Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3799 E. 2022/9023 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu↗ sözleşmenin feshi↗ sözleşmeye aykırılık↗ üçüncü kişi↗ uyuşmazlık konusu↗ taahhütname↗ avans faizi↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacının teminat mektubu kadar paranın ve idareye ödenen cezanın sözleşmenin feshi tarihinden sonra olduğu anlaşılmakla bu miktar ödemelerin davalıdan alınmasına yönelik davacı taleplerinin yerinde olmadığı, davacı vekilinin zarar kalemlerinden davalının, yalnızca teslim alınmayan emvalin değeri ile teslim edildiği halde ödenmeyen bedel kadar sorumlu olacağı, davalının teslim almadığı orman emvaline Orman İşletmesi tarafından el konularak ihale ile satışının yapıldığı yani davalının teslim almadığı emvalin üçüncü bir kişiye davacı tarafından satılmadığı, bu itibarla dava tarihi itibariyle orman emvali bedelinin, bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere 116.733,40TL olduğu tespit edildiğinden bu bedelin davalıdan tahsilinin gerektiği, bununla birlikte davacı tarafından teslim alındığı halde bedeli ödenmeyen orman emvaline isabet eden miktarın 7.440,00TL olduğu, her iki zarar kaleminin toplamı olan 124.173,40TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 124.173,40 TL'nin 20/06/2012 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle alacak istemine ilişkin olup, mahkemece verilen önceki tarihli hüküm Dairemizin 18.11.2015 tarih ve 2015/5505 esas 2015/15117 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamında da ifade edildiği üzere, davalının sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğini ispatlayamaması halinde, davacı, teslim alınmayan emvalin tamamının bedelini değil ancak daha düşük bir fiyata satmasından dolayı aradaki farkı zarar olarak isteyebilir. Taraflar arasında imzalanan 28.03.2012 tarihli sözleşmeye göre, davalı belirlenen orman alanından 21 çap 150 cm üzerindeki tomrukları alacak olup 02.04.2012-27.04.2012 tarihleri arasında davalıya 481.015 m³ emval sevkedilmiştir. Davacı, davalının orman alanındaki tüm emvali alacağını ileri sürmüş ise de, davalının almayı taahhüt ettiği emval sözleşmede açıkça ifade edilmiştir. Bozma ilamından sonra alınan 16.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda, zaten davalıya teslim edilen 481.015 m³ emvalin dava tarihi itibariyle bedeli hesaplanmış, 14 m³ kırık/hasarlı emvalin de bu hesabın içinde olduğu anlaşılmış, sözleşmenin feshi sonrası davacı tarafından 3. kişilere satılan emvalin 33083 m³ olduğu tespit edilmiş ve mahkemece işbu rapor hükme esas alınmış ise de, mahkemece söz konusu rapor hatalı yorumlanarak zaten davalıya teslim edilmiş ve bedeli ödenmiş olup uyuşmazlık konusu olmayan 481.015 m³ emval bedeline hükmedilmesi doğru olmamış, davacının ancak teslim alınmayan emvali daha düşük bir fiyata satmasından dolayı aradaki farkı zarar olarak isteyebileceği gözetilerek bozma ilamına uygun bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiğinden, hatalı değerlendirme ile verilen kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5347 E. 2023/1771 K.
Ortak:teminat mektubu · taahhütname · avans faizi · teminat · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «teminat mektubu» kadar paranın ve idareye ödenen cezanın «sözleşmenin feshi» tarihinden sonra olduğu anlaşılmakla bu miktar ödemelerin davalıdan alınmasına yönelik davacı taleplerinin yerinde olmadığı, davacı vekilinin zarar kalemlerinden davalının, yalnızca «teslim» alınmayan emvalin değeri ile teslim edildiği halde ödenmeyen bedel kadar sorumlu olacağı, davalının teslim almadığı orman emvaline Orman İşletmesi tarafından el konularak ihale ile satışının yapıldığı yani davalının teslim almadığı emvalin üçüncü bir kişiye davacı tarafından satılmadığı, bu itibarla dava tarihi itibariyle orman emvali bedelinin, bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere 116.733,40TL olduğu tespit edildiğinden bu bedelin davalıdan tahsilinin gerektiği, bununla birlikte davacı tarafından teslim alındığı halde bedeli ödenmeyen orman emvaline isabet eden miktarın 7.440,00TL olduğu, her iki zarar kaleminin toplamı olan 124.173,40TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 124.173,40 TL'nin 20/06/2012 tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bozma ilamında da ifade edildiği üzere, davalının sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğini ispatlayamaması halinde, davacı, «teslim» alınmayan emvalin tamamının bedelini değil ancak daha düşük bir fiyata satmasından dolayı aradaki farkı zarar olarak isteyebilir.
Davacı, davalının orman alanındaki tüm emvali alacağını ileri sürmüş ise de, davalının almayı «taahhüt» ettiği emval sözleşmede açıkça ifade edilmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı kooparetif lehine Bozkurt Orman İşletme Müdürlüğüne vermiş olduğu «teminat mektubunun» davalı tarafından paraya çevrildiğini, ancak davalının davacıya teminat mektubunun karşılığı olarak «teslim» etmesi gereken orman emvalini teslim etmediğini, bu nedenle davalı kooperatifin «sebepsiz zenginleştiğini» belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL'nin teminat mektubunun paraya çevrilmesi tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18.12.2017 tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 101.831,00 TL'ye arttırmıştır.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen «teminat mektubunun» davalının dava dışı Orman İdaresinde yapılan ihaleyi «taahhüt» etmek amacı ile düzenlendiği ve 09.10.2015 tarihinde davacının banka hesabından tahsil edildiği, davacıya taahhüt edilen orman emvalinin eksik «teslim» edilmesi nedeni ile karşılıksız kaldığı, bu nedenle davalının «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediğine işaret edilerek davacı vekilinin istinaf başvurunun başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında ticari ilişkiye dair bir «kayda» rastlanmadığı, davacı da dava dilekçesinde taraflara arasında «teminat mektubu» bedeli kadar orman emvalinin davacıya «teslim» edileceği konusunda haricen anlaştıklarını beyan ettiği, davacı vekili imzalı beyanı ile davalıya «yemin teklif» etmeyeceklerini bildirdiği, davanın yazılı delillerle de ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · satış sözleşmesi · yemin · sebepsiz zenginleşme · kaldırma ve yeniden hüküm · fatura · ıslah · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında ticari ilişkiye dair bir «kayda» rastlanmadığı, davacı da dava dilekçesinde taraflara arasında «teminat mektubu» bedeli kadar orman emvalinin davacıya «teslim» edileceği konusunda haricen anlaştıklarını beyan ettiği, davacı vekili imzalı beyanı ile davalıya «yemin teklif» etmeyeceklerini bildirdiği, davanın yazılı delillerle de ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı kooparetif lehine Bozkurt Orman İşletme Müdürlüğüne vermiş olduğu «teminat mektubunun» davalı tarafından paraya çevrildiğini, ancak davalının davacıya teminat mektubunun karşılığı olarak «teslim» etmesi gereken orman emvalini teslim etmediğini, bu nedenle davalı kooperatifin «sebepsiz zenginleştiğini» belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL'nin teminat mektubunun paraya çevrilmesi tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18.12.2017 tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 101.831,00 TL'ye arttırmıştır.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen «teminat mektubunun» davalının dava dışı Orman İdaresinde yapılan ihaleyi «taahhüt» etmek amacı ile düzenlendiği ve 09.10.2015 tarihinde davacının banka hesabından tahsil edildiği, davacıya taahhüt edilen orman emvalinin eksik «teslim» edilmesi nedeni ile karşılıksız kaldığı, bu nedenle davalının «sebepsiz zenginleştiği» gerekçesiyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediğine işaret edilerek davacı vekilinin istinaf başvurunun başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3753 E. 2021/1236 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme cezası · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… edeli arasındaki fark kadar kurum zararına sebep olunduğu ve ayrıca 14. maddede düzenlenen %15 oranında gecikme cezasından da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın ve «icra inkar tazminatı» isteminin kabulüne karar verilmiştir.
1-Davalı vekilinin «vekalet ücreti» ve aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre reddi gerekmiştir.
… parti mal için ayrı şartname düzenlendiği, şartnamelerin bir kısmında gecikme cezasına ilişkin herhangi bir oran bulunmadığı, oran bulunmayan şartnamelere istinaden «gecikme cezası» hesaplanamayacağından, mahkemece her bir şartnamenin ayrı ayrı değerlendirilerek oran bulunmayan şartnamelerdeki gecikme cezası isteminin reddi gerekirken tüm şart …
-
Alacak | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2422 E. 2015/7859 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · denetime elverişli rapor · sevk irsaliyesi · hizmet bedeli · irsaliye · ispat külfeti · kötüniyet tazminatı · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, tarafların «isticvap» edilmesi, E.D.'ın dinlenilmesi, taşıma hizmetinin verildiğinin davalının kabulünde olduğu, ücretinin ödendiği iddiasının «ispat külfetinin» davalı üzerinde bulunduğunun gözetilmesi, Orman İşletme Müdürlüğünden davacının yaptığı işlerin sorulması, orman emvali sürtme ve nakliyesi konusunda uzman bir orman mühendisi bilirkişiden «denetime elverişli rapor» alınması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
D. olduğu, «irsaliyelerde» isimleri geçen diğer kişilerin ve davacının şoför olarak çalıştıkları intibaına ulaşıldığı, davalı kooperatif ve dava dışı E.D.'a ait işletme «defteri» kayıtlarının ve orman emvali nakliyesinin bunu teyit ettiği, davacının kendi nam ve hesabına nakliye yapmadığı, alacağını müşahhas bir «fatura» ve «sevk irsaliyesi» ile ispatlayamadığı, davacının takibi yaparken kötü niyetli olduğu hususunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalı vekilinin «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, taşıma «hizmet bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3799 E. , 2022/9023 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.03.2021 tarih ve 2016/8 E. - 2021/147 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 13.12.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 28.03.2012 tarihli satış sözleşmesi uyarınca, müvekkilinin Akseki Orman İşletmesi Bademli Şefliği yetkisi sınırlarındaki 10 no'lu parti ve 108 no'lu bölmedeki Orman İdaresi'nden ihale ile aldığı emvallerin tamamını davalıya sattığını, sözleşme gereğince davalıya 80.000 TL bedelli teminat mektubu verdiğini, satış konusu malların sevkiyatını gerçekleştirdiğini, davacının 535,55 m3 malı kabul ettikten sonra kalan malları gerçek dışı bahaneler ileri sürerek almaktan kaçındığını, teslim aldığı malların bedelini ödemediğini, davacının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle Orman İdaresi'nce müvekkili hakkında para cezası uygulandığını, teminatının irat kaydedildiğini ve kalan mallara el konulduğunu iddia ederek müvekkilinin bakiye alacağı olan 7.440 TL'nin malın teslim tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, Orman İdaresine ödenen ceza miktarının ilgili kurumdan sorularak ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini, Orman İdaresi'nin el koyarak müvekkiline iade etmediği kati teminat tutarının tespit edilerek ticari faizi ile davalıdan tahsilini, müvekkilinin sözleşme dolayısıyla uğradığı maddi zararın bilirkişiye hesaplattırılarak davalıdan tahsilini, davalının zaiyat olarak ayırdığını ifade ettiği 14m3 malın müvekkile iadesini veya parasal karşılığının ticari faiziyle ödenmesini, davalıya verilen 80.000 TL teminat senedinin müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından sevk edilen miktarın 535 m3 olduğunu ve idarece 480 m3 olarak ölçüldüğünü, gönderilen tomrukların sözleşmede belirtilen özellikleri ihtiva etmediğini, müvekkili tarafından işyerinde kullanacağı nitelikte olmadığını, bu hususların müvekkilince basiretli bir tacir gibi davacı tarafa iletildiğini, davacı ile Orman İdaresi arasındaki ihtilafın müvekkilini bağlamayacağını, teminat senedinin teminata mukabil oluşu ve iade şartlarının gerçekleşmemesi sebebiyle iadesinin söz konusu olmadığı, davacının satış konusu emvalleri 3.kişilere satmış olması nedeniyle müvekkilinden talep edebileceği zararının doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacının teminat mektubu kadar paranın ve idareye ödenen cezanın sözleşmenin feshi tarihinden sonra olduğu anlaşılmakla bu miktar ödemelerin davalıdan alınmasına yönelik davacı taleplerinin yerinde olmadığı, davacı vekilinin zarar kalemlerinden davalının, yalnızca teslim alınmayan emvalin değeri ile teslim edildiği halde ödenmeyen bedel kadar sorumlu olacağı, davalının teslim almadığı orman emvaline Orman İşletmesi tarafından el konularak ihale ile satışının yapıldığı yani davalının teslim almadığı emvalin üçüncü bir kişiye davacı tarafından satılmadığı, bu itibarla dava tarihi itibariyle orman emvali bedelinin, bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere 116.733,40TL olduğu tespit edildiğinden bu bedelin davalıdan tahsilinin gerektiği, bununla birlikte davacı tarafından teslim alındığı halde bedeli ödenmeyen orman emvaline isabet eden miktarın 7.440,00TL olduğu, her iki zarar kaleminin toplamı olan 124.173,40TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 124.173,40 TL'nin 20/06/2012 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle alacak istemine ilişkin olup, mahkemece verilen önceki tarihli hüküm Dairemizin 18.11.2015 tarih ve 2015/5505 esas 2015/15117 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamında da ifade edildiği üzere, davalının sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğini ispatlayamaması halinde, davacı, teslim alınmayan emvalin tamamının bedelini değil ancak daha düşük bir fiyata satmasından dolayı aradaki farkı zarar olarak isteyebilir. Taraflar arasında imzalanan 28.03.2012 tarihli sözleşmeye göre, davalı belirlenen orman alanından 21 çap 150 cm üzerindeki tomrukları alacak olup 02.04.2012-27.04.2012 tarihleri arasında davalıya 481.015 m³ emval sevkedilmiştir. Davacı, davalının orman alanındaki tüm emvali alacağını ileri sürmüş ise de, davalının almayı taahhüt ettiği emval sözleşmede açıkça ifade edilmiştir.
Bozma ilamından sonra alınan 16.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda, zaten davalıya teslim edilen 481.015 m³ emvalin dava tarihi itibariyle bedeli hesaplanmış, 14 m³ kırık/hasarlı emvalin de bu hesabın içinde olduğu anlaşılmış, sözleşmenin feshi sonrası davacı tarafından 3. kişilere satılan emvalin 33083 m³ olduğu tespit edilmiş ve mahkemece işbu rapor hükme esas alınmış ise de, mahkemece söz konusu rapor hatalı yorumlanarak zaten davalıya teslim edilmiş ve bedeli ödenmiş olup uyuşmazlık konusu olmayan 481.015 m³ emval bedeline hükmedilmesi doğru olmamış, davacının ancak teslim alınmayan emvali daha düşük bir fiyata satmasından dolayı aradaki farkı zarar olarak isteyebileceği gözetilerek bozma ilamına uygun bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiğinden, hatalı değerlendirme ile verilen kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/875797000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz