Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6971 E. 2012/15397 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 3 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işletme devri↗ tahrifat↗ lehtar↗ ikrar↗ ciro↗ keşideci↗ bono↗ temerrüt faizi↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamından, keşidecisi ..., lehtarı ... olan, ... tarafından ciro edilen 05/08/2005 ödeme tarihli, 71.000 TL bedelli senede dayanılarak davacı tarafından başlatılan takibin iptal edildiği, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde ...’nin davaya konu 71.000 TL bedelli bononun bedel hanesinde oynama yapıldığı iddiasıyla açılan kamu davasının devam ettiği, Adli Tıp Kurumu raporunda senette bulunan bedele "7" rakamının ve yazıyla yazılan kısmının sonradan ilave edildiği, bu eklemelerin ... veya ...'nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, alacağın varlığını ve miktarını ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğu, davacının 71.000 TL alacağı olduğuna dair davaya konu senet dışında başkaca hiçbir delil sunmadığı, davalının kabul ettiği 1.000 TL dışında davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı, bononun davanın açıldığı tarih itibariyle 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle adi yazılı belge haline dönüştüğünden alacağa yasal faiz uygulandığı gerekçesiyle 1.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere uyuşmazlığın halli esas itibarıyla davaya dayanak senedin üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığı noktasındadır. Mahkemece bu hususta bir inceleme yapılması cihetine gidilmemiş ve Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasındaki tahrifata ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK’nun 53. maddesi'nin mefhumu muhalifinden ceza mahkemesinin mahkumiyet veya maddi vaka tespiti yapan beraat kararları hukuk hakimlerini bağlayacağından, mahkemece raporu bu davaya esas alınan Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/151 esas sayılı kamu davasının sonucunun kesinleşmesi beklenerek, ona göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2) Ayrıca, davacı taraf, davalının ceza davasındaki ifadesinde davaya dayanak bononun düzenlenmesine sebep olan işletmelerin devrinin 74.000 TL bedelle yapıldığına dair beyanda bulunduğunu ileri sürdüğüne göre, mahkemece bunun üzerinde durularak, bu şekilde bir beyan olup olmadığı, varsa bu beyanın harici ikrar sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken anılan hususun nazara alınmaması da doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3) Öte yandan dava, işletmenin devri nedeniyle verilen bonoya istinaden açıldığına göre, mülga 6762 sayılı TTK’nun 21. maddesi gereğince davacının avans faizi nispetinde temerrüt faizi isteyebileceğinin nazara alınmaması da kabul şekli bakımından doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Borçlu olmadığının tespiti | İcra takibinin iptali | Tazminat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7836 E. 2022/8556 K.
Ortak:tahrifat · bono
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesinde ...’nin davaya konu 71.000 TL bedelli «bononun» bedel hanesinde oynama yapıldığı iddiasıyla açılan kamu davasının devam ettiği, Adli Tıp Kurumu raporunda senette bulunan bedele "7" rakamının ve yazıyla yazılan kısmının sonradan ilave edildiği, bu eklemelerin ... veya ...'nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, alacağın varlığını ve miktarını ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğu, davacının 71.000 TL alacağı olduğuna dair davaya konu senet dışında başkaca hiçbir delil sunmadığı, davalının kabul ettiği 1.000 TL dışında davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı, bononun davanın açıldığı tarih itibariyle 3 yıllık «zamanaşımı» süresinin geçmesi nedeniyle adi yazılı belge haline dönüştüğünden alacağa «yasal faiz» uygulandığı gerekçesiyle 1.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar ve …
1) Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere uyuşmazlığın halli esas itibarıyla davaya dayanak senedin üzerinde «tahrifat» yapılıp yapılmadığı noktasındadır.
Ağır Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasındaki «tahrifata» ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Benzer bu karardaDavacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘ yirmi iki bin ’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin «tahrif» edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki «bononun» ayrı ayrı 22.000 TL yönünden «menfi tespit» hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… 06 ve 13/10/2006 düzenleme tarihli 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet senede dayanılarak yapılan takipten dolayı imzaları davacıya ait olan, ancak yazı ve rakamlarda «tahrifat» yapıldığı anlaşılan iş bu senetler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı hakkında Ankara 30.
Ayrıca kabule göre de ; dava konusu «bono» bedelleri 22.250,00 TL olup mahkemece bono bedellerinin 22.500,00 TL olduğu kabulünden hareketle davanın kabulüne ve bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik · menfi tespit
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2008/2470 sayılı dosyası ile yapılan takibin iptaline ve davacının 10/05/2006 düzenleme tarihli ve 13/10/2006 düzenleme tarihli, 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet 22.500,00'er TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında tazminatın «temlik» alan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, «temlik» alan davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK’nın 72. maddesine dayalı «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘ yirmi iki bin ’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin «tahrif» edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki «bononun» ayrı ayrı 22.000 TL yönünden «menfi tespit» hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3148 E. 2022/5668 K.
Ortak:tahrifat · bono
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesinde ...’nin davaya konu 71.000 TL bedelli «bononun» bedel hanesinde oynama yapıldığı iddiasıyla açılan kamu davasının devam ettiği, Adli Tıp Kurumu raporunda senette bulunan bedele "7" rakamının ve yazıyla yazılan kısmının sonradan ilave edildiği, bu eklemelerin ... veya ...'nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, alacağın varlığını ve miktarını ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğu, davacının 71.000 TL alacağı olduğuna dair davaya konu senet dışında başkaca hiçbir delil sunmadığı, davalının kabul ettiği 1.000 TL dışında davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı, bononun davanın açıldığı tarih itibariyle 3 yıllık «zamanaşımı» süresinin geçmesi nedeniyle adi yazılı belge haline dönüştüğünden alacağa «yasal faiz» uygulandığı gerekçesiyle 1.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar ve …
1) Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere uyuşmazlığın halli esas itibarıyla davaya dayanak senedin üzerinde «tahrifat» yapılıp yapılmadığı noktasındadır.
Ağır Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasındaki «tahrifata» ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının belirtmiş olduğu «tahrifat» ve «imza itirazını» ispatlayamadığı, yine davacı, davalıya borcu olmadığını iddia etmekte olup davalının «açık muvafakati» olmaması, «bono» bedelinin 2.500,00 TL'den fazla olması sebebiyle iddiasını senetle ispatlaması gerekmekte olup bu iddiasını ispatlayamadığı, davacı yalnızca davalının kendisinin s …
Dava, «senette tahrifat» iddiasına dayalı «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Davacı, davalıya 11.000.- TL bedelli «bono» verdiğini, senedin üzerinde oynama yapılarak 111.000.- TL bedelli bono haline getirildiğini ve takibe konulduğunu belirterek bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:senette tahrifat · açık muvafakat · imzaya itiraz · muvafakat · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının belirtmiş olduğu «tahrifat» ve «imza itirazını» ispatlayamadığı, yine davacı, davalıya borcu olmadığını iddia etmekte olup davalının «açık muvafakati» olmaması, «bono» bedelinin 2.500,00 TL'den fazla olması sebebiyle iddiasını senetle ispatlaması gerekmekte olup bu iddiasını ispatlayamadığı, davacı yalnızca davalının kendisinin s …
Dava, «senette tahrifat» iddiasına dayalı «menfi tespit» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5896 E. 2021/6328 K.
Ortak:tahrifat · bono
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesinde ...’nin davaya konu 71.000 TL bedelli «bononun» bedel hanesinde oynama yapıldığı iddiasıyla açılan kamu davasının devam ettiği, Adli Tıp Kurumu raporunda senette bulunan bedele "7" rakamının ve yazıyla yazılan kısmının sonradan ilave edildiği, bu eklemelerin ... veya ...'nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, alacağın varlığını ve miktarını ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğu, davacının 71.000 TL alacağı olduğuna dair davaya konu senet dışında başkaca hiçbir delil sunmadığı, davalının kabul ettiği 1.000 TL dışında davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı, bononun davanın açıldığı tarih itibariyle 3 yıllık «zamanaşımı» süresinin geçmesi nedeniyle adi yazılı belge haline dönüştüğünden alacağa «yasal faiz» uygulandığı gerekçesiyle 1.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar ve …
1) Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere uyuşmazlığın halli esas itibarıyla davaya dayanak senedin üzerinde «tahrifat» yapılıp yapılmadığı noktasındadır.
Ağır Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasındaki «tahrifata» ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Benzer bu kararda… enedin tanzim tarihinin surşarj yöntemiyle değiştirildiği tespit edilmiş ise de, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve aşamalardaki tüm yazılı ve sözlü beyanlarında «senette tahrifat» iddiasını ileri sürdüğü ancak senedin «bedelsizliği» veya taraflar arasında borç doğuran temel ilişkiyi ve senette yer alan «imzayı inkar» etmediği, davanın «menfi tespit» istemine ilişkin olduğu, dava konusu senedin tanzim tarihinin «vade» tarihinden sonra olması nedeniyle «kambiyo vasfını» yitirdiği ancak davacı tarafından inkar edilmeyen yazılı belge niteliğinde olduğu, davacının iddiasını ispata yarar aynı güçte yazılı belge veya başkaca delil de s …
Dava, tanzim tarihindeki «tahrifat» nedeniyle takibe konu bonodan ötürü borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece «bozma sonrası» alınan Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen raporda, dava ve takip konusu olup 12.02.2012 «vade tarihini» «taşıyan» senetteki tanzim tarihinin 07.12.2012 iken ay hanesindeki “1” rakamının sürşarj yöntemi ile yapılan «tahrifat» sonucu “0” rakamına dönüştürüldüğü, tanzim tarihindeki bu dönüştürmenin düzenleyenin onayını taşımadığı saptanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:senette tahrifat · kambiyo vasfı · imza inkarı · vade tarihi · bozma sonrası karar · bedelsizlik · kambiyo senedi · vade
Benzer bu kararda… enedin tanzim tarihinin surşarj yöntemiyle değiştirildiği tespit edilmiş ise de, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve aşamalardaki tüm yazılı ve sözlü beyanlarında «senette tahrifat» iddiasını ileri sürdüğü ancak senedin «bedelsizliği» veya taraflar arasında borç doğuran temel ilişkiyi ve senette yer alan «imzayı inkar» etmediği, davanın «menfi tespit» istemine ilişkin olduğu, dava konusu senedin tanzim tarihinin «vade» tarihinden sonra olması nedeniyle «kambiyo vasfını» yitirdiği ancak davacı tarafından inkar edilmeyen yazılı belge niteliğinde olduğu, davacının iddiasını ispata yarar aynı güçte yazılı belge veya başkaca delil de s …
Mahkemece «bozma sonrası» alınan Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen raporda, dava ve takip konusu olup 12.02.2012 «vade tarihini» «taşıyan» senetteki tanzim tarihinin 07.12.2012 iken ay hanesindeki “1” rakamının sürşarj yöntemi ile yapılan «tahrifat» sonucu “0” rakamına dönüştürüldüğü, tanzim tarihindeki bu dönüştürmenin düzenleyenin onayını taşımadığı saptanmıştır.
Bu durumda, HMK’nın 207. maddesi hükmü uyarınca senetteki tanzim tarihinin «vade» tarihinden sonraki bir tarihi taşıdığının kabulü gerekir.
Vade tarihinden sonraki bir tanzim tarihini «taşıyan» senedin, TTK’nın 776 ve 777. maddeleri uyarınca zorunlu unsur yokluğu nedeniyle «bono», bir diğer söyleyişle «kambiyo senedi» vasfında kabul edilmesi olanaklı değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6971 E. , 2012/15397 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/03/2011 tarih ve 2009/544-2011/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Ucuz halk pazarında bulunan 11-12-13 nolu dükkanların devrine ilişkin taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince davalının alacaklısı olduğu 71.000 TL bedelli bonuyu müvekkiline ciro ettiğini, davalının borcu ödememesi üzerine yapılan icra takibinin itiraz nedeniyle durduğunu, 71.000 TL alacağın ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 11 nolu dükkanın kendisine ait olduğunu, 12 ve 13 nolu dükkanları işletenlerinden kiralayan davacının dükkanları kendisine devrettiğini, karşılığında davacıya bir kısım senetler verdiğini, davaya konu edilen senedin 1.000 TL bedelli senet olduğunu, ancak davacının tahrifat yaparak senedi 71.000 TL bedelli hale getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamından, keşidecisi ..., lehtarı ... olan, ... tarafından ciro edilen 05/08/2005 ödeme tarihli, 71.000 TL bedelli senede dayanılarak davacı tarafından başlatılan takibin iptal edildiği, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde ...’nin davaya konu 71.000 TL bedelli bononun bedel hanesinde oynama yapıldığı iddiasıyla açılan kamu davasının devam ettiği, Adli Tıp Kurumu raporunda senette bulunan bedele "7" rakamının ve yazıyla yazılan kısmının sonradan ilave edildiği, bu eklemelerin ... veya ...'nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, alacağın varlığını ve miktarını ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğu, davacının 71.000 TL alacağı olduğuna dair davaya konu senet dışında başkaca hiçbir delil sunmadığı, davalının kabul ettiği 1.000 TL dışında davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı, bononun davanın açıldığı tarih itibariyle 3 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle adi yazılı belge haline dönüştüğünden alacağa yasal faiz uygulandığı gerekçesiyle 1.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere uyuşmazlığın halli esas itibarıyla davaya dayanak senedin üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığı noktasındadır. Mahkemece bu hususta bir inceleme yapılması cihetine gidilmemiş ve Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasındaki tahrifata ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK’nun 53. maddesi'nin mefhumu muhalifinden ceza mahkemesinin mahkumiyet veya maddi vaka tespiti yapan beraat kararları hukuk hakimlerini bağlayacağından, mahkemece raporu bu davaya esas alınan Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/151 esas sayılı kamu davasının sonucunun kesinleşmesi beklenerek, ona göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2) Ayrıca, davacı taraf, davalının ceza davasındaki ifadesinde davaya dayanak bononun düzenlenmesine sebep olan işletmelerin devrinin 74.000 TL bedelle yapıldığına dair beyanda bulunduğunu ileri sürdüğüne göre, mahkemece bunun üzerinde durularak, bu şekilde bir beyan olup olmadığı, varsa bu beyanın harici ikrar sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken anılan hususun nazara alınmaması da doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3) Öte yandan dava, işletmenin devri nedeniyle verilen bonoya istinaden açıldığına göre, mülga 6762 sayılı TTK’nun 21. maddesi gereğince davacının avans faizi nispetinde temerrüt faizi isteyebileceğinin nazara alınmaması da kabul şekli bakımından doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063005300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz