6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5032 E. 2023/331 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari teamül iade faturası ayıp teamül ilamsız icra takibi depo kararı sözleşmeye aykırılık fatura icra inkar tazminatı inkar tazminatı ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında icra takibine konu mallar nedeniyle ticari ilişki bulunduğu, faturaya konu malların davacı tarafça davalıya teslim edildiği, davalı tarafça faturaya konu malların iadesi için fatura kesildiği savunulmasına karşın davacı tarafça, davalı ile aralarında böyle bir teamül bulunduğu iddiasının kabul edilmediği, söz konusu malların davalı tarafa ait iş yerinde bulunduğu, söz konusu malların iadesi için ayıp, eksiklik, kalitesizlik, sözleşmeye aykırılık gibi herhangi bir nedenin ileri sürülmediği, borçlu tarafça iade faturası kesilmesinin tek başına alacağı sona erdirmeyeceği, davalı tarafça malların iadesi hususunda anlaşıldığı savunmasının yahut teslim alındığı tespit edilen malların bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği ve bu haliyle icra takibine konu faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında geçmişe dayalı bir ticari alışveriş bulunduğunu, bu kapsamda alınan ürünler için alış faturası, iade edilen ürünler için satış faturası (iade faturası) düzenlendiğini, geçmişten gelen bu ticari teamül gereğince iade faturası düzenlenen ürünlerin davacı tarafça geri alındığını, bu dava konusu faturalara kadar taraflar arasındaki bu teamüle göre iade edilen ürünlere ve faturalara davacı tarafça itiraz edilmediğini, 07.01.2018-31.03.2018 tarihleri arasında düzenlenen iade faturalarına istinaden iade edilen ürünlerin davacı tarafından davalının merkezinden alındığını, bu kapsamda davalının 12.06.2018 tarihli ve toplam 143.473,21 TL tutarlı iki adet iade faturası düzenlendiğini ve bu iki faturaya istinaden davacı tarafa ait olan ürünlerin alınması için davacı tarafa 13.06.2018 tarihinde e-mail gönderildiğini, ayrıca faturaların posta ile gönderildiğini, ancak davacının faturaları almayıp iade ettiğini, e-maile de cevap vermediğini, davacının taraflar arasındaki ticari teamüle aykırı davrandığını, iade faturasının bulunmasının malların bedelinin ödenmediğine değil, tam aksine bedeli ödenen malların iade sürecine girildiği anlamına geldiğini, bilirkişi raporunda da bu malların ayrı bir depoda tutulduğu, iadeye hazır olduğunun belirtildiğini, 22 adet 12.06.2018 tarihli iade faturası düzenlenmiş olmasının da bu ticari teamülün varlığını gösterdiğini, faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesinin fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediğini, davalının davacıya artık züccaciye alışverişi yapmayacağını bildirmiş olmasına ve bu şekilde sözleşme ilişkisi sona ermiş olmasına rağmen davacının davalıya ürün gönderdiğini, bu noktada davacının hangi siparişe istinaden davalıya ürün gönderdiğini ispatlamakla yükümlü olduğunu, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, muhtelif tarihli faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında, davacının davaya konu faturalardan kaynaklı olarak davalıdan alacaklı olup olmadığı ve taraflar arasındaki ticari ilişkide davalı yanca savunulduğu şekilde bir teamül bulunup bulunmadığı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13347 E. 2014/20032 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5241 E. 2014/14233 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13077 E. 2016/9331 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/5032 E.  ,  2023/331 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin muhtelif tarihli faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili için davalı aleyhine başlattığı ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, ancak söz konusu faturaların ve faturalara konu malların davalıya teslim edildiğini, davalının faturalara itiraz etmediği gibi ticari defterlerine de kaydettiğini, alacağın sabit olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında geçmişe dayalı bir ticari alışveriş bulunduğunu, bu kapsamda alınan ürünler için alış faturası, iade edilen ürünler için satış faturası (iade faturası) düzenlendiğini, geçmişten gelen bu ticari teamül gereğince iade faturası düzenlenen ürünlerin davacı tarafça geri alındığını, bu dava konusu faturalara kadar taraflar arasındaki bu teamüle göre iade edilen ürünlere ve faturalara davacı tarafça itiraz edilmediğini, 01.02.2018-31.03.2018 tarihleri arasında düzenlenen iade faturalarına istinaden iade edilen ürünlerin davacı tarafından davalının merkezinden alındığını, bu kapsamda davalının 12.06.2018 tarihli ve toplam 143.473,21 TL tutarlı iki adet iade faturası düzenlendiğini ve bu iki faturaya istinaden davacı tarafa ait olan ürünlerin alınması için davacı tarafa 13.06.2018 tarihinde e-mail gönderildiğini, ayrıca faturaların posta ile gönderildiğini, ancak davacının faturaları almayıp iade ettiğini, e-maile de cevap vermediğini, faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesinin fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediğini, davacı tarafın taraflar arasındaki ticari teamüllere aykırı davrandığını, davalının iade faturası düzenlemesinin borcunun olmadığı anlamına geldiğini ve davalının borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında icra takibine konu mallar nedeniyle ticari ilişki bulunduğu, faturaya konu malların davacı tarafça davalıya teslim edildiği, davalı tarafça faturaya konu malların iadesi için fatura kesildiği savunulmasına karşın davacı tarafça, davalı ile aralarında böyle bir teamül bulunduğu iddiasının kabul edilmediği, söz konusu malların davalı tarafa ait iş yerinde bulunduğu, söz konusu malların iadesi için ayıp, eksiklik, kalitesizlik, sözleşmeye aykırılık gibi herhangi bir nedenin ileri sürülmediği, borçlu tarafça iade faturası kesilmesinin tek başına alacağı sona erdirmeyeceği, davalı tarafça malların iadesi hususunda anlaşıldığı savunmasının yahut teslim alındığı tespit edilen malların bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği ve bu haliyle icra takibine konu faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında geçmişe dayalı bir ticari alışveriş bulunduğunu, bu kapsamda alınan ürünler için alış faturası, iade edilen ürünler için satış faturası (iade faturası) düzenlendiğini, geçmişten gelen bu ticari teamül gereğince iade faturası düzenlenen ürünlerin davacı tarafça geri alındığını, bu dava konusu faturalara kadar taraflar arasındaki bu teamüle göre iade edilen ürünlere ve faturalara davacı tarafça itiraz edilmediğini, 07.01.2018-31.03.2018 tarihleri arasında düzenlenen iade faturalarına istinaden iade edilen ürünlerin davacı tarafından davalının merkezinden alındığını, bu kapsamda davalının 12.06.2018 tarihli ve toplam 143.473,21 TL tutarlı iki adet iade faturası düzenlendiğini ve bu iki faturaya istinaden davacı tarafa ait olan ürünlerin alınması için davacı tarafa 13.06.2018 tarihinde e-mail gönderildiğini, ayrıca faturaların posta ile gönderildiğini, ancak davacının faturaları almayıp iade ettiğini, e-maile de cevap vermediğini, davacının taraflar arasındaki ticari teamüle aykırı davrandığını, iade faturasının bulunmasının malların bedelinin ödenmediğine değil, tam aksine bedeli ödenen malların iade sürecine girildiği anlamına geldiğini, bilirkişi raporunda da bu malların ayrı bir depoda tutulduğu, iadeye hazır olduğunun belirtildiğini, 22 adet 12.06.2018 tarihli iade faturası düzenlenmiş olmasının da bu ticari teamülün varlığını gösterdiğini, faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesinin fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediğini, davalının davacıya artık züccaciye alışverişi yapmayacağını bildirmiş olmasına ve bu şekilde sözleşme ilişkisi sona ermiş olmasına rağmen davacının davalıya ürün gönderdiğini, bu noktada davacının hangi siparişe istinaden davalıya ürün gönderdiğini ispatlamakla yükümlü olduğunu, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, muhtelif tarihli faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında, davacının davaya konu faturalardan kaynaklı olarak davalıdan alacaklı olup olmadığı ve taraflar arasındaki ticari ilişkide davalı yanca savunulduğu şekilde bir teamül bulunup bulunmadığı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/882832500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.