Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5206 E. 2022/9301 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme tutanağı↗ davanın konusuz kalması↗ aaüt↗ davadan feragat↗ kötüniyet tazminatı↗ bedelsizlik↗ yargılama giderleri↗ mirasçılık↗ bono↗ sulh hukuk mahkemesi↗ feragat↗ sulh↗ kötüniyet↗ harç↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı aleyhine icra takibine konu edilen bononun bedelsiz olması nedeniyle dava açıldığı, davalının yargılama esnasında ölmesi, davalı mirasçının hukuken reddi ile diğer mirasçının kabulü karşısında, davacının eldeki borçtan sorumluluğu kalmadığından, icra dosyasına konu bono sebebi ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamına göre, davalının mirasçılarının kötüniyetinden bahsedilemeyeceğinden, taraflar yararına kötüniyet tazminatının şartlarının oluşmadığından reddine karar verilmiş, kararı dahili davalı ... ... vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle dahili davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı dahili davalı ... ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Yargılama esnasında davalı ... ölmekle mirasçıları davaya dahil edilmiş, davalı ... İstanbul Anadolu 3 Sulh Hukuk Mahkemesinde mirasın gerçek reddine ilişkin açmış olduğu davanın kabulüne karar verilmiştir. Diğer mirasçı ... ... ise 09.11.2020 tarihli dilekçesi ile icra alacağı ile ilgili talebinden feragat ettiğini belirtmiştir.
İlk derece mahkemesince, icra dosyasına konu bono sebebi ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamına göre davalının mirasçılarının kötüniyetinden bahsedilemeyeceğinden, taraflar yararına kötüniyet tazminatının şartlarının oluşmadığından reddine karar verilmiş, davalı muris aleyhine harç, masraf ve vekalet ücreti yüklenildiğini, dosya ile hiçbir ilgi ve alakası olmadığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, hükmü temyiz eden davalı murisin açılan davayı, ilk duruşma tarihi olan 02.12.2020 tarihinden önce kabul ettiği anlaşılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin "Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6. maddesinin "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle, ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." şeklindeki düzenlemesi dikkate alındığında, davalı muris aleyhine vekalet ücretine yarı oranda hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gibi, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü karşısında, davalı muris açılan davayı, 02.12.2020 tarihli ilk duruşmadan önce imzalı beyanı ile kabul ettiğine göre, somut olayda yukarıda anılan koşullarının davalı muris lehine oluştuğu değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle yargılama giderlerinden tamamen sorumlu tutulması doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13149 E. 2012/19919 K.
Ortak:feragat · harç
İncelediğiniz karardaDiğer «mirasçı» ... ... ise 09.11.2020 tarihli dilekçesi ile icra alacağı ile ilgili talebinden «feragat» ettiğini belirtmiştir.
İlk derece mahkemesince, icra dosyasına konu «bono» «sebebi» ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamına göre davalının «mirasçılarının» «kötüniyetinden» bahsedilemeyeceğinden, taraflar yararına «kötüniyet tazminatının» şartlarının oluşmadığından reddine karar verilmiş, davalı muris aleyhine «harç», «masraf» ve «vekalet ücreti» yüklenildiğini, dosya ile hiçbir ilgi ve alakası olmadığını ileri sürerek «istinaf yoluna başvurmuştur».
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin "Davanın konusuz kalması, «feragat», kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6. maddesinin "Anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması», feragat, kabul, «sulh» veya herhangi bir nedenle, ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." şeklindeki düzenlemesi dikkate alındığında, davalı muris aleyhine «vekalet ücretine» yarı oranda hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gibi, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü karşısında, davalı muris açılan davayı, 02.12.2020 tarihli ilk duruşmadan önce imzalı beyanı ile kabul ettiğine göre, somut olayda yukarıda anılan koşullarının davalı muris lehine oluştuğu değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle «yargılama giderlerinden» tamamen sorumlu tutulması doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaOysa, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi “ Davadan «feragat» mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır “ hükmünü haiz olup, ayrıca feragat nedeni ile davanın reddi halinde «nispi harç» üzerinden harç alınacağına dair hukuki dayanak ve gerekçede bulunmamaktadır.
Mahkemece, davacının davasından «feragat» ettiği gerekçesiyle, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının davasından «feragat» ettiği gerekçesiyle, davanın reddine, feragat ilk celse vuku bulmadığından bakiye «nispi harcın» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi harç · nispi karar harcı
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davasından «feragat» ettiği gerekçesiyle, davanın reddine, feragat ilk celse vuku bulmadığından bakiye «nispi harcın» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi “ Davadan «feragat» mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır “ hükmünü haiz olup, ayrıca feragat nedeni ile davanın reddi halinde «nispi harç» üzerinden harç alınacağına dair hukuki dayanak ve gerekçede bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11456 E. 2010/2292 K.
Ortak:davanın konusuz kalması · feragat · sulh · harç · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaKarar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin "Davanın konusuz kalması, «feragat», kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6. maddesinin "Anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması», feragat, kabul, «sulh» veya herhangi bir nedenle, ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." şeklindeki düzenlemesi dikkate alındığında, davalı muris aleyhine «vekalet ücretine» yarı oranda hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gibi, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü karşısında, davalı muris açılan davayı, 02.12.2020 tarihli ilk duruşmadan önce imzalı beyanı ile kabul ettiğine göre, somut olayda yukarıda anılan koşullarının davalı muris lehine oluştuğu değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle «yargılama giderlerinden» tamamen sorumlu tutulması doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince, icra dosyasına konu «bono» «sebebi» ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamına göre davalının «mirasçılarının» «kötüniyetinden» bahsedilemeyeceğinden, taraflar yararına «kötüniyet tazminatının» şartlarının oluşmadığından reddine karar verilmiş, davalı muris aleyhine «harç», «masraf» ve «vekalet ücreti» yüklenildiğini, dosya ile hiçbir ilgi ve alakası olmadığını ileri sürerek «istinaf yoluna başvurmuştur».
Diğer «mirasçı» ... ... ise 09.11.2020 tarihli dilekçesi ile icra alacağı ile ilgili talebinden «feragat» ettiğini belirtmiştir.
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesindeki “ Davadan «feragat» veya davayı kabul veya «sulh», muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır” hükmü nazara alınarak karar ve ilam harcına hükmetmek gerekirken ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6.maddesindeki “Anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması», feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur” düzenlemesi nazara alınarak «vekalet ücretine» hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde «harç» ve vekalet ücretinin tamamının davalıdan tahsiline hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi ye …
Mahkemece, davanın kabulü ile TTK’nun 551/2.maddesi uyarınca, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, «fesih» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama gideri», «harç» ve «vekalet ücretinin» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · ortaklıktan çıkma · terditli dava · delillerin toplanmaması · haklı sebep · ara karar · fesih · limited şirket
Benzer bu kararda… ven ortamı kalmadığı, kavgaya ulaşan boyutta geçimsizlik bulunduğu, davalı tarafın da davacının ortaklıktan ayrılmasını istediği, davacının şirketten ayrılması için «haklı sebepler» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TTK’nun 551/2.maddesi uyarınca, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, «fesih» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2-Dava, «limited şirket ortağının» şirketten çıkmasına izin verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde, TTK’nun 551/2 maddesi uyarınca ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine, olmadığı taktirde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesini «terditli» olarak talep etmiştir.
Bu durum karşısında, mahkemece, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesindeki “ Davadan «feragat» veya davayı kabul veya «sulh», muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır” hükmü nazara alınarak karar ve ilam harcına hükmetmek gerekirken ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6.maddesindeki “Anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması», feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur” düzenlemesi nazara alınarak «vekalet ücretine» hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde «harç» ve vekalet ücretinin tamamının davalıdan tahsiline hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi ye …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9721 E. 2015/11574 K.
Ortak:ön inceleme tutanağı · davanın konusuz kalması · yargılama giderleri · feragat · sulh · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaKarar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin "Davanın konusuz kalması, «feragat», kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6. maddesinin "Anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması», feragat, kabul, «sulh» veya herhangi bir nedenle, ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." şeklindeki düzenlemesi dikkate alındığında, davalı muris aleyhine «vekalet ücretine» yarı oranda hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gibi, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü karşısında, davalı muris açılan davayı, 02.12.2020 tarihli ilk duruşmadan önce imzalı beyanı ile kabul ettiğine göre, somut olayda yukarıda anılan koşullarının davalı muris lehine oluştuğu değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle «yargılama giderlerinden» tamamen sorumlu tutulması doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Diğer «mirasçı» ... ... ise 09.11.2020 tarihli dilekçesi ile icra alacağı ile ilgili talebinden «feragat» ettiğini belirtmiştir.
İlk derece mahkemesince, icra dosyasına konu «bono» «sebebi» ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamına göre davalının «mirasçılarının» «kötüniyetinden» bahsedilemeyeceğinden, taraflar yararına «kötüniyet tazminatının» şartlarının oluşmadığından reddine karar verilmiş, davalı muris aleyhine «harç», «masraf» ve «vekalet ücreti» yüklenildiğini, dosya ile hiçbir ilgi ve alakası olmadığını ileri sürerek «istinaf yoluna başvurmuştur».
Benzer bu karardaAncak, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 6. maddesine göre, "Anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması», «feragat», kabul, «sulh» veya herhangi bir nedenle; ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tatamına hükmolunur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesi» ve gerekse «ipotek» belgesinin «akdi faiz oranı» olan yıllık %9,12 (aylık 0,76) üzerinden imzalandığı, davacının talebinin de bu doğrultuda olduğu, kredinin dava açıldıktan sonra, 16/09/2013 tarihinde davalı tarafça sözleşme ve ipotek belgesinde yazılı olan işbu oran üzerinden davacıya kullandırıldığından «davanın konusu» kaldığı ve davalının, davacının talebine uygun şekilde kredi sözleşmesi ve ipotek belgesinde yazılı faiz oranı üzerinden krediyi kullandırmayı başta kabul etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verip, daha sonra krediyi aynı faiz oranı üzerinden kullandırdığından «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama giderleri ile «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili «vekalet ücreti» yönünden temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz oranı · yargılama giderlerinden sorumluluk · akdi faiz · davanın konusu · ipotek · kredi sözleşmesi · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesi» ve gerekse «ipotek» belgesinin «akdi faiz oranı» olan yıllık %9,12 (aylık 0,76) üzerinden imzalandığı, davacının talebinin de bu doğrultuda olduğu, kredinin dava açıldıktan sonra, 16/09/2013 tarihinde davalı tarafça sözleşme ve ipotek belgesinde yazılı olan işbu oran üzerinden davacıya kullandırıldığından «davanın konusu» kaldığı ve davalının, davacının talebine uygun şekilde kredi sözleşmesi ve ipotek belgesinde yazılı faiz oranı üzerinden krediyi kullandırmayı başta kabul etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verip, daha sonra krediyi aynı faiz oranı üzerinden kullandırdığından «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama giderleri ile «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… esinden önce 16/09/2013 tarihinde kredinin kullandırıldığı ve bu itibarla davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından yukarıda da belirtildiği üzere kendisine vekil ile «temsil» ettiren davacı lehine Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin yarısına hükmetmek gerekirken tamamına hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13828 E. 2014/3793 K.
Ortak:feragat
İncelediğiniz karardaDiğer «mirasçı» ... ... ise 09.11.2020 tarihli dilekçesi ile icra alacağı ile ilgili talebinden «feragat» ettiğini belirtmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin "Davanın konusuz kalması, «feragat», kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6. maddesinin "Anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması», feragat, kabul, «sulh» veya herhangi bir nedenle, ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." şeklindeki düzenlemesi dikkate alındığında, davalı muris aleyhine «vekalet ücretine» yarı oranda hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gibi, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü karşısında, davalı muris açılan davayı, 02.12.2020 tarihli ilk duruşmadan önce imzalı beyanı ile kabul ettiğine göre, somut olayda yukarıda anılan koşullarının davalı muris lehine oluştuğu değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle «yargılama giderlerinden» tamamen sorumlu tutulması doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «feragat» sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararları gereğinin yerine getirilmesinden önce davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca Tarife hükümleriyle belirlenen üc …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · ara karar
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararları gereğinin yerine getirilmesinden önce davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca Tarife hükümleriyle belirlenen üc …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5206 E. , 2022/9301 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.12.2020 tarih ve 2019/887 E- 2020/993 K. sayılı kararın dahili davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.04.2021 tarih ve 2021/463 E- 2021/483 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi dahili davalı ... ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili ve ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, dava konusu bononun müvekkiline ait olduğunu, tahsil edilmesi için dava dışı...a teslim edildiğini ve haksız şekilde davalının eline geçtiğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/36023 esas sayılı dosya üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın halen devam ettiğini, dava konusu bononun müvekkilinin rızasına aykırı olarak tedavüle çıkarıldığını, davalı ... ile müvekkili arasında hiçbir ilişki bulunmadığını ileri sürerek anılan bononun haklı bir sebebe istinaden davalıda bulunmadığının tespitine, haksız takibin iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının haksız ve mesnetsiz itirazları ile kendisine ciro yolu ile geçen senedini ödemek istemediğini, davacının tüm ifadelerinde avukatı...dan bahsettiğini ancak onun hakkında dava açmadığını, bu durumun beraber hareket ettiklerini gösterdiğini, senedin tarafına beyaz ciro yolu ile geçmiş bir senet olduğunu, senedin üzerinde nakden ibaresinin yazılı olduğunu, senedin üzerindeki bilgileri davacının kendisinin yazdırdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı aleyhine icra takibine konu edilen bononun bedelsiz olması nedeniyle dava açıldığı, davalının yargılama esnasında ölmesi, davalı mirasçının hukuken reddi ile diğer mirasçının kabulü karşısında, davacının eldeki borçtan sorumluluğu kalmadığından, icra dosyasına konu bono sebebi ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamına göre, davalının mirasçılarının kötüniyetinden bahsedilemeyeceğinden, taraflar yararına kötüniyet tazminatının şartlarının oluşmadığından reddine karar verilmiş, kararı dahili davalı ... ... vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle dahili davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı dahili davalı ... ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Yargılama esnasında davalı ... ölmekle mirasçıları davaya dahil edilmiş, davalı ... İstanbul Anadolu 3 Sulh Hukuk Mahkemesinde mirasın gerçek reddine ilişkin açmış olduğu davanın kabulüne karar verilmiştir. Diğer mirasçı ... ... ise 09.11.2020 tarihli dilekçesi ile icra alacağı ile ilgili talebinden feragat ettiğini belirtmiştir.
İlk derece mahkemesince, icra dosyasına konu bono sebebi ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamına göre davalının mirasçılarının kötüniyetinden bahsedilemeyeceğinden, taraflar yararına kötüniyet tazminatının şartlarının oluşmadığından reddine karar verilmiş, davalı muris aleyhine harç, masraf ve vekalet ücreti yüklenildiğini, dosya ile hiçbir ilgi ve alakası olmadığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, hükmü temyiz eden davalı murisin açılan davayı, ilk duruşma tarihi olan 02.12.2020 tarihinden önce kabul ettiği anlaşılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin "Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6.
maddesinin "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle, ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." şeklindeki düzenlemesi dikkate alındığında, davalı muris aleyhine vekalet ücretine yarı oranda hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gibi, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü karşısında, davalı muris açılan davayı, 02.12.2020 tarihli ilk duruşmadan önce imzalı beyanı ile kabul ettiğine göre, somut olayda yukarıda anılan koşullarının davalı muris lehine oluştuğu değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle yargılama giderlerinden tamamen sorumlu tutulması doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/875923600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz