Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1405 E. 2023/1369 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5174 sayılı kanun↗ sınırlı ihya↗ usulden ret↗ resen terkin↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ ihya davası↗ rücuen alacak↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ dava şartı yokluğu↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ istinaf incelemesi↗ tüzel kişilik↗ alacak davası↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ yetki↗ taahhütname↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasında terkin sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanun'un (5174 sayılı Kanun) 10 uncu ve 32 nci maddeleri kapsamında odaca kaydın silinmesinin bu madde kapsamında olmadığı, bu haliyle dava konusu şirket hakkında uygulanmaması gereken 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin uygulandığı, bu nedenle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasındaki süre sınırlamasının dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, anılan şirketin ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, anılan şirketin açılan başka bir davada ihyasına karar verildiğini, verilen kararın kesinleşmesi üzerine şirketin sicile tescil edilerek ilan edildiğini, şirketin tüzel kişilik kazandığını, müvekkilinin yasal hasım olduğunu, aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/324 E. sayılı dosyasında davacı ... tarafından davalı Ata Medikal Temizlik... Ltd. Şti. ve diğer şirketler aleyhine 28.05.2019 tarihinde rücuen alacak davası açıldığı, ihyası talep olunan şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca 23.01.2014 tarihinde resen terkin edildiği, 28.01.2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, şirketin dava tarihi olan 22.10.2021 tarihinde şirketin faal olmadığı anlaşılmakta ise de Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.09.2018 tarih ve 2017/21 E., 2018/689 K. sayılı kararıyla Ata Medikal Temizlik Güvenlik İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin dava dosyası ile sınırlı ihya kararının Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak anılan şirketin herhangi bir sınırlama içermeden ihyasına karar verildiği, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek bu dosyanın karar tarihi olan 02.03.2022 tarihinden önce 28.02.2022'de kesinleştiği ve karar tarihinden sonra 05.05.2022 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilan edildiği, bu durumda Mahkemece, karar tarihi olan 02.03.2022 tarihinden önce söz konusu şirketin ihyasına ilişkin kesinleşen karar bulunduğu, her iki dosyanın davacısının da ... olduğu, hukuki yarar dava şartının yargılamanın devamı boyunca bulunması gerektiğiİ; ancak karar tarihinden önce davacının bu davayı açmakta hukuki yararının ortadan kalktığı gözetilerek davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ... Sicil Müdürlüğünün istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihya davası açmada hukuki yararının bulunduğunu, Mahkemece dava şartlarının yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmekte ise de bu hususta müvekkilinin bir kusuru bulunmadığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmalık, davacının ihya davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddenin birinci fıkrasının (h) bendi ve 115 inci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2737 E. 2023/3420 K.
Ortak:sınırlı ihya · ihya davası · rücuen alacak · yasal hasım · şirketin ihyası · ihya · tüzel kişilik · alacak davası · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞti. ve diğer şirketler aleyhine 28.05.2019 tarihinde «rücuen alacak davası» açıldığı, «ihyası» talep olunan şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiği, 28.01.2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edildiği, şirketin dava tarihi olan 22.10.2021 tarihinde şirketin faal olmadığı anlaşılmakta ise de Ankara 5.
İstinaf Sebepleri Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, anılan şirketin açılan başka bir davada ihyasına karar verildiğini, verilen kararın kesinleşmesi üzerine şirketin sicile tescil edilerek «ilan» edildiğini, şirketin «tüzel kişilik» kazandığını, müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Şti.'nin dava dosyası ile «sınırlı ihya» kararının Bölge Adliye Mahkemesince yapılan «istinaf incelemesi» sonucu kaldırılarak anılan şirketin herhangi bir sınırlama içermeden ihyasına karar verildiği, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek bu dosyanın karar tarihi olan 02.03.2022 tarihinden önce 28.02.2022'de kesinleştiği ve karar tarihinden sonra 05.05.2022 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve «ilan» edildiği, bu durumda Mahkemece, karar tarihi olan 02.03.2022 tarihinden önce söz konusu şirketin ihyasına ilişkin kesinleşen karar bulunduğu, her iki dosyanın davacısının da ... olduğu, «hukuki yarar» dava şartının yargılamanın devamı boyunca bulunması gerektiğiİ; ancak karar tarihinden önce davacının bu davayı açmakta hukuki yararının ortadan kalktığı gözetilerek davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ...
Benzer bu karardaÇorum Müdürlüğünde çalışan ...'in emekli olması nedeniyle «kıdem tazminatı» ödendiğini, ödenen işçilik haklarının geri tahsili için açılan «rücu» davasında sicilden «kaydının» silindiği anlaşılan «şirketin ihyası davası» açmak için 2 haftalık «kesin süre» verildiğini ileri sürerek Aytem Medikal İnşaat Güvenlik Temizlik Gıda Taşımacılık Turizm Danışmanlık Tic.
İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; şirketin «son» adresine yapılan «tebligat» ulaşmasa dahi yapılan «ilanın» 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) uyarınca yapılmış tebligat sayılacağından «ihtarın» hukuka uygun olduğunu, dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, dava tarihi itibarıyla 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, davacının alacağı sebebiyle «ihya davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, «terkin» tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, mahkemece ihyaya hükmedilirken 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrasının göz ardı edilerek ek «tasfiye» kararı verilerek «tasfiye memuru atanmamasının» hukuka aykırı olduğunu, şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi bulunmadığını, alacak davasıyla sınırlı olarak ihya kararı verilmesi gerektiğini, terkinde müdürlüğün «kusuru» bulunmadığını, yasadan doğan «yasal hasım» olduklarını, aleyhlerine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/619 E. sayılı dosyasında «rücuen alacak davası» açtığı, dosyanın «derdest» olduğu, bu nedenle davacı tarafın, şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki menfaatinin» bulunduğu, ancak «ihyası» istenen Aytem Medikal İnşaat Güvenlik Temizlik Gıda Taşımacılık Turizm Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesi yanında «ticaret siciline tescil» ve «ilanına» da karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde 151181 sicilinde kayıtlı Aytem Medikal İnşaat Güvenlik Temizlik Gıda Taşımac …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderinden sorumluluk · zorunlu hasım · hakdüşürücü süre · kıdem tazminatı · münfesihlik · re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · hukuki menfaat
Benzer bu karardaCEVAP Davalı cevap dilekçesinde; şirket kendisine bildirilen iki aylık sürede «münfesih» olmadığını belgeleyen hiçbir evrak «ibraz» etmediğinden 23.01.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiğini, bu hususun 28.01.2014 tarih 8495 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil ve «ilan» edildiğini, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, şirketin usûle ve hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, davada şirketin terkin tarihi 23.01.2014 iken «ihya» davasının açılış tarihi 29.12.2020 olduğundan 5 yıllık «zamanaşımının» geçtiğini, mahkeme re'sen terkinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddedeki düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriyorsa şirketin ihyasına karar vermesi gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilmeyip «şirketin ihyası» gerektiğini, re'sen terkinin hukuka uygun olduğuna kanaat getiriliyorsa, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanması» gerektiğini savunarak davanın reddini, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasını, müdürlük yasal («zorunlu) hasım» olduğundan aleyhe vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ve istinaf dilekçesini tekrarla şirketin «terkin» tarihi ve işbu dava tarihi itibariyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası hükmü kapsamında 5 yıllık «hakdüşürücü sürenin» dolmuş olduğunu, «hak düşürücü sürenin» dolmuş olması nedeniyle davanın «usulden reddi» gerektiği, ayrıca şirketin terkin tarihinde hakkındaki davaların, alacak ve borçlarının müdürlükçe bilinmesinin mümkün olmadığını, davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığını, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında usulünce terkin edildiğini, şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığı için «ihya» kararının ek «tasfiye işlemleri» ile sınırlı olarak verilmesi gerektiğini ve re'sen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, yine müdürlüğün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ve «yasal hasım» olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Çorum Müdürlüğünde çalışan ...'in emekli olması nedeniyle «kıdem tazminatı» ödendiğini, ödenen işçilik haklarının geri tahsili için açılan «rücu» davasında sicilden «kaydının» silindiği anlaşılan «şirketin ihyası davası» açmak için 2 haftalık «kesin süre» verildiğini ileri sürerek Aytem Medikal İnşaat Güvenlik Temizlik Gıda Taşımacılık Turizm Danışmanlık Tic.
… tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünce 5174 sayılı Odalar ve Borsalar Kanunu (5174 sayılı Kanun) gereğince oda «kaydının» silinmesi nedeniyle 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaydının re'sen silindiği, ancak 5174 sayılı 10 uncu ve 32 nci maddeleri kapsamında oda kaydı silinmesinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında «terkin» «sebebi» olarak yer almadığını, dolayısıyla dava konusu şirket hakkında uygulanmaması gereken 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uygulanmış olması sebebiyle 7 nci maddenin on beşinci fıkrasındaki süre sınırlamasının dikkate alınamayacağı, dava açılmasına yanlış işlem yaparak davalı sebebiyet verdiği gerekçeleriyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicli Müdürlüğünün 151181 sicil numarasında kayıtlı olan Aytem Medikal İnşaat Güvenlik Temizlik Gıda Taşımacılık Turizm Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi’nin ihyasına, davalının «yargılama giderinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/162 E. 2024/407 K.
Ortak:sınırlı ihya · yargılama giderlerinden sorumluluk · yasal hasım · şirketin ihyası · yargılama giderleri · ihya · kaldırma ve yeniden hüküm · limited şirket · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin «ihya davası» açmada «hukuki yararının» bulunduğunu, Mahkemece dava şartlarının yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmekte ise de bu hususta müvekkilinin bir «kusuru» bulunmadığından «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasının hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
Şti.'nin dava dosyası ile «sınırlı ihya» kararının Bölge Adliye Mahkemesince yapılan «istinaf incelemesi» sonucu kaldırılarak anılan şirketin herhangi bir sınırlama içermeden ihyasına karar verildiği, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek bu dosyanın karar tarihi olan 02.03.2022 tarihinden önce 28.02.2022'de kesinleştiği ve karar tarihinden sonra 05.05.2022 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve «ilan» edildiği, bu durumda Mahkemece, karar tarihi olan 02.03.2022 tarihinden önce söz konusu şirketin ihyasına ilişkin kesinleşen karar bulunduğu, her iki dosyanın davacısının da ... olduğu, «hukuki yarar» dava şartının yargılamanın devamı boyunca bulunması gerektiğiİ; ancak karar tarihinden önce davacının bu davayı açmakta hukuki yararının ortadan kalktığı gözetilerek davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ...
İstinaf Sebepleri Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, anılan şirketin açılan başka bir davada ihyasına karar verildiğini, verilen kararın kesinleşmesi üzerine şirketin sicile tescil edilerek «ilan» edildiğini, şirketin «tüzel kişilik» kazandığını, müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «limited şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin usulüne uygun olmayan şekilde «terkin» edildiği ve bu sebeple davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Asyalılar İnşaat Taahhüt Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Ankara 13.
Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, diğer yandan ihyası istenen şirket halen faal iken davalı sicil terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesince şirkete «tasfiye memuru atanmaksızın» şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki davalı sicil müdürlüğünün usulsüz terkin işlemi sebebiyle ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmadığı halde ilk derece mahkemesince şirketin yanılgılı değerlendirme ile tam ihyasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin kararı kendi içinde çelişkili hale getirecek biçimde dava dosyası ile sınırlı olacak şekilde ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı «temsilcisinin» istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · re'sen terkin · ticaret sicilinden terkin · tasfiye memuru atanması · ara karar · cy/cy şerhi · tasfiye memuru · ihtar
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; şirketin bilinen «son» adresine 03.10.2013 tarihinde «tebligat» çıkarıldığını ancak "böyle no yok" «şerhi» ile iade olduğunu, ardından 07.10.2013 tarihinde ise «ihtarın» «ilan» edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca tebligatın gerçekleştiğini, dava konusu şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi olmadığını, re'«sen terkini» hukuka uygun olan şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığından ek «tasfiye» kararı verilerek «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, ayrıca davalı «yasal hasım» konumunda bulunduğundan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «terkin» işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, davanın zaman aşımına uğradığını, mahkemece sınırlı olarak «ihya» kararı vermesine rağmen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun)'nun 547 nci maddesi gereği «tasfiye memuru atanmamasının» hukuka aykırı olduğunu, «zorunlu hasım» olan müvekkili aleyhine «yargılama giderine» hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, diğer yandan ihyası istenen şirket halen faal iken davalı sicil terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesince şirkete «tasfiye memuru atanmaksızın» şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki davalı sicil müdürlüğünün usulsüz terkin işlemi sebebiyle ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmadığı halde ilk derece mahkemesince şirketin yanılgılı değerlendirme ile tam ihyasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin kararı kendi içinde çelişkili hale getirecek biçimde dava dosyası ile sınırlı olacak şekilde ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı «temsilcisinin» istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; iş mahkemesinde açılan davada verilen «ara» karar ile Asyalılar İnş.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/257 E. 2024/1352 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin ihyası · yargılama giderleri · ihya · alacak davası · kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar · yargılama gideri · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, anılan şirketin açılan başka bir davada ihyasına karar verildiğini, verilen kararın kesinleşmesi üzerine şirketin sicile tescil edilerek «ilan» edildiğini, şirketin «tüzel kişilik» kazandığını, müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin «ihya davası» açmada «hukuki yararının» bulunduğunu, Mahkemece dava şartlarının yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmekte ise de bu hususta müvekkilinin bir «kusuru» bulunmadığından «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasının hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
Şti. ve diğer şirketler aleyhine 28.05.2019 tarihinde «rücuen alacak davası» açıldığı, «ihyası» talep olunan şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiği, 28.01.2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edildiği, şirketin dava tarihi olan 22.10.2021 tarihinde şirketin faal olmadığı anlaşılmakta ise de Ankara 5.
Benzer bu kararda… n yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... sicil müdürlüğünce 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkin» edildiği, nitekim ihyası istenen şirket yetkilisine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise adresin kapalı olması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen «ihtarın» öncelikle şirkete ya da şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, öte yandan terkin işleminin 5174 Kanun’un 10 ncu maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü bendi kapsamında yapıldığı, ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi «sebebi» ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından dava konusu terkin işleminin de hukuka uygun olmadığı, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, şirketin hukuka aykırı olarak terkin edildiğinden dava açılmasına sebebiyet veren kurum aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/353 E. sayılı dosyasında yürütülen yargılama sırasında Turkal Temizlik İnşaat Taahhüt ve Ticaret Limited Şirketinin «terkin» edildiği bildirilmiş olduğunu, anılan «şirketin ihyası» için gerekli işlemleri yapmak üzere söz konusu Mahkemece taraflarına «yetki» verildiğini ileri sürerek anılan şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtar usulü · kıdem tazminatı · münfesihlik · re'sen terkin · rücuen tahsil · tasfiye memuru atanması · üçüncü kişi · tasfiye memuru
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik uygulaması gereğince, «terkin» edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında «üçüncü kişiler» tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasına istinaden açılan «ihya» davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek «tasfiye» niteliğinde olup, Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince dava dilekçesinde belirtilen dava dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
CEVAP Davalı «temsilcisi» cevap dilekçesinde; «ihya» davasının «terkin» tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılmadığını, dava dışı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden re’«sen terkin» edildiğini, 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5 inci maddesinde müdürlüklerce sayılı sebeplerle «münfesih» olan şirketlerin belirleneceği ifade edilmiş ve (d) bendinde “18.05.2004 tarihli ve 5714 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32’nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilmemesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda «kaydı» silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler”in müdürlüklerce kapsama alınacağının düzenlendiğini, dava dışı şirketin bu kapsamda olduğunu, «yasal hasım» bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; öncelikle davanın «hukuki yarar» yokluğundan ret edilmesi gerektiğini, ihtarların usulüne uygun yapıldığını, ek «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «terkinin» mevzuat hükümlerine göre yapıldığını, aleyhlerine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… n yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... sicil müdürlüğünce 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkin» edildiği, nitekim ihyası istenen şirket yetkilisine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise adresin kapalı olması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen «ihtarın» öncelikle şirkete ya da şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, öte yandan terkin işleminin 5174 Kanun’un 10 ncu maddesinin üçüncü fıkrasının üçüncü bendi kapsamında yapıldığı, ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi «sebebi» ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından dava konusu terkin işleminin de hukuka uygun olmadığı, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, şirketin hukuka aykırı olarak terkin edildiğinden dava açılmasına sebebiyet veren kurum aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1405 E. , 2023/1369 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Usulden ret
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından rücuen alacak talebiyle açılan davada Ata Medikal Temizlik Güvenlik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin terkin edildiğinin anlaşıldığını, mahkemece ihya davası açmak üzere taraflarına yetki ve süre verildiğini ileri sürerek Ata Medikal Temizlik Güvenlik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; terkinin usulüne göre yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasında terkin sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanun'un (5174 sayılı Kanun) 10 uncu ve 32 nci maddeleri kapsamında odaca kaydın silinmesinin bu madde kapsamında olmadığı, bu haliyle dava konusu şirket hakkında uygulanmaması gereken 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin uygulandığı, bu nedenle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasındaki süre sınırlamasının dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, anılan şirketin ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, anılan şirketin açılan başka bir davada ihyasına karar verildiğini, verilen kararın kesinleşmesi üzerine şirketin sicile tescil edilerek ilan edildiğini, şirketin tüzel kişilik kazandığını, müvekkilinin yasal hasım olduğunu, aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/324 E. sayılı dosyasında davacı ... tarafından davalı Ata Medikal Temizlik... Ltd. Şti. ve diğer şirketler aleyhine 28.05.2019 tarihinde rücuen alacak davası açıldığı, ihyası talep olunan şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca 23.01.2014 tarihinde resen terkin edildiği, 28.01.2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, şirketin dava tarihi olan 22.10.2021 tarihinde şirketin faal olmadığı anlaşılmakta ise de Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.09.2018 tarih ve 2017/21 E., 2018/689 K. sayılı kararıyla Ata Medikal Temizlik Güvenlik İnşaat Taah.
San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin dava dosyası ile sınırlı ihya kararının Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak anılan şirketin herhangi bir sınırlama içermeden ihyasına karar verildiği, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek bu dosyanın karar tarihi olan 02.03.2022 tarihinden önce 28.02.2022'de kesinleştiği ve karar tarihinden sonra 05.05.2022 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilan edildiği, bu durumda Mahkemece, karar tarihi olan 02.03.2022 tarihinden önce söz konusu şirketin ihyasına ilişkin kesinleşen karar bulunduğu, her iki dosyanın davacısının da ... olduğu, hukuki yarar dava şartının yargılamanın devamı boyunca bulunması gerektiğiİ; ancak karar tarihinden önce davacının bu davayı açmakta hukuki yararının ortadan kalktığı gözetilerek davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ...
Sicil Müdürlüğünün istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihya davası açmada hukuki yararının bulunduğunu, Mahkemece dava şartlarının yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmekte ise de bu hususta müvekkilinin bir kusuru bulunmadığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmalık, davacının ihya davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddenin birinci fıkrasının (h) bendi ve 115 inci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/892693800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz