Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak | Sözleşme hükümleri uyarınca
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5017 E. 2023/846 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sabit yatırım↗ akaryakıt bayilik sözleşmesi↗ ariyet↗ rayiç bedel↗ peşin karar harcı↗ bedel iadesi↗ bayilik sözleşmesi↗ vekâlet ücreti↗ fatura↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 21.05.2015 tarih, 2014/407 E. ve 2015/349 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 22.06.2017 tarih, 2016/10668 E. ve 2017/5451 K. sayılı kararıyla mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek ariyet olarak davalıya teslim edilen mal miktarı belirlenip iade yükümlülüğü olan davacı alacağına ilişkin deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken sözleşmede hüküm bulunmayan yatırım bedellerinin de tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davacı tarafından davalıya ariyet olarak verildiği tespit edilen akaryakıt makine ve ekipmanların değerinin 40.000,00 TL, makine ve ekipmanların değerinin 18.530,00 TL olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davalının ariyet olarak verilen malların iadesi ile yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıya ariyet olarak verilen malların piyasa emsal rayiç bedeli toplam 58.530,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek rapordaki tespitlere ve delillere itibar edilmediğini, kanopi imalatlarının 107.995,80 TL, akaryakıt makine ve ekipmanlarının değerinin 40.000,00 TL, geri alındığına dair belge olmayan makine ve ekipmanların değerinin 18.530,00 TL olduğunu, ariyet konusu mallar ve sabit yatırımların neler olduğunun açıklandığını, bu kapsamda gerekli belgelerin de sunulduğunu, beş adet dalgıç pompa, hava ve su saati, kasa, stand, kasa koltuk, duvar rafı, kanopi alt ve üst aydınlatma armatürlerinin de bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin sürenin sona ermesi nedeniyle sözleşme kapsamında karşı tarafa verilen ariyetlerin bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3157 E. 2021/4856 K.
Ortak:akaryakıt bayilik sözleşmesi · ariyet · rayiç bedel · bedel iadesi · bayilik sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davacı tarafından davalıya «ariyet» olarak verildiği tespit edilen akaryakıt makine ve ekipmanların değerinin 40.000,00 TL, makine ve ekipmanların değerinin 18.530,00 TL olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davalının ariyet olarak verilen malların iadesi ile yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıya ariyet olarak verilen malların piyasa emsal «rayiç bedeli» toplam 58.530,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «bayilik sözleşmesinin» sürenin sona ermesi nedeniyle sözleşme kapsamında karşı tarafa verilen «ariyetlerin» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Hukuk Dairesinin 22.06.2017 tarih, 2016/10668 E. ve 2017/5451 K. sayılı kararıyla mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek «ariyet» olarak davalıya «teslim» edilen mal miktarı belirlenip iade yükümlülüğü olan davacı alacağına ilişkin deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken sözleşmede hüküm bulunmayan yatırım bedellerinin de tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davanın, taraflar arasında akdedilen «akaryakıt bayilik sözleşmesi» ve «protokolün» feshi nedeniyle davalıya «ariyet» olarak verilen malların aynen iadesi, iadenin mümkün olmaması halinde «bedelin iadesi» istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde «sözleşmenin feshi» halinde ariyet verilen malların iadesi, iade edilememesi halinde ise davacı tarafından tespit edilen «rayiç bedelin» ödeneceği kararlaştırıldığından, mahkemece ariyet olarak verilen malların rayiç bedeli gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «ihtarnamede» miktar belirtilmeden ariyet olarak bırakılan malların iadesi talep edildiğinden mahkemece «temerrüt» yönünden yeterli kabul edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince t …
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında imzalanan "Protokol" başlıklı belgenin 11.a).iii maddesinde, «sözleşmenin feshi» halinde, bayinin, TP tarafından «ariyet» olarak verilen malzeme ve teçhizatı ve montajı yapılan tüm sökülebilecek malzeme ve teçhizatı aynen iade etmeyi, iade edemiyor ise TP tarafından tespit edilen «rayiç bedellerini» ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettiği, sözleşmenin bu maddesinin «delil sözleşmesi» niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından sözleşme gereği tespit edilen bedeller ile bilirkişi raporu ile saptanan rayiç bedeller arasında fahiş fark bulunmaması nedeniyle, sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından yapılan hesaplamaya itibar edildiği, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «fesih» «ihtarnamesinde», dava konusu ariyet bedelinin belirtilmemesi nedeniyle «temerrüde» esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 91.444,02 TL’nin 03.04.2015 dava tarihininden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
3-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, mahkemece bilirkişi tarafından tespit edilen «ariyet» bedeline hükmedilmesi gerekirken, davacının ne şekilde tespit ettiği bilinmeyen ariyet bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil sözleşmesi · sözleşmenin feshi · fesih · protokol · taahhütname · ihtarname · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında imzalanan "Protokol" başlıklı belgenin 11.a).iii maddesinde, «sözleşmenin feshi» halinde, bayinin, TP tarafından «ariyet» olarak verilen malzeme ve teçhizatı ve montajı yapılan tüm sökülebilecek malzeme ve teçhizatı aynen iade etmeyi, iade edemiyor ise TP tarafından tespit edilen «rayiç bedellerini» ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettiği, sözleşmenin bu maddesinin «delil sözleşmesi» niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından sözleşme gereği tespit edilen bedeller ile bilirkişi raporu ile saptanan rayiç bedeller arasında fahiş fark bulunmaması nedeniyle, sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından yapılan hesaplamaya itibar edildiği, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «fesih» «ihtarnamesinde», dava konusu ariyet bedelinin belirtilmemesi nedeniyle «temerrüde» esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 91.444,02 TL’nin 03.04.2015 dava tarihininden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın, taraflar arasında akdedilen «akaryakıt bayilik sözleşmesi» ve «protokolün» feshi nedeniyle davalıya «ariyet» olarak verilen malların aynen iadesi, iadenin mümkün olmaması halinde «bedelin iadesi» istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde «sözleşmenin feshi» halinde ariyet verilen malların iadesi, iade edilememesi halinde ise davacı tarafından tespit edilen «rayiç bedelin» ödeneceği kararlaştırıldığından, mahkemece ariyet olarak verilen malların rayiç bedeli gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «ihtarnamede» miktar belirtilmeden ariyet olarak bırakılan malların iadesi talep edildiğinden mahkemece «temerrüt» yönünden yeterli kabul edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince t …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4990 E. 2023/5675 K.
Ortak:akaryakıt bayilik sözleşmesi · ariyet · bayilik sözleşmesi · teslim
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesinin 22.06.2017 tarih, 2016/10668 E. ve 2017/5451 K. sayılı kararıyla mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek «ariyet» olarak davalıya «teslim» edilen mal miktarı belirlenip iade yükümlülüğü olan davacı alacağına ilişkin deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken sözleşmede hüküm bulunmayan yatırım bedellerinin de tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «bayilik sözleşmesinin» sürenin sona ermesi nedeniyle sözleşme kapsamında karşı tarafa verilen «ariyetlerin» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davacı tarafından davalıya «ariyet» olarak verildiği tespit edilen akaryakıt makine ve ekipmanların değerinin 40.000,00 TL, makine ve ekipmanların değerinin 18.530,00 TL olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davalının ariyet olarak verilen malların iadesi ile yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıya ariyet olarak verilen malların piyasa emsal «rayiç bedeli» toplam 58.530,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında «akaryakıt bayilik sözleşme» bulunduğunu, davalının sözleşmeyi haklı neden olmaksızın feshettiğini, «fesih» nedeniyle müvekkilinin elde edeceği kârdan yoksun kaldığını, bayilik ilişkisi nedeniyle davalı şirkete verilen emtianın da iade edilmediğini, sözleşmede bu durumda «cezai şartın» talep edilebileceğinin ön görüldüğünü, diğer davalı ...’ın ise «garantör» sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, bu nedenle tüm taleplerden sorumlu olduğunu ileri sürerek kâr «mahrumiyetinin» şimdilik 10.000,00 TL’lik kısmının tahsiline, «ariyet» konusu menkullerin müvekkiline aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bilirkişilerce ariyet konusu menkullerin «amortismanı» düşülmesi sonucu elde edilecek bedelin şimdilik 5.000,00TL’lik kısmının tahsiline, ariyetlerin müvekkiline halen «teslim» edilmemesi nedeni şimdilik 5.000 USD’nin cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, «ıslah» ile kâr mahrumiyeti nedeniyle 30.437,28 TL, ekipman bedeli için 5.772,17 TL, cezai şart olarak 21.000 USD’nin tahsilini talep etmiştir.
… ilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile davalı şirket arasında 22.03.2013 tarihli 5 yıl süreli Akaryakıt «bayilik sözleşmesi» ve Ariyet Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin 01.10.2014 tarihli «fesih» «ihtarnamesi» ile davalı şirket tarafından yaklaşık 8 aydan beri taraflarına mal sevkiyatı olmadığından bahisle feshedildiği, fesih ihtarnamesinde «ariyet» konusu malların sökülerek «teslim» alınmasının da «ihtar» edildiği, davalı ...'ında Akaryakıt bayilik sözleşmesini «garantör» sıfatıyla imzaladığı, «kar mahrumiyeti» talep edilebilmesi için davalı bayinin borca aykırı davranması ve bu borca aykırı davranış nedeniyle davacı «dağıtıcının» sözleşmeyi feshetmesi ya da davalının «haklı sebep» olmadan sözleşmeyi feshetmiş olması gerektiği, sözleşmenin süresinden önce davalı şirket tarafından feshinin haksız olduğu kabul edilmiş olup, bu husus taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği, sözleşme davalı şirket tarafından haksız feshedildiğinden davacı tarafça ariyet konusu malların iadesi ve kâr mahrumiyeti talep edebileceği, mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporuna göre, davacının aynı bölgede tesis edeceği yeni bir bayilik için gereken «makul sürenin» 3 ay olarak tespit edilerek bu süre üzerinden davalı bayinin günlük net karına göre davacının 3 aylık makul süre için toplam 2.190,24 TL kâr mahrumiyeti zararının oluştuğu, bu bedelden, davalı şirket sözleşmelerin tarafı olması nedeniyle, diğer davalı ...'ın ise sözleşme maddeleri uyarınca Akaryakıt bayilik sözleşmesindeki Garantör olarak imzasının bulunmasından dolayı, dava tarihinden itibaren Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 42-2 maddesi uyarınca merkez bankasınca belirlenen «avans faiz» oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber sorumlu oldukları, sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız feshedilmiş olması nedeniyle ariyet konusu malların davacı yana aynen teslim ve iade edilmesi gerektiği, aynen teslim mümkün olmadığı takdirde ise karar vermeye uygun bilirkişi raporuna göre «amortisman» bedelleri düşüldükten sonra bulunan 5.772,17 TL 'nin davacı yanca dava tarihinden itibaren Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 42-2 maddesi uyarınca Merkez Bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber talep edilebileceği, aynen teslim ve iadeden mümkün olmadığı takdirde tespit edilen bedelden, davalı şirketin sözleşmelerin tarafı olması nedeniyle, diğer davalı ...'ın ise sözleşme maddeleri uyarınca Akaryakıt bayilik sözleşmesindeki Garantör olarak imzasının bulunmasından dolayı sorumlu olduğu, davalının «sözleşmenin feshini» ilişkin ihtarnamesinde ayrıca ariyet konusu malların teslim alınmasını ihtar ettiği, bu durumda davacı ancak sözleşmeye konu ariyet verilen malların teslimini talep etmesine rağmen iade edilmediğini ispatlaması halinde «cezai şart» talep edebileceği, ancak «ariyet sözleşmesinde» düzenlenen cezai şartın talep edebilme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu kana …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «akaryakıt bayilik sözleşmesinin» haksız feshedildiği iddiasına dayalı olarak kâr «mahrumiyeti» alacağının tahsili, «ariyet» konusu malların aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili ve ariyet konusu malların süresinde iade edilmemesi nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:erken fesih · ariyet sözleşmesi · amortisman · kar mahrumiyeti · geç teslim · mahrum kalınan kâr · istinaf sebebi · makul süre
Benzer bu kararda… ilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile davalı şirket arasında 22.03.2013 tarihli 5 yıl süreli Akaryakıt «bayilik sözleşmesi» ve Ariyet Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin 01.10.2014 tarihli «fesih» «ihtarnamesi» ile davalı şirket tarafından yaklaşık 8 aydan beri taraflarına mal sevkiyatı olmadığından bahisle feshedildiği, fesih ihtarnamesinde «ariyet» konusu malların sökülerek «teslim» alınmasının da «ihtar» edildiği, davalı ...'ında Akaryakıt bayilik sözleşmesini «garantör» sıfatıyla imzaladığı, «kar mahrumiyeti» talep edilebilmesi için davalı bayinin borca aykırı davranması ve bu borca aykırı davranış nedeniyle davacı «dağıtıcının» sözleşmeyi feshetmesi ya da davalının «haklı sebep» olmadan sözleşmeyi feshetmiş olması gerektiği, sözleşmenin süresinden önce davalı şirket tarafından feshinin haksız olduğu kabul edilmiş olup, bu husus taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği, sözleşme davalı şirket tarafından haksız feshedildiğinden davacı tarafça ariyet konusu malların iadesi ve kâr mahrumiyeti talep edebileceği, mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporuna göre, davacının aynı bölgede tesis edeceği yeni bir bayilik için gereken «makul sürenin» 3 ay olarak tespit edilerek bu süre üzerinden davalı bayinin günlük net karına göre davacının 3 aylık makul süre için toplam 2.190,24 TL kâr mahrumiyeti zararının oluştuğu, bu bedelden, davalı şirket sözleşmelerin tarafı olması nedeniyle, diğer davalı ...'ın ise sözleşme maddeleri uyarınca Akaryakıt bayilik sözleşmesindeki Garantör olarak imzasının bulunmasından dolayı, dava tarihinden itibaren Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 42-2 maddesi uyarınca merkez bankasınca belirlenen «avans faiz» oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber sorumlu oldukları, sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız feshedilmiş olması nedeniyle ariyet konusu malların davacı yana aynen teslim ve iade edilmesi gerektiği, aynen teslim mümkün olmadığı takdirde ise karar vermeye uygun bilirkişi raporuna göre «amortisman» bedelleri düşüldükten sonra bulunan 5.772,17 TL 'nin davacı yanca dava tarihinden itibaren Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 42-2 maddesi uyarınca Merkez Bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber talep edilebileceği, aynen teslim ve iadeden mümkün olmadığı takdirde tespit edilen bedelden, davalı şirketin sözleşmelerin tarafı olması nedeniyle, diğer davalı ...'ın ise sözleşme maddeleri uyarınca Akaryakıt bayilik sözleşmesindeki Garantör olarak imzasının bulunmasından dolayı sorumlu olduğu, davalının «sözleşmenin feshini» ilişkin ihtarnamesinde ayrıca ariyet konusu malların teslim alınmasını ihtar ettiği, bu durumda davacı ancak sözleşmeye konu ariyet verilen malların teslimini talep etmesine rağmen iade edilmediğini ispatlaması halinde «cezai şart» talep edebileceği, ancak «ariyet sözleşmesinde» düzenlenen cezai şartın talep edebilme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu kana …
… arafça yapılan feshin haklı olmadığı, bu sebeple davacının yoksun kaldığı kârı talep edebileceği, davacının aynı bölgede tesis edeceği yeni bir bayilik için gereken «makul sürenin» 3 ay olduğu, davacının davalı bayiden elde ettiği 3 aylık net kâr nazara alındığında «yoksun kalınan» kârın 2.190,24 TL olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişki gereği «ariyet» verene malların iadesinin gerektiği, taraflara arasındaki «ariyet sözleşmesine» göre ariyet malların «geç teslim» edilmesi halinde «cezai şart» ödeneceğinin düzenlendiği ve ariyet konusu malları taşınmasından davacının sorumlu olduğu, «fesih» «ihtarnamesinde» ariyet konusu malların teslim alınmasının «ihtar» edildiği, bu halde cezai şart isteminin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, ariyet sözleşmesine istinaden verilen emtianın davalıdan alınıp davacıya aynen teslim edilmesine, eğer mümkün değilse 5.772,17 TL bedelin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, cezai şart talebinin reddine, kâr «mahrumiyetine» ilişkin talep bakımından 2.190,24 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiştir IV.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilimizin haklı bir neden olmaksın yapılan «erken fesih» nedeni ile 3 yıl 5 ay 22 Gün süre ile elde edeceği kârdan «mahrum» kaldığını, Mahkemece «mahrum kalınan» kâr oranının 3 aylık hesaplama üzerinden 2.190,24 TL olarak hesaplanmışsa da bu hesaplamanın «hakkaniyete» ve hukuka aykırı olduğunu, davacının mahrum bıraktığı gelirleri (kârları) yeni kurulacak bir bayiye endekslemek her iki tarafından basiretli bir «tacir» olduğu gözetildiğinde hakkaniyete uygun olmadığını, davalının başka bir firmanın akaryakıt bayiliğini yapmaya devam ettiğinden davalı Alpet bayiliğini yaparken kazanmış olduğu müşteri çevresini müvekkil ile olan sözleşmesini haksız feshettikten sonra başka bir akaryakıt şirketinin bayiliğini devraldığı için halen devam ettirildiğinden hükmedilen miktarın hakkaniyete uygun olmayacağını, davalı ile bayilik ilişkisinin kurulması akabinde bir kısım emtialar davalının bayilik ilişkisini yerine getirebilmesi amacı ile davalıya «ariyet» olarak bırakıldığını, gerek sözleşme hükümleri gerekse teammüller uyarınca yerel Mahmkeme kararındaki gibi taşıma işlemlerinin değil, hakkaniyet gereği sadece taşıma «masraflarının» müvekkiline ait olduğunu, ariyet konusu malları davalıya «teslim» etmesine rağmen davalının malları söküm işleri sonrasında teslim etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında «akaryakıt bayilik sözleşme» bulunduğunu, davalının sözleşmeyi haklı neden olmaksızın feshettiğini, «fesih» nedeniyle müvekkilinin elde edeceği kârdan yoksun kaldığını, bayilik ilişkisi nedeniyle davalı şirkete verilen emtianın da iade edilmediğini, sözleşmede bu durumda «cezai şartın» talep edilebileceğinin ön görüldüğünü, diğer davalı ...’ın ise «garantör» sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, bu nedenle tüm taleplerden sorumlu olduğunu ileri sürerek kâr «mahrumiyetinin» şimdilik 10.000,00 TL’lik kısmının tahsiline, «ariyet» konusu menkullerin müvekkiline aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bilirkişilerce ariyet konusu menkullerin «amortismanı» düşülmesi sonucu elde edilecek bedelin şimdilik 5.000,00TL’lik kısmının tahsiline, ariyetlerin müvekkiline halen «teslim» edilmemesi nedeni şimdilik 5.000 USD’nin cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, «ıslah» ile kâr mahrumiyeti nedeniyle 30.437,28 TL, ekipman bedeli için 5.772,17 TL, cezai şart olarak 21.000 USD’nin tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2273 E. 2010/6180 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesinin 22.06.2017 tarih, 2016/10668 E. ve 2017/5451 K. sayılı kararıyla mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek «ariyet» olarak davalıya «teslim» edilen mal miktarı belirlenip iade yükümlülüğü olan davacı alacağına ilişkin deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken sözleşmede hüküm bulunmayan yatırım bedellerinin de tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulüne, 7 adet makine ve ekipmanın davacıya «teslimine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5017 E. , 2023/846 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.02.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yapılan akaryakıt bayilik sözleşmesinin sona erdiğini, davalı şirketin kendisine sözleşme kapsamında ariyetten tahsis edilen menkul malların ve yapılan yatırımların bedelini iade ile yükümlü olduğunu, davacı şirketin davalıya bu hususta 31.01.2012 tarihli 150.069,52 TL tutarında fatura gönderdiğini, davalının faturayı ödemediğini ileri sürerek davacı şirketin bu alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bir kısım makine ve teçhizatı davalıya teslim ettiğini, davalı tarafından davacının teslim ettiği makine ve malların sözleşmenin bitmesi ile davacıya iade edildiğini, davaya konu faturanın yasal süresi içinde geri gönderildiğini, davalı şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 21.05.2015 tarih, 2014/407 E. ve 2015/349 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 22.06.2017 tarih, 2016/10668 E. ve 2017/5451 K. sayılı kararıyla mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek ariyet olarak davalıya teslim edilen mal miktarı belirlenip iade yükümlülüğü olan davacı alacağına ilişkin deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken sözleşmede hüküm bulunmayan yatırım bedellerinin de tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davacı tarafından davalıya ariyet olarak verildiği tespit edilen akaryakıt makine ve ekipmanların değerinin 40.000,00 TL, makine ve ekipmanların değerinin 18.530,00 TL olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davalının ariyet olarak verilen malların iadesi ile yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıya ariyet olarak verilen malların piyasa emsal rayiç bedeli toplam 58.530,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek rapordaki tespitlere ve delillere itibar edilmediğini, kanopi imalatlarının 107.995,80 TL, akaryakıt makine ve ekipmanlarının değerinin 40.000,00 TL, geri alındığına dair belge olmayan makine ve ekipmanların değerinin 18.530,00 TL olduğunu, ariyet konusu mallar ve sabit yatırımların neler olduğunun açıklandığını, bu kapsamda gerekli belgelerin de sunulduğunu, beş adet dalgıç pompa, hava ve su saati, kasa, stand, kasa koltuk, duvar rafı, kanopi alt ve üst aydınlatma armatürlerinin de bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin sürenin sona ermesi nedeniyle sözleşme kapsamında karşı tarafa verilen ariyetlerin bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/883019900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz