği kabul edilerek davalının demirbaşların borca karşılık devralındığı yönündeki savunması karşısında, bunu ispatlaması için süre verilip devredilen demirbaşların rayiç bedelleri tespit edilerek tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, Proma Mikronize...Tic. Ltd. Şti’nin, davalının ise Aytuğ Mikronize...Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı ve yetkilisi olduğu, Proma Şirketi'nin Aytuğ Şirketi'ne karşı 7 adet, toplam tutarı 139.122,00 TL olan faturalara dayalı olarak açtığı alacak davasının Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/873 E. sayılı dosyası üzerinden görüldüğü, yapılan yargılama sonucunda, davalının yargılama sürecinde, davacının 159.986,66,00 TL tutarında borcunu alacaklılara ödediği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararın temyizde onanmak suretiyle kesinleştiği, davacı ...’in eldeki davada kendi adına, yukarıda zikredilen davada ise yetkilisi olduğu şirket adına aynı faturalara dayalı olarak alacak talebinde bulunduğu (109517, 109515, 109513 ve 109510 numaralı faturalar), taraflar arasında başkaca bir ilişki olduğunun iddia ve ispat edilmediği, eldeki davanın tarafları ile adı geçen şirketler arasındaki organik bağ gözetilecek olursa davacının aynı alacak için mükerrer talepte bulunduğunun kabulü gerektiği, keza bu sebeple zikredilen davanın taraflarının farklı olmasının da sonucu değiştirmeyeceği, kesinleşen Mahkeme kararının eldeki dava bakımından kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı, davacı aynı faturalara dayalı olarak talepte bulunduğundan ve kesinleşen Mahkeme kararıyla davalının faturalara dayalı borcu ödediği tespit edildiğinden borcun sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A.Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, huzurdaki davanın taraflar arasında akdedilen 25.02.2013 tarihli sözleşmeye konu bakiye borcun tahsili için açıldığını, Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/873 E. sayılı dava dosyasının konusunun ise, Proma Şirketi tarafından Aytuğ Şirketi adına keşide edilen 7 adet fatura olduğunu, Aytuğ Şirketi tarafından yapılan ödemelerin de bu faturalara istinaden yapıldığını, davaya dayanak yapılan sözleşmeyle bir ilgisinin bulunmadığını, sözleşmeden kaynaklanan bakiye borcun hâlen ödenmediğini, davalının aşamalardaki çelişkili beyanlarıyla borçtan kurtulmaya çalıştığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, alacak istemine ilişkin olup uyuşmazlık, davacının 25.02.2013 tarihli sözleşme dolayısıyla davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 303 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 202 nci maddesi ve aynı Kanun’un 207 ve devam eden maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Taraflar arasında akdedilen 25.02.2013 tarihli sözleşmeyle, davacının yetkilisi olduğu şirkete ait fabrika içerisinde bulunan demirbaşların 420.000,00 TL bedel karşılığında davalıya devredildiği, devrin, sözleşmede ifade edildiği şekilde fabrika içerisinde bulunan bilumum (tüm) demirbaşları kapsadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, sözleşmeyle devredilen demirbaşlarla davacının yetkilisi olduğu şirket tarafından davalının yetkilisi olduğu şirket adına düzenlenen faturalara konu demirbaşların aynı demirbaşlar olup olmadığı anlaşılmadığı gibi devre konu demirbaşların bu şekilde faturalara konu edildiğinin kabulü hâlinde de faturalandırma işleminin devredilen tüm demirbaşları kapsayacak şekilde yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır.

Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de belirtilen hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu itibarla, Mahkemece yukarıda belirtilen hususlara ilişkin inceleme ve araştırma yapılması ve Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde devredilen demirbaşların rayiç değeri de belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/892698900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.