Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/162 E. 2024/407 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5174 sayılı kanun↗ zorunlu hasım↗ sınırlı ihya↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ re'sen terkin↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ara karar↗ cy/cy şerhi↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ek tasfiye↗ taahhütname↗ terkin↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/95 E., 2023/324 K.
Taraflar arasındaki limited şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; iş mahkemesinde açılan davada verilen ara karar ile Asyalılar İnş. Taah. Tur. İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek Asyalılar İnş. Taah. Tur. İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; terkin işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, davanın zaman aşımına uğradığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin usulüne uygun olmayan şekilde terkin edildiği ve bu sebeple davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Asyalılar İnşaat Taahhüt Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Ankara 13. İş Mahkemesinin 2022/248 E. sayılı dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; terkin işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, davanın zaman aşımına uğradığını, mahkemece sınırlı olarak ihya kararı vermesine rağmen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun)'nun 547 nci maddesi gereği tasfiye memuru atanmamasının hukuka aykırı olduğunu, zorunlu hasım olan müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu (5174 sayılı Kanun) uyarınca Ticaret Odası kaydının silinmesi nedeniyle ticaret sicilinden terkin olunan şirketlerin ihyasının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde sayılan tahdidi hallerden olmadığından terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu sebeple 5 yıllık sürede açılması şartının bulunmadığı, davalı ... Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, diğer yandan ihyası istenen şirket halen faal iken davalı sicil terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesince şirkete tasfiye memuru atanmaksızın şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki davalı sicil müdürlüğünün usulsüz terkin işlemi sebebiyle ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmadığı halde ilk derece mahkemesince şirketin yanılgılı değerlendirme ile tam ihyasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin kararı kendi içinde çelişkili hale getirecek biçimde dava dosyası ile sınırlı olacak şekilde ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı temsilcisinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; şirketin bilinen son adresine 03.10.2013 tarihinde tebligat çıkarıldığını ancak "böyle no yok" şerhi ile iade olduğunu, ardından 07.10.2013 tarihinde ise ihtarın ilan edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca tebligatın gerçekleştiğini, dava konusu şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi olmadığını, re'sen terkini hukuka uygun olan şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığından ek tasfiye kararı verilerek tasfiye memuru atanması gerektiğini, ayrıca davalı yasal hasım konumunda bulunduğundan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Asyalılar İnş. Taah. Tur. İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6272 E. 2023/7130 K.
Ortak:zorunlu hasım · re'sen terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · ihtar · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; şirketin bilinen «son» adresine 03.10.2013 tarihinde «tebligat» çıkarıldığını ancak "böyle no yok" «şerhi» ile iade olduğunu, ardından 07.10.2013 tarihinde ise «ihtarın» «ilan» edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca tebligatın gerçekleştiğini, dava konusu şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi olmadığını, re'«sen terkini» hukuka uygun olan şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığından ek «tasfiye» kararı verilerek «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, ayrıca davalı «yasal hasım» konumunda bulunduğundan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «terkin» işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, davanın zaman aşımına uğradığını, mahkemece sınırlı olarak «ihya» kararı vermesine rağmen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun)'nun 547 nci maddesi gereği «tasfiye memuru atanmamasının» hukuka aykırı olduğunu, «zorunlu hasım» olan müvekkili aleyhine «yargılama giderine» hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, diğer yandan ihyası istenen şirket halen faal iken davalı sicil terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesince şirkete «tasfiye memuru atanmaksızın» şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki davalı sicil müdürlüğünün usulsüz terkin işlemi sebebiyle ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmadığı halde ilk derece mahkemesince şirketin yanılgılı değerlendirme ile tam ihyasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin kararı kendi içinde çelişkili hale getirecek biçimde dava dosyası ile sınırlı olacak şekilde ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı «temsilcisinin» istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş.'nin «münfesih» sayılmasına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendisine yapılan «ihtar» ve «ilan» üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, «ihtarnamede» «infisah» «sebebi» olarak 5174 sayılı Kanun'a göre odaca «kaydı» silinenler olarak yer aldığı, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak «ihyası» istenen şirket yetkilisine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise şirketin taşınması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca «terkin» işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin «yetkisine» tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan «ihtar usule» aykırı olduğu, mahkemece, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, tasfiyeyle sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığı gibi, «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı, ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 23.01.2014 tarihinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra 23.06.2022 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarihte 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca dava açma süresi d …
A.Ş'nin kayıtlı adresine gönderildiği, ancak taşınmış olduğundan tebliğ edilemediği, tebliğ edilemeyen «ihtarın» Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak «ihyası» istenen şirket yetkilisine herhangi bir «tebligat» çıkarılmadığı, oysa ki 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişilere de ihtar gönderilmesinin zorunlu olduğu, davada Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce bu gereğe uygun hareket edilmediği dolayısı ile «terkin» işleminin yasada belirtilen usule uygun olmadığı gibi, «resen terkin» «sebebi» olarak 5174 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu (5174 sayılı Kanun) uyarınca odaca «kaydı» silinenler gösterildiği, oda kaydı silinmesinin kanunda belirtilen terkin sebepleri arasında bulunmadığı, yasaya uygun olmayan terkin işleminin iptali ile şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda ayrıca «tasfiye memuru atanmasının» gerekmediği, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün terkin işlemini usulüne uygun olarak yapmadığından kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Yitaş Yapı İnşaat İthalat İhracat Uluslararası Nakliyat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin ihyasına, karar kesinleştiğinde kararın tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının, üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, müdürlüğün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, mahkemenin «ihya» kararını ek «tasfiye işlemleri» ile sınırlı vererek «tasfiye memuru ataması» yapması gerekirken ek tasfiye kararı vermeyip tasfiye memuru ataması yapmamasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi bulunmadığını, ihya kararının ihyaya gerekçe olan alacak davasının görülmesi ile sınırlı olarak verilmesinin gerektiğini, mahkemece şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriliyorsa, şirketin ihyasına karar vermesi gerektiğini, şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığı için ihya kararının ek tasfiye istemleriyle sınırlı olarak verilmesi ve re'sen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini, şirketin terkininin mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiğini, müdürlüğün terkinde kusurunun bulunmadığını, müdürlüğün tescile dair verilen kararlara ilişkin açılan davalarda yasadan ... «zorunlu hasım» olduğunu, yapılacak yargılamada zorunlu hasım olma nedeniyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru ataması · ihtar usulü · infisah · münfesihlik · resen terkin · ek tasfiye işlemleri · ihya davası · sicilden terkin
Benzer bu karardaA.Ş.'nin «münfesih» sayılmasına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendisine yapılan «ihtar» ve «ilan» üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, «ihtarnamede» «infisah» «sebebi» olarak 5174 sayılı Kanun'a göre odaca «kaydı» silinenler olarak yer aldığı, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak «ihyası» istenen şirket yetkilisine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise şirketin taşınması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca «terkin» işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin «yetkisine» tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan «ihtar usule» aykırı olduğu, mahkemece, davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, tasfiyeyle sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığı gibi, «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı, ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 23.01.2014 tarihinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra 23.06.2022 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarihte 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca dava açma süresi d …
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının, üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, müdürlüğün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, mahkemenin «ihya» kararını ek «tasfiye işlemleri» ile sınırlı vererek «tasfiye memuru ataması» yapması gerekirken ek tasfiye kararı vermeyip tasfiye memuru ataması yapmamasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi bulunmadığını, ihya kararının ihyaya gerekçe olan alacak davasının görülmesi ile sınırlı olarak verilmesinin gerektiğini, mahkemece şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriliyorsa, şirketin ihyasına karar vermesi gerektiğini, şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığı için ihya kararının ek tasfiye istemleriyle sınırlı olarak verilmesi ve re'sen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini, şirketin terkininin mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiğini, müdürlüğün terkinde kusurunun bulunmadığını, müdürlüğün tescile dair verilen kararlara ilişkin açılan davalarda yasadan ... «zorunlu hasım» olduğunu, yapılacak yargılamada zorunlu hasım olma nedeniyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
A.Ş.'nin «sicilden terkin» edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek Yitaş Yapı İnş.
A.Ş'nin kayıtlı adresine gönderildiği, ancak taşınmış olduğundan tebliğ edilemediği, tebliğ edilemeyen «ihtarın» Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak «ihyası» istenen şirket yetkilisine herhangi bir «tebligat» çıkarılmadığı, oysa ki 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişilere de ihtar gönderilmesinin zorunlu olduğu, davada Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce bu gereğe uygun hareket edilmediği dolayısı ile «terkin» işleminin yasada belirtilen usule uygun olmadığı gibi, «resen terkin» «sebebi» olarak 5174 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu (5174 sayılı Kanun) uyarınca odaca «kaydı» silinenler gösterildiği, oda kaydı silinmesinin kanunda belirtilen terkin sebepleri arasında bulunmadığı, yasaya uygun olmayan terkin işleminin iptali ile şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda ayrıca «tasfiye memuru atanmasının» gerekmediği, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün terkin işlemini usulüne uygun olarak yapmadığından kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Yitaş Yapı İnşaat İthalat İhracat Uluslararası Nakliyat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin ihyasına, karar kesinleştiğinde kararın tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1893 E. 2011/5441 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · riziko · taşıyan · hasar · teminat
Benzer bu karardaMahkemece «riziko» «teminat kapsamında» olmadığı için davalılardan sigorta şirketinin zarardan sorumlu olmadığı; ancak, diğer davalıların «taşıyan» sıfatıyla «hasarı» tazminle yükümlü oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 19.311,60 TL’nın davalılardan ...Nak.Tic.San.İth.İhr.Ltd.Şti. ve ...’dan tahsiline, davalı ...Ş. hakkındaki davanın ise reddine dair verilen karar, davalılardan ...Nak.Tic.San.İth.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/505 E. 2016/1477 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödemeden men kararı · yetkili hamil · hamil · ihtiyati haciz · haciz · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda özetlendiği üzere itirazın kabulüne karar verilmiş ise de «menfi tespit» davasında verilen «ödemeden men» kararı, davanın tarafları arasında hüküm ifade ettiği gibi sadece çekin ödenmesini durduran bir tedbir kararı olup, «yetkili hamil» yararına «ihtiyati haciz» kararı verilmesine engel bir durum oluşturmadığından, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü isabetli görülmemiş ve hükmü temyiz eden yararına bozulma …
Şti. ile diğer borçlu ... arasında yapılan sözleşmeye uyulmaması sebebiyle «menfi tespit» talebinde bulunulduğu, bu sebeple borcun ödenmediği, davanın henüz sonuçlanmadığı gerekçesiyle talebin kabulü ile «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karar, «ihtiyati haciz» talep eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1405 E. 2023/1369 K.
Ortak:sınırlı ihya · yargılama giderlerinden sorumluluk · yasal hasım · şirketin ihyası · yargılama giderleri · ihya · kaldırma ve yeniden hüküm · limited şirket · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «limited şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin usulüne uygun olmayan şekilde «terkin» edildiği ve bu sebeple davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Asyalılar İnşaat Taahhüt Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Ankara 13.
Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, diğer yandan ihyası istenen şirket halen faal iken davalı sicil terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesince şirkete «tasfiye memuru atanmaksızın» şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki davalı sicil müdürlüğünün usulsüz terkin işlemi sebebiyle ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmadığı halde ilk derece mahkemesince şirketin yanılgılı değerlendirme ile tam ihyasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin kararı kendi içinde çelişkili hale getirecek biçimde dava dosyası ile sınırlı olacak şekilde ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı «temsilcisinin» istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin «ihya davası» açmada «hukuki yararının» bulunduğunu, Mahkemece dava şartlarının yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmekte ise de bu hususta müvekkilinin bir «kusuru» bulunmadığından «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasının hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
Şti.'nin dava dosyası ile «sınırlı ihya» kararının Bölge Adliye Mahkemesince yapılan «istinaf incelemesi» sonucu kaldırılarak anılan şirketin herhangi bir sınırlama içermeden ihyasına karar verildiği, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek bu dosyanın karar tarihi olan 02.03.2022 tarihinden önce 28.02.2022'de kesinleştiği ve karar tarihinden sonra 05.05.2022 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve «ilan» edildiği, bu durumda Mahkemece, karar tarihi olan 02.03.2022 tarihinden önce söz konusu şirketin ihyasına ilişkin kesinleşen karar bulunduğu, her iki dosyanın davacısının da ... olduğu, «hukuki yarar» dava şartının yargılamanın devamı boyunca bulunması gerektiğiİ; ancak karar tarihinden önce davacının bu davayı açmakta hukuki yararının ortadan kalktığı gözetilerek davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ...
İstinaf Sebepleri Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, anılan şirketin açılan başka bir davada ihyasına karar verildiğini, verilen kararın kesinleşmesi üzerine şirketin sicile tescil edilerek «ilan» edildiğini, şirketin «tüzel kişilik» kazandığını, müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · ihya davası · rücuen alacak · dava şartı yokluğu · istinaf incelemesi · tüzel kişilik · alacak davası · usulden reddi
Benzer bu karardaŞti. ve diğer şirketler aleyhine 28.05.2019 tarihinde «rücuen alacak davası» açıldığı, «ihyası» talep olunan şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiği, 28.01.2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edildiği, şirketin dava tarihi olan 22.10.2021 tarihinde şirketin faal olmadığı anlaşılmakta ise de Ankara 5.
Şti.'nin dava dosyası ile «sınırlı ihya» kararının Bölge Adliye Mahkemesince yapılan «istinaf incelemesi» sonucu kaldırılarak anılan şirketin herhangi bir sınırlama içermeden ihyasına karar verildiği, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek bu dosyanın karar tarihi olan 02.03.2022 tarihinden önce 28.02.2022'de kesinleştiği ve karar tarihinden sonra 05.05.2022 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve «ilan» edildiği, bu durumda Mahkemece, karar tarihi olan 02.03.2022 tarihinden önce söz konusu şirketin ihyasına ilişkin kesinleşen karar bulunduğu, her iki dosyanın davacısının da ... olduğu, «hukuki yarar» dava şartının yargılamanın devamı boyunca bulunması gerektiğiİ; ancak karar tarihinden önce davacının bu davayı açmakta hukuki yararının ortadan kalktığı gözetilerek davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ...
Sicil Müdürlüğünün istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın «hukuki yarar» dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, anılan şirketin açılan başka bir davada ihyasına karar verildiğini, verilen kararın kesinleşmesi üzerine şirketin sicile tescil edilerek «ilan» edildiğini, şirketin «tüzel kişilik» kazandığını, müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8394 E. 2017/7424 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:finansal kiralama · acente · ticari faiz · ek prim · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaAncak, mahkemece somut olayda, öncelikle davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla, düzenlemiş olduğu poliçe bedellerini sigorta şirketine ödeyip ödemediğinin ve «prime» tahsili yetkili «acente» olup olmadığının araştırılması gerekirken bu hususa ilişkin bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın işin esasına girilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6361 sayılı Kanuna göre «finansal kiralamaya» konu malın sözleşme süresince sigorta ettirilmesinin kiralayana ve fakat sigorta «primlerini» ödemek görevinin ise kiracıya yüklendiği gerekçesiyle davanın ...
A.Ş yönünden kabulü ile 12.889,50 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... ...
A.Ş. tarafından kira akdine dayalı olarak kullanılan araçların sigorta «primlerinin» tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/162 E. , 2024/407 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1327 Esas, 2023/1381 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/95 E., 2023/324 K.
Taraflar arasındaki limited şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; iş mahkemesinde açılan davada verilen ara karar ile Asyalılar İnş. Taah. Tur. İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek Asyalılar İnş. Taah. Tur. İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; terkin işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, davanın zaman aşımına uğradığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin usulüne uygun olmayan şekilde terkin edildiği ve bu sebeple davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Asyalılar İnşaat Taahhüt Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Ankara 13. İş Mahkemesinin 2022/248 E. sayılı dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; terkin işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, davanın zaman aşımına uğradığını, mahkemece sınırlı olarak ihya kararı vermesine rağmen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun)'nun 547 nci maddesi gereği tasfiye memuru atanmamasının hukuka aykırı olduğunu, zorunlu hasım olan müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu (5174 sayılı Kanun) uyarınca Ticaret Odası kaydının silinmesi nedeniyle ticaret sicilinden terkin olunan şirketlerin ihyasının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde sayılan tahdidi hallerden olmadığından terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu sebeple 5 yıllık sürede açılması şartının bulunmadığı, davalı ... Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, diğer yandan ihyası istenen şirket halen faal iken davalı sicil terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesince şirkete tasfiye memuru atanmaksızın şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki davalı sicil müdürlüğünün usulsüz terkin işlemi sebebiyle ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmadığı halde ilk derece mahkemesince şirketin yanılgılı değerlendirme ile tam ihyasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin kararı kendi içinde çelişkili hale getirecek biçimde dava dosyası ile sınırlı olacak şekilde ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı temsilcisinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; şirketin bilinen son adresine 03.10.2013 tarihinde tebligat çıkarıldığını ancak "böyle no yok" şerhi ile iade olduğunu, ardından 07.10.2013 tarihinde ise ihtarın ilan edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca tebligatın gerçekleştiğini, dava konusu şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi olmadığını, re'sen terkini hukuka uygun olan şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığından ek tasfiye kararı verilerek tasfiye memuru atanması gerektiğini, ayrıca davalı yasal hasım konumunda bulunduğundan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Asyalılar İnş. Taah. Tur. İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016914000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz