Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/187 E. 2023/786 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ ek mehil↗ zamanaşımı başlangıcı↗ sorumluluk davası↗ müktesep hak↗ zamanaşımı def'i↗ reeskont faizi↗ def'i↗ yönetim kurulu kararı↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 25.12.2012 tarih, 2011/513 E. ve 2012/458 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 23.12.2014 tarih, 2014/11917 E. ve 2014/20323 K. sayılı kararıyla mahkemece, davacıya Turban Turizm A.Ş. yönetim kurulunca davalı hakkında sorumluluk davası açılması yönünde alınan bir karar olup olmadığının sorulmalı, varsa ibraz ettirilmesi, eğer böyle bir karar yoksa Sümer Holding A.Ş'nin tabi olduğu hükümler çerçevesinde yetkili organlarınca alınacak karar ile belirtilen eksikliğin tamamlanması için münasip bir mehil vererek hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dair zamanaşımına ilişkin hükümleri tartışılmadan esasa girilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.04.2018 tarih, 2016/93 E. ve 2018/310 K. sayılı kararı ile davacı ile dava dışı şirket arasında Kuşadası Marina'da yapılacak akaryakıt istasyonu ve müştemilatı işinin yap-işlet-devret modeli ile yapılmasına ilişkin sözleşmenin davacı şirket tarafından haksız yere feshedilmesi üzerine dava dışı şirket tarafından davacı aleyhine açılan dava sonunda ödemek zorunda kalınan 8.305.503.913,00 eski TL tazminatın 12.03.1998 tarihinde ve 589.200.000,00 eski TL tazminatın 13.03.1998 tarihinde ödenerek toplamda 8.894.703.913,00 eski TL kurum zararının oluştuğu; zarararın gerçekleşmesinde bilirkişi raporunda belirtildiği gibi dönemin genel müdürü davalı ...'in %75 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.671,03 TL'nin faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 23.09.2019 tarih, 2018/3845 E. ve 2019/5681 K. sayılı kararıyla sözleşmenin haksız feshedildiği 15.06.1994 tarihi gözönüne alındığında, davanın açıldığı 19.12.2000 tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımının dolduğu, davalının eylemi nedeniyle ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresinin de öngörülmediği, buna göre usul ve yasaya uygun olarak ileri sürülen zamanaşımı def’i dikkate alınarak davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken, zamanaşımı hesabında dikkate alınacak tarihin, zararın ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarih ve bu tarihin de davacı şirketin teftiş kurulu başkanlığınca düzenlenen raporun şirketin dava açılması yönünde emir vermeye yetkili genel müdürüne sunulduğu 06.11.2000 olduğu ve böylece 2 yıllık zamanaşımı başlangıcının 5 yıllık zamanaşımı başlangıcı olarak kabulü ile zamanaşımı def'inin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyulması nedeniyle bozma lehine olan taraf yönünden usulü müktesep hak doğacağı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın iş mahkemesinde görüldüğü dönemdeki Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 10.03.2008 tarih, 2008/1330 E. ve 2008/4316 K. sayılı ilamında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/9-328 E. ve 2010/370 K. sayılı ilamında zarar görenin tüzel kişi olması durumunda zamanaşımının tüzel kişinin dava açmaya yetkili organının zararı öğrendiği tarihten itibaren başlayacağının belirtildiğini, buna göre zararın 31.10.2000 tarihli teftiş raporu ile ortaya çıktığı ve 08.11.2000 tarihli genel müdür oluruyla zarardan haberdar olunduğunun sabit olduğunu, davanın zamanaşımına uğramadığını, mülga 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinde zararın gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıllık sürenin başladığının ifade edildiğini, zararın gerçekleştiği tarihin ödeme tarihleri olduğunu, dava dışı 3 üncü kişiye ödemelerin 12.03.1998-13.03.1998 tarihleri olduğunu, bu ödemelerle zararın somutlaştığını, 3 üncü şahıs tarafından açılan dava somutlaşmadan, zarar tam ve kesin olarak bilinmeden zamanaşımının işletilmeye başlanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket genel müdürünün sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3845 E. 2019/5681 K.
Ortak:zamanaşımı başlangıcı · sorumluluk davası · zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… 5 E. ve 2019/5681 K. sayılı kararıyla sözleşmenin haksız feshedildiği 15.06.1994 tarihi gözönüne alındığında, davanın açıldığı 19.12.2000 tarihi itibariyle 5 yıllık «zamanaşımının» dolduğu, davalının eylemi nedeniyle ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresinin de öngörülmediği, buna göre usul ve yasaya uygun olarak ileri sürülen «zamanaşımı def»’i dikkate alınarak davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken, zamanaşımı hesabında dikkate alınacak tarihin, zararın ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarih ve bu tarihin de davacı şirketin teftiş kurulu başkanlığınca düzenlenen raporun şirketin dava açılması yönünde emir vermeye yetkili genel müdürüne sunulduğu 06.11.2000 olduğu ve böylece 2 yıllık «zamanaşımı başlangıcının» 5 yıllık zamanaşımı başlangıcı olarak kabulü ile zamanaşımı def'inin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
… i Bozma Kararı Dairemizin 23.12.2014 tarih, 2014/11917 E. ve 2014/20323 K. sayılı kararıyla mahkemece, davacıya Turban Turizm A.Ş. yönetim kurulunca davalı hakkında «sorumluluk davası» açılması yönünde alınan bir karar olup olmadığının sorulmalı, varsa «ibraz» ettirilmesi, eğer böyle bir karar yoksa Sümer Holding A.Ş'nin tabi olduğu hükümler çerçevesinde yetkili organlarınca alınacak karar ile belirtilen eksikliğin tamamlanması için münasip bir «mehil» vererek hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» dair «zamanaşımına» ilişkin hükümleri tartışılmadan esasa girilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyulması nedeniyle bozma lehine olan taraf yönünden usulü «müktesep hak» doğacağı gerekçesiyle davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, sözleşmenin haksız feshedildiği 15.06.1994 tarihi göz önüne alındığında, davanın açıldığı 19.12.2000 tarihi itibariyle 5 yıllık «zamanaşımının» dolduğu, davalının eylemi nedeniyle ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresinin de öngörülmediği, buna göre usul ve yasaya uygun olarak ileri sürülen «zamanaşımı def»’i dikkate alınarak davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken, zamanaşımı hesabında dikkate alınacak tarihin, zararın ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarih ve bu tarihinde davacı Şirketin Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen raporun Şirketin dava açılması yönünde emir vermeye yetkili genel müdürüne sunulduğu 06.11.2000 olduğu ve böylece 2 yıllık «zamanaşımı başlangıcının» 5 yıllık zamanaşımı başlangıcı olarak kabulü ile zamanaşımı def'inin reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı vekili yararına bozulması gerekmiştir.
Bu bağlamda, 6762 sayılı TTK’nın 309/«son» hükmünde, zarardan sorumlu olan kimseler aleyhine zararı doğuran olay için ceza kanunlarında daha uzun bir «zamanaşımı» süresi öngörülmediği takdirde, zararın ve mesul olanın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran olayın vukuundan itibaren beş yıl içinde «sorumluluk davası» açılabileceği öngörülmüştür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… kusurlu olduğu; gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 6.671,03 TL'nin 6.229,13 TL'sine 12.03.1998 tarihinden ve 441,90 TL'sine ise 13.03.1998 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu bağlamda, 6762 sayılı TTK’nın 309/«son» hükmünde, zarardan sorumlu olan kimseler aleyhine zararı doğuran olay için ceza kanunlarında daha uzun bir «zamanaşımı» süresi öngörülmediği takdirde, zararın ve mesul olanın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran olayın vukuundan itibaren beş yıl içinde «sorumluluk davası» açılabileceği öngörülmüştür.
-
Anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11917 E. 2014/20323 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · ek mehil · sorumluluk davası · zamanaşımı def'i · def'i · yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · ibraz · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… i Bozma Kararı Dairemizin 23.12.2014 tarih, 2014/11917 E. ve 2014/20323 K. sayılı kararıyla mahkemece, davacıya Turban Turizm A.Ş. yönetim kurulunca davalı hakkında «sorumluluk davası» açılması yönünde alınan bir karar olup olmadığının sorulmalı, varsa «ibraz» ettirilmesi, eğer böyle bir karar yoksa Sümer Holding A.Ş'nin tabi olduğu hükümler çerçevesinde yetkili organlarınca alınacak karar ile belirtilen eksikliğin tamamlanması için münasip bir «mehil» vererek hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» dair «zamanaşımına» ilişkin hükümleri tartışılmadan esasa girilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
… 5 E. ve 2019/5681 K. sayılı kararıyla sözleşmenin haksız feshedildiği 15.06.1994 tarihi gözönüne alındığında, davanın açıldığı 19.12.2000 tarihi itibariyle 5 yıllık «zamanaşımının» dolduğu, davalının eylemi nedeniyle ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresinin de öngörülmediği, buna göre usul ve yasaya uygun olarak ileri sürülen «zamanaşımı def»’i dikkate alınarak davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken, zamanaşımı hesabında dikkate alınacak tarihin, zararın ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarih ve bu tarihin de davacı şirketin teftiş kurulu başkanlığınca düzenlenen raporun şirketin dava açılması yönünde emir vermeye yetkili genel müdürüne sunulduğu 06.11.2000 olduğu ve böylece 2 yıllık «zamanaşımı başlangıcının» 5 yıllık zamanaşımı başlangıcı olarak kabulü ile zamanaşımı def'inin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyulması nedeniyle bozma lehine olan taraf yönünden usulü «müktesep hak» doğacağı gerekçesiyle davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu suretle, belirtilen eksiklik hakkında gerekli işlem yapılmaksızın işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru görülmediği gibi «görevsiz» mahkemece verilen ve bu davada yeri olmayan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60. maddesi gereğince «zamanaşımı definin» reddine ilişkin kararı ile 6762 sayılı TTK'nın «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» dair zamanaşımına ilişkin hükümleri tartışılmadan, yani «zamanaşımı def»'i hakkında «görevli» mahkemece bir karar verilmeden esasa girilerek hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Turizm A.Ş. yönetim kurulunca davalı hakkında «sorumluluk davası» açılması yönünde alınan bir karar olup olmadığı sorulmalı, varsa «ibraz» ettirilmelidir.
1- Dava, davacı «anonim şirketin» eski genel müdürü ve «yönetim kurulu» başkanı olan davalının şirkete verdiği iddia olunan zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · rücuen tahsil · anonim şirket · görevsizlik kararı · yasal faiz · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu suretle, belirtilen eksiklik hakkında gerekli işlem yapılmaksızın işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru görülmediği gibi «görevsiz» mahkemece verilen ve bu davada yeri olmayan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60. maddesi gereğince «zamanaşımı definin» reddine ilişkin kararı ile 6762 sayılı TTK'nın «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» dair zamanaşımına ilişkin hükümleri tartışılmadan, yani «zamanaşımı def»'i hakkında «görevli» mahkemece bir karar verilmeden esasa girilerek hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
B..'in %75 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 6.671.03 TL'nin 6.229,13 TL'sine 12.03.1998 tarihinden ve 441,90 TL'sine 13.03.1998 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, davacı «anonim şirketin» eski genel müdürü ve «yönetim kurulu» başkanı olan davalının şirkete verdiği iddia olunan zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
Somut olayda dava genel müdürün davacı adına dava dışı şirketle imzalamış olduğu inşa ettirilecek akaryakıt istasyonu ve müştemilatı ile ilgili sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının dava dışı şirkete ödediği tazminatın «rücuen tahsili» talebiyle açılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15010 E. 2018/7518 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1203 E. 2018/7638 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4287 E. 2021/4130 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/187 E. , 2023/786 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Zamanaşımı nedeniyle davanın reddi
Taraflar arasındaki şirket genel müdürünün sorumluluğu davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Turban Turizm A.Ş. işletmelerinden Kuşadası Marina İşletmesinde inşa ettirilecek akaryakıt istasyonu ve müştemilatı ile ilgili olarak yapılan ihaleyi alan dava dışı Serdar İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile yap-işlet-devret modeliyle akdedilen 05.08.1993 tarihli sözleşmenin davacı şirket tarafından feshedildiğini, bunun üzerine dava dışı Serdar İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından davacı aleyhine açılan tazminat davasının 27.03.1997 tarihli karar ile davacı aleyhine sonuçlandığını, sözleşmenin feshinde davacının kusurlu bulunarak davacının tazminatla sorumlu tutulmasına karar verildiğini, bu şekilde davacının adı geçen şirkete 8.895.023.913,00 TL (eski TL) ödeme yaptığını, davacının uğradığı bu zarardan genel müdür ve yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'in Turizm Bakanlığından gerekli izinler alınmaksızın sözleşmenin imzalanması nedeniyle kusurlu ve bu nedenle davacı şirketin ödediği tazminattan sorumlu olduğunu ileri sürerek davacının gerçekleşen 8.895.023.913,00 TL (eski TL) zararının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunmuş, davalının kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 25.12.2012 tarih, 2011/513 E. ve 2012/458 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 23.12.2014 tarih, 2014/11917 E. ve 2014/20323 K. sayılı kararıyla mahkemece, davacıya Turban Turizm A.Ş. yönetim kurulunca davalı hakkında sorumluluk davası açılması yönünde alınan bir karar olup olmadığının sorulmalı, varsa ibraz ettirilmesi, eğer böyle bir karar yoksa Sümer Holding A.Ş'nin tabi olduğu hükümler çerçevesinde yetkili organlarınca alınacak karar ile belirtilen eksikliğin tamamlanması için münasip bir mehil vererek hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dair zamanaşımına ilişkin hükümleri tartışılmadan esasa girilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.04.2018 tarih, 2016/93 E. ve 2018/310 K. sayılı kararı ile davacı ile dava dışı şirket arasında Kuşadası Marina'da yapılacak akaryakıt istasyonu ve müştemilatı işinin yap-işlet-devret modeli ile yapılmasına ilişkin sözleşmenin davacı şirket tarafından haksız yere feshedilmesi üzerine dava dışı şirket tarafından davacı aleyhine açılan dava sonunda ödemek zorunda kalınan 8.305.503.913,00 eski TL tazminatın 12.03.1998 tarihinde ve 589.200.000,00 eski TL tazminatın 13.03.1998 tarihinde ödenerek toplamda 8.894.703.913,00 eski TL kurum zararının oluştuğu; zarararın gerçekleşmesinde bilirkişi raporunda belirtildiği gibi dönemin genel müdürü davalı ...'in %75 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.671,03 TL'nin faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 23.09.2019 tarih, 2018/3845 E. ve 2019/5681 K. sayılı kararıyla sözleşmenin haksız feshedildiği 15.06.1994 tarihi gözönüne alındığında, davanın açıldığı 19.12.2000 tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımının dolduğu, davalının eylemi nedeniyle ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresinin de öngörülmediği, buna göre usul ve yasaya uygun olarak ileri sürülen zamanaşımı def’i dikkate alınarak davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken, zamanaşımı hesabında dikkate alınacak tarihin, zararın ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarih ve bu tarihin de davacı şirketin teftiş kurulu başkanlığınca düzenlenen raporun şirketin dava açılması yönünde emir vermeye yetkili genel müdürüne sunulduğu 06.11.2000 olduğu ve böylece 2 yıllık zamanaşımı başlangıcının 5 yıllık zamanaşımı başlangıcı olarak kabulü ile zamanaşımı def'inin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyulması nedeniyle bozma lehine olan taraf yönünden usulü müktesep hak doğacağı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın iş mahkemesinde görüldüğü dönemdeki Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 10.03.2008 tarih, 2008/1330 E. ve 2008/4316 K. sayılı ilamında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/9-328 E. ve 2010/370 K. sayılı ilamında zarar görenin tüzel kişi olması durumunda zamanaşımının tüzel kişinin dava açmaya yetkili organının zararı öğrendiği tarihten itibaren başlayacağının belirtildiğini, buna göre zararın 31.10.2000 tarihli teftiş raporu ile ortaya çıktığı ve 08.11.2000 tarihli genel müdür oluruyla zarardan haberdar olunduğunun sabit olduğunu, davanın zamanaşımına uğramadığını, mülga 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinde zararın gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıllık sürenin başladığının ifade edildiğini, zararın gerçekleştiği tarihin ödeme tarihleri olduğunu, dava dışı 3 üncü kişiye ödemelerin 12.03.1998-13.03.1998 tarihleri olduğunu, bu ödemelerle zararın somutlaştığını, 3 üncü şahıs tarafından açılan dava somutlaşmadan, zarar tam ve kesin olarak bilinmeden zamanaşımının işletilmeye başlanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket genel müdürünün sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/883020900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz