Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7154 E. 2023/116 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sınırlı ihya↗ münfesihlik↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ re'sen terkin↗ hukuki menfaat↗ şirket müdürlüğü↗ yasal hasım↗ istinaf başvurusunun reddi↗ davanın konusu↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ maddi hata↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ ihtar↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından ihyası talep edilen şirket hakkında açılan derdest dava sebebiyle işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğu, terkin işlemini 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usule riayet etmeksizin gerçekleştiren davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün kusurlu olup işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Polatlar Gıda...Ltd. Şti.’nin ihyasına ve şirketin son temsilcileri olan ... ile ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; terkin olunan şirkete ilişkin ihtarı ihtiva eden 08.04.2015 tarih ve 8796 sayılı ihtar gazetesinin Mahkemeye ibraz edildiğini, Mahkemece dava konusu şirkete ihtar gönderilmediği hususunun doğru yorumlanmadığını, ihtar gazetesinde şirketin yanı sıra şirket müdürleri ... ve ...'ın da isminin belirtildiğini, yani şirket yetkililerine de ihtar çekilmediği hususunun yanlış nitelendirildiğini, yine söz konusu ihtarda münfesih olma sebebi olarak vergi durumunun kapalı olması hususunun gazetede belirtildiğini, ihtarın ilândan itibaren 30 uncu günün akşamı 11.05.2015 tarihi itibariyle dava konusu Polatlar Gıda İnşaat Giyim Temizlik Ürünleri Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ne tebliğ edilmiş sayıldığını, anılan şirketin 03.07.2015 tarihinde sicilden silindiğini, Müdürlüklerince yapılan işlemin usul ve yasaya aykırı olduğu yönündeki hükmün hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Mahkeme kararında belirtilen ihtarın internet sitesinde yayınlandığına ilişkin belge sunmamaları ve bu kapsamda vekâlet ücretine hükmedilmesi hususunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtarın hem 08.04.2015 tarih ve 8796 sayılı ihtar gazetesi 1086 sayfa, 218 inci sıra ve gazetenin ilk üst baş kısmında belirtilen ihtar metni ile ihtarda bulunulduğunu hem de sağlama açısından 01.04.2015 tarih ve 2015/935 sayı numaralı fiziki evrak ile ihtar çekildiğini ve çekilen ihtarın PTT barkodlu gönderi listesinin ekte sunulduğunu, bu evrakların aynı hukuki niteliğe haiz olduğunu, yerel Mahkemede görülmekte olan diğer ihya davalarında da sadece ihtar gazetesi ve terkin gazetesi ile cevap dilekçeleri ekinde sunulduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yanca ileri sürülen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak somut olayda ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca re'sen terkin edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2018 tarih, 2018/3714 E. ve 2018/5439 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, bu durumda yalnızca şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmadığı, Mahkemece bu husus gözden kaçırılmak suretiyle tasfiye memuru atanmasının doğru olmadığı, Mahkemece davalı aleyhine yargılama harçlarına hükmedilmemesinin isabetli olmadığı, bunun yanında Mahkemece ihyası talep edilen şirketin Ankara 1. İş Mahkemesinin 2021/111 E. sayılı dosyasında devam eden dava ve bu davanın konusu uyuşmazlıkla sınırlı olarak ihyasına karar verilmesi gerekirken hükmün infazında tereddüde sebep olabilecek şekilde genel olarak ihyasına karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı temsilcisinin istinaf başvurunun reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne, Polatlar Gıda...Ltd.Şti’nin Ankara 1. İş Mahkemesinin 2021/111 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden dava ve bu davanın konusu uyuşmazlıkla sınırlı olarak ihyasına, kararın kesinleşmesi ile birlikte bir örneğin Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, tescil ve ilân işlemlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğünce yapılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince ihyası talep edilen şirketin, Ankara 1. İş Mahkemesinin 2021/111 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden dava ve bu davanın konusu uyuşmazlıkla sınırlı olarak ihyasına karar verildiğini, ancak ihya istemine dayanak yaptıkları davanın Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen Mahkemede değil, Ankara 61. İş Mahkemesinde görüldüğünü, bu hususun hükmün infazında tereddüde yol açabileceğini, kararın belirtilen husus bakımından düzeltilerek onanması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca re'sen ticaret sicilden terkin edilen şirketin ihyası şartlarının oluşup oluşmadığı ve terkin işleminin zikredilen Kanun hükmüne uygun olarak usulüne uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve davacı yanca temyize getirilen hususun maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı temsilcisinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası gereğince limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
3.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilecekleri düzenlenmiştir.
4.6102 sayılı Kanun ile fiilen sona ermiş ancak şeklen devam eden ortaklıkların ortadan kaldırılması düşünülmüş olup bu amaçla geçici 7 nci madde ile özel bir düzenleme getirilmiştir. Ayrıca bu hükme dayanılarak "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ" de çıkarılmıştır.
5.Kanun koyucu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte, hüküm aynı Kanun'un 547 nci maddesine paralel "ek tasfiye" niteliğindedir.
6.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi, ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547 nci maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmeli ve aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7 nci maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yönelik bulunduğundan aksi yöndeki uygulama yasanın amacına aykırıdır.
7.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilen dava dışı şirkete tasfiye memuru atanmasına yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4897 E. 2023/5681 K.
Ortak:yargılama giderlerinden sorumluluk · re'sen terkin · istinaf başvurusunun reddi · davanın konusu · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · yargılama giderleri · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından «ihyası» talep edilen şirket hakkında açılan «derdest» dava sebebiyle işbu davanın açılmasında «hukuki yarar» bulunduğu, «terkin» işlemini 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usule riayet etmeksizin gerçekleştiren davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün kusurlu olup işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve bu nedenle «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Polatlar Gıda...Ltd.
İş Mahkemesinin 2021/111 E. sayılı dosyasında devam eden dava ve bu «davanın konusu» uyuşmazlıkla sınırlı olarak ihyasına karar verilmesi gerekirken hükmün infazında tereddüde sebep olabilecek şekilde genel olarak ihyasına karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı «temsilcisinin» «istinaf başvurunun reddine», İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne, Polatlar Gıda...Ltd.Şti’nin Ankara 1.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca re'sen ticaret «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» şartlarının oluşup oluşmadığı ve terkin işleminin zikredilen Kanun hükmüne uygun olarak usulüne uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından «ihyası» talep edilen şirket hakkında açılan «derdest» dava sebebiyle işbu davanın açılmasında «hukuki yarar» bulunduğu, «terkin» işlemini 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usule riayet etmeksizin gerçekleştiren davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün kusurlu olup işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve bu nedenle «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Polatlar Gıda İnş.
İş Mahkemesinin 2021/111 E. sayılı dosyasında devam eden dava ve bu «davanın konusu» uyuşmazlıkla sınırlı olarak ihyasına karar verilmesi gerekirken hükmün infazında tereddüde sebep olabilecek şekilde genel olarak ihyasına karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı «temsilcisinin» «istinaf başvurunun reddine», İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne, Polatlar Gıda İnş.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilden re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · kamu düzeni · hak düşürücü süre · alacak davası · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu kararda… liye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi, «ihyaya» (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda «tasfiye memuru atanması» yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547 nci maddesine paralel şekilde devam eden «alacak davası» ile sınırlı olarak ihyaya karar verilmesi ve şirkete tasfiye memuru da atanmasının tasfiyesi gereken ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılması bakımından gerekli olduğu, yerel mahkemece bu yönde verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ancak yerel mahkemece ihya kararının devam eden alacak davası ile sınırlı olarak verilmemesi ve harçtan muaf olmayan davalıdan harcın tahsiline karar verilmemiş olması nedeniyle kararın re'sen kaldırılması gerektiği Dairece verilen kaldırma kararı ve Yargıtay bozma ilamı «kamu düzenine» ilişkin olduğundan istinaf ve temyiz giderlerinin başvuru sahipleri üzerinde bırakıldığı gerekçesiyle davalının istinaf talebinin reddine, kararın re'sen «kaldırılmasına yeniden» hüküm tesisine, buna göre, davanın kabulü ile Erzurum Ticaret Sicil Müdürlüğünün 11056/16528 sicil numarasına kayıtlı iken «terkin» edilen Polatlar Gıda İnşaat Giyim Temizlik Ürünleri Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin Ankara 61.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin usulüne uygun olarak yapılan «ihtar» ve ilanlarla «sicilden terkin» edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3510 E. 2023/4635 K.
Ortak:münfesihlik · re'sen terkin · hukuki menfaat · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · derdestlik · ihya · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından «ihyası» talep edilen şirket hakkında açılan «derdest» dava sebebiyle işbu davanın açılmasında «hukuki yarar» bulunduğu, «terkin» işlemini 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usule riayet etmeksizin gerçekleştiren davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün kusurlu olup işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve bu nedenle «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Polatlar Gıda...Ltd.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; «terkin» olunan şirkete ilişkin «ihtarı» ihtiva eden 08.04.2015 tarih ve 8796 sayılı ihtar gazetesinin Mahkemeye «ibraz» edildiğini, Mahkemece «dava konusu» şirkete ihtar gönderilmediği hususunun doğru yorumlanmadığını, ihtar gazetesinde şirketin yanı sıra «şirket müdürleri» ... ve ...'ın da isminin belirtildiğini, yani şirket yetkililerine de ihtar çekilmediği hususunun yanlış nitelendirildiğini, yine söz konusu ihtarda «münfesih» olma «sebebi» olarak vergi durumunun kapalı olması hususunun gazetede belirtildiğini, ihtarın ilândan itibaren 30 uncu günün akşamı 11.05.2015 tarihi itibariyle dava konusu Polatlar Gıda İnşaat Giyim Temizlik Ürünleri Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ne tebliğ edilmiş sayıldığını, anılan şirketin 03.07.2015 tarihinde sicilden silindiğini, Müdürlüklerince yapılan işlemin usul ve yasaya aykırı olduğu yönündeki hükmün hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Mahkeme kararında belirtilen ihtarın internet sitesinde yayınlandığına ilişkin belge sunmamaları ve bu kapsamda vekâlet ücretine hükmedilmesi hususunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtarın hem 08.04.2015 tarih ve 8796 sayılı ihtar gazetesi 1086 sayfa, 218 inci sıra ve gazetenin ilk üst baş kısmında belirtilen ihtar metni ile ihtarda bulunulduğunu hem de sağlama açısından 01.04.2015 tarih ve 2015/935 sayı numaralı fiziki evrak ile ihtar çekildiğini ve çekilen ihtarın PTT barkodlu gönderi listesinin ekte sunulduğunu, bu evrakların aynı hukuki niteliğe haiz olduğunu, yerel Mahkemede görülmekte olan diğer «ihya» davalarında da sadece ihtar gazetesi ve terkin gazetesi ile cevap dilekçeleri ekinde sunulduğunu belirterek «istinaf yoluna başvurmuştur».
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yanca ileri sürülen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak somut olayda «ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca re'«sen terkin» edildiği, Yargıtay 11.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; davacının alacağı sebebiyle «ihya davası» açmakta «hukuki yararı» bulunmadığını, «terkin» tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, yasal prosedüre uygun olarak terkin işleminin yapıldığını, ihya kararının ihyaya gerekçe olan alacak davasının görülmesiyle sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, mahkemece şirketin terkin edilmemesi gerektiği kanaati halinde ise şirketin ihyasına karar verileceğini, şirketin «münfesih» sayılması gerektiğini, sicilin açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» olduğunu, aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığı belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğu da gözetilerek «usulden reddine», aksi kanaat halinde ise şirketin ek tasfiyesine karar verilerek şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenilen şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesihlik» durumunu gerektirmeyen oda «kaydının» silinmesi olayına özgü olup yapılan terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, dava dilekçesinde iş mahkemesi dosyasıyla sınırlandırma olmaksızın ihya talep edildiği, tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığından «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı, davalının terkinden önceki «ihtar» ve «ilan» prosedürünü usul ve yasa hükümlerine uygun olarak gerçekleştirmediği, usulsüz terkin işlemi ile davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, …
Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun' un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, tasfiyeyle sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığı gibi, «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın açıldığı tarihte ilgili madde uyarınca dava açma süresi dolmu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · zorunlu hasım · resen terkin · ihya davası · hak düşürücü süre · usulden reddi · yetki · ilan
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; davacının alacağı sebebiyle «ihya davası» açmakta «hukuki yararı» bulunmadığını, «terkin» tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, yasal prosedüre uygun olarak terkin işleminin yapıldığını, ihya kararının ihyaya gerekçe olan alacak davasının görülmesiyle sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, mahkemece şirketin terkin edilmemesi gerektiği kanaati halinde ise şirketin ihyasına karar verileceğini, şirketin «münfesih» sayılması gerektiğini, sicilin açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» olduğunu, aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığı belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğu da gözetilerek «usulden reddine», aksi kanaat halinde ise şirketin ek tasfiyesine karar verilerek şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini istemiştir.
Şti.'nin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, bunun üzerine mahkemece davada taraf teşkilinin sağlaması açısından taraflarına dava açmak üzere «yetki» ve süre verildiğini ileri sürerek İtaş İnşaat Taahhüt San. ve Tic.
CEVAP Davalı «temsilcisi» cevap dilekçesinde; yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, terkin tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, «hak düşürücü sürenin» dolduğunu, açılan davada davalının «yasal hasım» olduğundan aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» hükmedilmeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenilen şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesihlik» durumunu gerektirmeyen oda «kaydının» silinmesi olayına özgü olup yapılan terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, dava dilekçesinde iş mahkemesi dosyasıyla sınırlandırma olmaksızın ihya talep edildiği, tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığından «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı, davalının terkinden önceki «ihtar» ve «ilan» prosedürünü usul ve yasa hükümlerine uygun olarak gerçekleştirmediği, usulsüz terkin işlemi ile davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/826 E. 2019/5352 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7154 E. , 2023/116 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü temsilcisi ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Polatlar Gıda....Ltd. Şti. aleyhine açtıkları rucuen tazminat davasında, anılan şirketin davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 03.07.2015 tarihinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca re'sen ticaret sicilden terkin edildiğini öğrendiklerini, sözü edilen davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için anılan şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek Polatlar Gıda....Ltd. Şti.’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; terkin işleminin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını, yasal hasım konumunda olan davalı Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından ihyası talep edilen şirket hakkında açılan derdest dava sebebiyle işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğu, terkin işlemini 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usule riayet etmeksizin gerçekleştiren davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün kusurlu olup işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Polatlar Gıda...Ltd. Şti.’nin ihyasına ve şirketin son temsilcileri olan ... ile ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; terkin olunan şirkete ilişkin ihtarı ihtiva eden 08.04.2015 tarih ve 8796 sayılı ihtar gazetesinin Mahkemeye ibraz edildiğini, Mahkemece dava konusu şirkete ihtar gönderilmediği hususunun doğru yorumlanmadığını, ihtar gazetesinde şirketin yanı sıra şirket müdürleri ... ve ...'ın da isminin belirtildiğini, yani şirket yetkililerine de ihtar çekilmediği hususunun yanlış nitelendirildiğini, yine söz konusu ihtarda münfesih olma sebebi olarak vergi durumunun kapalı olması hususunun gazetede belirtildiğini, ihtarın ilândan itibaren 30 uncu günün akşamı 11.05.2015 tarihi itibariyle dava konusu Polatlar Gıda İnşaat Giyim Temizlik Ürünleri Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ne tebliğ edilmiş sayıldığını, anılan şirketin 03.07.2015 tarihinde sicilden silindiğini, Müdürlüklerince yapılan işlemin usul ve yasaya aykırı olduğu yönündeki hükmün hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Mahkeme kararında belirtilen ihtarın internet sitesinde yayınlandığına ilişkin belge sunmamaları ve bu kapsamda vekâlet ücretine hükmedilmesi hususunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtarın hem 08.04.2015 tarih ve 8796 sayılı ihtar gazetesi 1086 sayfa, 218 inci sıra ve gazetenin ilk üst baş kısmında belirtilen ihtar metni ile ihtarda bulunulduğunu hem de sağlama açısından 01.04.2015 tarih ve 2015/935 sayı numaralı fiziki evrak ile ihtar çekildiğini ve çekilen ihtarın PTT barkodlu gönderi listesinin ekte sunulduğunu, bu evrakların aynı hukuki niteliğe haiz olduğunu, yerel Mahkemede görülmekte olan diğer ihya davalarında da sadece ihtar gazetesi ve terkin gazetesi ile cevap dilekçeleri ekinde sunulduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yanca ileri sürülen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak somut olayda ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca re'sen terkin edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2018 tarih, 2018/3714 E. ve 2018/5439 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, bu durumda yalnızca şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, ayrıca tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmadığı, Mahkemece bu husus gözden kaçırılmak suretiyle tasfiye memuru atanmasının doğru olmadığı, Mahkemece davalı aleyhine yargılama harçlarına hükmedilmemesinin isabetli olmadığı, bunun yanında Mahkemece ihyası talep edilen şirketin Ankara 1.
İş Mahkemesinin 2021/111 E. sayılı dosyasında devam eden dava ve bu davanın konusu uyuşmazlıkla sınırlı olarak ihyasına karar verilmesi gerekirken hükmün infazında tereddüde sebep olabilecek şekilde genel olarak ihyasına karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı temsilcisinin istinaf başvurunun reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının re'sen kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne, Polatlar Gıda...Ltd.Şti’nin Ankara 1. İş Mahkemesinin 2021/111 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden dava ve bu davanın konusu uyuşmazlıkla sınırlı olarak ihyasına, kararın kesinleşmesi ile birlikte bir örneğin Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, tescil ve ilân işlemlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğünce yapılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince ihyası talep edilen şirketin, Ankara 1. İş Mahkemesinin 2021/111 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden dava ve bu davanın konusu uyuşmazlıkla sınırlı olarak ihyasına karar verildiğini, ancak ihya istemine dayanak yaptıkları davanın Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen Mahkemede değil, Ankara 61. İş Mahkemesinde görüldüğünü, bu hususun hükmün infazında tereddüde yol açabileceğini, kararın belirtilen husus bakımından düzeltilerek onanması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca re'sen ticaret sicilden terkin edilen şirketin ihyası şartlarının oluşup oluşmadığı ve terkin işleminin zikredilen Kanun hükmüne uygun olarak usulüne uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve davacı yanca temyize getirilen hususun maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı temsilcisinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası gereğince limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
3.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilecekleri düzenlenmiştir.
4.6102 sayılı Kanun ile fiilen sona ermiş ancak şeklen devam eden ortaklıkların ortadan kaldırılması düşünülmüş olup bu amaçla geçici 7 nci madde ile özel bir düzenleme getirilmiştir. Ayrıca bu hükme dayanılarak "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ" de çıkarılmıştır.
5.Kanun koyucu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte, hüküm aynı Kanun'un 547 nci maddesine paralel "ek tasfiye" niteliğindedir.
6.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi, ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547 nci maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmeli ve aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7 nci maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yönelik bulunduğundan aksi yöndeki uygulama yasanın amacına aykırıdır.
7.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilen dava dışı şirkete tasfiye memuru atanmasına yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin tüm, davalı temsilcisinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/892529400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz