Borçlu olmadığının tespiti | İcra takibinin iptali | Tazminat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7836 E. 2022/8556 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahrifat↗ bono↗ temlik↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davacı hakkında, davalı tarafından 10/05/2006 ve 13/10/2006 düzenleme tarihli 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet senede dayanılarak yapılan takipten dolayı imzaları davacıya ait olan, ancak yazı ve rakamlarda tahrifat yapıldığı anlaşılan iş bu senetler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı hakkında Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2008/2470 sayılı dosyası ile yapılan takibin iptaline ve davacının 10/05/2006 düzenleme tarihli ve 13/10/2006 düzenleme tarihli, 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet 22.500,00'er TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında tazminatın temlik alan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, temlik alan davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK’nın 72. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘ yirmi iki bin ’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin tahrif edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki bononun ayrı ayrı 22.000 TL yönünden menfi tespit hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca kabule göre de ; dava konusu bono bedelleri 22.250,00 TL olup mahkemece bono bedellerinin 22.500,00 TL olduğu kabulünden hareketle davanın kabulüne ve bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Borçlu olmadığının tespiti | İcra takibinin iptali | Tazminat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6527 E. 2024/3761 K.
Ortak:tahrifat · bono · temlik · menfi tespit · Borçlu olmadığının tespiti | İcra takibinin iptali | Tazminat, Menfi tespit
İncelediğiniz karardaDavacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘ yirmi iki bin ’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin «tahrif» edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki «bononun» ayrı ayrı 22.000 TL yönünden «menfi tespit» hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… 06 ve 13/10/2006 düzenleme tarihli 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet senede dayanılarak yapılan takipten dolayı imzaları davacıya ait olan, ancak yazı ve rakamlarda «tahrifat» yapıldığı anlaşılan iş bu senetler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı hakkında Ankara 30.
İcra Müdürlüğünün 2008/2470 sayılı dosyası ile yapılan takibin iptaline ve davacının 10/05/2006 düzenleme tarihli ve 13/10/2006 düzenleme tarihli, 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet 22.500,00'er TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında tazminatın «temlik» alan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… rıyla davacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘yirmi iki bin’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin «tahrif» edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki «bononun» ayrı ayrı 22.000,00 TL yönünden «menfi tespit» hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmadığı, ayrıca kabule göre de dava konusu bono bedelleri 22.250,00 TL olup Mahkemece bo …
Temyiz Sebepleri Davalı («temlik» alan) vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığı çözmeye elverişli nitelikte olmayan rapora dayalı hüküm kurulması doğru olmadığını, Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinin her iki rapordaki kanaati ile Jandarma Kriminal Daire Başkanlığının tespiti arasında zıtlık olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için rapor alınması yönündeki taleplerinin de değerlendirilmediğini, davacının, kendisine kira borcu olan müvekkil davalıdan 750,00 TL borç para aldığını, buna karşılık 250,00 TL ve 500,00 TL değerli 2 «bono» imzaladığını ileri sürdüğünü, iddiasının hayatın olağan akışına uymadığı gibi, «tahrifata» yönelik iddiaları ve ileri sürülüş şekline göre, dava konusu kambiyo senetleri ile davacının kabulünde olan ve ekleme yapıldığını ileri sürdüğü senetler miktar itibariyle birbirini tutmadığını, bonoların açığa düzenlendiği ve/veya anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddia eden davacının bu yöndeki beyanını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, Mahkemece «asıl alacak» toplam üzerinden davacı yararına %20 «kötü niyet tazminatının» müvekkilden alınmasına karar verilmişse de müvekkilinin temlik alacaklısı olduğunu ve kötü niyetli olmadığını, zira Mahkemenin kabulüne göre senetlerdeki tahrifatı …
Bozma ilamında «tahrifatın» sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki «bononun» ayrı ayrı 22.000,00 TL yönünden «menfi tespit» hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmadığı, ayrıca kabule göre de dava konusu bono bedelleri 22.250,00 TL olup Mahkemece bono bedellerinin 22.500,00 TL olduğu kabulünden hareketle davanın kabulüne ve bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığına işaret edilmesine karşın Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle toplam 500,00 TL iki bono bedeli yönünden davalı lehine «usuli kazanılmış hak» doğmasına rağmen uyulan bozma ilamına aykırı olarak iki bonoya dayalı olarak yapılan takibin tümden iptaline ve bu kararı takiben de iki adet 22.000,00 TL bedelli bono için «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmesi ve 44.500,00 TL esas alınarak «kötü niyet tazminatına» karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlu olunmadığının tespiti · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · asıl alacak
Benzer bu karardaBozma ilamında «tahrifatın» sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki «bononun» ayrı ayrı 22.000,00 TL yönünden «menfi tespit» hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmadığı, ayrıca kabule göre de dava konusu bono bedelleri 22.250,00 TL olup Mahkemece bono bedellerinin 22.500,00 TL olduğu kabulünden hareketle davanın kabulüne ve bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığına işaret edilmesine karşın Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle toplam 500,00 TL iki bono bedeli yönünden davalı lehine «usuli kazanılmış hak» doğmasına rağmen uyulan bozma ilamına aykırı olarak iki bonoya dayalı olarak yapılan takibin tümden iptaline ve bu kararı takiben de iki adet 22.000,00 TL bedelli bono için «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmesi ve 44.500,00 TL esas alınarak «kötü niyet tazminatına» karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… ile davacının, dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların, rakam ve yazı ile yazılan miktar hanesindeki "22" ve "yirmi iki bin" ifadesinin ilave edilerek senetlerin «tahrif» edildiğini iddia ettiği, bozma öncesi yapılan yargılamada tahrifatın sabit görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne davacı hakkında yapılan takibin iptaline ve davacının 10.05.2006 düzenleme tarihli ve 13.10.2006 düzenleme tarihli iki adet 22.000,00'er TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, «asıl alacak» toplamı olan 44.500,00 TL'nin %20'si oranında «kötü niyet tazminatının» «temlik» alan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı («temlik» alan) vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığı çözmeye elverişli nitelikte olmayan rapora dayalı hüküm kurulması doğru olmadığını, Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinin her iki rapordaki kanaati ile Jandarma Kriminal Daire Başkanlığının tespiti arasında zıtlık olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için rapor alınması yönündeki taleplerinin de değerlendirilmediğini, davacının, kendisine kira borcu olan müvekkil davalıdan 750,00 TL borç para aldığını, buna karşılık 250,00 TL ve 500,00 TL değerli 2 «bono» imzaladığını ileri sürdüğünü, iddiasının hayatın olağan akışına uymadığı gibi, «tahrifata» yönelik iddiaları ve ileri sürülüş şekline göre, dava konusu kambiyo senetleri ile davacının kabulünde olan ve ekleme yapıldığını ileri sürdüğü senetler miktar itibariyle birbirini tutmadığını, bonoların açığa düzenlendiği ve/veya anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddia eden davacının bu yöndeki beyanını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, Mahkemece «asıl alacak» toplam üzerinden davacı yararına %20 «kötü niyet tazminatının» müvekkilden alınmasına karar verilmişse de müvekkilinin temlik alacaklısı olduğunu ve kötü niyetli olmadığını, zira Mahkemenin kabulüne göre senetlerdeki tahrifatı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3527 E. 2017/5672 K.
Ortak:tahrifat · bono
İncelediğiniz karardaDavacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘ yirmi iki bin ’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin «tahrif» edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki «bononun» ayrı ayrı 22.000 TL yönünden «menfi tespit» hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… 06 ve 13/10/2006 düzenleme tarihli 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet senede dayanılarak yapılan takipten dolayı imzaları davacıya ait olan, ancak yazı ve rakamlarda «tahrifat» yapıldığı anlaşılan iş bu senetler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı hakkında Ankara 30.
Ayrıca kabule göre de ; dava konusu «bono» bedelleri 22.250,00 TL olup mahkemece bono bedellerinin 22.500,00 TL olduğu kabulünden hareketle davanın kabulüne ve bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «bono» üzerinde rakam hanesinde bedelin 4.000 TL olarak yazıldığı, başına 4 rakamının sonradan eklendiğinin tespit olunduğu, ancak bono bedelinin yazı ile “kırkdörtbin TL” şeklinde yazılmış olduğu, 6102 sayılı TTK madde 676 "bedel hem yazı hem rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmüne haiz olup aynı Yasa'nın TTK 778/2-c atfına binaen bonolara da uygulanmakta olduğu, rakam ile belirtilen bedelde «tahrifat» yapılmış olduğu tespit olunsa da yazı ile yazılan bedel esas alındığı, yazı ile gösterilen alanda tahrifatın olmadığı, davacı tarafından başkaca bir delil sunulmad …
Somut olayda dayanak «bononun» rakam ile değer belirten bölümünde «tahrifat» yapıldığı bilirkişi raporuyla saptandığına göre, bononun yazı ile değer belirten bölümüne itibar edilmesi mümkün değildir.
Mahkemece 6102 sayılı TTK'nin 778. maddesinin göndermesiyle «bonolar» hakkında uygulanması gereken aynı Kanunun 676. maddesi gereğince, bono bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile belirlenen bedele itibar olunacağı hükmüne istinaden davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedi
Benzer bu karardaDava icra takibine konu «kambiyo senedi» bedelinden kısmen borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6971 E. 2012/15397 K.
Ortak:tahrifat · bono
İncelediğiniz karardaDavacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘ yirmi iki bin ’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin «tahrif» edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki «bononun» ayrı ayrı 22.000 TL yönünden «menfi tespit» hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… 06 ve 13/10/2006 düzenleme tarihli 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet senede dayanılarak yapılan takipten dolayı imzaları davacıya ait olan, ancak yazı ve rakamlarda «tahrifat» yapıldığı anlaşılan iş bu senetler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı hakkında Ankara 30.
Ayrıca kabule göre de ; dava konusu «bono» bedelleri 22.250,00 TL olup mahkemece bono bedellerinin 22.500,00 TL olduğu kabulünden hareketle davanın kabulüne ve bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesinde ...’nin davaya konu 71.000 TL bedelli «bononun» bedel hanesinde oynama yapıldığı iddiasıyla açılan kamu davasının devam ettiği, Adli Tıp Kurumu raporunda senette bulunan bedele "7" rakamının ve yazıyla yazılan kısmının sonradan ilave edildiği, bu eklemelerin ... veya ...'nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, alacağın varlığını ve miktarını ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğu, davacının 71.000 TL alacağı olduğuna dair davaya konu senet dışında başkaca hiçbir delil sunmadığı, davalının kabul ettiği 1.000 TL dışında davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı, bononun davanın açıldığı tarih itibariyle 3 yıllık «zamanaşımı» süresinin geçmesi nedeniyle adi yazılı belge haline dönüştüğünden alacağa «yasal faiz» uygulandığı gerekçesiyle 1.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar ve …
1) Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere uyuşmazlığın halli esas itibarıyla davaya dayanak senedin üzerinde «tahrifat» yapılıp yapılmadığı noktasındadır.
Ağır Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasındaki «tahrifata» ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · lehtar · ikrar · ciro · keşideci · temerrüt faizi · yasal faiz · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamından, «keşidecisi» ..., «lehtarı» ... olan, ... tarafından «ciro» edilen 05/08/2005 ödeme tarihli, 71.000 TL bedelli senede dayanılarak davacı tarafından başlatılan takibin iptal edildiği, Alanya 2.
3) Öte yandan dava, «işletmenin devri» nedeniyle verilen «bonoya» istinaden açıldığına göre, mülga 6762 sayılı TTK’nun 21. maddesi gereğince davacının «avans faizi» nispetinde «temerrüt faizi» isteyebileceğinin nazara alınmaması da kabul şekli bakımından doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2) Ayrıca, davacı taraf, davalının ceza davasındaki ifadesinde davaya dayanak «bononun» düzenlenmesine sebep olan «işletmelerin devrinin» 74.000 TL bedelle yapıldığına dair beyanda bulunduğunu ileri sürdüğüne göre, mahkemece bunun üzerinde durularak, bu şekilde bir beyan olup olmadığı, varsa bu beyanın harici «ikrar» sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken anılan hususun nazara alınmaması da doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesinde ...’nin davaya konu 71.000 TL bedelli «bononun» bedel hanesinde oynama yapıldığı iddiasıyla açılan kamu davasının devam ettiği, Adli Tıp Kurumu raporunda senette bulunan bedele "7" rakamının ve yazıyla yazılan kısmının sonradan ilave edildiği, bu eklemelerin ... veya ...'nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, alacağın varlığını ve miktarını ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğu, davacının 71.000 TL alacağı olduğuna dair davaya konu senet dışında başkaca hiçbir delil sunmadığı, davalının kabul ettiği 1.000 TL dışında davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı, bononun davanın açıldığı tarih itibariyle 3 yıllık «zamanaşımı» süresinin geçmesi nedeniyle adi yazılı belge haline dönüştüğünden alacağa «yasal faiz» uygulandığı gerekçesiyle 1.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar ve …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7836 E. , 2022/8556 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 07.01.2021 tarih ve 2018/564 E. 2021/16 K. Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi temlik alan davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü;
Davacı vekili, davalı tarafından takibe konulan iki adet bono üzerinde ekleme ve oynama yapıldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davacı hakkında, davalı tarafından 10/05/2006 ve 13/10/2006 düzenleme tarihli 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet senede dayanılarak yapılan takipten dolayı imzaları davacıya ait olan, ancak yazı ve rakamlarda tahrifat yapıldığı anlaşılan iş bu senetler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı hakkında Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2008/2470 sayılı dosyası ile yapılan takibin iptaline ve davacının 10/05/2006 düzenleme tarihli ve 13/10/2006 düzenleme tarihli, 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet 22.500,00'er TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında tazminatın temlik alan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, temlik alan davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK’nın 72. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘ yirmi iki bin ’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin tahrif edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki bononun ayrı ayrı 22.000 TL yönünden menfi tespit hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca kabule göre de ; dava konusu bono bedelleri 22.250,00 TL olup mahkemece bono bedellerinin 22.500,00 TL olduğu kabulünden hareketle davanın kabulüne ve bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, temlik alan davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden temlik alan davalıya iadesine, 01.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/872378800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz