Terditli talep
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11456 E. 2010/2292 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
terditli talep↗ limited şirket ortağı↗ ortaklıktan çıkma↗ davanın konusuz kalması↗ terditli dava↗ delillerin toplanmaması↗ haklı sebep↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ davadan feragat↗ ara karar↗ fesih↗ feragat↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ sulh↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ harç↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ortakları arasında güven ortamı kalmadığı, kavgaya ulaşan boyutta geçimsizlik bulunduğu, davalı tarafın da davacının ortaklıktan ayrılmasını istediği, davacının şirketten ayrılması için haklı sebepler bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TTK’nun 551/2.maddesi uyarınca, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, fesih talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, limited şirket ortağının şirketten çıkmasına izin verilmesi istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, TTK’nun 551/2 maddesi uyarınca ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine, olmadığı taktirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini terditli olarak talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile TTK’nun 551/2.maddesi uyarınca, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, fesih talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının iddialarının doğru olmadığını ancak, davacının ortaklıktan çıkma talebini kabul ettiklerini belirtmiştir. Bu durum karşısında, mahkemece, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesindeki “ Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır” hükmü nazara alınarak karar ve ilam harcına hükmetmek gerekirken ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6.maddesindeki “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur” düzenlemesi nazara alınarak vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde harç ve vekalet ücretinin tamamının davalıdan tahsiline hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5206 E. 2022/9301 K.
Ortak:davanın konusuz kalması · feragat · sulh · harç · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, mahkemece, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesindeki “ Davadan «feragat» veya davayı kabul veya «sulh», muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır” hükmü nazara alınarak karar ve ilam harcına hükmetmek gerekirken ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6.maddesindeki “Anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması», feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur” düzenlemesi nazara alınarak «vekalet ücretine» hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde «harç» ve vekalet ücretinin tamamının davalıdan tahsiline hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi ye …
Mahkemece, davanın kabulü ile TTK’nun 551/2.maddesi uyarınca, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, «fesih» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama gideri», «harç» ve «vekalet ücretinin» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKarar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin "Davanın konusuz kalması, «feragat», kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6. maddesinin "Anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması», feragat, kabul, «sulh» veya herhangi bir nedenle, ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." şeklindeki düzenlemesi dikkate alındığında, davalı muris aleyhine «vekalet ücretine» yarı oranda hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gibi, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü karşısında, davalı muris açılan davayı, 02.12.2020 tarihli ilk duruşmadan önce imzalı beyanı ile kabul ettiğine göre, somut olayda yukarıda anılan koşullarının davalı muris lehine oluştuğu değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle «yargılama giderlerinden» tamamen sorumlu tutulması doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince, icra dosyasına konu «bono» «sebebi» ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamına göre davalının «mirasçılarının» «kötüniyetinden» bahsedilemeyeceğinden, taraflar yararına «kötüniyet tazminatının» şartlarının oluşmadığından reddine karar verilmiş, davalı muris aleyhine «harç», «masraf» ve «vekalet ücreti» yüklenildiğini, dosya ile hiçbir ilgi ve alakası olmadığını ileri sürerek «istinaf yoluna başvurmuştur».
Diğer «mirasçı» ... ... ise 09.11.2020 tarihli dilekçesi ile icra alacağı ile ilgili talebinden «feragat» ettiğini belirtmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · kötüniyet tazminatı · bedelsizlik · yargılama giderleri · mirasçılık · bono · kötüniyet · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı aleyhine icra takibine konu edilen «bononun» «bedelsiz» olması nedeniyle dava açıldığı, davalının yargılama esnasında ölmesi, davalı «mirasçının» hukuken reddi ile diğer mirasçının kabulü karşısında, davacının eldeki borçtan sorumluluğu kalmadığından, icra dosyasına konu bono «sebebi» ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamına göre, davalının mirasçılarının «kötüniyetinden» bahsedilemeyeceğinden, taraflar yararına «kötüniyet tazminatının» şartlarının oluşmadığından reddine karar verilmiş, kararı «dahili» davalı ... ... vekili istinaf etmiştir.
İlk derece mahkemesince, icra dosyasına konu «bono» «sebebi» ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamına göre davalının «mirasçılarının» «kötüniyetinden» bahsedilemeyeceğinden, taraflar yararına «kötüniyet tazminatının» şartlarının oluşmadığından reddine karar verilmiş, davalı muris aleyhine «harç», «masraf» ve «vekalet ücreti» yüklenildiğini, dosya ile hiçbir ilgi ve alakası olmadığını ileri sürerek «istinaf yoluna başvurmuştur».
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin "Davanın konusuz kalması, «feragat», kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6. maddesinin "Anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması», feragat, kabul, «sulh» veya herhangi bir nedenle, ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." şeklindeki düzenlemesi dikkate alındığında, davalı muris aleyhine «vekalet ücretine» yarı oranda hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gibi, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü karşısında, davalı muris açılan davayı, 02.12.2020 tarihli ilk duruşmadan önce imzalı beyanı ile kabul ettiğine göre, somut olayda yukarıda anılan koşullarının davalı muris lehine oluştuğu değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle «yargılama giderlerinden» tamamen sorumlu tutulması doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Dava, icra takibine konu «bono» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13149 E. 2012/19919 K.
Ortak:feragat · harç
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, mahkemece, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesindeki “ Davadan «feragat» veya davayı kabul veya «sulh», muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır” hükmü nazara alınarak karar ve ilam harcına hükmetmek gerekirken ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6.maddesindeki “Anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması», feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur” düzenlemesi nazara alınarak «vekalet ücretine» hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde «harç» ve vekalet ücretinin tamamının davalıdan tahsiline hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi ye …
Mahkemece, davanın kabulü ile TTK’nun 551/2.maddesi uyarınca, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, «fesih» talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama gideri», «harç» ve «vekalet ücretinin» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOysa, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi “ Davadan «feragat» mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır “ hükmünü haiz olup, ayrıca feragat nedeni ile davanın reddi halinde «nispi harç» üzerinden harç alınacağına dair hukuki dayanak ve gerekçede bulunmamaktadır.
Mahkemece, davacının davasından «feragat» ettiği gerekçesiyle, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının davasından «feragat» ettiği gerekçesiyle, davanın reddine, feragat ilk celse vuku bulmadığından bakiye «nispi harcın» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi harç · nispi karar harcı
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davasından «feragat» ettiği gerekçesiyle, davanın reddine, feragat ilk celse vuku bulmadığından bakiye «nispi harcın» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi “ Davadan «feragat» mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır “ hükmünü haiz olup, ayrıca feragat nedeni ile davanın reddi halinde «nispi harç» üzerinden harç alınacağına dair hukuki dayanak ve gerekçede bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/11456 E. , 2010/2292 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.04.2008 tarih ve 2006/814 - 2008/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin, diğer ortaklar ... ve ...tarafından idare edildiğini, müvekkilinin şirketin faaliyetleri hakkında bilgi alamadığını, müvekkiline ödeme yapılmadığını, şirketin diğer ortaklarının şirketin hesaplarını kendi kişisel hesapları gibi kullandıklarını, diğer ortakların 26.10.2006 tarihinde aynı faaliyet alanında aynı adreste ve aynı ismi taşıyan başka bir şirket kurduklarını, ortaklar arasında güven sorunu olduğunu ileri sürerek, TTK’nun 551/2. maddesi uyarınca müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasına izin verilmesini, olmadığı taktirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının ortaklıktan çıkma talebini kabul ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ortakları arasında güven ortamı kalmadığı, kavgaya ulaşan boyutta geçimsizlik bulunduğu, davalı tarafın da davacının ortaklıktan ayrılmasını istediği, davacının şirketten ayrılması için haklı sebepler bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TTK’nun 551/2.maddesi uyarınca, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, fesih talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, limited şirket ortağının şirketten çıkmasına izin verilmesi istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, TTK’nun 551/2 maddesi uyarınca ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine, olmadığı taktirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini terditli olarak talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile TTK’nun 551/2.maddesi uyarınca, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, fesih talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının iddialarının doğru olmadığını ancak, davacının ortaklıktan çıkma talebini kabul ettiklerini belirtmiştir.
Bu durum karşısında, mahkemece, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesindeki “ Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır” hükmü nazara alınarak karar ve ilam harcına hükmetmek gerekirken ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6.maddesindeki “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur” düzenlemesi nazara alınarak vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde harç ve vekalet ücretinin tamamının davalıdan tahsiline hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 3. maddesindeki "...1,80 YTL harcın ..." ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "...0,60 YTL harcın davalılardan tahsiline, 01,20 YTL harcın davacıdan tahsiline,..." ibaresinin yazılması, kararın hüküm fıkrasının 5. maddesindeki "...500,00 YTL vekalet ücretinin ..." ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "...250,00 YTL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009664900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz